ÖZET: Danıştay kararı, başvuranın Balıkesir L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan Kırklareli E Tipi Ceza İnfaz Kurumuna nakil talebini reddetmiştir. Reddin gerekçesi, başvuranın bulunduğu koğuşta diğer tutuklular üzerinde baskı kurması ve bu durumun asayiş ve güvenlik açısından risk oluşturmasıdır. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin 5275 sayılı Kanun’un 3. maddesi, infazın temel amacının hükümlünün yeniden suç işlemesini engellemek ve toplumu korumak olduğunu belirtmektedir.

Başvuranın nakil talebinin reddi, ceza infaz kurumlarının güvenliğinin sağlanması ve düzenin korunması amacıyla yapılmıştır. İlgili mevzuat, hükümlülerin kendi istekleriyle nakil taleplerinin değerlendirilmesinde güvenlik, asayiş ve kurum düzeninin ön planda tutulmasını öngörmektedir. Dolayısıyla, başvuranın talebinin reddedilmesi hukuka uygun bulunmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/10724-S.16542

BAŞVURU NO : 2019/12065

KARAR TARİHİ : 24/10/2019

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Balıkesir L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan başvuranın ailevi sebeplerle Kırklareli E Tipi ceza infaz kurumuna nakledilmesi talebi hk.

BAŞVURU TARİHİ : 04/07/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran tarihli başvurusunda, Balıkesir L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğunu, bulunduğu … koğuşunda 28 kişi olması gerekirken 44 kişi kaldıklarını, ailesinin ekonomik durumunun iyi olmadığını, eşinin ve çocuklarının zor durumda olduğunu belirterek, Kırklareli E Tipi Ceza İnfaz Kurumuna nakledilmesini talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel

Müdürlüğü’nden 12/07/2019 tarih ve … sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Genel Müdürlüğün 22/08/2019 tarihli cevabi yazısında; 2.1. Adı geçenin nakil başvuruları ile Genel Müdürlükleri tarafından verilen cevapların ekte gönderildiği, 2.2. Adı geçene ait bilgi formunun incelenmesi sonucunda, infaz edilmemiş veya kaldırılmamış herhangi bir disiplin cezalarının bulunmadığı, 2.3. Hükümlülerin kendi talepleri ile barındırıldıkları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmelerine ilişkin olarak 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde “İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması,” hükmünün yer aldığı, 2.4. Bu kapsamda, nakil taleplerinin incelenmesinde; kurumun kapasitesi ve güvenliği, suç türü ve kişilerin can güvenliği gibi hususların göz önünde bulundurulduğu, bu itibarla her talebin uygun olarak değerlendirilemediği, 2.5. Adı geçenin talep ettiği ceza infaz kurumlarının kapasitesinin dolu olması ve Kırklareli E

Tipi Kapalı Ceza infaz Kurumunun 11/01/2017 tarihli ve … sayılı İdare ve Gözlem Kurulu kararında; adı geçenin barındırıldığı koğuşlarda bulunan diğer tutuklular üzerinde baskı yaptığı, bu nedenle adı geçenin kurumda barındırılmasına devam olunması durumunda örgütsel konumlarını kullanarak diğer örgüt üyeleri üzerinde baskı oluşturmaya devam etmek suretiyle

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

örgütten ayrılmalarını engelleyebileceği değerlendirildiğinden 24/01/2017 tarihinde asayiş ve güvenlik nedeniyle Balıkesir L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği anlaşıldığından naklinin yapılmasında güvenlik açısından zafiyet oluşturacağı nedenleri ile nakil talebinin uygun görülmediği, 2.6. Kırıkkale E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 630, mevcudunun 956 ve doluluk oranının ise %152 olduğu, 2.7. Ülkemiz genelinde, ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların; hastalık, disiplin, güvenlik, toplu nakiller ve mahkeme nedeniyle yapılan nakilleri sonucunda ceza infaz kurumlarının mevcudunun sürekli değiştiği ve nakil taleplerinin değerlendirmesinin anlık verilere göre yapıldığı, 2.8. Ayrıca, 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi uyarınca adı geçenin suç grubu nedeni ile yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli olan kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılmasının gerektiği, Bu kapsamda, mevcut durum itibari ile adı geçenin nakil talep ettiği kurumlara naklinin sağlanmasının mümkün olmadığı, Bilgilerinin verildiği görülmüştür.

3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Balıkesir L Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumu Müdürlüğü’nden 12/07/2019 tarih, … sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Müdürlüğün 22/07/2019 tarihli cevabi yazısı ve eklerinden; 3.1. Başvuranın, UYAP ziyaret kayıtlarının sorgulamasında aylık açık görüşe ziyaretçilerinin geldiği ancak haftalık kapalı görüşlerine son 6 ayda herhangi bir ziyaretçisini gelmediği açık görüşte eşi ve çocuğu, tarafından ziyaret edildiği; hüküm özlünün haftalık telefon görüşüne her hafta çıktığı ailesiyle görüşme yaptığı görülmüştür.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”; 4.1. Anayasanın ‘‘Özel hayatın gizliliği’’ başlıklı 20. Maddesinde; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.”, 4.2. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74.

maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu

Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ‘‘Özel ve aile hayatına saygı hakkı’’ başlıklı 8.

maddesinde; ‘‘1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.

2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.”;

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

6. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen, “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin

Prensipler Bütünü” nün ‘‘Aile mensupları ve dış dünya ile iletişim kurma hakkı’’ başlıklı 19. maddesinde ‘‘Tutulan veya hapsedilen bir kimseye kanunda veya kanuna dayanan bir düzenlemede belirtilen makul şartlara ve sınırlamalara tabi olarak, özellikle aile üyeleri tarafından ziyaret edilebilme ve onlarla haberleşme gibi, dış dünya ile iletişim kurabilmesi için kendisine yeterli imkan verilir.’’ hükmü, ‘‘İkametgahına yakın bir yerde tutulma hakkı’’ başlıklı 20. maddesinde; “Tutulan veya hapsedilen kişi talep ettiği takdirde, mümkün olduğu ölçüde ikamet ettiği yere makul uzaklıktaki bir tutukevinde veya hapishanede tutulmalıdır.”, 7. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nun “İnfazda temel amaç’’ başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”; 7.1.‘‘Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler’’ başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının ilgili bentlerinde; “Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı

olarak düzenlenir:

c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır. Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır.

d) İyileştirmeye gereksinimleri olmadığı saptanan hükümlülere ilişkin infaz rejiminde, bu hükümlülerin kişilikleriyle orantılı bireyselleştirilmiş programlara yer verilmesine özen gösterilir ve bu hususlar yönetmeliklerde düzenlenir.

e) Cezanın infazında adalet esaslarına uygun hareket edilir. Bu maksatla ceza infaz kurumları kanun, tüzük ve yönetmeliklerin verdiği yetkilere dayanarak nitelikli elemanlarca denetlenir.

f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur.”; 7.2. ‘‘Hükümlülerin nakilleri” başlıklı 53. maddesinde; “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”; 7.3. ‘‘Kendi istekleri ile nakil’’ başlıklı 54. maddesine göre, “ (1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) Koşullu salıverilmelerine beş aydan az süre kalmamış olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir. Çocuk hükümlüler bakımından bu fıkranın (b) bendi uygulanmaz.”; 7.4. “Zorunlu Nedenlerle Nakil” başlıklı 56. maddesinde; “Kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlüler, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebilirler.” 8. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı

Hakkında Tüzük’ün ‘Kendi istekleri ile nakil’’ başlıklı 165. maddesinde 5275 sayılı

Kanununun 54. maddesinde hükümlülerin kendi istekleri ile nakilleri için aranan şartlar söz konusu Tüzük ile tekrar vurgulanmıştır.

9. Adalet Bakanlığının 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı

Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu Genelgenin, 9.1. ‘‘Hükümlülerin Kendi İstekleri İle Nakilleri’’ başlıklı 15. maddesinde, Kanunun ve

Tüzük’ün ‘‘Kendi istekleri ile nakil ’’ maddelerinde aranan şartlara ek olarak; ‘‘h) Talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması, ı)Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması, j) Bakanlık tarafından dönem itibariyle isteğe bağlı nakle kapatılmış olmaması, gerekir’’ ; 9.2. “Zorunlu Nedenlerle Nakil” başlıklı 17. maddesinde; “ Birden fazla müdürlük teşkilatı bulunan kurumun bağlı olduğu ağır ceza Cumhuriyet başsavcılıklarınca, Bakanlık tarafından ayrı ve özel bir düzenleme yapılmamışsa kapsama gücünün aşılması sorunu öncelikle bağlı kurumlar arasında yapılacak nakillerle mahallinde çözülecektir. Bakanlık tarafından kendi isteği üzerine veya zorunlu nedenlerle, disiplin, asayiş ve güvenlik, eğitim, öğretim nedeniyle nakil emri verilenlerin, zorunlu olmadıkça kapsama gücü aşımı nedeniyle nakilleri yapılmayacaktır. Bu nakiller sırasında, gönderilecekleri kurumun suç vasıfları, salıverilme tarihleri ve ceza süreleri veya varsa Bakanlık tarafından belirlenen koşullar itibariyle konumlarına uygun olup olmadığına dikkat edilecektir. Kapsama gücünün aşılması nedeniyle yapılacak nakillerde; kurum tarafından hazırlanacak listelerde, açık ceza infaz kurumlarından firar edenler, bulunduğu yer nüfusuna kayıtlı olmayanlar, eşi, altsoy ve üstsoyu, kardeşleri bulundukları yerde ikamet etmeyenlere öncelikli olarak yer verilecektir.

75 yaşın üzerinde olan, kurumda eşi, altsoy ve üstsoyu, kardeşleri bulunan, sağlık, güvenlik ve

disiplin nedeniyle o kuruma nakil emri verilmiş olanlar ile halen tedavisi devam edenlerin kapsama gücü aşımı nedeniyle nakilleri talep edilmeyecektir. Çok zorunlu kalınmadıkça kendi istekleri ile gelmiş olanlar bu listelere dâhil edilmeyecektir. ‘Nakli talep edilmeden önce kişilerin kurumda eşi, çocuğu, kardeşi, anne ve babası olup olmadığı tespit edilecek, nakil talep evrakında ceza infaz kurumunda yakınları bulunup bulunmadığı hususu mutlaka belirtilecektir.” düzenlemeleri mevcuttur.

10. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları

Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek ‘Temel İlkeler’ başlıklı 3. maddesi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

‘‘Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.’’; 10.1. ‘‘Yerleştirme ve Barındırma’’ başlıklı 17.1. , 17.2. ve 17.3. maddelerinde, ‘‘ Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler.’’, ‘‘Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır.’’, ‘‘ İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olabildiğince mahpusa danışılmalıdır.’’; 10.2. ‘‘Dış Dünya ile İlişki’’ başlıklı 24.1., 24.4. ve 24.5. maddelerinde, ‘‘Mahpusların mümkün olabilen sıklıkta mektup, telefon veya diğer iletişim vasıtalarıyla aileleriyle, başka kişilerle ve dışarıdaki kuruluşların temsilcileriyle haberleşmelerine ve bu kişilerin mahpusları ziyaret etmelerine izin verilmelidir.’’, ‘‘ Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.’’, ‘‘Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar.’’; düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

11. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin

“Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 12. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin usul ve esasları düzenleyen 5275 sayılı

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, Zorunlu nedenle nakli 5 durum olarak düzenlemiştir. Bunlar; kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi ve asayiş, güvenlik gibi zorunlu nedenlerle nakildir.

Sayılan durumların varlığı halinde kişiler Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebileceklerdir.

13. Kanun maddesinin gerekçesine bakıldığında; disiplin nedeniyle nakil gerektiren durumlar dışında kalan ve kurum düzen ve disiplinini bozan asayiş ve güvenliğe ilişkin zorunlu durumlar nedeniyle hükümlülerin başka kurumlara nakil edilebileceği böylece hem can güvenliklerinin hem de kurumların düzen ve disiplininin korunmasının sağlanacağı belirtilmiştir.

14. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı

Hakkında Tüzük’ te ceza infaz kurumu müdürünün, kurumun en üst amiri olduğu ve asayiş, güvenlik konularında çıkan sorunlarla ilgili gecikmeksizin önlem almak ve önlemlerin yetersiz kalması halinde ise durumu derhal Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla Bakanlığa bildirmekle görevli olduğu düzenleme altına alınmıştır.

15. Somut olayda, Kırklareli E Tipi Kapalı Ceza infaz Kurumunun 11/01/2017 tarihli ve …

sayılı İdare ve Gözlem Kurulu kararında; adı geçenin barındırıldığı koğuşlarda bulunan diğer tutuklular üzerinde baskı yaptığı, bu nedenle adı geçenin kurumda barındırılmasına devam olunması durumunda örgütsel konumlarını kullanarak diğer örgüt üyeleri üzerinde baskı oluşturmaya devam etmek suretiyle örgütten ayrılmalarını engelleyebileceği değerlendirildiğinden 24/01/2017 tarihinde asayiş ve güvenlik nedeniyle Balıkesir L Tipi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği anlaşıldığından naklinin yapılmasında güvenlik açısından zafiyet oluşturacağı nedenleri ile nakil talebinin uygun görülmediği, anlaşılmaktadır.

16. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır. Hükümlüler ceza infaz kurumlarında güvenli bir biçimde ve kaçmalarını önleyecek tedbirler alınarak düzen, güvenlik ve disiplin çerçevesinde tutulurlar. Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin düzenli bir yaşam sürdürmeleri sağlanır. Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilir. Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır. Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır.

17. Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu 167 Nolu

Genelgenin Zorunlu Nedenle Nakli düzenleyen 17. madde hükmü; Kurumun asayiş ve güvenliği yönünden nakli talep edilen hükümlü ve tutuklular için alınacak idare ve gözlem kurulu kararlarında naklin istenme gerekçesinin ayrıntılı, somut ve açıkça belirtileceği, kararda soyut ifadeler kullanılmayacağı hüküm altına alınmıştır. Bu düzenlemeler ile zorunlu nakil yetkisinin keyfi kullanılmasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

18. Somut olayda; her ne kadar başvuran hakkında uygulanmış bir disiplin cezası bulunmasa da 5275 sayılı Kanunun 49. maddesinde; Kurumun düzeninin ve kişilerin güvenliklerinin ciddi tehlikeyle karşı karşıya kalması halinde asayiş ve düzeni sağlamak amacıyla Kanunda açıkça belirtilmeyen farklı tedbirlerin de alınabileceği, söz konusu tedbirlerin uygulanmasının, disiplin cezasının verilmesine engel olmadığı belirtilmiştir. Hükmün mefhumu muhalifinden; disiplin cezası verilmeden de alınacak farklı tedbirlerle Kurumda asayiş ve düzenin sağlanmaya çalışılması mümkündür. Somut olayda da Kırklareli E Tipi Kapalı Ceza infaz Kurumunun 11/01/2017 tarihli ve … sayılı İdare ve Gözlem Kurulu kararında; adı geçenin barındırıldığı koğuşlarda bulunan diğer tutuklular üzerinde baskı yaptığı, bu nedenle adı geçenin kurumda barındırılmasına devam olunması durumunda örgütsel konumlarını kullanarak diğer örgüt üyeleri üzerinde baskı oluşturmaya devam etmek suretiyle örgütten ayrılmalarını engelleyebileceğinin değerlendirildiğinden 24/01/2017 tarihinde asayiş ve güvenlik nedeniyle

Balıkesir L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği anlaşılmıştır.

19. Başvuranın; Kırklareli E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakilinin sağlanması talebine ilişkin olarak; 5275 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde “…öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak…” ifadeleriyle ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaca değinilmiş olup bu düzenleme doğrultusunda Kanun koyucu, bir yandan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflerken; diğer yandan da, bireyi topluma kazandırarak sosyal barışın sağlanmasına çabalamaktadır.

Dolayısıyla infaz rejimini, sadece suç faillerini cezalandırma ve onları toplumdan tecrit etmeye dönük bir uygulama olarak görmek mümkün değildir. Aksine hükümlülerin, devam eden yaşantılarında kurallara riayet eden ve sosyal yaşama uyumlu bireyler haline gelmesi, infaz

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

usullerinden beklenen en önemli faydadır. Bu bakımdan, hükümlülerin yakınlarıyla olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçasıdır.

20. Ancak, 5275 sayılı Kanun, hükümlülerin, ailelerinin ikamet yerlerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmelerine yönelik emredici bir hüküm de içermemektedir.

21. Aynı Kanunun “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54. maddesinde hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için gereken şartlar belirtilmiş olup bu şartlardan biri de istekte bulunulan kurumda boş yerin olması, kapsama gücünün bulunması ve nakil isteminde bulunan kişinin durumunun talep edilen ceza infaz

Kurumunun sınıfına uygun bulunmasıdır.

22. Ayrıca Kanunun, hükümlülerin kendi istekleri ile nakile ilişkin maddelerinde aranan şartlara ek olarak Adalet Bakanlığı’nın 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı ve ‘‘Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler’’ konulu

Genelgesinin ‘‘Hükümlülerin Kendi İstekleri İle Nakilleri’’ başlıklı 15. maddesinde; “…h)

Talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması, ı)Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması…” şartları da düzenlenmiştir.

23. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Her ne kadar hükümlülerin, devam eden yaşantılarında kurallara riayet eden ve sosyal yaşama uyumlu bireyler haline gelmesi, infaz usullerinden beklenen en önemli fayda ve bu bakımdan, hükümlülerin yakınlarıyla olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçası olsa da, nakil talep edilen illerde bulunan Ceza İnfaz Kurumlarının kapasitelerinin dolu olması, idarenin kaygıları göz önünde bulundurulduğunda; idarenin eylem ve işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idareler tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır. Buna karşılık, başvurana iletilen cevabi yazıda, idarenin kararına karşı hangi sürelerde hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği anlaşıldığından “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı tespit edilmiş olup idareye bu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

25. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesi’ne yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞI CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL

MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.