|
ÖZET: Başvuru, İstanbul 8. İdare Mahkemesi tarafından verilen bir mahkeme kararının icra edilmemesi üzerine yapılmıştır. Başvuran, mahkemece kendisine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin ödenmesi için icra takibi başlatmış, ancak iki buçuk yıl geçmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını belirtmiştir. İstanbul Valiliği, başvuruya ilişkin gerekli bilgi ve belgeleri sunmuş, icra takibine dayanak olan mahkeme kararının kesinleştiğini ve ilgili süreçlerin yürütüldüğünü ifade etmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerini ve idarenin açıklamalarını değerlendirerek, icra borcunun ödenmesi yönünde İstanbul Valiliği’ne tavsiyede bulunmuştur. İlgili mevzuat çerçevesinde, idarenin mahkeme kararlarını geciktirmeden yerine getirmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, hukukun üstünlüğü ve adil yargılanma hakkı çerçevesinde, başvuranın mülkiyet haklarının korunması gerektiği belirtilmiştir. Sonuç olarak, İstanbul Valiliği’ne, icra dosya borcunun kapatılması ve mahkeme kararının yerine getirilmesi için makul bir süre içinde işlem yapılması tavsiye edilmiştir. Bu kararın uygulanması için İstanbul Valiliği’nin, Kamu Denetçiliği Kurumu’na otuz gün içerisinde bilgi vermesi gerekmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/5827-S.24.9162
BAŞVURU NO : 2024/542
KARAR TARİHİ : 29.05.2024
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : ,TCKN:
Adres r
BAŞVURUYA KONU İDARE : İSTANBUL VALİLİĞİ
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, icra dosya borcunun ödenerek mahkeme kararının yerine getirilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 11.01.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda özetle; Taraflar arasında görülen idari davada, İstanbul 8. İdare
Mahkemesinin 24.09.2020 tarih ve / E. / karar sayılı ilamı ile lehine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama gideri alacağının tahsili için, Şile İcra Dairesinin / E sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, icra emri borçlu kurum vekiline tebliğ edildiğini ve takibin kesinleştiğini, ayrıca mahkeme kararının da 28.01.2021 tarihinde kesinleştiğini, aradan geçen 2.5 yılı aşkın süreye rağmen idare tarafından takip dosyasına herhangi bir ödeme yapılmadığını, bakiye borç muhtırası da gönderildiği halde sonuç alınamadığını iddia ve ifade ederek icra dosya borcunun ödenmesi için gereğinin yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 18/01/2024 tarih ve S. sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla İstanbul Valiliğinden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. İstanbul Valiliği
tarafından gönderilen 09/02/2024 tarih ve E- – [ , – sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1 Şile İcra Dairesinin / Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine dayanak ilamın İstanbul
8. İdare Mahkemesinin 24/09/2020 tarihli, / Esas ve / Karar sayılı ilamı olduğu,
2.2 Şile İcra Dairesinin / Esas sayılı dosyası Müdürlük nezdinde bulunmadığından onaylı
örneğinin gönderilemeyeceği, bu dosyaya ilişkin gönderilen icra emrinin 10/06/2021 tarihinde
Müdürlüğümüze tebliğ edildiği,
2.3 18/06/2021 tarih ve sayılı yazı ile söz konusu talebin ilgili idaresine iletildiği,
2.4 Ödemelerin yapılıp yapılmadığı, ödenmiş ise ne kadarının ödendiğine dair bilgi ve belgelerin temsil
olunan idarenin kayıtlarında olabileceği,
2.5 659 sayılı KHK’nın 4.maddesinin; “Hukuk birimleri; idarelerde muhakemat hizmetleri ile hukuk
danışmanlığına ilişkin iş ve işlemleri yürütmekle görevli ve sorumludur.” hükmü gereğince başvuruya konu süreç boyunca gerekli iş ve işlemlerin Müdürlük tarafından ivedilikle sağlanmaya çalışıldığı ile şikayet konusunun dostane çözüme kavuşmasının temenni edildiği, Hususları ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
3.1 “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2.maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî
dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”
3.2 “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak
suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”,
3.3 “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinde; “ Anayasa ile tanınmış hak ve
hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”,
3.4 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4.
fıkralarında; “(3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. (4) Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
3.5 “Yargı yolu” kenar başlıklı 125. maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı
ödemekle yükümlüdür.”, /
3.6 “Mahkemelerin Bağımsızlığı” başlıklı 138. maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme
organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. …”, 5. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun;
5.1 “İcra mahkemesi” başlıklı 4. maddesinde; “İcra ve iflâs dairelerinin muamelelerine karşı yapılan
şikâyetlerle itirazların incelenmesi icra mahkemesi hâkimi yahut kanun gereğince bu görev kendisine verilmiş olan hâkim tarafından yapılır…”
5.2 “Şikayet ve şartlar” başlıklı 16. maddesinde; “(Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Kanunun hallini
mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır. Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir”
5.3 “Şikayet üzerine yapılacak muameleler” başlıklı 17. maddesinde; “Şikayet icra mahkemesince, kabul
edilirse şikayet olunan muamele ya bozulur, yahut düzeltilir. Memurun sebepsiz yapmadığı veya geciktirdiği işlerin icrası emrolunur.”
5.4 “İcranın durdurulması” başlıklı 22. maddesinde; “Şikayet, icra mahkemesince karar verilmedikçe
icrayı durdurmaz.”
5.5 “İcra emri ve muhtevası” başlıklı 32. maddesinde; “(Değişik: 18/2/1965-538/16 md.) Para borcuna
veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. Bu emirde 24 üncü maddede yazılanlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve nihayet yedi gün içinde ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez veya hükmolunan teminat verilmezse icra mahkemesinden veya istinaf veya temyiz yahut iadei muhakeme yolu ile ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmedikçe cebri icra yapılacağı ve bu müddet içinde 74 üncü madde mucibince mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapis ile tazyik olunacağı, mal beyanında bulunmaz veya hakikata muhalif beyanda bulunursa hapis ile cezalandırılacağı ihtar edilir.(1)(2) (Ek fıkra: 2/7/20126352/7 md.) Yabancı devlet aleyhine başlatılan ilamlı icra takiplerine ilişkin icra emrinde uluslararası andlaşmalar saklı kalmak kaydıyla, borçlu devlete ait olan mallar hakkında cebri icra yapılabileceği hususu ayrıca ihtar edilir.” 6. Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı’nın “Mülkiyet Hakkı” başlıklı 17. maddesinde; “mülkten yoksun bırakılma sonucunda, zamanında ödenecek adil tazminat” koşuluna yer verildiği, 7. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683. maddesinde; “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.”, Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvurucu 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; bakiye borç muhtırasının da dikkate alınarak icra dosyasına ödemenin yapılmasını talep etmektedir.
10. Somut olayda; idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde;
10.1 Başvuranın, İstanbul İli, Şile İlçesi, Mahallesi’nde bulunan parsel sayılı tamamı
Hazineye ait taşınmazın 2.700,00 m2’lik kısmı üzerinde ahır (ahır, kesimhane ve etrafı çevrili alan)
yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 05/12/2013-04/12/2018 dönemi için 24.778,31 TL tutarında ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin 29/12/2018 tarih ve E. sayılı ecrimisil ihbarnamesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptali için açtığı davanın, İstanbul 8. İdare
Mahkemesinin 24.09.2020 tarihli ve / Esas ve / Karar sayılı davasında; “dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 22.003,84-TL’lik kısmının iptaline, geriye kalan 2.774,47-TL’lik kısmı yönünden ise davanın reddine, dava kısmen iptal kısmen ret ile sonuçlandığından, aşağıda dökümü yapılan 3.157,50
-TL yargılama giderinden haklılık oranına göre hesaplanan 2.803,95.-TL yargılama gideri ile Avukatlık
Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davalı İdare tarafından davacıya verilmesine, kalan 353,55-TL yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, Avukatlık Asgari
Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin ise davacı tarafından davalı İdareye verilmesine, artan posta avansının talep edilmemesi halinde kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’ne İstinaf yolu açık olmak üzere” karar verilmiştir.
10.2 Başvuran tarafından, ödemenin yapılmaması nedeniyle 09/06/2021 tarihinde İstanbul Valiliği
aleyhinde Şile İcra Dairesinde / Esas sayılı icra takibi başlattığı, icra emrinin 10/06/2021 tarihinde
İstanbul Valiliği Defterdarlık Muhakemat Müdürlüğüne tebliğ edilmiştir.
10.3 İstanbul Valiliği Defterdarlık Muhakemat Genel Müdürlüğünün 18.06.2021 tarih ve E-
( – sayılı “Mahkeme kararlarının yerine getirilmesi” konulu yazısında davacı tarafından İstanbul 8. İdare Mahkemesinin / Esas sayılı dosyasından açılan davada verilen karara karşı Müdürlük tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, istinaf sonucunda verilen kesin karara istinaden davacı vekilince mahkeme kararında lehine hükmedilen 2.803,95 TL yargılama gideri ile 1.700,00 TL vekalet ücretinin yasal faizi ile birlikte ödenmesinin istenildiğinin belirtildiği, karar dilekçesi ve eklerinin tetkik edilerek davacı vekilinin vekalet ücretinin ödenmesi; yargılama gideri ile faizinin ise taraflarının da davacıdan 1.700,00 TL vekalet ücreti alacağının bulunmasından dolayı karar tarihi ile ödeme tarihi arasındaki faizin hesaplanarak davacının yargılama gideri alacağından mahsup edilmesi ve arta kalan paranın davacı vekilince icra takibine başlatmasına mahal vermeden ödenmesi, makbuzun bir örneğinin Müdürlüğe gönderilmesi hususunda gereğinin yapılmasının istenildiği, davacı vekilince anılan davada alacak kalemlerinin ödenmemesi sebebiyle Şile İcra Dairesinin / esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığı, icra takibi başlatılmasından dolayı ödeme yapılması halinde mahsup yapılmaması ve alacak kalemlerinin faizi ile birlikte icra dairesi hesabına yatırılması hususlarının ifade edilmiştir.
/
10.4 İstanbul Valiliği Defterdarlık Muhakemat Genel Müdürlüğünün 18/06/2021 tarih ve sayılı
yazısı ile söz konusu talebi ilgili idaresine ilettiği, belirtilen ödemelerin yapılıp yapılmadığı ile eğer ödeme yapılmışsa ne kadarının ödendiğine dair bilgi ve belgelerin temsil olunan idarenin kayıtlarında olabileceği, başvuru dilekçesi ekinde sunulan bakiye borç muhtırasına göre 16/08/2022 tarihi itibarıyla bakiye borç miktarının 6.270,35 TL olduğu bilgileri tespit edilmiştir.
11. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümleri gereğince, her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı olduğu, bir kimsenin, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabileceği düzenlenmiş olup, söz konusu uluslararası metne uygun bir biçimde Anayasanın
35 inci maddesinde de, herkesin sahip olduğu mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacı ile kanunla
sınırlanabileceği öngörülmüş iken, Anayasanın 13 üncü maddesinde temel hak ve hürriyetlerin sınırlanmasına ilişkin genel hüküm getirilmiş, buna göre temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği ve bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı, Anayasanın 15 inci maddesinde ise, temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının kısmen veya tamamen durdurulabilmesinin mümkün olduğu olağanüstü hallerde dahi milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklerin ihlâl edilmemesi ve kısıtlamanın durumun gerektirdiği ölçüde olması zorunluğunun öngörüldüğü görülmektedir. (Bkz: Kamu Denetçiliği
Kurumu’nun 2017/6341 Başvuru Numaralı ve 14/11/2017 tarihli Tavsiye Kararı)
12. “Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.” (Anayasa
Mahkemesi E.2013/44, K.2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013)
13. İdare eylem ve işlemlerinde kanunun çizdiği sınırlar içerisinde kalmak zorundadır. Anayasanın 8.
maddesinde bu husus yürütme yetkisi ve görevi Anayasa ve Kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir denilerek ifade edilmiştir. (Kemal Gözler- Gürsel Kaplan İdare Hukukuna Giriş Ekin Basın Yayın
Dağıtım Ağustos 2017, s.28)
14. Yasama ve yürütme organları ile idareler, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararlar hiçbir suretle değiştirilemeyeceği gibi idareler bu kararların yerine getirilmesini de geciktiremez.
15. Kanun koyucu, Anayasa’nın 138. maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idareyi sorumlu tutmuş ve idarenin yargı kararlarını uygulaması hususunda idareye anayasal ve kanuni bir zorunluluk yüklenmiştir. Dolayısı ile idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir. (Bkz: 2017/5018 Başvuru Numaralı ve 24/10/2017 tarihli Tavsiye Kararı)
16. Başvurucuların, Mahkeme ilamına dayalı icra takibine rağmen hükmedilen bedellerin ödenmediği, kamu mallarının haciz edilemezliğine dayalı kanun hükümlerine dayanarak ödemeden kaçınıldığından bahisle, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürdükleri davada Anayasa Mahkemesi; “mahkemeye erişim hakkının adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olduğu ve bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme, mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da kapsadığı” ifade ederek yargı kararlarının uygulanmasını “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendirmiş, ayrıca
Devletin bir kurumunun aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu ekonomik kaynak yokluğunu ileri sürerek makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağını açıkça ifade etmiştir. (Bkz: Anayasa Mahkemesi’nin 03/04/2014 tarih ve 2013/711 sayılı Bireysel Başvuru Kararı)
17. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Şile İcra Dairesinin 2021/1752 esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine rağmen icra borcunun halen ödenmemesine ilişkin; Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk Devleti olması, Hukuk devleti ve Anayasanın 8. maddesi hükmü gereğince idari makamların görevlerini yerine getirirken hukuka, kanunlara ve çağdaş hukukta evrensel olarak kabul görmüş ilkelere de uygun hareket etmek zorunda olması, Anayasa’nın 138. maddesi hükmü gereği idarelerin, bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği, yargı kararlarının uygulanmasının “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendiren ve Devletin bir kurumunun aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağına yönelik
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatları, söz konusu yargı kararının gecikmeli yapılmasının hizmet kusuru olduğu ve Anayasa’nın 125. maddesinde belirtilen
“İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı da ödemekle yükümlüdür.” hükmü gereğince; mahkeme kararının gereği gibi ifa edilmemesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde idare tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine
30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma
süresinden arta kalan sürede İstanbul İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜ ile;
Söz konusu icra dosya borcunun kapatılması ve mahkeme kararının yerine getirilmesine yönelik makul sürede işlem tesisi için İSTANBUL VALİLİĞİNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İstanbul
Valiliği tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
/
Tavsiye Kararının BAŞVURAN VEKİLİNE ve İSTANBUL VALİLİĞİNE tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi