|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvurucunun İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi olarak eğitimine devam edebilmesi için başka bir ceza infaz kurumuna nakil talebi incelenmiştir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54. maddesi uyarınca, hükümlülerin kendi istekleri ile nakil taleplerinin belirli şartlara bağlı olduğu belirtilmiştir. Başvurucunun, eğitim hakkının korunması amacıyla nakil talebinin reddedilmesi, mevcut mevzuat çerçevesinde hukuka uygun bulunmuştur.
Kararda, başvurucunun kapalı ceza infaz kurumunda tutuklu olması nedeniyle tam zamanlı eğitimine katılmasının mümkün olmadığı vurgulanmıştır. Ayrıca, devletin yükümlülüğünün, tutuklu/hükümlülerin okullarının kabul etmesi durumunda sınavlara katılmalarını sağlamakla sınırlı olduğu ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvurucunun nakil talebinin reddedilmesi, ceza infaz kurumlarının güvenliği ve mevcut kapasite durumları göz önünde bulundurularak hukuka uygun bulunmuştur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/7593-S.20.11966
BAŞVURU NO : 2019/20520
KARAR TARİHİ : 20/05/2020
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvurucunun, eğitim ve öğretim nedeniyle başka bir ceza infaz kurumuna nakil istemidir.
BAŞVURU TARİHİ : 25/11/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvurucu özetle; Tarsus 3 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu olarak barındırıldığını, İstanbul Üniversitesi Hukuk Lisans Programı öğrencisi olduğunu, sınavlarının başlayacağı gerekçesi ile nakil isteminde bulunduğunu ancak Ceza ve Tevkifevleri Genel
Müdürlüğü tarafından istemlerinin reddedildiğini iddia ederek öğrencisi olduğu üniversitenin bulunduğu İstanbul ilinde durumuna uygun bir ceza infaz kurumuna naklinin gerçekleştirilmesi talebi ile Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel
Müdürlüğü’nden bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Genel Müdürlüğün 06/02/2020 tarihli cevabi yazısında, 2.1. Adı geçenin, bilgi formunun incelenmesi sonucunda, infaz edilmemiş ve kaldırılmamış herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı, 2.2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 76’ncı maddesinde, “Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitim evlerinde bulunan hükümlülerin örgün ve yaygın, kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin yaygın öğretimden yararlanmaları sağlanır” hükmü ile, 2.3. 27/07/2007 tarihli ve 46/1 Nolu Genelge’nin; 4/F-1’inci maddesinde ise; “Herhangi bir yüksek öğretim kurumuna devam ederken tutuklanan veya hüküm giyen öğrencilerin ya da ceza infaz kurumundayken üniversite sınavını kazanan hükümlü ve tutukluların kapalı ceza infaz kurumlarından, okullarının kabul etmesi durumunda, dış güvenlik görevlisi muhafazasında ara, yıl sonu, bütünleme ve mazeret sınavlarına katılmaları sağlanacaktır.” hükümlerinin yer aldığı, 2.4. Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca, kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin yaygın eğitimden yararlanmalarına imkan bulunmakta olduğu ve okullarının kabul etmesi halinde ara, yıl sonu ve bütünleme ve mazeret sınavlarına katılabildikleri, 2.5. Ancak, 5275 sayılı Kanun’un 92 nci maddesinin birinci fıkrasında ise; ‘Hükümlü; izin, hastaneye, Cumhuriyet Başsavcılığına veya duruşmaya sevk, eğitim, öğretim, işyurdu, cezanın ertelenmesi, salıverilme, nakil, deprem, sel gibi doğal afet ve yangın hâlleri dışında ve yetkili
makamca verilmiş yazılı bir emir olmadıkça kapalı kurumun dışına çıkarılamaz. (Ek cümle:
15/8/2016-KHK-674/16 md.; Aynen kabul: 10/11/2016-6758/16 md.) 9 uncu maddenin ikinci fıkrasında yazılı suçlardan hükümlü ve tutuklu olanların, ceza infaz kurumu düzeni ile toplum güvenliğini tehlikeye düşürebileceği, terör örgütü veya diğer suç örgütü üyelerinin örgütsel amaçlı faaliyet ve haberleşmelerine imkân sağlayabileceği, yol, kalınacak ceza infaz kurumu ya da sınav merkezi veya okulda güvenlik açısından sakınca bulunabileceği değerlendirildiği takdirde kurum dışına çıkmaları Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kısıtlanabilir” hükmünün düzenlendiği, 2.6. Yukarıdaki mevzuat hükümleri gereğince ilgilinin eğitim nedeniyle kapalı kurum dışına çıkmasına, ceza infaz kurumu düzeni ile toplum güvenliğini tehlikeye düşürebileceği, terör örgütü veya diğer suç örgütü üyelerinin örgütsel amaçlı faaliyet ve haberleşmelerine imkân sağlayabileceği, yol, kalınacak ceza infaz kurumu ya da sınav merkezi veya okulda güvenlik açısından sakınca bulunabileceği değerlendirildiği takdirde Cumhuriyet Başsavcılığınca sınırlama getirilebileceği hususlarının göz önünde bulundurulması gerektiği, 2.7. Ayrıca, tutuklu hakkında Genel Müdürlüğe ulaşan sınavlara katılmak için geçici sevk talebinin olmadığı, 2.8. Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için 5275 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde
”İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması,” hükmüne yer verildiği, 2.9. Bu nedenle, birçok ceza infaz kurumunda kapasitelerinin üstünde hükümlü ve tutuklu barındırıldığından, nakil taleplerinin incelenmesinde; kurumun kapasitesi, güvenliği ve hangi suç türüne ait odaların bulunduğu, kişilerin can güvenliğine ilişkin olarak, talepte bulunanın hasım olarak bildirdiği bir kişinin talep ettiği kurumda bulunup bulunmadığı gibi hususlar göz önünde bulundurulduğundan, her talebin uygun değerlendirilemediği, 2.10. Adı geçenin ‘Silâhlı Terör Örgütüne Üye Olma’ suçundan tutuklu olması nedeniyle, 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi uyarınca yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılması gerektiği, 2.11. Yukarıda belirtilen kapalı ceza infaz kurumları, tamamı yüksek güvenlikli bir ceza infaz kurum değil bir bölümü yüksek güvenlikli bir ceza infaz kurumu olması nedeniyle hükümlünün barındırılabileceği oda sayısının çok kısıtlı ve odaların kapasitelerinin de dolu olduğu, 2.12. Ayrıca, aynı suç türünden çok fazla tutuklu ve hükümlünün aynı kurumda barındırılması durumunda bu tutuklu ve hükümlülerin fikir ve eylem birliği içinde hareket etmeleri nedeniyle kurum güvenliğini zafiyete uğratabileceğinin değerlendirildiği, bu kapsamda adı geçenin de kendi suç türünden tutuklu ve hükümlülerin yoğun olduğu kurumları talep etmesi nedeniyle nakil taleplerinin uygun değerlendirilemeyebilindiği, 2.13. Adı geçenin şu an bulunduğu Tarsus 3 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesi 1000, mevcudu 1302, doluluk oranının %130 olduğu, adı geçenin naklini talep ettiği; Maltepe 1 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesi 1756, mevcudu 2995, doluluk oranının %171 olduğu, Silivri No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesi 1677, mevcudu 2695, doluluk oranının %161 olduğu, Bursa H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesi 740, mevcudu 1131, doluluk oranının %153 olduğu, Bursa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumunun kapasitesi 1372, mevcudu 2488, doluluk oranının %181 olduğu 2.14. Ülke genelinde, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların; hastalık, disiplin, güvenlik, özellikle toplu nakiller ve tutukluların mahkeme nedeniyle yapılan sevkleri sonucu, ceza infaz kurumlarının mevcudunun günaşırı değişmesine neden olduğu 2.15. Ayrıca, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin nakil talepleri Genel Müdürlüğe ulaştığı anda, talep edilen kurumların kapasiteleri o gün ki veriler göz önüne alınarak değerlendirildiği, Hususlarına yer verilmiştir.
3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel
Müdürlüğü’nden bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Genel Müdürlüğün 05/05/2020 tarihli e-posta ekinde yer alan bilgi ve belge içeriğinin incelenmesinde; 3.1. Başvurucu adına düzenlenmiş, 10.12.2019 tarih, sayı numaralı öğrenci belgesi kapsamında başvurucunun, 2019-2020 öğretim yılında İstanbul Üniversitesi
Hukuk Lisans Programı ( örgün öğretim) öğrencisi olduğu, 3.2. 10/12/2019 tarih, sayı numaralı İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığı tarafından düzenlenen, başvurucunun 1. ve 2. sınıfta devamını sağladığı derslere dair sınav tarih ve saatlerini içerir öğrenci belgesi ve yıllık akademik takvim çizelgesinin Tarsus Cumhuriyet
Başsavcılığı’na iletildiği, 3.3. Başvurucunun devamını sağladığı derslere dair sınav tarihlerinin ise; 06/01/2020 ve 23/01/2020 arasında belirlendiği, hususları tespit edilmiştir.
4. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Tarsus 3 No’lu Kapalı Ceza İnfaz
Müdürlüğü’nden bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Genel Müdürlüğün 06/05/2020 tarihli e-posta ekinde yer alan bilgi ve belge içeriğinin incelenmesinde; 4.1. Başvurucunun 31.12.2019 tarihli dilekçesi ile barındırıldığı kurumdan, 10/12/2019 tarih, sayı numaralı İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığı yazısına istinaden sınavlara katılımının sağlanması hususunda gereğini talep ettiği, 4.2. İlgili istem üzerine, 03/01/2020 tarihli Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel
Müdürlüğü ve aynı tarihli Tarsus 3 No’lu Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve
Gözlem Kurulu yazısı ile; tutuklunun 06/01/2020 ile 23/02/2020 tarihleri arasında sınavlara katılımının sağlanması için Silivri 4 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na geçici sevkinin sağlanması hususunun 5275 Sayılı Yasa 92/1 maddesi kapsamında değerlendirilmesi için
Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiği, 4.3. Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı, 03/01/2020 tarih, sayılı yazısı ile başvucurunun 06/01/2020 ile 23/02/2020 tarihleri arasında yapılacak olan sınavlara katılımı için Silivri 4 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na geçici sevkinin uygun görüldüğü, hususları tespit edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
5. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 5.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”; 5.2. “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42. Maddesinde; “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.” 5.3. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74.
maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu
Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 6. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Eğitim hakkı” başlıklı 2. maddesinde; “Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz. Devlet, eğitim ve öğretim alanında yükleneceği görevlerin yerine getirilmesinde, ana ve babanın bu eğitim ve öğretimin kendi dini ve felsefi inançlarına göre yapılmasını sağlama haklarına saygı gösterir.” 7. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun; 7.1. “İnfazda temel amaç” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”; 7.2. “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının ilgili bentlerinde; “Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere
dayalı olarak düzenlenir:
c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır. Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır.
f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur.”; 7.3. “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9. Maddesinde; “(1) Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır.
(2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza
Kanununda yer alan; a) İnsanlığa karşı suçlardan (madde 77, 78), b) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82), c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188), d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307, 308), e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315), Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir.
(4) Birinci fıkrada tanımı yapılan kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde, diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümleri kullanılır.
7.4. “Nakiller” başlıklı 53. maddesinde “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”; 7.5. “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54. maddesinde, “(1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) Koşullu salıverilmelerine beş aydan az süre kalmamış olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir.
7.6. “Eğitim programları” başlıklı 75. maddesinde; “ (1) Ceza infaz kurumlarında bulunduğu süre içinde hükümlüye, kişiliğini geliştirecek, eğitimini güçlendirecek, yeni beceriler elde etmesini, suç işleme eğilimini yok etmeyi sağlayacak ve salıverilme sonrasına hazırlayacak programlar uygulanır.
(2) Hükümlünün yaş, ceza süresi ve yeteneklerine öncelik verilerek ekonomik ve kültür durumuna uygun biçimde düzenlenen eğitim programları; temel eğitim, orta ve yüksek öğretim, meslek eğitimi, din eğitimi, beden eğitimi, kütüphane ve psiko-sosyal hizmet konularını kapsar.
7.7. “Öğretimden yararlanma” başlıklı 76. Maddesinde; (1) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitim evlerinde bulunan hükümlülerin örgün ve yaygın, kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin yaygın öğretimden yararlanmaları sağlanır.
7.8. “Kapalı ceza infaz kurumu dışına çıkma hâlleri” başlıklı 92. Maddesinde; (1) Hükümlü; izin, hastaneye, Cumhuriyet Başsavcılığına veya duruşmaya sevk, eğitim, öğretim, işyurdu, cezanın ertelenmesi, salıverilme, nakil, deprem, sel gibi doğal afet ve yangın hâlleri dışında ve yetkili makamca verilmiş yazılı bir emir olmadıkça kapalı kurumun dışına çıkarılamaz. (Ek cümle: 15/8/2016-KHK-674/16 md.; Aynen kabul: 10/11/2016-6758/16 md.)
9 uncu maddenin ikinci fıkrasında yazılı suçlardan hükümlü ve tutuklu olanların, ceza infaz
kurumu düzeni ile toplum güvenliğini tehlikeye düşürebileceği, terör örgütü veya diğer suç örgütü üyelerinin örgütsel amaçlı faaliyet ve haberleşmelerine imkân sağlayabileceği, yol, kalınacak ceza infaz kurumu ya da sınav merkezi veya okulda güvenlik açısından sakınca bulunabileceği değerlendirildiği takdirde kurum dışına çıkmaları Cumhuriyet başsavcılığı tarafından kısıtlanabilir.
8. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 9. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı
Hakkında Tüzük’ün “İyileştirmenin amacı ve iyileştirme programlarının belirlenmesi” başlıklı 101. Maddesinde; “ (1) İyileştirme; hükümlülerin, kuruma girişinden salıverilmesine kadar geçen süre içerisinde, bedensel ve zihinsel sağlıklarını sürdürmeleri veya bunlara yeniden kavuşmaları için gerekli önlemlerin alınması, suçluluk duygusundan arınması, kişisel ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacıyla uygulanacak, eğitim-öğretim, sağlık, psikososyal hizmetler ile meslek edindirme, bireyselleştirilme, toplum yaşamıyla uyumlaşmasını ve geliştirilmesini sağlayacak programların tümüdür. Bu programlar; hükümlüde, kanunlara saygılı olarak yaşama düşünce ve duygusunun yerleşmesi, ailesine ve topluma karşı sorumluluk duygusunun gelişmesi, toplum yaşamına uyması, geçimini sağlayabilmesi konularında uygulanacak rejim, önlem ve yöntemleri kapsar.” 9.1. “Eğitim programları” başlıklı 105 inci maddesinde; “(1) Hükümlüye, kurumda bulunduğu süre içinde, kişiliğini geliştirecek, eğitimini güçlendirecek, yeni beceriler elde etmesini, suç işleme eğilimini yok etmeyi sağlayacak ve salıverilme sonrasına hazırlayacak eğitim programları uygulanır. (2) Eğitim programları; temel eğitim, orta ve yüksek öğretim, meslek eğitimi, din eğitimi, beden eğitimi, kütüphane ve psiko-sosyal hizmet konularını kapsar.” 9.2. “Kurum dışına çıkma hâlleri” başlıklı 163 üncü maddesinde; “ (1) Hükümlü; izin, hastaneye, Cumhuriyet başsavcılığına veya duruşmaya sevk, eğitim, öğretim, işyurdu, cezanın ertelenmesi, salıverilme, nakil, deprem, sel gibi doğal afet ve yangın hâlleri dışında ve yetkili makamca verilmiş yazılı bir emir olmadıkça kapalı kurumun dışına çıkarılamaz” 9.3. “Nakiller” başlıklı 164 üncü maddesinde “– (1) Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.” 9.4. “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 165. maddesinde 5275 sayılı Kanununun 54.
maddesinde hükümlülerin kendi istekleri ile nakilleri için aranan şartlar söz konusu Tüzük ile tekrar vurgulanmıştır.
10. 21/09/2010 tarihli ve 27706 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İstanbul Üniversitesi
Önlisans ve Lisans Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği’nin “Kayıt dondurma” başlıklı 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde; “Öğrencilerin kayıtları, aşağıda belirtilen nedenlerin varlığı halinde ilgili yönetim kurulu kararıyla dondurulabilir: d) Öğrencinin tutukluluk hali…”, aynı maddenin ikinci fıkrasında; “Kayıt dondurma her defasında, bir veya iki yarıyıl/bir yıl olmak üzere öğrencinin toplamda normal öğrenim süresinin en çok yarısı kadar olabilir. Askerlik, tutukluluk ve mahkûmiyet durumlarında ise kayıt dondurma, bu hallerin süresi kadardır.” 11. Adalet Bakanlığının 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı
Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu Genelgenin
“Hükümlülerin Kendi İstekleri İle Nakilleri” başlıklı 15. maddesinde, Kanunun ve Tüzük’ün
“Kendi istekleri ile nakil” maddelerinde aranan şartlara ek olarak; ‘‘h) Talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması, ı) Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması, j) Bakanlık tarafından dönem itibariyle isteğe bağlı nakle kapatılmış olmaması, gerekir”; 12. Genç Yetişkin Hükümlü ve Tutukluların Eğitim ve İyileştirme İşlemleri ve Diğer
Hükümler Hakkında 46/1No’lu Genelge’nin “Eğitim-Öğretim Çalışmaları başlıklı 4 üncü
Bölümünün F Yüksek Öğretim Çalışmaları başlığının birinci fıkrasında; “Herhangi bir yüksek öğretim kurumuna devam ederken tutuklanan veya hüküm giyen öğrencilerin ya da ceza infaz kurumundayken üniversite sınavını kazanan hükümlü ve tutukluların kapalı ceza infaz kurumlarından, okullarının kabul etmesi durumunda, dış güvenlik görevlisi muhafazasında, açık ceza infaz kurumlarından iç güvenlik görevlisi nezaretinde ara, yıl sonu, bütünleme ve mazeret sınavlarına katılmaları sağlanacaktır. Talebi olması hâlinde okullarının kabul etmesi koşuluyla kayıt dondurma işlemi yapılması için girişimlerde de bulunulacaktır.”, dördüncü fıkrasında; “Açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler, kurumla aynı Büyükşehir belediyesi veya belediye sınırları içinde olan herhangi bir yüksek öğretim kurumunda okuma hakkını kazandıklarında, okullarının kabul etmesi hâlinde, talepleri doğrultusunda, okullarına devam etmeleri ve örgün eğitimden yararlanmaları sağlanacaktır.” 13. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetim, Dış Koruma, Hükümlü ve Tutukluların Sevk ve
Nakiller İle Sağlık Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Protokol’un “Sevkler ve yol giderleri” Başlıklı 21 inci maddesi 4üncü fıkrasında; “ Yol güzergâhında ilave sevk alındığı takdirde: a) Zorunlu sevklerde ilgili kurum tarafından herhangi bir ücret ödenmez. İsteğe bağlı sevklerde ise hükümlünün sevk giderleri gidilecek mesafeye göre kurum tarafından hesap edilir ve sevki başlatan ilk kuruma götürülmek üzere görevli şoföre tutanak karşılığında teslim edilir ve tutanak bir üst yazı ile sevki gerçekleştiren ilk kuruma bildirilir. Sevk tamamlandıktan sonra sevki gerçekleştiren ilk kurumca sevk masrafları hükümlülerin gittikleri mesafe göz önünde bulundurularak yeniden hesaplanır ve kişilerin ilk kuruma fazla ödeme yaptığının tespit edilmesi halinde fazlalık hükümlü adına gittiği kuruma posta masrafları dâhil edilmek suretiyle hesabına havale edilir.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
14. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin
“ Kısmi Tavsiye Kısmi Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 15. Başvurucu İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi no ile kayıtlı öğrencisi olduğundan, sınavlara katılım sağlayabilmesi için, Genç Yetişkin Hükümlü ve Tutukluların
Eğitim ve İyileştirme İşlemleri ve Diğer Hükümler Hakkında 46/1No’lu Genelge kapsamında, İstanbul ilinde durumuna uygun bir ceza infaz kurumuna naklinin sağlanması talebinin ilgili idare tarafından reddedildiğinden bahsetmektedir.
16. 5275 sayılı Kanunun 53-58. maddelerinde ‘Hükümlülerin nakilleri’ başlığı altında, nakile ilişkin hükümler düzenlenmiş, 54. maddede ‘Kendi istekleri ile nakil’ şartları düzenlenmiştir.
5275 sayılı Kanun, ilgili Tüzük ve 167 sayılı Genelge hükümlülerin, eğitim, öğretim nedeniyle
başka ceza infaz kurumlarına yerleştirilmelerine yönelik emredici bir hüküm içermemektedir.
Buna karşılık 5275 sayılı Kanun, ilgili Tüzük, ve 167 sayılı Genelge’de, ‘Kendi istekleri ile nakil’ hükmü kapsamında, maddede düzenlenen şartlar mevcut olduğu takdirde naklin mümkün olduğunu düzenlenmiştir.
17. Anayasa’nın 42. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.” 18. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ek Türkiye’nin taraf olduğu 1 No.lu Protokol’ün 2.
maddesi şöyledir: “Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz.” 19. Mahkûmlar, Anayasa’nın 19. maddesi kapsamında hukuka uygun “bir mahkûmiyet kararına bağlı olarak tutma” şeklinde değerlendirilebilecek kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı dışında
Anayasa’nın ve Sözleşme’nin ortak alanı kapsamında kalan temel hak ve hürriyetlerin tamamına genel olarak sahiptirler (Hirst/Birleşik Krallık, B.No. 74025/01, 6/10/2005).
20. Bununla birlikte mahkûmların temel hak ve hürriyetlere genel olarak sahip olmaları, bu hakların mahkûmlar için ceza infaz kurumu dışındaki bireyler kadar güvence altına alındığı anlamında değerlendirilmemelidir. Ceza infaz kurumlarının işlevi ve amacı kapsamında mahkûmların hakları ceza infaz kurumuna girmekle zaten sınırlanmıştır. Cezaevinde tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi cezaevinde güvenliğin sağlanmasına yönelik kabul edilebilir makul gerekliliklerin olması durumunda haklar sınırlanabilir.
21. Eğitim hakkı için de aynı değerlendirme mümkündür. Tutuklu ve hükümlülerin eğitim hakkına yönelik değerlendirmelerde tutuklu ve hükümlüler açısından ceza infaz kurumunda bulunmanın doğal ve kaçınılmaz sonuçları gözönünde tutulmalıdır. Zira tutuklu ve hükümlülerin temel hak ve hürriyetlere genel olarak sahip olmaları, bu hakların tutuklu ve hükümlüler için ceza infaz kurumu dışındaki bireyler kadar güvence altına alındığı anlamında değerlendirilmemelidir. Ceza infaz kurumlarının işlevi ve amacı kapsamında tutuklu ve hükümlülerin hakları ceza infaz kurumuna girmekle zaten sınırlanmıştır. Temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasına ilişkin olarak Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen kanunla, meşru bir amaçla ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olarak ölçülü olma şartları gözetilerek mahkûmların haklarına yönelik sınırlandırma yapılması mümkündür.
22. AİHM de, “hükümlüler”in bir mahkeme tarafından verilen mahkumiyetin infazı için tutuldukları süreye karşılık gelen süre boyunca (Epistatu/Ramanya, B. No: 29343/10, 24/9/2013), “tutuklular”ın ise devam etmekte olan bir yargılama esnasındaki yasal tutukluluk süresi zarfında (Baltan/Türkiye, B. No: 32777/09, 27/3/2012) tam zamanlı eğitime erişimlerinin engellenmesinin ek 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesinin birinci cümlesi kapsamında eğitimden yoksun bırakma olarak değerlendirilemeyeceği görüşündedir. Bu kapsamda AİHM, Sözleşme’ye hükümlü veya tutukluların ceza infaz kurumunda bulundukları süre zarfında fiilen eğitimlerine devam edememelerinin eğitim hakkını ihlal ettiğine ilişkin başvuruları açıkça dayanaktan yoksun bulmaktadır (Durmaz, Işık, Unutmaz ve Sezal/Türkiye, B. No: 46506/99, 46569/99, 46570/99, 4/9/2001). Bunun yanısıra başvurucunun öğrenci olduğu İstanbul
Üniversitesi Önlisans ve Lisans Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği ile tutukluluk ve mahkûmiyet durumlarında, öğrencilere bu hallerin süresi kadar kayıt dondurma hakkı da tanınmıştır.
23. 27/07/2007 tarihli ve 46/1 Nolu Genelge’nin; 4/F-1’inci maddesi; “Herhangi bir yüksek öğretim kurumuna devam ederken tutuklanan veya hüküm giyen öğrencilerin ya da ceza infaz kurumundayken üniversite sınavını kazanan hükümlü ve tutukluların kapalı ceza infaz kurumlarından, okullarının kabul etmesi durumunda, dış güvenlik görevlisi muhafazasında ara, yıl sonu, bütünleme ve mazeret sınavlarına katılmaları sağlanacaktır.” hükmü yer almaktadır.
Yer verilen mevzuat kapsamında devlete; tutuklanan veya hüküm giyen öğrencilerin derslere devam etmesini sağlamak adına pozitif bir yükümlülük yüklenmemiştir. Mevzuat kapsamında, devletin yükümlülüğü, okullarının kabul etmesi durumunda, tutuklu/hükümlülerin sınavlara katılmalarını sağlamak olarak belirlenmiştir.
24. Somut olayda; başvurucunun mahkeme kararına bağlı olarak kapalı ceza infaz kurumunda tutuklu statüsünde bulunması dolayısıyla tam zamanlı lisans eğitimine katılabilmesi mümkün değildir. Yukarıda da değinildiği üzere; mevzuat kapsamında, devletin yükümlülüğü tutuklu/hükümlülerin okullarının kabul etmesi durumunda, dış güvenlik görevlisi muhafazasında ara, yıl sonu, bütünleme ve mazeret sınavlarına katılmalarını sağlamak ile sınırlıdır. Dosya kapsamına alınan belgeler doğrultusunda ilgili idarelerin başvurucunun talebi üzerine, öğrencisi olduğu İstanbul Üniversitesi tarafından devamını sağladığı derslere dair bildirilen 06/01/2020 ve 23/01/2020 tarihleri arasındaki sınavlara katılımı için İstanbul ilinde bulunan Silivri 4 No’lu Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na sevkinin sağlanması hususunda, mevzuat kapsamında yükümlülüklerini yerine getirdikleri tespit edilmiştir.
25. Başvurucunun, 5275 sayılı yasa 53. maddesi kapsamında eğitim, öğretim nedeniyle başka bir kuruma nakledilmeyi talep hakkı mevcuttur ancak talebinin yerine getirilebilmesi için aynı yasa 54. maddesi kapsamında yer alan ve 167 sayılı Genelge ile bu maddeye eklenen şartların da mevcudiyeti aranmaktadır. Bu kapsamda, başvurucunun nakil isteminde bulunduğu kurumların kapasitesinin oldukça dolu olduğu, ayrıca başvurucunun tutuklu olduğu suç grubu dolayısı yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumunda barındırılması gerektiği ancak nakil isteminde bulunduğu kurumların tamamının yüksek güvenlikli olmaması ve nakil talep edilen kurumlarda aynı suç grubundan tutuklu/hükümlülerin yoğunlukta olması dolayısıyla kurum güvenliğini zaafiyete uğratabileceği hususları göz önünde bulundurulduğunda; ilgili mevzuat kapsamında başvurucunun nakil talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu, bununla birlikte; başvurucunun barındırıldığı kurum ile öğrenci olduğu okul arasındaki mesafe, geçici sevk masrafları, v.b. etkenler dikkate alındığında, başvurucunun halen İstanbul Üniversitesi Hukuk Lisans Programı öğrencisi olması ve nakil koşullarını taşıması kaydıyla (disiplin cezası almamış olması ya da kaldırılmış olması / nakil giderlerini peşin ödemeyi kabul etmeleri gibi) nakil talep edilen kurumlarda boşalma olması yahut nakil talep ettiği İstanbul iline daha yakın illerde durumuna uygun ve kapasitesi müsait kurumların bulunması durumunda nakil taleplerinin idarece yeniden değerlendirilme si gerektiği, kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 26. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ve
Tarsus 3 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurum’u tarafından istenilen bilgi ve belgelerin
Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
27. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa)
durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı Ankara
İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE, Başvuranın talep ettiği kurumlara nakledilmesi talebinin REDDİNE, Diğer yandan başvuranın halen İstanbul Üniversitesi Hukuk Lisans Programı öğrencisi olması ve nakil koşullarını taşıması kaydıyla, talep ettiği kurumlarda boşalma olması yahut nakil isteminde bulunduğu İstanbul iline daha yakın illerde durumuna uygun ve kapasitesi müsait infaz kurumlarının bulunması durumunda nakil talebinin yeniden değerlendirilmesi hususunda
ADALET BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek
işlemin veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, Başvurana ve Adalet Bakanlığı’na tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi