|
ÖZET: Başvuran, zorunlu nedenlerle nakledildiği Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan, ailesinin yaşadığı Ankara iline yakın bir kuruma nakil talep etmiştir. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne göre, hükümlülerin özel ve aile hayatına saygı hakkı bulunmaktadır. Ancak, hapis cezasının doğası gereği, bu hakların sınırlanması olağandır. Devletin, hükümlülerin aileleriyle iletişimlerini sürdürmeleri için gerekli önlemleri alması pozitif bir yükümlülüktür. Ancak, güvenlik ve kamu düzeni gibi meşru amaçlar doğrultusunda, bu yükümlülüklerin belirli sürelerle kısıtlanması da kabul edilebilir.
Başvuranın nakil talebinin reddedilmesi, ceza infaz kurumlarının doluluk oranları ve güvenlik gerekçeleriyle açıklanmıştır. Hükümlülerin nakil talepleri, sadece doluluk oranları değil, aynı zamanda ailelerin ziyaret etme imkanları gibi faktörler göz önünde bulundurularak değerlendirilmelidir. Sonuç olarak, başvuranın nakil talebinin reddedilmesi hukuka uygun bulunmuş, ancak nakil koşullarını taşıması durumunda, uygun kurumların bulunması halinde talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/1639-S.23.2759
BAŞVURU NO : 2022/12244
KARAR TARİHİ : 09/02/2023
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın ailesinin yaşadığı yer yakınında bir kuruma nakli, yapamadığı açık veya kapalı görüşler yerine ek telefon görüşü hakkı verilmesi ve eş ile mahrem görüşme ödülünden faydalandırılma
Taleplerine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 25/08/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmakta olan başvuran özetle, Sincan 2
No’lu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan zorunlu nedenlerle bu kuruma sevkedildiğini, Ankara ilinde yaşayan ailesinin kendisini ziyaret etmekte güçlük çektiğini, mevzuat kapsamında görüntülü telefon görüşmesi yapma hakkı tanınan hükümlülerin görüş yapamamaları halinde ilave 30 dakika telefon ile görüşme hakkından faydalandırıldıklarını, ailesinin kendisini düzenli olarak ziyaret etmesinin mümkün olamaması nedeniyle kendisine de yapamadığı açık veya kapalı görüşler yerine ek telefon görüşü hakkı verilmesi gerektiğini, cezaevinde bulunduğu süreç içerisinde “eş ile mahrem görüşme” ödülünden faydalandırılma konulu istemlerinden olumlu yanıt alamadığını ifade ederek hukuka aykırı olan nakil işleminin iptali ile ailesinin yaşadığı Ankara ilinde bir infaz kurumuna sevkini, nakil işlemi nedeniyle yapılamayan görüşler için kendisine ek telefon hakkı tanınmasını ve eş ile mahrem görüşme ödülünden faydalandırılmayı talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla başvuranın aynı konuda Kurumumuza yapmış olduğu / numara, 14/04/2022 tarihli şikayte başvurusu hakkında /
S. sayı, 06/05/2022 tarihli “Gönderme Kararı” verilmiştir. Adalet Bakanlığı Ceza ve
Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 05/01/2023 tarihli cevabi yazısından;
2.1. Ceza infaz kurumlarında görüntülü görüşme dahil telefon görüşmelerinin, 5275 sayılı Ceza ve
Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Hükümlünün telefon ile haberleşme hakkı” başlıklı 66 ncı maddesi ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
Yönetmelik’in “Telefonla görüşme hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde yer alan hükümler çerçevesinde gerçekleştirildiği, 2.2. Hükümlü ve Tutukluların Ödüllendirilmesi Hakkında Yönetmelik’in, ‘Ödüllendirilebilecek Tutum ve
Davranışlar’ alt başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Hükümlü ve tutuklulara ödül verilirken bunların bir hak değil, teşvik esaslı ayrıcalık olarak verilebileceği göz ardı edilemez”, hükmü ile (d) bendi; “Kurumun fiziki yapısı, personel sayısı, mali ve sosyal imkânları ile mevcut doluluk durumu dikkate alınır” hükümlerinin düzenlendiği, 2.3. Mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, ceza infaz kurumlarında sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler ile Hükümlü ve Tutukluların Ödüllendirilmesi Hakkında Yönetmelikten faydalanma hususlarının güvenlik bakımından tehlike yaratmayacak şekilde, kurumun fiziki yapısı, kapasitesi, ziyaretçi sayısı ile hükümlü ve tutuklu suç profili gibi hususlar dikkate alınarak, kurum idare ve gözlem kurulunca alınan kararlar doğrultusunda gerçekleştirildiği, ayrıca, ödüllerin hükümlü ve tutuklulara verilmesi gereken zorunlu bir hak olmadığı ve ödüllerin kurum idare ve gözlem kurulu tarafından uygun görülen hükümlü ve tutuklulara verilebileceği, adı geçen hakkında alınmış herhangi bir iyi hal kararının bulunmadığı, adı geçenin bu hususta kurum müdürlüğüne doğrudan bir talebinin bulunmadığı, söz konusu talebini Ankara Batı İnfaz Hâkimliğine yapması üzerine Ankara Batı 1. İnfaz Hâkimliğinin 16.02.2021 tarihli, / Esas ve / sayılı kararı ile reddedildiği, bu karara karşı itirazının da Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2021 tarihli ve / D.İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, 2.4. 05/06/2015 tarihli ve 167 No.lu Genelgenin “İkinci Bölüm” 17 nci maddesinin birinci fıkrası ile
“Kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlü ve tutuklular, yargı çevresi dışında Bakanlıkça belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebilecektir.” hükümlerinin yer aldığı, bu kapsamda adı geçenin Genel
Müdürlüğün 23.02.2022 tarihli ve E sayılı nakil yazısı gereği Van Yüksek
Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği, bilgilerine yer verilmiştir.
3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri
Genel Müdürlüğü’nden, 28/12/2022 tarih ve S. sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş, Genel Müdürlüğün 26/01/2023 tarihli cevabi yazısında; 3.1. Adı geçenin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 56 ncı maddesi ve 05.06.2015 tarihli ve 167 No.lu Genelgenin İkinci Bölümünün 17 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince, Sincan 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan kapasite nedeniyle
Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevk edildiği, 3.2. Adı geçenin, 01.12.2022 tarihli dilekçesiyle Sincan 1 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli, Sincan 2 No.lu
F Tipi Yüksek Güvenlikli, Sincan 1 No.lu Yüksek Güvenlikli, Sincan 2 No.lu Yüksek Güvenlikli, Sincan
T Tipi ve Sincan 1 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarına nakil talebinde bulunduğu, söz konusu nakil talebinin 23.12.2022 tarihli ve E- sayılı yazımız ile uygun görülmediği,
3.3. 5275 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesi ile 05.06.2015 tarihli ve 167 No.lu Genelgenin “İkinci Bölüm”
17 nci maddesinin birinci fıkrası ile “Kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması,
kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlü ve tutuklular, yargı çevresi dışında Bakanlıkça belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebilecektir.” hükümlerine yer verildiği, anılan Kanun ve Genelgenin ilgili maddeleri uyarınca zorunlu nedenlerde nakil yetkisi Bakanlığa tanınmış olup adı geçenin naklinin de bu hususlar çerçevesinde yapıldığı, 3.4. Ayrıca aynı suç türünden çok fazla tutuklu ve hükümlünün aynı kurumda barındırılması durumunda bu tutuklu ve hükümlülerin fikir ve eylem birliği içinde hareket etmeleri nedeniyle kurum güvenliğini zafiyete uğratılabileceği, radikalleşmenin artacağı, dolayısıyla kamu düzeninin bozulacağı değerlendirilmiş olup 5275 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesi ve 05.06.2015 tarihli ve 167 No.lu Genelgenin ikinci bölümünün 17 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince işlem tesis edildiği, adı geçenin, hükümlü ve tutuklu bilgi formunun incelenmesi sonucunda nakil talep edebilmesine engel teşkil eden herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı, 3.5. Adı geçenin, nakil talebinde bulunduğu 01.12.2022 tarihinde; Sincan 1 No.lu F Tipi Yüksek
Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 368, mevcudunun 254, doluluk oranının %69, Sincan
2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 368, mevcudunun 289, doluluk
oranının %79, Sincan 1 No.lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 487, mevcudunun 272, doluluk oranının %56, Sincan 2 No.lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 487, mevcudunun 268, doluluk oranının %55, Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1100, mevcudunun 1093, doluluk oranının %99, Sincan 1 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu kapasitesinin 1764, mevcudunun 2418, doluluk oranının ise %137 olduğu, Barındırıldığı Van
Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 492, mevcudunun 396, doluluk oranının ise
%80 olduğu, 3.6. Adı geçenin nakil talebinde bulunduğu Ankara ilinin, suç ve yargılama yeri nedeniyle pek çok davanın merkezi olduğu, Ankara ilinde bulunan ceza infaz kurumlarına duruşmalar nedeniyle haftalık olarak nakil yapıldığı, sirkülasyonun çok fazla olduğu, kurumların mevcutlarının haftadan haftaya yapılacak olan duruşma sayıları, görülen davalar ve dava dosyalarında bulunan sanıkların çokluğuna göre değiştiği, 3.7. Sincan 1 ve 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarında yıllara bağlı yıpranmadan kaynaklı peyderpey tadilat işlemleri başlatılacağı, söz konusu ceza infaz kurumları yüksek güvenlikli olması nedeniyle herhangi bir asayiş ve güvenlik zafiyeti oluşmaması adına tadilat bitimine kadar hükümlü/tutuklu kabul edilmemesinin uygun olacağı, Sincan 1 ve 2 No.lu Yüksek Güvenlikli Kapalı
Ceza İnfaz Kurumlarının yeni açılmış olması nedeniyle tam kapasite çalışmadığı, 3.8. Sincan 1 No.lu T Tipi Kapalı ve Sincan 1 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun bir bölümünün yüksek güvenlikli olduğu, ancak Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun tamamının yüksek güvenlikli olduğu, adı geçenin suç profili itibarıyla yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumunda barındırılmasının uygun olacağının değerlendirildiği, bu kapsamda, adı geçenin de kendi suç türünden tutuklu ve hükümlülerin yoğun olduğu kurumları talep etmesi ve yukarıda açıklanan nedenlerle talep ettiği ceza infaz kurumlarına nakil talebinin uygun görülmediği, 3.9. Ceza infaz kurumlarında görüntülü görüşme dahil telefon görüşmelerinin, 5275 sayılı Kanun’un
“Hükümlünün telefon ile haberleşme hakkı” başlıklı 66 ncı maddesi ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in “Telefonla görüşme hakkı” başlıklı 74
üncü maddesi çerçevesinde gerçekleştirildiği, bu minvalde söz konusu hükümler uyarınca işlem tesis edildiği, 3.10. Bu kapsamda, adı geçenin 19.04.2022 tarihli dilekçesi ile ailesinin kendisini düzenli olarak ziyaret etmesinin mümkün olmadığını bu nedenle kendisine yapamadığı açık veya kapalı görüşler yerine ek telefon görüşü hakkı verilmesini talep ettiği, talebine istinaden Kurum İdare ve Gözlem Kurulunca yapılan değerlendirme neticesinde, 22.04.2022 tarihli ve / sayılı kararıyla talebinin reddine karar verildiği, karara karşı adı geçenin infaz hâkimliğine şikâyet başvurusunda bulunduğu, Van İnfaz
Hâkimliğinin 16.05.2022 tarihli ve / Esas, / Karar sayılı kararıyla şikâyet başvurusunun reddine karar verildiği, karara karşı adı geçenin ağır ceza mahkemesine itiraz başvurusunda bulunduğu, Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.07.2022 tarihli ve / D.İş sayılı kararıyla itiraz başvurusunun reddine karar verildiği, 3.11. Ayrıca, ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların kurum uygulamalarına karşı öncelikle infaz hâkimliklerine şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemelerine itiraz edebildikleri, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararlara karşı ise, süresinde bu kararı veren
Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz imkânının bulunduğu, yargı bağımsızlığına sahip hâkim kararlarına karşı idarenin hiç bir şekilde telkin veya tavsiye suretiyle müdahale imkânı bulunmadığı, 3.12. Hükümlü ve Tutukluların Ödüllendirilmesi Hakkında Yönetmelik’in, ‘Ödüllendirilebilecek Tutum ve
Davranışlar’ alt başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Hükümlü ve tutuklulara ödül verilirken bunların bir hak değil, teşvik esaslı ayrıcalık olarak verilebileceği göz ardı edilemez”, hükmü ile (d) bendi; “Kurumun fiziki yapısı, personel sayısı, mali ve sosyal imkânları ile mevcut doluluk durumu dikkate alınır” hükümlerinin düzenlendiği, 3.13. Açıklanan mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, ceza infaz kurumlarında sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler ile Hükümlü ve Tutukluların Ödüllendirilmesi Hakkında Yönetmelikten faydalanma hususlarının güvenlik bakımından tehlike yaratmayacak şekilde, kurumun fiziki yapısı, kapasitesi, ziyaretçi sayısı ile hükümlü ve tutuklu suç profili gibi hususlar dikkate alınarak, kurum idare ve gözlem kurulunca alınan kararlar doğrultusunda gerçekleştirildiği, ayrıca, ödüllerin hükümlü ve tutuklulara verilmesi gereken zorunlu bir hak olmadığı ve ödüllerin kurum idare ve gözlem kurulu tarafından uygun görülen hükümlü ve tutuklulara verilebileceği, 3.14. Buna göre; anılan Kurumda tutuklu/hükümlülerin kurul tarafından re’sen veya kurumda görev yapan servislerin teklifi üzerine önerilen kişilere mevzuatta belirtilen tutum ve davranışları taşıyıp taşımadığı hakkında değerlendime yapılarak ödüllendirilmelerine karar verildiği, bu kapsamda, adı geçenin eş görüşü istediğine dair kurum idaresine yapmış olduğu herhangi bir başvurusunun da bulunmadığı, kurum idaresine başvuruda bulunması halinin talebinin mevzuat hükümleri uyarınca değerlendirileceği, 3.15. Hükümlü ve tutukluların nakil taleplerine karşın yapılan işlemlerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken, siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulandığı, 3.16. Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların; hastalık, disiplin, güvenlik, özellikle toplu nakiller ve tutukluların mahkeme nedeniyle yapılan sevkleri sonucu, ceza infaz kurumlarının kapasiteleri günaşırı değişmekte olduğu,
3.17. Bu nedenle; ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin nakil talepleri Genel Müdürlüğe ulaştığı anda, talep edilen kurumların kapasitelerinin o günkü veriler göz önüne alınarak değerlendirildiği, ayrıca her ay isteğe bağlı nakillerin açıldığının tüm Cumhuriyet başsavcılıklarına bildirildiği, adı geçenin de nakil dönemlerinde konumuna uygun en az üç yeri belirtir dilekçesi ile nakil talebinde bulunması halinde mevzuat çerçevesinde değerlendirilebileceği hususunu, 3.18. Başvuranın kurumda barındırıldığı son 6 ay içerisinde (11/06/2022 – 11/01/2023) ailesi ve yakınları tarafından 4 ayrı tarihte ziyaret edildiği, telefon ile görüşme hakkını düzenli olarak kullandığı bilgilerine yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesi; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca
Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”, 4.1. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17. maddesi; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.” Hükümlerine amirdir.
4.2. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. maddesi; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.”, 4.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4.
fıkraları; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Yaşam hakkı” başlıklı 1. maddesi; “Herkesin yaşam hakkı yasayla korunur. Yasanın ölüm cezası ile cezalandırdığı bir suçtan dolayı hakkında mahkemece hükmedilen bu cezanın infaz edilmesi dışında, hiç kimsenin yaşamına kasten son verilemez.” Düzenlemesini içermektedir.
5.1. “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8. maddesi; “1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. 2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.”; 6. Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nin 6. maddesi; “Her insanın doğuştan gelen yaşama hakkı vardır. Bu hak yasalarla korunacaktır. Hiç kimsenin yaşamı keyfi olarak elinden alınamaz” düzenlemesini içermektedir.
7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesi; “(1)
Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden
/
incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. (2) Ancak; a) Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, b) Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, c) Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, ç) Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.” hükmüne amirdir.
8. 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun “İnfazda temel amaç” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrası; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”; 8.1. ”Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” kenar başlıklı 6. maddesi;”(1) Hapis
cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:
a) Hükümlüler ceza infaz kurumlarında güvenli bir biçimde ve kaçmalarını önleyecek tedbirler alınarak düzen, güvenlik ve disiplin çerçevesinde tutulurlar.
b) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin düzenli bir yaşam sürdürmeleri sağlanır. Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilir. Hükümlülerin, Anayasada yer alan diğer hakları, infazın temel amaçları saklı kalmak üzere, bu Kanunda öngörülen kurallar uyarınca kısıtlanabilir.
c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır.
Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır.
d) İyileştirmeye gereksinimleri olmadığı saptanan hükümlülere ilişkin infaz rejiminde, bu hükümlülerin kişilikleriyle orantılı bireyselleştirilmiş programlara yer verilmesine özen gösterilir ve bu hususlar yönetmeliklerde düzenlenir.
e) Cezanın infazında adalet esaslarına uygun hareket edilir. Bu maksatla ceza infaz kurumları kanun, tüzük ve yönetmeliklerin verdiği yetkilere dayanarak nitelikli elemanlarca denetlenir.
f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur.
g) Hükümlünün infazın amacına uygun olarak kanun, tüzük ve yönetmeliklerin belirttiği hükümlere uyması zorunludur.
h) Kanunlarda gösterilen tutum, davranış ve eylemler ile kurum düzenini ihlâl edenler hakkında
Kanunda belirtilen disiplin cezaları uygulanır. Cezalara, Kanunda belirtilen merciler, sürelerine uygun olarak hükmederler. Cezalara karşı savunma ve itirazlar da Kanunun gösterdiği mercilere yapılır.” 8.2. “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9. maddesi; “(1) Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçe rli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır.
/
(2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza Kanununda yer alan; a) İnsanlığa karşı suçlardan (madde 77, 78), b) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82), c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188), d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307, 308), e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315), Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir.
(4) Birinci fıkrada tanımı yapılan kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde, diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümleri kullanılır.” 8.3. “Ödüllendirme” başlıklı 51. Maddesi ilgili fıkraları; “(Değişik: 24/1/2013-6411/6 md.)(1)
Hükümlüler, kurum içindeki veya dışındaki genel durumları, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine etkin katılımları, kurum düzenine karşı tutumları ve kendilerine verilen işlerdeki gayretleri dikkate alınarak teşvik esaslı ödüllerden yararlandırılabilirler.
(2) Bu madde hükümleri, çocuk hükümlüler için de geçerlidir.
(3) Hükümlülere verilebilecek ödüller şunlardır:
a) Kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan evli hükümlüler, en geç üç ayda bir kez olmak üzere, üç saatten yirmidört saate kadar eşleri ile kurum veya eklentilerinde ceza infaz kurumu personelinin yakın nezareti olmaksızın mahrem şekilde görüştürülebilir.
f) Haftalık telefonla görüşme süresi veya sayısı iki katına kadar artırılabilir.
(4) Ödüllendirme sisteminin usul ve esasları ile bu ödüllerden yararlanmanın kapsam ve şartları, suç türleri dikkate alınarak yönetmelikle belirlenir.”,” 8.4. “Nakiller” başlıklı 53. maddesi; “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”; 8.5. “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54. maddesi; “(1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) (Değişik:14/4/2020-7242/30 md.) Ceza infaz kurumlarında bulunulması gereken sürenin üç aydan fazla olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir.”
8.6. “Hükümlünün telefon ile haberleşme hakkı” başlıklı 66. Maddesi; “(1) Kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirlenen esas ve usullere göre idarenin kontrolündeki ücretli telefonlar ile görüşme yapabilirler. Telefon görüşmesi idarece dinlenir ve kayıt altına alınır. Bu hak, tehlikeli hâlde bulunan ve örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir.[26] (2) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde hükümlüler, ücretli telefonlarla serbestçe görüşme yapabilirler.
(3) Açık ve kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler altsoy, üstsoy, eş ve kardeşlerinin ölüm, ağır hastalık, salgın hastalık veya doğal afet hâllerinde, kuruma ait telefon ve faks cihazından derhâl yararlandırılırlar. Görüşmeler, tutanak ile belgelenir ve tutanaklar özel bir dosyada saklanır.[27] (4) Hükümlüler açık ve kapalı ceza infaz kurumlarında, çocuk eğitimevlerinde araç telefonu, telsiz telefon veya cep telefonu ve benzeri iletişim araçlarını bulunduramaz ve kullanamazlar.” 8.7. “Hükümlüyü ziyaret” başlıklı 83.maddesi; “ (1) Hükümlü, belgelendirilmesi koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâller dışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en fazla üç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir buçuk saatten fazla olmamak üzere çalışma saatleri içinde ziyaret edilebilir. (Ek cümle: 24/1/2013-6411/9 md.) Çocuk hükümlüler için ziyaret süresi bir saatten az, üç saatten
[30] fazla olmamak üzere belirlenir.
(2) Birinci fıkrada belirtilenler dışındaki kimselerin ziyaretine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yazılı olarak izin verilebilir.
(3) Görüşler, koşul ve süreleri Adalet Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle kapalı ve açık olmak üzere iki biçimde yaptırılır.
(4) (Ek:17/6/2021-7328/8 md.) Önceden bilgilendirilmek suretiyle, kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan ve terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardan mahkûm olan veya tehlikeli hâlde bulunan ya da dışarı ile iletişiminin kurum güvenliği açısından tehlikeli olabileceği değerlendirilen hükümlülerin birinci ve ikinci fıkra kapsamındaki kişilerle yapacakları görüşmeler, kamu düzeninin korunması ile kişi, toplum ve kurum güvenliğinin sağlanması veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla kurum yönetimi tarafından dinlenebilir ve elektronik cihazlar da dâhil olmak üzere kaydedilebilir. Bu fıkra uyarınca tutulan kayıtlar, amacı dışında kullanılamaz ve kanunda açıkça belirtilen hâller dışında hiçbir kişi veya kurumla paylaşılamaz. Bu kayıtlar herhangi bir soruşturma ve kovuşturmaya konu edilmemiş ise en geç bir yıl sonunda silinir. Silme işlemi Cumhuriyet savcısı tarafından denetlenir.” 9. Adalet Bakanlığının 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı Ceza İnfaz
Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu Genelgenin “Hükümlülerin Kendi
İstekleri İle Nakilleri” başlıklı 15. maddesinde, Kanunun ve Yönetmeliğin “Kendi istekleri ile nakil” maddelerinde aranan şartlara ek olarak; ‘‘h) Talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması, ı) Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması, j) Bakanlık tarafından dönem itibariyle isteğe bağlı nakle kapatılmış olmaması, gerekir”; /
10. 29/3/2020 tarih ve 31083 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi
İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin “Telefonla görüşme hakkı” başlıklı 74. maddesi ilgili fıkralarında; “ (1) Kapalı kurumlarda bulunan hükümlüler, belgelendirmeleri koşuluyla eşi, dördüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ve vasisi ile telefon görüşmesi yapabilir.
(2) Telefonla görüşmeleri aşağıda belirtilen esaslara göre yapılır:
a) Hükümlüler, haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakılma veya kısıtlama cezası ile hücreye koyma cezasının infazı sırasında olmamak koşuluyla, idarenin kontrolünde bulunan ve kurumun uygun yerlerine yerleştirilen telefonlardan yararlandırılır.
e) Hükümlülerin telefonla görüşme gün ve saatleri, kurumda bulunan telefon adedi, başvuru sırası, kurumun asayiş ve güvenliği dikkate alınarak idare tarafından belirlenir.
f) Hükümlüler görüşebilecekleri yakınlarından bir veya birden fazla kişi ile haftada bir kez ve bir telefon numarasıyla bağlantı kurarak kesintisiz görüşme yapabilir. Herhangi bir nedenle görüşme gerçekleşememişse daha önceden bildirilen numaralardan bir diğeriyle görüşebilir. Konuşma süresi görüşme başladığı andan itibaren on dakikayı geçemez. Deprem, salgın hastalık, doğal afet gibi zaruri hâllerde Bakanlık kararı ile telefon ile görüşme süresi ve sayısı artırılabilir.
g) Görüntülü telefon görüşmesi yapılmasına imkan sağlayan teknik alt yapının kurulu bulunduğu
Bakanlıkça belirlenen kurumlarda, haftalık görüşme süresi otuz dakika olarak uygulanır. Bu sistem oda veya koğuş içine ya da idarece uygun görülen diğer yerlere kurulabilir. Haftalık ziyaret hakkını kullanmayan hükümlülerin bir sonraki haftalık telefon görüşme süresine ayrıca otuz dakika ilave edilir ve bu süre devredilemez. Bu kapsamdaki görüşmeler aynı hafta içerisinde toplam üç görüşmeyi aşmamak koşuluyla bölünmek suretiyle de yapılabilir. İlave edilen otuz dakika için üç görüşme hakkı daha verilir.
Bu görüşmeler görüntülü ve sesli olarak yapılabileceği gibi sadece sesli olarak da yapılabilir.
ğ) Terör ve çıkar amaçlı suç örgütü üyeleri, görüntülü görüşme ve görüşme süresinin uzatılmasına ilişkin bu haktan kurumdaki tutum, davranış, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine katılma gibi durumları göz önünde bulundurularak idare ve gözlem kurulu tarafından yapılacak değerlendirmeye göre yararlandırılabilir. “ 11. 29/3/2020 tarih ve 31083 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi
İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik “Hükümlünün beslenmesi” başlıklı 65. maddesi; “(1) Hükümlülerin beslenmesinde, 5275 sayılı Kanunun 72 nci maddesinde belirtilen hükümler uygulanır.
(2) Hükümlülerin beslenmesine ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikte gösterilir.” 12. 30/3/2013 tarih ve 28603 Sayılı Resmi Gazete ile yayımlanan Hükümlü ve Tutukluların
Ödüllendirilmesi Hakkında Yönetmelik “Temel ilkeler” başlıklı 5. maddesi ilgili fıkralarında; “ (1)
Bu Yönetmeliğin uygulanması ile ilgili olarak aşağıdaki ilkelere uyulur: a) Hükümlü ve tutukluların ödüllendirilmesi ile ulaşılmak istenen temel amaç; bu kişilerin yeniden sosyalleşmesini sağlamak suretiyle insan haklarına saygılı, hukukî ve toplumsal kurallara bağlı bireyler olmalarını teşvik etmektir.
b) Hükümlü ve tutuklulara; ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî görüşleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayrım yapılamaz ve sırf bu nedenlerle ayrıcalık tanınamaz.
c) Hükümlü ve tutuklulara ödül verilirken bunların bir hak değil, teşvik esaslı ayrıcalık olarak verilebileceği göz ardı edilemez.
d) Ödüllendirmede; kurumun fizikî yapısı, personel sayısı, malî ve sosyal imkânları ile mevcut doluluk durumu dikkate alınır.”,” 12.1. “Ödül türleri” başlıklı 7. maddesinde; “ (1) Hükümlü ve tutuklulara; a) Kapalı ceza infaz kurumlarındaki evli hükümlü ve tutuklulara, kurum personelinin yakın nezareti olmaksızın eşleri ile mahrem görüşme, b) Haftalık açık veya kapalı ziyaret süresini uzatma, c) Kapalı ziyaret yerine açık ziyaret yapma, ç) Üst üste kullanılmayan ziyaret sürelerini toplu olarak kullanma, d) Haftalık telefonla görüşme sayı veya süresini artırma, e) Sosyal, kültürel veya sportif etkinliklerden öncelikli ve daha uzun süreli yararlanma, f) Haftalık harcama miktarını yarı oranında artırma, g) Tek kişilik odada televizyon bulundurma, ğ) Hediye, h) Takdir belgesi, ı) Tavsiye mektubu, ödülü verilebilir.
(2) Çocuk hükümlü ve tutuklulara, yukarıda sayılanlar yanında anne ve babasıyla veya vasisi ile kurum personelinin yakın nezareti olmaksızın aile görüşmesi yapma ödülü verilebilir.” 12.3. “Ödüllendirmede yetkili merci” başlıklı 9. maddesinde; “ (1) Hükümlü ve tutukluların ödüllendirilmesi ile verilecek ödülün türüne, sayısına, süresine veya geri alınmasına Kurul tarafından
Ek1’de yer alan form doldurulmak suretiyle karar verilir.” 12.4. “Ödüllendirme Usulü” başlıklı 10. maddesinde; “(1) Kurul, resen veya kurumda görev yapan servislerin teklifi üzerine ilgililerin ödüllendirilmesine karar verebilir.”, 10.4. “Eş görüşmesi ödülü” başlıklı 11inci maddesinde; “ (1) Kapalı ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklulara, en geç üç ayda bir kez olmak üzere, üç saatten yirmi dört saate kadar eşleriyle kurumun bu tür ziyaretler için ayrılan bölümünde ve personelin yakın nezareti olmaksızın mahrem şekilde eş görüşmesi ödülü verilebilir.” 13. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında
REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek “Temel İlkeler” başlıklı 3. maddesi; ‘‘Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.’’; 13.1. “Yerleştirme ve Barındırma” başlıklı 17.1, 17.2 ve 17.3. maddeleri; “Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler.”, “Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır.”, “ İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olabildiğince mahpusa danışılmalıdır.’’; 13.2. “Dış Dünya ile İlişki” başlıklı 24.4 ve 24.5. maddeleri; “Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.”, “Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar.” , 14. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında
REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek “Temel İlkeler” başlıklı 3üncü maddesinde; ‘‘Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.’’; 14.1. “Yerleştirme ve Barındırma” başlıklı 17.1, 17.2 ve 17.3. maddelerinde; “Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler.”,
“Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır.”, “ İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olabildiğince mahpusa danışılmalıdır.’’; 14.2. “Dış Dünya ile İlişki” başlıklı 24.4 ve 24.5. maddelerinde, “Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.”, “Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar.” , düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
15. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “ Kısmi
Tavsiye Kısmi Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 16. Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda barındırılmakta olan başvuran, zorunlu nedenlerle nakil işleminin iptali ile ailesine yakın bir infaz kurumuna nakil, nakil işlemi nedeniyle gerçekleştiremediği ziyaret süreleri için ilave telefon ile görüşme hakkı tanınması ve eş görüşmesi ödülünden faydalandırılma talepleriyle Kurumumuza başvuruda bulunmaktadır.
17. Başvuranın isteği dışında ailesinden uzak bir kuruma sevkedilerek burada barındırıldığı şikâyetine ilişkin olarak; 17.1. Anayasanın 20. maddesi, AİHS’nin 8. maddesi uyarınca, herkesin ‘özel ve aile hayatına saygı hakkına’ sahip olduğu düzenlenmiştir. Anayasa’nın 19. maddesi gereğince hükümlü ve tutukluların özel ve aile hayatının sınırlanması hukuka uygun olarak ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz ve doğal bir sonucudur. Ancak mahkûmun yakınları ile bağlantıda kalmasının, özel ve aile hayatına saygı hakkının esaslı unsurlarından olduğu ve cezaevi idaresinin bu konuda gerekli yardımı sağlaması gerektiği Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi tarafından vurgulanan bir husustur. ( AİHM, Messina v.
Italy, B.No: 25498/94; EpnersGefners v. Latvia, B.No: 37862/02, AYM, Mehmet Zahit Şahin, B. No:
2013/4708).
17.2. Devletin hükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla iletişimini devam ettirecek önlemleri alması pozitif yükümlülüklerinin bir gereği olsa da, hapis cezasına mahkûmiyet, doğası gereği, aile hayatı kapsamındaki temasın sınırlandırılması olağandır. Kamu düzeninin ve kurum güvenliğinin sağlanması yönündeki meşru amaç doğrultusunda ve makul bir gerekliliğin olması durumunda gerekçeleri ilgili ve yeterli şekilde açıklanarak belirli bir süre boyunca söz konusu pozitif yükümlülüğün karşılanmaması da olağan kabul edilebilir. Ancak aile hayatına saygı hakkının gereklerinin mümkün olan ilk fırsatta yerine getirilmesi ve mahpusların ailesiyle olan temasının hızlı şekilde yeniden sağlanması bir gerekliliktir (AYM, Murat Aydın, B. No: 2016/58533).
17.3. AİHM kararlarında, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen, “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin
Prensipler Bütünü” nün ilgili maddesinde ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere
Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararının 17.1. maddesinde,
hükümlülerin evlerine (ailelerine) yakın ceza infaz kurumuna yerleştirilmelerinin uygun olduğu belirtilmiştir 17.4. 5275 sayılı Kanunun 53. ve devamı maddelerinde Hükümlülerin Nakilleri”nin nasıl olacağı ve uygulanacak kurallara yer verilmiş; kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlülerin, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebilecekleri hükmüne yer verilmiştir.
Kanunun “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6 ncı Maddesi gereği, idarenin hükümlülerin iyi şartlar altında cezalarını çekmesini temin etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Somut olayda, başvuran Sincan Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasite doluluğu nedeniyle Van Yüksek
Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na nakledilmiş, başvuran ailesinin yaşadığı Ankara ilinde bulunan bir kuruma nakil isteminde bulunmuştur. Başvuranın, suç grubu nedeniyle yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli olan kurumlarda barındırılması gerekmektedir. Nakil talep ettiği Ankara ili suç ve yargılama yeri nedeniyle pek çok davanın merkezi olduğundan, kurum mevcutları haftadan haftaya yapılacak olan duruşma sayıları, görülen davalar ve dava dosyalarında bulunan sanıkların çokluğuna göre değişmektedir. Nakil isteminde bulunulan Sincan 1 ve 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza
İnfaz Kurumlarında tadilat işlemleri başlatılacağından, herhangi bir asayiş ve güvenlik zafiyeti oluşmaması amacıyla tadilat bitimine kadar hükümlü/tutuklu kabul edilmemesi uygun görülmüş, Sincan 1 ve 2 No.lu
Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ise yeni açılmış olduğundan tam kapasite çalışmamaktadır. İdarenin nakil işlemine ilişkin gerekçeleri değerlendirildiğinde, meşru bir sebebin gözetildiği tespit edilebilmektedir. Çünkü “kurum kapasitesi” nin üstünde bir doluluğun varlığı, hem nakil talep eden bakımından hem de nakil istenen infaz kurumunda mukim hükümlüler bakımından, cezanın çekilmesini zorlaştıracak ve gayri insani şartları doğuracak bir durumdur ancak, hükümlülerin nakil taleplerine ilişkin değerlendirmelerin, genel olarak ‘cezaevi kapasitesi’ bakımından değerlendirilmesi, ‘kendi istekleri ile nakil’ düzenlemeleri kapsamında yeterli olmamaktadır. Yalnızca hükümlü açısından değil, hükümlüyü ziyaret etmek isteyen aile açısından da değerlendirme yapılmalı, ailelerin yakınını (hükümlüyü) görmek, daha rahat şartlarda ziyaret edebilmek hakkının, hükümlünün bulunduğu kurum ile ailesinin ikamet ettiği yer arasındaki mesafenin, ulaşım olanaklarının, ailenin maddi durumunun, ailenin hükümlüyü ziyarete gelme sıklığı bilgilerinin birlikte ele alınıp, nakil taleplerinin daha geniş çaplı ele alınması gerekmektedir.
17.5. Kurumumuza ulaşan benzer nitelikte, “ailesinin ikameti yakınında bir kuruma nakil” istemli
/ / / ve / numaralı başvurular hakkında 22/05/2020 tarih, / -S. sayılı, 17/04/2020 tarih, / -S. 06/08/2021 tarih, /
S. ve 17/01/2022 tarih, / -S. sayılı “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret” kararları verilmiştir.
17.6. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde, hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumunda barındırılmaları, ceza infaz kurumlarının kapasitesi ve hükümlülerin yerleştirilmelerinde dikkat edilmesi gereken diğer hususlar nedeniyle maddi olarak her zaman uygun olmamaktadır. Bununla birlikte, başvuranın kendilerine yakın bir yerde barındırılması durumunda ailesinin başvuranı ziyaret edebilmesi kolaylaşacaktır. Başvuranın talep ettiği ailesine yakın ceza infaz kurumlarının kapasiteleri %100 doluluk oranında değilse de ceza infaz kurumlarına hükümlü/tutukluların nakilleri yapılırken sadece doluluk oranları değil, kurumun kapasitesi, güvenliği ve hangi suç türüne ait odaların bulunduğu, kişilerin can güvenliğine ilişkin olarak, talepte bulunanın hasım olarak bildirdiği bir kişinin
/
talep ettiği kurumda bulunup bulunmadığı gibi hususlar da dikkate alınarak değerlendirme yapılmaktadır.
Tüm bu hususlar gözetildiğinde, başvuranın nakil talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu, bununla birlikte başvuranın yakın aile bireylerinin sağlık durumu da gözetildiğinde, başvuranın nakil koşullarını taşıması kaydıyla (disiplin cezası almamış olması ya da kaldırılmış olması / nakil giderlerini peşin ödemeyi kabul etmeleri gibi) başvuranın nakil talep ettiği ceza infaz kurumlarının hâlihazırda kapasitelerinin üzerinde dolu olması nedeni ile nakli sağlanamamış olsa da nakil talep edilen kurumlarda boşalma olması yahut ailesine daha yakın illerde durumuna uygun ve kapasitesi müsait kurumların bulunması durumunda, nakil taleplerinin idarece yeniden değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
18. Başvuranın yapamadığı açık veya kapalı görüşler yerine ek telefon görüşü hakkı verilmesi şikâyetine ilişkin olarak; 18.1. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 5’inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlıklara ilişkin başvurular Kurumun görev alanı dışında bırakılmıştır. İdarenin cevabi yazısının incelenmesinden, başvuranın anılan taleple Kurum İdare ve Gözlem Kurulu’na başvurduğu Kurulun 22/04/2022 tarihli ve
/ sayılı kararıyla talebin reddine karar verdiği, başvuranın karara karşı şikayette bulunduğu, Van
İnfaz Hâkimliği’nin 16/05/2022 tarihli ve / Esas, / Karar sayılı kararıyla şikâyet başvurusunun reddine karar verdiği, başvuranın karara karşı itirazı üzerine Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/07/2022 tarihli ve / D.İş sayılı kararıyla itiraz başvurusunun reddine karar verildiği tespit edilmiştir. Bu doğrultuda, “yargı organlarında karara bağlanmış olan uyuşmazlıklar” kapsamında kaldığı anlaşılan şikâyet konusunun Kurumumuzca incelenmesine imkân bulunmamaktadır.
19. Başvuranın eş görüşmesi ödülünden faydalandırılmadığı şikâyetine ilişkin olarak; 19.1. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 5’inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlıklara ilişkin başvurular Kurumun görev alanı dışında bırakılmıştır. İdarenin 05/01/2022 cevabi yazısının incelenmesinden, başvuranın anılan taleple Ankara Batı İnfaz Hâkimliği’ne şikayette bulunduğu, Hakimliğin 16/02/2021 tarihli ve / Esas, / Karar sayılı kararıyla şikâyet başvurusunun reddine karar verdiği, başvuranın karara karşı itirazı üzerine Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/03/2021 tarihli ve / D.İş sayılı kararıyla itiraz başvurusunun reddine karar verildiği tespit edilmiştir. Bu doğrultuda, “yargı organlarında karara bağlanmış olan uyuşmazlıklar” kapsamında kaldığı anlaşılan şikâyet konusunun Kurumumuzca incelenmesine imkân bulunmamaktadır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde Adalet
Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
21. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca
başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili
İdarenin işlemine karşı Ankara İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE, Başvuranın talep ettiği kurumlara nakledilme talebinin REDDİNE, Diğer yandan, başvuranın nakil koşullarını taşıması kaydıyla, talep ettiği kurumlarda boşalma olması yahut ailesine daha yakın illerde durumuna uygun ve kapasitesi müsait infaz kurumlarının bulunması durumunda nakil talebinin yeniden değerlendirilmesi hususunda ADALET BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
Başvuranın yapamadığı açık veya kapalı görüşler yerine ek telefon görüşü hakkı verilmesi ve eş ile mahrem görüşme ödülünden faydalandırılma taleplerinin İNCELENMEMESİNE,
6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Adalet Bakanlığınca bu karar üzerine tesis
edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana ve Adalet Bakanlığı’na tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/