ÖZET: Başvuru, icra takip işlemlerinde alacaklıların borçlulara ait hisse senedi aracı kuruluş bilgilerine erişim talebini içermektedir. Türkiye Ulusal Ajansı, bu bilgilerin Merkezi Kayıt Kuruluşu’ndan (MKK) temin edilmesini istemiştir. Ancak, Adalet Bakanlığı ve MKK, avukatların bu bilgilere erişim hakkının sınırlı olduğunu, MKK’nın özel hukuk tüzel kişisi statüsünde olduğunu ve bu nedenle bilgi verme yükümlülüğünün bulunmadığını belirtmiştir. Ayrıca, kişisel verilerin korunmasına ilişkin yasalar gereği, bu bilgilerin paylaşımının yalnızca belirli koşullar altında mümkün olabileceği ifade edilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun incelenmesi sonucunda, hisse senedi aracı kuruluş bilgilerine erişim sağlanması için gerekli entegrasyonun yapılması gerektiğini önermektedir. Bu öneri, adil yargılanma hakkının etkin bir şekilde kullanılabilmesi ve avukatların görevlerini yerine getirmeleri açısından önem taşımaktadır. İlgili kurumların, bu entegrasyonun sağlanması için gerekli adımları atması gerektiği vurgulanmıştır.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, Adalet Bakanlığı, Sermaye Piyasası Kurulu ve MKK’ya, hisse senedi aracı kuruluş bilgilerine erişim için gerekli entegrasyonun sağlanması hususunda çalışma başlatılması tavsiyesinde bulunmuştur. Bu karar, avukatların bilgi taleplerinin karşılanması ve adalet hizmetlerinin etkinliğinin artırılması açısından kritik bir adım olarak değerlendirilmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/8922-S.24.13873

BAŞVURU NO : 2024/1708

KARAR TARİHİ : 26.08.2024

TAVSİYE KARARI

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANLIĞI

MERKEZİ KAYIT KURULUŞU ANONİM ŞİRKETİ GENEL

MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : İcra takip işlemlerinde kişilere ait hisse senedi aracı kuruluş bilgisine erişilmesi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 31.01.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı (Türkiye Ulusal Ajansı) tarafından yapılan başvuruda özetle; 1.1. Başkanlıklarının, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 66-68’inci maddeleri arasında düzenlenen hükümlere göre; Avrupa Birliği’nin eğitim ve gençlik programlarının ülke içerisinde tanıtılması, koordinasyonu, yürütülmesi ve programlardan faydalandırılacak projelerin yurt içinde değerlendirilmesi, seçimi Avrupa Komisyonu tarafından yapılacak projelerin müracaatlarının derlenmesi ve ön değerlendirmelerinin yapılması, üye ülkeler ve Avrupa Komisyonu ile programın gerçekleştirilmesi ve işbirliği kurulması konusundaki ilişkilerin yürütülmesi ve kararname ile kendisinin yetkili kılındığı diğer tüm görevleri icra eden tüzel kişiliği haiz, idari ve mali özerkliğe sahip olarak kurulan bir kamu kurumu olduğu, 1.2. Alacaklarını tahsil edebilmek bakımından Merkezi Kayıt Kuruluşundan, borçluların hisse senetlerinin olması ve işlem görmesi halinde hesaplarının bulunduğu hisse senedi aracı kuruluşlarının listesinin istendiği, verilecek cevaba göre hesabı bulunan borçluların tespit edilen hisse senedi aracı kuruluşlarına haciz konması için icra dairesinden talepte bulunulacağı, Mal, Hak veya Alacağın Ulusal Yargı Ağı Bilişim

Sistemi Üzerinden Sorgulanması Hakkında Yönetmelik hükümleri gereği alacaklı vekili sıfatı ile borçluların bir takım mal ve alacaklarının UYAP sistemi üzerinden sorgulanabildiği, aynı Yönetmelik’in 12’nci maddesi gereği kredi ve finans kuruluşları yönünden de sorgulama yapılabilse de hisse senedi aracı

kurumlarının hâlihazırda UYAP sistemi üzerinden sorgulara açık olmaması, aracı kurum sayısının çokluğu ve dosya başına ciddi masraf yapılacak olması nedeniyle bahse konu bilgilerin istendiği, ilk olarak bu konuda Başkanlıklarına bilgi verildiği ancak bu yöndeki diğer taleplerinin reddedildiği, 1.3. Avukatlık Kanunu’nun 2’nci maddesinin üçüncü fıkrasında kamu kurum ve kuruluşlarının avukatlara bilgi vermesinin zorunlu olduğunun hükme bağladığı, nitekim Başkanlıkları tarafından yazılan yazılar ile icra dosyalarında borçlu olan kişilere ait bilgilerin istendiği, ayrıca 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması

Kanunu’nun 5’inci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde yer alan “e) Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması.” düzenlemesiyle yasal bir hakkın kullanımının kişisel verinin usulsüz işlenmesi kapsamına girmeyeceğinin hükme bağlandığı belirtilerek alacaklı oldukları şahıslara ait hisse senedi aracı kuruluş bilgisinin Başkanlıklarına verilmesi talep edilmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 03/07/2024 tarihli ve sayılı yazısında özetle; 2.1. Avukatlık mesleğinin, özünde serbest bir meslek olarak tanımlansa da mevcut yasal düzenlemelerde açıkça belirtildiği üzere kamu hizmeti niteliğini taşıdığı, tıpkı idari kurumların yetki sınırlarının kanunlarla çizilmesi gibi resmi yapının dışında kalan ancak kamu hizmeti sunan avukatların da üçüncü şahısları kamu hukuku kapsamında yükümlü kılabilecek “bilgi ve belge talep etme” yetkilerinin sınırlarının da yasal çerçevede belirlendiği, bu bağlamda, avukatların “bilgi ve belge isteme” yetkilerini kullanırken, başta 1136 sayılı Kanun’un 2’nci maddesi olmak üzere, kanunların çizdiği sınırlar içinde hareket etmeleri gerektiği, 2.2. 1136 sayılı Kanun’un 2’nci maddesinin üçüncü fıkrasının belirli kurumları, normalde hiçbir kamu otoritesine açıklamak zorunda olmadıkları bilgi ve belgeleri avukatlara sunma yükümlülüğü altına soktuğu ancak bu yükümlülüğün yalnızca kanunda açıkça belirtilen durumlar için geçerli olduğu ve keyfi bir şekilde genişletilemeyeceği, Kanun’da avukatlara bilgi ve belge sunma yükümlülüğünün oldukça spesifik bir çerçevede ele alındığı, avukatlara bilgi ve belge sunma yükümlülüğü altındaki kurum ve kuruluşların, “yargı organları”, “emniyet makamları”, “diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüsleri”, “özel ve kamuya ait bankalar”, “noterler”, “sigorta şirketleri” ve “vakıflar” olarak belirtildiği, madde metninden de anlaşılacağı üzere madde kapsamında kalmayan ticari şirketler, özel hukuk tüzel kişileri, dernekler, sendikalar, siyasi partiler veya gerçek kişilerin anılan fıkrada sayılmadıkları için avukatlara bilgi ve belge sunmak yükümlülüğü altında olmadıkları, 2.3. Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş.’nin özel hukuk tüzel kişiliğini haiz anonim şirket statüsünde olduğu,

1136 sayılı Kanun’un 2’nci maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan kurum ve kuruluşlar arasında olmadığı

gibi 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun üçüncü maddesinde tanımlanan “kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar” kapsamında da yer almadığı, belirtilen sebeplerle özel hukuk tüzel kişiliğini haiz anonim şirket statüsündeki Merkezi Kayıt Kuruluşunun 1136 sayılı Kanun’un 2’nci maddesi kapsamında avukatlara bilgi ve belge sunma yükümlülüğünün bulunmadığı; 2004 sayılı Kanun’un 78’inci maddesi uyarınca UYAP ile entegrasyon sağlanması gerekli “kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar” kapsamında da olmadığı, 2.4. UYAP Avukat Portal Bilgi Sistemi ekranından; Mal, Hak veya Alacağın Ulusal Yargı Ağı Bilişim

Sistemi Üzerinden Sorgulanması Hakkında Yönetmelik kapsamında hâlihazırda, MERNİS, İSKİ, GİB, GSM, dış işleri adres bilgileri, SGK, EGM-TNB, posta çeki, TAKBİS, SGK haciz, icra dosyası ve banka bilgilerinin sorgulanabildiği, borçluların hisse senetlerine ilişkin bilgilerin sorgusunu yapılabileceği ekranların bulunmadığı, bu nedenle, mevzuatın izin verdiği ölçüde, Merkezi Kayıt Kuruluşunun kendi sistemlerini UYAP ile entegre etmeyi kabul etmesi, bu yönde entegrasyon yapılması ve bilgilerin UYAP üzerinden sorgulanabilir hale gelmesi halinde ilgili mevzuat hükümleri dahilinde avukat portal üzerinden anılan bilgilerin sorgulanmasına imkan sağlanabileceğinin düşünüldüğü, öte yandan, Merkezi Kayıt

Kuruluşunun 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında “veri sorumlusu” olduğu da

dikkate alındığında, alacaklı olduğundan bahisle talepte bulunanların bildirdiği kişilere ait alacak ve borç bilgilerinin, mahkeme veya icra müdürlüğü gibi kanunla yetkili kılınmış kişi/kurum haricindeki kişi/kurumlara vermesinin 6698 sayılı Kanun’a aykırılık teşkil edeceğinin değerlendirildiği, 2.5. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 2’nci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında alacaklarını tahsil edebilmek açısından icra dairesinden borç miktarınca haciz konulmasını talep etmek maksadıyla borçluların hisse senetlerinin bulunduğu hisse senedi aracı kuruluşlarına ilişkin bilgilerin takibin kesinleşmesi şartıyla avukatlara verilebileceği, başvurucu tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşuna talepte bulunmak suretiyle bu bilgilere ulaşılmak istendiği takdirde icra dairesi denetiminden geçmeksizin bu bilgilerin verilmesinin mevzuata ve Kişisel Verileri Koruma Kanunu’na uygun olmayacağının değerlendirildiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 359’uncu maddesinde icra takip işlemleri nedeniyle icra dairelerine her daire ve makam ile doğrudan yazışma yetkisi verildiği, kesinleşen takipte entegrasyonu bulunmayan ve UYAP ortamında temin edilme imkânı olmayan hacze dayanak sorgulama taleplerinin yazışma yapmak suretiyle icra dairesi tarafından karşılanabilme imkânının bulunduğu, İfade edilmiştir.

3. Türkiye Barolar Birliği Hukuk Müşavirliğinin 28/06/2024 tarihli ve yazısında özetle; 3.1. 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun 2’nci maddesinin üçüncü fıkrasında “Yargı organları, emniyet makamları, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüsleri, özel ve kamuya ait bankalar, noterler, sigorta şirketleri ve vakıflar avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak zorundadır. Kanunlarındaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu kurumlar avukatın gerek duyduğu bilgi ve belgeleri incelemesine sunmakla yükümlüdür…” hükmüne yer verildiği, madde gerekçesinde ise

“Savunmanın yargının temel unsurlarından birisi olduğu düşüncesinden hareketle, avukatlık mesleğinin günümüz koşullarına göre en iyi şekilde yapılabilmesi için Tasarıyla, avukatlara görevlerini yerine getirmelerinde yardımcı olacak kuruluşlara açıklık getirilerek bu kuruluşlardan bilgi ve belge toplama yetkisi verilmektedir.” denilmek suretiyle avukatlık mesleğinin ifası için gerekli olan bilgi ve belge toplama yetkisinin avukatlara verildiğinin, bu yetki çerçevesinde avukatların incelemek istedikleri bilgi ve belgeleri vekâletnameye gerek olmaksızın inceleyebileceklerinin ancak söz konusu belgelerden örnek almak için vekâletname ibraz etmeleri gerektiğinin; açıkça düzenlenmiş olduğu, 3.2. Adil yargılanma hakkının içinde yer alan temel bir hak olan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edilmemesi için avukatların bilgi ve belge taleplerinin geciktirilmeksizin yerine getirilmesinin zorunlu olduğu, Yargı Reformu Strateji Belgesi içinde önemli bir başlık olan yargılama sürecinde hedef süreler uygulamasının da bu sayede desteklenmiş olacağı, 3.3. Avukatın, üstlenmiş olduğu işi özen yükümlülüğünün gerektirdiği şekilde ifa edebilmesi için, dava ikamesinden önce bazı bilgi ve belgelere ulaşması gerektiği, aksi takdirde, sadece müvekkilin verdiği bilgilerle yetinerek açılan bir davanın; eksik, yanlış veya hatalı olarak açılabildiği, bu durumun ise, gerek avukatın özen yükümlülüğünün ihlali nedeniyle sorumluluğuna gidilmesine, gerekse müvekkilinin hak kaybına neden olabildiği, aynı zamanda yargının iş yükünü gereksiz arttırabildiği, avukatın izleyeceği yolu belirlemesine yardımcı olacak bilgi ve belgelerin, bazen de Kanun gereği bir dava açmak veya bir icra takibi başlatmak için zorunlu bilgiler olabildiği, 3.4. Medeni Usul Hukukumuzda dava malzemesi olan vakıaların taraflarca getirilme ilkesinin geçerli olduğu, bu ilke gereği tarafların kural olarak taleplerini dayandırdıkları iddia ve savunma vakıaları ile bunların doğruluğunu destekleyen delilleri mahkemeye bildirme sorumluluğunu taşıdığı, bu bakımdan, avukatın dava veya yargılama öncesinde dava malzemesi hakkında bilgi toplaması ve delil kaynaklarını araştırması gerektiği, adil yargılamanın sağlanabilmesi için yargılamada uyuşmazlığa ilişkin bilgilerin toplanmasında tarafların birbiriyle veya üçüncü kişilerin taraflar ve mahkemeyle işbirliği yapmasının bu

bakımdan büyük öneme sahip olduğu, dolayısıyla; anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak ve en kısa sürede çözümlenmesi, hukuki sorunların ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanması, bireylerin hak ve özgürlüklerinin korunması ve hukuk devletinin işlerliğinin sağlanması bağlamında avukatlık mesleğinin yaşamsal bir önem taşıdığı, 3.5. Avukatların bilgi ve belge taleplerini yerine getirmeyen kurum yetkililerine yönelik yaptırım düzenlenmesi konusunda Adalet Bakanlığı nezdinde yaptıkları girişim sonucunda, Adalet Bakanlığı

Mevzuat Genel Müdürlüğü tarafından verilen yanıtta; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 2’nci maddesine aykırı davranışların görevi kötüye kullanma suçuna sebebiyet vereceğinin belirtildiği, 3.6. Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 20/05/2021 tarihli ve 2021/511-512-513 sayılı kararında: “2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 85 inci maddesi çerçevesinde borçlunun kendi veya üçüncü kişi nezdindeki alacaklarına haciz konulabileceği, 2004 sayılı Kanunun 8/a ve 78 nci maddeleri uyarınca Ulusal Yargı Ağı

Bilişim Sistemi vasıtasıyla alacaklı tarafından borçluların mal, hak veya alacaklarının sorgulanabileceği, avukatların müvekkillerinin alacağını tahsil etmek amacıyla 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 46 ncı maddesi uyarınca dava ve icra takibi dosyalarını vekâletname sunmaksızın inceleyebileceği ve bu kapsamda 6698 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenmiş işlemenin

“kanunlarda açıkça öngörülmesi” şartına dayanılarak alacaklı vekili avukatlar tarafından borçlunun alacaklı olduğu icra dosyalarına ilişkin olarak kişisel veri işleme faaliyeti yürütebileceğinden avukatların vekâletname olmaksızın icra takip dosyalarındaki kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişim sağladığı iddiası bakımından 6698 sayılı Kanun kapsamında yapılacak bir işlem bulunmadığına; 1136 sayılı

Avukatlık Kanunu’nun 2 nci maddesinde ilgili makamların avukatların görevlerini yapmak üzere ihtiyaç duyduğu bilgi ve belgeleri avukatların incelemesine sunmakla yükümlü olduğunun düzenleme altına alındığı ve bu kapsamda 6698 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenmiş “Kişisel verilerin aktarılmasına ilişkin diğer kanunlarda yer alan hükümler saklıdır düzenlemesi uyarınca Adalet

Bakanlığı tarafından icra tevzi bürosunda görevli personel eliyle borçlunun alacaklı olduğu icra dosyaları hakkında bilgi ve belge sağlama amacıyla avukatlara görevlerini yerine getirebilmeleri için kişisel veri aktarımı yapılabileceğinden Adalet Bakanlığı tarafından alacaklı vekili avukatlara borçluların alacaklı olduğu icra takip dosyalarında bulunan kişisel verilerin hukuka aykırı olarak aktarılması iddiası bakımından 6698 sayılı Kanun kapsamında yapılacak bir işlem bulunmadığına ” şeklinde karar verildiği, kararın benzer durumlar için emsal niteliğinde olduğu, 3.7. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’na göre avukatların kamu kurum ve kuruluşlarından isteyebileceği belgelerin sınırlarının ve içeriğinin ne olacağı konusunda düşülen duraksamanın giderilmesine yönelik

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının istişari düşünce istemi üzerine, Danıştay 1. Dairesi tarafından verilen 10/04/2002 tarihli ve . sayılı kararda bu konuda dikkat edilmesi gereken hususlara yer

verildiği, Danıştay 10. Dairesinin 20/04/2015 tarih ve sayılı kararında ise:

“Uyuşmazlıkta, borçlu olan şahsa ait nüfus bilgilerinin alacaklı durumunda olan şirket vekilince icra takibinde kullanılmak üzere istenildiği hususunda tereddüt bulunmadığından, elde edilmemesi halinde hak arama özgürlüğünün kısıtlanması sonucuna yol açabilecek söz konusu bilgilere erişimin, davacı açısından hukuksal sonuç doğurduğu, bu nedenle hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu durumda, borçlu olan şahsa ait nüfus bilgilerinin davacı şirket vekiline verilmemesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” denmek suretiyle talep edilen bilgi ve belgelerin avukatların incelemesine sunulmasının öneminin vurgulandığı, 3.8. Hisse senetleri veya diğer bir adıyla pay senetlerin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 484 ile 501’inci maddeleri arasında düzenlenen, hamiline veya nama yazılı olan, hamiline yazılı olması halinde bedelinin tamamen ödenmiş olmasının zorunlu olduğu, hukuki niteliği gereği pay sahiplerinin haklarını temsil eden kıymetli evraklar olduğu, aracı kuruluşların ise, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile

yetkilendirilmiş, yatırımcıların alım satım emirlerini toplama, borsa veya diğer piyasalara iletme ve bu emirlerin gerçekleşmesini sağlayan kuruluşlar olduğu, 3.9. Mal, Hak veya Alacağın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi Üzerinden Sorgulanması Hakkında

Yönetmelik’in UYAP üzerinden, bu sisteme entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla borçlunun mal, hak veya alacağının alacaklı tarafından sorgulanmasına ilişkin hususları kapsadığı, aynı Yönetmelik uyarınca finansal kuruluşun, kredi kuruluşları dışında kalan ve sigortacılık, bireysel emeklilik veya sermaye piyasası faaliyetlerinde bulunmak veya 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununda yer alan faaliyet konularından en az birini yürütmek üzere kurulan kuruluşlar ile kalkınma ve yatırım bankaları ve finansal holding şirketlerini ifade ettiği, UYAP üzerinden nelerin sorgulanabileceğinin Yönetmelik’te düzenlendiği ve sorgulama yetkisinin alacaklı taraf vekili olarak ilgili icra dosyasına kaydedilmiş avukatlar ile gerçek veya tüzel kişi alacaklılara verildiği, 3.10. Hâlihazırda UYAP sistemi üzerinden icra dosyasında, icra takibi kesinleştikten sonra borçluya ait; Sosyal Güvenlik Kurumu bilgileri (kamu çalışanı, kamu emeklisi, SSK çalışanı, SSK emeklisi, BAĞKUR çalışanı, BAĞKUR emeklisi; bilgileri ve iş yeri bilgileri), Emniyet Genel Müdürlüğü araç kayıtları, posta çeki hesabı, Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) bilgileri (Pasif tapu kaydı bilgileri yer almamaktadır.), Sosyal Güvenlik Kurumu haciz bilgileri, borçluya ait alacaklı olduğu icra dosyası bilgileri, borçluya ait banka bilgileri (hangi bankalarda hesabının bulunduğuna ilişkin bilgiler) hakkında sorgulama yapılabildiği, 3.11. Anılan Yönetmelik uyarınca, kredi kuruşları ve finansal kuruluşlara ait bilgilerden yalnızca banka hesap bilgilerinin sorgulanabildiği, bununla beraber diğer bilgilere yer verilmediği, oysaki Yönetmelik düzenlemesi mal, hak ve alacağın olup olmadığına ilişkin sorgulamaya cevaz verdiğinden bu hususun hisse senetleri bakımından da UYAP ekranına eklenmesinin mevzuat ile uyumlu olacağının ve icra takibine konu borçlulara ilişkin hesaplarının bulunduğu hisse senedi aracı kuruluş bilgilerinin de avukatlar tarafından sorgulanabilir olması gerektiğinin değerlendirildiği, 3.12. Sonuç itibariyle, yukarıda yer verilen açıklamalar ile yargı kararları, yasal düzenlemeler Anayasa ile korunan hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkı ile Avukatlık Kanunu’nun 2’nci maddesinde yer alan açık hüküm dikkate alındığında hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkı ihlal edilen vatandaşların mağduriyetine sebebiyet veren ve adalet hizmetinde görevli meslektaşlarının avukatlık faaliyetlerini yürütmesine engel olan söz konusu uygulamalara son verilmesi ve avukat meslektaşlarımızın bilgi ve belge taleplerinin yerine getirilmesi gerektiğinin değerlendirildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.

4. Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanlığı Hukuk İşleri Dairesi Başkanlığının 13/06/2024 tarihli ve sayılı yazısında özetle; 4.1. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 3’üncü maddesinde kişisel veri, kişisel verilerin işlenmesi, veri sorumlusu kavramlarının tanımlandığı, Kanun’un 5’inci maddesinin birinci fıkrasında ise; kişisel verilerin ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemeyeceğinin, ikinci fıkrasında, bu fıkrada belirtilen şartlardan birinin varlığı halinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerinin işlenmesinin mümkün olduğunun hükme bağlandığı, Kanun’un 4 üncü maddesinde, kişisel verilerin ancak bu Kanunda ve diğer kanunlarda öngörülen usul ve esaslara uygun olarak işlenebileceğinin ve kişisel verilerin işlenmesinde aynı maddede sayılan ilkelere uyulmasının zorunlu olduğunun düzenleme altına alındığı, anılan madde hükmünden açıkça anlaşılacağı üzere, kişisel veri işlenmesi faaliyetinin tüm süreçlerinde her hal ve şartta Kanun’un 4’üncü maddesinde sayılan genel ilkelere uyulmasının hukuki bir gereklilik olduğu,

4.2. 6698 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinde; kişisel verilerin, ilgili kişinin açık rızası olmaksızın aktarılamayacağı ancak 5’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca özel nitelikli kişisel veriler bakımından ise yeterli önlemler alınmak kaydıyla 6’ncı maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen şartlardan birinin bulunması halinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın aktarılabileceği düzenlemelerine yer verildiği, ayrıca

Kanun’un 8’inci maddesinin üçüncü fıkrasında kişisel verilerin aktarılmasına ilişkin diğer kanunlarda yer alan hükümlerin saklı olduğu hükmünün yer aldığı, söz konusu hükmün aktarıma cevaz verebileceği gibi aktarımı kısıtlayıcı bir hüküm de olabileceği, 4.3. Türkiye Ulusal Ajansı tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş.’den borçluların hesaplarının bulunduğu hisse senedi aracı kuruluşlarının listesinin istendiği, diğer bir ifade ile MKK ile Ajans vekilleri arasında

Kanun’un 8 inci maddesi kapsamında bir aktarım faaliyeti gerçekleştirilmesinin amaçlandığı, söz konusu kişisel veri aktarım faaliyetinin hukuka uygun olarak gerçekleştirilmesi için kişisel verilerin aktarımını talep eden ve aktaran taraflarca Kanun ve ilgili diğer mevzuat kapsamında aktarıma dayanak oluşturan hukuki gerekçelerin ortaya konulmasının gerektiği, bu kapsamda her somut konuya ilişkin nihai değerlendirmenin, anılan hükümlerin yanı sıra ilgili diğer mevzuat hükümlerinin de ele alınması suretiyle yapılmasının uygun olacağının düşünüldüğü, Belirtilmiştir.

5. Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş.’nin 04/04/2024 tarihli ve sayılı yazısında özetle; 5.1. Türkiye Ulusal Ajansının özel hukuk tüzel kişisi olan Şirketlerinden ilk olarak, icra takibi başlattığı aynı dosya borçlusu 5 kişinin hangi aracı kurumda hesaplarının bulunduğu bilgisini talep ettiği, bunun üzerine hak sahibi bazında olmaksızın yatırım kuruluşu ünvanının bildirildiği, daha sonra 74 kişilik gerçek ve tüzel kişi listesi ile talepte bunulması üzerine taraflarına bilgi verilemeyeceğinin belirtildiği, 5.2. Sermaye Piyasası Kanunu’nun 13’üncü maddesinin yedinci fıkrasında kayden izlenen sermaye piyasası araçlarına ilişkin tedbir, haciz ve benzeri her türlü idari ve adli taleplerin münhasıran MKK’nın üyeleri tarafından yerine getirileceğinin hükme bağlandığı, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 13’üncü maddesi uyarınca çıkarılan Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve

Esasları Hakkında Tebliğ’in Gizlilik başlıklı 32’nci maddesinin birinci fıkrasında da “MKK kayıtları gizlidir. Ancak kanun veya kanunla açıkça yetki verilmiş mevzuat hükmü ile yetkili kılınmış kişilere ve/veya kurumlara bilgi verilmesi gizliliğin ihlali sayılmaz.” hükmünün yer aldığı, 5.3. Türkiye Ulusal Ajansının kuruluş mevzuatında alacaklılarına ilişkin hak sahibi bazında bilgi isteyebileceğine ilişkin bir yetki görülmediğinden hak sahibi bazında bilgi verilemediği, ayrıca Şirketlerinin özel hukuk tüzel kişisi olup Avukatlık Kanunu’nun 2’nci maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan kurum ve kuruluşlar arasında olmadığı, İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

6. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 6.1. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36’ncı maddesinin birinci fıkrasında: “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

6.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde:

“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”

7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 8. 19/03/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun; 8.1. “Avukatlığın mahiyeti” başlıklı 1’inci maddesinde: “…Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder.” 8.2. “Avukatlığın amacı” başlıklı 2’nci maddesinde: “Avukatlığın amacı; hukuki münasabetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamaktır.

Avukat bu amaçla hukuki bilgi ve tecrübelerini adalet hizmetine ve kişilerin yararlanmasına tahsis eder.

Yargı organları, emniyet makamları, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüsleri, özel ve kamuya ait bankalar, noterler, sigorta şirketleri ve vakıflar avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak zorundadır. Kanunlarındaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu kurumlar avukatın gerek duyduğu bilgi ve belgeleri incelemesine sunmakla yükümlüdür. Bu belgelerden örnek alınması vekaletname ibrazına bağlıdır. Derdest davalarda müzekkereler duruşma günü beklenmeksizin mahkemeden alınabilir.” 8.3. “Genel olarak” başlıklı 34’üncü maddesinde: “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.” 8.4. “Sır saklama” başlıklı 36’ncı maddesinde: “Avukatların, kendilerine tevdi edilen veya gerek avukatlık görevi, gerekse, Türkiye Barolar Birliği ve barolar organlarındaki görevleri dolayısiyle öğrendikleri hususları açığa vurmaları yasaktır.

Avukatların birinci fıkrada yazılı hususlar hakkında tanıklık edebilmeleri, iş sahibinin muvafakatini almış olmalarına bağlıdır. Ancak, bu halde dahi avukat tanıklık etmekten çekinebilir. Çekinme hakkının kullanılması hukuki ve cezai sorumluluk doğurmaz…” 9. 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun; 9.1. “Elektronik işlemler” başlıklı 8/a maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarında: “Alacaklı, Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden bu sisteme entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla dosya safahat bilgileri ile borçlunun mal, hak veya alacağını elli kuruş karşılığında sorgulayabilir…

Elektronik işlemlerin Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi vasıtasıyla yapılmasına dair usul ve esaslar, Adalet

Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.” 9.2. “Talep Müddeti” başlıklı 78’inci maddesinde: “Ödeme emrindeki müddet geçtikten ve borçlu itiraz etmiş ise itirazı kaldırıldıktan sonra mal beyanını beklemeksizin alacaklı, haciz konmasını isteyebilir.

Ancak, alacaklı dilerse haciz talebinde bulunmaksızın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden, bu sisteme entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla borçlunun mal, hak veya alacağını sorgulayabilir. Sorgulama sonunda Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi, varsa borçlunun mal, hak veya alacağının mahiyeti ve detayı hakkında bilgi verir ve bu durumda sistem üzerinden de haciz talep edilebilir. Bu takdirde icra dairesi, tespit edilen mal, hak veya alacağı elektronik ortamda haczeder. Sorgulama sonunda edinilen bilgiler hukuka aykırı olarak paylaşılamaz. Sorgulama ve haciz işlemlerinin yürütülebilmesi için kamu kurum veya kuruluşları ile 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 3 üncü maddesinde tanımlanan

kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ile kendi sistemleri arasında entegrasyonu sağlar. Sorgulamanın tür, kapsam ve sınırı ile diğer hususlar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir…” 9.3. “İcra dairelerinin muhabereleri” başlıklı 359’uncu maddesinde: “İcra memurları yaptıkları muameleden dolayı her daire ve makam ile doğrudan doğruya muhabere edebilirler.” 10. 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun; 10.1. “Sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi” başlıklı 13’üncü maddesinde: “(3) Kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin haklar, MKK tarafından izlenir. Kayıtlar, MKK tarafından oluşturulan elektronik ortamda, bu kuruluşun üyelerince tutulur.

(7) Kayden izlenen sermaye piyasası araçlarına ilişkin tedbir, haciz ve benzeri her türlü idari ve adli talepler münhasıran MKK’nın üyeleri tarafından yerine getirilir. İlgili kanunlar uyarınca elektronik ortamda tebligatı yapılan alacakların takip ve tahsiline ilişkin hükümler saklıdır.” 10.2. “Merkezî Kayıt Kuruluşu” başlıklı 81’inci maddesinde: “(1) Merkezî Kayıt Kuruluşu, sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesine ilişkin işlemleri gerçekleştirmek, kaydileştirilen bu araçları ve bunlara bağlı hakları, elektronik ortamda, üyeler ve hak sahipleri itibarıyla kayden izlemek, bu araçların merkezî saklamasını yapmak üzere kurulmuş, özel hukuk tüzel kişiliğini haiz anonim şirkettir.

(2) MKK’nın kuruluş, faaliyet, üyelik, çalışma ve denetim esasları, gelirleri ve kâr payı dağıtım esasları

Kurul tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir…” 11. 24/3/2016 tarihli ve 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun;

11.1. “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde: “(1) Bu Kanunun uygulanmasında; … d) Kişisel veri:

Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi, e) Kişisel verilerin işlenmesi: Kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi, … ifade eder.” 11.2. “Kişisel verilerin işlenme şartları” başlıklı 5’inci maddesinde: “(1) Kişisel veriler ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez. (2) Aşağıdaki şartlardan birinin varlığı hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerinin işlenmesi mümkündür: a) Kanunlarda açıkça öngörülmesi. b) Fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması. c) Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla, sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli olması. ç) Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması. d) İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması. e) Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması. f) İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması.” 11.3. “Kişisel verilerin aktarılması” başlıklı 8’inci maddesinde: “(1) Kişisel veriler, ilgili kişinin açık rızası olmaksızın aktarılamaz.

(2) Kişisel veriler; a) 5 inci maddenin ikinci fıkrasında, b) Yeterli önlemler alınmak kaydıyla, 6 ncı maddenin üçüncü fıkrasında, belirtilen şartlardan birinin bulunması hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın aktarılabilir.

(3) Kişisel verilerin aktarılmasına ilişkin diğer kanunlarda yer alan hükümler saklıdır.”

12. 22/01/2022 tarihli ve 31727 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mal, Hak veya Alacağın Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi Üzerinden Sorgulanması Hakkında Yönetmelik’in; 12.1. “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinde: “(1) Bu Yönetmelikte geçen;… b) Finansal kuruluş: Kredi kuruluşları dışında kalan ve sigortacılık, bireysel emeklilik veya sermaye piyasası faaliyetlerinde bulunmak veya 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununda yer alan faaliyet konularından en az birini yürütmek üzere kurulan kuruluşlar ile kalkınma ve yatırım bankaları ve finansal holding şirketlerini,…

ifade eder.

12.2. “Sorgulamanın konusu” başlıklı 5’inci maddesinde: “(1) Ödeme emrindeki müddet geçtikten ve borçlu itiraz etmiş ise itirazı kaldırıldıktan sonra alacaklı tarafından, mal beyanını beklemeksizin UYAP üzerinden, bu sisteme entegre edilmiş olan kamu kurum veya kuruluşları, 5411 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde tanımlanan kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar ile benzer mahiyette kayıtları tutan kurum ve kuruluşların veri tabanında yer alan borçluya ait mal, hak veya alacaklar sorgulanabilir.” 12.3. “Sorgulama yetkisi” başlıklı 6’ncı maddesinde: “(1) Sorgulama işlemi, UYAP ortamında alacaklı taraf vekili olarak ilgili icra dosyasına kaydedilmiş avukatlar ile sistem altyapısı oluşturulduğu takdirde gerçek veya tüzel kişi alacaklılar tarafından ilgili portal üzerinden yapılabilir.” 12.4. “Sorgulamaya ilişkin yükümlülükler” başlıklı 8’inci maddesinde: “(1) Sorgulama işlemlerinin yürütülebilmesi için kamu kurum veya kuruluşları ile 5411 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde tanımlanan kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar ile benzer mahiyette kayıtları tutan kurum ve kuruluşlar, Bakanlık tarafından belirlenen usul ve esaslara göre UYAP ile kendi sistemleri arasında entegrasyonu sağlamakla yükümlüdür.

(2) Sorgulama sonunda edinilen bilgiler hukuka aykırı olarak paylaşılamaz.” 12.5. “Kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar kayıt sorgusu” başlıklı 12’nci maddesinde: “(1)

Borçlunun mal, hak veya alacağının tespiti amacıyla kredi kuruluşları ve finansal kuruluşların veri tabanlarında yapılacak sorgulama işlemidir.

(2) Sorgulama sonunda sistem mal, hak veya alacağın detayı hakkında bilgi veremez. Sadece mal, hak veya alacağın genel olarak olup olmadığı hakkında bilgi verir.

(3) Sorgulama neticesinde düzenlenecek raporda borçlunun mal, hak veya alacağının bulunduğu kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlara ait bilgiler ile 7 nci maddeye göre bulunması gereken bilgiler gösterilir.” 12.6. “Diğer sorgulamalar” başlıklı 16’ncı maddesinde: “(1) Bu Yönetmelikte düzenlenen sorgulama türleri dışında mal, hak veya alacak kaydı tutan başka kurum ve kuruluşlar ile

UYAP entegrasyonu sağlanması halinde bu kurum ve kuruluşların veri tabanlarında yapılacak sorgulama işlemlerinde bu Yönetmelik hükümleri uygulanır.” 13. 07/08/2014 tarihli ve 29081 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Merkezi Kayıt Kuruluşunun

Kuruluş, Faaliyet, Çalışma Ve Denetim Esasları Hakkında Yönetmelik’in; 13.1. “MKK’nın görev ve yetkileri” başlıklı 9’uncu maddesinde: “(1) MKK’nın görev ve yetkileri şunlardır: a) Kanunun 13 üncü maddesi çerçevesinde sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesine ilişkin işlemleri gerçekleştirmek, kaydileştirilen bu araçları ve bunlara bağlı hakları, elektronik ortamda, üyeler ve hak sahipleri itibarıyla kayden izlemek, merkezi saklamasını yapmak ve bunlara ilişkin hakların kullanımı hizmetini vermek…” 13.2. “Gelirler, ücret ve komisyonlar” başlıklı 28’inci maddesinde: “(1) MKK’nın verdiği temel hizmetler kapsamında olan ve bu hizmetlerin tek sunucusu olmaktan kaynaklanan statüsüne dayalı olarak

uyguladığı ücret ve komisyonlar ile bunların tahsil zaman ve şekilleri Yönetim Kurulu tarafından belirlenerek Kurul onayına sunulur…” 14. 07/08/2014 tarihli ve 29081 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kaydileştirilen Sermaye Piyasası

Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ’in “Gizlilik” başlıklı 32’nci maddesinin birinci fıkrasında: “(1) MKK kayıtları gizlidir. Ancak kanun veya kanunla açıkça yetki verilmiş mevzuat hükmü ile yetkili kılınmış kişilere ve/veya kurumlara bilgi verilmesi gizliliğin ihlali sayılmaz.” 15. 27 Ağustos-7 Eylül 1990 tarihleri arasında Havana’da toplanan Suçların Önlenmesine ve Suçların

Islahı Üzerine Birleşmiş Milletler Konferansı tarafından kabul edilmiş olan Avukatların Rolüne Dair

Temel Prensiplerinin (Havana Kuralları); 15.1. 16’ncı maddesinde: “Hükümetler avukatların; a. Hiçbir baskı, engelleme, taciz veya yolsuz bir müdahaleyle gerek karşılaşmadan her türlü mesleki faaliyeti yerine getirmelerini; … sağlar.” 15.2. 21’inci maddesinde: “Yetkili makamların ellerinde veya denetimleri altında bulunan gerekli bilgileri, dosyaları ve belgeleri, avukatların müvekkillerine etkili bir hukuki yardım verebilmelerini sağlayacak yeterli bir sürede ulaşmalarını temin etmek, kamu makamlarının görevidir. Avukatların bu belgelere en kısa sürede ulaşmaları sağlanır.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

16. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 17. Türkiye Ulusal Ajansı tarafından yapılan başvuruda; icra takip işlemlerinde kullanılmak üzere alacaklı oldukları şahıslara ait hisse senedi aracı kuruluş bilgisinin verilmesi talep edilmektedir.

18. Anayasa’nın 36’ncı maddesinde herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu vurgulanmak suretiyle savunma hakkı güvence altına alınmıştır. Savunma hakkı, temel insan hakları arasında yer alan hak arama özgürlüğünün etkin bir şekilde kullanılması için vazgeçilmez olup adil yargılanma hakkının olmazsa olmaz unsurlarından biridir. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin başlıklı 6’ncı maddesinde savunma hakkı adil yargılanma hakkının unsurları arasında sayılmış olup adil yargılamanın gerçekleşmesi için savunma hakkının etkin bir şekilde kullanılabilmesine imkân sağlanması gerektiği açıktır.

19. Avukatlık Kanunu’nun 1’inci maddesinde avukatın, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil ettiği belirtilmiş olup aynı Kanun’un 2’nci maddesinde, avukatlığın amacı; hukuki münasebetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamak şeklinde ifade edilmiştir.

20. Anayasa Mahkemesi tarafından da avukatlık mesleğinin önemi şu şekilde ifade edilmiştir: “…1136 sayılı Kanun’un genel gerekçesinde avukatlık mesleğinin nitelikleri ve önemi, bir kamu hizmeti olduğu, avukatın yargılama süreci içinde adaletin bulunup ortaya çıkarılmasında görev aldığı, kamu yararını koruduğu belirtilmiştir. Kanun’un 1. ve 2. maddelerinde avukatlığın kamusal yönü ağır basan bir meslek

olduğu vurgulanmıştır. Bilgi ve deneyimlerini öncelikle adalet hizmetine vererek adalete ve hakkaniyete uygun çözümler için hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasında yargı organlarıyla yetkili kurul ve kurumlara yardımı görev bilen avukatın yargı düzeni içindeki yeri hukuk devletinde önemlidir. Hukuk devletinin olmazsa olmaz unsuru olan bağımsız yargı, yargının olmazsa olmaz unsuru olan savunma ile birlikte anlam kazanır. Savunma sav-savunma-karar üçgeninden oluşan yargının vazgeçilmez ögesidir.

Adaletli bir yargılamanın varlığı, ancak avukatın etkin katılımıyla sağlanabilir.” (Anayasa Mahkemesinin 17/09/2020 tarihli ve 2016/4060 başvuru numaralı kararı).

21. Medeni Usul Hukukumuzda taraflarca getirilme ilkesi geçerlidir. Bu ilke gereği taraflar kural olarak taleplerini dayandırdıkları iddia ve savunma vakıaları ile bunların doğruluğunu destekleyen delilleri mahkemeye bildirme sorumluluğunu taşımaktadır. Bu bakımdan, avukatın dava veya yargılama öncesinde dava malzemesi hakkında bilgi toplaması ve delil kaynaklarını araştırması gerekmektedir. Adil yargılamanın sağlanabilmesi için yargılamada uyuşmazlığa ilişkin bilgilerin toplanmasında tarafların birbiriyle veya üçüncü kişilerin taraflar ve mahkemeyle işbirliği yapması bu bakımdan büyük öneme sahiptir. Dolayısıyla; anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak ve en kısa sürede çözümlenmesi, hukuki sorunların ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanması, bireylerin hak ve özgürlüklerinin korunması ve hukuk devletinin işlerliğinin sağlanması bağlamında avukatlık mesleği yaşamsal bir önem taşımaktadır.

22. Avukatlar mesleklerini ifa ederken üstlendikleri iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek özenle yürütmekle yükümlü kılınmışlardır. Bu bakımdan üstlendikleri görevi en kısa zamanda ve müvekkilinin mümkün olduğu ölçüde lehine sonuçlandırılması için avukat, mesleğinin gereği kendisinden beklenen tam emek ve çalışmasını ortaya koymak zorundadır. Avukatın özen yükümlülüğü çerçevesinde mesleğini icrası ile toplumun temel ilkelerinden biri olan adil yargılama ilkesine katkı sağlayacak yeterli ve elverişli delil ikame edebilmesi, ilgili kurum ve kuruluşlardan bilgi ve belge inceleme ve gerektiğinde bu belgelerden örnek alabilme yetkisini haiz olmasını gerekli kılmaktadır.

23. Adil bir yargılamanın sağlanabilmesi için avukatın yargılamaya etkin katılımına kamu kurumları tarafından da destek verilmesi amacıyla, Avukatlık Kanunu’nun 2’nci maddesinde, yargı organlarının, emniyet makamlarının, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinin, özel ve kamuya ait bankalar, noterler, sigorta şirketleri ve vakıfların avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak zorunda oldukları, kanunlarındaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu kurumların avukatın gerek duyduğu bilgi ve belgeleri incelemesine sunmakla yükümlü oldukları, bu belgelerden örnek

alınmasının ise vekaletname ibrazına bağlı olduğu hükme bağlanmıştır. Bu husus, Havana Kurallarında da:

“Yetkili makamların ellerinde veya denetimleri altında bulunan gerekli bilgileri, dosyaları ve belgeleri, avukatların müvekkillerine etkili bir hukuki yardım verebilmelerini sağlayacak yeterli bir sürede ulaşmalarını temin etmek, kamu makamlarının görevidir. Avukatların bu belgelere en kısa sürede ulaşmaları sağlanır.” denmek suretiyle ayrıca vurgulanmıştır.

24. Söz konusu düzenlemeler ile savunma hakkının etkin bir şekilde kullanılabilmesi amacıyla belirli kurum ve kuruluşlara, avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak ve kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla normalde açıklamak zorunda olmadıkları bilgi ve belgeleri avukatların incelemesine sunmak yükümlülüğü getirilmiş ve sadece incelemeye sunulan belgelerden örnek alınması hususu vekaletname ibrazına bağlanmıştır. Böylece savunmanın yargının temel unsurlarından biri olduğu düşüncesinden hareketle, avukatlık mesleğinin en iyi şekilde yapılabilmesi için, avukatlara kurum ve kuruluşlardan bilgi ve belge toplama yetkisi verilmiş olup kurum ve kuruluşların istenen bilgi ve belgeleri avukatların incelemelerine sunma yükümlülüğü, özel kanun hükümlerinde aksine istisnai düzenleme bulunması halleri ile sınırlandırılmıştır.

25. Bunların yanında; somut başvurunun icra takip işlemlerinde kullanılmak üzere borçlu şahıslara ait hisse senedi aracı kuruluş bilgileri hakkında olduğu, İcra ve İflas Kanunu’nda; alacaklının, Ulusal Yargı Ağı

Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden bu sisteme entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla borçlunun mal, hak veya alacağını sorgulayabileceğinin, tespit üzerine haciz yapılabileceğinin, ayrıca sorgulama ve haciz işlemlerinin yürütülebilmesi için kamu kurum veya kuruluşları ile kredi kuruluşları ve finansal kuruluşların, UYAP ile kendi sistemleri arasında entegrasyonu sağlayacağının belirtildiği (İİK m. 8/a ve 78) görülmüş olup anılan hususlar bir bütün olarak göz önünde bulundurulduğunda; başvuruya dair incelemenin, icra takiplerinde mal, hak veya alacakların UYAP üzerinden sorgulanması, hisse senedi aracı kuruluş bilgilerinin bu kapsamda olup olmadığı ve bu yönüyle Merkezi Kayıt Kuruluşunun yükümlülüğünün ne olduğu çerçevesinde yapılmasının yerinde olacağı değerlendirilmiştir.

26. Ödeme emrindeki müddetin geçmesi ve borçlu itiraz etmiş ise itirazın kaldırılmasından sonra alacaklının UYAP üzerinden, bu sisteme entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla borçlunun mal, hak veya alacağının sorgulanmasına ilişkin usul ve esaslar, İcra ve İflas Kanunu’nun 8/a ve 78’inci maddelerine dayanılarak çıkarılmış olan Mal, Hak veya Alacağın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi Üzerinden

Sorgulanması Hakkında Yönetmelik’te düzenlenmiştir. Yönetmelik’te; UYAP üzerinden, bu sisteme entegre edilmiş olan kamu kurum veya kuruluşları, 5411 sayılı Kanunun 3’üncü maddesinde tanımlanan kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar ile benzer mahiyette kayıtları tutan kurum ve kuruluşların veri tabanında yer alan borçluya ait mal, hak veya alacaklar sorgulanabileceği belirtilmiş olup sorgulama yetkisi UYAP ortamında alacaklı taraf vekili olarak ilgili icra dosyasına kaydedilmiş avukatlar ile sistem altyapısı oluşturulduğu takdirde gerçek veya tüzel kişi alacaklılara verilmiştir.

27. Anılan Yönetmelik çerçevesinde hâlihazırda UYAP üzerinden icra takibi kesinleştikten sonra borçluya ait; MERNİS, İSKİ, GİB, GSM, dış işleri adres bilgileri, Sosyal Güvenlik Kurumu bilgileri, Emniyet Genel

Müdürlüğü araç kayıtları, posta çeki hesabı, Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) bilgileri, Sosyal

Güvenlik Kurumu haciz bilgileri, borçluya ait alacaklı olduğu icra dosyası bilgileri, borçluya ait banka bilgileri (hangi bankalarda hesabının bulunduğuna ilişkin bilgiler) hakkında sorgulama yapılabilmektedir.

Başvuruya konu hisse senetleri aracı kuruluş bilgisi bakımından ise bu kapsamda bir entegrasyon bulunmadığından UYAP üzerinden herhangi bir sorgulama yapılamamaktadır.

28. Hisse senetleri, hamiline veya nama yazılı olan ve hukuki niteliği gereği pay sahiplerinin haklarını temsil eden kıymetli evraklardır (TTK m. 484-501). Hisse senetlerine ilişkin işlemlerin yapıldığı aracı kuruluşlar ise, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile yetkilendirilmiş, yatırımcıların alım satım emirlerini toplama, borsa veya diğer piyasalara iletme ve bu emirlerin gerçekleşmesini sağlayan kuruluşlardır.

29. Mal, Hak veya Alacağın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi Üzerinden Sorgulanması Hakkında

Yönetmelik’te; finansal kuruluş, kredi kuruluşları dışında kalan ve sigortacılık, bireysel emeklilik veya sermaye piyasası faaliyetlerinde bulunmak veya 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununda yer alan faaliyet konularından en az birini yürütmek üzere kurulan kuruluşlar ile kalkınma ve yatırım bankalar ve finansal holding şirketleri şeklinde tanımlanmıştır. Sermaye piyasası faaliyetlerinde bulunan finansal kuruluşların veri tabanında yer alan mal, hak veya alacakların Yönetmelik’te belirtilen sorgulama konuları arasında sayıldığı dikkate alındığında sermaye piyasası araçlarından olan hisse senetlerin de belirtilen mal, hak ve alacak içerisinde yer aldığına dair herhangi bir şüphe bulunmamaktadır.

30. Hisse senetlerine ilişkin işlemler, aracı kuruluşlar tarafından yürütülmekle birlikte kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin haklar, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından izlenmekte ve bu kapsamdaki kayıtlar, Kuruluş tarafından oluşturulan elektronik ortamda, bu Kuruluşun üyelerince tutulmaktadır. Nitekim

Merkezi Kayıt Kuruluşu, sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesine ilişkin işlemleri gerçekleştirmek, kaydileştirilen bu araçları ve bunlara bağlı hakları, elektronik ortamda, üyeler ve hak sahipleri itibarıyla kayden izlemek, bu araçların merkezî saklamasını yapmak üzere kurulmuş bir şirkettir (SPK m. 13,81).

Dolayısıyla sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi işlemlerinin ve buna bağlı hizmetlerin tek sunucusu olan Merkezi Kayıt Kuruluşunun, kişilere ait hisse senetleri ve bu hisse senetlerinin işlem

gördüğü aracı kuruluş bilgilerini elinde bulundurduğu açıktır. Bu yönüyle bir kişinin hisse senedi bulunup bulunmadığı bilgisinin tek tek aracı kuruluşlara sorulmak yerine doğrudan Merkezi Kayıt Kuruluşundan daha hızlı ve etkin bir şekilde öğrenilmesi mümkündür. Yine aynı şekilde kişilerin hisse senetlerinin hangi aracı kuruluşta işlem gördüğü bilgisi de bu yolla temin edilebilecektir.

31. Başvuruya konu hisse senedi aracı kuruluşları bilgisinin 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması

Kanunu kapsamında kişisel veri olduğuna şüphe bulunmamaktadır. Kanun’a göre kişisel verilerin işlenmesi; kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi ifade etmektedir.

32. Anılan Kanun’un; 4’üncü maddesinde kişisel verilerin ancak bu Kanunda ve diğer kanunlarda öngörülen usul ve esaslara uygun olarak işlenebileceği hükme bağlandıktan sonra 5’inci maddesinin birinci fıkrasında kişisel verilerin ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemeyeceği hükme bağlanmıştır. Ancak anılan maddenin ikinci fıkrasıyla ise bir istisna düzenlemesi getirilerek kişinin açık rıza aranmaksızın kişisel verilerinin işlenmesinin mümkün olduğu şartlara yer verilmiştir. “Kanunlarda açıkça öngörülmesi” ve “veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması” bu şartlar arasında sayılmıştır. Kişisel verilerin aktarılması konusunda da Kanun’un 8’inci maddesinde kişisel verilerin; 5’inci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartlardan birinin bulunması hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın aktarılabileceği düzenlenmiştir. Bahse konu düzenlemeler çerçevesinde; veri sorumlusu olan

Merkezî Kayıt Kuruluşu tarafından borçluların hesaplarının bulunduğu hisse senedi aracı kuruluş bilgisinin verilmesinin 6698 sayılı Kanun kapsamında bir aktarım faaliyeti olacağı görülmektedir.

33. İcra ve İflas Kanunu’nun 78’inci maddesinde, borçluya ait mal, hak veya alacakların UYAP üzerinden sorgulanabileceği ifade edildikten sonra bahse konu sorgulama ve haciz işlemlerinin yürütülebilmesi için kamu kurum veya kuruluşları ile 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 3’üncü maddesinde tanımlanan kredi kuruluşları ve finansal kuruluşların, UYAP ile kendi sistemleri arasında entegrasyonu sağlayacağı belirtilmiştir. Mal, Hak veya Alacağın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi

Üzerinden Sorgulanması Hakkında Yönetmelik’in 8’inci maddesinde ise; sorgulama işlemlerinin yürütülebilmesi için kamu kurum veya kuruluşları ile 5411 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde tanımlanan kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar ile benzer mahiyette kayıtları tutan kurum ve kuruluşların, Bakanlık tarafından belirlenen usul ve esaslara göre UYAP ile kendi sistemleri arasında entegrasyonu sağlamakla yükümlü oldukları düzenleme altına alınmıştır.

34. Anılan düzenlemeler ile borçluya ait mal, hak veya alacakların sorgulanması amacıyla finansal kuruluşların, UYAP ile kendi sistemleri arasında entegrasyonu sağlama yükümlülüğünün getirildiği ve bunun nasıl gerçekleştirileceğinin düzenleme altına alındığı, yanı sıra Kaydileştirilen Sermaye Piyasası

Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ’in 32’nci maddesinde MKK kayıtlarının gizli olduğu ancak kanun veya kanunla açıkça yetki verilmiş mevzuat hükmü ile yetkili kılınmış kişilere ve/veya kurumlara bilgi verilmesinin gizliliğin ihlali sayılmayacağının belirtildiği, bu durumda bahse konu hükümler çerçevesinde hisse senedi aracı kuruluş bilgisinin, kişisel verilerin ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın aktarılabilmesi konusundaki “kanunlarda açıkça öngörülmesi” ve “veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması” istisnaları kapsamında verilebileceği ve bu şekilde kişisel verilerin ihlaline yol açılmaksızın 6698 sayılı Kanun’a uygun olarak aktarım faaliyetinin gerçekleştirilebileceği değerlendirilmiştir.

35. Bunlarla birlikte UYAP üzerinden sorgulanabilen diğer bilgiler gibi hisse senedi aracı kuruluş bilgilerine de sadece ilgili dosyada taraf olan avukatların erişebileceği, ayrıca ilgili mevzuatta avukatların sır saklama yükümlülüğünün bulunduğu, görev ve yetkisini kötüye kullanan avukatın Türk Ceza

Kanununun ilgili hükümlerine göre cezalandırılacağı, avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, meslekî çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında disiplin cezalarının uygulanacağı ve avukatın, avukatlıktan ayrılmasının, avukatlığı sırasındaki eylem ve davranışlarından dolayı disiplin kovuşturması yapılmasına engel olmadığı (Av.K. m. 36, 62, 134, 138.) düzenleme altına alınmış olup bu yönündeki yasal düzenlemelerin avukatların işleri ile ilgili edindikleri bilgileri kişisel verilerin ihlaline neden olacak şekilde kullanmasının önüne geçebilecek nitelikte olduğu değerlendirilmiştir.

36. Kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar kayıt sorgusunun nasıl yapılacağı ve hangi bilgileri içereceğine ilişkin olarak ise Mal, Hak veya Alacağın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi Üzerinden Sorgulanması

Hakkında Yönetmelik’in 12’nci maddesinde detaylı düzenleme getirilmiş olup bu maddede; sorgulama sonunda sistemin mal, hak veya alacağın detayı hakkında bilgi vermeyeceği, sadece mal, hak veya alacağın genel olarak olup olmadığı hakkında bilgi vereceği, sorgulama neticesinde düzenlenecek raporda borçlunun mal, hak veya alacağının bulunduğu kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlara ait bilgilerin gösterileceği hususları düzenleme altına alınmıştır. Hâlihazırda UYAP üzerinden kredi kuruşları ve finansal kuruluşlara ait bilgilerden borçlunun hangi bankalarda hesabının bulunduğuna ilişkin bilgiler sorgulanabilmekte olup aynı mahiyette olan hisse senedi aracı kuruluş bilgisinin UYAP sistemine aktarılması halinde de aynı şekilde sorgulama yapılacak olup kişilerin portföyü ile ilgili detay verilmeksizin sadece hisse senetlerinin hangi aracı kuruluşta işlem gördüğü öğrenilebilecektir.

37. Adalet Bakanlığı tarafından da UYAP üzerinde borçluların hisse senetlerine ilişkin bilgilerin sorgusunu yapılabileceği ekranların bulunmadığı, mevzuatın izin verdiği ölçüde, Merkezi Kayıt Kuruluşunun kendi sistemlerini UYAP ile entegre etmeyi kabul etmesi, bu yönde entegrasyon yapılması ve bilgilerin UYAP üzerinden sorgulanabilir hale gelmesi halinde ilgili mevzuat hükümleri dahilinde avukat portal üzerinden anılan bilgilerin sorgulanmasına imkan sağlanabileceğinin düşünüldüğü hususları belirtilmiştir. Türkiye

Barolar Birliği tarafından da Mal, Hak veya Alacağın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi Üzerinden

Sorgulanması Hakkında Yönetmelik düzenlemesinin mal, hak ve alacağın olup olmadığına ilişkin sorgulamaya cevaz verdiğinden bu hususun hisse senetleri bakımından da UYAP ekranına eklenmesinin mevzuat ile uyumlu olacağının ve icra takibine konu borçlulara ilişkin hesaplarının bulunduğu hisse senedi aracı kuruluş bilgilerinin de avukatlar tarafından sorgulanabilir olması gerektiğinin değerlendirildiği ifade edilmiştir.

38. Konunun bütün avukatları ilgilendirdiği, sermaye piyasası işlemlerine ilişkin olduğu, UYAP sistemine entegrasyon gerektirdiği ve sorgulanması istenen bilgilerin kişisel veri içerdiği dikkate alınarak; kesinleşen icra takiplerinde borçlulara ait hisse senedi aracı kuruluş bilgilerinin UYAP sistemine entegre edilip edilemeyeceğinin ele alınması ve görüş alışverişinde bulunulması amacıyla

Kurumumuz himayesinde Kamu Denetçisi Yahya AKMAN koordinatörlüğünde; Adalet Bakanlığı, Sermaye Piyasası Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Kişisel Verileri Koruma

Kurumu, Türkiye Barolar Birliği, Türkiye Ulusal Ajansı, Merkezi Kayıt Kuruluşu temsilcileri ile 06/08/2024 tarihinde bir toplantı düzenlenmiştir.

38.1. Kamu Denetçisi Yahya AKMAN; Kurumun kuruluş amacının; yargı harici alternatif çözüm yollarından biri olarak insanların hayatını, işlerini ve hak aramalarını kolaylaştırmak ayrıca Devlet kurumlarının iyi yönetim kurallarına uymasını temin etmek olduğunu, Kurumun arabuluculuk rolü üstlendiğini, Devlet kurumlarının hasmı olmadığını ve kurumları çözüm ortağı olarak gördüğünü, bu doğrultuda tarafları bir araya getirerek dostane çözüme ulaşmanın amaçlandığını, toplantıya davetli kurumların da birbirinin hasmı değil çözüm ortağı olduğunu ifade ederek toplantıyı başlatmıştır.

38.2. Türkiye Ulusal Ajansı temsilcileri tarafından; yürütülen projelerden kaynaklanan alacaklarının bulunduğu, bu alacakların tahsili konusunda Avrupa Birliği’ne karşı sorumlulukları bulunduğu, zira paranın

AB tarafından sağlandığı, söz konusu sorumlulukları sebebiyle borçlulardan para tahsil edilememesi durumunda paranın tahsil edilememe sebebinin AB’ye arz edilmesi gerektiği, burada bütün mal varlıklarına bakıldığının ancak buna rağmen alacağı tahsil edemediklerinin ortaya konulması gerektiği, icra dosyalarında hisse senedi alım satımı yapan kuruluşlara resmi yazı gönderme yolunun pratik olmadığı, normalde dilekçe ile öğrenilebilecek bilgilerin UYAP entegrasyonunun sağlanması durumunda pratik yoldan öğrenilebileceği belirtilmiştir.

38.3. Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş. temsilcileri tarafından; kendi görev alanlarında düzenleyici ve denetleyici kurumun Sermaye Piyasası Kurulu olduğu, ilgili mevzuata göre MKK kayıtlarının gizli olduğu, MKK’nin sistem alt yapısı sunduğu, aracı kurumların kendi sistemlerinde açtıkları kayıt bilgilerini aynı zamanda MKK sistemine de açtıkları, bu sistemde sadece sermaye piyasası araçları kayıtlarının izlenebildiği, icra işlemlerinin hızlanması ve hak arama özgürlüğü çerçevesinde işlemlerin yapılmasını önemsedikleri, MKK ana faaliyetine ilişkin sistemlerinde bir yük ya da kesinti olmayacak şekilde UYAP sistemine entegrasyon sağlanacaksa bu entegrasyonun MKK’nin kanunla verilen görevlerini engellemeyecek şekilde olması gerektiği ve bu suretle talep edilen bilgilerin verilebileceği, yapılacak entegrasyonun sitemi aksatmaması gerektiği, zira sorgulamaların uluslararası temerrütlere sebep olabileceği, bunun için sorgulama konusunda sayı ve süre sınırı getirilmesi gerektiği, dosyanın tarafı olmayan kişilerce taraf ekleme konusunda bir açık olmaması ve yetkisiz kişilerin bu sisteme kesinlikle giriş yapamaması ayrıca sadece aracı kuruluş bilgisinin sorgulanabilmesi gerektiği, bu sebeple öncelikle sistemde açık olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı ile görüşülmesi gerektiği ve bu doğrultuda üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirebilecekleri ifade edilmiştir.

38.4. Sermaye Piyasası Kurulu temsilcileri tarafından; konuyla ilgili olarak bazı hukuki sınırlar ve sorunlar bulunduğu, talep edilen bilgilerin gizliliğinin bunların kişisel veri olmaları ile ilgili olduğu, bazı isimlerin hangi aracı kuruluşlarda işlem yaptığının bilinmesinin kritik olduğu, bu bilgilerin verilmesinin denetim ve düzenleme ile ilgili manipülatif işlemlere yol açabileceği ve piyasa istikrarını etkileyebileceği, hangi verinin hangi manipülatif harekete yol açacağını belirlemenin her zaman mümkün olamadığı, söz konusu bilgilerin UYAP üzerinden paylaşımı ile ilgili Adalet Bakanlığının resmi bir protokol başvurusunun bulunmadığı, MKK’nin finansal alt yapı kuruluşu olduğu ve SPK’nin izni olmadan bu bilgileri paylaşmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla resmi bir protokol talebinin öncelikle MKK’ye iletilmesi gerektiği, MKK tarafından ise konunun SPK’ye intikal ettirileceği ve akabinde ilgili mevzuat çerçevesinde

SPK karar organının iznine sunulacağı, bu bilgilerin piyasaları bozucu işlemlerde kullanılmasının mümkün olduğu ve sermaye piyasası araçlarında dalgalanmalara yol açabileceği, bu nedenle entegrasyon halinde; kimin ne kadar sermaye piyasası aracı olduğunun değil sadece hangi kurumda hisse senedi bulunduğunun görülmesi, veri güvenliği açısından sorgulamada sayı ve süre sınırının tartışılması, sorgulamanın kapsamının ve bilgiye kimlerin hangi aşamalardan geçerek erişebileceğinin net bir şekilde ortaya konması, sorgulamada çifte doğrulama sistemi kullanılması ve alacaklı vekili olduğunun belgelendirilmesi, icra dairelerinin icra dosyasına taraf ekleyerek sorgulama yapamaması, sorgulamanın MKK’nin sistemini asla zorlamaması gerektiği, sermaye piyasalarının işleyişine halel getirmeyecek bir sistem önerilirse entegrasyona destek verilebileceği hususlarına değinilmiştir.

38.5. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu temsilcisi tarafından; e-Devlet üzerinden mevduat sorgulama işleminin vatandaşlara 2020 yılında açıldığı, daha sonra varisler için de bu hakkın genişletildiği, mevduat hakkında bankalardan sadece “var” ya da “yok” bilgisinin edinilebildiği, bu uygulama öncesi tüm bankalara tek tek yazı yazılarak bu bilgilerin elde edilebildiği, Adalet Bakanlığı ile protokol yapılarak

UYAP entegrasyonu yapıldığı ve UYAP üzerinden sadece hangi bankada hesap bulunduğu bilgisinin sorgulanabildiği, sorgulamayı sadece yetkili kişilerin yapabildiği ve hâlihazırda bu hususta günde ortalama 80-90 bin sorgulama yapıldığı belirtilmiştir.

38.6. Kişisel Verileri Koruma Kurumu temsilcileri tarafından; konuyla ilgili olarak sadece Kişisel

Verilerin Korunması Kanunu değil sermaye piyasasına ilişkin mevzuatın da dikkate alınması gerektiği, bu kapsamda bilgilerin paylaşılıp paylaşılamayacağının ya da işlenip işlenemeyeceğinin değerlendirileceği, dolayısıyla SPK mevzuatı ve ilgili kurumların endişelerinin dikkate alınması gerektiği, verinin ulaşılabilir olması halinde dahi veri güvenliği sağlanmasının çok önemli olduğu, aksi durumda kötüye kullanım söz konusu olabileceği, burada bir kişisel veri aktarımı faaliyetinin söz konusu olacağı, veri işleme şartı bulunup bulunmadığı, verinin amaçla bağlantılı ve ölçülü işlenip işlenmeyeceğinin netleştirilmesi, ayrıca veri güvenliğine ilişkin alınan önlemlerin açıkça ortaya konması gerektiği, ilk bakılacak hususun verinin işlenebilmesi için hukuki bir neden bulunup bulunmadığı olduğu, 6698 sayılı Kanun’un 5’inci maddesi kapsamında hukuki neden olduğunun söylenebileceği, ayrıca ölçülü ve amaçla bağlantılı olarak yetkili kişiler tarafından verilerin işlenmesi gerektiği, UYAP üzerinden veri edinmek için sadece T.C. kimlik numarasının yeterli olmaması, illiyet bağının kurulması, ayrıca avukatın vekaletnamesini sisteme yüklemesi gerektiği, böylece amacı dışında ve ölçüsüz sorgulamaların önüne geçilebileceği, veri paylaşımı ile ilgili olarak görüş ihdas ederken Kurumun karar organı olan Kurul tarafından karar verilmesi, ölçülülük ilkesi bakımından veri işlemenin tüm detaylarıyla ortaya konulması ve veri güvenliğinin nasıl sağlanacağı hususunun da detaylandırılması gerektiği ifade edilmiştir.

38.7. Türkiye Barolar Birliği temsilcileri tarafından; kesinleşmiş icra takiplerinde alacaklı vekilinin borçlunun mal, hak ve alacağının UYAP üzerinden sorgulanması konusunun hak arama özgürlüğü, usul ekonomisi, yargının iş yükünün azaltılması, yargıda hedef sürelerin gerçekleştirilmesi, avukatlık mesleğinin özenle yürütülebilmesi hususları için önemli olduğu, ülkemizde 190 bin avukat bulunduğu, bahse konu bilgilerin aktarımı konusunda kötüye kullanım açısından Adalet Bakanlığı tarafından tedbirlerin alınması gerektiği, sadece aracı kuruluş bilgisine UYAP üzerinden erişilebilmesinin mesleki faaliyetleri açısından önemli olduğu, sorgulama yaparken avukatların sorgulamanın nedeni olan belgeyi (vekaletname)

sunmakla yükümlü oldukları, bu şekilde bu hususta idari ve cezai sorumluluğun avukata ait olacağını kabul ettikleri dile getirilmiştir.

38.8. Adalet Bakanlığı temsilcileri tarafından; İcra ve İflas Kanunu’nun 78’inci maddesinin 2020

Temmuz ayında getirildiği, bu hususa ilişkin olarak MKK ile yazışma yapıldığı, MKK tarafından bu konuda mevzuat dayanağının netleşmesi gerektiği ve entegrasyonun yapılması konusunda SPK izninin gerekli olduğu, SPK’den bu hususta Kurul kararı gelmediği, sorgulama maliyetinin alacaklı tarafa yansıtılması gerektiği hususlarının bildirildiği, sürecin o aşamada kaldığı, veri paylaşımı ile ilgili Protokol gerçekleştirilirse Adalet Bakanlığı olarak itirazlarının bulunmadığı, sistem açısından teknik olarak bir sıkıntı olmadığı, çeşitli kurumlarla entegrasyon çalışmalarının devam ettiği, kesinleşmiş icra takiplerinde sorgulama yapılabileceği, icra takibinin kesinleştirilmesi bilgisinin icra dairesi tarafından sisteme girildiği, sorgulamayı alacaklı vekili ve icra dairesinin yapabileceği, e-imza ile önce UYAP’a, sonra dosya içine girilerek sorgulama yapılabileceği, onun haricinde avukatın sorgulama imkanının bulunmadığı, alacaklı vekilinin vekaletnamesini sunmak zorunda olduğu, zaten sorgulama için icra takibinin kesinleşmesi şartının arandığı, entegrasyonun karşı kurumdaki kayıtlar nasıl tutuluyor ise o şekilde yapıldığı, zaten halihazırda bu entegrasyon olmasa da söz konusu bilgilere icra müdürlüğü aracılığıyla ulaşılabildiği, entegrasyon ile söz konusu bilginin UYAP’tan kolayca öğrenilebileceği belirtilmiştir.

39. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; kişilere ait hisse senedi aracı kuruluş bilgisinin UYAP üzerinden sorgulanabilmesi amacıyla gerekli entegrasyonun sağlanması hususunun olumlu veya olumsuz tüm yönleriyle ele alınarak değerlendirilmesi için çalışma başlatılması konusunda ilgili idarelere tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

40. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idare tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır. Buna karşılık, başvurana iletilen cevabi yazıda, idarenin kararına karşı hangi sürelerde hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği anlaşıldığından

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı tespit edilmiş olup, idareye bu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

41. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu

Tavsiye Kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili mahkemelerde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE; Kişilere ait hisse senedi aracı kuruluş bilgisinin UYAP üzerinden sorgulanabilmesi amacıyla gerekli entegrasyonun sağlanması hususunun olumlu veya olumsuz tüm yönleriyle ele alınarak değerlendirilmesi için çalışma başlatılması konusunda ADALET BAKANLIĞI, SERMAYE PİYASASI KURULU

BAŞKANLIĞI İLE MERKEZİ KAYIT KURULUŞU ANONİM ŞİRKETİ GENEL

MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; bu karar

üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın; BAŞVURANA, ADALET BAKANLIĞINA, SERMAYE PİYASASI KURULU

BAŞKANLIĞINA, MERKEZİ KAYIT KURULUŞU ANONİM ŞİRKETİ GENEL

MÜDÜRLÜĞÜNE, bilgi için KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KURUMU BAŞKANLIĞINA ve

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi