ÖZET: Başvuran, Çanakkale Kepez’deki taşınmazında müteahhit ile yaptığı anlaşmanın projeye aykırı olduğunu ve yapı denetim sözleşmesini feshettiğini belirtmiştir. Ancak, ilgili idare fesih işlemini kabul etmemiştir. Başvuran, şikayetlerini savcılığa iletmesi üzerine inşaatta bazı eksikliklerin tespit edildiğini ifade etmekte ve idareden bilgi talep etmektedir. Ancak, taleplerinin geri çevrildiğini, bu durumun usulsüz işlemler yapıldığına dair kanaat oluşturduğunu belirtmektedir.

Çanakkale Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, başvuranın şikayetlerine ilişkin gerekli incelemeleri yaptığını ve yapı denetim sürecinin 4708 sayılı kanun çerçevesinde yürütüldüğünü açıklamıştır. Başvuranın fesih talebinin diğer hissedarların onayı olmadan geçerli olmadığını, bu nedenle idarenin talebe olumsuz yanıt verdiğini belirtmiştir. Ayrıca, yapı müteahhidi hakkında doğrudan bir yaptırım yetkisi bulunmadığını, ancak tespit edilen aykırılıkların ilgili belediyeye bildirildiğini ve gerekli idari işlemlerin uygulandığını ifade etmiştir.

Sonuç olarak, başvurunun reddedilmesi gerektiği yönünde bir öneri sunulmuş ve başvuranın taleplerinin hukuka uygun bir şekilde karşılanmadığı sonucuna varılmıştır. İdarenin yürüttüğü işlemler, bilgi edinme hakkı kapsamında değerlendirildiğinde, mevcut soruşturmanın devam etmesi nedeniyle bilgi verilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/10899-S.21.17523

BAŞVURU NO : 2021/3212

KARAR TARİHİ : 26/07/2021

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇANAKKALE ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ

Başvuranın idareye yaptığı başvurular hakkında tarafına bilgi

BAŞVURUNUN KONUSU :

verilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 11/02/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; Çanakkale Kepez / nolu parselde yer alan taşınmazda hissedar olduğunu, bu taşınmazda inşaat yapılması için müteahhit ile anlaşma yaptığını, müteahhit tarafından yapılan imalatın projeye aykırı ve hatalı olduğunu, bu nedenle yapı denetim sözleşmesini feshettiğini ancak ilgili idarenin feshi işleme koymadığını, şikayetlerini savcılık makamı ile bildirmesi üzerine inşaatlarda inceleme yapıldığını ve bazı eksiklik ve ayıplar tespit edildiğini, yapılan işlemler konusunda idareden bilgi almak istediğini ancak taleplerinin geri çevrildiğini, bu durumun kendisinde usulsüz işlemler yapıldığına dair kanaat oluşturduğunu belirterek başvuruları hakkında idarece yapılan işlemler ve incelemelerin sonucunun tarafına verilerek inceleme yapmasına müsaade edilmesini ve müteahhit hakkında yapılmayan işlemlerin icra edilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Çanakkale Çevre ve Şehircilik İl

Müdürlüğü’nden 22/03/2021 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili idarenin 07/04/2021 tarih ve sayılı cevabi yazısında; 2.1. “Kurumunuza iletilen başvuru ve talep konusu işlemlere ilişkin İl Müdürlüğümüz görev ve sorumlulukları kapsamında kalan konular ile ilgili her türlü inceleme ve tespitler yapılmış, şikayet konusu husus ile alakalı olarak 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde teknik raporlar tanzim edilmiş, bahse konu binaların denetimini yapan yapı denetim kuruluşundan ve sorumlu denetçi mühendislerinden savunmaları istenilmiş, gelen savunmalar göz önüne alınarak teknik inceleme raporları hazırlanmış ve konu İl Yapı Denetim Komisyonuna havale edilmiş olup, İl Yapı Denetim

Komisyonunda karar aşamasındadır. Komisyon Kararı sonrası sorumlu yapı denetim kuruluşu ve denetim elemanları hakkında idari işlemler yürütülecektir.

2.2. Başvuranın tüm şikayet başvurularına istinaden inceleme ve gerekli işlemler yürürlükteki mevzuat çerçevesinde yapılmış ve yapılmakta olup kendisine defaten cevap verilmiştir. İdaremizce yürütülen işlemlerin usulsüz olduğu iddiası tamamıyla gerçek dışıdır. İdaremizce yapılan tüm işlemler denetime tabidir. Adı geçen şahsa kanun ve yönetmelikler gereği verilebilecek tüm bilgi ve belgeler verilmiştir.

2.3. Başvuran bahse konu taşınmazın 1/7 hissesine sahiptir. Kendisi yapı denetim hizmet sözleşmesini feshetmişse de taşınmazın toplam 6/7 hissesine sahip diğer hissedarlarının böyle bir fesih işlemi bulunmamaktadır. 31.10.2019 tarihli dilekçe eki Çanakkale 4. Noterliğinin 30.10.2019 tarihli ve

Yevmiye Numaralı ihtarnamesi ile 6/7 pay sahibi hissedarların imzası ile şikayetçi tarafından yapılan fesih talebinin kendilerini temsil etmediği ve bu işleme rıza göstermedikleri hususu bildirilmiştir. Başvuranın fesih talebi ile ilgili olarak kendisine bilgi verilmiştir. Hissedarı olduğu parselle ilgili olarak Bakanlığımız

Hukuk Müşavirliğinin 26.09.2014 tarihli ve sayılı yazıları ile de; “…bir parselle ilgili olarak akdedilen bir sözleşmeyi hissedarlardan birisi diğer hissedarların onayı olmadan feshedemez…” şeklinde görüşü gereği tüm hissedarlar adına fesih yetkisi olmadığı şikayet sahibine iletilmiştir.

2.4. İl Müdürlüğümüzce şikayet üzerine yürütülen işlemler 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde gerçekleştirilmekte olup, uygulanan işlemler sorumlu yapı denetim firması ve sorumlu denetim personelleri hakkında idari yaptırım ve sicil kayıtlarının Bakanlığımızca tutulmasını içermekte olup, yapı müteahhidi ile ilgili doğrudan bir yaptırım yetki ve sorumluluğu bulunmamaktadır. İl

Müdürlüğümüzce yapılan inceleme ile tespit edilen aykırılıkların ilgili idaresine bildirimi sonucu, yapı müteahhidi hakkında idari yaptırım, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde ilgili idaresi olan Belediyesince uygulanmaktadır. Şikayete konu iş ile ilgili olarak, ilgili idaresinin 08.07.2020 tarihli ve sayılı yazısı ve ekleri ile söz konusu yapı ile ilgili 3194 sayılı Kanun çerçevesinde idari işlem uygulandığı ve yapı müteahhidine idari para cezası kesildiği bildirilmiştir.

2.5. İl Müdürlüğümüzce söz konusu şikayet ile ilgili yürütülen işlemler 4708 sayılı Yapı Denetim Hakkında

Kanun ve Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği çerçevesinde olup, öncelikle projesinde aykırılık tespit edilen tüm yapıların denetiminden sorumlu yapı denetim personellerinden ve yapı denetim firmasından yazılı savunmaları istenilmekte, gelen savunmalar doğrultusunda Teknik İnceleme Raporları oluşturulmakta, söz konusu Teknik İnceleme Raporları İl Yapı Denetim Komisyonuna sevk edilmekte ve

Komisyonun vereceği nihai karar sonrası sorumluluğu bulunan yapı denetim firmasına ve bu firmada görevli sorumlu denetçi personellerine idari yaptırım uygulanmaktadır. Savunmaların değerlendirilmesi ve Teknik İnceleme Raporlarının hazırlık aşaması gibi söz konusu idari soruşturma süreçleri 4982 sayılı

Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 19. maddesi kapsamında olması sebebiyle soruşturma henüz devam ederken hiçbir suretle belge verilmemektedir. Şikayetçi, henüz soruşturma aşamasında olan konu ile ilgili gelen savunmaları ve diğer soruşturma evraklarını talep etmişse de kendisine bu evrakların verilemeyeceği, ancak Komisyon kararı sonrası bilgi ve belgelerin tüm taraflara verilebileceği kendisine bildirilmiştir.” ifadelerine yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2’nci maddesinde; “Türkiye

Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk

Devletidir”, 3.1. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”,

3.2. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40’ıncı maddesinde; “ Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”, 3.3. ”Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 3.4. “Yargı yolu” kenar başlıklı 125’inci maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”,

4. Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmesinin 19’uncu maddesi:

“1. Herkes, kimsenin müdahalesi olmaksızın istediği düşünceye sahip olma hakkına sahiptir. 2. Herkes, düşüncelerini açıklama hakkına sahiptir; bu hak, herkesin, ülkesel sınırlara bağlı olmaksızın her çeşit bilgiyi ve fikri, sözlü, yazılı ya da basılı biçimde, sanat eserleri biçiminde ya da kendi seçeceği herhangi bir başka biçimde araştırma, edinme ve iletme özgürlüğünü de içerir. 3. Bu maddenin 2. fıkrasında öngörülen hakların kullanılması, özel bazı görev ve sorumlulukları da beraberinde getirir. Dolayısıyla, bunlara bazı sınırlamalar da konulabilir; ancak, bu sınırlamaların yasalarda öngörülmüş olması ve; (a)

Başkalarının haklarına ve şöhretine saygı bakımından ve; (b) Ulusal güvenliğin, kamu düzeninin ya da kamu sağlığı ve genel ahlakın korunması bakımlarından gerekli olması zorunlu olmalıdır.” 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. Ancak; Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.”, 6. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun; 6.1. “Amaç, Kapsam ve Tanımlar” başlıklı birinci bölümünde yer alan “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde: “Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.”, 6.2. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4’üncü maddesinin ilk fıkrasında; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir.” 6.3. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5’inci maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”,

6.4. “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7’nci maddesinde; “ (1)Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır.” hükmü, ikinci fıkrasında “Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler.” hükmü ve üçüncü fıkrasında da “İstenen bilgi veya belge, başvurulan kurum ve kuruluştan başka bir yerde bulunuyorsa, başvuru dilekçesi bu kurum ve kuruluşlara gönderilir ve durum ilgiliye yazılı olarak bildirilir”, 6.5. “Başvuruların cevaplandırılması” başlıklı 12’nci maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bilgi edinme başvurularıyla ilgili cevaplarını yazılı olarak veya elektronik ortamda başvuru sahibine bildirirler.

Başvurunun reddedilmesi hâlinde bu kararın gerekçesi ve buna karşı başvuru yolları belirtilir.” 6.6. “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19’uncu maddesinde; “Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek, Bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır. ”, 7. Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik’in; 7.1. “İstenecek bilgi veya belgelerin niteliği” başlıklı 12’nci maddesinde; “(1) Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. (2) Kurum ve kuruluşlar; ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurular ile tekemmül etmemiş bir işleme ilişkin bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler.” 7.2. “İdari soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 30’uncu maddesinde; “Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idari soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması halinde; a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, b)

Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, c)

Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek, bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.” düzenlemeleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun reddi gerektiği yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Açısından Değerlendirme 9. Başvuran (1) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda, hissedarı olduğu taşınmazda yapılan inşaatın projeye aykırı ve hatalı olduğundan bahisle savcılığa yaptığı şikayetler üzerine müteahhit firma ve yapı denetim firması hakkında yapılan işlemler hakkında bilgi almak istediği ancak idarece bilgi

taleplerinin karşılanmadığı iddiasında bulunarak mağduriyetinin giderilmesi ve müteahhit firma hakkında yapılmayan işlemlerin icra edilmesi talebinde bulunmaktadır.

10. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10’uncu maddesinde yer alan ifade özgürlüğü, görüş sahibi olma özgürlüğü, bilgi ve düşünceyi edinme özgürlüğü ile bilgi ve düşünceyi yayma özgürlüğünü içermektedir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından, özellikle kişisel bir veri kaydına erişime dayalı bilgi edinme hakkının ihlali durumu söz konusu olduğunda, 10’uncu maddenin yanı sıra Sözleşmenin özel hayatın ve aile hayatının korunmasını düzenleyen 8’inci maddesi dahilinde de inceleme yapıldığı görülmektedir.

Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’nin ifade özgürlüğünü düzenleyen 19’uncu maddesi ile de devlete, hali hazırda mevcut olan bilgiye erişim dışında, bireyler tarafından talep üzerine istenebilecek bilgilere erişim konusunda pozitif bir ödev yüklenmektedir. Anayasa’nın 26’ncı maddesinde ise; herkesin, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahip olduğu, bu hürriyetin resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestisini de kapsayacağı belirtilmek suretiyle bilgi edinme hakkının haber veya fikir almak ya da vermek hürriyetinin ayrılmaz bir parçası olduğu kabul edilmektedir.

11. Yönetimde şeffaflığın, demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün gereklerinden olan bilgi edinme hakkı; bireylere daha yakın bir yönetimi ve halkın denetimine açıklığı sağlama noktasında önemli bir rol oynamaktadır. İdare, bireylerin doğru bilgilenmesini engellememe yükümlülüğünün yanında, bilgilenme gereksinimi içerisindeki toplumun sağlıklı bilgilenmesi ve bilgiye ulaşabilmesi için gerekli tedbirleri de almakla yükümlüdür.

12. Bilgi edinme hakkı, idarenin tek taraflı iradesiyle, kişilerin ve toplumun hukuki durumunda değişiklik oluşturan eylem, işlem ve kararlarına ilişkin bilgilerin herhangi bir özel yararın ispatına gerek olmaksızın bireyler tarafından elde edilebilmesini garanti altına alan bir insan hakkıdır ve hakkın sahibi olan kişiye idareden bilgi ve belge elde edebilme yetkisi verirken hakkın muhatabı olan idareye ise bilgi ve belge verme ödevi yüklemektedir. (Yrd. Doç. Dr. Ayhan DÖNER, Şeffaf Devlette Bilgi Edinme Hakkı ve Sınırları, On İki Levha

Yayıncılık, 1. Baskı, İstanbul, Kasım 2010, s.98)

13. Hak arama hürriyetinin ayrılmaz bir parçası olan bilgi edinme hakkı Anayasanın 74’üncü maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddede “herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu” belirtilerek, bilgi edinme hakkı güvence altına alınmıştır. Söz konusu madde genel bir düzenleme olup hakkın sınırı konusunda ayrıca bir düzenleme içermemektedir. Ancak elbette ki, söz konusu hak da mutlak bir hak değildir. Dolayısı ile hakkın Anayasanın 13’üncü maddesi kapsamında belli bazı kısıtlamalara tabi tutulması mümkündür. Nitekim yasa koyucu bilgi edinme hakkının eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kullanımını güvence altına almak amacıyla hakkın kullanımına ilişkin esas ve usulleri 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununu ile düzenlemiştir. Anılan Kanunun 3’üncü maddesinde bilgi edinme hakkının konusunu oluşturan “bilgi” kamu kurum ve kuruluşlarının sahip olduğu kayıtlarda yer alan her türlü veri olarak tanımlanmıştır. Kanunun 4’üncü maddesinde ise herkesin bilgi edinme hakkı bulunduğu belirtilmiştir.

14. Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinde uygulanacak olan Bilgi Edinme Hakkı Kanunu, demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemek amacıyla çıkarılmış olup Kanunun 4’üncü maddesinde, herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu, 5’inci maddesinde ise, kurum ve kuruluşların bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere gerekli idari ve teknik tedbirleri almakla yükümlü oldukları hükümlerine yer verilmiştir.

15. Diğer haklarda ve özgürlüklerde olduğu gibi, bilgi edinme hakkı da mutlak bir hak değildir. Bir başka anlatımla, bu hakkın kullanılması, idarenin elinde bulunan bütün bilgilerin ve belgelerin kamuoyu ile paylaşılmasını gerektirmemektedir. Buna karşın, kamu kurumları ve kuruluşları, Bilgi Edinme Hakkı

Kanununda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgiyi ve belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmakla yükümlü bulunmaktadır. (A. Şimşeksoy, Bilgi Edinme Hakkı ve Sınırları, Terazi Hukuk Dergisi, 2011, s.67)

Dolayısıyla, 4982 sayılı Kanunun temel amacı açısından serbesti kural olmakla birlikte, Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu bu Kanunun getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilecektir.

16. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu (BEDK) söz konusu hususu 22/06/2005 tarihli ve 2005/476

Karar sayılı kararında; “…4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 4’üncü maddesinin 1’inci fıkrası

“Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir” hükmünü amirdir. Bu hükme göre bilgi edinme hakkının başvuru yoluyla kullanılabilmesi için ilgililik şartı aranmamaktadır. 4982 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin 1’inci fıkrası ise “Kurum ve kurulular, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.” hükmünü amirdir. Dolayısıyla 4982 sayılı

Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu ancak yine bu Kanun’un getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilir.” şeklinde belirtmiştir.

17. Bilgi edinme hakkının istisnaları 4982 sayılı Kanunun 4’üncü bölümünde 15 ila 27’nci maddeleri arasında düzenlenmiş ve 13 adet istisnaya yer verilmiştir. Hakkın sınırı açısından bahsedilen 13 istisnadan biri, Kanunun 19’uncu maddesinde düzenleme altına alınmıştır. Madde düzenlemesine baktığımızda; kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek nitelikte olan idarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgelerdir.

18. Yukarıda belirtilen hüküm bilgi verme yükümlüsü olan kamu kurumlarının idari soruşturmalarla ilgili istenen bilgi ve belgeleri vermekten kaçınabilecekleri dört adet istisnai durumu göstermektedir. Dolayısıyla idari soruşturmalarla ilgili olarak istenen bilgi ve belgeler bu istisnalardan en az birisinin kapsamına girmiyorsa başvuru sahibine verilmek zorundadır. Salt 19’uncu madde kapsamında bilgi edinme başvurusunun reddedilebilmesi için sadece idari soruşturmanın varlığı yeterli olmayıp, ilgili hükümde düzenlenen diğer şartlardan birinin de gerçekleşmiş olması ve hangi şartın gerçekleştiğinin de maddi olaylara dayanarak açıklanması, olayların gerçekleştiğinin belgelendirilmesi ve olayların hukuki nitelendirmesinin doğru yapılmış olması gerekmektedir. 4982 sayılı Kanunun 9’uncu maddesi

“İstenen bilgi veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur.

Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir” hükmünü amirdir. Anayasamız Türkiye

Cumhuriyeti’nin demokratik bir hukuk devleti olduğunu değiştirilemez hükümleri arasında belirtmiştir.

Demokratik bir hukuk devletinde hak ve özgürlükler asıl, sınırlamalar ise istisnadır. Dolayısıyla bilgi

edinme hakkı geniş, bu hakkın istisnaları ise dar ve amaca uygun yorumlanmak zorundadır. (Bkz:

BEDK 2005/476 Karar sayılı 22/06/2005 tarihli kararı, BEDK 2005/422 Karar Sayılı, 01/06/2005 Karar tarihli Kararı)

19. Somut dosya kapsamında; idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; 19.1. Başvuranın Çanakkale 1. Noterliğinin 24/10/2019 tarihli ve sayılı fesih ihbarnamesi ile yapı

denetiminin sözleşmeye uygun ve gerekli sürelerde yapılmaması, aksatılması nedeniyle yapı denetim sözleşmesini feshettiğini Çanakkale Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ile Kepez Belediye Başkanlığına bildirdiği, ancak diğer hissedarların Çanakkale 4. Noterliğinin 30/10/2019 tarihli ve Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile başvuran tarafında yapılan fesih talebinin kendilerini temsil etmediği ve bu işleme rıza göstermedikleri hususunun bildirildiği, bunun üzerine İl Müdürlüğünün 06/11/2019 tarihli yazısı ile

Bakanlık Hukuk Müşavirliğinin 26/09/2014 tarihli ‘…bir parselle ilgili olarak akdedilen bir sözleşmeyi hissedarlardan birisi diğer hissedarların onayı olmadan feshedemez…’ görüşü doğrultusunda fesih işleminin yapı denetim sisteminde fesih edilebilmesi için diğer hissedarların da noter onaylı muvafakatnameleri ile noter onaylı fesihnamelerinin gönderilmesi gerektiği hakkında başvurana bilgi verildiği, 19.2. Başvuranın 22/12/2019 tarihli dilekçesinde belirttiği ruhsat ve eklerine aykırı imalat yapıldığına dair şikayetleri ile ilgili olarak İl Müdürlüğünce dosyasında ve yerinde inceleme yapılmak üzere gerekli belgelerin birer örneğinin Kepez Belediye Başkanlığından talep edildiği, akabinde 14/02/2020 tarihinde inceleme yapılarak 27/02/2020 tarihli Teknik Rapor hazırlandığı, 19.3. Başvuranın benzer hususlara ilişkin çeşitli tarihlerde defaten idareye başvurularda bulunduğu, idare tarafından başvurana ‘Şikayete konu hususlar ile ilgili 14/02/2020 tarihinde yerinde inceleme yapılmış olup, raporlama sonrası savunma istemi süreci devam etmektedir. İl Müdürlüğümüzce söz konu şikayet ile ilgili yürütülen işlemler 4708 sayılı Yapı Denetim Hakkında Kanun ve Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği çerçevesinde olup, öncelikle yapılan tespitlere dair hazırlanacak Teknik İnceleme Raporuna esas olmak üzere ilgili idare, yapı denetim kuruluşundan ve sorumlu denetim elemanlarından savunmaları istenilmiş olup, gelen savunmalar neticesinde aykırılık niteliği ve durumu kesinleştirilecek, eğer iletilen bilgi, belge ve savunma sonrası da aykırılık durumu sabit görülürse, aykırılıkta sorumluluğu bulunanlar hakkında 4708 sayılı Yapı Denetim Hakkında Kanun ve Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği çerçevesinde İl Yapı

Denetim Komisyon Kararına istinaden idari işlemler yürütülecektir.’ hususları belirtildikten sonra sürecin hangi aşamada olduğuna dair bilgilendirme yapıldığı, 19.4. En nihayetinde başvuranın 08/12/2020 tarihinde CİMER aracılığı ile başvuruda bulunduğu, Çanakkale Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 05/01/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ile; ‘Şikayet sahibinin bahse konu şikayetine ilişkin ilk olarak İl Müdürlüğümüz kayıtlarına 24/12/2019 tarih ve sayı ile giren 22/12/2019 tarihli dilekçesi ve eklerine istinaden inceleme başlatılmış ve şikayete konu parselde yer alan blok ve adet ayrı YİBF den oluşan siteye dair konular incelenmiştir. Ayrıca yine şikayetçinin İl Müdürlüğümüz kayıtlarına 02/03/2020 tarih ve sayı ile giren 02/03/2020 tarihli dilekçesi ve eklerine istinaden ikinci kez inceleme yapılmıştır.

Gerek inceleme ve değerlendirme sürecinde, gerekse şikayete konu hususlara dair ilgililerden istenen savunmalar aşamasında şikayet sahibinin, Bakanlığımız aracılığı ile, CİMER ile, dilekçe ile ve adli yollar ile talep ettiği tüm bilgi ve belgeler … yazılarımız ile şahsa ve ilgili makamlara iletilmiştir…

Ayrıca ilgili idaresi tarafından söz konusu yapı ile ilgili olarak 3194 sayılı Kanun çerçevesinde uygulanmış idari işlem bulunmaktadır.

İl Müdürlüğümüzce söz konusu şikayet ile ilgili yürütülen işlemler 4708 sayılı Yapı Denetim Hakkında

Kanun ve Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği çerçevesinde olup, öncelikle aykırılık tespit edilen tüm yapılardaki sorumlulara dair savunmalar istenilmekte, gelen savunmalar doğrultusunda Teknik İnceleme

Raporları oluşturulmakta, söz konusu Teknik İnceleme Raporları İl Yapı Denetim Komisyonuna sevk edilmekte ve Komisyonun vereceği nihai karar sonrası idari yaptırım uygulanmaktadır.

Savunmaların değerlendirilmesi ve Teknik İnceleme Raporlarının hazırlık aşamasında söz konusu süreçlere dair bilgi belge verilmemekte olup, tüm dokümanların değerlendirilerek İl Yapı Denetim

Komisyonu Kararı sonrası kararın taraflarına karar örneği verilecektir.’ yönünde cevap verildiği

anlaşılmıştır.

20. Başvuran tarihinde Kurumumuza başvuru yapmış, başvurunun çözüme kavuşturulması amacı ile idareden bilgi ve belge talebinde bulunulmuş ve Çanakkale İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından savunmaların değerlendirilmesi ve Teknik İnceleme Raporlarının hazırlık aşaması gibi söz konusu idari soruşturma süreçlerinin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 19’uncu maddesi kapsamında olduğu gerekçesi ile soruşturma henüz devam ederken belge verilemeyeceği ancak Komisyon kararı sonrası bilgi ve belgelerin tüm taraflara verilebileceği ifade edilmiştir. .

21. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; 21.1. Başvuranın, fesih ihbarnamesinin dikkate alınmadığı iddiasına ilişkin olarak; başvuranın bahse konu taşınmazda 1/7 hisseye sahip olduğu, her ne kadar kendisi yapı denetim firması ile olan sözleşmeyi feshetmek istese de 6/7 hisseye sahip diğer hissedarların rızası olmadan bu sözleşmeyi feshetmesinin mümkün olmadığı, 21.2. Başvuranın yapı müteahhidi hakkında işlem yapılmadığı iddiasına ilişkin olarak; yapı müteahhidi ile ilgili Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün doğrudan bir yaptırım yetki ve sorumluluğu bulunmadığı, bununla birlikte tespit edilen aykırılıkların ilgili idaresine bildirimi sonucu, ilgili idaresi olan Belediyesince 08/07/2020 tarihli ve sayılı yazısı ve ekleri ile söz konusu yapı ile ilgili 3194 sayılı Kanun çerçevesinde idari işlem uygulandığı ve yapı müteahhidine idari para cezası kesildiği, 21.3. Başvuranın idareden bilgi almak için yaptığı başvurulara cevap verilmediği, geri çevrildiği, raporlamadan sonra herhangi bir işlem yapılmadığı, ruhsat ve eklerine aykırı yapılan imalat ile ilgili herhangi bir işlem yapılmayarak aykırılıklara göz yumulduğu iddialarına ilişkin olarak; başvuranın 22/12/2019 tarihli dilekçesi üzerine şikayete konu hususun araştırılması için Kepez Belediye

Başkanlığından gerekli belgelerin temin edilerek dosyasında ve yerinde inceleme yapıldığı, başvuranın tüm dilekçelerine ilgili idarece açıklama yapıldığı, şikayetlere ilişkin işlemlerin 4708 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat dahilinde yürütüldüğüne ve hangi aşamada olduğuna ilişkin bilgi verildiği, bununla birlikte yürütülen idari soruşturmanın nihai karara bağlanmadığı, hazırlanan raporların İl Yapı Denetim

Komisyonunda inceleme sürecinde olduğu, bu aşamada dosya içeriğine ilişkin bilgi ve belge paylaşımının

4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunun 19’uncu maddesi kapsamında kişilerin özel hayatına açıkça

haksız müdahale sonucunu doğuracak, kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek nitelikte olması muhtemel olduğu gerekçesi ile soruşturma içeriğine ilişkin bilgi verilmediği, idarenin dosya içeriğine ilişkin bilgi paylaşmamasının makul gerekçelere dayandığı tespit edilmiş ve başvuranın iddialarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

22. Şikâyetçinin iddiaları, idarelerin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın iddialarının yerinde olmadığı, soruşturma içeriğine ilişkin talep ettiği belgelerin 4982 sayılı Kanunun 19’uncu maddesi kapsamında yer aldığı değerlendirildiğinden başvuranın talebinin İdarece reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı tespit edilerek şikâyetin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

23. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; idare tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, bu bakımdan kanunlara uygunluk ilkesine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

24. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Çanakkale İdare Mahkemelerinde dava yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve ÇANAKKALE ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ’NE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi