ÖZET: Başvuran, Afyonkarahisar 1 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan, ailesine yakın bir ilçe ceza infaz kurumuna nakil talebinde bulunmuştur. Ancak, Adalet Bakanlığı, başvuranın talep ettiği kurumların dolu olduğunu ve Covid-19 tedbirleri nedeniyle nakil işlemlerinin geçici olarak durdurulduğunu belirterek talebi reddetmiştir. Danıştay, hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin devamının sağlanmasının infazın ıslah edici rolü açısından önemli olduğunu vurgulamış ve nakil taleplerinin sadece cezaevi kapasitesi ile değil, aynı zamanda hükümlünün ailevi durumu ve ziyaret sıklığı gibi faktörlerle de değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın nakil talebinin reddedilmesi hukuka uygun bulunmuş, ancak ileride talep edilen kurumlarda boşalma olması durumunda, başvuranın nakil talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği tavsiye edilmiştir. Bu karar, hükümlülerin sosyal rehabilitasyonu ve aile bağlarının korunması açısından önem taşımaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/983-S.22.1534

BAŞVURU NO : 2021/13747

KARAR TARİHİ : 21/01/2022

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

Müdürlük teşkilatı bulunmayan ( ilçe tipi ) kapalı ceza infaz

BAŞVURUNUN KONUSU :

kurumlarından birisine naklinin sağlanması istemine ilişkindir.

BAŞVURU TARİHİ : 16/08/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle; Afyonkarahisar 1 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda barındırıldığını, 167 sayılı Genelge’nin 13/4 maddesindeki şartı taşıdığından ailesinin ikametine yakın bir ilçe ceza infaz kurumuna nakil isteminde bulunduğunu, Van ilinde yaşayan ve maddi olanakları kısıtlı olan ailesinin iki yıla yakın süredir ziyaretine gelememesine karşın taleplerinin Covid-19 hastalığı gerekçe gösterilerek reddedildiğini ifade ederek ailesinin yaşadığı yer yakınında bulunan Karamürsel K2 Tipi, Saray K2 Tipi , Şarköy K2 Tipi ya da müdürlük teşkilatı bulunmayan bağlı kapalı ceza infaz kurumlarından durumuna uygun olan birisine, giderleri kendisi tarafından karşılanarak naklinin gerçekleştirilmesini talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden 20/08/2021 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Genel

Müdürlüğün 14/12/2021 tarihli cevabi yazısında; 2.1. 05.06.2015 tarihli ve 167 No.lu Genelgesinin İkinci Bölüm 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında, “a)

3419 sayılı Bazı Suç Failleri Hakkında Uygulanacak Hükümlere Dair Kanun ve değişiklikleri ile 4959

sayılı Topluma Kazandırma Yasası ve 5237 sayılı ve Türk Ceza Kanunu’nun 221 inci maddesinden yararlananlardan koşullu salıverilmesine 3 yıldan az süre kalanlar ile örgütlerinden ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilen ve toplam cezalarının 1/3 ünü bu kurumlarda iyi hâlli olarak infaz edenlerden koşullu salıverilmesine 2 yıl 6 aydan azsüre kalanlar, talepleri hâlinde, ağır ceza merkezi

Cumhuriyet başsavcılığınca ekli (3) sayılı listede belirtilen müdürlük teşkilâtı bulunmayan bağlı kapalı

ceza infaz kurumlarına nakledilebilecektir. b) (a) bendinde belirtilenler dışında kalanlardan, toplam cezalarının 1/3 ünü iyi hâlli olarak infaz eden ve koşullu salıverilmesine 1 yıldan az süre kalanlar, talepleri hâlinde, ağır ceza merkezi Cumhuriyet başsavcılıklarınca, ekli (3) sayılı listede belirtilen, müdürlük teşkilâtı bulunmayan bağlı kapalı ceza infaz kurumlarına nakledilecektir. c) Ağır ceza merkezi Cumhuriyet başsavcılıkları, ekli (3) sayılı listede belirtilen müdürlük teşkilâtı bulunmayan bağlı ceza infaz kurumlarına ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı ile koordinasyon içinde nakil yapabilecektir. d) (a) ve (b) bendinde belirtilen hükümlü ve hükümözlüler, talepleri hâlinde ve yol masraflarını karşılamaları koşuluyla, ekli (3) sayılı listede belirtilen müdürlük teşkilatı bulunmayan ceza infaz kurumları ile ağır ceza merkezi veya diğer müdürlük teşkilatı bulunmayan ceza infaz kurumlarından birine Bakanlıkça nakledilebilecektir.” hükümlerine yer verildiği, 2.2. Adı geçenin bilgi formu incelendiğinde koşullu salıverme tarihinin 07.05.2022 olduğu, mevzuat kapsamında müdürlük teşkilâtı bulunmayan kapalı ceza infaz kurumuna nakil isteminde bulunma hakkına haiz olduğu, ancak hükümlünün UYAP kayıtları incelendiğinde, müdürlük teşkilâtı bulunmayan bağlı kapalı ceza infaz kuruma nakli için Genel Müdürlüğe ulaşan talebinin bulunmadığı, 2.3. Diğer taraftan, adı geçenin başka bir ceza infaz kurumuna nakledilmesine ilişkin talep dilekçesine istinaden talep ettiği ceza infaz kurumlarının kapasitelerinin dolu olması nedeniyle talebinin 27.09.2021 tarihli ve – – sayılı yazı ile uygun görülmediği, 2.4. Adı geçenin, bilgi formunun incelenmesi sonucunda, infaz edilmemiş ve kaldırılmamış herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı, 2.5.Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e)

bendinde ”İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması,” ifadelerine yer verildiği, 2.6. Bu nedenle, birçok ceza infaz kurumunda kapasitelerinin üstünde hükümlü ve tutuklu barındırıldığından, nakil taleplerinin incelenmesinde; kurumun kapasitesi, güvenliği ve hangi suç türüne ait odaların bulunduğu, kişilerin can güvenliğine ilişkin olarak, talepte bulunanın hasım olarak bildirdiği bir kişinin talep ettiği kurumda bulunup bulunmadığı gibi hususlar göz önünde bulundurulduğundan, her talebin uygun değerlendirilemediği, 2.7. Hükümlünün Van ili veya çevresinde bulunan durumuna uygun ilçe ceza infaz kurumlarına nakil talebinde bulunması durumunda mevzuat çerçevesinde değerlendirilebileceği, 2.8. 5275 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca (Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usûllerine ısrarla karşı koyanlar) barındırılan kişiler, yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılmasının zorunlu olduğu, dolayısıyla hükümlü ve tutukluların nakil talepleri ceza miktarları ve örgütteki konumları dikkate alınarak değerlendirildiği, 2.9. Diğer yandan aynı suç türünden çok fazla tutuklu ve hükümlünün aynı kurumda barındırılması durumunda bu tutuklu ve hükümlülerin fikir ve eylem birliği içinde hareket etmeleri nedeniyle kurum güvenliğini zafiyete uğratabileceğinin değerlendirildiği, bu kapsamda adı geçenin de kendi suç türünden tutuklu ve hükümlülerin yoğun olduğu kurumları talep etmesi nedeniyle nakil taleplerinin uygun değerlendirilemediği

2.10. Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların; hastalık, disiplin, güvenlik, özellikle toplu nakiller ve tutukluların mahkeme nedeniyle yapılan sevkleri sonucu, ceza infaz kurumlarının mevcutlarının günaşırı değiştiği, 2.11. Bu nedenle; ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin nakil talepleri Genel Müdürlüğe ulaştığı anda, talep edilen kurumların kapasitelerinin o günkü veriler göz önüne alınarak değerlendirildiği, 2.12. Covid-19 pandemisi nedeniyle virüsün kurumlarda yayılmaması için alınan önlemler kapsamında; başka bir hastalık nedeniyle hastanelere sevk edilen, kuruma ilk defa kabul edilen, güvenlik ve duruşma gibi zorunlu nedenlerle nakil edilen hükümlü tutukluların kurumlara girişlerinde 14 gün boyunca izolasyona tabi tutulmaları gerektiği için kurum kapasitelerinde artış görüldüğü, 2.13. Ayrıca, 2021 yılı Eylül ayı içerisinde bir defaya mahsus isteğe bağlı nakillerin açıldığı, 20.08.2021 tarihli ve E-35211520-249.01-3495/79791 sayılı genel yazı ile 01.09.2021-10.09.2021 tarihleri arasında nakil taleplerinin alındığı ve 10.09.2021 tarihi itibarıyla sistemin taleplere kapatıldığı, adı geçenin de söz konusu tarihlerde nakil talebinde bulunduğu, talep etmiş olduğu kurumların kapasitelerinin dolu olması nedeniyle 27.09.2021 tarihli ve – – sayılı yazı ile naklinin uygun değerlendirilemediği, bu konuda, Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda ileriki aylarda nakillerin tekrar açılması durumunda, adı geçenin de isteğe bağlı nakil talebinde bulunması halinde talebinin değerlendirilebileceği, 2.14. Adı geçenin son 6 ayda ziyaretine gelen kişi bulunmadığı, haftalık telefon görüşmelerini düzenli olarak gerçekleştirdiği, bilgilerinin verildiği görülmüştür.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca

Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” , 3.1. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 4. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nun ‘‘İnfazda temel amaç’’ başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında; ‘‘Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.’’, 4.1. “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili

bentlerinde; “Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:

c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır.

Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır. f) Ceza infaz

kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur.”; 4.2. “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9. Maddesinde; “(1) Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır. (2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza Kanununda yer alan; a) İnsanlığa karşı suçlardan (madde 77, 78), b) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82), c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188), d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307, 308), e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315), Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir. (4) Birinci fıkrada tanımı yapılan kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde, diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümleri kullanılır.” 4.3. “Nakiller” başlıklı 53üncü maddesinde; “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”; 4.4. ‘‘Kendi istekleri ile nakil’’ başlıklı 54. maddesine göre, “ (1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) (Değişik:14/4/2020-7242/30 md.) Ceza infaz kurumlarında bulunulması gereken sürenin üç aydan fazla olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir. Çocuk hükümlüler bakımından bu fıkranın (b) bendi uygulanmaz.’’, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 6. 29/3/2020 tarih ve 31083 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi

İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin “Hükümlülerin Nakillerinde

Dikkat Edilecek Hususlar” başlıklı 127. maddesinin ilk fıkrasında;“ Hükümlülerin nakillerinin 5275 sayılı Kanunun 53 ila 58 inci maddeleri hükümlerine göre gerçekleştirilir.

7. Adalet Bakanlığının 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı Ceza İnfaz

Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu Genelgenin“5275 Sayılı Kanunun 9’uncu Maddesinde Belirtilenler İle 3713 Sayılı Kanuna Muhalefet Suçlarından Hükümlü ve

Tutukluların Nakilleri” başlıklı 13. maddesinde; “(l) Ekli (l) sayılı listenin (B) bölümünde bulunan ceza infaz kurumları 5275 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi uyarınca yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılması gereken tutuklulara tahsis edilmiştir. Bu kurumlarda kalmakta iken hükümlü veya hükümözlü konumuna geçenler ekli (l) sayılı listenin (D), (E) ve (G) bölümünde belirtilen yerlere

Bakanlıktan izin alınmaksızın doğrudan gönderilecektir.

Bulundukları yer mahkemelerinde başka bir suçtan tutuklu olarak yargılamaları devam eden hükümlü ve hükümözlülerin nakilleri yapılmayacaktır.

(2) (…)

(3) Yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve hükümözlülerden; a) 3419 sayılı Bazı Suç Failleri Hakkında Uygulanacak Hükümlere Dair Kanun ve değişiklikleri ile 4959 sayılı Topluma Kazandırma Yasası ve 5237 sayılı ve Türk Ceza Kanunu’nun 221 inci maddesinden yararlananlardan koşullu salıverilmesine 3 yıldan az süre kalanlar ile örgütlerinden ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilen ve toplam cezalarının 1/3 ünü bu kurumlarda iyi hâlli olarak infaz edenlerden koşullu salıverilmesine 2 yıl 6 aydan az süre kalanlar, talepleri hâlinde, ağır ceza merkezi

Cumhuriyet başsavcılığınca ekli (3) sayılı listede belirtilen müdürlük teşkilatı bulunmayan bağlı kapalı ceza infaz kurumlarına nakledilebilecektir.

b) (a) bendinde belirtilenler dışında kalanlardan, toplam cezalarının 1/3 ünü iyi hâlli olarak infaz eden ve koşullu salıverilmesine 1 yıldan az süre kalanlar, talepleri hâlinde, ağır ceza merkezi Cumhuriyet başsavcılıklarınca, ekli (3) sayılı listede belirtilen, müdürlük teşkilatı bulunmayan bağlı kapalı ceza infaz kurumlarına nakledilecektir.

c) Ağır ceza merkezi Cumhuriyet başsavcılıkları, ekli (3) sayılı listede belirtilen müdürlük teşkilatı bulunmayan bağlı ceza infaz kurumlarına ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı ile koordinasyon içinde nakil yapabilecektir.

d) (a) ve (b) bendinde belirtilen hükümlü ve hükümözlüler, talepleri hâlinde ve yol masraflarını karşılamaları koşuluyla, ekli (3) sayılı listede belirtilen müdürlük teşkilatı bulunmayan ceza infaz kurumları ile ağır ceza merkezi veya diğer müdürlük teşkilatı bulunmayan ceza infaz kurumlarından birine

Bakanlıkça nakledilebilecektir.

(4)Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında bulunması gereken müebbet hapis cezasına hükümlüler, koşullu salıverilme tarihlerine 3 yıl ve daha az süre kalmadıkça diğer kapalı ceza infaz kurumlarına nakledilmeyecektir.

(5)5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakkında Kanun’un 9’uncu maddesinin 3 üncü fıkrası gereğince yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilen hükümlüler geriye kalan toplam cezalarının 1/3 ünü iyi hâlli olarak infaz etmedikçe diğer kapalı ceza infaz kurumlarına nakledilmeyecektir.

Ancak, tutum ve davranışları ile disiplin durumlarına bakılmak suretiyle bu kişilerin 5275 sayılı Ceza ve

Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakkında Kanun’un 9 uncu maddesinin 3 üncü fıkrası kapsamından çıkarılmasının uygun olup olmayacağına Bakanlık tarafından karar verilebilecektir.” (…)”;

7.1. ‘‘Hükümlülerin Kendi İstekleri İle Nakilleri’’ başlıklı 15. maddesinde, Kanunun ve Yönetmeliğin

“Kendi istekleri ile nakil” maddelerinde aranan şartlara ek olarak; ‘‘h) Talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması, ı) Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması, j)

Bakanlık tarafından dönem itibariyle isteğe bağlı nakle kapatılmış olmaması gerekir”; 8. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek “Temel İlkeler” başlıklı 3üncü maddesinde;‘‘Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.’’; 8.1. “Yerleştirme ve Barındırma” başlıklı 17.1, 17.2 ve 17.3üncü maddelerinde; “Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler.”, “Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır.”, “ İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olabildiğince mahpusa danışılmalıdır.’’; 8.2. “Dış Dünya ile İlişki” başlıklı 24.4 ve 24.5inci maddelerinde, “Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.”, “Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar.” , düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “ Kısmi

Tavsiye Kısmi Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur

V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 10. Başvuran, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; ailesine yakın olan Van ilinde bulunan Karamürsel K2 Tipi, Saray K2 Tipi, Şarköy K2 Tipi ya da müdürlük teşkilatı bulunmayan bağlı kapalı ceza infaz kurumlarından durumuna uygun olan birisine naklinin gerçekleştirilmesini talep etmektedir.

11. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, Kanunun 3. maddesinde, “…öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak…” olarak ifade edilmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda Kanun koyucu, bir taraftan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflemekte; diğer taraftan ise, hükümlüyü topluma kazandırarak sosyal barışı tesis etmeye çabalamaktadır. Dolayısıyla infazın özellikle hapis cezasının infazının amacı, sadece belli bir yerde çekilmesi gereken cezanın sürekliliği için hükümlünün infaz kurumunda muhafaza edilmesi değildir. Hükümlü, cezanın infazından sonra yeniden topluma döneceğinden, infaz sırasında hükümlünün yeniden toplumun bir üyesi olmasını

sağlamak ve suç işlenmesini önlemek amacıyla iyileştirilmesi gerekliliği ön plana çıkmıştır. Bu bakımdan, hükümlülerin yakınlarıyla olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçasıdır.

12. 5275 sayılı Kanunun 53-58. maddelerinde ‘Hükümlülerin nakilleri’ başlığı altında, nakile ilişkin hükümler düzenlenmiş, 54. maddede ‘Kendi istekleri ile nakil’, 55. maddede ‘Disiplin nedeniyle nakil’, 56.

maddede ‘Zorunlu nedenlerle nakil’, 57. maddede ‘Hastalık nedeniyle nakil’ şartları düzenlenmiştir.

13. Başvuranın, nakil talebinin değerlendirilebilmesi için, 5275 sayılı Kanunda, ilgili Yönetmelikte, 167 sayılı Genelge’de, ‘kendi istekleri ile nakil’ şartlarına ek olarak 167 sayılı Genelge’nin 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının dikkate alınması gerekmektedir. Bu kapsamda ilgili idare tarafından yapılan değerlendirmede, başvuranın koşullu salıverme tarihinin 07.05.2022 olduğu, mevzuat kapsamında müdürlük teşkilâtı bulunmayan kapalı ceza infaz kurumuna nakil isteminde bulunma hakkına haiz olduğu, başvuranın infaz edilmemiş ve kaldırılmamış herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı bilgisi edinilmiştir.

14. Anayasanın 20. maddesi, AİHS’nin 8. maddesi uyarınca, herkesin ‘özel ve aile hayatına saygı hakkına’ sahip olduğu düzenlenmiştir.

15. Anayasa’nın 19. maddesi gereğince hükümlü ve tutukluların özel ve aile hayatının sınırlanması hukuka uygun olarak ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz ve doğal bir sonucudur. Öte yandan hükümlü ve tutukluların özel ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı, ceza infaz kurumu idaresinin hükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla temasını devam ettirecek önlemleri almasını zorunlu kılmaktadır (Mehmet Zahit Şahin, B. No: 2013/4708, 20/4/2016, § 36). Bununla beraber bu yükümlülük yerine getirilirken ceza infaz kurumunda tutulmanın doğal sonuçlarının gözetilmesi gerekmektedir.

16. AİHM kararlarında, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen, “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin

Prensipler Bütünü” nün ilgili maddesinde ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere

Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararının 17.1. maddesinde, hükümlülerin evlerine (ailelerine) yakın ceza infaz kurumuna yerleştirilmelerinin uygun olduğu belirtilmiştir.

17. 5275 sayılı Kanunun “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6ıncı Maddesi gereği, idarenin hükümlülerin iyi şartlar altında cezalarını çekmesini temin etme yükümlülüğü bulunmaktadır.

Başvuruya konu nakil talebinde, ilgili infaz kurumunun kapasitesinin dolu olması gerekçesiyle ret işlemi tesis edilmiştir. İdarenin bu tavrı değerlendirildiğinde, meşru bir sebebin gözetildiği tespit edilebilmektedir.

Çünkü “kurum kapasitesi” nin üstünde bir doluluğun varlığı, hem nakil talep eden bakımından hem de nakil istenen infaz kurumunda mukim hükümlüler bakımından, cezanın çekilmesini zorlaştıracak ve gayri insani şartları doğuracak bir durumdur. Ancak, hükümlülerin nakil taleplerine ilişkin değerlendirmelerin, genel olarak ‘cezaevi kapasitesi’ bakımından değerlendirilmesi, ‘kendi istekleri ile nakil’ düzenlemeleri kapsamında yeterli olmamaktadır. Yalnızca hükümlü açısından değil, hükümlüyü ziyaret etmek isteyen aile açısından da değerlendirme yapılmalı, ailelerin yakınını (hükümlüyü) görmek, daha rahat şartlarda ziyaret edebilmek hakkının, hükümlünün bulunduğu kurum ile ailesinin ikamet ettiği yer arasındaki mesafenin, ulaşım olanaklarının, ailenin maddi durumunun, ailenin hükümlüyü ziyarete gelme sıklığı bilgilerinin birlikte ele alınıp, nakil taleplerinin daha geniş çaplı ele alınması gerekmektedir.

18. Başvuranın Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma (FETÖ/PDY) suçundan hükümözlü olması nedeniyle,

5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi uyarınca yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı

ceza infaz kurumlarında barındırılması gerektiği, hükümlü ve tutukluların nakil talepleri ceza miktarları ve örgütteki konumları ile aynı suç türünden çok fazla tutuklu ve hükümlünün aynı kurumda barındırılması durumunda, kendi suç türünden tutuklu ve hükümlülerin yoğun olduğu kurumların talep edilmesi halinde bu kriterler de dikkate alınarak, idarece değerlendirme yapıldığı anlaşılmaktadır.

19. Bununla birlikte, dünyada olduğu gibi ülkemizde de yayılan Covid-19 salgınına karşı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca, ceza infaz kurumlarında alınan tedbirler ile Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu’nun tavsiyeleri doğrultusunda hükümlü ve tutukluların nakillerinin geçici olarak durdurulduğu, yüksek bulaşıcılığı olan hastalığın halen spesifik etkili bir tedavisinin bulunamadığı, ceza infaz kurumlarının toplu olarak yaşanan yerler olması ve bulaşıcı hastalıklar açısından risk oluşturması nedeniyle bu aşamada nakil istemlerinin gerçekleştirilemediği de aşikardır.

20. Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olayın tüm koşulları birlikte değerlendirildiğinde; hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumunda barındırılmaları, ceza infaz kurumlarının kapasitesi ve hükümlülerin yerleştirilmelerinde dikkat edilmesi gereken diğer hususlar nedeniyle maddi olarak her zaman uygun olmadığı, bununla birlikte; idare tarafından, başvuranın mevzuat kapsamında müdürlük teşkilâtı bulunmayan kapalı ceza infaz kurumuna nakil isteminde bulunma hakkına haiz olduğunun ifade edildiği, başvuranın suç grubu nedeniyle, 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi uyarınca yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılması gerektiği, talep ettiği ailesine yakın olan ceza infaz kurumlarının kapasitelerinin dolu olduğu, bunun yanı sıra Covid-19 tedbirleri kapsamında, hükümlü ve tutukluların nakillerinin geçici olarak durdurulmuş olduğu ve ikinci bir talimata kadar kapalı ceza infaz kurumlarında kalan hükümlü, hükümözlü ve tutukluların isteğe bağlı nakil taleplerinin alınmaması Bakanlığa gönderilmemesi ve mahallinde reddedilmesinin uygun görüldüğü, Eylül ayı ile sınırlı ve bir defaya mahsus olmak üzere nakil taleplerinin alınarak sistemin tekrar kapatıldığı, başvuranın bahse konu tarihlerde talepte bulunduğu ve kurumların kapasitelerinin dolu olması nedeniyle talebin uygun değerlendirilemediği, ileriki aylarda, Van ili veya çevresinde bulunan durumuna uygun ilçe ceza infaz kurumlarına nakil talebinde bulunması durumunda talebinin değerlendirileceği hususları göz önünde bulundurulduğunda, başvuranın nakil talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu, bununla birlikte başvuranın nakil koşullarını taşıması kaydıyla (disiplin cezası almamış olması ya da kaldırılmış olması / nakil giderlerini peşin ödemeyi kabul etmeleri gibi) başvuranın nakil talep ettiği ceza infaz kurumlarının halihazırda kapasitelerinin üzerinde dolu olması nedeni ile nakli sağlanamamış olsa da nakil talep edilen kurumlarda boşalma olması yahut ailesine daha yakın, durumuna uygun ve kapasitesi müsait müdürlük teşkilatı bulunmayan kapalı ceza infaz kurumlarının bulunması durumunda, Covid-19 salgını kapsamında alınan tedbirlerin kaldırılmasını takiben, nakil taleplerinin idarece yeniden değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idareler tarafından süresi

içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır. Buna karşılık, başvurana iletilen cevabi yazıda, idarenin kararına karşı hangi sürelerde hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği anlaşıldığından

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı tespit edilmiş olup idareye bu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

22. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili

İdarenin işlemine karşı Ankara İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE;

Başvuranın talep ettiği kurumlara nakledilmesi talebinin REDDİNE, Diğer yandan Covid-19 salgını kapsamında alınan tedbirlerin kaldırılmasını takiben, başvuranın nakil koşullarını taşıması kaydıyla, talep ettiği kurumlarda boşalma olması yahut ailesine daha yakın, durumuna uygun ve kapasitesi müsait müdürlük teşkilatı bulunmayan kapalı ceza infaz kurumlarının bulunması durumunda nakil talebinin yeniden değerlendirilmesi hususunda ADALET BAKANLIĞI’NA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek işlemin

veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, Başvurana ve Adalet Bakanlığı’na tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi