ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın sağlık durumu nedeniyle ceza infaz rejiminin iyileştirilmesi talebi ele alınmıştır. Avrupa Konseyi’nin cezaevi kurallarına göre, hükümlülerin infaz rejimlerinin, onların yeniden topluma kazandırılmasını sağlamak amacıyla tasarlanması gerektiği vurgulanmaktadır. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı, sadece cezanın sürekliliği için değil, aynı zamanda hükümlünün sosyal hayata yeniden kazandırılması için de önemlidir.

Başvuranın sağlık durumu dikkate alındığında, infaz koşullarının iyileştirilmesi gerektiği belirtilmiş, ancak başvuranın ailesine yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talebi reddedilmiştir. Bu karar, başvuranın sağlık durumunun hassasiyetine rağmen, infaz şartlarının mevcut durumda uygun olduğu ve değişiklik yapılmasının Anayasa’nın 17. maddesinin ihlaline yol açabileceği gerekçesiyle verilmiştir. Sonuç olarak, infaz rejiminin iyileştirilmesi tavsiye edilmiş, ancak nakil talebi reddedilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 4980-4980 |sayi|94019529-101.07.06-E.94019529-101.07.06-E.

BAŞVURU NO : 2018/10556 2018/ 10556

KARAR TARİHİ : 28/02/2019 |tarih|

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURU VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri

Genel Müdürlüğü

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, cezasının sağlık kurulu raporlarına göre infaz edilmesi ve ailesine yakın ceza infaz kurumuna nakil talebi hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 29/08/2018 29.8.2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza 25/ 01/ 2018 tarihinde yapılan 2018/ 821 numaralı başvuruda başvuran, İzmir 2 No’lu

F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olduğunu, sağlık kurulu raporlarında ve hakkında verilen Anayasa Mahkemesi kararında belirtilen hususlara dikkat edilerek, infaz rejiminin iyileştirilmesini, gerekli önlemlerin alınmasını ve cezasının, raporlarındaki hususlara dikkat edilerek, infaz edilmesini talep etmiştir .

1.1. Başvuranın, 25/ 01/ 2018 tarihli başvurusu, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 09/ 05/ 2018 tarihli cevabi yazısında, başvuran ile ilgili alınan son tarihli Sağlık Kurulu Raporu doğrultusunda, Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’na naklinin uygun görüldüğü bilgisi nedeniyle, ‘Dostane Çözüm Kararı’ verilerek sonuçlandırılmıştır .

1.2. Kurumumuza 29/ 08/ 2018 tarihinde yapılan başvuruda, başvuran, Elazığ 1 No’lu Yüksek

Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olduğunu, kendisinin Aydınlı olduğunu, ailesinin Aydın ilinde ikamet ettiğini, ceza infaz kurumuna girdiği 2002- 2011 yılları arasında cezasını Aydın E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda kaldığını, doluluk nedeniyle kendi isteği dışında İzmir 1 No’lu F tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na nakledildiğini, 2011 yılında Aydın ilinden

İzmir ’e gönderildiğinde akciğerlerindeki fonksiyon kaybının %2 olduğunu, 2014 yılında İzmir 1

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

1 / 22No’lu F tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan, İzmir 2 No’lu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na

gönderildiğinde bu oranın %10 olduğunu, 2015 yılında Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvurusunu kabul ettiğini ve ihlal karar verdiğini, İzmir 2 No’lu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

Müdürünün, hastalığı ile ilgili gereken titizliği göstermediğini, hastalık nedeni ile ikinci bir talimata kadar Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildiğini, bu kurumda Kurum

Müdürü ve İnfaz Savcısı ile görüşebildiğini, havalandırmanın 5 saat açık kalmasına izin verdiklerini, sigara dumanı ve diğer alerjenlerden uzak kalmasını sağladıklarını, ancak günün birinde Kurum

Müdürü değiştiğinde ya da İnfaz Savcısı değiştiğinde kaldığı oda ve havalandırmanın açık kalacağı saat ile ilgili ceza infaz kurumu, farklı bir karar verdiğinde, yine mağdur olacağını, Elazığ 1 No’lu

Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’na geçici sevk edildiğini, bu ceza infaz kurumunda kalmaya devam ettiği takdirde, ailesinin kendisini ziyarete gelemeyeceğini, ancak geri gönderildiği takdirde de infaz şartları ile ilgili güçlük yaşama ihtimali olduğunu ve isteğe bağlı nakil olacağından yüksek nakil ücreti ödemek zorunda kalacağını belirterek, gereğinin yapılmasını talep etmiştir .

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla İzmir 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli

Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nden 25/ 09/ 2018 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Müdürlüğün 02/ 10/ 2018 tarihli ve sayılı cevabi yazısında; 2.1. “Hükümlünün astım hastalığı ve nefes darlığı olması nedeniyle sürekli olarak sağlık nedenli nakil istemiş olduğu, nakil isteği talepli dilekçelerinin Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel

Müdürlüğüne iletilmek üzere Cumhuriyet Başsavcılığımıza gönderilmiş olduğu, hükümlü dilekçesine istinaden Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün sağlık koşullarına uygun olan bir ceza infaz kurumuna naklinin uygun görülmesi üzerine Elazığ 1 No’lu Yüksek

Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakil kararı verilmiştir . Hükümlü hakkında verilen nakil kararına kurumumuzca yapılacak herhangi bir işlem olmadığından nakli gerçekleşmiştir .”

Bilgileri verilmiştir .

2.2. İzmir 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nün yazısı eklerinde gönderilen başvuranın ceza infaz kurumunda yaptığı telefon görüşmelerinin listesinin yer aldığı Telefon Görüşme Raporu incelendiğinde; başvuranın düzenli olarak kardeşi ve babası ile görüştüğü görülmüştür .

2.3. Başvuranın, İzmir 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda 01/ 11/ 2017- 02 / 10/ 2018 tarihleri arasındaki Ziyaretçi Defterine ilişkin yapılan incelemede; başvuranın ziyaretlerine kardeşi , kardeşi ’un, babası ’un ve annesi ’un geldiği görülmüştür .

3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı

Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nden 25/ 09/ 2018 tarih, sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Müdürlüğün 05/ 10/ 2018 tarihli ve sayılı cevabi yazısında; 3.1. “Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis cezasına çarptırılmış hükümlüler Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 25. Maddesinin 1. Fıkrasının (a) bendi “Hükümlü tek kişilik

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

2 / 22odada barındırılır .” hükmü gereğince tek kişilik odada barındırılırlar . Ancak İdare ve Gözlem

Kurulu Başkanlığımızın 30/ 07/ 2018 tarih ve sayılı kararı ile adı geçen hükümlünün rahatsızlığı nedeniyle İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 09/ 01/ 2015 tarih ve – sayılı sağlık kurulu raporunda hastanın tozlu, dumanlı, toksit madde içeren havalandırması uygun olmayan koşullarda bulunması sakıncalıdır, sürekli hastalığı vardır . Astım ataklarını tetikleyebilir sigara dumanı ve kimyasallardan korunmalıdır . Hastanın astım tanısı mevcuttur, alerjenlerin yoğun olduğu ortamda bulunması astım atağını tetikleyerek hayati tehlikeye neden olabileceğini, İzmir Dr .

Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 22/ 11/ 2016 tarih ve

R.No: – sayılı sağlık kurulu raporunda da Bronşit Astım tek kişilik odada kalması uygun değildir . Havalandırması açık alanlı sigara içilmeyen toz duman kimyasal ortam olmayan odalarda kalması uygundur . Hastalığı kroniktir ömür boyu tedavi gerektirebileceği belirtilmiştir . Bu raporlar, daha önce kalmış olduğu Ceza İnfaz Kurumlarındaki kararlar ve Anayasa Mahkemesinin 18/ 11/ 2015 tarih ve / sayılı başvurusundaki karar yazısında Anayasanın 17. Maddesinin 3. Fıkrasındaki maddeleri göz önünde bulundurularak adı geçen hükümlünün kuruma kabulünden sonra 3 kişilikli odaya yerleştirilmesine karar verilmiştir .

3.2. Hükümlü kurumumuzda C- nolu üç kişilik odada tek barındırılmaktadır .

3.3. Türk İnfaz Sistemini düzenleyen 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

Kanunda Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazına ayrı bir yer vermiş ve anılan Kanunun 25 maddesinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının nasıl infaz edileceğini açıklamıştır . Anılan maddenin l . Fıkrasının (b) bendinde “Hükümlüye, günde bir saat açık havaya çıkma ve spor yapma hakkı tanınır .” hükmü ve (c) bendinde “Risk ve güvenlik gerekleri ile iyileştirme ve eğitim çalışmalarında gösterdiği gayret ve iyi hâle göre; hükümlünün, açık havaya çıkma ve spor yapma süresi uzatılabileceği gibi kendisi ile aynı ünitede kalan hükümlülerle temasta bulunmasına sınırlı olarak izin verilebilir .” hükmüne yer verilmiştir .

3.4. Anılan kanun maddesi hükümlerinde anlaşılacağı gibi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan hükümlülerin kurumunun olanak, imkan, güvenlik, düzen vb durumlarına göre idare ve gözlem kurulunun yetkisine bırakıldığı da anlaşılmaktadır .

3.5. Kurumumuz İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 30/ 07/ 2018 tarih ve / sayılı kararı ile hükümlünün kalmış olduğu odanın havalandırma bahçesinin üst kısmının açık olduğu, kaldığı odanın üst kısmında 3 adet açılabilir ve alt kısmında 1 adet açılabilir ve tuvalette 1 adet açılabilir havalandırma bahçesine bakan pencerelerinin olduğu istediği takdirde bu pencerelerinin tüm gün açık kalabileceği günde 2 defa ve toplamda 5 saat olmak üzere hükümlünün Tam Teşekküllü bir

Sağlık Kuruluşundan durum bildirir sağlık raporu aldırılıncaya kadar havalandırmaya çıkabileceği kendisi tarafından kullanılmadığı sürece sigara içilmeyeceği toz, duman ve kimyasal ortamın oluşmayacağı anlaşılmış ve idare gözlem kurulu kararı ile yaz süresince sabah 09:00 – 10:00 arasında öğleden sonra 13:00 – 17:00 saatleri arasında olacak şekilde toplam 5 saat kalmış olduğu odanın bahçe kapılarının açık kalmasına karar verilmiştir .

3.6. Hükümlünün Kurumumuz İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 30/ 07/ 2018 tarih ve / sayılı kararı ile günde toplam 5 saat açık havaya çıkmasına karar verilmiştir .

3.7. Ceza İnfaz Kurumumuzda yemekler Kampüs yerleşkesinde bulunan Kampüs Açık Ceza İnfaz

Kurumu tarafından yapılmakta olup, odalarda yemek yapılmamaktadır . Hükümlünün kendisi tarafından kullanılmadığı sürece sigara içilmeyeceği toz, duman ve kimyasal ortamın oluşmayacağı

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

3 / 22anlaşılmıştır .

3.8. Adı geçen hükümlü Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis cezasına hükümlü bulunduğundan, hükümlünün Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 25. Maddesinin l . Fıkrasının (a) bendi “Hükümlü tek kişilik odada barındırılır .” hükmü gereğince tek kişilik odada barındırılması gerekirken İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığımızın kararı ile hastalığı gerekçesiyle hükümlü üç kişilik odada tek olarak barındırılmaktadır .

3.9. Yine hükümlünün Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 25. Maddesinin 1.

Fıkrasının (b) bendi “Hükümlüye, günde bir saat açık havaya çıkına ve spor yapma hakkı tanınır .” hükmü gereğince hükümlünün havalandırmaya günde 1 saat çıkması gerekirken İdare ve Gözlem

Kurulu Başkanlığımızın kararı ile hastalığı gerekçesiyle günde toplam 5 saat havalandırmaya çıkarılmasına karar verilmiştir .”

Bilgileri verilmiştir .

4. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı

Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nden 25/ 10/ 2018 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Müdürlüğün 05/ 11/ 2018 tarih ve sayılı cevabi yazısında; 4.1. “Hükümlüye Tam Teşekküllü Sağlık Kurulu Raporu aldırılmak üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan randevu talep edilmiş, Adli Tıp tarafından randevu alınmadan pazartesi ya da çarşamba günlerinden birinde gönderilmesi istenilmiştir . Hükümlünün Adli Tıp’a götürülmesi üzerine yazı yazılmıştır . En kısa sürede Adlı Tıp’a sevk işlemi yapılacaktır .

4.2. Hükümlü kurumumuzda nakil talebinde bulunmuş olup Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından tedavi işlemleri devam ettiğinden tedavi işlemlerin bitmesinden sonra talepte bulunulması nedeniyle işlem yapılmamıştır .

4.3. Hükümlü hastalığının ne olduğunu, ne gibi tedavi uygulanması gerektiği ya da önerildiğini, sürekli tedavi görmesini ya da kontrol altında olmasını gerektirir bir durumu olup olmadığını, kontrolü gerekliyse hangi sıklıkta yapılacağını, cezasının infazına rahatsızlığıyla ilgili uzmanın bulunduğu bir merkezde devam olunmasında kesin zorunluluk bulunup bulunmadığını açıkça belirtir sağlık kurulu raporu aldırılmak üzere; iklim şartları, nem oranı ve ceza infaz kurumu koşulları da dikkate alınarak Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı emrine gönderilmesi uygun görülmüştür .

Aldırılacak raporun incelenmek üzere gönderilmesini ve ikinci bir talimata kadar cezasının infazına

Elazığ 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda devam olunmasına karar verilmiştir .”

Bilgileri verilmiştir .

5. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel

Müdürlüğü’nden 26/ 10/ 2018 tarih ve sayılı yazımız ve 06/ 12/ 2018 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Genel Müdürlüğün 21/ 12/ 2018 tarih ve sayılı cevabi yazısında; 5.1. “ 151 No’lu Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi ve Nakil İşlemleri Hakkında Genelgenin 9’uncu maddesinin altıncı fıkrasında “Hükümlü veya tutuklunun sağlık nedeniyle başka kuruma naklinin

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

4 / 22kurum idaresince talep edilmesi veya hükümlü ve tutuklunun kendi talebi hâlinde, sağlık nedenleriyle

bulunduğu kurumda kalmasının uygun olmadığı, kurum hekiminin önerisi ve en üst anürinin isteği üzerine alınacak sağlık kurulu raporuyla belirlendiği takdirde, başka kurumlara nakilleri yapılabilecektir .” hükmünün yer aldığı, 5.2. Bu kapsamda da hükümlü hakkında tedavisinin tamamlandığına veya Elazığ ikliminin sağlığı açısından uygun olmadığına dair sağlık kurulu raporu düzenlenmesi halinde tedavi nedeniyle naklinin yeniden değerlendirilebileceği; tedavi nedeniyle nakle esas bir durumu kalmaması halinde ailesine yakın ile nakil talebinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiği, 5.3.Adı geçenin İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 19/ 02/ 2018 tarihli – sayılı raporunda belirtilen “Hastanın yoğun nem, polen, akar, toz barındıran, kimyasal madde bulunan tozlu ortamlarda bulunması uygun olmadığından, bulunduğu cezaevinde bu şartlar sağlanamıyorsa uygun ortanı sağlanabilecek bir cezaevine nakli tıbben uygundur” kararına istinaden

İzmir 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan iklim koşulları ve ceza infaz kurumu fiziki şartları göz önünde bulundurularak hastalık nedeniyle ikinci bir talimata kadar Elazığ

’

1 No lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği,”

Bilgilerinin verildiği görülmüştür .

6. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı

Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nden 04/ 02/ 2019 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Müdürlüğün 06/ 02/ 2019 tarih ve sayılı cevabi yazısında; 6.1. “Adli Tıp Kurumu’ndan gelen rapor doğrultusunda Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne 28/ 11/ 2018 tarihinde nakil talebinde bulunulmuştur .

6.2. Nakil başvurusu sonucunda Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün Adli Tıp Kurumu

Başkanlığının 26/ 11/ 2018 tarihli raporuna istinaden nakil talebi reddedilmiştir ve ikinci bir talimata kadar Kapalı Ceza İnfaz Kurumumuzda infazına devam olunmasına karar verilmiştir .” 6.3. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın 23/ 11/ 2018 tarihli Raporuna göre, “(…) alerjik astım için müdavi hekimi tarafından önerilen ortam koşulları, diyeti, tedavisi ve önerilen aralıklarla düzenli poliklinik kontrollerinin sağlanarak cezaevi şartlarında infazına devam edilebileceği” belirtilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

7. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması ” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir . Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz .” , 7.1. Anayasanın “ Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17. maddesinin ilgili fıkralarında; “Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz .

(…)

Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir .”,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

5 / 227.2. Anayasanın “Özel hayatın gizliliği’’ başlıklı 20. Maddesinde ; ‘‘Herkes, özel hayatına ve aile

hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir . Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz .’’ , 7.3. Anayasanın “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56. maddesinin ilgili fıkralarında ; “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir .

(…)

Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler .”; 7.4.Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı ” başlıklı 74.

maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “ Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler ”, 8. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “İşkence yasağı” başlıklı 3. maddesinde; “Hiç kimse işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamaz .”, 8.1. Sözleşmenin “Özel ve aile hayatına saygı hakkı’’ başlıklı 8. maddesinde; ‘‘ 1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir .

2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir .”, 9. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/ 173 sayılı kararıyla kabul edilen, “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin Prensipler

Bütünü ” nün “İşkence yasağı” başlıklı 6. maddesinde “Her hangi bir biçimde tutulan veya hapsedilen bir kimse, işkenceye veya zalimane, insanlık dışı veya onur kırıcı muamele veya cezaya maruz bırakılamaz” .; ‘‘Aile mensupları ve dış dünya ile iletişim kurma hakkı’’ başlıklı 19.

maddesinde ‘‘ Tutulan veya hapsedilen bir kimseye kanunda veya kanuna dayanan bir düzenlemede belirtilen makul şartlara ve sınırlamalara tabi olarak, özellikle aile üyeleri tarafından ziyaret edilebilme ve onlarla haberleşme gibi, dış dünya ile iletişim kurabilmesi için kendisine yeterli imkan verilir .’ ’ hükmü, ‘‘İkametgahına yakın bir yerde tutulma hakkı’’ başlıklı 20. maddesinde;

“ Tutulan veya hapsedilen kişi talep ettiği takdirde, mümkün olduğu ölçüde ikamet ettiği yere makul uzaklıktaki bir tutukevinde veya hapishanede tutulmalıdır .”; “Kötü muameleyi şikâyet hakkı” başlıklı 33. maddesinde “1. Tutulan veya hapsedilen bir kimse veya avukatı, kendisine yapılan muamele hakkında ve özellikle maruz kaldığı işkence veya diğer zalimane, insanlık dışı veya onur kırıcı muameleler konusunda, tutma yeri veya hapishaneden sorumlu makama ve daha yüksek bir makama ve gerekirse denetleme ve hukuki çözüm getirme yetkisine sahip makama şikayette ve talepte bulunma hakkına sahiptir . 2. Tutulan veya hapsedilen kimsenin veya avukatın bu prensibin 1.

fıkrasında belirtilen hakları kullanma imkanı bulunmuyorsa, tutulan veya hapsedilen kimsenin ailesinin bir üyesi veya bu durum hakkında bilgisi olan her hangi bir kimse yukarıda belirtilen hakları kullanabilir . 3. Şikayet edenin talebi halinde, yapılan şikayet veya taleple ilgili gizlilik korunur .

4. Her bir talep veya şikayet hemen ele alınıp incelenir ve gereksiz gecikmeye meydan vermeksizin

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

6 / 22cevaplanır . Eğer talep veya şikayet reddedilirse veya aşırı bir gecikme varsa, şikayetçi durumu

yargısal veya diğer bir makam önüne getirebilir . Tutulan ve hapsedilen kimse veya bu prensibin birinci fıkrasında belirtilen şikayetçiler bir talepte veya şikayette bulunmaktan ötürü zarara maruz bırakılamazlar .”; 10. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ‘‘Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ’’ başlıklı 47.

maddesinde ‘‘ ( 1) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası hükümlünün hayatı boyunca devam eder, kanun ve tüzükte belirtilen sıkı güvenlik rejimine göre çektirilir .’’ ; 11. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nun “İnfazda temel ilke” başlıklı 2. maddesinde “( 1) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kurallar hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanır .

( 2) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz .”; 11.1. ‘‘ İnfazda temel amaç’’ başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında ‘‘Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır .’’, 11.2.‘‘ Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler ’’ başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının ilgili bentlerinde ‘‘Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak

düzenlenir :

b) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin düzenli bir yaşam sürdürmeleri sağlanır . Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilir . Hükümlülerin, Anayasada yer alan diğer hakları, infazın temel amaçları saklı kalmak üzere, bu Kanunda öngörülen kurallar uyarınca kısıtlanabilir .

c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır . Hükümlünün kanun ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır .

d) İyileştirmeye gereksinimleri olmadığı saptanan hükümlülere ilişkin infaz rejiminde, bu hükümlülerin kişilikleriyle orantılı bireyselleştirilmiş programlara yer verilmesine özen gösterilir ve bu hususlar yönetmeliklerde düzenlenir .

e) Cezanın infazında adalet esaslarına uygun hareket edilir . Bu maksatla ceza infaz kurumları kanun ve yönetmeliklerin verdiği yetkilere dayanarak nitelikli elemanlarca denetlenir .

f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur .’’, 11.3. ‘‘Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları’ başlıklı 9. maddesinde; “ ( 1) Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

7 / 22barındırıldıkları tesislerdir . Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri

uygulanır .

( 2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza Kanununda yer alan; a) İnsanlığa karşı suçlardan (madde 77, 78), b) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82), c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188), d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307, 308), e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315), Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir .

( 3) Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usûllerine ısrarla karşı koyanlar bu kurumlara gönderilirler .

( 4) Birinci fıkrada tanımı yapılan kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde, diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümleri kullanılır .

( 5) (Değişik : 25/ 5/ 2005- 5351/ 1 md .) Müebbet hapis cezasına hükümlülerden, 107 nci maddede belirtilen koşullu salıverilme süresinin üçte ikisini, süreli hapis cezasına hükümlülerden toplam cezalarının üçte birini, üçüncü fıkrada belirtilen hükümlülerden geriye kalan toplam cezalarının üçte birini bu kurumlarda geçirerek iyi hâl gösterenlerin, tutum ve kişiliklerine uygun diğer ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine karar verilebilir .”; 11.4. “Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması” başlıklı 23. Maddesinin ilgili bendinde; “( 1)

Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması aşağıdaki esaslara göre yapılır :

a) Hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, aklî ve sağlık durumları, suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâkî eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türleri belirlenerek, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre saptanacak infaz ve iyileştirme rejimi; gözlem, inceleme ve değerlendirme yöntemiyle çalışan gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yapılır . Hükümlüler, işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilirler .”; 11.5.‘‘ Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı ’’ 25. maddesinde ‘‘ Ağırlaştırılmış müebbet

hapis cezasının infazı rejimine ait esaslar aşağıda gösterilmiştir :

a) Hükümlü, tek kişilik odada barındırılır .

b) Hükümlüye, günde bir saat açık havaya çıkma ve spor yapma hakkı tanınır .

c) Risk ve güvenlik gerekleri ile iyileştirme ve eğitim çalışmalarında gösterdiği gayret ve iyi hâle göre; hükümlünün, açık havaya çıkma ve spor yapma süresi uzatılabileceği gibi kendisi ile aynı ünitede kalan hükümlülerle temasta bulunmasına sınırlı olarak izin verilebilir .

d) Hükümlü, yaşadığı yerin olanak verdiği ve idare kurulunun uygun göreceği bir sanat veya meslek

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

8 / 22etkinliğini yürütebilir .

e) Hükümlü, kurum idare kurulunun uygun gördüğü hâllerde ve onbeş günde bir kez olmak üzere (f)

bendinde gösterilen kişilere, süresi on dakikayı geçmemek üzere telefon edebilir .

f) Hükümlüyü; eşi, altsoy ve üstsoyu, kardeşleri ve vasisi, belirlenen gün, saat ve koşullar içerisinde onbeş günlük aralıklarla ve günde bir saati geçmemek üzere ziyaret edebilirler .

g) Hükümlü hiçbir suretle ceza infaz kurumu dışında çalıştırılamaz ve kendisine izin verilmez .

h) Hükümlü, kurum iç yönetmeliğinde belirtilenlerin dışında herhangi bir spor ve iyileştirme faaliyetine katılamaz .

ı) Hükümlünün cezasının infazına, hiçbir surette ara verilemez . Hükümlü hakkında uygulanacak tüm sağlık tedbirleri, tıbbî tetkik ve zorunluluklar hariç ceza infaz kurumlarında, mümkün olmadığı takdirde tam teşekküllü Devlet ya da üniversite hastanelerinin tek kişilik ve yüksek güvenlikli mahkûm koğuşlarında uygulanır .’’, 11.6. “Sağlığın korunması kurallarına uyma” başlıklı 27. maddesi; “( 1) Hükümlü, sağlığının korunması ve salgın hastalıkların önlenmesi için gerekli ve alınmış tedbirlere uymak, kişi sağlığı için tehlike doğuran durumları gecikmeksizin kurum yönetimine bildirmek, kendi ve içinde yaşadığı ortamın temizliğine uygun davranışlar göstermek zorundadır .

( 2) Hükümlü, hem kendi, hem de diğer hükümlülerin sağlığını tehlikeye düşürebilecek eylemlerden kaçınmakla yükümlüdür .”; 11.7. ‘‘ Hükümlülerin nakilleri ” başlıklı 53. maddesinde; “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler .”, 11.8. ‘‘ Kendi istekleri ile nakil’’ başlıklı 54. maddesine göre , “ ( 1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) Koşullu salıverilmelerine beş aydan az süre kalmamış olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir . Çocuk hükümlüler bakımından bu fıkranın (b) bendi uygulanmaz .’’, 11.9. “Hastalık nedeniyle nakil” başlıklı 57. maddesinde ; “( 1) Hastaneye sevki zorunlu görülen hükümlü, bulunduğu yere en yakın tam teşekküllü Devlet veya üniversite hastanesinin hükümlü koğuşuna yatırılır .

( 2) Bu hastanelere gönderilen hükümlülerin başka yerlerdeki hastanelere sevki, sağlık kurulu raporuyla, acil ve yaşamsal tehlikesi bulunması hâlinde, varsa biri hastalığın uzmanı olmak üzere iki uzman hekim tarafından verilip, başhekim tarafından onaylanan ve hastalığın sebebi, tedavinin hangi sebeple bulunduğu hastanede gerçekleştirilemediği, hastaya nerede ve ne tür bir tedavi gerektiğini açıkça belirten bir raporla mümkündür . Bu durumda da en yakın ve hükümlü koğuşu bulunan Devlet veya üniversite hastaneleri tercih edilir .

( 3) Hükümlünün bu hastanelerde kontrol ve tedavisinin devam edip etmeyeceğinin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi gerekir; aksi hâlde hükümlü ait olduğu kuruma iade edilir .

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

9 / 22( 4) Hükümlü, acil hâller dışında özel sağlık kuruluşlarında tedavi edilemez . Acil hâllerin varlığı

hâlinde Adalet Bakanlığına bilgi verilir .

( 5) Hükümlü, sağlık nedenleriyle bulunduğu kurumda kalmasının uygun olmadığı, kurum hekiminin önerisi ve en üst amirinin isteği üzerine alınacak sağlık kurulu raporuyla belirlendiği takdirde, başka kurumlara nakledilebilir .”; 11.10. “Hükümlünün muayene ve tedavi istekleri” başlıklı 71. maddesinde; “( 1) Hükümlü, beden ve ruh sağlığının korunması, hastalıklarının tanısı için muayene ve tedavi olanaklarından, tıbbî araçlardan yararlanma hakkına sahiptir . Bunun için hükümlü öncelikle kurum revirinde, mümkün olmaması hâlinde Devlet veya üniversite hastanelerinin mahkûm koğuşlarında tedavi ettirilir .

12. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

Tüzük’ün ‘‘Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı’’ başlıklı 47. Maddesi 5275 sayılı

Kanunun 25. maddesi ile benzer düzenlenmiştir .

12.1. ‘‘Kendi istekleri ile nakil’’ başlıklı 165. maddesinde, 5275 sayılı Kanununun 54. maddesinde hükümlülerin kendi istekleri ile nakilleri için aranan şartlar söz konusu Tüzük ile tekrar vurgulanmıştır .

12.2. “Hastalık nedeniyle nakil” başlıklı 168. maddesinde “( 1) Hastaneye sevki zorunlu görülen hükümlü, öncelikle kurumun bulunduğu yer veya buraya en yakın tam teşekküllü Devlet veya üniversite hastanesinin hükümlü koğuşuna yatırılır .

( 2) Bu hastanelere gönderilen hükümlülerin başka yerlerdeki tam teşekküllü Devlet veya üniversite hastanelerine sevki, sağlık kurulu raporuyla, acil ve yaşamsal tehlikesi bulunması hâlinde, varsa biri hastalığın uzmanı olmak üzere iki uzman hekim tarafından verilip, başhekim tarafından onaylanan ve hastalığın sebebi, tedavinin hangi sebeple bulunduğu hastanede gerçekleştirilemediği, hastaya nerede ve ne tür bir tedavi gerektiğini açıkça belirten bir raporla mümkündür . Bu durumda da en yakın ve hükümlü koğuşu bulunan Devlet veya üniversite hastaneleri tercih edilir .

( 3) Hükümlünün bu hastanelerde kontrol ve tedavisinin devam edip etmeyeceğinin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi gerekir; aksi hâlde hükümlü ait olduğu kuruma iade edilir .

( 4) Hükümlü, acil veya yaşamsal bir sağlık sorunu nedeniyle, muayene, teşhis ve tedavi amacıyla, kurumun bulunduğu yerdeki sağlık kuruluşuna geciktirilmeksizin nakledilir . Bunun için; a) Sağlık sorununun ortaya çıktığı anda kurumda cezaevi tabibinin görevli olması hâlinde, bu görevlinin raporu, b) Kurumda cezaevi tabibi bulunmaması durumunda, sağlık sorununun ortaya çıktığı anda kurumda bulunan en üst yetkilinin yazılı izni, aranır .

c) Hükümlünün, gönderildiği sağlık kuruluşundan, acil ve yaşamsal olarak başka bir sağlık kuruluşuna nakli gerektiğinde ikinci fıkra hükmü uygulanır . Bu hâllerde Bakanlıktan izin alınmaz, ancak, yapılan işlem en seri haberleşme araçlarıyla Bakanlığa bildirilir .

( 5) Hükümlü, acil hâller dışında özel sağlık kuruluşlarında tedavi edilemez . Acil hâllerin varlığı hâlinde Bakanlığa bilgi verilir .

( 6) Hükümlü, sağlık nedenleriyle bulunduğu kurumda kalmasının uygun olmadığı, cezaevi tabibinin önerisi ve kurum en üst amirinin isteği üzerine alınacak sağlık kurulu raporuyla belirlendiği takdirde, başka kurumlara nakledilebilir .

(…)”;

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

10 / 2213. Adalet Bakanlığının 05/ 06/ 2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı

‘‘ Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler ’’ konulu Genelgenin

‘‘Hükümlülerin Kendi İstekleri İle Nakilleri’’ başlıklı 15. maddesinde, Kanunun ve Tüzük’ün

‘‘ Kendi istekleri ile nakil ’’ maddelerinde aranan şartlara ek olarak;

‘‘ 1. (…)

h) Talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması, ı)Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması, j) Bakanlık tarafından dönem itibariyle isteğe bağlı nakle kapatılmış olmaması, gerekir ’’ ; ( 3) Bu hükümlüler nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorundadır . ( …)

( 6) Kendi istekleri üzerine nakil talebinde bulunan kişilerin dilekçelerinde can güvenliği veya hastalık gibi gerekçelerin de yer alması halinde talep, istek üzerine nakil talebi olarak değerlendirilmeyecek; bu tür taleplerde güvenlik veya sağlık nedeniyle nakil hususunda yapılması gereken işlemler yapılacaktır .

( 7) Bulundukları ceza infaz kurumuna hastalık nedeniyle nakledilmiş olan kişiler, kendi istekleri ile başka kuruma gitmek istedikleri takdirde evraka en son sağlık durumlarını belirtir sağlık kurulu raporları eklenecektir .”; 13.1. “Nakillerle ilgili ortak hükümler” başlıklı 22. maddenin ilgili fıkrasında; “( 7)

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlü ve hükümözlüler, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları dışında kalan ceza infaz kurumlarına nakledilmeyecektir .

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan tutuklananlar ve haklarında dava açılanlar, yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarında veya bir bölümü yüksek güvenlikli olarak sınıflandırılmış ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde barındırılacak, diğer kurumlarda bulunanların nakli için derhal Bakanlıktan talepte bulunulacaktır .”; 14. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları

Hakkında REC ( 2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek ‘Temel İlkeler ’ başlıklı 1- 5. Maddelerinde;

“ 1.Özgürlüğünden yoksun bırakılan herkese, insan haklarının gerektirdiği gibi saygılı davranmalıdır .”; “2.Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişiler, kendilerini mahkûm eden ya da tutuklayan bir karar ile hukuken ellerinden alınmayan bütün haklarını muhafaza ederler .”;

“3.Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır .’’; “4.Kaynakların eksikliği, mahpusların insan haklarını ihlal eden cezaevi koşullarını mazur gösteremez .”; “5.Cezaevi yaşamı, genel toplum yaşamının olumlu yönlerine mümkün olabildiğince yaklaşmalıdır .”; 14.1. ‘‘Yerleştirme ve Barındırma’’ başlıklı 17.1. , 17.2. ve 17.3. maddelerinde, ‘‘ Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler .’’, ‘‘ Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

11 / 22gerekleri ve tüm mahpuslara uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır .’’, ‘‘ İlk

yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olabildiğince mahpusa danışılmalıdır .’’; 14.2. ‘‘Dış Dünya ile İlişki’’ başlıklı 24.1., 24.4. ve 24.5. maddelerinde, ‘‘ Mahpusların mümkün olabilen sıklıkta mektup, telefon veya diğer iletişim vasıtalarıyla aileleriyle, başka kişilerle ve dışarıdaki kuruluşların temsilcileriyle haberleşmelerine ve bu kişilerin mahpusları ziyaret etmelerine izin verilmelidir .’’, ‘‘ Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır .’’, ‘‘ Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar .’’; 14.3. “Tıbbi Bakım” başlıklı 39. maddesinde “Cezaevi yetkilileri tüm mahpusların sağlığını korumalıdır .”; 14.4. “Cezaevi Sağlık Hizmetlerinin Organizasyonu” başlıklı, 40.1., 40.2., 40.3., 40.4., 40.5.

maddelerinde; “Cezaevindeki sağlık hizmetleri ulusal veya toplumsal genel sağlık idaresiyle yakın ilişki içerisinde düzenlenmelidir .”; “Cezaevlerindeki sağlık politikası, ulusal sağlık politikasıyla bütünlük içinde ve uyumlu olmalıdır .”; “Mahpusların, hukuki durumları nedeniyle ayrımcılığa tabi tutulmaksızın ülkede mevcut olan sağlık hizmetlerine erişmeleri sağlanmalıdır .”; “Cezaevlerindeki sağlık hizmetleri, mahpusların yakalanmış olabileceği herhangi bir bedensel veya ruhsal hastalık ya da rahatsızlığı ortaya çıkarmak ve tedavi etmek için uğraşmalıdır .”; “Bu amaçla, mahpuslara toplumda mevcut olanlar da dahil olmak üzere gerekli tüm tıbbi, cerrahi ve psikiyatrik hizmetler sağlanmalıdır .”; 14.5. “Tıp ve Sağlık Personeli” başlıklı 41.1., 41.2., 41.3., 41.4., 41.5. maddelerinde; “Her cezaevinde en azından bir tane nitelikli genel pratisyen doktor hizmet vermelidir .”; “Acil durumlar söz konusu olduğunda, nitelikli bir pratisyen doktorun gecikme olmaksızın her zaman temin edilebilmesi için düzenlemeler yapılmalıdır .”; “Tam zamanlı çalışan bir doktoru bulunmayan kurumları, yarı zamanlı çalışan bir doktorun ziyaret etmesi sağlanmalıdır .”;

“Her cezaevinde sağlık hizmetleriyle ilgili eğitim görmüş uygun personel bulunmalıdır .”; “Her mahpus nitelikli bir göz uzmanı ile diş hekiminin hizmetinden yararlanabilmelidir .”; 14.6. “Hükümlü Mahpuslara Uygulanan Rejimin Amacı” başlıklı 102.1. ve 102.2. maddelerinde

“Tüm mahpuslara uygulanan kurallara ilaveten, hükümlü mahpuslara uygulanan rejim, onların sorumlu ve suçtan uzak duran bir yaşama yönelmelerini mümkün kılmak için tasarlanmalıdır .”;

“Özgürlükten yoksun bırakarak hapsetmenin kendisi bir cezadır . Bu nedenle, hükümlü mahpuslara uygulanan rejim hapsetmenin doğasında var olan sıkıntıyı daha da ağırlaştırmamalıdır .”; 15.Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Ömür Boyu Hapis ve Diğer Uzun

Süreli Cezalara Mahkum Olanların Cezaevi İdaresince Yönetimi Hakkında R ( 2003) 23 Sayılı

Tavsiye Kararı’nın ‘‘Genel Amaçlar ’’ başlıklı 2. maddesinde ‘‘ Ömür boyu hapis ve diğer uzun

süreli mahkûmların yönetilmesinde amaçlananlar :

Bu mahkûmlara ve mahkûmlarla birlikte çalışan ya da onları ziyaret eden herkes için cezaevlerinin emin ve güvenli yerler olmasını sağlamak;

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

12 / 22Ömür boyu ve uzun süreli hapsolmanın getirdiği zarar verici etkilere karşı koymak;

Bu mahkûmların başarılı bir şekilde toplumla bütünleşmelerini sağlamak ve tahliyelerinden sonra yasalara uyarak yaşama olasılıklarını artırmak ve geliştirmek’’ olduğu; 15.1. “Ömür Boyu Hapis ve Uzun Süreli Mahkûmların Yönetilmesi İçin Genel İlkeler” başlıklı ilgili maddelerinde; “3.Ömür boyu hapis ve uzun süreli mahkûmların farklı kişisel özellikleri dikkate alınmalı ve cezalar uygulanırken kişisel planlar yapılmasına dikkat edilmelidir (kişiselleştirme ilkesi) .

4.Cezaevi yaşamı, toplum içindeki hayatın gerçeklerine mümkün olduğunca yakın olacak şekilde düzenlenmelidir (normalleştirme ilkesi) .

5.Mahkûmlara, günlük cezaevi yaşamında bireysel sorumluluk alma olanağı sağlanmalıdır (sorumluluk ilkesi) .

6.Ömür boyu hapis ve uzun süreli mahkûmların, dış toplum, kendileri, diğer mahkûmlar ve cezaevinde çalışan ya da ziyarete gelen kişiler açısından teşkil ettikleri riskler arasında açık bir ayrım yapılmalıdır (güvenlik ve emniyet ilkesi) .

7.Ömür boyu hapis ve uzun süreli mahkûmlar arasında yalnızca cezaları nedeniyle ayrım yapılmamalıdır (ayrımcılık yapmama ilkesi) .

8.Ömür boyu hapis ve uzun süreli mahkûmların cezalarının yönetilmesi için yapılacak olan kişisel planlama, cezaevi sistemi içinde tedrici ilerleme sağlamayı hedeflemelidir (tedrici ilerleme ilkesi)”; 15.2. ‘‘Ömür Boyu Hapis ve Diğer Uzun Süreli Mahkûmiyetin Zarar Verici Etkileriyle Başa

Çıkma’’ başlıklı 22. Maddesinde ‘‘ Aile bağlarının kopmaması için özel çaba gösterilmelidir . Bu amaçla;

Mahkûmlar mümkün olduğunca ailelerine veya yakın akrabalarına en yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler .

Mektuplaşma, telefon görüşmeleri ve ziyaretlerin mümkün olduğu ölçüde azami sıklıkta ve gizlilik içinde yürütülmesi sağlanmalıdır . Bu tür bir düzenleme güvenliği tehlikeye atıyorsa veya risk değerlendirmesiyle riskli olduğu tespit edilmişse söz konusu haberleşmeler, mektupların izlenmesi ve ziyaret öncesi ve sonrasında aramalar gibi makul güvenlik tedbirleri eşliğinde yürütülebilir .’’; 16. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi İnsan Haklarının Korunmasına ve Sürekli

Hastalar ile Ölümcül Hastalığa Yakalananların Rahatlıklarının Sağlanmasına Yönelik 25

Haziran 1999 tarihli ve 1418( 1999) No’lu Tavsiye Kararında ; “Avrupa Konseyi Parlamenterler

Meclisi; Bakanlar Komitesine, üye devletlerin, sürekli hastalığa veya ölümcül hastalığa yakalananların onurlarının her yönüyle korunmasına yönelik tedbirler almalarını teşvik etmeyi

tavsiye etmektedir :

a. sürekli hastalığa ve ölümcül hastalığa yakalananların hakları ile ilgili düzenlemeler yapmak ve bunları korumak için gerekli tedbirleri alarak her türlü tedavi şartlarını sağlamak [alınacak

tedbirler bağlamında] :

i . bütün üye devletlerde tedavi olma hakkının bireysel haklara dahil edilmesi yönünde yasal düzenlemeler yapmak; ii . bütün sürekli hastalığa yakalananlara ve ölümcül hastalığa yakalananlara uygun tedavi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

13 / 22imkânlarından yararlanma koşullarını hakkaniyete uygun olarak sağlamak;

iii . aileleri ve dostlarını sürekli hastalığa ve ölümcül hastalığa yakalananların yanında yer almaya teşvik etmek ve hastalara profesyonel destek sağlamak . Ailelerin ve/veya dostlarının müdahalesinin yetersiz kaldığı durumlarda veya bunların yoğunluktan kaynaklanan yetersizlikleri durumlarında, bunların yerine geçecek veya müdahalelerini tamamlayacak farklı profesyonel tıbbi tedavi yöntemleri öngörmek; iv . ayakta tedavi imkanı varsa, sürekli hastalığa ve ölümcül hastalığa yakalananların tedavilerinin evlerinde gerçekleştirilmesi amacıyla uzman gezici ekipler ve ağlar kurmak; v . sürekli hastalığa ve ölümcül hastalığa yakalananlara tedavi imkanları sunmakla görevli kişiler arasında yardımlaşmanın sağlanmasına yönelik tedbirler almak; vi . sürekli hastalığa ve ölümcül hastalığa yakalananlara uygulanacak tedavilerin kalitesini yükseltmek adına düzenlemeler yapmak ve bunları uygulamaya koymak; vii . -ilgilinin reddetmesi hali hariç olmak üzere- sürekli hastalığa ve ölümcül hastalığa yakalananlara uygulanacak tedavilerin yan etkilerinin hayatlarını kısaltacak şekilde ortaya çıkması hallerinde bile, ağrı kesici tedavilerinin ve uygun geçici tedavilerinin yapılmasını sağlamak ; ( …)” (

Bkz ., AİHM, Gülay Çetin v . Türkiye Davası, Başvuru No. 44084/ 10, § 72.); düzenlemelerine yer verilmiştir .

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

17. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “

Kısmi Tavsiye Kısmi Ret Karar Önerisi ” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 18. Başvuran dilekçesinde özet olarak, infaz şartlarının sağlık durumuna göre düzenlenmesini ve bu şartların mevcut olduğu ailesine yakın bir ceza infaz kurumuna naklinin yapılmasını talep etmektedir .

19. Başvuranın, hastalığı nedeniyle infaz rejiminin iyileştirilmesi talebi ile ilgili olarak; 19.1. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında

REC ( 2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararının ‘Hükümlü Mahpuslara Uygulanan Rejimin Amacı’ başlıklı

102.1 ve 102.2. maddelerinde, hükümlü mahpuslara uygulanan rejimin, onların sorumlu ve suçtan

uzak duran bir yaşama yönelmelerini mümkün kılmak için tasarlanması gerektiği, özgürlükten yoksun bırakarak hapsetmenin kendisinin bir ceza olduğu, bu nedenle, hükümlü mahpuslara uygulanan rejimin hapsetmenin doğasında var olan sıkıntıyı daha da ağırlaştırmaması gerektiği vurgulanmıştır .

19.2. Nitekim, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, 5275 sayılı

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 3. maddesinde, “… öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak… ” olarak ifade edilmiştir . Bu düzenleme doğrultusunda Kanun koyucu, bir taraftan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflemekte; diğer taraftan ise, hükümlüyü topluma kazandırarak sosyal barışı tesis etmeye

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

14 / 22çabalamaktadır . Dolayısıyla infazın özellikle hapis cezasının infazının amacı, sadece belli bir yerde

çekilmesi gereken cezanın sürekliliği için hükümlünün infaz kurumunda muhafaza edilmesi değildir .

Hükümlü, büyük olasılıkla, cezanın infazından sonra yeniden topluma döneceğinden, infaz sırasında hükümlünün yeniden toplumun bir üyesi olmasını sağlamak ve suç işlenmesini önlemek amacıyla iyileştirilmesi gerekliliği ön plana çıkmıştır .

19.3. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun “ İnfazda temel ilke” başlıklı 2. maddesinin ilk fıkrasında ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kuralların, hükümlüler arasında ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanacağını, ikinci fıkrada ise, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamayacağı kat’i surette belirtilmiştir .

19.4. “Yaşam hakkı”, “sağlık hakkı” ve “işkence ve kötü muamele yasağı” na ilişkin hükümler, İnsan

Hakları Evrensel Beyannamesi, Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi, İşkencenin ve İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Ceza veya Muamelenin Önlenmesine Dair Avrupa Sözleşmesi gibi birçok uluslararası belgede yer almaktadır . Ayrıca, bu konuda Birleşmiş Milletler bünyesinde oluşturulan “Mahpuslara Uygulanması Gerekli Asgari Standart Kurallar”, 4 Kasım 1999 tarihli

“İstanbul Protokolü”, Dünya Tabipler Birliği’nce 1975 yılında kabul edilen ve 2006 yılında gözden geçirilerek düzeltilen “Tokyo Bildirgesi”, Avrupa Konseyi bünyesinde Avrupa Konseyi Bakanlar

Komitesi’nin üye devletlere yönelik “Avrupa Cezaevi Kuralları” hakkında ( 2006) 2 No’lu Tavsiye

Kararı, Avrupa İşkencenin ve İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Ceza veya Muamelenin Önlenmesi

Komitesi’nce (CPT), özgürlüklerinden yoksun bırakılan insanlara muameleye ilişkin geliştirilen standartlar vasıtasıyla mahpusların sağlık hakkına ilişkin çeşitli düzenlemeler yapılmıştır .

19.5. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi İnsan Haklarının Korunmasına ve Sürekli Hastalar ile

Ölümcül Hastalığa Yakalananların Rahatlıklarının Sağlanmasına Yönelik 25 Haziran 1999 tarihli ve 1418( 1999) No’lu Tavsiye Kararının ilgili maddelerinde, üye devletlerin, sürekli hastalığa veya ölümcül hastalığa yakalananların onurlarının her yönüyle korunmasına yönelik tedbirler almalarını teşvik etmeyi tavsiye ettiğini ,( …) bütün sürekli hastalığa yakalananlara ve ölümcül hastalığa yakalananlara uygun tedavi imkânlarından yararlanma koşullarını hakkaniyete uygun olarak sağlanması gerektiğini, (…) sürekli hastalığa ve ölümcül hastalığa yakalananlara uygulanacak tedavilerin kalitesini yükseltmek adına düzenlemeler yapmak ve bunları uygulamaya koymak gerektiğini belirtmiştir .

19.6. Anayasamızın 17. maddesinin ilk fıkrasında, herkesin, yaşama, maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkına sahip olduğu, aynı maddenin üçüncü fıkrasında, kimseye işkence ve eziyet yapılamayacağı, kimsenin insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamayacağı vurgulanmıştır . 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

Kanunun ise, “ Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler ’’ başlıklı 6. maddesinde, hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluğun, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirileceğini belirtmiştir .

19.7. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında

REC ( 2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararının ilgili maddelerinde; özgürlüğünden yoksun bırakılan herkese, insan haklarının gerektirdiği gibi saygılı davranılması gerektiği; özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamaların, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olması gerektiği , kaynakların eksikliğinin, mahpusların insan haklarını ihlal eden

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

15 / 22cezaevi koşullarını mazur göstermeyeceğini; cezaevi yetkililerinin, tüm mahpusların sağlığını

koruması gerektiğini vurgulayarak, 40 ve devamı maddelerinde sağlıkla ilgili hususların ayrıntısına yer vermiştir .

19.8. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, mahkumların ceza infaz kurumlarının, kötü yaşam koşulları nedeniyle yaptıkları şikayetlerini, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. maddesinde yer alan

‘İşkence Yasağı’ başlığı altında ele almıştır . Nitekim bir kararında “AİHS’nin özgürlükten yoksun bırakılan kimselerin ve dolayısıyla bu durumdaki hasta kişilerin durumuna ilişkin hiçbir özel hüküm içermediği doğrudur. Ancak gerekli tıbbi bakımı sağlayarak devletin tutukluların fiziksel bütünlüğünü koruma yükümlülüğünden ayrı olarak, doğal yolla ortaya çıkan fiziksel ya da ruhsal rahatsızlıklardan kaynaklanan acının, yetkililerin sorumlu tutulabileceği tutukluluk koşullarından dolayı artıyor ya da artma riski bulunuyor ise , kendi başına 3. madde alanına girebileceğini hatırlatmak gerekir .” (Bkz ., Mouisel v. Fransa Kararı, Başvuru No : 2018/1055667263 / 01, § 37, 38, 40; Tekin Yıldız v. Türkiye Kararı, Başvuru No : 2018/10556 22913/ 04, §70) şeklinde karar vermiştir .

19.9. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bir başka kararında şu huşuları vurgulamıştır : “Özellikle özgürlüğünden yoksun kişiler söz konusu olduğunda, 3. madde ilgili devletlere bu kişilerin insan onuru ile bağdaşır koşullarda tutulmalarını sağlama ve infaz ile ilgili uygulamaların bu kişileri cezaevinde kalma dolayısıyla zorunlu olarak ortaya çıkan sıkıntı ve üzüntü seviyesinden daha fazla bir ıstıraba maruz bırakmama pozitif yükümlülüğünü yüklemektedir .

Maddi de olsa, manevi de olsa, doğal olarak ortaya çıkan bir hastalığa bağlı acı tek başına, eğer yetkililerin sorumlu tutulabilecekleri tutulma şartları ile daha da katlanıyorsa veya katlanma riski varsa 3. maddenin uygulama alanına girebilir . Bir mahkûmun sağlığı ve rahatlığı, hapsedilmenin pratik gerekleri de dikkate alınarak ve özellikle gerekli tedavilerin uygulanması yoluyla, uygun tedbirler alınarak sağlanmalıdır .

Nitekim hasta bir kişinin uygun olmayan fiziki ve tıbbi koşullarda tutulması kural olarak 3. maddeye aykırı bir muamele olarak kabul edilebilir .” (Bkz ., Gülay Çetin v. Türkiye Kararı, Başvuru

No:44084 / 10, § 101; Hüseyin Yıldırım v . Türkiye Kararı, Başvuru No : 2018/105562778 / 02, § 73.)

19.10. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun “ Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı ’’ başlıklı 25. maddesinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanların infazına ilişkin şartlar, ayrı başlık altında düzenlenmiş, bunlar arasında, hükümlünün tek kişilik odada barındırılacağı , hükümlüye, günde bir saat açık havaya çıkma ve spor yapma hakkı tanındığı, açıkça düzenlenmiştir .

19.11. Başvuran 25/ 01/ 2018 tarihli başvurusunda, alerjik astım olduğunu, infaz şartlarının, raporlarında belirtildiği şekilde düzenlenmesini, nitekim daha önce Anayasa

Mahkemesi’ne başvurduğunu ve Mahkemenin / Başvuru Numarası ile incelediği dosyasında, Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ihlal edildiğine karar verildiğini belirterek, gereğinin yapılmasını istemiştir . Başvuran hakkında alınan rapor sonrası nakil gittiği Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli

Ceza İnfaz Kurumu’ndan yaptığı başvurusunda, söz konusu ceza infaz kurumunda şartlarının iyileştirildiğini, raporlarına göre hareket edildiğini belirtmiş, ancak Kurum Müdürü veya Ceza İnfaz

Kurumu Cumhuriyet Savcısının değişmesi halinde ya da kendisinin başka bir ceza infaz kurumuna nakil gitmesi halinde, infaz şartlarının yeniden kendisi için dayanılmaz hal alabileceği korkusu içerisinde olduğunu belirtmiştir .

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

16 / 2219.12. Başvuranın hakkında 2011 yılından bu yana defaatle sağlık raporları alındığı, bu raporlarda;

19.12.1.Başvuranın, tek kişilik odada kalmaması gerektiği, başka bir raporda, yalnız kalmasının uygun olmadığı, 19.12.2. Başvuranın hücre ortamında kalmasının uygun olmadığı, 19.12.3. Başvuranın, yoğun nem, polen, akar, toz barındıran, kimyasal madde bulunan tozlu ortamlarda bulunmasının uygun olmadığı, 19.12.4. Ceza infaz kurumunun yerleşiminin ağaçlık bir bölgede bulunmaması, 19.12.5. Başvuranın, uygun havalandırma koşulları olabilecek odalarda bulunmasının tıbben uygun olduğu, başka bir raporda odasının havadar olması gerektiği, yine farklı tarihli bir raporda havalandırması uygun olmayan koşullarda bulunmasının sakıncalı olduğu, 19.12.6. Sigara içilmeyen, güneş gören bir oda olması gerektiği, başka bir raporda sigara dumanından korunması gerektiği, 19.12.7. Temizlik, kozmetik ürünlerinin, başvuranın hastalığını tetiklediği, Hususlarının, birçok raporda, her defasında vurgulandığı görülmüştür .

19.13. Başvuranın bulunduğu Elâzığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nun yukarıda yazılı şartlara uygun hareket ettiği hem başvuranın dilekçesi hem de ilgili Ceza İnfaz Kurumu’nun

İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 30/ 07/ 2018 tarih ve / sayılı kararı ile anlaşılmıştır .

19.14. Her ne kadar başvuran ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum bir hükümlü olsa da, tüm uluslararası ve ulusal hukuk kaideleri, AİHM’nin yerleşik içtihatları, Anayasa Mahkemesi’nin başvuran hakkında verdiği ihlal kararı, başvuranla ilgili düzenlenmiş tüm Sağlık Kurulu Raporları dikkate alındığında, başvuranın cezasının infazı ile ilgili şartlarda herhangi bir değişiklik yapılması ya da yeni bir ceza infaz kurumuna nakil gitmesi halinde öncelikle Sağlık Kurulu Raporu alınması ve başvuranın infaz şartlarının bu şekilde düzenlenmesi gerektiği, hastalığının hassasiyetinden kaynaklıdır . Nitekim Pamukkale Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığı’nın 30/ 09/ 2013 tarihli raporunda “(…) Astım tam olarak tedavi edilebilir bir hastalık değildir . Bu nedenle sadece Denizli’de dünyanın hiçbir yerinde tam tedaviden söz etmek mümkün değildir . (…)

Böyle bir durumda öncelikle hastanın yaşadığı ortamın düzeltilmesi gerekir . (…)” diyerek, başvuranın infaz koşullarının düzetilmesinin önemine değinmiştir .

19.15. Başvuranın hastalığının geçici olmadığı ve yıllardan beri alınan raporların birbirinden pek de farklı olmadığı görüldüğünde, başvuranın infaz koşulları ile ilgili ceza infaz kurumlarının farklı uygulamaya gitmesinin, şartları oluştuğu takdirde Anayasamızın 17. maddesinin üçüncü fıkrasını ihlal edebilecek bir husus olduğu göz önünde bulundurulduğunda, idarenin, başvuran ile ilgili infaz şartlarını düzenlerken, 5275 sayılı Kanunun, yalnız 25. maddesine göre değil aynı zamanda, söz konusu Kanunun 2/ 2 maddesi ve 6/ 1-b maddelerine göre de hareket etmesini gerektirmektedir .

19.16. Başvuran ile ilgili infaz şartlarının, kanunda öngörülenden farklı uygulanması, 5275 sayılı

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun “ İnfazda temel ilke” başlıklı 2.

maddesinin ikinci fıkrasında açıkça düzenlenen, “ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz .” hükmünün emredici sonucudur . Nitekim, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Ömür Boyu Hapis ve

Diğer Uzun Süreli Cezalara Mahkum Olanların Cezaevi İdaresince Yönetimi Hakkında R ( 2003) 23

Sayılı Tavsiye Kararı’nın 3. maddesinde “ömür boyu hapis ve uzun süreli mahkûmların farklı kişisel özellikleri dikkate alınmalı ve cezalar uygulanırken kişisel planlar yapılmasına dikkat edilmelidir

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

17 / 22(kişiselleştirme ilkesi)” şeklinde vurgulanmıştır .

19.17. Yukarıda açıklanan tüm bu gerekçelerle, başvuranın, hastalığı nedeniyle infaz rejiminin iyileştirilmesi talebi ile ilgili, bulunduğu ceza infaz kurumunda şartlar iyileştirilmiş olsa da, başvuranın daha önce kaldığı ceza infaz kurumlarının infaz koşullarının, hastalığının ağırlaşmasına yol açtığı ve 2011 yılından bu yana hakkında alınan Raporların birbirinden pek de farklı olmadığı hususları birlikte ele alındığında, başvuranın infaz şartlarının, hakkında alınan Sağlık Kurulu

Raporları doğrultusunda gerekli iyileştirmeler yapılarak uygulamaya devam edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır .

20. Başvuranın, ailesine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talebi ile ilgili olarak; 20.1. Anayasamızın 20. ve AİHS’nin 8. maddesi uyarınca, herkesin ‘ özel ve aile hayatına saygı hakkına’ sahip olduğu düzenlenmiştir . Hapis cezasına mahkumiyet, doğası gereği, hükümlünün özel ve aile hayatının kısıtlanması sonucunu doğuracaktır . Ancak mahkûmun yakınları ile bağlantıda kalmasının, özel ve aile hayatına saygı hakkının esaslı unsurlarından olduğu ve cezaevi idaresinin bu konuda gerekli yardımı sağlaması gerektiği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından vurgulanan bir husustur . ( Messina v . İtalya Kararı, Başvuru No : 2018/10556 25498/ 94; Epners-Gefners v . Letonya Kararı, Başvuru No : 2018/10556 37862/ 02)

20.2. AİHM kararlarında, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/ 173 sayılı kararıyla kabul edilen, “ Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin

Prensipler Bütünü ” nün ilgili maddesinde, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere

Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC ( 2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek 17.1. maddesinde, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Ömür Boyu Hapis ve Diğer Uzun Süreli

Cezalara Mahkum Olanların Cezaevi İdaresince Yönetimi Hakkında R ( 2003) 23 Sayılı Tavsiye

Kararı’nın 22. maddesinde, hükümlülerin evlerine (ailelerine) yakın ceza infaz kurumuna yerleştirilmelerinin uygun olduğu belirtilmiştir .

20.3.Nitekim Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Ömür Boyu Hapis ve Diğer

Uzun Süreli Cezalara Mahkum Olanların Cezaevi İdaresince Yönetimi Hakkında R ( 2003) 23 Sayılı

Tavsiye Kararı’nın, ‘‘Ömür Boyu Hapis ve Diğer Uzun Süreli Mahkûmiyetin Zarar Verici Etkileriyle

Başa Çıkma’’ başlıklı 22. maddesinde, de hükümlünün aile bağlarının kopmaması için özel çaba gösterilmesi gerektiği, aynı Tavsiye kararının 2. maddesinde belirtildiği üzere, bu çabanın hükümlünün başarılı bir şekilde toplumla bütünleşmelerini sağlamak ve tahliyelerinden sonra yasalara uyarak yaşama olasılıklarını artırmak ve geliştirmek amacı açısından önem arz ettiği vurgulanmıştır .

20.4. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 53- 58. maddelerinde

‘Hükümlülerin nakilleri’ başlığı altında, nakile ilişkin hükümler düzenlenmiş, 54. maddede ‘Kendi istekleri ile nakil’ , 55. maddede ‘Disiplin nedeniyle nakil’ , 56. maddede ‘Zorunlu nedenlerle nakil’, 57. maddede ise ‘ Hastalık nedeniyle nakil’ şartları düzenlenmiştir .

20.5. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, ilgili Tüzük ve 167 sayılı

Genelge’de hükümlülerin, ailelerinin ikamet yerlerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmelerine yönelik emredici bir hüküm içermemektedir . Buna karşılık 5275 sayılı Kanun, ilgili Tüzük ve 167 sayılı Genelge’de hükümlülerle ilgili düzenlenen, ‘ Kendi istekleri ile nakil’ hükmü ile, disiplin cezası, zorunlu hal, hastalık hali olmasa dahi, maddede düzenlenen şartlar oluştuğu takdirde naklin mümkün olduğunun düzenlenmiş olması, bu maddedeki nakil sebebinin hükümlüler tarafından genel olarak ‘ailelerinin ikamet ettiği yer veya ailelerine yakın yerlere nakil’

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

18 / 22hükmü olarak değerlendirilip, nakil gerekçesinde bu hükme dayanmışları sonucunu doğurmuştur .

20.6. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 57. maddesinde, ilgili

Tüzük ve 167 sayılı Genelge’de ‘Hastalık Nedeniyle Nakil’ ayrı bir başlık altında düzenlenmiş, bir hükümlünün, hastalık nedeniyle nakil talebinin kabul edilebilmesi için , ‘ sağlık nedenleriyle bulunduğu kurumda kalmasının uygun olmadığı’ alınacak sağlık kurulu raporuyla belirlendiği takdirde mümkündür . 167 sayılı Genelge’nin ‘Hükümlülerin Kendi İstekleri İle Nakilleri’ başlıklı 15. maddesinin 7. fıkrasında, açıkça, bulundukları ceza infaz kurumuna hastalık nedeniyle nakledilmiş olan kişilerin, kendi istekleri ile başka kuruma gitmek istedikleri takdirde, evraka en son sağlık durumlarını belirtir sağlık kurulu raporlarının ekleneceği düzenlenmiştir . Ayrıca, diğer nakil sebeplerinden farklı olarak, hükümlüler, hastalık nedeniyle nakil halinde, gittikleri ceza infaz kurumlarında 1 yıl kalmak zorunda değillerdir . ( 5275 sayılı Kanun 54/ 2) .

20.7. Başvuran , hastalık nedeniyle nakil talebinde bulunmuş, nakil talebi uygun görülerek Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’na nakil gitmiştir . Ancak başvuran, ailesinin Aydın ilinde ikamet ettiğini belirterek, ailesine yakın bir ceza infaz kurumuna naklini talep etmiştir .

20.8. Başvuranın Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan yaptığı nakil talebi, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın 23/ 11/ 2018 tarihli Raporu uyarınca Ceza ve Tevkifevleri Genel

Müdürlüğü’nce reddedilmiştir . Nitekim ilgili Raporda “(…) alerjik astım için müdavi hekimi tarafından önerilen ortam koşulları, diyeti, tedavisi ve önerilen aralıklarla düzenli poliklinik kontrollerinin sağlanarak cezaevi şartlarında infazına devam edilebileceği” belirtilmiştir .

20.9. Başvuran, daha önce kaldığı İzmir 1 No’lu Ceza İnfaz Kurumu’ndan nakil gitmesinin gerekçelerinden birinin ceza infaz kurumunun ormanlık alanda bulunması olduğunu, Nazilli E Tipi

Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda yakıt olarak kömür kullanılmasının hastalığına zarar verdiğini, Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan nem oranının sağlığını olumsuz etkilediğini (Başvuran hakkında verilen Anayasa Mahkemesi Kararı § 18), bu kurumlar haricinde Denizli D Tipi

Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Ödemiş M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda ve Elazığ’a nakil gitmeden önce İzmir 2 No’lu Ceza İnfaz Kurumu’nda kalmış, bu kurumun da ormanlık alanda olması, polen ve akar tozları nedeniyle nakil talep etmiştir .

20.10. Başvuranın daha önce kaldığı ceza infaz kurumlarının yerleri dikkate alındığında, başvuranın ailesinin ikamet ettiği Aydın iline yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirildiği açıktır .

20.11. Başvuranın Sağlık Kurulu Raporlarında birçok kez, nemli bölgelerde kalmasının uygun olmadığı belirtilmiştir . Nem haricinde ormanlık alanda bulunan ceza infaz kurumunda kalmasının da uygun olmadığı, yakınlarında inşaat olan ceza infaz kurumunun da başvuranın sağlığına zarar verdiği, tavuk çiftliğinden gelen kokular, yan odalarda kalanların sigara içip içmediği gibi hususlar da, başvuranın hastalığını olumsuz etkilemiştir ve etkileyecektir .

20.12. Başvuranın, İzmir 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda iken, Ceza ve

Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne hitaben yazdığı 23/ 05/ 2018 tarihli dilekçesinde Afyonkarahisar E

Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na, Isparta E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na, Burdur E Tipi

Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na, Uşak E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na, Manisa E Tipi Kapalı

Ceza İnfaz Kurumu’na, Çanakkale E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na ya da çevre koşulları ve diğer koşullar uygun olan Genel Müdürlük tarafından belirlenecek bir başka ceza infaz kurumuna nakil talep ettiği görülmüştür .

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

19 / 2220.13. Yukarıda açıklandığı üzere,

20.13.1. Başvuranın 2011 yılından, şu anda kaldığı Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz

Kurumu’na kadar, ailesinin ikamet ettiği Aydın iline yakın, 6 farklı ceza infaz kurumlarına nakil gittiği, ancak hiçbirinin sağlık durumuna uygun olmadığı, 20.13.2. Başvuran hakkında düzenlenmiş Sağlık Kurulu Raporlarının çoğunda nemli bölgede kalmaması, ormanlık alanda bulunan ceza infaz kurumlarında kalmaması yönünde çevresel etkenlerle ilgili, başvuranın sağlığını önemli derecede etkileyen kararlara yer verildiği, 20.13.3. 5275 sayılı Kanunun 57/ 5 maddesi, 167 sayılı Genelge’nin 15/ 6- 7 maddeleri uyarınca, hastalık nedeniyle nakledilmiş olan hükümlülerin, kendi istekleri ile nakil talebinde bulunabilmeleri için, sağlık kurulu raporlarının dikkate alındığı, 20.13.4. Başvuranın, Adli Tıp Kurumu raporu sonrasında yapmış olduğu nakil talebinin, Ceza ve

Tevkifevleri Genel Müdürlüğünce, ‘ikinci bir talimata kadar ’ reddedilmiş olması, 20.13.5. Başvuranın hastalığının hassaslığı nedeniyle, yalnız ceza infaz kurumu çevresinin değil, aynı zamanda ceza infaz kurumunun içerisinin de önem arz ettiği (yanında kalacak kişinin sigara içip içmediği, odanın bulunduğu yer, havalandırmaya rahatsız edici kokunun gelmemesi vs) bu şartı, her hâl ve zamanda sağlamanın zorluğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, aile hayatına saygı hakkı kapsamında nakil talebinde bulunması ve bunun kabul edilmesi makul görülebilirse de, başvuranın hastalığının hassasiyeti ve akciğerlerindeki uzun kaybının son 8 yılda %2’den %28’e çıkmış olmasının mahiyeti düşünüldüğünde, geçici olarak gönderildiği Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli

Ceza İnfaz Kurumu’nda kalmasında, hukuka ve hakkaniyete aykırılık görülmemiştir .

İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine, 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri ” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; 22. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından her bir idare tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır . Buna karşılık, başvurana iletilen cevabi yazıda, idarenin kararına karşı hangi sürelerde hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği anlaşıldığından “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ” ilkesine uygun davranılmadığı tespit edilmiş olup idareye bu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir .

23. 5275 sayılı Kanunu’nun 51. maddesinde , ilgili Tüzük’ün 159 ve devamı maddelerinde , hükümlülerin ödüllendirilebileceği düzenlenmiş, 28603 Resmi gazete sayılı Hükümlü ve

Tutukluların Ödüllendirilmesi Hakkında Yönetmelik’te , ise bu maddelerin ayrıntısına yer verilmiştir .

Söz konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde ‘‘Hükümlü ve tutukluların ödüllendirilmesi ile ulaşılmak istenen temel amaç; bu kişilerin yeniden sosyalleşmesini sağlamak suretiyle insan haklarına saygılı, hukukî ve toplumsal kurallara bağlı bireyler olmalarını teşvik etmektir .’ ’ hükmüyle ödüllendirmenin amacından bahsedilmiştir . ‘Ödül türleri’ başlıklı 7.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

20 / 22maddesinde ise, ödüllerin hükümlülerin, ziyaret süresinin uzatılmasına, ziyaret sürelerinin toplu

olarak kullanılmasına, telefon görüşmelerine ilişkin olduğu görülmüştür . Nitekim ziyaret, görüş, telefonla görüşme, yani hükümlülerin ‘Dış dünya ile ilişkilerine’ ilişkin iyileştirmelerin, söz konusu Yönetmeliğin amacında da belirtildiği üzere, hükümlülerin yeniden sosyalleşmesi ve topluma kazandırılması bakımından önem taşıdığı belirtilmiştir .

24.Hükümlülerin ailelerine en yakın ceza infaz kurumunda barındırılmaları, ülkemizin içinde bulunduğu şartlar ve hükümlülerin yerleştirilmelerinde dikkat edilmesi gereken hususlar nedeniyle maddi olarak her zaman uygun değilse de, aileleri tarafından ziyaret hususunda sıkıntı çeken hükümlüler bakımından birtakım kolaylıklar yapılması, hem hükümlünün rehabilitasyonu açısından önem taşımakta, hem de ailelerin yakınını (hükümlüyü) görmek, daha rahat şartlarda ziyaret edebilmek hakkının, AİHS 8. maddesi ile düzenlenen ‘‘Özel ve aile hayatına saygı hakkı’’ kapsamında kaldığı değerlendirildiğinde, söz konusu hakkın ihlal edilmemesi bakımından önem taşımaktadır . Nitekim, bu konuda, başvuranın ailesinin ziyaret çizelgesinin, ilgili infaz kurumundan istenerek, gerekli kontrollerin yapılması gerekir . Bu kapsamda, ziyaret hususunda, başvuranın ailesine esneklik tanınması, ‘kullanılmayan ziyaret süresinin birleştirilmesi ödülü’ verilmesi gibi, kolaylık sağlanması hususunda, idarenin gereken özeni göstermesi ve gerekli hassasiyetin sağlanması gerekmektedir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

25. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır . 21 inci maddenin ikinci fıkrası yarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır . Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede yetkili Elazığ İdare

Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ ile KISMEN REDDİNE;

Başvuran hakkında uygulanan infaz rejiminin, kendisi ile ilgili alınan Sağlık Kurulu

Raporları doğrultusunda gerekli iyileştirmeler yapılarak uygulamaya devam edilmesi hususunda

ADALET BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA ,

Başvuranın, ailesine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talebinin REDDİNE,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Adalet Bakanlığınca

bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

21 / 22Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi