Davacının 3600 ek göstergeli kadro talebi ve idarenin takdir yetkisiyle atama işleminin hukuka uygunluğu değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının yargı hizmetleri birim başkanlığı görevinden alınmasının hukuka aykırı olduğu ve davacının daha önceki 3600 ek göstergeli başmüfettişlik görevinden dolayı kazanılmış haklarının bulunduğu sonucuna varmıştır. Davacı, mülga Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nda 3600 ek gösterge ile başmüfettiş olarak görev yaparken, Sayıştay Başkanlığı’na atanmış ve bu atama sırasında 3600 ek göstergeye sahip […]

→

Davacının kendi isteğiyle ataması sonrası parasal haklarının tazmini ve idarenin hukuki sorumluluğu çerçevesinde tazminat miktarının belirlenmesi (Danıştay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı kadrosunda istihdam edilmesi gerektiği halde bu sürede yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi talebinin reddine ilişkindir. İdare Mahkemesi, davacının 03/05/2016 tarihinde İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı kadrosuna atandığını, ancak bu atamanın hukuken geçerli bir yeniden atama niteliğinde olmadığını belirterek, davacının ilk atama tarihindeki mevzuat hükümlerine göre […]

→

İdarenin atama yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde sınırlı kullanımı ve takdir yetkisinin sınırları (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının 1. dereceli şube müdürü kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirirken, idarenin atama yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanma zorunluluğunu vurgulamıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu çerçevesinde, idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, bu yetkinin kamu yararı gözetilerek kullanılması gerektiği belirtilmiştir. Dava […]

→

İdari yaptırım kararlarına karşı idari yargının görev alanı ve ruhsatsız faaliyetten men kararının iptali istemiyle açılan davada idari yargının yetkisi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacı şirketin ruhsat alana kadar faaliyetten men edilmesi ve idari para cezası uygulanmasına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davada, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri incelemiştir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca, idari yaptırım kararlarına itirazın adli yargıda görülmesi gerektiği, ancak aynı kişiyle ilgili idari yargının görev alanına […]

→

Kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı görevden alma işleminin hukuka uygunluk denetimi ve takdir yetkisi kullanımı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Daire, davacının görevden alınmasına ilişkin işlemin iptaline karar vermiştir. Davacı, görevden alınmasına yönelik kararın iptali ve özlük haklarının iadesi talebiyle dava açmıştır. İlk derece mahkemesi, davacının görevden alınmasının kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğunu belirterek davayı reddetmiştir. Ancak Bölge İdare Mahkemesi, Danıştay’ın bozma kararına uyarak, davacının görevden alınmasını gerektirecek bir durumun […]

→

Ecrimisil talebi için idarenin taşınmazın izinsiz işgalini tespit etmesi gerektiği, mevcut durumda bu şartların sağlanmadığı değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, temyiz isteminin kabul edilmediği ve İdare Mahkemesi kararının onandığı bir davada, hukuki değerlendirmesini 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi çerçevesinde yapmıştır. Mahkeme, temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygun olduğunu belirterek, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını ifade etmiştir. Bu bağlamda, ecrimisil taleplerinin hukuka uygunluğu […]

→

Personel atama yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olması ve somut neden olmadan görevden almanın hukuka aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının daire başkanlığı görevinden alınarak şube müdürü kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İdareye, personel atama konusunda geniş bir takdir yetkisi tanınmış olsa da, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu belirtilmiştir. Davacının geçmiş hizmetleri ve kariyerinin, daire başkanlığına atanması için uygun olduğu, ayrıca görev süresince hakkında […]

→

Sayıştay’ın gecikme cezasının uygulanmaması nedeniyle kamu zararının oluşup oluşmadığına dair hukuki değerlendirmesi ve sözleşme hükümlerinin önemi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 176 sayılı İlamın 1’inci maddesiyle, bir inşaat işinin süresinin hesaplanmasında yapılan hatalar nedeniyle yükleniciye kesilmesi gereken gecikme cezasının uygulanmamasını değerlendirmiştir. İhaleye ilişkin sözleşme, 300 gün olarak belirlenmişken, ek sürelerle toplam 360 güne çıkarılmıştır. Ancak, işin süresinin hesaplanmasında, havanın fen noktasında çalışmaya uygun olmayan 121 günlük sürenin dikkate alınması, sözleşmeye aykırı bulunmuştur. Yüklenici, 2015 […]

→

Yüklenicinin zemin iyileştirmesi nedeniyle ilave bedel talep etme hakkının bulunup bulunmadığı ve sözleşme hükümlerine aykırılık durumu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, bir belediye tarafından gerçekleştirilen inşaat işinde zemin iyileştirmesi nedeniyle yükleniciye ilave bedel ödenip ödenemeyeceği hususu incelenmiştir. Teknik şartnamede, zemin yapısının belirlenmesi ve zemin iyileştirmesi ile ilgili tüm sorumluluğun yükleniciye ait olduğu, bu nedenle zemin yapısından kaynaklı ilave bedel talep edilemeyeceği açıkça belirtilmiştir. Yüklenici, ihale öncesinde zemin etüdü raporunu inceleyerek teklifini hazırlamış ve […]

→

Sayıştay denetiminde KDV tahsil edilmemesi nedeniyle kamu zararı oluşması ve karar düzeltme taleplerinin reddi üzerine hukuki değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 2017 yılında yapılan bir denetim sonucunda, … Belediyesi tarafından işletme hakkı devri şeklinde kiraya verilen gayrimenkullerden KDV tahsil edilmemesi nedeniyle kamu zararının oluştuğunu belirlemiştir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1’inci maddesinin 3(f) fıkrasına aykırı olarak gerçekleştirilen bu işlem sonucunda, tazmin hükmü verilmiş ve bu hüküm Temyiz Kurulu tarafından onaylanmıştır. Sorumlular, karar düzeltme […]

→

Genel müdür yardımcılığından uzman kadrosuna atamanın hukuka uygunluğu ve idarenin takdir yetkisinin sınırları (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının genel müdür yardımcılığı görevinden alınarak 1. dereceli uzman kadrosuna atanmasının hukuka uygun olup olmadığını değerlendirmiştir. İdarenin, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde takdir yetkisini kullanma hakkının bulunduğu, ancak bu yetkinin sınırsız olmadığı belirtilmiştir. Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda, davacının geçmiş hizmetleri ve görev niteliği göz önünde bulundurularak yapılan atamanın kamu […]

→

Gecikme cezasının uygulanmaması nedeniyle kamu zararının tazmini için yüklenicinin sorumluluğu ve fesih tarihinin hukuki geçerliliği üzerine değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir üniversitenin merkezi yemekhane ve kafeterya binası inşaatı için yapılan sözleşmenin feshi ve gecikme cezası ile ilgili bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Sözleşme, 30.03.2018 tarihinde tamamlanması öngörülmesine rağmen, yüklenici işin süresinde bitirilmemesi nedeniyle 26.12.2018 tarihinde feshedilmiştir. Ancak, fesih tarihine kadar geçen 270 günlük gecikme cezasının uygulanmaması, kamu zararına yol açmıştır. 4735 sayılı […]

→

Disiplin cezalarının branştan çıkarma için yeterli olmaması ve idarenin somut delillerle verimsizliği ispat yükümlülüğü (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının kurbağa adam branşından çıkarılmasına ilişkin işlemi iptal etmiştir. Davacı, disiplin cezaları nedeniyle branştan çıkarıldığını savunmuş, ancak alınan disiplin cezalarının yalnızca birinin iptal edilmesi ve diğerlerinin onanması, davacının branşta verimsiz olduğunu göstermez. Mahkeme, davacının adli veya idari bir suçtan ceza almasının, branşta verimli olamayacağı anlamına gelmediğine karar vermiştir. Dava sürecinde, davalı […]

→

Atama ve görevden alma işlemlerinde idarenin takdir yetkisi ve kamu yararı doğrultusunda hukuka uygunluk değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 2021/18196 esas numaralı kararında, davacının Tarım ve Orman Bakanlığı’ndaki mühendis kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali talebini değerlendirmiştir. Daire, idarenin atama ve görevden alma konusundaki takdir yetkisini, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullandığını belirterek, davacının atamasında hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetmiştir. Davacı, daha önceki görevine iade edilmesinin ardından mühendis olarak atanmasının, yargı […]

→

Görevden alma sürecinde liyakat ve kariyer ilkeleri gözetilmeden yapılan atamanın hukuka aykırılığı ve idarenin takdir yetkisinin kötüye kullanılması değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından bir daire başkanının görevden alınarak tarım ve orman uzmanı olarak atanmasını hukuka aykırı bulmuştur. İdare Mahkemesi, davalı idarenin takdir yetkisini kullanırken, davacının görevinde başarısızlığı, disiplinsizliği veya liyakatsizliği gibi hukuken kabul edilebilir bir durumun mevcut olmadığını belirtmiştir. Davacının kariyer geçmişi ve atama süreci dikkate alındığında, bu atamanın […]

→