|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, hükümlünün ailesine yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talebi incelenmiştir. Başvuran, ailesinin ikamet ettiği yere yakın bir kuruma nakil istemiş, ancak Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, kurumların aşırı doluluk oranları ve güvenlik gerekçeleriyle bu talebi reddetmiştir. Danıştay, hükümlülerin nakil taleplerinin, ceza infaz kurumlarının kapasitesi ve güvenliği gibi faktörlere bağlı olduğunu vurgulamış, ayrıca 5275 sayılı Kanun’un nakil şartlarını belirlediğini belirtmiştir.
Kararda, hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin sürdürülmesinin rehabilitasyon açısından önemli olduğu ifade edilmiştir. Ancak, başvuranın bulunduğu ceza infaz kurumunun, ailesinin ikamet ettiği yere göre mesafenin çok uzak olmadığı ve mevcut koşullar altında nakil talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddi yönünde karar verilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 6420-6420 |sayi|94019529-101.07.05-E.94019529-101.07.05-E.
BAŞVURU NO : 2017/17189 2017/ 17189
KARAR TARİHİ : 11/04/2018 |tarih|
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel
Müdürlüğü
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumundan, ailesine yakın ceza infaz kurumuna nakil talebi hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 27/12/2017 27.12.2017
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Silivri 6 No’lu Tipi Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olduğunu, eşinin ve 5 yaşındaki kızının Gebze’de oturduğunu, kendisini ziyarete gelmekte zorlandıklarını, Ceza ve Tevkifevleri
Genel Müdürlüğü’ne sevk talebinde bulunduğunu ancak ret cevabının geldiğini ifade ederek mağduriyetinin giderilmesini ve ailesine daha yakın bir ceza infaz kurumuna ( Ümraniye Tipi Tipi
Ceza İnfaz Kurumu) naklinin gerçekleştirilmesini Kurumumuzdan talep etmiştir .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel
Müdürlüğü’nden 22/ 01/ 2018 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Genel Müdürlüğün 15/ 02/ 2018 tarihli cevabi yazısında; 2.1. ‘ Hükümlülerin kendi istedikleri kurumlara nakledilebilmeleri için istekte bulunulan kurumda yer bulunması, kurumun kapasitesi ve sınıfının uygun olması gerekliği, 2.2.Bir kısım ceza infaz kurumlarında kapasitenin üzerinde hükümlü ve tutuklu barındırıldığından, nakil taleplerinin incelenmesinde; kurumun kapasitesi ve güvenliği, suç türü ve kişilerin can güvenliği gibi hususların göz önünde bulundurulduğu, bu itibarla, her talebin uygun olarak değerlendirilemediği,
1 / 92.3.Son zamanlarda bazı ceza infaz kurumları mevcudunda aşırı artış nedeniyle kapasite sıkıntısının
yaşandığı, aşın kalabalıklaşmanın yanı sıra hükümlü ve tutulu profilinin çeşitliliği ve örgüt sayısındaki fazlalığın bu sıkıntının daha fazla hissedilmesine neden olduğu, 2.4.Adı geçenin, 07/ 08/ 2015 tarihinden 16/ 01/ 2018 tarihine kadar 13 defa nakil talebinde bulunduğu, hükümlünün nakil taleplerinin kurum kapasitelerinin dolu olması nedeniyle sistem tarafından uygun görülmediği, 2.5.Diğer taraftan; 10/ 07/ 2015 tarihinden itibaren adli suçlardan hükümlü ve hükümözlülerin istekleri üzerine nakil işlemlerinin elektronik ortamda gerçekleştirildiği ve “Hükümlü Nakil Sistemi (HÜNSİS) Programı” çerçevesinde sistem tarafından otomatik olarak değerlendirilmekte olduğu, adı geçenin, 16/ 01/ 2018 tarihinden sonra Genel Müdürlüğümüze ulaşan herhangi bir nakil talebinin bulunmadığı .
2.6.Hükümlünün 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 39’uncu maddesi uyarınca 201 7/ 461 sayılı Kurum Disiplin Kurulu kararı ile disiplin cezası aldığı, aldığı disiplin cezasını 27/ 04/ 2017- 27/ 04/ 2017 tarihinde infaz ettiği, söz konusu cezanın ise 12/ 05/ 2017 tarihinde kaldırıldığı, 2.7.05/ 02/ 2018 tarihinde alınan UYAP raporunun incelenmesi sonucunda İstanbul Anadolu
Yakasında ve Kocaeli Gebze İlçesinde bulunan ceza infaz kurumlarının doluluk oranlarının ise;
Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu %95, Çocuk Eğitimevi %91, Açık Ceza
İnfaz Kurumu %131, H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu %117, 1 Nolu L Tipi Kapalı
Ceza İnfaz Kurumu %113, 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu %125, 3 Nolu
L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu %130, Açık Ceza İnfaz Kurumu %118, Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu % 100, E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu %110, T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu %106, Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
%61 olduğu, Bu itibarla; kurum uygulamalarının mevzuat çerçevesinde yerine getirildiği, herhangi bir keyfi uygulamanın veya usulsüzlüğün söz konusu olmadığı’
Cevabının verildiği görülmüştür .
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması ” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir . Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz .” , 3.1.Anayasanın ‘ ‘Özel hayatın gizliliği’’ başlıklı 20. maddesinde ‘‘ Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir . Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz .’’ , 3.2. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı ” başlıklı 74.
maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “ Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu
2 / 9idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler ”,
4. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ‘‘Özel ve aile hayatına saygı hakkı’’ başlıklı 8.
maddesinde; ‘‘ 1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir .
2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir .’ ’ , 5. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/ 173 sayılı kararıyla kabul edilen, “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin Prensipler
Bütünü ” nün ‘‘Aile mensupları ve dış dünya ile iletişim kurma hakkı’’ başlıklı 19. maddesinde
‘‘ Tutulan veya hapsedilen bir kimseye kanunda veya kanuna dayanan bir düzenlemede belirtilen makul şartlara ve sınırlamalara tabi olarak, özellikle aile üyeleri tarafından ziyaret edilebilme ve onlarla haberleşme gibi, dış dünya ile iletişim kurabilmesi için kendisine yeterli imkan verilir .’ ’ hükmü, ‘‘İkametgahına yakın bir yerde tutulma hakkı’’ başlıklı 20. maddesinde; “ Tutulan veya hapsedilen kişi talep ettiği takdirde, mümkün olduğu ölçüde ikamet ettiği yere makul uzaklıktaki bir tutukevinde veya hapishanede tutulmalıdır .”, 6. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nun ‘‘ İnfazda temel amaç’’ başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında ‘‘ Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır .’’, 6.1.‘‘ Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler ’’ başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının ilgili bentlerinde ‘‘Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak
düzenlenir :
c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır . Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır .
d) İyileştirmeye gereksinimleri olmadığı saptanan hükümlülere ilişkin infaz rejiminde, bu hükümlülerin kişilikleriyle orantılı bireyselleştirilmiş programlara yer verilmesine özen gösterilir ve bu hususlar yönetmeliklerde düzenlenir .
e) Cezanın infazında adalet esaslarına uygun hareket edilir . Bu maksatla ceza infaz kurumları kanun, tüzük ve yönetmeliklerin verdiği yetkilere dayanarak nitelikli elemanlarca denetlenir .
f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur . ’’; 6.2. ‘‘ Ödüllendirme ’’ başlıklı 51. maddesinde ‘‘ ( 1) Hükümlüler, kurum içindeki veya dışındaki genel durumları, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine etkin katılımları, kurum düzenine karşı tutumları ve kendilerine verilen işlerdeki gayretleri dikkate alınarak teşvik esaslı ödüllerden yararlandırılabilirler .
( 2) Bu madde hükümleri, çocuk hükümlüler için de geçerlidir .
( 3) Hükümlülere verilebilecek ödüller şunlardır :
3 / 9a) Kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan evli hükümlüler, en geç üç ayda bir kez olmak üzere, üç
saatten yirmidört saate kadar eşleri ile kurum veya eklentilerinde ceza infaz kurumu personelinin yakın nezareti olmaksızın mahrem şekilde görüştürülebilir .
b) Çocuk hükümlülere, en geç iki ayda bir kez olmak üzere, üç saatten yirmidört saate kadar ana ve babasıyla veya vasisiyle kurum ya da eklentilerinde ceza infaz kurumu personelinin yakın nezareti olmaksızın aile görüşmesi yaptırılabilir .
c) Haftalık ziyaret süresi iki saate kadar uzatılabilir .
d) Kapalı ziyaret yerine açık ziyaret yaptırılabilir .
e) Üst üste kullanılmayan en fazla üç haftalık ziyaret süresi toplu olarak kullandırılabilir .
f) Haftalık telefonla görüşme süresi veya sayısı iki katına kadar artırılabilir .
g) Sosyal, kültürel veya sportif etkinliklerden öncelikli veya daha uzun süreli yararlanmaları sağlanabilir .
h) Haftalık harcama miktarı yarı oranında artırılabilir .
ı) Tek kişilik odalarda televizyon bulundurma imkânı verilebilir .
j) Hediye verilebilir .
k) Takdir belgesi veya tavsiye mektubu verilebilir .
( 4) Ödüllendirme sisteminin usul ve esasları ile bu ödüllerden yararlanmanın kapsam ve şartları, suç türleri dikkate alınarak yönetmelikle belirlenir . ’’; 6.3. ‘‘ Hükümlülerin nakilleri ” başlıklı 53. maddesinde; “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler .”; 6.4. ‘‘ Kendi istekleri ile nakil’’ başlıklı 54. maddesine göre , “ ( 1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) Koşullu salıverilmelerine beş aydan az süre kalmamış olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir . Çocuk hükümlüler bakımından bu fıkranın (b) bendi uygulanmaz .’’, 7. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
Tüzük’ün ‘‘Ödüllendirme’’ başlıklı 159. maddesinde ‘‘( 1) Kurum içindeki veya dışındaki genel durumları, iyileştirme etkinliklerine ilgileri ve uyumları, kurum düzenine karşı tutumları, kendilerine verilen işlerdeki gayretleri gibi beklenen davranış ve tutumları gösteren hükümlülere teşvik esaslı ayrıcalıklar tanınır . ’ , 7.1. ‘‘Ödüllendirilecek tutum ve davranışlar ’’ başlıklı 160. maddesinde ‘‘ ( 1) Hükümlülerin
ödüllendirilecek tutum ve davranışları şunlardır :
a) Katılması gereken iş, eğitim, öğretim ve benzeri faaliyetlerde devamsızlığı bulunmamak, b) Davranışları ile arkadaşları ve çevresine iyi örnek olmak, c) Kurum içi ve dışındaki spor, sanat, kültür ve sosyal faaliyetlerde veya yarışmalarda başarı göstermek, d) İyileştirme faaliyetlerinde gösterdiği davranışlarla bu çalışmalara katkı sağlamak,
4 / 9e) Kurumun araç, gereç ve donanımlarını koruma ve kullanmada örnek olmak,
f) Sağlık ve güvenlik konularında örnek tutum ve davranışlar içerisinde olmak .’’ , 7.2.‘‘Kendi istekleri ile nakil ’’ başlıklı 165. maddesinde, 5275 sayılı Kanununun 54. maddesinde hükümlülerin kendi istekleri ile nakilleri için aranan şartlar söz konusu Tüzük ile tekrar vurgulanmıştır .
8. Adalet Bakanlığının 05/ 06/ 2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı ‘‘ Ceza
İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler ’’ konulu Genelgenin
‘‘Hükümlülerin Kendi İstekleri İle Nakilleri’’ başlıklı 15. maddesinde, Kanunun ve Tüzük’ün
‘‘ Kendi istekleri ile nakil ’’ maddelerinde aranan şartlara ek olarak;
‘‘ h) Talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması, ı)Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması, j) Bakanlık tarafından dönem itibariyle isteğe bağlı nakle kapatılmış olmaması, gerekir ’’ ; 9. 28603 Resmi gazete sayılı Hükümlü ve Tutukluların Ödüllendirilmesi Hakkında
Yönetmelik’in ‘‘Temel ilkeler ’’ başlıklı 5. maddesinde ‘‘ ( 1) Bu Yönetmeliğin uygulanması ile
ilgili olarak aşağıdaki ilkelere uyulur :
a) Hükümlü ve tutukluların ödüllendirilmesi ile ulaşılmak istenen temel amaç; bu kişilerin yeniden sosyalleşmesini sağlamak suretiyle insan haklarına saygılı, hukukî ve toplumsal kurallara bağlı bireyler olmalarını teşvik etmektir .
(… .)
ç) Hükümlü ve tutuklulara; işledikleri suçun türü, koşullu salıverilme tarihi, kişisel özellikleri ve ihtiyaçları, bedensel ve psikolojik yapısı, eğitim durumu ve mesleği göz önünde bulundurularak en uygun ödül verilir ve bu karar ilgiliye bildirilir .
d) Ödüllendirmede; kurumun fizikî yapısı, personel sayısı, malî ve sosyal imkânları ile mevcut doluluk durumu dikkate alınır .
e) Hükümlü ve tutuklulara, gerekli şartları taşımaları hâlinde aynı anda birden fazla ödül verilebilir .
(… .)’’; 9.1. ‘‘ Ödül türleri’’ başlıklı 7. maddesinde ‘‘ ( 1) Hükümlü ve tutuklulara; a) Kapalı ceza infaz kurumlarındaki evli hükümlü ve tutuklulara, kurum personelinin yakın nezareti olmaksızın eşleri ile mahrem görüşme, b) Haftalık açık veya kapalı ziyaret süresini uzatma, c) Kapalı ziyaret yerine açık ziyaret yapma, ç) Üst üste kullanılmayan ziyaret sürelerini toplu olarak kullanma, d) Haftalık telefonla görüşme sayı veya süresini artırma, (… .) ödülü verilebilir .’’; 9.2.Yönetmeliğin 8. maddesinde ‘‘ Ödüllendirilebilecek tutum ve davranışlar ’’ düzenlenmiştir .
5 / 99.3.‘‘ Haftalık ziyaret süresinin uzatılması ödülü’’ başlıklı 19. maddesinde ‘‘ ( 1) Haftalık ziyaret
süresinin uzatılması ödülü verilen hükümlü ve tutukluların açık veya kapalı ziyaret süresi iki saate kadar uzatılabilir .; 9.4.‘‘ Kullanılmayan ziyaret sürelerinin birleştirilmesi ödülü’’ başlıklı 21. maddesinde ‘‘( 1)
Hükümlü ve tutukluların üst üste kullanmadıkları en fazla üç haftalık ziyaret süresi toplu olarak kullandırılabilir .; 9.5.‘‘Telefonla görüşme süresi veya sayısının artırılması ödülü’’ başlıklı 22. maddesinde ‘‘( 1)
Hükümlü ve tutukluların haftalık telefonla görüşme süresi veya sayısı iki katına kadar artırılabilir .; ( 2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlü olanlar da Kanunun 25 inci maddesine uygun olacak şekilde bu ödülden yararlanabilir .’’; 10. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları
Hakkında REC ( 2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek ‘Temel İlkeler ’ başlıklı 3. maddesi
‘‘ Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır .’’; 10.1. ‘‘Yerleştirme ve Barındırma’’ başlıklı 17.1. , 17.2. ve 17.3. maddelerinde, ‘‘ Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler .’’, ‘‘ Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır .’’, ‘‘ İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olabildiğince mahpusa danışılmalıdır .’’; 10.2. ‘‘Dış Dünya ile İlişki’’ başlıklı 24.1., 24.4. ve 24.5. maddelerinde, ‘‘ Mahpusların mümkün olabilen sıklıkta mektup, telefon veya diğer iletişim vasıtalarıyla aileleriyle, başka kişilerle ve dışarıdaki kuruluşların temsilcileriyle haberleşmelerine ve bu kişilerin mahpusları ziyaret etmelerine izin verilmelidir .’’, ‘‘ Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır .’’, ‘‘ Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar .’’; düzenlemelerine yer verilmiştir .
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
11. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 12. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, Kanunun 3. maddesinde, “… öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak… ” olarak ifade edilmiştir . Bu
6 / 9düzenleme doğrultusunda Kanun koyucu, bir taraftan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla
benzer fiilleri engellemeyi hedeflemekte; diğer taraftan ise, hükümlüyü topluma kazandırarak sosyal barışı tesis etmeye çabalamaktadır . Dolayısıyla infazın özellikle hapis cezasının infazının amacı, sadece belli bir yerde çekilmesi gereken cezanın sürekliliği için hükümlünün infaz kurumunda muhafaza edilmesi değildir . Hükümlü, büyük olasılıkla, cezanın infazından sonra yeniden topluma döneceğinden, infaz sırasında hükümlünün yeniden toplumun bir üyesi olmasını sağlamak ve suç işlenmesini önlemek amacıyla iyileştirilmesi gerekliliği ön plana çıkmıştır . Bu bakımdan, hükümlülerin yakınlarıyla olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçasıdır .
13. 5275 sayılı Kanunun 53- 58. maddelerinde ‘Hükümlülerin nakilleri’ başlığı altında, nakile ilişkin hükümler düzenlenmiş, 54. maddede ‘Kendi istekleri ile nakil’ , 55. maddede ‘Disiplin nedeniyle nakil’ , 56. maddede ‘Zorunlu nedenlerle nakil’ , 57. maddede ‘ Hastalık nedeniyle nakil’ şartları düzenlenmiştir .
14. 5275 sayılı Kanun, ilgili Tüzük ve 167 sayılı Genelge’de hükümlülerin, ailelerinin ikamet yerlerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmelerine yönelik emredici bir hüküm içermemektedir . Buna karşılık 5275 sayılı Kanun ( 6.4. prgrf), ilgili Tüzük ( 7. prgrf), ve 167 sayılı
Genelge’de ( 8. prgrf), hükümlülerle ilgili düzenlenen, ‘ Kendi istekleri ile nakil’ hükmü ile, disiplin cezası, zorunlu hal, hastalık hali olmasa dahi, maddede düzenlenen şartlar oluştuğu takdirde naklin mümkün olduğunun düzenlenmiş olması, bu maddedeki nakil sebebinin hükümlüler tarafından genel olarak ‘ ailelerinin ikamet ettiği yer veya ailelerine yakın yerlere nakil’ hükmü olarak değerlendirilip, nakil gerekçesinde bu hükme dayanmışlardır .
15. Anayasamızın 20. maddesi ( 3.1. prgrf), AİHS’nin 8. maddesi ( 4. prgrf), uyarınca, herkesin ‘ özel ve aile hayatına saygı hakkına’ sahip olduğu düzenlenmiştir . Hapis cezasına mahkumiyet, doğası gereği, hükümlünün özel ve aile hayatının kısıtlanması sonucunu doğuracaktır . Ancak mahkûmun yakınları ile bağlantıda kalmasının, özel ve aile hayatına saygı hakkının esaslı unsurlarından olduğu ve cezaevi idaresinin bu konuda gerekli yardımı sağlaması gerektiği Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi tarafından vurgulanan bir husustur . ( Messina v . Italy, 25498/ 94; Epners-Gefners v . Latvia, 37862/ 02)
16. AİHM, Vintman davasına ilişkin olarak vermiş olduğu 23/ 01/ 2015 tarihli Daire kararında (Vintman v . Ukrayna, 28403/ 05) ; AİHS’nin, mahkûmlara cezalarının nerede infaz edileceği konusunda bir seçim hakkı tanımadığını, mahkumların ailelerinden ayrı olduklarını ve ailelerinden uzak olmalarının hapis cezasının bir sonucu olduğunu, ancak, mahkûmun, ailesinin ziyaretlerini zorlaştıracak ya da imkânsız hale getirebilecek denli uzak bir bölgede barındırılmasının, aile hayatına müdahale teşkil edebileceğini belirtmiştir . Mahkeme orantılılık yönünden yaptığı incelemesinde ise; mahkûmun, ailesine yakın bir kuruma transfer talebinin reddi için, cezaevlerindeki aşırı yoğunluğun meşru bir gerekçe olarak öne sürülebileceğini, ancak bu durumda dahi mahkûmun görece daha yakın cezaevlerine nakli hususunun değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir . Aksi halde, yani kişinin nispeten daha yakın bir bölgeye nakli önünde meşru bir engel yokken uzakta bulunan bir kurumda barındırılması halinde, AİHS’nin 8. maddesinin ihlali sonucu doğabileceğini vurgulamıştır .
17. Hem AİHM kararlarında, hem Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/ 173 sayılı kararıyla kabul edilen, “ Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin
Korunmasına İlişkin Prensipler Bütünü ” nün ilgili maddesinde ( 5. prgrf), hem Avrupa Konseyi
Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC ( 2006) 2 Sayılı
7 / 9Tavsiye Kararına Ek 17.1. maddesinde ( 10.1. prgrf), hükümlülerin evlerine (ailelerine) yakın ceza
infaz kurumuna yerleştirilmelerinin uygun olduğu belirtilmiştir .
18. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün cevabi yazısında da belirtildiği üzere, son zamanlarda bazı ceza infaz kurumları mevcudunda aşırı artış olduğu bilinmektedir . Başvuranın ailesinin ikamet ettiği yere yakın ceza infaz kurumlarının kapasiteleri, Ceza ve Tevkifevleri Genel
Müdürlüğü’nden alınan cevabi yazıyla ( 2.7. prgrf) öğrenilmiştir . Söz konusu ceza infaz kurumlarının bir kısmının başvurana uygun olmadığı (Kadın, Çocuk, Gençlik, Açık Ceza İnfaz Kurumu), geri kalanların ise, kapasitesinin üstünde hükümlü barındırdığından başvurana uygun olmadığı görülmektedir . Kapasitesinin %61 olduğu bilgisi verilen Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu’nun, resmi sayfasından öğrenildiği üzere, söz konusu infaz kurumunun memur suçlarından hükümlü ve tutuklu kişilerin barındırıldığı bilgisi edinilmiştir .
19. Kurumumuza başvuruda bulunan Silivri 6 No’lu L Tipi Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olduğunu, eşi ve kızının ise Gebze’de ikamet ettiğini belirterek, naklini talep etmiştir .
Gebze ilçesi ile başvuranın hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumunun mesafesine bakıldığında yaklaşık 140 km olduğu görülmüştür . Yukarıda belirtildiği gibi hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarında barınmalarının, rehabilitasyonları bakımından son derece önem arz ettiği bilinmekle birlikte, bu yakınlığın her hükümlü için her zaman evlerine en yakın ceza infaz kurumunda barındırılması olarak düzenlenmesi mümkün değildir . Nitekim, başvuranın, Gebze ilçesine yani ailesinin ikamet ettiği yere, en yakın ceza infaz kurumlarından birinde olduğu açıktır .
20. Başvuranın hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu, İstanbul’un Avrupa yakasının bir ucunda, ailesi ise İstanbul’un Anadolu yakasının bir diğer ucunda olduğu, nitekim bu mesafenin şehirlerarası otobüs ile veya üç-dört vesait ile gidilebilecek bir mesafe olduğu bilinmektedir . Başvuranın ailesinin şehirlerarası otobüsü tercih ederek, başvuranı ziyaret etmesi halinde bilet ücreti; üç-dört vesaitle şehir içi ulaşımı tercih ettiğinde ise, kullanacağı araç sayısı ve ulaşımın süreceği zaman, ziyaret hususunda caydırıcı olabilir .
21.Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde, başvuranın, nakil talebinin, ailesinin ikamet ettiği il (Kocaeli-Gebze) ve kendisinin hükümlü olduğu il (İstanbul-Silivri) göz önünde bulundurulduğunda, mesafenin kişilerin özel aracı ile ziyareti bakımından uzak bir mesafe olmadığı, şehir içi ulaşım araçları ile ailenin başvuranı ziyaret edebileceği, talep edilen ailesine yakın ceza infaz kurumlarının ise kapasitesinin oldukça dolu olduğu ve başvuranın ailesinin ikamet ettiği yere, en yakın ceza infaz kurumlarından birinde olduğu göz önünde bulundurulduğunda, başvuranın nakil talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmıştır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22.İyi yönetim ilkelerine, 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri ” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; 23. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idare tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır . Buna karşılık, başvurana iletilen cevabi yazıda, idarenin kararına karşı hangi sürelerde hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği anlaşıldığından “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ” ilkesine uygun davranılmadığı tespit edilmiş olup idareye bu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir .
8 / 924. 5275 sayılı Kanunu’nun 51. maddesinde ( 6.2. prgrf), ilgili Tüzük’ün 159 ve devamı maddelerinde ,
hükümlülerin ödüllendirilebileceği düzenlenmiş ( 7- 7.1. prgrf), 28603 Resmi gazete sayılı Hükümlü ve
Tutukluların Ödüllendirilmesi Hakkında Yönetmelik’te ( 9. vd. prgrf), ise bu maddelerin ayrıntısına yer verilmiştir . Söz konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde ‘‘Hükümlü ve tutukluların ödüllendirilmesi ile ulaşılmak istenen temel amaç; bu kişilerin yeniden sosyalleşmesini sağlamak suretiyle insan haklarına saygılı, hukukî ve toplumsal kurallara bağlı bireyler olmalarını teşvik etmektir .’ ’ hükmüyle ödüllendirmenin amacından bahsedilmiştir . ‘Ödül türleri’ başlıklı 7.
maddesinde ( 9.1. prgrf), ise, ödüllerin hükümlülerin, ziyaret süresinin uzatılmasına, ziyaret sürelerinin toplu olarak kullanılmasına, telefon görüşmelerine ilişkin olduğu görülmüştür . Nitekim ziyaret, görüş, telefonla görüşme, yani hükümlülerin ‘Dış dünya ile ilişkilerine’ ilişkin iyileştirmelerin, söz konusu Yönetmeliğin amacında da belirtildiği üzere, hükümlülerin yeniden sosyalleşmesi ve topluma kazandırılması bakımından önem taşıdığı belirtilmiştir .
25.Hükümlülerin ailelerine en yakın ceza infaz kurumunda barındırılmaları, ülkemizin içinde bulunduğu şartlar ve hükümlülerin yerleştirilmelerinde dikkat edilmesi gereken hususlar nedeniyle maddi olarak her zaman uygun değilse de, aileleri tarafından ziyaret hususunda sıkıntı çeken hükümlüler bakımından birtakım kolaylıklar yapılması, hem hükümlünün rehabilitasyonu açısından önem taşımakta, hem de ailelerin yakınını (hükümlüyü) görmek, daha rahat şartlarda ziyaret edebilmek hakkının, AİHS 8. maddesi ile düzenlenen ‘‘Özel ve aile hayatına saygı hakkı’’ kapsamında kaldığı değerlendirildiğinde, söz konusu hakkın ihlal edilmemesi bakımından önem taşımaktadır . Nitekim, bu konuda, başvuranın ailesinin ziyaret çizelgesinin, ilgili infaz kurumundan istenerek, gerekli kontrollerin yapılması gerekir . Nitekim, İstanbul gibi, ulaşımın üç dört vesait yapılarak sağlandığı büyük bir ilde, başvuranın ailesinin, özel bir aracı bulunmadığı müddetçe, başvuranı ziyaretinin güç olduğu düşünüldüğünde, bu kapsamda, ziyaret hususunda, başvuranın ailesine esneklik tanınması, ‘kullanılmayan ziyaret süresinin birleştirilmesi ödülü’ verilmesi gibi, kolaylık sağlanması hususunda, idarenin gereken özeni göstermesi ve gerekli hassasiyetin sağlanması gerekmektedir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
26. 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın Başvurana ve Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi