ÖZET: Bu karar, hükümlülerin ceza infazı sırasında aileleriyle olan ilişkilerinin devamının sağlanmasının önemine vurgu yapmaktadır. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, hükümlünün yeniden topluma kazandırılması ve sosyal barışın tesisidir. Hükümlülerin, ailelerine yakın ceza infaz kurumlarında barındırılmaları, hem infazın amacına hizmet etmekte hem de aile bağlarının korunmasına katkı sağlamaktadır.

5275 sayılı Kanun, hükümlülerin kendi istekleri ile nakil taleplerinin belirli şartlara bağlı olduğunu düzenlese de, idarenin bu talepleri değerlendirirken sadece cezaevi kapasitesini göz önünde bulundurması, hükümlülerin aileleriyle olan bağlarını dikkate almadığı anlamına gelmektedir. Bu durum, aile hayatına saygı hakkının ihlali olarak değerlendirilmektedir.

Sonuç olarak, başvuranın nakil talebinin reddi hukuka ve hakkaniyete uygun bulunmamış, idareye, başvuranın ailesine yakın bir ceza infaz kurumuna naklinin sağlanması yönünde tavsiyede bulunulmuştur. Bu tavsiye, hükümlülerin rehabilitasyonu ve aile bağlarının korunması açısından büyük önem taşımaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 7672-7672 |sayi|94019529-101.07.04-E.94019529-101.07.04-E.

BAŞVURU NO : 2018/17241 2018/ 17241

KARAR TARİHİ : 25/03/2019 |tarih|

TAVSİYE KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : –

BAŞVURUYA KONU İDARE : Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, dilekçesinde belirtmiş olduğu tercihleri doğrultusunda cezaevine naklinin sağlanması talebi hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 20/12/2018 20.12.2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran; 6 yıldır Tekirdağ 2 No’lu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde olduğunu, ağabeyinin ise Siverek

Kapalı T Tipi Cezaevi’nde bulunduğunu, ailesinin Şanlıurfa Merkezde ikâmet ettiğini ve maddi durumlarının iyi olmadığını, mesafe uzaklığı nedeniyle kendisini ziyarete gelemediklerini belirtmektedir . Başvuran, öncelikli olarak ağabeyinin bulunduğu cezaevi olan Siverek Kapalı T Tipi

Cezaevi olacak şekilde, dilekçesinde tercihlerini de belirterek nakil talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur .

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuzun 07/ 01/ 2019 tarih ve sayılı bilgi ve belge talebi konulu yazısına istinaden

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen 01/ 03/ 2019 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle;

2.1) Adı geçenin infaz edilmemiş ve kaldırılmamış herhangi bir cezasının bulunmadığının tespit

edildiği,

2.2) Hükümlülerin kendi talepleri ile barındırıldıkları kurumdan başka kurumlara

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

1 / 12nakledilebilmelerine ilişkin olarak 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde “İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması” hükmünün yer aldığı,

2.3) Bu kapsamda, bir kısım ceza infaz kurumlarında kapasitenin üzerinde hükümlü ve tutuklu

barındırıldığından nakil taleplerinin incelenmesinde; kurumun kapasitesi ve güvenliği, suç türü ve kişilerin can güvenliği gibi hususların göz önünde bulundurulduğu, bu itibarla her talebin uygun olarak değerlendirilemediği,

2.4) Adı geçenin talep ettiği ceza infaz kurumlarının kapasitesinin dolu olması nedeniyle nakil

talebinin uygun görülmediği,

2.5) Naklin talep edildiği ceza infaz kurumlarının kapasite ve doluluk durumuna ilişkin olarak;

2.5.1) Siverek T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun doluluk oranının %124,

Şanlıurfa 1 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun doluluk oranının %158, Şanlıurfa 2 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun doluluk oranının %158, Diyarbakır 1 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun doluluk oranının %123, Diyarbakı D Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun doluluk oranının %147 olduğu,

2.6) Ayrıca adı geçenin talepte bulunduğu Diyarbakır 2 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun

konumuna, suç türüne uygun olmadığı,

2.7) Ülke genelinde ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların, hastalık, disiplin,

güvenlik, toplu nakiller ve mahkeme nedeniyle yapılan nakilleri sonucunda ceza infaz kurumlarının mevcudunun sürekli değiştiği ve nakil taleplerinin değerlendirmesinin anlık verilere göre yapıldığı,

2.8) Bu kapsamda, mevcut durum itibari ile adı geçenin talep ettiği kurumlara naklinin

sağlanmasının mümkün olmadığı, ancak hükümlünün talep ettiği bölgede konumuna uygun yeni bir ceza infaz kurumu veya kurumlarının açılması halinde, nakle engel bir durumun söz konusu olmaması durumunda naklinin yapılabileceğinin değerlendirildiği, Belirtilmiştir .

3) Kurumumuzun 07/ 01/ 2019 tarih ve sayılı bilgi ve belge talebi konulu yazısına istinaden

Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı Bakanlık Muhabere Bürosu’nun 22/ 01/ 2019 tarih ve sayılı yazısı ekinde Kurumumuza gönderilen Tekirdağ 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı

Ceza İnfaz Kurumu’nun 15/ 01/ 2019 tarih ve sayılı cevabi yazısında özetle;

3.1) Şikâyetçinin en son ziyaretini 23/ 05/ 2018 tarihinde ile gerçekleştirdiği,

telefon görüşmelerini ise 1 hafta ara ile kesintisiz olarak gerçekleştirdiği,

3.2) Adı geçen hükümlünün Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 08/ 11/ 2013 tarih ve

sayılı nakil emri ile barındırıldığı, Mardin E Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumundan 12/ 11/ 2013 tarihinde Kurumlarına nakledildiği ve burada 5 yıl 1 ay gibi bir süredir kesintisiz olarak barındırıldığı süre içerisinde çeşitli zamanlarda 24 defa nakil talep dilekçesi yazdığı, Belirtilmiştir .

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

2 / 12III. İLGİLİ MEVZUAT

4) 2709 sayılı T.C.Anayasasının;

4.1) “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı” başlıklı 74’üncü

maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; Kamu Denetçiliği Kurumu’nun idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceleyeceği düzenlenmiştir .

4.2) “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesinde; “Temel hak ve

hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir . Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz .”, 4.3)‘‘Özel hayatın gizliliği’’ başlıklı 20 nci maddesinde ‘‘ Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir . Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz .’’ , denilmektedir .

5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci

maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”, denilmektedir .

6) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ‘‘Özel ve aile hayatına saygı hakkı’’ başlıklı 8 inci

maddesinde; ‘‘ 1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir .

2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir .’’ ,

7) Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/ 173 sayılı kararıyla kabul

edilen, “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin

Prensipler Bütünü” nün ‘‘Aile mensupları ve dış dünya ile iletişim kurma hakkı’’ başlıklı 19 uncu maddesinde ‘‘ Tutulan veya hapsedilen bir kimseye kanunda veya kanuna dayanan bir düzenlemede belirtilen makul şartlara ve sınırlamalara tabi olarak, özellikle aile üyeleri tarafından ziyaret edilebilme ve onlarla haberleşme gibi, dış dünya ile iletişim kurabilmesi için kendisine yeterli imkan verilir .’’ hükmü, ‘‘İkametgahına yakın bir yerde tutulma hakkı’’ başlıklı 20 nci maddesinde; “Tutulan veya hapsedilen kişi talep ettiği takdirde, mümkün olduğu ölçüde ikamet ettiği yere makul uzaklıktaki bir tutukevinde veya hapishanede tutulmalıdır .”,

8) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nun ‘‘İnfazda temel

amaç’’ başlıklı 3 ncü maddesinin birinci fıkrasında ‘‘ Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

3 / 12toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır .’’,

8.1)‘‘Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler ’’ başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bentlerinde ‘‘Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı

olarak düzenlenir :

c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır . Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır .

d) İyileştirmeye gereksinimleri olmadığı saptanan hükümlülere ilişkin infaz rejiminde, bu hükümlülerin kişilikleriyle orantılı bireyselleştirilmiş programlara yer verilmesine özen gösterilir ve bu hususlar yönetmeliklerde düzenlenir .

e) Cezanın infazında adalet esaslarına uygun hareket edilir . Bu maksatla ceza infaz kurumları kanun, tüzük ve yönetmeliklerin verdiği yetkilere dayanarak nitelikli elemanlarca denetlenir .

f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur . ’’;

8.2) ‘‘Ödüllendirme’’ başlıklı 51 inci maddesinde ‘‘ ( 1) Hükümlüler, kurum içindeki veya dışındaki

genel durumları, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine etkin katılımları, kurum düzenine karşı tutumları ve kendilerine verilen işlerdeki gayretleri dikkate alınarak teşvik esaslı ödüllerden yararlandırılabilirler .

( 2) Bu madde hükümleri, çocuk hükümlüler için de geçerlidir .

( 3) Hükümlülere verilebilecek ödüller şunlardır :

a) Kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan evli hükümlüler, en geç üç ayda bir kez olmak üzere, üç saatten yirmidört saate kadar eşleri ile kurum veya eklentilerinde ceza infaz kurumu personelinin yakın nezareti olmaksızın mahrem şekilde görüştürülebilir .

b) Çocuk hükümlülere, en geç iki ayda bir kez olmak üzere, üç saatten yirmidört saate kadar ana ve babasıyla veya vasisiyle kurum ya da eklentilerinde ceza infaz kurumu personelinin yakın nezareti olmaksızın aile görüşmesi yaptırılabilir .

c) Haftalık ziyaret süresi iki saate kadar uzatılabilir .

d) Kapalı ziyaret yerine açık ziyaret yaptırılabilir .

e) Üst üste kullanılmayan en fazla üç haftalık ziyaret süresi toplu olarak kullandırılabilir .

f) Haftalık telefonla görüşme süresi veya sayısı iki katına kadar artırılabilir .

g) Sosyal, kültürel veya sportif etkinliklerden öncelikli veya daha uzun süreli yararlanmaları sağlanabilir .

h) Haftalık harcama miktarı yarı oranında artırılabilir .

ı) Tek kişilik odalarda televizyon bulundurma imkânı verilebilir .

j) Hediye verilebilir .

k) Takdir belgesi veya tavsiye mektubu verilebilir .

( 4) Ödüllendirme sisteminin usul ve esasları ile bu ödüllerden yararlanmanın kapsam ve şartları, suç türleri dikkate alınarak yönetmelikle belirlenir . ’’;

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

4 / 128.3) ‘‘Hükümlülerin nakilleri ” başlıklı 53 üncü maddesinde; “Hükümlüler, kendi istekleri veya

toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler .”;

8.4) ‘‘Kendi istekleri ile nakil’’ başlıklı 54 üncü maddesine göre , “ ( 1) Hükümlülerin kendi

istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) Koşullu salıverilmelerine beş aydan az süre kalmamış olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir . Çocuk hükümlüler bakımından bu fıkranın (b) bendi uygulanmaz .’’,

9) Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

Tüzük’ün ‘‘Ödüllendirme’’ başlıklı 159 uncu maddesinde ‘‘( 1) Kurum içindeki veya dışındaki genel durumları, iyileştirme etkinliklerine ilgileri ve uyumları, kurum düzenine karşı tutumları, kendilerine verilen işlerdeki gayretleri gibi beklenen davranış ve tutumları gösteren hükümlülere teşvik esaslı ayrıcalıklar tanınır . ’,

9.1) ‘‘Ödüllendirilecek tutum ve davranışlar ’’ başlıklı 160 ıncı maddesinde ‘‘( 1) Hükümlülerin

ödüllendirilecek tutum ve davranışları şunlardır :

a) Katılması gereken iş, eğitim, öğretim ve benzeri faaliyetlerde devamsızlığı bulunmamak, b) Davranışları ile arkadaşları ve çevresine iyi örnek olmak, c) Kurum içi ve dışındaki spor, sanat, kültür ve sosyal faaliyetlerde veya yarışmalarda başarı göstermek, d) İyileştirme faaliyetlerinde gösterdiği davranışlarla bu çalışmalara katkı sağlamak, e) Kurumun araç, gereç ve donanımlarını koruma ve kullanmada örnek olmak, f) Sağlık ve güvenlik konularında örnek tutum ve davranışlar içerisinde olmak .’’, 9.2)‘‘Kendi istekleri ile nakil ’’ başlıklı 165 inci maddesinde, 5275 sayılı Kanununun 54.

maddesinde hükümlülerin kendi istekleri ile nakilleri için aranan şartlar söz konusu Tüzük ile tekrar vurgulanmıştır .

10) Adalet Bakanlığının 05/ 06/ 2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı

‘‘ Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler ’’ konulu Genelgenin

‘‘Hükümlülerin Kendi İstekleri İle Nakilleri’’ başlıklı 15 inci maddesinde, Kanunun ve

Tüzük’ün ‘‘ Kendi istekleri ile nakil ’’ maddelerinde aranan şartlara ek olarak;

‘‘h) Talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması, ı)Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

5 / 12kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması,

j) Bakanlık tarafından dönem itibariyle isteğe bağlı nakle kapatılmış olmaması, gerekir ’’ ;

11) 28603 Resmi gazete sayılı Hükümlü ve Tutukluların Ödüllendirilmesi Hakkında

Yönetmelik’in ‘‘Temel ilkeler ’’ başlıklı 5 inci maddesinde ‘‘ ( 1) Bu Yönetmeliğin uygulanması

ile ilgili olarak aşağıdaki ilkelere uyulur :

a) Hükümlü ve tutukluların ödüllendirilmesi ile ulaşılmak istenen temel amaç; bu kişilerin yeniden sosyalleşmesini sağlamak suretiyle insan haklarına saygılı, hukukî ve toplumsal kurallara bağlı bireyler olmalarını teşvik etmektir .

ç) Hükümlü ve tutuklulara; işledikleri suçun türü, koşullu salıverilme tarihi, kişisel özellikleri ve ihtiyaçları, bedensel ve psikolojik yapısı, eğitim durumu ve mesleği göz önünde bulundurularak en uygun ödül verilir ve bu karar ilgiliye bildirilir .

d) Ödüllendirmede; kurumun fizikî yapısı, personel sayısı, malî ve sosyal imkânları ile mevcut doluluk durumu dikkate alınır .

e) Hükümlü ve tutuklulara, gerekli şartları taşımaları hâlinde aynı anda birden fazla ödül verilebilir .

11.1) ‘‘ Ödül türleri’’ başlıklı 7 nci maddesinde ‘‘ ( 1) Hükümlü ve tutuklulara;

a) Kapalı ceza infaz kurumlarındaki evli hükümlü ve tutuklulara, kurum personelinin yakın nezareti olmaksızın eşleri ile mahrem görüşme, b) Haftalık açık veya kapalı ziyaret süresini uzatma, c) Kapalı ziyaret yerine açık ziyaret yapma, ç) Üst üste kullanılmayan ziyaret sürelerini toplu olarak kullanma, d) Haftalık telefonla görüşme sayı veya süresini artırma, ödülü verilebilir .’’;

11.2) Aynı Yönetmeliğin 8 inci maddesinde ‘‘ Ödüllendirilebilecek tutum ve davranışlar ’’

düzenlenmiştir .

11.3) ‘‘Haftalık ziyaret süresinin uzatılması ödülü’’ başlıklı 19 uncu maddesinde ‘‘ ( 1) Haftalık

ziyaret süresinin uzatılması ödülü verilen hükümlü ve tutukluların açık veya kapalı ziyaret süresi iki saate kadar uzatılabilir .;

11.4) ‘‘Kullanılmayan ziyaret sürelerinin birleştirilmesi ödülü’’ başlıklı 21 inci maddesinde

‘‘( 1) Hükümlü ve tutukluların üst üste kullanmadıkları en fazla üç haftalık ziyaret süresi toplu olarak kullandırılabilir .; 11.5)‘‘Telefonla görüşme süresi veya sayısının artırılması ödülü’’ başlıklı 22 nci maddesinde

‘‘( 1) Hükümlü ve tutukluların haftalık telefonla görüşme süresi veya sayısı iki katına kadar artırılabilir .; ( 2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlü olanlar da Kanunun 25 inci maddesine uygun

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

6 / 12olacak şekilde bu ödülden yararlanabilir .’’;

12) Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları

Hakkında REC ( 2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek ‘Temel İlkeler ’ başlıklı 3 üncü maddesinde

‘‘ Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır .’’;

12.1) ‘‘Yerleştirme ve Barındırma’’ başlıklı 17.1, 17.2 ve 17.3 üncü maddelerinde, ‘‘ Mahpuslar,

mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler .’’, ‘‘ Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır .’’, ‘‘ İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olabildiğince mahpusa danışılmalıdır .’’;

12.2) ‘‘Dış Dünya ile İlişki’’ başlıklı 24.1., 24.4. ve 24.5. maddelerinde, ‘‘ Mahpusların mümkün

olabilen sıklıkta mektup, telefon veya diğer iletişim vasıtalarıyla aileleriyle, başka kişilerle ve dışarıdaki kuruluşların temsilcileriyle haberleşmelerine ve bu kişilerin mahpusları ziyaret etmelerine izin verilmelidir .’’, ‘‘ Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır .’’, ‘‘ Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar .’’;

13) Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Ömür Boyu Hapis ve Diğer Uzun

Süreli Cezalara Mahkum Olanların Cezaevi İdaresince Yönetimi Hakkında R ( 2003) 23 Sayılı

Tavsiye Kararı’nın ‘‘Genel Amaçlar ’’ başlıklı 2 nci maddesinde ‘‘ Ömür boyu hapis ve diğer

uzun süreli mahkûmların yönetilmesinde amaçlananlar :

Bu mahkûmlara ve mahkûmlarla birlikte çalışan ya da onları ziyaret eden herkes için cezaevlerinin emin ve güvenli yerler olmasını sağlamak;

Ömür boyu ve uzun süreli hapsolmanın getirdiği zarar verici etkilere karşı koymak;

Bu mahkûmların başarılı bir şekilde toplumla bütünleşmelerini sağlamak ve tahliyelerinden sonra yasalara uyarak yaşama olasılıklarını artırmak ve geliştirmek’’ olduğu;

13.1) ‘‘Ömür Boyu Hapis ve Diğer Uzun Süreli Mahkûmiyetin Zarar Verici Etkileriyle Başa

Çıkma’’ başlıklı 22 nci maddesinde ‘‘Aile bağlarının kopmaması için özel çaba gösterilmelidir . Bu amaçla;

Mahkûmlar mümkün olduğunca ailelerine veya yakın akrabalarına en yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler .

Mektuplaşma, telefon görüşmeleri ve ziyaretlerin mümkün olduğu ölçüde azami sıklıkta ve gizlilik içinde yürütülmesi sağlanmalıdır . Bu tür bir düzenleme güvenliği tehlikeye atıyorsa veya risk değerlendirmesiyle riskli olduğu tespit edilmişse söz konusu haberleşmeler, mektupların izlenmesi ve ziyaret öncesi ve sonrasında aramalar gibi makul güvenlik tedbirleri eşliğinde yürütülebilir .’’; düzenlemelerine yer verilmiştir .

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

7 / 12IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

14) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; İdarenin, şikâyete konu

işleminin hukuka aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmış olup, İdareye Tavsiye Kararı verilmesi yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

15) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, Kanunun 3 üncü

maddesinde, “… öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak… ” olarak ifade edilmiştir . Bu düzenleme doğrultusunda Kanun koyucu, bir taraftan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflemekte; diğer taraftan ise, hükümlüyü topluma kazandırarak sosyal barışı tesis etmeye çabalamaktadır . Dolayısıyla infazın özellikle hapis cezasının infazının amacı, sadece belli bir yerde çekilmesi gereken cezanın sürekliliği için hükümlünün infaz kurumunda muhafaza edilmesi değildir . Hükümlü, büyük olasılıkla, cezanın infazından sonra yeniden topluma döneceğinden, infaz sırasında hükümlünün yeniden toplumun bir üyesi olmasını sağlamak ve suç işlenmesini önlemek amacıyla iyileştirilmesi gerekliliği ön plana çıkmıştır . Bu bakımdan, hükümlülerin yakınlarıyla olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçasıdır .

16) 5275 sayılı Kanunun 53- 58 inci maddelerinde ‘Hükümlülerin nakilleri’ başlığı altında, nakile

ilişkin hükümler düzenlenmiş, 54 üncü maddede ‘Kendi istekleri ile nakil’ , 55 inci maddede

‘Disiplin nedeniyle nakil’ , 56 ıncı maddede ‘Zorunlu nedenlerle nakil’ , 57 inci maddede ‘ Hastalık nedeniyle nakil’ şartları düzenlenmiştir .

17) 5275 sayılı Kanun, ilgili Tüzük ve 167 sayılı Genelge’de hükümlülerin, ailelerinin ikamet

yerlerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmelerine yönelik emredici bir hüküm içermemektedir . Buna karşılık 5275 sayılı Kanun, ilgili Tüzük ve 167 sayılı Genelge’de, hükümlülerle ilgili düzenlenen, ‘ Kendi istekleri ile nakil’ hükmü ile, disiplin cezası, zorunlu hal, hastalık hali olmasa dahi, maddede düzenlenen şartlar oluştuğu takdirde naklin mümkün olduğunun düzenlenmiş olması, bu maddedeki nakil sebebinin hükümlüler tarafından genel olarak ‘ailelerinin ikamet ettiği yer veya ailelerine yakın yerlere nakil’ hükmü olarak değerlendirilip, nakil gerekçesinde bu hükme dayanmışlardır .

18) Anayasamızın 20 nci maddesi ile AİHS’nin 8 inci maddesi uyarınca, herkesin ‘ özel ve aile

hayatına saygı hakkına’ sahip olduğu düzenlenmiştir . Hapis cezasına mahkûmiyet, doğası gereği, hükümlünün özel ve aile hayatının kısıtlanması sonucunu doğuracaktır . Ancak mahkûmun yakınları ile bağlantıda kalmasının, özel ve aile hayatına saygı hakkının esaslı unsurlarından olduğu ve cezaevi idaresinin bu konuda gerekli yardımı sağlaması gerektiği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından vurgulanan bir husustur . ( Messina v . Italy, 25498/ 94; Epners-Gefners v . Latvia, 37862/ 02)

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

8 / 1219) AİHM, Vintman davasına ilişkin olarak vermiş olduğu 23/ 01/ 2015 tarihli Daire kararında

(Vintman v . Ukrayna, 28403/ 05) ; AİHS’nin mahkûmlara cezalarının nerede infaz edileceği konusunda bir seçim hakkı tanımadığını, mahkumların ailelerinden ayrı olduklarını ve ailelerinden uzak olmalarının hapis cezasının bir sonucu olduğunu, ancak, mahkûmun, ailesinin ziyaretlerini zorlaştıracak ya da imkânsız hale getirebilecek denli uzak bir bölgede barındırılmasının, aile hayatına müdahale teşkil edebileceğini belirtmiştir . Mahkeme orantılılık yönünden yaptığı incelemesinde ise; mahkûmun, ailesine yakın bir kuruma transfer talebinin reddi için, cezaevlerindeki aşırı yoğunluğun meşru bir gerekçe olarak öne sürülebileceğini, ancak bu durumda dahi mahkûmun görece daha yakın cezaevlerine nakli hususunun değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir . Aksi halde, yani kişinin nispeten daha yakın bir bölgeye nakli önünde meşru bir engel yokken uzakta bulunan bir kurumda barındırılması halinde, AİHS’nin 8. maddesinin ihlali sonucu doğabileceğini vurgulamıştır .

20) Hem AİHM kararlarında, hem Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve

43/ 173 sayılı kararıyla kabul edilen, “ Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin

Korunmasına İlişkin Prensipler Bütünü ” nün ilgili maddesinde, hem Avrupa Konseyi Bakanlar

Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC ( 2006) 2 Sayılı Tavsiye

Kararına Ek 17.1 inci maddesinde, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Ömür

Boyu Hapis ve Diğer Uzun Süreli Cezalara Mahkum Olanların Cezaevi İdaresince Yönetimi

Hakkında R ( 2003) 23 Sayılı Tavsiye Kararı’nın 22 nci maddesinde, hükümlülerin evlerine (ailelerine) yakın ceza infaz kurumuna yerleştirilmelerinin uygun olduğu belirtilmiştir .

Nitekim Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Ömür Boyu Hapis ve Diğer Uzun

Süreli Cezalara Mahkûm Olanların Cezaevi İdaresince Yönetimi Hakkında R ( 2003) 23 Sayılı

Tavsiye Kararı’nın, ‘‘Ömür Boyu Hapis ve Diğer Uzun Süreli Mahkûmiyetin Zarar Verici Etkileriyle

Başa Çıkma’’ başlıklı 22 nci maddesinde de hükümlünün aile bağlarının kopmaması için özel çaba gösterilmesi gerektiği, aynı Tavsiye kararının 2 nci maddesinde belirtildiği üzere, bu çabanın hükümlünün başarılı bir şekilde toplumla bütünleşmelerini sağlamak ve tahliyelerinden sonra yasalara uyarak yaşama olasılıklarını artırmak ve geliştirmek amacı açısından önem arz ettiği vurgulanmıştır .

21) 5275 sayılı Kanunu’nun 51 inci maddesinde, ilgili Tüzük’ün 159 ve devamı maddelerinde,

hükümlülerin ödüllendirilebileceği düzenlenmiş, 28603 sayılı Resmi Gazete’de yer alan Hükümlü ve

Tutukluların Ödüllendirilmesi Hakkında Yönetmelik’te ise bu maddelerin ayrıntısına yer verilmiştir .

Söz konusu Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ‘‘Hükümlü ve tutukluların ödüllendirilmesi ile ulaşılmak istenen temel amaç; bu kişilerin yeniden sosyalleşmesini sağlamak suretiyle insan haklarına saygılı, hukukî ve toplumsal kurallara bağlı bireyler olmalarını teşvik etmektir .’ ’ hükmüyle ödüllendirmenin amacından bahsedilmiştir . ‘Ödül türleri’ başlıklı 7 nci maddesinde ise, ödüllerin hükümlülerin, ziyaret süresinin uzatılmasına, ziyaret sürelerinin toplu olarak kullanılmasına, telefon görüşmelerine ilişkin olduğu görülmüştür . Nitekim ziyaret, görüş, telefonla görüşme, yani hükümlülerin ‘Dış dünya ile ilişkilerine’ ilişkin iyileştirmelerin, söz konusu Yönetmeliğin amacında da belirtildiği üzere, hükümlülerin yeniden sosyalleşmesi ve topluma kazandırılması bakımından önem taşıdığı belirtilmiştir .

22) Hükümlülerin dış dünyayla temaslarının makul düzeyde devam ettirilmesi, bu bağlamda

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

9 / 12özellikle aileleriyle etkin bir iletişim kurmalarına yardımcı olunması, bu kişilerin rehabilitasyonu ile

de yakından ilgilidir . Aile bağlarının korunup geliştirilmesinin hükümlülerin psikolojisi açısından olumlu sonuçlar doğurduğu, yeniden sosyalleşmeleri ve tekrar suç işlemelerinin önlenmesinde önemli bir unsur olduğu sıklıkla ifade edilmektedir (Bu konuda bakınız; İngiltere ve Galler Bölgesi

Ceza İnfaz Kurumları Denetçiliği, Yetişkin Mahkûmların Rehabilitasyonu konulu Rapor, Eylül

2014) .

23) 5275 sayılı Kanun’da, ailesi uzakta yaşadığı için ziyaret hakkını düzenli kullanamayan

mahkûmların, bu dezavantajlı durumlarını telafi edici bir düzenleme yer almamaktadır . Oysa ki ailesi uzakta yaşadığı için ziyaret hakkını düzenli olarak kullanamayan hükümlülere, aile hayatına saygı hakkının korunması maksadıyla bu yönde bir esneklik sağlanması, bunun için de bu kişilerin ziyaret süresini biriktirerek kullanabilmesine veya benzeri tedbirlere cevaz veren münferit bir düzenleme getirilmesi önem arz etmektedir . Nitekim ödüllendirme başlığı altında olsa dahi, hükümlülere ‘kullanılmayan ziyaret süresinin birleştirilmesi ödülü’ verildiği, yani ceza infaz kurumlarının hükümlülere bu şekilde bir imkanı verebileceği de görülmüştür . Bu bakımdan, ailelerinden uzak yerlerde barındırılan hükümlüler ve tutuklu kişiler ile ilgili olarak, ziyaret rejiminde esneklik sağlayıcı bir takım mevzuat değişikliği yapılmasının hakkaniyet ilkesinin bir gereği olduğu gibi bu kişilerin rehabilitasyonu açısından da büyük önem arz ettiği öngörüldüğünden,

5275 sayılı Kanun ile birlikte ilgili yönetmelik hükümlerinde değişiklik yapılmasının uygun olduğu

değerlendirilmiştir .

24) 5275 sayılı Kanunun “ Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler ” başlıklı 6 ncı maddesinin

(b) bendinde, hükümlülerin, insan onuruna yaraşan maddî ve manevî koşullar altında düzenli bir yaşam sürdürmelerinin sağlanacağı belirtilmiştir . Bu kapsamda, idarenin söz konusu bendin gereği olarak, hükümlülerin iyi şartlar altında cezalarını çekmesini temin etme yükümlülüğü bulunmaktadır . Başvuruya konu nakil talebinde ise, ilgili infaz kurumunun kapasitesinin dolu olması gerekçesiyle ret işlemi tesis edilmiştir . İdarenin bu tavrı değerlendirildiğinde, meşru bir sebebin gözetildiği tespit edilebilmektedir . Çünkü “ kurum kapasitesi ”nin üstünde bir doluluğun varlığı, hem nakil talep eden bakımından hem de nakil istenen infaz kurumunda mukim hükümlüler bakımından, cezanın çekilmesini zorlaştıracak ve gayri insani şartları doğuracak bir durumdur . Ancak, hükümlülerin nakil taleplerine ilişkin değerlendirmelerin, genel olarak ‘cezaevi kapasitesi’ bakımından değerlendirilmesi, ‘kendi istekleri ile nakil’ düzenlemeleri kapsamında yeterli olmamaktadır . Yalnızca hükümlü açısından değil, hükümlüyü ziyaret etmek isteyen aile açısından da değerlendirme yapılmalı, ailelerin yakınını (hükümlüyü) görmek, daha rahat şartlarda ziyaret edebilmek hakkının, hükümlünün bulunduğu kurum ile ailesinin ikamet ettiği yer arasındaki mesafenin, ulaşım olanaklarının, ailenin maddi durumunun, sağlık sorunlarının, ailenin hükümlüyü ziyarete gelme sıklığı bilgilerinin birlikte ele alınıp, nakil taleplerinin daha geniş çaplı ele alınması gerekmektedir .

25) Başvuranın ailesiyle olan bağını dikkate almayan idare, bu kapsamda alternatif çözümler

üretmemiş ve aile hayatına saygı gösterme yükümlülüğünün gereğini yerine getirmemiştir . Nitekim

5275 sayılı Kanunun 54. maddesinde, hükümlülerin kendi istekleri ile nakledilebilmeleri için,

gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirtmeleri gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte başvurucudan hangi şehirlerde sınıfına uygun ceza infaz kurumları bulunduğunu ve

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

10 / 12bunların kapasite durumunu bilmesi beklenemeyecektir . Dolayısıyla, başvurucu tarafından

dilekçesinde belirtilen ceza infaz kurumları, anılan hükmün gereğini yerine getirmek üzere bildirilen ve öncelik verilmesini istediği kurumlar olarak değerlendirilmeli, sonuç itibarıyla başvurucunun

Tekirdağ iline kıyasla mümkün olduğunca ailesine yakın bir yere nakli sağlanmaya çalışılmalıdır .

Gerek görülmesi halinde bu gibi durumlarda kişinin tekrar muvafakatinin istenmesi de mümkündür .

Başvuranın naklini talep ettiği Ceza İnfaz Kurumlarındaki doluluğu ve durumuna uygun olmadığını gerekçe gösteren idare, başvuranın ailesinin yaşadığı Şanlıurfa’daki veya buraya yakın diğer illerdeki durumuna uygun infaz kurumlarından birine nakledilmesine ilişkin de herhangi bir çaba göstermemiştir .

25.1) Bununla birlikte başvuranın dilekçesinde yer alan nakil talebine dayanak olarak ileri sürdüğü

sosyal faaliyetlere çıkartılmadığı hususu ile ilgili olarak, başvurana bazı eylemleri sebebiyle çeşitli tarihlerde spor, resim, kütüphane gibi etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezası verildiği, Tekirdağ 2

No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun 15/ 01/ 2019 tarih ve sayılı cevabi yazısından anlaşılmaktadır .

26) Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde; başvuranın, nakil talebinin,

ailesinin ikamet ettiği il (Şanlıurfa) ve kendisinin hükümlü olduğu il (Tekirdağ) göz önünde bulundurulduğunda, ailenin ziyaretinin oldukça güç olduğu, bu nedenle ziyaret gibi, hükümlünün dış dünya ile bağının yegane unsurunun zedelendiği ve bu durumun infazın amaçları dikkate alındığında, amaca uymadığı, bu nedenle hükümlünün nakil talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmıştır .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

27) İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdareden istenilen bilgi ve belgelerin makul süre içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca

İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “makul sürede karar verme”, “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür .

28) Üst paragrafta değinilen Yönetmelik maddesinde yer alan ilkelerin dayanağını teşkil eden

Avrupa Birliği Temel Haklar Şartının 41’inci maddesinde de iyi yönetim hakkından bahsedilmekte olup, benzer ilkelere Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen “Avrupa Doğru İdari Davranış

Yasası”nda da yer verilmiştir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

29) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye

tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare

Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvuranın ailesi tarafından ziyaret edilebilmesini kolaylaştırmak için, öncelikle Şanlıurfa’da

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

11 / 12bulunan (Siverek T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu), bunun mümkün olmaması halinde ailesine

yakın illerdeki durumuna uygun ve kapasitesi müsait infaz kurumlarından birine nakledilerek mağduriyetinin giderilmesi hususunda ADALET BAKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA VE ADALET BAKANLIĞINA tebliğine,

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca İdare tarafından bu karar üzerine

tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi