|
ÖZET: Başvuran, 2020 yılı Nisan ve Mayıs aylarına ait taksit ödemelerinin ertelendiği bilgisini aldıktan sonra, bu ödemelerin Temmuz-Aralık dönemindeki taksitlere eklenerek 6 eşit taksit halinde tahsil edileceğinden habersiz olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle, ertelenen 2 aylık ödemenin, son taksitlere eklenmesi talebiyle Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvuruda bulunmuştur.
Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, başvuruya verdiği yanıtta, erteleme kararının detaylarını açıklamış ve bu kararın uygulama sürecinde yaşanan zorlukları dile getirmiştir. İdare, ertelemenin, koronavirüs salgını nedeniyle alınan önlemler kapsamında gerçekleştirildiğini ve bu süreçteki taksitlerin banka sistemleri aracılığıyla geriye dönük olarak değiştirilmesinin mümkün olmadığını ifade etmiştir. Ancak, yapılan duyuruda, erteleme sürecinin nasıl işleyeceği konusunda yeterli bilgilendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Kamu Denetçisi, başvuranın talebinin hukuka uygun olmadığına dair idari işlemin geçerliliğini sorgulamış ve bu nedenle Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’na, ertelenen taksitlerin son taksitlere eklenmesi yönünde bir tavsiyede bulunulmasına karar vermiştir. Bu karar, başvuranın hak arama özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/87982-S.20.95970
BAŞVURU NO : 2020/96310
KARAR TARİHİ : 20/11/2020
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : TOPLU KONUT İDARESİ BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : İdare tarafından erteleneceği belirtilen 2 aylık ödemenin, ertelenerek ödemelerin en sonuna 2 ayrı taksit olarak eklenmesi talebi hakkında
BAŞVURU TARİHİ : 11/09/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) tarihinde Kurumuzca kayıt altına alınan başvurusunda başvuran; 2020 yılı Nisan
ve Mayıs aylarına ait taksit geri ödemelerinin faizsiz olarak ertelendiği bilgisini alması üzerine taksit erteleme yoluna gittiğini ancak bahsedilen ertelemenin Temmuz – Aralık aylarına ait oluşacak geri ödeme taksitlerine ilave edilmek suretiyle 6 eşit taksit halinde tahsil edileceği hususundan haberdar olmadığını iddia etmektedir. Başvuran, erteleneceği belirtilen 2 aylık ödemenin, ertelenerek ödemelerin en sonuna 2 ayrı taksit olarak eklenmesini talebiyle
Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.
II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 16/09/2020 tarih ve S.20.81997 sayılı, bilgi ve belge talebi konulu yazısına
istinaden Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı Konut Kredileri Dairesi
Başkanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen 15/10/2020 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle;
2.1) Söz konusu taşınmazın ödeme ve hak sahipliğine dair tüm hususların Gayrimenkul Satış
Sözleşmesi kapsamında ele alınmakta olduğu,
2.2) Söz konusu erteleme kararına istinaden ertelenen 2 aylık taksitin Temmuz 2020 tarih itibari
ile aylara bölünerek dağıtılması hesaplaması yapıldığı ve söz konusu hesaplamanın banka sistemleri çerçevesinde geriye dönük değiştirilme imkânsızlığı sebebi ile talebin karşılanamadığı, alınan kararla ertelenen 2020 Nisan ve Mayıs ayı taksitlerinin toplamı 2020
Temmuz ayı itibari ile faizsiz olarak altıya bölünerek dağıtılması sonucu yıl sonu itibari ile vatandaşın cebinden çıkacak taksit ödemesine dair rakamsal karşılığın değişiklik göstermeyecek olduğu, 2 ay taksitin vade sonuna eklenmesine ilişkin bireysel taleplerin değerlendirilmesi imkânı olsa bile tüm Türkiye çapında yapılmış satışlar göz önüne alındığında hukuki olarak emsal teşkil edeceğinden bu konuda gelecek talebin altından kalkılmaz bir yoğunlukta olacağı bu yoğunluk içinde İdarenin asli işi olan konut edindirme ve Devlete nakit akışı sağlanması hususlarını yerine getirmede zorlanacağı,
2.3) Söz konusu duyurunun ” Küresel çapta yaşanan ve ülkemizi de etkileyen yeni tip
koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı ülkemizin tüm kurumları etkin ve koruyucu önlemler almaktadır. Koronavirüse karşı devletimizce bugüne dek alınan ve alınacak tedbirlere ilave olarak, vatandaşlarımızın banka şubelerinde oluşabilecek sağlık risklerinin önüne geçilebilmesi, ayrıca ekonomik yaşama ilişkin olası hasarları en aza indirebilmek için nakit akışı bozulup ödeme sorunu yaşayabilecek olan arsa, konut ve iş yeri alıcılarımızın taksit ödemeleri iki ay ertelenmiştir. Bu kapsamda; 2020 yılı Nisan ve Mayıs aylarına ait taksit geri ödemeleri faizsiz olarak ertelenmiştir. Taksit ödemeleri 2020 Haziran ayından itibaren başlayacaktır. Bu vesileyle takdire şayan bir fedakârlık ve sabırla görev yapan tüm sağlık personellerimize şükranlarımızı sunar, salgında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, tedavi altındaki vatandaşlarımıza da acil şifalar dileriz. Kamuoyunun bilgisine önemle sunulur. “şeklinde olup, 26 Mart 2020 tarihinde İdarenin Resmi Sosyal Medya Hesaplarından (Twitter, Facebook, İnstagram) ve Web sayfalarından (www.toki.gov.tr) duyurulduğu, (İlan ilnki https://www.toki.gov.tr/haber/kamuoyu-aciklamasi4),
2.4) Söz konusu erteleme kararının o gün itibari ile durumun aciliyeti sebebi ile ivedilikle
alınması ve duyurulması icap ettiği için yapılan duyuruda ertelenen taksitlerin 2020 Temmuz ayı dahil 2020 Aralık ayına kadar 6 eşit parça halinde mevcut taksitlere dahil edilerek tahsil edileceğinin net olarak belirtilemediği, ancak duyuru yapılmasının yanında bu duyurulardan bihaber kalan alıcılar için bahsi geçen 2020 yılı Nisan ve Mayıs ayı taksitlerini ödemek üzere şubeye gittiklerinde yahut mobil ödeme yapmak üzere bizatihi sisteme girdiklerinde söz konusu ayların ödenemediği durumunun görülmüş olacağı, bu durumda da söz konusu karar gereği erteleme işlemine tabii olmak istemeyen alıcıların gerek ilgili banka şubesi ile yüz yüze gerekse İdarelerine gelme durumu olmaksızın telefon vasıtası ile iletişime geçerek taksit ertelemesi uygulamasının dışında tutularak 2020 yılı Nisan ve Mayıs ayı taksitlerini ödeyebilmiş oldukları, ancak bu muafiyet işleminin 2020 yılı Nisan ve Mayıs ayı taksitlerini ödemeksizin Haziran ayı taksitini ödeyen alıcılar için hesaplama sisteminin geriye işletilememe durumundan dolayı uygulanamadığı, sonuç itibari ile alınan taksit erteleme kararının ödemelerini rutin yapmak isteyen alıcılar için 2020 Haziran ayı taksit dönemi gelmeden talep etmeleri halinde uygulanmayacak olduğu, ancak 2020 Haziran ayı ödeme dönemi sonrası bu yönde gelen taleplerin Bankacılık sisteminden kaynaklı yerine getirilemediği,
2.5) Başvuru sahibi ile başvuru konusu husus hakkında taraf olunan herhangi bir yasal iş ve
işlem bulunmamakta olup, kendisi ile yapılan yazışma ve konu ile ilgili bilgi ve belgelerin yazıları ekinde gönderildiği, Belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma
hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu
Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci
maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, denilmektedir.
5) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın;
5.1) “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2’ nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti,
toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”,
5.2) “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5’ inci maddesinde; “Devletin temel amaç
ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Başvuranın talebinin
reddedilmesine ilişkin idari işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı değerlendirildiğinden, İdareye
Tavsiye Kararı verilmesi yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
7) Başvuran 1 no’lu paragrafta açıklandığı üzere, İdare tarafından erteleneceği belirtilen 2
aylık ödemenin, ertelenerek ödemelerin en sonuna 2 ayrı taksit olarak eklenmesi talebiyle
Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.
8) Burada, başvuranın talebinin gerçekleştirilebilir olup olmadığı hususunun açıklığa
kavuşturulması gerekmektedir.
9) İdare, Kurumumuza da bir örneğini gönderdiği söz konusu duyuru metninde
“…Koronavirüse karşı devletimizce bugüne dek alınan ve alınacak tedbirlere ilave olarak, vatandaşlarımızın banka şubelerinde oluşabilecek sağlık risklerinin önüne geçilebilmesi, ayrıca ekonomik yaşama ilişkin olası hasarları en aza indirebilmek için nakit akışı bozulup ödeme sorunu yaşayabilecek olan arsa, konut ve iş yeri alıcılarımızın taksit ödemeleri iki ay ertelenmiştir. Bu kapsamda; 2020 yılı Nisan ve Mayıs aylarına ait taksit geri ödemeleri faizsiz olarak ertelenmiştir….” İfadelerine yer vermiş olup, mevcut taksitlere dahil edileceği şeklinde başkaca bir açıklamanın yer almadığı,
10) Söz konusu duyurunun bu hali ile “2020 yılı Nisan ve Mayıs aylarına ait taksit geri
ödemelerinin sonraya bırakılacağı” şeklinde anlaşılmasının normal olduğu; duyuruda “mevcut taksitlere dahil edileceği” ifadeleri yer almadığı için böyle bir çıkarsama yapılmasının mümkün olmadığı,
11) Bilindiği üzere Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nde “ertelemek” kelimesinin “Sonraya bırakmak,
tehir etmek” manasına geldiği,
12) Anayasamızda yer alan mevcut düzenlemelere göre, Türkiye Cumhuriyetinin, toplumun
huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olduğu,
13) Buradan yola çıkarak, Anayasa Mahkemesi Kararlarında da ifade edildiği şekilde;
13.1) Hukuk devleti, insan haklarına saygılı ve bu haklan koruyucu adaletli bir hukuk düzeni
kuran bunu sürdürmekte kendini yükümlü sayan bütün eylem ve işlemleri yargı denetimine bağlı olan devlettir. Hukuk devleti ilkesi; devletin tüm organlarının üstünde hukukun mutlak egemenliğinin bulunmasını, yasa koyucunun da her zaman Anayasa ve Hukukun üstün kuralları ile kendisini bağlı saymasını gerektirir. Bu bağlamda yasa koyucunun yasal düzenlemelerin yapılması sırasında yaparken ki takdir yetkisi, sınırsız ve keyfi olmayıp, hukuk devleti ilkeleriyle sınırlıdır. Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik”tir. Bu ilkeye göre, kanun düzenlemelerinin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir tereddüde ve şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu tedbirler içermesi de gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuki güvenlikle bağlantılı olup birey hangi somut eylem ve olguya hangi hukuki müeyyidenin veya neticenin bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Birey ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını belirler. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.
(Anayasa Mahkemesi 26.12.2013 gün ve E.2013/67, K2013/164) Hukuk devletinin unsurları, doktrinde de belirlenmiş olup, bunlardan konuyla ilgili iki tanesi “hukuki güvenlik” ve
“belirlilik” ilkeleridir. Bireyin devlete güven duyması, ancak hukuki güveliğin sağlandığı bir hukuk devleti düzeninde mümkün olabilecektir. Anayasada öngörülen temel ve hürriyetlerin kullanılması ve insan haklarının insan hayatına egemen kılması için Devlet, bireylerin hukuka olan inançlarını ve güvenlerini korumakla yükümlüdür. Doktrinde hukuki güvenlik ilkesinin gerekleri de şu şekilde sıralanmıştır. 1- Devlet faaliyetleri, önceden öngörülebilir, tahmin edilebilir olmalıdır. 2- Devlet faaliyeti, önceden hukuk kurallarıyla düzenlenmiştir. 3- Hukuk düzeninde mümkün olduğunca hukuki istikrar sağlanmalıdır. 4- İdarenin tek yanlı işlem yapma üstünlüğüne karşı, güvece niteliğindeki kurallarla (bireylere katılma, dinleme ve savunma hakkı gibi haklar tanınarak) birey ile idare arasında denge sağlanmalıdır. 5- İdare, bireyin haklı beklentilerine uygun davranmalıdır. 6- Yasal düzenlemelerde hukuka ve devlete olan güveni zedeleyici hususlardan kaçınılmalıdır. 7- Devlet kişinin maddi ve manevi varlığını geliştirilebilmesi için hukuk güvenliğinin sağlandığı bir hukuk devleti yaratmalıdır. (Prof Dr.
Bahtiyar Akyılmaz, Prof. Dr. Murat Sezginer, Doç. Dr. Cemil Kaya- Türk İdare Hukuku – Ankara 2009, 5.130.131) Buna göre ve Anayasa Mahkemesi kararında da ifade edildiği gibi, hukuk devletinin unsurlarından olan “hukuki güvenlik” ilkesi gereği devlet faaliyetlerinin önceden tahmin edilebilir, öngörülebilir olması gerekmekte olup, takdir yetkisinini zorlayan ve keyfiliğe yol açacak kurallara yer vermemelidir. “Belirlilik” ilkesinin gereği ise, maddi hukuk ve usul kurallarının önceden öngörülebilir bir açıklıkta ve kişilerin haklı beklentilerini bariz şekilde berteraf etmeyecek düzenlemeler yapılmasını gerektirir. Aksi takdirde, verilen yetkilerin sınırlan belirsiz olup takdir keyfiliğe dönüşmesine neden olur ve yasanın verdiği ucu açık yetki kullanımıyla tesis edilen işlemlerin hukuki denetimi de yasa engeli sebebiyle gereği gibi yapılamaz.
14) Buradan yola çıkarak, İdarenin “Söz konusu erteleme kararının o gün itibari ile durumun
aciliyeti sebebi ile ivedilikle alınması ve duyurulması icap ettiği için yapılan duyuruda ertelenen taksitlerin 2020 Temmuz ayı dahil 2020 Aralık ayına kadar 6 eşit parça halinde mevcut taksitlere dahil edilerek tahsil edileceğinin net olarak belirtilemediği” açıklamasının geçerli bir gerekçe olarak kabul edilemeyeceği, kaldı ki bu açıklama ile aslında İdarenin hatasını bir nevi kabul ettiğinin anlaşıldığı,
15) İdarenin açıklamasında yer alan “söz konusu hesaplamanın Banka sistemleri
çerçevesinde geriye dönük değiştirilme imkansızlığı sebebi ile talebin karşılanamadığı” şeklinde ifadeye karşılık olarak ise, başvuranın talebinin geriye dönük bir talebinin bulunmadığı, başvuranın talebinin “erteleneceği belirtilen 2 aylık ödemenin, ertelenerek ödemelerin en sonuna 2 ayrı taksit olarak eklenmesi” şeklinde olduğu açıkça görülmektedir.
16) Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı
çerçevesinde; Anayasada öngörülen temel hak ve hürriyetlerin kullanılması ve insan haklarının insan hayatına egemen kılması için Devletin, bireylerin hukuka olan inançlarını ve güvenlerini korumakla yükümlü olduğu, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkesi gereği İdarenin önceden öngörülebilir düzenleme ve işlemler yapmasının gerekli olduğu, kişilerin haklı beklentilerini bertaraf etmeyecek şekilde davranışta bulunması gerektiği değerlendirildiğinden, İdarenin söz konusu işleminin hukuka aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
17) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, İdareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin
ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; İdare tarafından erteleneceği belirtilen 2 aylık ödemenin, ertelenerek ödemelerin en sonuna 2 ayrı taksit olarak eklenmesi hususunda TOPLU KONUT İDARESİ BAŞKANLIĞI’NA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURAN ve TOPLU KONUT İDARESİ BAŞKANLIĞI’NA tebliğ edilmesine,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Toplu Konut İdaresi
Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi