|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacı Kurumun, davalı hakkında başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Mahkeme, davalının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığına dair tespitlerin doğru olduğunu kabul etmiştir. Ancak, asıl alacağın likit olduğu ve icra takibine haksız itiraz edildiği göz önünde bulundurularak, borçlunun alacaklı Kurum lehine %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Mahkeme, icra inkar tazminat talebini reddetmekle yanılgıya düşmüştür. Ayrıca, talep edilen miktar üzerinden hesaplanan vekalet ücretinin de hatalı olduğu belirtilmiştir. Temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, icra inkar tazminatının davalıdan alınarak Kuruma verilmesine ve vekalet ücretinin düzeltilmesine karar verilmiştir. |
10. Hukuk Dairesi 2024/7936 E. , 2024/13770 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/260 E., 2024/1005 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/46 E., 2023/315 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/karşı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kurum müfettişleri tarafından, davalı … ‘nun boşandığı eşiyle birlikte yaşadığının tespit edildiğini, 01.12.2010-28.02.2016 tarihleri arasında Kurum tarafından yapılan yersiz aylık ödemesinin tahsili için borç tablosu gönderildiğini, ödenmemesi nedeniyle Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2018/4424 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, 56.096.55 TL asıl alacak ve 21.575.04 TL faiz olmak üzere toplam 77.671,59 TL ilamsız takip başlatıldığını, takibe yapılan itiraz nedeniyle takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek davalının Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2018/4424 esas sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eski eşi … ile 1998 yılında çocuklarının olmaması nedeniyle anlaşmalı olarak boşandıklarını ve bu tarihten itibaren ayrı yaşadıklarını, aylık geçimini evlere temizliğe giderek ve yakınlarının yardımlarıyla sağladığını, herhangi bir aylığının bulunmadığını, eski eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesi ile Kurum tarafından … babasından dolayı bağlanan yetim aylığının kesilerek, yapılan ödemelerin faiziyle geri ödenmesinin talep edildiğini, ancak boşandığı eşi ile birlikte yaşamasının söz konusu olmadığını belirterek müvekkili hakkında açılan itirazın iptali davasının reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, Kurum tarafından tesis edilen aylıktan kesme işleminin iptali ile müvekkiline ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; asıl davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kısmen kabulü ile davalının Ankara 31 İcra Müdürlüğünün 2018/4424 Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 53.998,16 TL asıl alacak, 21.575,04 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde:
a-Alacağın likit olduğunu ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini,
b-Bilirkişi raporundaki hesaplamanın hatalı olduğunu,
c-Davalı/karşı davacı lehine sehven fazla vekalet ücretine hükmedildiğini, beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl dava itirazın iptali ile icra inkar tazminatı, karşı dava ise Kurum işleminin iptali, kesilen aylığın yeniden bağlanması, borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı/karşı davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Mahkemece boşanılan eşle fiili olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleştiğinin kabulü hususunda bir isabetsizlik bulunmamakla beraber, asıl alacağın, icra takip ve dava tarihi itibarıyla varlığı ve tutarının belli ve sabit, dolayısıyla, likit nitelikte olduğu belirgin bulunduğundan, takibe haksız itiraz eden borçlu hak sahibinin, alacaklı Kurum yararına hüküm altına alınan alacak tutarının %20’si oranında tazminatla sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, Mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu, anılan istemin reddi yönünde hüküm kurulması, yine talep miktarının 77.671,59 TL olduğu, reddedilen kısmın 2.098,39 TL olduğu buna göre ret vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazlaya hükmedilmesi bozmayı gerektirmektedir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Davacı/karşı davalı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.Davacı/karşı davalı Kurum vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 1. maddesinin 2. fıkrasındaki “Alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine,” ibaresinin silinerek yerine “İtirazın iptali nedeniyle hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanacak % 20 icra inkâr tazminatının davalı/karşı davacıdan alınarak davacı/karşı davalı Kuruma verilmesine” yazılmasına,
Hüküm fıkrasının 5. maddesinin “b)Davalı vekil ile temsil olunduğundan hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücreti tarifesi gereğince 6727,89-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” ibaresinin silinerek yerine “b)Davalı vekil ile temsil olunduğundan hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücreti tarifesi gereğince 2.098,39 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.