|
ÖZET: Bu Sayıştay kararı, 6172 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi uyarınca mevcut sulama birliklerinin, 22.03.2011 tarihinden itibaren 18 ay içinde yeni düzenlemelere uyması gerektiğini belirtmektedir. Uyum süreci, ana statünün yeniden düzenlenmesi, üye kayıtları, meclis toplantıları ve yönetim organlarının seçimi ile tamamlanmaktadır. İlk meclis toplantısının 21.09.2012 tarihinde yapılmasıyla, birlik 6172 sayılı Kanun’a uygun hale gelmiştir. Bu tarihe kadar yapılan huzur hakkı ödemeleri 5355 sayılı Kanun’a uygun bulunmuş, ancak sonrasında yapılan ödemelerin 6172 sayılı Kanun’a aykırı olduğu tespit edilmiştir.
Kararda, huzur hakkı ödemelerinin üst sınırının belirlenmesi için birlik meclis kararının alınması gerektiği vurgulanmıştır. 21.09.2012 tarihinden itibaren 6172 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği, dolayısıyla bu tarihten sonra yapılan huzur hakkı ödemelerinin kamu zararı oluşturduğu ifade edilmiştir. Bu bağlamda, birlik başkanına ait huzur hakkı ödemeleri nedeniyle oluşan kamu zararı, muhasebe ve harcama yetkililerinden tahsil edilecektir. Sonuç olarak, Sayıştay, 5355 sayılı Kanun’a göre yapılan huzur hakkı ödemelerini yerinde bulurken, 21.09.2012 tarihinden sonra yapılan ödemelerin 6172 sayılı Kanun’a aykırı olduğunu belirterek, ilgili yetkililerin sorumluluğunu ortaya koymuştur. Bu durum, kamu mali yönetimi açısından önemli bir içtihat teşkil etmektedir. |
| Kamu İdaresi Türü | Özel İdareler |
| Yılı | 2012 |
| Dairesi | 1 |
| Karar No | 10345 |
| İlam No | 212 |
| Tutanak Tarihi | 3.6.2014 |
| Kararın Konusu | Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar |
Huzur Hakkı
6172 sayılı Kanunun “Birlik meclisine üyelik şartları, seçilme esasları, görev ve yetkileri” başlıklı 6 ncı maddesinin onbeşinci fıkrasında; “Birlik meclisinin görev ve yetkileri şunlardır:
(…)
e) (…), yönetim kurulu üyelerine brüt asgari ücretin yüzde ellisini ve başkana brüt asgari ücretin üç katını geçmemek üzere aylık olarak ödenecek huzur hakları ile denetim kurulu üyelerine brüt asgari ücreti geçmemek üzere yılda bir kez ödenecek huzur haklarını tespit etmek.
(…)”
Aynı Kanunun “Mevcut birlikler” başlıklı geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte 26/5/2005 tarihli ve 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanununa göre kurulmuş olan sulama birlikleri onsekiz ay içinde durumlarını bu Kanuna uygun hale getirmek zorundadır. Aksi takdirde bu birliklerin tüzel kişiliği kendiliğinden sona erer ve bu birlikler valinin görevlendireceği vali yardımcısı başkanlığında; defterdarlık, tarım il müdürlüğü, DSİ bölge müdürlüğü ve il mahalli idareler müdürlüğü yetkililerinden oluşan tasfiye komisyonu tarafından en geç iki ay içinde tasfiye edilir. Birliğin tüm hak, alacak, borç ve 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olmayan personeli ile birliğe ait taşınır ve taşınmazlar bu Kanuna istinaden kurulan yeni birliğe devrolunur.”
… Sulama Birliği Ana Statüsünün “Huzur hakkı ve izin hakkı” başlıklı 42 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Birlik başkanı, yönetim ve denetim kurulu üyelerine birlik meclisinin dönem başı toplantısında belirlenecek miktarda aylık huzur hakkı ödenebilir. Ancak, başkana ödenecek aylık huzur hakkı brüt asgari ücretin üç katını, yönetim kurulu üyelerine ödenecek aylık huzur hakkı brüt asgari ücretin yarısını ve denetim kurulu üyelerine ödenecek yıllık huzur hakkı brüt asgari ücreti geçemez.”
Denilmektedir.
6172 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesiyle, mevcut birliklerin, Kanunun yürürlüğe girdiği 22.03.2011 tarihinden itibaren 18 ay içinde Kanuna uygun hale getirilmesi ve uygun hale getirilmeyen birliklerin tüzel kişiliklerinin sona ereceği hüküm altına alınmış olup Birlikler, uyum sürecinde 5355 sayılı Kanuna göre faaliyette bulunmaya devam edeceklerdir.
Mevcut bir sulama birliğinin, 6172 sayılı Kanuna uygun hale gelmesi; bu Kanuna uygun olarak birliğin ana statüsünün yeniden düzenlenmesi, üye kayıtlarının yapılması, meclisinin toplanması, başkan, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçimi ve teşkilatlanma sürecinin tamamlanmasıyla mümkün olmaktadır.
…, her ne kadar Ana Statüsünü 18.04.2012 tarihinde onaylatmış olsa da; uyum sürecini, ilk meclis toplantısının yapıldığı 21.09.2012 tarihinde tamamlamış bulunmaktadır. Dolayısıyla, bu tarihe kadar 5355 sayılı Kanuna göre; bu tarihten sonra 6172 sayılı Kanuna göre faaliyet göstermesi gerekmektedir. Bu bağlamda, 21.09.2012 tarihine kadar 5355 sayılı Kanuna göre yapılan huzur hakkı ödemeleri, doğru ve yerindedir.
Her ne kadar Ana Statünün 42 nci maddesiyle, “başkana ödenecek aylık huzur hakkı brüt asgari ücretin üç katını, yönetim kurulu üyelerine ödenecek aylık huzur hakkı brüt asgari ücretin yarısını ve denetim kurulu üyelerine ödenecek yıllık huzur hakkı brüt asgari ücreti geçemez şeklinde 6172 sayılı Kanuna uygun bir düzenleme yapılmış olsa da; söz konusu hüküm ödenecek huzur hakkı miktarının üst sınırı olup, fiilen ödenecek miktarın Birlik meclis kararıyla belirlenmesi gerekmektedir. Huzur hakkı ödemesi için meclis kararı alınmadığından, 6172 sayılı Kanunda yer alan huzur hakkı ile ilgili hususların, uyum sürecinin tamamlandığı ve meclisin ilk toplantısını yaptığı 21.09.2012 tarihinden itibaren uygulanması gerekmektedir. Kanun hükmünün, Ana Statü hükmüne göre uygulanma önceliği bulunduğundan, 5355 sayılı Kanunun 22 nci maddesine göre huzur hakkı ödenmesine engel teşkil etmemektedir.
Bu itibarla;
Birlik uyum sürecinin tamamlandığı 21.09.2012 tarihine kadar olan ve 5355 sayılı Kanuna göre huzur hakkı ödenmesinden kaynaklanan … TL için ilişilecek husus bulunmadığına,
Birlik başkanı …’e ait aylık huzur hakkının, 21.09.2012 tarihinde sonra brüt asgari ücretin üç katını geçmesinden ve 6172 sayılı Kanuna aykırı huzur hakkı ödenmesinden kaynaklanan … TL kamu zararının; Muhasebe yetkilisi … ile harcama yetkilisi …’den, müştereken ve müteselsilen, temyiz yolu açık olmak üzere 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile tazminen tahsiline,
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 61 inci maddesi gereği gerçekleştirme görevlisince imzalanmayan ödeme emirlerinde; muhasebe yetkilisinin, sorumlu olduğuna ve gerçekleştirme görevlilerinin, sorumlu olmadığına,
Oy birliğiyle,