ÖZET: Başvuru, başvuranın Türk Silahlı Kuvvetleri’nden emekli olduktan sonra Türk Hava Yolları’nda çalıştığı dönemde yatırılan primlerin iadesi sırasında yasal faizin uygulanmaması ile ilgilidir. Başvuran, 2 Kasım 2021 tarihinde yapılan 139.064,97 TL’lik prim iadesinin, 5510 sayılı Kanun’un 89. maddesi ve ilgili genelgelere aykırı olduğunu belirterek, yasal faizin hesaplanmasını talep etmiştir. Başvuru, başvuranın TSK’deki görevine iade edilmesinin ardından, sosyal haklarının geri verilmesi sürecinde yaşanan prim iade işlemleri ile ilgilidir.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), başvuranın prim iadesinin yasal faizi olmadan yapıldığını, bunun ise 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddelerine uygun olduğunu savunmuştur. SGK, çakışan hizmet süreleri nedeniyle yapılan prim iadesinin yanlış veya yersiz tahsil edilen primler kapsamında değerlendirilmediğini ifade etmiştir. Ancak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iadesi yapılan primlerin yanlış veya yersiz alındığı tespit edilerek, faiziyle ödenmesi gerektiği yönünde bir tavsiye kararı vermiştir.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, SGK’ya başvuranın prim iadesinin faiziyle birlikte yapılması gerektiğini önermiştir. Bu karar, başvuranın hak arama özgürlüğü çerçevesinde, yasal süreçlerin işletilmesi için önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/6318-S.22.9654

BAŞVURU NO : 2021/20685

KARAR TARİHİ : 17/05/2022

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın iadesi yapılan primlerine faiz işletilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 04/12/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza tarihinde e-başvuru yoluyla yapılan başvuruda; TSK’den re’sen emekli edildikten sonra Türk Hava Yollarında çalıştığı döneme ilişkin adına yatırılan primlerin; açtığı dava neticesinde TSK’de göreve iadesinden sonra bütün sosyal haklarının iadesiyle birlikte Kurumumuzun girişimleri neticesinde SGK tarafından 2 Kasım 2021 tarihinde tarafına ödendiğini, ancak yapılan 139.064,97 TL prim iadesi hesabında yasal faizin olmadığını, söz konusu işlemin 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesine ve 2020/20 sayılı İşveren Primleri Genelgesinin “Prim iade işlemleri” hükümlerine aykırı olduğunu, zira söz konusu hükme göre yersiz alındığı tespit edilen primlerin faiziyle iade edileceğinin düzenlendiğini, başvuru tarihinde yasal süre olan 30 gün içinde SGK tarafından işlem yapılmaması nedeniyle o günün dolar kuru ve mevduat faizi düşünüldüğünde altı ay boyunca ciddi zarara uğratıldığını ifade ederek, 2 Kasım 2021 tarihinde tarafına yapılan 139.064,97 TL’lik ödemesine 18/06/2020 tarihi esas alınarak yasal faiz hesaplanmasını, 03/05/2021 tarihli dilekçesine yasal işlem miadı olan 2 Haziran 2021 tarihi ila ödemenin yapıldığı 2 Kasım 2021 tarihleri arasında uğradığı parasal değer kaybı için yasal faiz ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 06/01/2022 tarihli ve tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü tarafından

gönderilen 04/02/2022 tarihli ve sayılı yazıda özetle:

2.1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun; Sigortalılık hallerinin birleşmesi başlıklı, 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “ (Değişik birinci fıkra: 13.02.2011-6111/33 md.)

Sigortalının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statüleri ile (c)

bendinde yer alan sigortalılık statüsüne aynı anda tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a)

bendi kapsamında sigortalı sayılır.”

Prim borçlarına halef olma, gecikme cezası ve gecikme zammı ile iadesi gereken primler başlıklı 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında; “Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî faizi ile birlikte geri verilir. Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır.

Ancak Borçlar Kanununun 65 inci maddesi hükmü saklıdır.” hükmünün yer aldığı, 2.2. Diğer taraftan, SGK tarafından yayımlanan 2020-20 sayılı İşveren İşlemleri Genelgesinin; Dördüncü

Kısım Birinci Bölüm 6- Prim iade işlemleri” maddesinde; “… 5510 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi hükmü gereği sigortalılık statülerinde meydana gelen çakışma sonucu, çakışan hizmet süreleri iptal edilmesi gereken 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında ödenen primlerin sigortalı ile işveren arasında kurulan hizmet akdi karşılığında zorunlu olarak ödenmekte olması nedeniyle işverenlerin Kurumumuza ödemiş oldukları bu kapsamındaki çakışan hizmet sürelerine ilişkin primler yanlış veya yersiz tahsil edilen primler kapsamında bulunmamaktadır.

Buna göre çakışan hizmet süreleri nedeniyle iptal edilmesi gereken 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki geçersiz sigortalılık statüsünden Kurumumuza ödenen primler (geçerli sigortalılık statüsüne olan prim borcuna ilişkin aktarımı yapıldıktan sonra ya da her iki statü içinde prim ödendiğinin tespit edilmesi durumunda) ile belge türü değişikliği sonucu oluşan fark tutarlar faiz uygulanmaksızın ilgililere iade edilecektir.” açıklamalarına yer verildiği, 2.3. Başvuranın, mahkeme kararı sonrası TSK’de göreve iadesi ile birlikte, çakışan hizmet dönemleri olan 2013/08-2020/07 yılları arası 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında hizmet akdi ile çalıştığı sürelerde sigortalı adına yatırılan sigorta primlerinden sigortalı hissesi tutarının sigortalıya iade edildiği, 2.4. Başvuranın, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılığı ile çakışan 4/1-a kapsamındaki sigortalılığından kaynaklanan sigorta prim tahsilatının yanlış ve yersiz ödenen primler kapsamında olmaması nedeniyle sigortalıya yapılan prim iadesinin yasal faiz hesaplanmadan yapıldığı,

2.5. 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında ödenen primlerin sigortalı ile işveren arasında kurulan hizmet akdi karşılığında zorunlu olarak ödenmekte olması nedeniyle faizsiz olarak iade edilmesi, 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesine aykırı olmamakla birlikte çakışan hizmet süreleri nedeniyle iptal edilmesi gereken 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki geçersiz sigortalılık statüsünden SGK’ye ödenen primler sonucu oluşan fark tutarların faiz uygulanmaksızın ilgililere iade edileceğinin 2020/20 sayılı Genelgenin yukarıda açıklanan maddesinde belirtildiği, ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” , 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı

5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü

eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun; 5.1. “Sigortalılık hallerinin birleşmesi” başlıklı 53’üncü maddesinde, “Sigortalının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statüleri ile (c) bendinde yer alan sigortalılık statüsüne aynı anda tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde

Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır.…”, 5.2. “Prim borçlarına halef olma, gecikme cezası ve gecikme zammı ile iadesi gereken primler” başlıklı 89 uncu maddesinde; “Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanuni faizi ile birlikte geri verilir. Kanuni faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır.” 6. 2020-20 sayılı İşveren İşlemleri Genelgesinin; Dördüncü Kısım Birinci Bölüm “6- Prim iade işlemleri” başlığında; “Bilindiği üzere 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında; “ Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak

sahiplerine kanunî faizi ile birlikte geri verilir. Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır. Ancak Borçlar Kanununun 65 inci maddesi hükmü saklıdır.”

Düzenlemesi yer almaktadır.

Bu doğrultuda söz konusu primlerin ilgililere iade edilebilmesi için, Primlerin tahsil edildiği tarihten talep tarihine kadar 10 yıllık sürenin geçmemiş olması ve işyerinin bağlı bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüğüne/ merkezine yazılı talepte bulunulması gerekecektir.

Bu doğrultuda herhangi bir talep olmaksızın iade işlemi yapılmayacaktır.

Yanlış veya yersiz olarak 1/10/2008 veya sonrasında tahsil edilmiş olan primlerin iadesi sırasında ödenecek kanuni faiz, primin Sosyal Güvenlik Kurumu’na yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanacaktır.

Ayrıca, ödeme tarihi 1/10/2008 ve sonrası olan primlerin iadesi sırasında, hem sigortalı hissesi için, hem de işveren hissesi için kanuni faiz ödenecektir.

506 sayılı Kanunun mülga 84 üncü maddesi gereğince yanlış veya yersiz tahsil edilen primlerin iadesi

sırasında, yalnızca işveren hissesine kanuni faiz ödeneceği öngörüldüğünden, 30/9/2008 veya öncesinde tahsil edilmiş olan primlerin iadesi sırasında, – Sigortalı hissesine, 1/10/2008 tarihinden iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için, – İşveren hissesine ise, primin Kurum’a yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için kanuni faiz ödenecektir.

Hal böyle olmakla birlikte, 5510 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi hükmü gereği sigortalılık statülerinde meydana gelen çakışma sonucu, çakışan hizmet süreleri iptal edilmesi gereken 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında ödenen primlerin sigortalı ile işveren arasında kurulan hizmet akdi karşılığında zorunlu olarak ödenmekte olması nedeniyle işverenlerin Kurumumuza ödemiş oldukları bu kapsamındaki çakışan hizmet sürelerine ilişkin primler yanlış veya yersiz tahsil edilen primler kapsamında bulunmamaktadır.

Aynı şekilde, sigortalı bildirimlerine dair belge türü değişikliği sonucu oluşan fark tutarlar da yanlış veya yersiz tahsil edilen primler kapsamında değerlendirilmemesi icap etmektedir.

Buna göre çakışan hizmet süreleri nedeniyle iptal edilmesi gereken 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki geçersiz sigortalılık statüsünden Kurumumuza ödenen primler (geçerli sigortalılık statüsüne olan prim borcuna ilişkin aktarımı yapıldıktan sonra ya da her iki statü içinde prim ödendiğinin tespit edilmesi durumunda) ile belge türü değişikliği sonucu oluşan fark tutarlar faiz uygulanmaksızın ilgililere iade edilecektir.”

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan

“Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuranın TSK’de 4/1-c statüsünde görev yaparken 08/11/2012 tarihinde re’sen emekli edildiği, 20/08/2013 tarihinde Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığı (THY) bünyesinde 5510 sayılı Kanunun 4/1-a statüsünde çalışmaya başladığı, THY’de 2013/08 ile 2020/7 dönemlerine ait 4/1-a statüsünde geçen sigortasının, başvuranın TSK’ye iadesi sonrası 4/1-c hizmetleriyle çakışması sonucu 12/07/2021 tarihinde iptal edildiği, hizmet çakışmalarına ait primlerin ise SGK tarafından; yanlış ve yersiz ödenen primler kapsamında olmaması gerekçe gösterilerek faiz ödenmeksizin iade edildiği, bunun üzerine başvuranın

Kurumumuzdan iade edilen primlere ilişkin faiz ödenmesi talep ettiği görülmektedir.

9. Başvuranın re’sen emekli edilmesi sonrası göreve iadesiyle birlikte, 5510 sayılı Kanunun 4/1-a maddesi kapsamında geçen hizmetlerin; yine aynı Kanunun, “Sigortalılık hallerinin birleşmesi” başlıklı 53 maddesinin; “Sigortalının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statüleri ile (c) bendinde yer alan sigortalılık statüsüne aynı anda tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılır” hükmü gereği, 4/1-c kapsamında sigortalı sayıldığı ve 4/1-a maddesi kapsamında geçen hizmetlere ilişkin ödenen primlerin iadesine karar verildiği tespit edilmiştir. Bu hususta idare tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu açıktır.

10. Başvuruya konu ihtilafın; başvuranın 5510 sayılı Kanunun 4/1-a ve 4/1-c statüsünde geçen hizmetlerine ilişkin primlerin çakışması sonucu 4/1-a statüsünde yatırılan primlerin iadesine ilişkin faiz ödenip ödenmeyeceği noktasında toplandığı görülmektedir.

11. Somut olay kapsamında yapılan incelemede; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 2020/20 sayılı

İşveren İşlemleri Genelgesinde yapılan düzenlemede; sigortalılık statülerinde meydana gelen çakışma sonucu 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında ödenen primlerin sigortalı ile işveren arasında kurulan hizmet akdi karşılığında zorunlu olarak ödenmekte olması nedeniyle, işverenlerin ödemiş oldukları çakışan hizmet sürelerine ilişkin primlerin yanlış veya yersiz tahsil edilen primler kapsamında bulunmaması gerekçe gösterilerek, faiz ödenmeksizin hak sahiplerine iadesinin yapıldığı görülmektedir.

12. Diğer yandan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun; “Prim borçlarına halef olma, gecikme cezası ve gecikme zammı ile iadesi gereken primler” başlıklı 89 uncu maddesinde; yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primlerin, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanuni faizi ile birlikte geri verileceğinin düzenlendiği görülmektedir.

13. Bu bilgiler ışığında öncelikle çakışan hizmet sürelerine ilişkin primlerin “yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler” kapsamında olup olmadığı hususu tartışılacaktır.

13.1. 5510 sayılı Kanunda ve ikincil mevzuatında “yanlış ve yersiz alınan primler”in hangileri olduğu hususunda bir tanımlama ve açıklama bulunmamaktadır. Ancak pratikte; yanlış belge türünden yapılan bildirimlerin, muaf olunan sigorta prim türünden prim alınmasının ve çakışan hizmet süreleri gibi durumlarda alınan primlerin, yanlış ve yersiz alınan primler kapsamında değerlendirildiği görülmektedir. Kanunda yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primlere ilişkin bir tanım yer almasa da Kurum tarafından bu primlerin hak sahiplerine iade edilmesi gerektiği konusunda tartışma yoktur. Nitekim bu primlerin 5510 sayılı Kanunun “… iadesi gereken primler” başlığında yer alması da bu nedenledir. Yine aynı maddede bu primlerin faiziyle iade edileceğinin de hüküm altına alındığı görülmektedir.

13.2. Bununla birlikte; Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin E.2017/3874 ve K.2017/6617 sayılı Kararında; “Dava, 5434 sayılı Yasa kapsamında görev malullüğü aylığı alan davacının, 506 sayılı Yasaya tabi geçen hizmetleri nedeniyle Kurumca sosyal güvenlik destek primi kesilmesine ilişkin işleminin iptali ile yersiz alınan primlerin iadesi istemine ilişkindir.

….

Dava, davalı Kurumca yersiz alınan primlerin iadesi için fazlası saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL’nin davalı Kurumdan kesinti tarihlerinden itibaren gecikme faizi ile tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağını oluşturan ve yersiz alınan primlerin iadesini düzenleyen 506 sayılı Yasanın 84. maddesine göre, (5510 sayılı Yasanın 89. maddesi) iadesine karar verilen yersiz primlerin geri verilmesinde faiz başlangıcı, primin kuruma yatırıldığı tarihi (ödemeyi) takip eden aybaşı olarak belirlenmesi gerekirken; Kurumca tahsil tarihlerinden itibaren yasal faize hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.” şeklinde hüküm kurulduğu, 13.3. Yine Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin E.2011/9897 ve K.2012/14803 sayılı Kararında; “Dava, AŞ kurucu ortaklığı nedeniyle Bağ-Kur sigortalısı olduğu dönemde bu şirkete ait işyerinden 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı çalışma bildirimleri yapılan davacının, çakışan döneme ait 506 sayılı kapsamdaki sigorta bildirimlerine ait primlerin sigortalı hissesine düşen kısmının yasal faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Yasanın 89. maddenin 3. fıkrasıdır. Anılan düzenlemeye göre, yanlış ve yersiz alınan primlerin alındıkları tarihten itibaren 10 yıl geçmemişse hisseleri oranında işveren ve sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara, veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanuni faizi ile birlikte geri verileceği ve kanuni faizin, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından iadenin yapıldığı ayın başına kadar hesaplanacağı düzenlenmiştir.

Dosya kapsamına göre, Mahkemece, 05.01.1999 ile 05.01.2009 tarihleri arasındaki döneme ait primlerin sigortalı hissesine düşen kısmının istirdatına karar verildiği anlaşılmakta ise de, Kurumdan talep tarihi olan 20.02.2009 tarihinden geriye doğru 10 yıllık süreye ait primlerin istirdatı mümkün olduğu gibi, primlerin ödendiği tarihten itibaren yasal faize hükmedilmesi isabetsizdir.” şeklinde hüküm kurulmuştur.

13.4. Görüldüğü üzere; yukarıda yer verilen Yargıtay kararlarında, çakışan hizmet sürelerine ilişkin primlerin “yanlış ve yersiz alındığı tespit edilen primler” kapsamında olup olmadığı hususu tartışılmaksızın, 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi kapsamında değerlendirildiği, bu doğrultuda hüküm kurulduğu ve faiz başlangıç tarihine ilişkin ihtilafın çözüme kavuşturulduğu görülmektedir.

14. Diğer yandan; Sosyal Güvenlik Kurumunun 2020/20 sayılı İşveren İşlemleri Genelgesinde yaptığı düzenleme ile, 5510 sayılı Kanunun 4/1-a bendi kapsamında ödenen primlerin, sigortalı ile işveren arasında kurulan hizmet akdi karşılığında zorunlu olarak ödenmekte olması nedeniyle “yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler” kapsamına almadığı hususuna ilişkin yapılan değerlendirmede; 14.1. 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinde iadesi gereken primlerin hak sahiplerine iadesine ilişkin usulün belirlendiği ve bu iadenin de faiziyle yapılacağının açıkça emredildiği göz önüne alındığında, SGK tarafından Yasayı daraltıcı şekilde kural konulmak suretiyle sigortalı ile işveren arasında kurulan hizmet akdi karşılığında zorunlu olarak ödenen primlerin iadesinin faizsiz yapılacağı yönünde düzenleme getirilmesinin ilgili Kanuna aykırılık teşkil ettiği, diğer yandan, başvuranın mahkeme kararı ile göreve iadesi sonrası, 4/1-a statüsünde geçen hizmetlerinin yersiz alının prim statüsüne geçtiği, zaten bu nedenle idare tarafından iadesinin yapıldığı, değerlendirilmektedir.

15. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; yapılan açıklamalar ve değerlendirmeler ile yer verilen emsal yargı kararları ışığında SGK tarafından 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin, yersiz veya yanlış alındığı tespit edilen primlere yönelik faiz ödeneceği hükmü karşısında başvurana iadesi yapılan primlerin faizsiz iade edilmesine yönelik idari işlemde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunamamıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde, tam ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde

“kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, başvurana yönelik işlemlerinde başvuranın hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı tespit edilmiş olup, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse dava açma süresinden (varsa) arta kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Adana İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuranın, hizmet çakışması nedeniyle iadesi yapılan primlerinin, yanlış veya yersiz alındığı tespit edilen primler kapsamında değerlendirilerek faiziyle başvurana ödenmesi hususunda SOSYAL

GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca

bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi