|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın Ödemiş T Tipi Ceza İnfaz Kurumundan Muğla E Tipi Ceza İnfaz Kurumuna nakil talebi incelenmiştir. Başvuran, ailevi sebeplerle nakil istemekte, ancak idare, asayiş ve güvenlik kaygıları ile bu talebi reddetmiştir. İlgili mevzuat uyarınca, hükümlülerin kendi istekleri ile nakil taleplerinin kabulü için belirli şartların sağlanması gerekmektedir. Bu şartlar arasında, talep edilen kurumda boş yer bulunması ve hükümlünün iyi halli olması gibi unsurlar yer almaktadır.
Kararda, başvuranın disiplin cezası almış olması ve nakil talep edilen kurumun doluluk oranı gibi nedenlerle, nakil talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğu belirtilmiştir. Hükümlülerin sosyal ilişkilerinin devamının sağlanmasının önemli olduğu vurgulansa da, güvenlik ve disiplin gerekçeleri ile başvuranın talebinin reddedilmesinin haklı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, başvuranın talep ettiği kurumlarda boşalma olması durumunda nakil talebinin yeniden değerlendirilmesi tavsiye edilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/4213-S.6141
BAŞVURU NO : 2018/16291
KARAR TARİHİ : 10/06/2019
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Ödemiş T Tipi Ceza ve İnfaz Kurumunda barındırılmakta olan başvuranın, ailevi sebeplerle Muğla E Tipi Ceza ve İnfaz
Kurumuna nakledilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 10/12/2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran tarihinde Kurumumuza yaptığı başvuruda özetle; Fetö terör örgütü yoğunluğu nedeniyle Muğla E Tipi Ceza ve İnfaz Kurumundan zorunlu olarak Nazilli E Tipi Ceza ve İnfaz
Kurumuna nakledildiğini, şu anda Ödemiş T Tipi Ceza ve İnfaz Kurumunda bulunduğunu, ikametgâh adresinin Muğla ili Marmaris ilçesi olduğunu, öz kardeşi ’nın cezasının da Muğla
E Tipi Ceza ve İnfaz Kurumunda hükümözlü olarak infaz edilmekte olduğunu, geçmişte Muğla E Tipi
Ceza ve İnfaz Kurumunda hiçbir olumsuz tutum ve davranışta bulunmadığını, ayrıca orada husumetli olduğu kimsenin de bulunmadığını, nakil talebinin başka gerekçe gösterilmeden sadece güvenlik sebebiyle reddedilmesinin ailesini de maddi ve manevi mağdur ettiğini, zira iki ayrı yerde bulunan çocuklarını ziyaret etmek isteyen ailesinin gelirinin de kısıtlı olduğunu, bu talebine verilecek olumlu yanıtın hem kendisini, hem Muğla E Tipi Ceza ve İnfaz Kurumunda bulunan kardeşini, hem de ailesinin mutlu edeceğini belirterek; Ödemiş T Tipi Ceza ve İnfaz Kurumundan Muğla E Tipi Ceza ve
İnfaz Kurumuna nakledilmesi suretiyle mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir.
II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri
Genel Müdürlüğünden 27/12/2018 tarih ve sayılı yazı ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, idarenin 08/02/2019 tarih ve sayılı cevabi yazısında; 2.1. Adı geçenin 23/07/2018 tarihinde kendi isteğiyle kardeşi ‘nın barındırıldığı
Muğla E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna naklini talep ettiği, ancak adı geçenin talebinin 07/08/2018 tarihli ve sayılı yazı ile asayiş, güvenlik ve disiplin yönünden uygun görülmediği, 2.2. Adı geçenin Nazilli E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmakta iken hükümlü ve tutuklunun yapmaması gereken davranışları yapması nedeniyle kurum disiplin kurulu tarafından adı
geçene disiplin cezası verildiği, verilen disiplin cezasının Nazilli İnfaz Hakimliğinin 18/09/2018 tarihli, Esas ve sayılı kararı ile onandığı, disiplin cezasının infaz edildiği ancak henüz kaldırılmamış olduğunun tespit edildiği, 2.3. Başvuranın nakil taleplerinin reddedilmesine ilişkin işlemin 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik
Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Kendi İstekleri ile Nakil” başlıklı 54 üncü maddesi kapsamında yapıldığı, 2.4. Tipi Ceza İnfaz Kurumunun 108%, Ceza İnfaz Kurumunun 94%, Ceza İnfaz Kurumunun 53%, Ceza İnfaz Kurumunun 136%, Tipi Ceza İnfaz Kurumunun 160%, Ceza İnfaz Kurumunun 101%, Tipi Ceza İnfaz Kurumunun 142%, Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumunun 151%, Tipi Ceza İnfaz Kurumunun ise doluluk oranının 127% olduğunun anlaşıldığı, 3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ödemiş T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
Müdürlüğünden 27/12/2018 tarih ve sayılı yazı ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, idarenin 07/01/2019 tarih ve sayılı cevabi yazısında; 3.1. Hükümlü ’nın cezasını Muğla E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz etmekte iken Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2017 gün ve sayılı toplu nakil emirleri gereğince 10.01.2017 günü Nazilli F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakil edildiği, 3.2. Hükümlünün Nazilli E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda cezasının infazına devam edilmekte iken Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 13.11.2018 gün ve sayılı emirleri ile güvenlik nedeniyle 21.11.2018 tarihinde
Ödemiş T Tipi kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakil edildiği, 3.3. Hükümlünün Nazilli E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda iken işlediği disiplin suçu nedeniyle
Kurum Disiplin Kurulunun 17.08.2018 gün ve sayılı kararı ile 1 (bir) ay ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası ile cezalandırıldığı ve disiplin cezasının Nazilli İnfaz Hakimliğinin 18.09.2018 gün ve Esas sayılı kararları ile onandığı, disiplin cezasının infaz edildiği, ancak henüz kaldırılmamış olduğu ve iyi halli hükümlü konumunda olmadığı 3.4. Hükümlünün Nazilli E Tipi Kapalı Ceza infaz kurumunda iken Muğla E Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumuna nakil talebinde bulunduğu, ancak Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel
Müdürlüğünün 07.08.2018 gün ve sayılı yazıları ile hükümlünün talebinin asayiş, güvenlik ve disiplin yönünden uygun görülmediği, 3.5. Hükümlünün Kurumlarında bulunduğu son 6 (altı) ay içerisinde 04.12.2018 tarihinde ziyaretine annesi ve babasının geldiği, 3.6. Hükümlünün her hafta 10 dakika olan telefon görüşme hakkını kullandığı, 3.7. Kurum tarafından yapılan değerlendirmeye ilişkin olarak, hükümlünün iyi halli olmaması sebebiyle nakil taleplerinin işleme alınmadığı, 29.01.2019 tarihinde iyi halli konuma geçeceğinden dolayı 29.01.2019 tarihinden sonra nakil talebinde bulunabileceği, ifadelerine yer verildiği görülmektedir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar,
Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”
4.1 “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, özel hayatına ve
aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir.”
4.2 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü
ve dördüncü fıkralarında; “(3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
(4) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8.
maddesinde; “Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.” kuralına yer verilmiştir.
6. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen, “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin Prensipler
Bütünü” nün ‘‘Aile mensupları ve dış dünya ile iletişim kurma hakkı’’ başlıklı 19. maddesinde
‘‘Tutulan veya hapsedilen bir kimseye kanunda veya kanuna dayanan bir düzenlemede belirtilen makul şartlara ve sınırlamalara tabi olarak, özellikle aile üyeleri tarafından ziyaret edilebilme ve onlarla haberleşme gibi, dış dünya ile iletişim kurabilmesi için kendisine yeterli imkan verilir.’’ hükmü, ‘‘İkametgahına yakın bir yerde tutulma hakkı’’ başlıklı 20. maddesinde; “Tutulan veya hapsedilen kişi talep ettiği takdirde, mümkün olduğu ölçüde ikamet ettiği yere makul uzaklıktaki bir tutukevinde veya hapishanede tutulmalıdır.”,
7. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un, “İnfazda Temel Amaç” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır…” 7.1.‘‘Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler’’ başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının ilgili bentlerinde ‘‘Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir: … c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır. Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır. d) İyileştirmeye gereksinimleri olmadığı saptanan hükümlülere ilişkin infaz rejiminde, bu hükümlülerin kişilikleriyle orantılı bireyselleştirilmiş programlara yer verilmesine özen gösterilir ve bu hususlar yönetmeliklerde düzenlenir. e) Cezanın infazında adalet esaslarına uygun hareket edilir. Bu maksatla ceza infaz kurumları kanun, tüzük ve yönetmeliklerin verdiği yetkilere dayanarak nitelikli elemanlarca denetlenir. f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur. ’’ 7.2. “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9. maddesinde “(1) Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak
mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır.
(2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza Kanununda yer alan; a) İnsanlığa karşı suçlardan (madde 77, 78), b) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82), c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188), d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307, 308), e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315), Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir.
(3) Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usûllerine ısrarla karşı koyanlar bu kurumlara gönderilirler.
(4) Birinci fıkrada tanımı yapılan kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde, diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümleri kullanılır.
(5) (Değişik: 25/5/2005-5351/1 md.) Müebbet hapis cezasına hükümlülerden, 107 nci maddede belirtilen koşullu salıverilme süresinin üçte ikisini, süreli hapis cezasına hükümlülerden toplam cezalarının üçte birini, üçüncü fıkrada belirtilen hükümlülerden geriye kalan toplam cezalarının üçte birini bu kurumlarda geçirerek iyi hâl gösterenlerin, tutum ve kişiliklerine uygun diğer ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine karar verilebilir.”; 7.3. “Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması” başlıklı 23. Maddesinde;”Hükümlülerin gözlem ve
sınıflandırılması aşağıdaki esaslara göre yapılır:
a) Hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, aklî ve sağlık durumları, suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâkî eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türleri belirlenerek, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre saptanacak infaz ve iyileştirme rejimi; gözlem, inceleme ve değerlendirme yöntemiyle çalışan gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yapılır. Hükümlüler, işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilirler…”,
7.4 “Hükümlülerin gruplandırılması” başlıklı 24. Maddesinde ; “Hükümlüler;
a) İlk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadî suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler, b) Aklî ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler, c) Tehlike hâli taşıyanlar, d) Terör suçluları, e) Suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular,
Gibi gruplara ayrılırlar.
(2) Hükümlüler ayrıca yaşları, hükümlülük süreleri ve suç türleri itibarıyla da gruplandırılırlar.”
7.5 “Hükümlülerin nakilleri” başlıklı 53. maddesinde; “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk,
disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”, 7.6. ‘‘Kendi istekleri ile nakil’’ başlıklı 54. maddesine göre, “ (1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) Koşullu salıverilmelerine beş aydan az süre kalmamış olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir. Çocuk hükümlüler bakımından bu fıkranın (b) bendi uygulanmaz. Bu hükümlüler nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorundadırlar. Çocuklar bakımından bu süre altı ay olarak uygulanır.” 8. ‘‘Kendi istekleri ile nakil ’’ başlıklı 165. maddesinde, 5275 sayılı Kanununun 54. maddesinde hükümlülerin kendi istekleri ile nakilleri için aranan şartlar söz konusu Tüzük ile tekrar vurgulanmıştır.
9. Adalet Bakanlığının 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı ‘‘Ceza
İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler’’ konulu Genelgenin
‘‘Hükümlülerin Kendi İstekleri İle Nakilleri’’ başlıklı 15. maddesinde, Kanunun ve Tüzük’ün
‘‘Kendi istekleri ile nakil ’’ maddelerinde aranan şartlara ek olarak; ‘‘h) Talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması, ı)Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması, j) Bakanlık tarafından dönem itibariyle isteğe bağlı nakle kapatılmış olmaması, gerekir’’ ; 10. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında
REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek ‘Temel İlkeler’ başlıklı 3. Maddesinde, ‘‘Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.’’; 10.1. ‘‘Yerleştirme ve Barındırma’’ başlıklı 17.1. , 17.2. ve 17.3. maddelerinde, ‘‘ Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler.’’, ‘‘Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır.’’, ‘‘ İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olabildiğince mahpusa danışılmalıdır.’’;
10.2. ‘‘Dış Dünya ile İlişki’’ başlıklı 24.1., 24.4. ve 24.5. maddelerinde, ‘‘Mahpusların mümkün olabilen sıklıkta mektup, telefon veya diğer iletişim vasıtalarıyla aileleriyle, başka kişilerle ve dışarıdaki kuruluşların temsilcileriyle haberleşmelerine ve bu kişilerin mahpusları ziyaret etmelerine izin verilmelidir.’’, ‘‘ Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.’’, ‘‘Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar.’’; 11. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Ömür Boyu Hapis ve Diğer Uzun
Süreli Cezalara Mahkum Olanların Cezaevi İdaresince Yönetimi Hakkında R (2003) 23 Sayılı
Tavsiye Kararı’nın ‘‘Genel Amaçlar’’ başlıklı 2. maddesinde ‘‘ Ömür boyu hapis ve diğer uzun
süreli mahkûmların yönetilmesinde amaçlananlar:
Bu mahkûmlara ve mahkûmlarla birlikte çalışan ya da onları ziyaret eden herkes için cezaevlerinin emin ve güvenli yerler olmasını sağlamak; Ömür boyu ve uzun süreli hapsolmanın getirdiği zarar verici etkilere karşı koymak; Bu mahkûmların başarılı bir şekilde toplumla bütünleşmelerini sağlamak ve tahliyelerinden sonra yasalara uyarak yaşama olasılıklarını artırmak ve geliştirmek’’ olduğu; 11.1. ‘‘Ömür Boyu Hapis ve Diğer Uzun Süreli Mahkûmiyetin Zarar Verici Etkileriyle Başa
Çıkma’’ başlıklı 22. Maddesinde ‘‘ Aile bağlarının kopmaması için özel çaba gösterilmelidir. Bu amaçla; Mahkûmlar mümkün olduğunca ailelerine veya yakın akrabalarına en yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler.
Mektuplaşma, telefon görüşmeleri ve ziyaretlerin mümkün olduğu ölçüde azami sıklıkta ve gizlilik içinde yürütülmesi sağlanmalıdır. Bu tür bir düzenleme güvenliği tehlikeye atıyorsa veya risk değerlendirmesiyle riskli olduğu tespit edilmişse söz konusu haberleşmeler, mektupların izlenmesi ve ziyaret öncesi ve sonrasında aramalar gibi makul güvenlik tedbirleri eşliğinde yürütülebilir.’’; hükümlerinin yer aldığı görülmektedir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
12. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararı Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Şikayet başvurucusu 1 no’lu paragrafta açıklandığı üzere, Ödemiş T Tipi Ceza ve İnfaz
Kurumundan Muğla E Tipi Ceza ve İnfaz Kurumuna nakledilmesi talebi ile Kurumumuza başvurmuştur.
14. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, Kanunun 3. maddesinde, “…öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak…” olarak ifade edilmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda Kanun koyucu, bir taraftan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflemekte; diğer taraftan ise, hükümlüyü topluma kazandırarak sosyal barışı tesis etmeye çabalamaktadır. Dolayısıyla infazın özellikle hapis cezasının infazının amacı,
sadece belli bir yerde çekilmesi gereken cezanın sürekliliği için hükümlünün infaz kurumunda muhafaza edilmesi değildir. Hükümlü, büyük olasılıkla, cezanın infazından sonra yeniden topluma döneceğinden, infaz sırasında hükümlünün yeniden toplumun bir üyesi olmasını sağlamak ve suç işlenmesini önlemek amacıyla iyileştirilmesi gerekliliği ön plana çıkmıştır. Bu bakımdan, hükümlülerin yakınlarıyla olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçasıdır.
15. . Ancak 5275 sayılı Kanun hükümlülerin, ailelerinin ikamet yerlerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmelerine yönelik emredici bir hüküm de içermemektedir.
16. Aynı Kanunun “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54. maddesinde hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için gereken şartlar belirtilmiş olup bu şartlardan biri de istekte bulunulan kurumda boş yerin olması, kapsama gücünün bulunması ve nakil isteminde bulunan kişinin durumunun talep edilen ceza infaz Kurumunun sınıfına uygun bulunmasıdır.
17. Ayrıca Kanunun hükümlülerin kendi istekleri ile nakile ilişkin maddelerinde aranan şartlara ek olarak Adalet Bakanlığı’nın 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı ve
‘‘Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler’’ konulu Genelgesinin
‘‘Hükümlülerin Kendi İstekleri İle Nakilleri’’ başlıklı 15. maddesinde; “…h) Talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması, ı)Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması…” şartları da düzenlenmiştir.
18. Somut olayda; başvuranın cezasını Muğla E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz etmekte iken Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2017 gün ve sayılı toplu nakil emirleri gereğince 10.01.2017 günü Nazilli F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakil edildiği, burada diğer hükümlülerle yaşadığı sıkıntılardan bahisle can güvenliğinin sağlanabileceği bir ceza infaz kurmuna nakil talep ettiği, bunun üzerine Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 13.11.2018 gün ve 166181 sayılı emirleri ile güvenlik nedeniyle 21.11.2018 tarihinde Ödemiş T Tipi kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakil edildiği, başvuranın Nazilli E Tipi Kapalı Ceza infaz kurumunda iken Muğla E Tipi Kapalı Ceza
İnfaz Kurumuna nakil talebinde bulunduğu, ayrıca yine hükümlü başvuranın Nazilli E Tipi Kapalı
Ceza İnfaz Kurumunda iken işlediği disiplin suçu nedeniyle Kurum Disiplin Kurulunun 17.08.2018 gün ve sayılı kararı ile 1 (bir) ay ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası ile cezalandırıldığı ve disiplin cezasının Nazilli İnfaz Hakimliğinin 18.09.2018 gün ve Esas sayılı kararları ile onandığı, disiplin cezasının infaz edildiği, nakil talebinin reddedildiği tarihte de henüz kaldırılmamış olduğu ve iyi halli hükümlü konumunda olmadığı, bu sebeple de Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 07.08.2018 gün ve sayılı yazıları ile hükümlünün talebinin asayiş, güvenlik ve disiplin yönünden uygun görülmediği, anlaşılmaktadır.
19. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar hükümlülerin, devam eden yaşantılarında kurallara riayet eden ve sosyal yaşama uyumlu bireyler haline gelmesi, infaz usullerinden beklenen en önemli fayda ve bu bakımdan, hükümlülerin yakınlarıyla olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçası olsa da, nakil talep edilen Muğla
E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin dolu olması ve idarenin asayiş ve güvenlik yönünden kaygıları ile nakil talebinin reddedildiği tarihte başvuranın disiplin durumu dikkate alındığında, başvuranın nakil talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
C. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
20. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası yarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede Ödemiş İnfaz Hakimliğine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiği takdirde, BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE;
Başvuranın talep ettiği kurumlara nakledilmesi talebinin REDDİNE, Diğer yandan başvuranın nakil koşullarını taşıması kaydıyla, talep ettiği kurumlarda boşalma olması yahut ailesine daha yakın illerde durumuna uygun ve kapasitesi müsait infaz kurumlarının bulunması durumunda nakil talebinin yeniden değerlendirilmesi hususunda ADALET BAKANLIĞINA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Adalet Bakanlığınca bu karar
üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvuranlara, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi