ÖZET: Başvuran, Antalya S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunmakta olup, cezasının sona ermesine bir yıl kala ailesinin Diyarbakır’da ikamet etmesi nedeniyle oraya nakil talep etmiştir. Adalet Bakanlığı, başvuruya ilişkin olarak, başvuranın disiplin cezası aldığı ve bu nedenle nakil talebinin reddedildiğini belirtmiştir. Diyarbakır’daki ceza infaz kurumlarının mevcut doluluk oranları da dikkate alınarak, başvuranın talebinin uygun bulunmadığı ifade edilmiştir.

İlgili mevzuat çerçevesinde, hükümlülerin nakil taleplerinin kabul edilebilmesi için belirli şartların sağlanması gerekmektedir. Bu şartlar arasında, talep edilen kurumda boş yerin bulunması, iyi hâl gösterilmesi ve disiplin cezasının olmaması yer almaktadır. Başvuranın durumunda, disiplin cezasının bulunması nedeniyle talebinin hukuka uygun bir şekilde reddedildiği tespit edilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını değerlendirerek, başvurunun reddine karar vermiştir. Bu süreçte, idarenin iyi yönetim ilkelerine uygun hareket ettiği ve başvuruya ilişkin kararın makul sürede verildiği anlaşılmıştır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2025/1003-S.25.1556

BAŞVURU NO : 2024/12465

KARAR TARİHİ : 30.01.2025

RET KARARI ,TCKN:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın nakil talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 09.10.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza başvuruda bulunan (TCKN: başvurusunda özetle;

Antalya S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğunu, cezasının bitmesine 1 yıl kaldığını, ailesinin

Diyarbakır’da ikamet etmesi nedeniyle görüş sağlayamadıklarını belirterek, Diyarbakır’da bulunan ceza infaz kurumlarından birine naklini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuz 21.10.2024 tarihli ve S. sayılı yazısı ile şikayet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 27.12.2024 tarihli ve Esayılı cevabi yazısında özetle;

2.1 Kurum Disiplin Kurulunun 05.11.2024 tarihli ve / sayılı kararıyla başvurana 11 gün

hücreye koyma disiplin cezası verildiği, başvuranın anılan karara karşı infaz hâkimliğine şikâyet başvurusunda bulunduğu,

2.2 Antalya 3. İnfaz Hâkimliğince yapılan inceleme sonucunda, 17.12.2024 tarihli, / Esas ve

2024/2707 Karar sayılı kararıyla şikâyetin reddine karar verildiği ve kararın başvurana 19.12.2024 tarihinde tebliğ edilerek tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde ağır ceza mahkemesine itiraz edilmemesi halinde infaz hâkimliği kararının kesinleşeceği hususlarının hatırlatıldığı

2.3 Ağır ceza mahkemesindeki itiraz sürecinin hâlen devam ettiği dolayısıyla bahse konu kararın

günümüz itibarıyla henüz kesinleşmediği,

2.4 Başvuranın Antalya S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, Diyarbakır (Kapatılan) 6. Ağır Ceza

Mahkemesinin (CMK 250 ile Yetkili) 14.12.1999 tarihli, / Esas ve / Karar sayılı kararıyla

“Devletin Egemenliği Altında Bulunan Topraklardan Bir Kısmını Devlet İdaresinden Ayırmaya Çalışmak” suçundan müebbet hapis cezası, Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin / Esas, / Karar sayılı kararı ile “Kamu Malına Zarar Verme” suçundan 1 yıl hapis cezası ile Ödemiş 2. Asliye Ceza

Mahkemesinin 19.04.2022 tarihli, / Esas ve / Karar sayılı kararıyla “Kamu Malına Zarar

Verme” suçundan 10 ay hapis cezasına istinaden hükümlü olarak barındırıldığı,

2.5 Başvuranın naklini talep ettiği Diyarbakır 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin

1000, mevcudunun 1355, doluluk oranının %136, Diyarbakır 2 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1416, doluluk oranının %142, Diyarbakır 3 No.lu T Tipi Kapalı Ceza

İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1529, doluluk oranının %153, Diyarbakır 4 No.lu T Tipi

Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1642, doluluk oranının %164 olduğu,

2.6 Hükümlü ve tutukluların kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara

nakledilebilmeleri için 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, “İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması”’ ifadelerine yer verildiği,

2.7 Bu nedenle, nakil taleplerinin incelenmesinde; kurumun kapasitesi, güvenliği ve hangi suç türüne

ait odaların bulunduğu, kişilerin can güvenliğine ilişkin olarak da, talepte bulunanın hasım olarak bildirdiği bir kişinin talep ettiği kurumda bulunup bulunmadığı gibi hususlar göz önünde bulundurulduğundan her talebin uygun değerlendirilemediği,

2.8 Diğer taraftan 5275 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca (Eylem ve tutumları

nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usullerine ısrarla karşı koyanlar) barındırılan kişilerin, yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılmak zorunda oldukları, dolayısıyla hükümlü ve tutukluların nakil taleplerinin ceza miktarları ve örgütteki konumlarının dikkate alınarak değerlendirildiği,

2.9 Hükümlü ve tutukluların nakil taleplerine karşın yapılan işlemlerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet,

renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken, siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulandığı,

2.10 Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların; hastalık, disiplin, güvenlik, özellikle

toplu nakiller ve tutukluların mahkeme nedeniyle yapılan sevkleri sonucu, ceza infaz kurumlarının mevcutlarının günaşırı değişmesine yol açtığı,

2.11 Bu nedenle; ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin nakil talepleri Genel Müdürlüğe ulaştığı

anda, talep edilen kurumların kapasitelerinin o günkü veriler göz önüne alınarak değerlendirildiği

2.12 Ayrıca başvuranın 06.11.2024 tarihinde bildirdiği bir kişi ve vasisi ile ziyaret gerçekleştirdiği,

kardeşleri ve bildirdiği kişilerle düzenli olarak telefon görüşmesi yaptığı

belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”,

3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4.

fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”,

4. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8. maddesinde;

“Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir…”,

5. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen, “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin Prensipler Bütünü”nün

“Aile mensupları ve dış dünya ile iletişim kurma hakkı” başlıklı 19. maddesinde; “Tutulan veya hapsedilen bir kimseye kanunda veya kanuna dayanan bir düzenlemede belirtilen makul şartlara ve sınırlamalara tabi olarak, özellikle aile üyeleri tarafından ziyaret edilebilme ve onlarla haberleşme gibi, dış dünya ile iletişim kurabilmesi için kendisine yeterli imkan verilir.’’ hükmü, ‘‘İkametgahına yakın bir yerde tutulma hakkı’’ başlıklı 20. maddesinde; “Tutulan veya hapsedilen kişi talep ettiği takdirde, mümkün olduğu ölçüde ikamet ettiği yere makul uzaklıktaki bir tutukevinde veya hapishanede tutulmalıdır.”,

6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

7. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun; 7.1. “İnfazda temel amaç” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”,

7.2. “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının ilgili bentlerinde; “Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:..

c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır.

/

Hükümlünün kanun, yönetmelik ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır…”,

7.3. “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9. maddesinde;“ Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza Kanununda yer alan; a) İnsanlığa karşı suçlardan (madde 77, 78), b) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82), c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188), d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307, 308), e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315), Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir…”

7.4. “Disiplin cezalarının niteliği ve uygulama koşulları” başlıklı 37 inci maddesinde; “Hükümlü hakkında kurumda, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumları, kusurlu olarak ihlâl ettiğinde, eyleminin niteliği ile ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezaları uygulanır. Suç oluşturan eylemlerden dolayı açılan kamu davası, disiplin soruşturması yapılmasını ve cezanın uygulanmasını engellemez.”,

7.5. “Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması” başlıklı

48 inci maddesinde; “İnfaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin

kazanılmasında aşağıda belirtilen süreler esas alınır; … a) Kınama cezası onbeş gün, b) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezası bir ay, c) Ücret karşılığı çalışılan işten yoksun bırakma cezası üç ay, d)

Haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama cezası üç ay, e) Ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası üç ay, f) Hücreye koyma cezası 44 üncü maddenin ikinci fıkrasındaki hâllerde altı ay, üçüncü fıkrasındaki hâllerde bir yıl, g) Hücre cezasına karşılık ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası, (f) bendinde belirtilen süre, Sonunda disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla (a) ve (b) bentlerinde belirtilen cezalar kurum en üst amiri tarafından, diğer bentlerde belirtilen cezalar, kurumun en üst amirinin önerisi ve disiplin kurulu kararıyla kaldırılır…”

7.6. “Nakiller” başlıklı 53. maddesinde; “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”,

7.7. “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54. maddesinde; “(1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) Koşullu salıverilmelerine beş aydan az süre kalmamış olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, /

g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir…”,

8. 29.3.2020 tarih ve 31083 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi

İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin “Hükümlülerin nakillerinde dikkat edilecek hususlar” başlıklı 127. maddesinin ilk fıkrasında; “Hükümlülerin nakillerinin 5275 sayılı

Kanunun 53 ilâ 58 inci maddeleri hükümlerine göre gerçekleştirilir.”;

9. Adalet Bakanlığının 05.06.2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı Ceza İnfaz

Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu Genelgenin “Hükümlülerin Kendi

İstekleri İle Nakilleri” başlıklı 15. maddesinde, Kanunun ve Yönetmeliğin “Kendi istekleri ile nakil” maddelerinde aranan şartlara ek olarak; ‘‘…h) Talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması, ı) Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması, j) Bakanlık tarafından dönem itibariyle isteğe bağlı nakle kapatılmış olmaması, gerekir”,

10. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek “Temel İlkeler” başlıklı 3. maddesinde; ‘‘Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.’’,

10.1. “Yerleştirme ve Barındırma” başlıklı 17.1. , 17.2. ve 17.3. maddelerinde; “Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler.”, “Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır.”, “ İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olabildiğince mahpusa danışılmalıdır.’’,

10.2. “Dış Dünya ile İlişki” başlıklı 24.4. ve 24.5. maddelerinde; “Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.”, “Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar.” , düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ ERTUNÇ ERKAN BALTA’NIN KAMU BAŞDENETÇİSİNE

ÖNERİSİ

11. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden

12. Başvuran 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; Antalya S Tipi Kapalı Ceza

İnfaz Kurumunda bulunduğunu belirterek Diyarbakır’da bulunan Ceza İnfaz Kurumlarından birine isteğe bağlı naklini talep etmektedir.

13. 5275 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde “…öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak…” ifadeleriyle ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaca değinilmiş olup bu düzenleme doğrultusunda Kanun koyucu, bir yandan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflerken; diğer yandan da, bireyi topluma kazandırarak sosyal barışın sağlanmasına çabalamaktadır. Dolayısıyla infaz rejimini, sadece suç faillerini cezalandırma ve onları toplumdan tecrit etmeye dönük bir uygulama olarak görmek mümkün değildir. Aksine hükümlülerin, devam eden yaşantılarında kurallara riayet eden ve sosyal yaşama uyumlu bireyler haline gelmesi, infaz usullerinden beklenen en önemli faydadır. Bu bakımdan, hükümlülerin yakınlarıyla olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçasıdır.

14. Ancak, 5275 sayılı Kanun hükümlülerin, ailelerinin ikamet yerlerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmelerine yönelik emredici bir hüküm de içermemektedir.

15. Aynı Kanunun “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54. maddesinde hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için gereken şartlar belirtilmiş olup bu şartlardan biri de istekte bulunulan kurumda boş yerin olması, kapsama gücünün bulunması, nakil isteminde bulunan kişinin durumunun talep edilen ceza infaz Kurumunun sınıfına uygun bulunması ve iyi hal göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olmasıdır.

16. Somut olayda; İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde; adı geçen hükümlünün bilgi formunun incelenmesi sonucunda, kaldırılmamış disiplin cezasının bulunduğu anlaşılmıştır.

17. Kurumumuza ulaşan benzer nitelikteki başvurulara Ret Kararları verilmiştir. (Bkz: 2018/17164 dosya numaralı başvuruya verilen 20.06.2019 tarihli karar, / dosya numaralı başvuruya verilen

27.10.2023 tarihli karar, / dosya numaralı başvuruya verilen 26.07.2021 tarihli karar)

18. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Başvuranın, Antalya S Tipi Kapalı Kapalı Ceza İnfaz

Kurumu’nda bulunduğu, bilgi formunun incelenmesi sonucunda, kaldırılmamış disiplin cezasının bulunduğu, hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için gereken şartların belirtildiği 5275 sayılı Kanunun, “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54. maddesinin istekte bulunulan kurumda boş yerin olması, iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya varsa disiplin cezalarının kaldırılmış olması gerektiği mevzuat hükümleri çerçevesinde idare tarafından nakil talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

19. İyi yönetim ilkelerine, 28.03.2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin

“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idareler tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

20. 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede ilgili İdarenin işlemine karşı Ankara İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Mehmet AKARCA

Kamu Başdenetçisi

/