ÖZET: Başvuru sahibi, Meram Müftülüğüne bağlı Beyazıt Karagözler Camisi’nin elektrik faturalarının aydınlatma ve ısınma-soğutma giderleri olarak ayrılmadığını, bu nedenle fatura ödemelerinin yapılamadığını ve elektrik kesintisi riskiyle karşı karşıya kaldığını ifade etmiştir. Başvurusunda, devlet dairelerinde elektrik faturalarının ödenirken ibadethanelerin bu giderlerinin karşılanmamasının adil olmadığını belirterek, tüm elektrik tüketimlerinin karşılanmasını talep etmiştir.

Diyanet İşleri Başkanlığı, aydınlatma giderlerinin bütçeden karşılandığını, ancak ısıtma ve soğutma için kullanılan elektriğin karşılanmasının mevzuat gereği mümkün olmadığını açıklamıştır. Ayrıca, sayaç ayrımının yapılması için gerekli bilgilendirmelerin yapıldığını ve bu işlemlerin tamamlandığını belirtmiştir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın görüşü de, ibadethanelerin aydınlatma giderlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinden karşılanacağını, ancak diğer elektrik tüketimlerinin mesken abone grubu kapsamında değerlendirileceğini vurgulamıştır.

Sonuç olarak, başvuruya ilişkin ret kararı verilmiş ve ibadethanelerin elektrik sarfiyatının bütçeden karşılanması talebi hukuka uygun bulunmamıştır. İlgili mevzuat çerçevesinde, aydınlatma giderleri dışında kalan elektrik tüketimlerinin karşılanması için bütçede bir imkan olmadığı belirtilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/174-S.22.265

BAŞVURU NO : 2021/15269

KARAR TARİHİ : 06/01/2022

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI

İbadethanelerin ısınma-soğutmadan kaynaklı elektrik sarfiyatının

BAŞVURUNUN KONUSU :

genel bütçeden karşılanması hakkında.

BAŞVURU TARİHİ : 08/09/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Kurumumuza yapılan başvuruda başvuru sahibi, Meram Müftülüğüne bağlı Beyazıt Karagözler

Camisinin 2020 Kasım ayından itibaren elektrik faturalarının aydınlatma ile ısınma-soğutma gider ayrımı sayacı olmadığından ödenemediğini, elektrik faturasının ödenmemesinden dolayı kesilme tehlikesi olduğunu, sayaç ayrımının yapılmadığını, tüm Devlet dairelerinde her türlü elektrik faturası ödenirken yine devlete ait ibadethanelerin elektrik faturalarının aydınlatma-ısıtma, cihazı-soğutma cihazı olarak ayrılarak ısıtma ve soğutma giderlerinin ödenmemesinin adil olmadığını, aydınlatma gideri içerisinde bütün elektrik tüketimlerinin de dahil edilmesi gerektiğini belirterek ibadethanelere ait tüm elektrik tüketiminin karşılanmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuzun 20/09/2021 tarih ve sayılı şikâyet konusuna ilişkin bilgi/belge isteme

yazılarına istinaden Diyanet İşleri Başkanlığının 14/10/2021 tarih ve sayılı yazılarında;

2.1) 24.05.1985 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Camilerin Bakım Onarım Temizlik

ve Çevre Tanzimi Yönetmeliğinin 5/a/2 maddesinde “Cami ve mescitlerin aydınlatma giderlerini karşılamak” Başkanlıkça yürütülecek hizmetler arasında sayıldığı, 09.11.1995 tarih ve 22458 sayılı Resmi

Gazete’de yayımlanmış olan (mülga) Elektrik Tarifeleri Yönetmeliğinin 5/G/a maddesi kapsamında; ücretsiz olarak kullanılacak elektrik enerjisinin sadece cami ve mütemmim cüzü sayılan kitaplık, okuma odası, imam-hatip ve müezzin odası, temizlik odası, depo, minare, tuvalet, morg, gasilhane ve şadırvanın aydınlatmasında kullanılması gerektiği, sayılan bu yerlerin ısıtmasında kullanılacak olan elektrik enerjisi ile camilerin müştemilatında bulunan lojman, vb. yerlerin aydınlatılması ve ısıtılmasında kullanılacak elektriğin ücretsiz olarak kullanılmasının kesinlikle mümkün olmadığı, bu nedenle bu yerlerde kullanılan

elektrik enerjisi için müstakil hat çekilmesi, abone olunmak suretiyle sayaç bağlatılması ve sarfiyat bedelinin kullananlar tarafından ödenmesi gerektiğinin bildirildiği,

2.2) Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ (TEDAŞ)’nin özelleştirilmesiyle birlikte ibadethanelerin aydınlatma

giderleri ücretsiz olmaktan çıkarıldığı ve Elektrik Piyasası Kanunu’nun Geçici 6/3 maddesi gereğince aydınlatma giderlerinin Başkanlık bütçesinden karşılanacağı belirtilmiş ve imkanlar ölçüsünde bu giderleri karşılamak için bütçeye ödenek tefrik edildiği, ibadethanelerin aydınlatma giderleri için ödenekten bütçe imkanları dahilinde ibadethanelerin aydınlatma giderleri ödenmekte, ancak ısıtma ve soğutma ihtiyacı için kullanılan elektriğin bütçeden karşılanmasına mevzuat gereği imkan bulunmadığı,

2.3) Sayaçların tefriki işlemlerinin tamamlanması için 30.04.2020 tarihine kadar verilen süre pandemi

koşulları dolayısıyla 31.07.2020 tarihine kadar uzatıldığı, Beyazıt Karagözler Camisinin aydınlatma ve ısıtma/soğutma şeklinde sayaç ayrımı işlemleri 04.10.2021 tarihinde tamamlanmış olup caminin sayaç ayrımı yapılmadan önce geriye dönük 2021/1-2-3-4-5-6-7-8 ve 9. aylar olmak üzere toplam 2.303,50 TL borcunun bulunduğu, sayaçları ayrılmayan ve/veya içinde ısıtma/soğutma tüketim bedelleri bulunan ibadethanelerin elektrik faturaları mevzuat gereği Başkanlık bütçesinden ödenememekte, mahalli imkanlarla ödenmekte olduğunu,

2.4) İbadethanelerin tüm elektrik sarfiyatının Başkanlık bütçesinden karşılanmasının mümkün olmadığı,

sayaç ayrımının yapılması konusunda, müftülüklere gerekli bilgilendirmelerin yapıldığı, sayaç ayrımı yapılan ibadethanelerin aydınlatma abonelik isimlerinin faturalara da yansıyacak şekilde ….Aydınlatma

Aboneliği olarak değiştirilmesinin istendiği,

3) Konu ile ilgili Enerji Ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından alınan 26/10/2021 tarih ve sayılı

görüş yazısında; toplumun ibadetine açılmış ve ücretsiz girilen ibadethanelere ilişkin aydınlatma giderlerinin Kanunun Genel Aydınlatma ile ilgili esasları düzenleyen geçici 6 ncı maddesi gereğince

Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılandığı, İbadethanelerin Genel Aydınlatma

Yönetmeliği kapsamında yer almayan tüketimlerinin ise mesken abone grubu içerisinde yer aldığı anlaşılmakta olup bununla birlikte Kanunun geçici 6 ncı maddesinin ibadethanelerin tüm elektrik tüketim giderlerinin (aydınlatma-ısıtma-soğutma amaçlı elektrik tüketimi giderlerinin tamamının) Diyanet İşleri

Başkanlığı bütçesinden karşılanmasını kapsayacak şekilde değiştirilmesinin Kurumun görev alanının dışında olduğunu,

4) Yine konu hakkında Hazine Ve Maliye Bakanlığından alınan 11/10/2021 tarih ve 631430 sayılı yazıda;

5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Bütçe İlkeleri” başlıklı 13 üncü maddesinde

“Kamu idarelerine bütçeyle verilen harcama yetkisi, kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle düzenlenen görev ve hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla kullanılır. ” hükmü yer almakta olduğu, bu kapsamda, anılan Kanuna tabi kamu idarelerinin bütçelerinde öngörülen ödeneklerin söz konusu kurumlara kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile verilen görev ve hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla kullanılması gerekmekte olup aksi hâlde söz konusu harcamaların gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı,

4.1) İbadethanelerin aydınlatma giderleri, 14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun

“Genel aydınlatma” başlıklı geçici 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan ” toplumun ibadetine açılmış ve ücretsiz girilen ibadethanelere ilişkin aydınlatma giderleri ise Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır, ” hükmü gereğince merkezi yönetim bütçesinden karşılandığını, bu hükümden de açıkça anlaşılacağı üzere, Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesine

İbadethaneler için öngörülen ödenek, ülke genelinde uygulanan “genel aydınlatma uygulaması” kapsamında sadece aydınlatma giderlerinin karşılanması amacıyla tefrik edilmekte olduğu, bu kapsamda

/

söz konusu ödeneğin, tahsis edildiği ibadethanelerin aydınlatma gideri dışında kalan diğer ısınma veya soğutmaya yönelik elektrik enerjisi giderleri için kullanılamayacağı mütalaa edildiği,

5) Nihai olarak konuyla ilgili Türkiye Diyanet ve Vakıf Görevlileri Sendikasının (DİYANET-SEN)

19/10/2021 tarih ve sayılı görüş yazılarında; ilgili mevzuat kapsamında İbadet özgürlüğü pozitif yükümlülük öngördüğünden bunun özgürlüğün güvencesine aykırı davranışın yaptırımları ve

İbadet özgürlüğünün teminatı noktasında Diyanet İşleri Başkanlığının rolü açıkça otaya konmuştur. Şu halde ibadet özgürlüğüne ilişkin her türlü güvence mevzuat ile belirlenmiş, boşluk bırakılmamıştır. Bu noktadan hareketler camilerin yapımından kullanımına, elde edilecek gelirden yardım toplanılmasına ve camilerde görev yapacak personelin tahsisi, yerleştirilmesine kadar tüm bu işlemlerde Diyanet İşleri

Başkanlığının görevli olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan camilerde görev yapan kişilerin kamu görevlisi olduğu ve belli bir statü hukuku çerçevesinde çalıştığı malumdur. Nasıl ki bir kamu kurumunda çalışan kamu görevlisi o kamu kurumunun (yerin) bakım, onarım, elektrik, doğalgaz, şu giderlerine müdahalesi yok ise ve bunlar genel bütçeden karşılandığına göre aynı bakış açısıyla cami görevlilerinin yürüttüğü kamu hizmeti devlet güvencesi kapsamında camilerin de bakım, onarım, ısıtma, aydınlatma, soğutma gibi giderleri zaten kural olarak devlet güvencesinde olmalı ve genel bütçeden karşılanmalıdır. Oysa uygulama bu bakış açısının çok uzağında kalmakta, camilerin birtakım giderleri yardım paraları ile karşılanmaya çalışılmakta işbu başvuruda da olmak üzere birtakım giderlerin (Isıtma, soğutma, elektrik gideri) nasıl karşılanacağı belirsiz bırakılmaktadır. Cami görevlisi ise bu belirsizliğin tam ortasında kalmakta ve mağduriyet yaşamaktadır. Bunun pek çok sebebi olsa da burada yasa koyucunun ve İdarenin insiyatif alması gerektiği, bu boşluğu personeli mağdur etmeyecek şekilde düzenlemesi gerektiği de hukuk devleti olmanın bir gereğidir. Şu halde kurumunuza yapılan bu başvuru ve kurumunuzca verilecek tavsiye kararı uygulamaya yol göstermesi açısından oldukça önemli ve anlamlıdır.

5.1) Uygulamada camilerde İki farklı elektrik sayaç bulunmakta olup bu sayaçlardan biri aydınlatma için

kullanılan elektrik tüketimini tespit etmektedir. Diğer sayaç ise caminin başkaca elektrik tüketimini tespit etmektedir. Bu tüketim ise camilerin ısıtılması ve soğutulması İçin yapılmaktadır. Bu tüketim bedelinin kim tarafından karşılanacağı hususunda ise belirsizlik mevcuttur.

5.2) 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun Geçici 6’ncı maddesinin 3’üncü fıkrasında düzenleme

altına alınan hüküm yalnızca ibadethanelerin aydınlatma giderlerinin Diyanet İşler Başkanlığı tarafından karşılanacağı şeklinde anlaşılmamalıdır. Bu şekilde yapılacak bir yorum mevzuatta önemli bir boşluğa yol açacaktır. Ayrıca hükmün dar yorumlanması sebebiyle ülke genelindeki İbadethanelerde elektrik kesintilerine yol açmakta Anayasal bir hak olan İbadet Özgürlüğünü engellemektedir.”

Açıklamaları yapılmıştır.

III. İLGİLİ MEVZUAT

6) Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının ‘Devletin temel amaç ve görevleri’ başlıklı 5 inci

maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.” ‘Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları’ başlıklı 65’inci maddesinde; (Değişik: 3/10/2001-4709/22 md.) “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.

6.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde,

“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” , ‘Diyanet İşleri Başkanlığı’ başlıklı 136’ncı maddesinde; “Genel idare içinde yer alan

Diyanet İşleri Başkanlığı, laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek, özel kanununda gösterilen görevleri yerine getirir.”,

6.2) ‘Bütçe ve kesinhesap başlıklı 161’inci maddesinde; (Değişik: 21/1/2017-6771/15 md.); Kamu

idarelerinin ve kamu iktisadî teşebbüsleri dışındaki kamu tüzel kişilerinin harcamaları yıllık bütçelerle yapılır.

Cumhurbaşkanı bütçe kanun teklifini, malî yılbaşından en az yetmişbeş gün önce, Türkiye Büyük Millet

Meclisine sunar. Bütçe teklifi Bütçe Komisyonunda görüşülür. Komisyonun ellibeş gün içinde kabul edeceği metin Genel Kurulda görüşülür ve malî yılbaşına kadar karara bağlanır.

Merkezî yönetim bütçesiyle verilen ödenek, harcanabilecek tutarın sınırını gösterir. Harcanabilecek tutarın Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle aşılabileceğine dair bütçe kanununa hüküm konulamaz.

7) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ‘Düşünce, vicdan ve din özgürlüğü’ başlıklı 9’uncu

maddesinde; 1. Herkes düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne sahiptir; bu hak, din veya inanç değiştirme özgürlüğü ile tek başına veya topluca, kamuya açık veya kapalı ibadet, öğretim, uygulama ve ayin yapmak suretiyle dinini veya inancını açıklama özgürlüğünü de içerir.

8) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci

maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

9) 633 Sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş Ve Görevleri Hakkında Kanununun ‘Başkanlığın

hizmet birimleri, görevleri ve yetkileri’ başlıklı 7’nci maddesinde; “1) Cami ve mescitleri ibadete açmak, yönetmek, ibadet ve irşat hizmetlerini yürütmek”, ‘Camilerin ibadete açılması ve yönetimi’ başlıklı 35’nci maddesinde; “Cami ve mescitler Diyanet İşleri Başkanlığının izni ile ibadete açılır ve

Başkanlıkça yönetilir.”

10) 5018 Sayılı Kamu Malî Yönetimi Ve Kontrol Kanununun ‘Bütçe ilkeleri’ başlıklı 13’üncü

maddesinde; b) Kamu idarelerine bütçeyle verilen harcama yetkisi, kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle düzenlenen görev ve hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla kullanılır.

11) 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanununun ‘Genel aydınlatma’ başlıklı Geçici 6’ncı maddesinde;

(3)….toplumun ibadetine açılmış ve ücretsiz girilen ibadethanelere ilişkin aydınlatma giderleri ise

Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır.

12) 27.07.2013 tarihli ve 28720 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Genel Aydınlatma

Yönetmeliğinin ‘Genel aydınlatma yükümlülüğü’ başlıklı 5’inci maddesinin 7’nci fıkrasında; /

Toplumun ibadetine açılmış ve ücretsiz girilen ibadethanelere ilişkin aydınlatma tesislerinin yapımı, işletmesi ve giderleri Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından gerçekleştirilir.

Hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

13) Başvuru sahibinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı

birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

14) Başvuru sahibi özetle, Meram Müftülüğüne bağlı Beyazıt Karagözler Camisinin 2020 Kasım ayından

itibaren elektrik faturalarının aydınlatma ile ısınma-soğutma gider ayrımı sayacı olmadığından ödenemediğini, elektrik faturasının ödenmemesinden dolayı kesilme tehlikesi olduğunu, sayaç ayrımının yapılmadığını, tüm Devlet dairelerinde her türlü elektrik faturası ödenirken yine devlete ait ibadethanelerin elektrik faturalarının aydınlatma-ısıtma, cihazı-soğutma cihazı olarak ayrılarak ısıtma ve soğutma giderlerinin ödenmemesinin adil olmadığını, aydınlatma gideri içerisinde bütün elektrik tüketimlerinin de dahil edilmesi gerektiğini belirterek ibadethanelere ait tüm elektrik tüketiminin karşılanmasını talep etmektedir.

15) Başvuru sahibince ibadethanelere ait idarece karşılanan aydınlatma bedeline ısınma ve soğutmadan

kaynaklı elektrik sarfiyatının da dahil edilmesi talebiyle ilgili olarak başvuruya konu İdare Diyanet İşleri

Başkanlığınca Elektrik Piyasası Kanunu’nun Geçici 6/3 maddesi gereğince aydınlatma giderlerinin

Başkanlık bütçesinden karşılandığı, ibadethanelerin aydınlatma giderleri için ödenekten bütçe imkanları dahilinde ibadethanelerin aydınlatma giderlerinin ödendiği, ancak ısıtma ve soğutma ihtiyacı için kullanılan elektriğin bütçeden karşılanmasına mevzuat gereği imkan bulunmadığı, sayaç ayrımının yapılması konusunda, müftülüklere gerekli bilgilendirmelerin yapıldığı, sayaçları ayrılmayan ve/veya içinde ısıtma/soğutma tüketim bedelleri bulunan ibadethanelerin elektrik faturaları mevzuat gereği

Başkanlık bütçesinden ödenemediğini,

16) Konu hakkında görüş ve açıklamalarına başvurduğumuz Enerji Ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca

toplumun ibadetine açılmış ve ücretsiz girilen ibadethanelere ilişkin aydınlatma giderlerinin Kanunun

Genel Aydınlatma ile ilgili esasları düzenleyen geçici 6’ncı maddesi gereğince Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılandığı, İbadethanelerin Genel Aydınlatma Yönetmeliği kapsamında yer almayan tüketimlerinin ise mesken abone grubu içerisinde yer aldığı, yine konu ile ilgili Hazine ve

Maliye Bakanlığınca 5018 Sayılı Kanuna tabi kamu idarelerinin bütçelerinde öngörülen ödeneklerin söz konusu kurumlara kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile verilen görev ve hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla kullanılması gerekmekte olup aksi hâlde söz konusu harcamaların gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı, Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesine İbadethaneler için öngörülen ödenek, ülke genelinde uygulanan “genel aydınlatma uygulaması” kapsamında sadece aydınlatma giderlerinin karşılanması amacıyla tefrik edilmekte olduğu, bu kapsamda söz konusu ödeneğin, tahsis edildiği ibadethanelerin aydınlatma gideri dışında kalan diğer ısınma veya soğutmaya yönelik elektrik enerjisi giderleri için kullanılamayacağının mütalaa edildiği belirtilmiştir.

17) Öte yandan konuyla ilgili Türkiye Diyanet ve Vakıf Görevlileri Sendikasının (DİYANET-SEN)

görüş yazılarında; ibadet özgürlüğüne ilişkin her türlü güvence mevzuat ile belirlendiğini, boşluk bırakılmadığını, bu noktadan hareketler camilerin yapımından kullanımına, elde edilecek gelirden yardım toplanılmasına ve camilerde görev yapacak personelin tahsisi, yerleştirilmesine kadar tüm bu işlemlerde

Diyanet İşleri Başkanlığının görevli olduğunun anlaşıldığı, öte yandan camilerde görev yapan kişilerin kamu görevlisi olduğu ve belli bir statü hukuku çerçevesinde çalıştığı malum olup nasıl ki bir kamu kurumunda çalışan kamu görevlisi o kamu kurumunun (yerin) bakım, onarım, elektrik, doğalgaz, şu giderlerine müdahalesi yok ise ve bunlar genel bütçeden karşılandığına göre aynı bakış açısıyla cami görevlilerinin yürüttüğü kamu hizmeti devlet güvencesi kapsamında camilerin de bakım, onarım, ısıtma, aydınlatma, soğutma gibi giderleri zaten kural olarak devlet güvencesinde olması ve genel bütçeden karşılanması gerektiği, oysa uygulama bu bakış açısının çok uzağında kalmakta olup camilerin birtakım giderleri yardım paraları ile karşılanmaya çalışılmakta işbu başvuruda da olmak üzere birtakım giderlerin (Isıtma, soğutma, elektrik gideri) nasıl karşılanacağı belirsiz bırakıldığı, burada yasa koyucunun ve

İdarenin insiyatif alması gerektiği, bu boşluğu personeli mağdur etmeyecek şekilde düzenlemesi gerektiği de hukuk devleti olmanın bir gereği olduğu, uygulamada camilerde İki farklı elektrik sayaç bulunduğu, sayaçlardan birinin aydınlatma için kullanılan elektrik tüketimi, diğer sayaç ise caminin başkaca elektrik tüketiminin (ısınma-soğutma) tespitini yaptığı açıklamasına yer vermiştir.

18) Anayasamızın 2 inci ve 5 inci maddelerinde belirtilen sosyal hukuk devleti, kişilerin, insan onuruna

yaraşır biçimde refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve özgürlüklerini, sosyal adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak biçimde sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmak, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamakla yükümlüdür. Diğer taraftan

Anayasanın 65 inci maddesinde, Devletin, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun önceliklerini gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getireceği hususu hüküm altına alınmıştır.

19) Anayasanın 2 inci maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her

alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuk güvenliğini sağlayan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan devlettir. Nitekim hukuk güvenliği ilkesi de hukuk devletinin korumakla yükümlü olduğu evrensel ilkelerden birisidir. Bu kapsamda hukuk güvenliği ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılan ortak bir değer olarak tanımlanmaktadır. (Anayasa Mahkemesinin 29/11/2011 tarihli ve E: 2010/73, K:2011/176 sayılı kararı)

20) Anayasamızda açıkça belirtildiği üzere Kamu idarelerinin harcamalarının yıllık bütçelerle yapıldığı,

Cumhurbaşkanı tarafından TBMM’ye sunulan bütçe kanun teklifinin Genel Kurulda görüşülüp karara bağlandığı, merkezî yönetim bütçesiyle verilen ödeneğin harcanabilecek tutarın sınırını gösterdiği, 5018

Sayılı Kamu Malî Yönetimi Ve Kontrol Kanununda ise Kamu idarelerine bütçeyle verilen harcama yetkisinin kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle düzenlenen görev ve hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla kullanılacağının hükme bağlandığı, 5018 sayılı Kanunun genel gerekçesine bakıldığında, Kanun ile bütçe kapsamının genişletilerek bütün kamu kaynaklarının TBMM denetimine sunulması suretiyle bütçe hakkının en iyi şekilde kullanılması, bütçe hazırlama ve uygulama sürecinde etkinliğin arttırılması, mali yönetimde şeffaflığın sağlanması, sağlıklı bir hesap verme mekanizması ile harcama sürecinde yetki sorumluluk dengesinin yeniden kurulması, etkin bir iç kontrol sisteminin oluşturulması ve bu suretle çağdaş gelişmelere uygun yeni bir kamu mali yönetim sisteminin oluşturulmasının öngörüldüğü anlaşılmaktadır.

21) Bütçe genel olarak belirli bir dönemdeki gelir ve gider tahminleri ile bunların uygulanmasına ilişkin

hususları gösteren ve usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş bir yasa olup, bütçeyle verilen ödenekler, tahsis edildikleri amaçlar doğrultusunda yılı içinde yaptırılan iş, satın alınan mal ve hizmetler ile diğer giderlerin karşılanmasında kullanılır. Bütçe, belirli bir zaman dilimindeki gelir ve giderlerin tahmini ile gelirlerin toplanması, giderlerin yapılması ve finansmanı için verilen yetkidir.

22) Anayasamızın 65’nci maddesinde belirtildiği üzere Devletin ödevlerini yerine getirirken öncelikle

amaçlarına uygun önceliklerin gözetilmesi ve mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirmesi gerektir. Devletin maddi külfet altına sokan bütçe Kanunuyla önceliği belirli alanlara vermesi kaçınılmazdır. Zira, Devletin malî kaynaklarının sınırlı olduğu gerçeği, devlete sonsuz bir harcama imkânı tanımamaktadır. Dolayısıyla devletin harcamalarını malî kaynaklarının elverdiği ölçüde ve kendisini sarsmayacak bir şekilde gerçekleştirmesi gerekmektedir. Kamu kurumlarının faaliyetlerini yerine getirirken mevcut anayasal sınırlamalar kapsamında ve yürürlükteki kamu mali yönetim ve denetim düzeni içinde hareket etmeleri gerektiği değerlendirilmiştir.

23) Öte yandan 633 sayılı Yasa ile camilerin ibadete açılması ve yönetiminin Diyanet İşleri Başkanlığının

sorumluluğunda olduğu, 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanununun Geçici 6’ncı maddesi uyarınca ibadethanelere ilişkin aydınlatma giderlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanacağı, bununla ilgili yürürlükte olan Genel Aydınlatma Yönetmeliğinde ibadethanelere ilişkin aydınlatma tesislerinin yapımı, işletmesi ve giderlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından gerçekleştirileceği belirtilmiştir. Dolayısıyla ibadethanelerin aydınlatma giderleri için ödenekten bütçe imkanları dahilinde ibadethanelerin aydınlatma giderlerinin karşılandığı, ancak ısıtma ve soğutma ihtiyacı için kullanılan elektriğin bütçeden karşılanmasının anılan mevzuat hükümlerine aykırı olduğu değerlendirilmiştir. Konuyla ilgili Enerji Ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca Genel Aydınlatma

Yönetmeliği kapsamında yer almayan tüketimlerinin ise mesken abone grubu içerisinde yer aldığını, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından idarelerinin bütçelerinde öngörülen ödeneklerin kanun veya

Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile verilen görev ve hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla kullanılması gerektiği, bütçe dışında yer alan harcamaların gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı, ibadethaneler için tefrik edilen aydınlatma ödeneğinin sadece aydınlatma diğerleri için kullanılması gerektiği, ısınma veya soğutmaya yönelik elektrik enerjisi giderleri için kullanılamayacağı mütalaa edilmiştir.

24) Bütçeden kamu kurum ve kuruluşlarına aktarılacak paralara ilişkin düzenlemelerin çok çeşitli

yasalarda yer aldığı gözetildiğinde, kamu gelir ve giderlerinin her yıl Bütçe Yasaları ile kontrol altına alınmasının gerekli olduğu anlaşılmaktadır. Zira, Devletin mali kaynaklarının sınırlı olduğu, kaynakların öncelikli kamu hizmetleri için orantılı olarak dağıtılması ve paylaştırılması gerektiğinden bütçe için özel bir düzenleme usulü kabul edilmiştir. Öte yandan, Türkiye Diyanet ve Vakıf Görevlileri Sendikasınca camilere ait tüm elektrik sarfiyatının genel bütçeden karşılanması gerektiği belirtildiği, halbuki mezkur

Bakanlık görüşleri dikkate alındığında ibadethanelere ait sadece aydınlatma giderinin idarenin bütçesinden karşılanacağı, Genel Aydınlatma Yönetmeliği kapsamında yer almayan tüketimlerinin ise mesken abone grubu içerisinde yer aldığı, yasalaşan yıllık bütçe ile ibadethanelerinin aydınlatma giderleri için ilgili bütçe kaleminin tefrik edildiği anlaşılmaktadır.

25) Yukarıda yapılan açıklamalar, Bakanlık görüşleri, ilgili mevzuat ve dosya kapsamı ışığında,

ibadethanelere ait aydınlatma giderlerinin Elektrik Piyasası Kanunu’nun Geçici 6/3 maddesi gereğince

Başkanlık bütçesinden karşılandığı, ilgili bütçeyle verilen ödeneklerin tahsis edildikleri amaç dışında kullanılmayacağı, dolayısıyla ısıtma ve soğutma ihtiyacı için kullanılan elektriğin bütçeden karşılanmasına mevzuat gereği imkan bulunmadığından söz konusu giderlerin aydınlatma gideri

/

bütçesinden ödenmesi talebinin reddi ile ilgili idarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırı olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

26) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından tam ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “hesap verilebilirlik”, “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin başvurana verdiği cevapta hangi sürede, hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı tespit edilmiş olup, idarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

27) 6328 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ

tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yasal mevzuat ve yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Bu kararın BAŞVURANA ve DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi