ÖZET: Başvuru, Erciş Belediye Başkanlığı’na karşı açılan icra dosyası borcunun ödenmesi talebine ilişkindir. Başvuranın vekili, 2011 yılında meydana gelen depremler sonucunda müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini için dava açtıklarını belirtmiştir. Van 1. İdare Mahkemesi, davanın kısmen kabulüne karar vermiş, ancak Erciş Belediye Başkanlığı, 5 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen ödemeleri gerçekleştirmemiştir. Belediye, borçlarının ödenebilmesi için gerekli ödeneğin bulunmadığını ve icra takibinin devam ettiğini ifade etmiştir.

Erciş Belediye Başkanlığı, 2011 depremi sonrası açılan tazminat davalarının sayısını ve toplam tazminat miktarını açıklamış, mevcut mali durumunun yetersizliğinden dolayı ödemelerin yapılamadığını belirtmiştir. Ayrıca, başvurucu tarafın mağduriyetinin giderilmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan ödenek talep edildiği, ancak bu talebin karşılanmadığı ifade edilmiştir. İdare, mahkeme kararlarının yerine getirilmesi konusunda yetersiz bütçe nedeniyle sıkıntı yaşadığını vurgulamıştır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun kabulü ile Erciş Belediye Başkanlığı’na, icra dosya borcunun kapatılması ve mahkeme kararının yerine getirilmesi için makul bir süre içinde işlem yapılması yönünde tavsiyede bulunmuştur. İdarenin bu tavsiyeye uyması ve gerekli işlemleri 30 gün içinde bildirmesi zorunludur.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/7379-S.24.11539

BAŞVURU NO : 2024/5198

KARAR TARİHİ : 12.07.2024

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ERCİŞ BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : İcra dosya borcunun ödenmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 23.04.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuranın vekili tarafından özetle; müvekkil ve adına; Van İli, Erciş İlçesi, Mahallesi, ada, parselde bulunan Apartmanı’nın 23/10/2011 ve 09/11/2011 tarihlerinde meydana gelen depremde yıkılması nedeniyle davacıların yakını ve vefat etmesi olayı dolayısıyla, ülkemizin riskli deprem kuşağında yer aldığı ve deprem meydana gelmeden önce deprem riski bulunan bölgelerle ilgili gereken tedbirlerin alınması konusunda idarelerin yükümlülüğünün olduğu, bu nedenle davalı idarelerin tazmin sorumluluğu bulunduğu iddia edilerek uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık olmak üzere maddi ve manevi tazminat istemli dava açıldığı, davanın alınan bilirkişi raporları doğrultusunda ıslah edildiği, Van 1. İdare mahkemesinin

/ E sayılı ile açılan davasında; maddi tazminat isteminin, 1.750,00 TL eşya bedeli, 475,00 TL cenaze ve defin gideriyle birlikte 40.706,93 TL’lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin 20.293,07 TL’lik kısmının ve bu kısma ilişkin faiz taleplerinin reddine ve 64.000,00 TL manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verildiği, kararın 08.05.2018 tarihinde Danıştay 14. İdari Dava Dairesince onandığı, 5 yılı

aşkın süredir onama olmasına rağmen borçlu Erciş Belediye Başkanlığınca ödeme yapılmadığı, Erciş

Belediye Başkanlığı %40 oranında indirim yapılması halinde ancak ödeme yapacağını ifade ettiği, belediyenin borca batık olması ve haciz karşısında mezarlık tapusunu icra müdürlüğüne bildirmiş olması karşısında müvekkillerin haklarına ulaşmadığı, belediye tarafından müvekkillerine alacaklarından %40 feragat etmesi ve bakiye kalan ödemenin 20 eşit taksitle ödenmesi hususunda anlaşmaya varılması, aksi halde ödeme yapılmayacağı noktasında zorlanıldığı, icra takibinin devam ettiği iddia ve ifade edilerek Van 1. İcra Müdürlüğünün / E sayılı icra dosyasının güncel kapak hesabı doğrultusunda tüm ödemelerin yapılması ve müvekkillerin mağduriyetinin giderilmesi talep edilmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 03/05/2024 tarih ve S. sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Erciş Belediye Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Erciş

Belediye Başkanlığı tarafından gönderilen E- – – sayılı cevabi yazısı Kurumumuz tarafından 13/06/2024 tarihinde kayıt altına alınmış olup, cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1 23.10.2011 tarihinde ilçede meydana gelen depremden sonra, sadece deprem sebebiyle mal ve can

kaybına uğrayanlar tarafından Belediye Başkanlığına karşı Van İdare Mahkemelerinde toplam 472 adet tazminat davası açıldığı, bu davalardan 462 tanesinin karara bağlandığı, karara bağlanan dosyalardan

Belediye Başkanlığı aleyhine toplam 46.472.238,30 TL tazminata hükmedildiği, aynı zamanda Belediye

Başkanlığının 10.404.170.88 TL vergi ve 15.284.200,92 TL SGK borcu bulunduğu, yine Belediye

Başkanlığı aleyhine sonuçlanan birçok tazminat davasının bulunduğu ( işçi alacağı, kamulaştırma, trafik kazası vb.) ödeme yapılmayan dosyaların tümünde başkanlık aleyhine icra takibi başlatılmış olup, dosyalarda yıllık işleyen faiz miktarlarının bile milyonları bulduğu, söz konusu icra takipleri sebebiyle

Belediye Başkanlığına ait tüm araçlar, gayrimenkuller ve banka hesaplarına haciz bırakıldığı, Belediye

Başkanlığının gelir kaynağının İller Bankasından gelen pay ölçüsünde olduğu, Büyükşehir Yasası

Kapsamında İller Bankasından gelen payın çoğunluğunun Van Büyükşehir Belediyesine ödendiği, Belediye Başkanlığına ayrılan paydan personel maaşı ödendikten sonra cüzi bir miktar kaldığı, bunun da kamu hizmetlerinin ifası için kullanıldığı, Başkanlığın mahkeme kararlarını yerine getirebilmek için yeterli ödeneğinin bulunmadığı,

2.2 Davacı tarafından açılmış olan davanın mevcut olduğu, davacı tarafın açmış olduğu davaya ilişkin Van

1.İdare Mahkemesi’nin / Esas / Karar sayılı Kararı 02.05.2017 tarihinde idareye tebliğ edildiği, mahkeme kararı ile tebliğe ilişkin zarf ekte gönderildiği,

2.3 Söz konusu mahkeme kararının yerine getirilmesi için mahkeme kararının Mali Hizmetler Müdürlüğüne

bildirildiği, ancak yeterli ödenek olmadığından dolayı ödeme yapılamadığı,

2.4 Maliye Bakanlığından ödenek talep edilmiş olup fakat ödenek gönderilmediğinden ödemenin

yapılamadığı, Belediye Başkanlığının mali durumunun düzelmesi halinde ödemelerin gerçekleştirileceği,

2.5 Bahse konu alacak Van İcra Dairesi’nin / Esas sayılı dosyasında ilamlı takibe konu olmuş

olup icra ödeme emrinin ekte gönderildiği,

2.6 Başvurucu tarafından taraflarına gelen herhangi bir şikâyet dilekçesi olmadığından her hangi bir cevap

verilemediği,

2.7 İdare mahkemesinde açılmış olan davada Belediye aleyhine sonuçlanan mahkeme kararı hakkında

İstinaf ve Temyiz kanun yollarına başvurulmuş olup, itirazlarının reddedilerek kararın kesinleştiği,

2.8 Belediye Başkanlığının başvurucu tarafın mağduriyetini karşılamak için Maliye Bakanlığından ödenek

talep ettiği, Maliye Bakanlığınca ödenek gelmediğinden ödemelerin yapılamadığı, bu aşamadan sonra kamu hizmetlerini aksatmamak kaydıyla belediyenin öz gelirleri ve İller Bankasından gelen pay ile imkânlar dâhilinde ödemelerin yapılacağı, Hususları ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

3.1 “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2.maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî

dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”

3.2 “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”,

3.3 “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinde; “ Anayasa ile tanınmış hak ve

hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”,

3.4 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4.

fıkralarında; “(3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. (4) Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

3.5 “Yargı yolu” kenar başlıklı 125. maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı

ödemekle yükümlüdür.”,

3.6 “Mahkemelerin Bağımsızlığı” başlıklı 138. maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme

organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. …”, 5. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun; /

5.1 “İcra mahkemesi” başlıklı 4. maddesinde; “İcra ve iflâs dairelerinin muamelelerine karşı yapılan

şikâyetlerle itirazların incelenmesi icra mahkemesi hâkimi yahut kanun gereğince bu görev kendisine verilmiş olan hâkim tarafından yapılır…”

5.2 “Şikayet ve şartlar” başlıklı 16. maddesinde; “(Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Kanunun hallini

mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır. Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir”

5.3 “Şikayet üzerine yapılacak muameleler” başlıklı 17. maddesinde; “Şikayet icra mahkemesince, kabul

edilirse şikayet olunan muamele ya bozulur, yahut düzeltilir. Memurun sebepsiz yapmadığı veya geciktirdiği işlerin icrası emrolunur.”

5.4 “İcranın durdurulması” başlıklı 22. maddesinde; “Şikayet, icra mahkemesince karar verilmedikçe

icrayı durdurmaz.”

5.5 “İcra emri ve muhtevası” başlıklı 32. maddesinde; “(Değişik: 18/2/1965-538/16 md.) Para borcuna

veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. Bu emirde 24 üncü maddede yazılanlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve nihayet yedi gün içinde ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez veya hükmolunan teminat verilmezse icra mahkemesinden veya istinaf veya temyiz yahut iadei muhakeme yolu ile ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmedikçe cebri icra yapılacağı ve bu müddet içinde 74 üncü madde mucibince mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapis ile tazyik olunacağı, mal beyanında bulunmaz veya hakikata muhalif beyanda bulunursa hapis ile cezalandırılacağı ihtar edilir.(1)(2) (Ek fıkra: 2/7/20126352/7 md.) Yabancı devlet aleyhine başlatılan ilamlı icra takiplerine ilişkin icra emrinde uluslararası andlaşmalar saklı kalmak kaydıyla, borçlu devlete ait olan mallar hakkında cebri icra yapılabileceği hususu ayrıca ihtar edilir.” 6. Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı’nın “Mülkiyet Hakkı” başlıklı 17. maddesinde; “mülkten yoksun bırakılma sonucunda, zamanında ödenecek adil tazminat” koşuluna yer verildiği, 7. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683. maddesinde; “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.”, Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvurucu 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; Van 1. İcra

Müdürlüğünün / E sayılı icra dosyasının güncel kapak hesabı doğrultusunda tüm ödemelerin yapılmasını ve müvekkillerinin mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

/

10. Somut olayda; idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde;

10.1 Başvuranın, Van İli, Erciş İlçesi, Mahallesi, ada, parselde bulunan

Apartmanı’nın 23/10/2011 ve 09/11/2011 tarihlerinde meydana gelen depremde yıkılması nedeniyle ve vefat etmesi olayında ülkemizin riskli deprem kuşağında yer aldığı ve deprem meydana gelmeden önce deprem riski bulunan bölgelerle ilgili gereken tedbirlerin alınması konusunda idarelerin yükümlülüğünün olduğu bu nedenle idarelerin tazmin sorumluluğu bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık olmak üzere maddi ve manevi tazminat ödenmesine ilişkin dava açıldığı, Van 1. İdare Mahkemesinin 16/02/2017 tarihli ve / Esas ve / Karar sayılı kararında; “davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine; Maddi tazminat isteminin, 1.750,00 TL eşya bedeli, 475,00 TL cenaze ve defin gideriyle birlikte 40.706,93 TL’lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin 20.293,07

TL’lik kısmının ve bu kısma ilişkin faiz taleplerinin reddine, 64.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulüne, 40.706,93 TL maddi tazminatın 34.193,83 TL’lik kısmının, 64.000,00 TL manevi tazminatın 53.760,00TL’lik kısmının Erciş Belediye Başkanlığı (% 21) tarafından, davalı idareye başvurulduğu

22.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, 40.706,93 TL maddi

tazminatın 3.256,55 TL’lik kısmının, 64.000,00 TL manevi tazminatın 5.120,00 TL’lik kısmının Afet ve Acil

Durum Yönetimi Başkanlığı (% 2) tarafından, mahkememizde davanın açıldığı 20.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, 40.706,93 TLL maddi tazminatın 3.256,55

TL’lik kısmının, 64.000,00 TL manevi tazminatın 5.120,00 TL’lik kısmının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (%

2) tarafından, davalı idareye başvurulduğu 22.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte

davacılara ödenmesine, Hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan 7.152,53 TL tutarındaki nispi karar harcının davalı idarelerden kusurları oranında tahsili için ilgili vergi dairesi müdürlüklerine müzekkere yazılmasına, İlk aşamada adli yardım talebi kabul edildiğinden, aşağıda dökümü yapılan toplam 602,05

TL tutarındaki yargılama giderlerinden davadaki haklılık oranına göre belirlenen 499,70 TL’nin kusurları oranında davalı idarelerden, kalan 102,35 TL yargılama giderlerinin ise davacılardan tahsili için ilgili vergi dairesi müdürlüklerine müzekkere yazılmasına, Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan maddi tazminat için 4.827,76 TL, manevi tazminat için 7.390,00 TL olmak üzere toplamda 12.217,76 TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine, Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 2.435,16 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak vekil ve hukuk müşaviri ile temsil edilen davalı idarelere verilmesine, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (30) gün içinde Erzurum Bölge

İdare Mahkemesi’ne istinaf yolu açık olmak üzere” karar verilmiş olup, ilgili karar 02/05/2017 tarihinde idareye tebliğ edilmiştir.

10.2 Söz konusu mahkeme kararının yerine getirilmesi için mahkeme kararının Mali Hizmetler

Müdürlüğüne bildirildiği ancak belediyenin yeterli ödeneği bulunmadığı için ödeme yapılamamıştır.

10.3 Akabinde başvuran tarafından, ödemenin yapılmaması nedeniyle 27/07/2017 tarihinde Erciş Belediye

Başkanlığı aleyhinde Van İcra Dairesinde / Esas sayılı icra takibi başlatılmıştır.

10.4 Van İcra Dairesinin / Esas sayılı dosyası kapsamında Erciş Belediye Başkanlığına ait bazı

araçlara, taşınmazlara ve banka hesaplarına 21/02/2023 tarihi ile 19/12/2023 tarihinde haciz konulduğu anlaşılmıştır.

10.5 Erciş Belediye Başkanlığının Kurumumuza göndermiş olduğu cevabi yazısında 23.10.2011 tarihinde

ilçede meydana gelen depremden sonra, sadece deprem sebebiyle mal ve can kaybına uğrayanlar tarafından

Belediye Başkanlığının tarafı olduğu davalar açıldığı, bu davalar neticesinde başkanlık aleyhine toplam 46.472.238,30 TL tazminata hükmedildiği, aynı zamanda belediyenin çok fazla vergi ve Sosyal Güvenlik

/

Kurumuna ait borçlarının bulunduğu, ödeme yapılmayan dosyaların tümünde başkanlık aleyhine icra takibi başlatıldığı, bu takipler neticesinde söz konusu dosyalara yıllık işleyen faiz miktarlarının çok fazla olduğu, belediyenin mevcut bütçesinin kısıtlı olması nedeniyle var olan bütçenin kamu hizmetlerinin ifası için kullanıldığı ifade edilerek ödenek yetersizliğinden dolayı söz konusu borcun ödenemediği, başvuranın mağduriyetini gidermek için Hazine ve Maliye Bakanlığından ödenek talep edildiği ancak yeterli ödeneğin gelmediği, bu aşamadan sonra söz konusu borçların ödemelerinin belediyenin kendi öz kaynakları ile yapılacağı hususları ifade edilmiştir.

11. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümleri gereğince, her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı olduğu, bir kimsenin, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabileceği düzenlenmiş olup, söz konusu uluslararası metne uygun bir biçimde Anayasanın

35 inci maddesinde de, herkesin sahip olduğu mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacı ile kanunla

sınırlanabileceği öngörülmüş iken, Anayasanın 13 üncü maddesinde temel hak ve hürriyetlerin sınırlanmasına ilişkin genel hüküm getirilmiş, buna göre temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği ve bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı, Anayasanın 15 inci maddesinde ise, temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının kısmen veya tamamen durdurulabilmesinin mümkün olduğu olağanüstü hallerde dahi milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklerin ihlâl edilmemesi ve kısıtlamanın durumun gerektirdiği ölçüde olması zorunluğunun öngörüldüğü görülmektedir. (Bkz: Kamu Denetçiliği

Kurumu’nun 2017/6341 Başvuru Numaralı ve 14/11/2017 tarihli Tavsiye Kararı)

12. “Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.” (Anayasa

Mahkemesi E.2013/44, K.2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013)

13. İdare eylem ve işlemlerinde kanunun çizdiği sınırlar içerisinde kalmak zorundadır. Anayasanın 8.

maddesinde bu husus yürütme yetkisi ve görevi Anayasa ve Kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir denilerek ifade edilmiştir. (Kemal Gözler- Gürsel Kaplan İdare Hukukuna Giriş Ekin Basın Yayın

Dağıtım Ağustos 2017, s.28)

14. Yasama ve yürütme organları ile idareler, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararlar hiçbir suretle değiştirilemeyeceği gibi idareler bu kararların yerine getirilmesini de geciktiremez.

15. Kanun koyucu, Anayasa’nın 138. maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idareyi sorumlu tutmuş ve idarenin yargı kararlarını uygulaması hususunda idareye anayasal ve kanuni bir zorunluluk yüklenmiştir. Dolayısı ile idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir. (Bkz: 2017/5018 Başvuru Numaralı ve 24/10/2017 tarihli Tavsiye Kararı)

16. Başvurucuların, Mahkeme ilamına dayalı icra takibine rağmen hükmedilen bedellerin ödenmediği, kamu mallarının haciz edilemezliğine dayalı kanun hükümlerine dayanarak ödemeden kaçınıldığından bahisle, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürdükleri davada Anayasa Mahkemesi; “mahkemeye erişim hakkının adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olduğu ve bir uyuşmazlığı

mahkeme önüne götürme, mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da kapsadığı” ifade ederek yargı kararlarının uygulanmasını “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendirmiş, ayrıca

Devletin bir kurumunun aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu ekonomik kaynak yokluğunu ileri sürerek makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağını açıkça ifade etmiştir. (Bkz: Anayasa Mahkemesi’nin 03/04/2014 tarih ve 2013/711 sayılı Bireysel Başvuru Kararı)

17. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Van İcra Dairesinin / Esas sayılı dosyası kapsamında başlatılan icra takibine rağmen icra borcunun halen ödenmemesine ilişkin; Türkiye

Cumhuriyeti’nin bir hukuk Devleti olması, Hukuk devleti ve Anayasanın 8. maddesi hükmü gereğince idari makamların görevlerini yerine getirirken hukuka, kanunlara ve çağdaş hukukta evrensel olarak kabul görmüş ilkelere de uygun hareket etmek zorunda olması, Anayasa’nın 138. maddesi hükmü gereği idarelerin, bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği, yargı kararlarının uygulanmasının “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendiren ve Devletin bir kurumunun aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağına yönelik Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatları, söz konusu yargı kararının gecikmeli yapılmasının hizmet kusuru olduğu ve Anayasa’nın 125.

maddesinde belirtilen “İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı da ödemekle yükümlüdür.” hükmü gereğince; mahkeme kararının gereği gibi ifa edilmemesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde idare tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine

30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma

süresinden arta kalan sürede Van İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜ ile;

Söz konusu icra dosya borcunun kapatılması ve mahkeme kararının yerine getirilmesine yönelik makul sürede işlem tesisi için ERCİŞ BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Erciş

Belediye Başkanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Tavsiye Kararının BAŞVURAN VEKİLİNE ve ERCİŞ BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi