Aile hekimliği sözleşmesinin feshi ve savunma hakkının etkin kullanımı değerlendirilerek hukuka uygunluk ilkesinin vurgulanması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, aile hekimi olarak görev yapan davacının sözleşmesinin feshiyle ilgili olarak yapılan işlemin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı, aile hekimliği hizmet sözleşmesinin feshine itiraz etmiş, ancak mahkeme, davacının kazanç getirici başka iş yapma yasağını ihlal ettiğine dair yeterli delil bulunduğunu belirtmiştir. İlk derece mahkemesi, davacının savunma hakkının yeterince sağlanmadığına dair yapılan itirazları dikkate […]

→

Sağlık sorunları nedeniyle görev yapamayan aile sağlığı merkezi çalışanının sözleşmesinin feshi hukuka uygun bulundu. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Diyarbakır ili Aile Sağlığı Merkezinde görev yapan davacının sözleşmesinin sona erdirilmesine ilişkin işlemin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Davacı, sağlık sorunları nedeniyle uzun süre görev yapamadığını ve bu nedenle haksız yere işten çıkarıldığını iddia etmiştir. Ancak, İdare Mahkemesi, davacının 180 günü aşan süreyle görevini ifa edemediğini, fesih öncesinde savunmasının alındığını ve […]

→

Genel müdür yardımcılığından şube müdürlüğüne atamanın hukuka aykırılığı ve kamu yararı gözetilmeden yapılan işlemin iptali (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının genel müdür yardımcılığı görevinden alınarak şube müdürlüğüne atanmasının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi gereği, idareye atama konusunda tanınan takdir yetkisinin, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılması gerektiği belirtilmiştir. Davacının geçmiş hizmetleri incelendiğinde, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak genel müdür yardımcılığına atandığı, görev […]

→

Aile hekiminin vitamin tavsiyesinin “kazanç getirici iş yapma yasağı” kapsamında değerlendirilmemesi ve sözleşme feshinin iptali (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, İstanbul’daki bir aile hekimine yönelik disiplin soruşturması sonucunda verilen sözleşme feshi kararını iptal etti. Davacı, hastalarına vitamin ve gıda takviyesi ürünleri tavsiye ettiğini, ancak bu ürünlerin satışını yapmadığını belirtmiştir. Mahkeme, davacının eyleminin “Kazanç Getirici Başka Bir İş Yapma Yasağı” kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, çünkü bu eylemin mesleki faaliyetten menfaat temin etme […]

→

Davacının müşavirlikten uzmanlığa atanmasının kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılığı ve hukuka aykırı bulunması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının Bakanlık Müşavirliği görevinden alınarak Maden İşleri Genel Müdürlüğü emrine “Uzman” olarak atanmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca, idareye personel atama konusunda takdir yetkisi tanınmakla birlikte, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması gerekmektedir. Davacının geçmiş hizmetleri, kariyer ve liyakat ilkelerine […]

→

Ecrimisil talebinin hukuka uygunluğu için fuzuli işgalin somut kanıtlarla ispatı gerekliliği ve taşınmazın planlaması arasındaki çelişki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, ecrimisil talebinin hukuka uygunluğunu değerlendirirken, fuzuli işgalin somut ve şüpheden uzak bir şekilde kanıtlanması gerektiğine vurgu yapmıştır. Davacı kooperatifin, Hazineye ait taşınmaz üzerinde fuzulen işgalde bulunduğu iddiası, Alaçatı Belediye Başkanlığı’nın yazısıyla çelişmektedir. Bu yazıda, taşınmazın park ve çocuk bahçesi olarak planlandığı belirtilmiş, dolayısıyla davacının işgalinin söz konusu olmadığı ifade edilmiştir. Davalı […]

→

İdarenin personel atama yetkisini kamu yararı doğrultusunda kullanması ve hukuka aykırılık bulunmaması nedeniyle kararın bozulması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca idarenin personel atama konusunda geniş bir takdir yetkisine sahip olduğunu belirtmiştir. Ancak bu yetkinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanılması durumunda hukuka aykırılık söz konusu olabilecektir. Dava dosyasında, davacının geçmiş hizmetleri ve eğitim durumu incelendiğinde, idarenin davacıyı Daire Başkanlığı kadrosuna atamasının mevzuata […]

→

Memurun görevden alınarak başka bir birime atanmasında idarenin takdir yetkisinin sınırları ve hukuka uygunluk değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının görevden alınarak başka bir birime atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını onayarak temyiz taleplerini reddetmiştir. Mahkeme, memurların naklen atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığını, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğunu belirtmiştir. Ancak, davacının görevden alınmasını gerektirecek somut bir tespit olmadığına […]

→

Ruhsatsız işyerinin mühürlenmesine ilişkin idare mahkemesi kararının hukuka uygunluğu ve temyiz isteminin reddi üzerine yapılan hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 2021/10742 esas numaralı davada, davalı idarenin temyiz istemini reddederek, İdare Mahkemesi’nin kararını onamıştır. Uyuşmazlık, ruhsatsız bir işyerinin mühürlenmesine ilişkin işlemin hukuka uygunluğu üzerine kurulmuştur. İdare Mahkemesi, davacının ruhsat başvurusunun bulunmadığını ve bu durumu kanıtlayacak belgelerin sunulmadığını belirterek davayı reddetmiştir. Davalı idare, vekalet ücretinin yargılama giderlerinden olduğunu ve savunmanın süresinde verilmemesinin hukuka […]

→

Ölen davacının mirasçıları tarafından takip edilebilecek davalarda dilekçenin iptali yerine dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca, yalnızca öleni ilgilendiren davalara ait dilekçelerin iptal edileceğini belirtmiştir. Ancak, ölenin mirasçılarına intikal eden haklar ve parasal talepler, mirasçılar tarafından takip edilebilir. Davacı aile hekimi, sözleşmesinin feshine ilişkin iptal talebiyle dava açmış, ancak dava sürecinde vefat etmiştir. Mahkeme, davanın yalnızca ölen davacıyı […]

→

Sürekli işçi kadrosuna geçirilen personelin, temizlik görevlisi yerine fiilen çalışmakta olduğu veri giriş personeli kadrosuna atanmak istemesi (BİM)

3. İdare Dava Dairesi  2022/560 E.  2022/561 K. T.C. İSTANBUL BÖLGE İDARE MAHKEMESİ İSTEMİN ÖZETİ : Hizmet alımı kapsamında temizlik personeli olarak görev yapmakta iken 02/04/2018 tarihinde 696 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 127. maddesiyle “sürekli işçi kadrosuna” geçirilen davacının, branşının temizlik görevlisi yerine fiilen çalışmakta olduğu veri giriş […]

→

Hakedişlerin zamanında ödenmediği iddiasıyla yüklenicinin idare hakkında alacak takibi başlatması (BAM)

15. Hukuk Dairesi  2019/1499 E. 2022/1095 K. T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ DAVA : Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: KARAR : Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında […]

→

Vergi kaydı terkin edilen fırının ruhsatının geçerliliğini koruyamayacağı ve idare mahkemesi kararının hukuka aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Samsun ili Canik ilçesinde bir fırın işletmesinin ruhsat durumu hakkında verilen İdare Mahkemesi kararını incelemiştir. Dava, fırın işletmesinin maliye kaydını sildirmesi üzerine ruhsat iptali veya yeni ruhsat alınması gerekliliği iddiasıyla açılmıştır. İdare Mahkemesi, yapılan denetimlerde fırının faaliyette bulunduğunu tespit etmiş, ancak fırın sahibinin vergi dairesine faaliyeti terk ettiğini bildirdiği ve bu […]

→

Dernek lokalinde kumar oynandığı iddiasıyla faaliyetten men işleminin somut delil eksikliği nedeniyle hukuka uygunluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacı derneğe ait lokalinde yapılan denetim sonucunda kumar oynandığı iddialarını değerlendirirken, somut delil eksikliğine dikkat çekmiştir. Denetim sırasında masada oyun oynayan kişilerin tespit edilmesi ve idari para cezası uygulanması, kumar oynandığına dair kesin bir delil olarak kabul edilmemiştir. Dernek başkanının, kumar oynama suçlamasıyla ilgili olarak ön ödeme yapması ve sonrasında takipsizlik […]

→

Toplu İş Sözleşmesi kapsamında ücret zammı hesaplamasında enflasyon oranının belirsizliği kamu zararına yol açar mı (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, … Belediyesi ile Belediye-İş Sendikası arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesi gereği uygulanan ücret zammının yanlış hesaplanması nedeniyle işçilere fazla ilave tediye ödendiği ve bu durumun kamu zararına yol açtığı belirtilmiştir. Ücret zammının hesaplanmasında kullanılan enflasyon oranının belirsizliği, sözleşmenin doğasına aykırı bir uygulama ile sonuçlanmış ve bu durum, işçilerin yasal haklarının ihlali anlamına […]

→