|
ÖZET: Bu karar, Kafkas Üniversitesi Rektörlüğü tarafından başvuranın aleyhine icra takibi başlatılması işleminin hukuka uygunluğunu ve idarenin yükümlülüklerini ele almaktadır. Başvuran, kendisine ödeme bildiriminde bulunulmadan icra takibinin başlatılmasının maddi zarara yol açtığını iddia etmekte, idare ise böyle bir bildirim yükümlülüğünün bulunmadığını savunmaktadır. Ancak, idarenin bu tutumunun iyi yönetim ilkelerine aykırı olduğu değerlendirilmiştir.
İdare Mahkemesi, vekalet ücretinin tahsili için ön başvuru zorunluluğu olmadığını belirtse de, başvuranın ödeme niyetinin samimi olmadığını ve icra masraflarının artmasına neden olduğunu tespit etmiştir. Sonuç olarak, başvurunun kısmen kabulü ile idareye, mahkemelerce hükmedilen vekalet ücretlerinin tahsilinde öncelikle ödeme davet yazısı göndermesi tavsiye edilmiştir. Bu durum, kamu yönetimi anlayışı ve iyi yönetim ilkeleri çerçevesinde önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/12413-S.23.19710
BAŞVURU NO : 2023/9263
KARAR TARİHİ : 29/09/2023
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : KAFKAS ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın hakkında ödemeye davet yazısı yazılmadan icra takibi başlatılması işlemine yönelik şikayeti hakkındadır
BAŞVURU TARİHİ : 03/07/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; Kafkas Üniversitesi Rektörlüğüne açtığı davada
Kars İdare Mahkemesinin / Esas numaralı dosyasında alınan 30/12/2022 tarih ve 2 / sayılı karar ile yüksek lisans tezinin kabul edilmemesine ilişkin işlemin iptaline karar verildiğini, maddi ve manevi tazminat talebinin ise reddedildiğini, kısmen ret kararı nedeniyle Kafkas Üniversitesi Rektörlüğü lehine 5.500,00 TL vekâlet ücretine hükmedildiğini, Kars İdare Mahkemesinin / Esas numaralı dosyasında alınan 30/12/2022 tarih ve / sayılı kararın Kafkas Üniversitesi Rektörlüğüne
06.02.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, Kafkas Üniversitesi Rektörlüğü tarafından tarafına vekâlet ücretinin
ödenmesi için hiçbir bildirimde bulunulmadığını ve sırf vekâlet ücret kazanabilmek amacıyla aleyhine hükmedilen vekâlet ücretinin Kafkas Üniversitesi Rektörlüğü tarafından Kars 1. İcra Dairesinin /
Esas numaralı dosyasında icraya konulduğunu, icraya başvurulmadan tarafına bildirimde bulunulmuş ve hesap numarası verilmiş olsaydı vekâlet ücretini Kafkas Üniversitesi Rektörlüğüne ödemiş olacağını, Kafkas Üniversitesi Rektörlüğü’nün mağduriyetine neden olduğunu iddia ederek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuz 09/08/2023 tarihli ve sayılı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Kafkas Üniversitesi Rektörlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Adı geçen idare tarafından gönderilen 23/08/2023 tarihli ve – sayılı cevabi yazı ekinde sunulan Hukuk
Müşavirliğinin 22/08/2023 tarih ve – – sayılı yazısı ve eklerinde özetle;
2.1. İdarelerin ilama dayalı alacaklarının tahsili için harici olarak borçluya başvuru zorunluluğuna dair yasal bir düzenleme bulunmadığı, en somut düzenleme olan İcra ve İflas Kanunu para veya teminat alacakları ilamlarının icrasını düzenleyen 32 vd. maddelerinde parasal ilamların icrası için bir ön başvuru zorunluluğu öngörülmediği, bu şekilde alacakların tahsilinin sağlanırken borçlunun mal kaçırma gibi muvazaalı işlemlerinden korunmanın amaçlandığı, bu doğrultuda alacaklı konumunda olan İdarelerin ilama bağlı alacakları için borçlularına ödemeye davet yazısı göndermesine dair yasal düzenleme olmaması; borçlunun ödemeye yatkın olmayan tutumu; Borçlunun akademik kariyerinin parçası yüksek lisansı esnasında harcadığı 400 TL tercüman ile 60 TL konaklama masrafını dava etmesi, maddi olarak yetersizliğini yine en son başvuru dilekçesinde de öne sürmesi, genel olarak ödemeye davet yazılarından sonra alacakların tahsiline engel olma amacıyla muvazaalı eylemlere tanıklık edilmesi ve Mahkeme tarafından gerekçeli kararın borçluya tebliğe çıkarıldığının görülmesi sebebiyle Borçlu’ ya ödemeye davet yazısının gönderilmediği, 2.2. Her ne kadar hukukumuzda ödemeye davet yazısı gönderme zorunluluğu olmasa da kişinin ödemeye davet yazısı gönderilseydi ödeme yapacağına dair iddiasının gerçeği yansıtmadığı, alacakların tahsiline yönelik uygulamalarda ödeme yapma veya yapmama niyetinde olan borçluların uygulamacılar tarafından anlaşıldığı, bu kanı herkes için aynı olmamakla birlikte gerçekten ödeme yapmak isteyen borçluların ödeme gayreti içinde olduklarını gösteren tutum takındıklarının görüldüğü, borçlu başvurucunun durumu değerlendirildiğinde ilamın 01/02/2023 tarihinde tebliğe çıkarıldığı; borçlu olmasından haberdar olduğu ancak süreç içinde borçlunun ödemeye yanaşmayacağına dair kanılarının oluştuğu, ödemenin İdare’ye aktarılmaması üzerine 03.03.2023 tarihinde Kars 1. İcra Dairesinin / Esas numaralı dosyasında icra takibi başlatıldığı, bu takibin İİK 32’ye uygun yapıldığı, yine borçlunun icra emrinin tebliği ile birlikte 7 gün içinde zarar olarak nitelendirdiği vekalet ücretini 3/4 oranında ve tahsil harcını %4,55 üzerinden ödeyebilme hakkına sahip olduğu, borçlu 7 aydır ödeme yapmayarak icra masraflarının artmasına sebep olduğu, 7 aydır borçlunun borcu ödeme yapmaması ve halen de masrafların artmasına kendi sebep olması
“ödeme yapacaktım” iddialarında samimi olmadığını gösterdiği, borçlunun takip edilen icra dosyasından kaynaklı vekalet ücreti ve tahsil harçlarına yönelik şikayetinin hem kanuni hem de hakkaniyetli olmadığı, 2.3. Başvurucunun, kendisine ödemeye davet yazısı yazılmadan ilama dayalı vekâlet ücretinin tahsili için doğrudan icra takibine başvurulmasından doğan yargılama giderlerini zarar olarak nitelendirdiğini, ancak hukukumuzda kural olarak ve tabii ki şartları oluşursa zarar doğuran işlem ve eylemler Türk Borçlar
Kanunu’nda haksız fiil, sözleşmeye aykırılık halleri ve sebepsiz zenginleşme olarak belirtildiği, borçlunun zarar olduğunu iddia ettiği icra vekâlet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ ne, yargı harçları Harçlar
Kanunu’na dayandığını, yasal düzenlemelere dayalı olarak hesaplanan mali yükümlülüklerin borçlu tarafından zarar olarak nitelendirilmesinin Türk Borçlar Kanunu gereği bir zararının olduğunu göstermeyeceğini, icra vekâlet ücreti ve yargı harçlarının bir zarar değil yasal düzenlemelerden kaynaklı borçlunun ödemesi gereken mali yükümlülükler/yargılama giderleri olduğunu, bir zarar olmadığını, 2.4. Borçlu ödeme niyetinde samimi olsaydı icra emrinin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde ödemeyi yaparak icra vekâlet ücretini 3/4 olarak ödeyebileceği; tahsilata yönelik tebligat masraflarının artmasına engel olabileceği, idare ile iletişim kurarak ödemeyi yapmak istediğini belirterek gerekli bilgileri alabileceği, ancak borcu ödemek istediği için şikayette bulunan borçlunun 7 aydır icra dosyasına 5.500 TL ana para borcunun ödemesini dahi yapmadığını, gerçekten de ödeme gayreti içinde olan diğer borçluların icra masraflarını artırmamak için icra dosyasına ödemeler yaptığı ya da idareden hesap numarası istediğini,
olasılıklar üzerinden idareyi şikayetlerle muhatap eden borçlunun borcu ödeme niyetinden ziyade süreci uzatarak ilgilileri yıpratmak istediğini, bunun sebebinin de borçlunun yüksek lisans tezinin yetersizliğine dair idare tarafından alınan karara karşı duyulan öfke olduğunu, hukuka uygun yapılmış bir icra takibinin hukuka aykırı olduğu iddiasına karşı her zaman icra hukuk mahkemelerine başvuru hakkı bulunduğunu, idarece yapılan takibin hukuka uygun olduğu için bu yola başvurulmamış ancak işbu ve çeşitli şikayetler ile mahkeme ilamı ile sabit vekalet ücretinin ödemesinde kaçınılmak istendiğini, 7 aydır icra dosyasını takip edilmesi sebebiyle hem yasal düzenlemeler hem de hakkaniyet gereği tüm yargılama giderlerinin dosyaya ödenmesi gerektiğini, 2.5. Mahkeme ilamı ve Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun’a aykırı (hitap Kurum adı dahi yazılmamış, adressiz, tarihsiz) borçlunun şikayetçi olduğu dilekçesinin ekte sunulduğu, borçlu şikayet dilekçesinde “tarafıma icraya başvurulmadan hesap numarası verilmiş olsaydı vekalet ücretini Kafkas
Üniversitesi Rektörlüğüne ödeyecektim. Kafkas Üniversitesi Rektörlüğü mağduriyetime sebep olmuştur, şikayetçiyim. Gereğinin yapılmasını ve mağduriyetimin giderilmesini talep ederim.” İfadesini kullandığını, ancak borçlunun borcu ödemek için işlem yapmak yerine haksız olarak şikayetçi olmayı tercih ederek süreci uzatmaya devam ettiğini, kanun hükümlerine uygun yapılmış bir icra takibi işleminin bir suç olmaması; suçta ve cezada kanunilik ilkesi gereği şikayet dilekçesinin uygulanabilirliğine hukuki imkan bulunmadığını, 2.6. Mahkeme kararlarının tarafları bağlayıcı nitelik taşıdığı, tarafların bunu uygulamakla yükümlü olduğu, borçlu başvuranın ile taraf oldukları T.C. Kars İdare Mahkemesi / Esas, / Karar sayılı ilamı ile İdare’nin yaptığı usulü bir eksiklik sebebiyle idari işlemin iptali talebinin kabulüne, maddi ve manevi tazminat talebinin ise reddine karar verildiği, Mahkeme gerekçesinde “…davacının, tez savunması sonrasında jüri tarafından tespit edilen düzeltmeleri yapması için verilen 3 aylık süre sonunda hazırlamış olduğu tezi için Lisansüstü Eğitim-Öğretim Yönetmeliğinin 9.maddesinin 8. fırkası uyarınca aynı jüri önünde yeniden savunma yapma imkanı verilmesi gerekirken tez jürisi önüne çıkarılmayarak, sadece danışman hoca tarafından kendisine mail yoluyla, “hazırlanan tezin halen daha eksik olduğu, sunuma hazır olmadığı dolayısıyla savunmaya girmesine gerek olmadığı, jürinin çalışmaya onay vermeyeceği” yönünde bilgilendirme yapılarak davacının yüksek lisans tezinin kabul edilmemesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; Davacının yüksek lisans tezinin kabul edilmemesine ilişkin işlemin iptaline ilişkin iş bu kararımızın davacının yüksek lisans programından başarılı sayılması sonucunu doğurmayıp davacı tarafından hazırlanan tezin tez savunma jürisi karşısında savunulması gerektiği, yapılan değerlendirme sonucunda jüri tarafından verilecek olan karar (başarılı sayılma, başarısız sayılarak kendisine 3 aylık ek süre verilmesi veya doğrudan başarısız sayılma) üzerine yeni bir işlem tesis edilebileceği ve maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine” şeklinde hüküm kurulduğu, davanın reddi nedeniyle İdareleri lehine
5.500 TL vekalet ücretine hükmedildiği, davacının mahkeme kararı ile hükmedilen bu bedeli ödemekle
yükümlü olduğu, ancak borçlunun başvuru dilekçesinde “Hem maddi hem de manevi anlamda taleplerimin karşılanmasını istiyorum. Çok sıkıntılar çektim. Çok yıprandım. Maddi anlamda çok para harcamak zorunda kaldım. Ücretli öğretmenlik yaparak kendi hayatımı sürdürüyorum lütfen yardımcı olunuz.” şeklinde hukuka uygun olmayan dramatize edilmiş bir talepte bulunduğunu, bu talebin hukuki bir çaresi bulunmadığı, borçlu 7 aydır ödeme yapmadığı gibi icra masraflarının artmasına halen kendisinin sebep olduğu, bu zamana kadar borçlunun borcu ödemek için samimi olduğu görülmediğinden dostane çözümün ancak borcun ödemesinin yapılması halinde mümkün olacağının düşünüldüğü,
2.7. İcra takibinin karara bağlanmış T.C. Kars İdare Mahkemesi / Esas, / Karar sayılı ilamının uygulanmasına yönelik bir işlem olduğu için Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu 17/3-b gereği başvurunun incelenemez başvuru kategorinde olması gerektiği yine idarelerin ilama dayalı alacaklarının tahsili için harici olarak borçluya başvuru zorunluluğuna dair yasal bir düzenleme bulunmadığı için Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanunu 17/3-a’a göre de incelenemez başvuru olması gerektiği, İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2’nci maddesinde; “Türkiye
Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk
Devletidir”, 3.1. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”, 3.2. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40’ncı maddesinde; “ Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”, 3.3. ”Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 3.4. “Yargı yolu” kenar başlıklı 125’nci maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinde;
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir…”, 5. 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu’nun;
5.1 “ Para borcu ve teminat için takip” başlıklı 42. maddesinde; “Bir paranın ödenmesine veya bir
teminatın verilmesine dair olan cebri icralar takip talebiyle başlar ve haciz yoluyla veya rehinin paraya çevrilmesi yahut iflas suretiyle cereyan eder…”,
5.2 “Hukuku amme borçları” başlıklı 47. maddesinde; “ Para cezasıyla diğer hukuku amme borçlarının
takibi hakkındaki kanunlar hükmü mahfuzdur. Şu kadar ki, Devletin bir akitten veya haksız bir fiilden doğan alacakları hakkında bu kanunun hükümleri cereyan eder.”,
5.3 “Ödeme emri ve muhtevası” başlıklı 60. maddesinde; “İcra müdürü takip talebinin bu Kanunda
öngörülen şartları içerdiğine karar verirse ödeme emri düzenler. Talebin kabul edilmemesi halinde verilen karar tutanağa yazılır. Emir:… Borcun ve masrafların yedi gün içinde icra dairesine ait ödeme emrinde yazılı olan banka hesabına ödenmesi, borç, teminat verilmesi mükellefiyeti ise teminatın bu süre içinde gösterilmesi ihtarını,3. Takibin dayandığı senet altındaki imza kendisine ait değilse yine bu yedi gün içinde bu cihetin ayrıca ve açıkça bildirilmesi; aksi halde icra takibinde senedin kendisinden sadır sayılacağı, Senet altındaki imzayı reddettiği takdirde icra mahkemesi önünde yapılacak duruşmada hazır bulunması; buna uymazsa vaki itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verileceği, Borcun tamamına veya bir kısmına yahut alacaklının takibat icrası hakkına dair bir itirazı varsa bunu da aynı süre içinde beyan etmesi ihtarını…5. Borç ödenmez veya itiraz olunmazsa cebri icraya devam edileceği beyanını ihtiva eder.”,
5.4 “Paraların Paylaştırılması Zamanı, Masraflar ve Vekalet Ücreti” başlıklı 138. maddesinde; “…Vekil
vasıtasıyla yapılan takiplerde vekalet ücretinin miktarı, alacaklı ile borçlu arasında yapılmış sözleşmeye bakılmaksızın, icra memuru tarafından avukatlık ücret tarifesine göre hesaplanır. Bu şekilde tayin olunan vekalet ücreti de takip masraflarına dahildir…”, 6. 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Avukatlık Ücreti” başlıklı 164. maddesinde; “Avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder…Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.”, 7. 2577 Sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu’nun “Kararların sonuçları” başlıklı 28. Maddesinin 2’nci fıkrasında; 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/58 md.) Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.
8. 659 Sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk
Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin;
8.1 “Amaç ve Kapsam” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı; genel
bütçe kapsamındaki kamu idareleri (Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhurbaşkanlığı, Anayasa
Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay dâhil) ve özel bütçeli idarelerin hukuk hizmetlerinin etkili, verimli ve usul ekonomisine uygun şekilde yerine getirilmesine ve bu hizmetlerin yürütülmesinde uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik usul ve esasların belirlenmesidir.”
8.2 “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinde; “…ç) İdare: 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî
Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde belirtilen kamu idarelerini…”
8.3 “Takip ve temsil yetkileri ile bunların kapsamı, niteliği ve kullanılması” başlıklı 6. maddesinde;
“İdareler, kendi iş ve işlemleriyle ilgili olarak açılacak adli ve idari davalar ile tahkim yargılaması ve icra işlemlerinde taraf sıfatını haizdir. İdareleri adli ve idari yargıda, icra mercileri ve hakemler nezdinde vekil sıfatıyla doğrudan temsil yetkisi; hukuk birimi amirleri, hukuk müşavirleri, muhakemat müdürleri ve avukatlara aittir…”
8.4 “Davaların açılması” başlıklı 8. maddesinde; “ İdareler adına dava açma veya icra takibine başlama
talebi, üst yönetici veya iş ve işlemle ilgili merkez veya taşra birim amiri tarafından yapılır. Merkez veya
taşra birim amirince yapılan talep üzerine davayı açmakla yetkili ve görevli olanlarca, maddi ve hukuki sebeplerle dava açılmasında kamu menfaati bulunmadığı yönünde görüş belirtilmesi halinde, üst yöneticinin talimatına göre işlem yapılır. Dava açılması veya icra takibinde bulunulmasını isteyen idare veya birim, dava açılması talebi ile birlikte davaya dair bilgi ve belgeleri zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri dikkate alarak hukuk birimine gönderir. Süresinde gönderilmeyen veya eksik ya da yanlış gönderilen bilgi ve belgeden kaynaklanan sorumluluk bunu gönderen idareye veya birime aittir…”
8.5 “Adli uyuşmazlıklarda sulh” başlıklı 9. maddesinde; “İdarelerin adli yargıda dava açmadan veya
icra takibine başlamadan önce karşı tarafı sulhe davet etmesi esastır. İdareler, kendi aleyhlerine dava açılacağını veya icra takibine başlanılacağını öğrenmeleri durumunda da karşı tarafı sulhe davet edebilirler. Sulhe davet, uyuşmazlığın tarafı olan gerçek veya tüzel kişilerce de yapılabilir. İlgili mevzuatında daha uzun bir süre öngörülmediği takdirde, sulhe davette karşı tarafa, ifa, itiraz veya sulh teklifinde bulunmak üzere otuz güne kadar süre verilir. Gecikmesinde sakınca bulunan veya işin mahiyeti gereği süre verilmesinde fayda görülmeyen hallerde doğrudan dava ve icra yoluna başvurulabilir. Dava konusu edilmiş veya icraya intikal etmiş uyuşmazlıklarda da taraflarca sulh teklifinde bulunulabilir.
21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamı dışında kalan tüm taksit tekliflerinin değerlendirilmesi de bu madde kapsamında yapılır. Sulh başvurularının altmış gün içinde sonuçlandırılması zorunludur. Sulh başvurusu altmış gün içinde sonuçlandırılmamışsa istek reddedilmiş sayılır”
8.6 “Adli uyuşmazlıklarda sulhün usul ve esasları” başlıklı 10. maddesinde; “…Tarafların sulhe davet
yazısının diğer tarafa tebliği ile uyuşmazlık konusu hak ve alacağın tabi olduğu kanuni süreler durur.
Sulhün sağlanamaması halinde bu husus tutanağa bağlanır, tutanak tarihinden itibaren uyuşmazlığın niteliğine göre kanuni süreler yeniden işlemeye başlar. Mücbir sebep halinde genel hükümlere göre işlem yapılır.”
8.7 “Adli uyuşmazlıkların sulh yoluyla halli, uzlaşma ve vazgeçme yetkileri” başlıklı 11. maddesinde;
“…nci maddeye göre başka idare tarafından takip edilen davalar ile Maliye Bakanlığı tarafından takip edilen diğer idarelere ait dava ve icra işlerindeki vazgeçme, feragat ve kabul işlemleri ile yargıya intikal etmiş uyuşmazlıkların sulhen çözümlenmesine ilişkin işlemler, dava veya icra dosyasını takip eden idarenin tabi olduğu usulde yapılır.”
8.8 “Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” başlıklı 14.
maddesinde; “Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir…”
8.9 “Yönetmelik” başlıklı 16. maddesinde; “Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamında hukuki
uyuşmazlık değerlendirme komisyonunun çalışma usul ve esasları, avukatlık hizmeti satın alınmasıyla ilgili usul ve esaslar ile bunların takip ve denetimine ilişkin hususlar ve vekalet ücretlerinin dağıtımına dair usuller Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir”
8.10 “Yürürlükten kaldırılan ve uygulanmayacak hükümler ile atıflar” başlıklı 18. maddesinde;
“…İdarelerin hukuk hizmetlerine, uyuşmazlıkların sulh yoluyla halline, avukatlık hizmeti satın alınmasına
ve davalarla ilgili vazgeçme yetkilerine dair diğer kanunlarda yer alan hükümlerden bu Kanun Hükmünde
Kararname hükümlerine aykırı olanlar uygulanmaz…” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Kısmen
Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; Kars İdare Mahkemesinin
/ Esas numaralı dosyasında alınan 30/12/2022 tarih ve / sayılı kararı ile aleyhine hükmedilen 5.500 TL vekalet ücretinin Kafkas Üniversitesi Rektörlüğünce tarafına bildirimde bulunulmadan Kars 1. İcra Dairesinin / Esas sayılı dosyasında icra takibine edildiğini, tarafına bildirim yapılsaydı borcu icra masrafları olmaksızın ödeyecekken ilave maddi külfet oluştuğunu, Kafkas
Üniversitesi Rektörlüğü’nün mağduriyetine neden olduğunu iddia ederek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
10. “Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.” (Anayasa
Mahkemesi E.2013/44, K.2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013)
11. İdare eylem ve işlemlerinde kanunun çizdiği sınırlar içerisinde kalmak zorundadır. Anayasanın 8.
maddesinde bu husus yürütme yetkisi ve görevi Anayasa ve Kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir denilerek ifade edilmiştir. (Kemal Gözler- Gürsel Kaplan İdare Hukukuna Giriş Ekin Basın Yayın
Dağıtım Ağustos 2017, s.28)
12. Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri (Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhurbaşkanlığı, Anayasa
Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay dâhil) ve özel bütçeli idarelerin hukuk hizmetlerinin etkili, verimli ve usul ekonomisine uygun şekilde yerine getirilmesine ve bu hizmetlerin yürütülmesinde uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik usul ve esasların belirlenmesi amacıyla 659 Sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk
Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname yürürlüğe girmiştir. Kararnamenin genel gerekçesinde; Kamuda hukuk hizmetinin yürütülmesine ilişkin farklı ve pek çok sayıdaki hukuki düzenleme yerine tek bir kanuni düzenleme yapılarak hukuk hizmetlerinde uygulama birliğinin ve sadeleşmenin sağlanmasının hedeflendiği, ayrıca idarelere sulhe davet mekanizması getirilmekle kamu idarelerinin vatandaşla olan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce karşı tarafı sulhe davet etmesi öngörülerek vatandaşın hak ve menfaatini gözetecek şekilde uyuşmazlığın öncelikle sulh yoluyla çözümlenmesi, tarafların sulh koşullarında anlaşamamaları halinde uyuşmazlıkların yargıya intikal ettirilmesinin yolunun açılacağı, bu düzenlemeler ile idarelere karşı açılacak davaların azalacağı gibi davaların kısa sürede
bitirilmesinin de sağlanarak gerek idarelerdeki gerekse yargı mercilerindeki iş yükünün azaltılmasına katkı sağlanacağının belirtildiği görülmektedir.
13. İdare Mahkemesince hükmolunan vekalet ücretinin 659 sayılı KHK’nın 9 uncu maddesinin kapsamında olmadığı, somut olayda idare tarafından ödemeye davet yazısı gönderilmemesinin yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil etmediği görülse de, konunun hukukun genel ilkeleri ve iyi yönetim ilkeleri açısından ele alınması gerektiği değerlendirilmiştir.
14. Somut olayda idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde; 14.1. Başvuranın yüksek lisans tezinin kabul edilmemesi işlemine karşı idare aleyhine Kars idare mahkemesinde işlemin iptali ile maddi ve manevi tazminat ödenmesi talepli dava açtığı, Kars İdare
Mahkemesinin 30/12/2022 tarih, / esas ve / karar sayılı kararı ile “Davacının yüksek lisans tezinin kabul edilmemesine ilişkin işlemin İPTALİNE, Davacının işlem nedeniyle uğramış olduğu zararlarına karşılık 10.000,00-TL manevi tazminat ile 460,00-TL maddi tazminat istemi yönünden ise DAVANIN REDDİNE,” karar verildiği, kısmen ret nedeniyle 5.500,00 TL vekalet ücretinin başvurandan alınarak davalı idareye verilmesine karar verildiği, 14.2. İdarenin ilama konu 5.500,00 TL avukatlık ücreti alacağını 03.03.2023 tarihinde, borçluya herhangi bir bildirimde bulunmaksızın, Kars 1. İcra Dairesinin / Esas numaralı dosyasında icra takibine konu ettiği, başvuranın kendisine bildirim yapılması halinde borcu ödeyeceğini, bildirimde bulunulmadan icra takibi yapılması nedeniyle maddi zarara uğradığını iddia ettiği, 14.3. Başvuranın icra takibi üzerine, bila tarihli dilekçesi idareye başvuruda bulunarak şikayetçi olduğu, idarenin 07/04/2023 tarih ve sayılı cevabi yazısı ile “…icra takibine konu ilamın başvurana 06/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği ve ödeme yükümlülüğünün bulunduğunun” başvurana bildirildiği tespit edilmiştir.
15. Kurumumuza ulaşan benzer nitelikteki başvuruya Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararı verilmiştir. (Bkz: 2022/14422 dosya numaralı başvuruya verilen 10/03/2023 tarihli karar)
16. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İdare her ne kadar lehine hükmedilen vekâlet ücretlerinin şahıslardan tahsili için ön başvuru zorunluluğunun bulunmadığını, mevzuatın kendisine yazılı bildirimde bulunma şeklinde bir yükümlülük yüklenmediğini belirtmekte ise ve İYUK’ta idare aleyhine hükmedilen vekâlet ücretlerinin idareden tahsili için ön başvuru yapma zorunluluğu bulunmasına rağmen (2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Kanununun madde 28), 659 Sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve
Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname düzenlemesinin somut olay bağlamında kurumun iç düzenleyici bir işlemi olmasından öte bir anlam taşıdığı ve günümüz kamu yönetimi anlayışı ve iyi yönetim ilkeleri çerçevesinde idari yargıdan doğan uyuşmazlıklarda da idare aleyhine hükmedilen vekalet ücretlerinin idareden tahsili için ön başvuru yapma zorunluluğunu düzenleyen ilgili hükmün günümüz kamu yönetimi anlayışı ve iyi yönetim ilkeleri çerçevesinde idare lehine hükmedilen vekalet ücretlerinde de emsalen uygulanması beklendiğinden idarenin işleminin hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
17. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili
İdarenin işlemine karşı Kars İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KISMEN REDDİ KISMEN
KABULÜ ile, Başvuranın icra dosya masrafları ve icra vekâlet ücretine yönelik talebinin REDDİNE, İdarenin bundan sonraki işlemlerinde güncel kamu yönetimi ve iyi yönetim ilkeleri çerçevesinde, mahkemelerce hükmedilen vekâlet ücretlerinin tahsilinde ilgilisine öncelikle ödemeye davet yazısı göndermesi yönünde KAFKAS ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararının BAŞVURANA ve KAFKAS ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi