ÖZET: Bu Danıştay kararı, başvuranın mahkeme kararının uygulanmasını talep etmesi üzerine şekillenmiştir. Başvuran, Sakarya 2. İdare Mahkemesi tarafından verilen kesinleşmiş bir kararın gereğinin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilmediğini ileri sürerek mağduriyetinin giderilmesini istemiştir. İdare, mahkeme kararının gereğini yerine getirmediğini, bunun sebebinin bütçe yetersizliği olduğunu belirtmiştir. Ancak, Anayasa ve ilgili mevzuat gereği, idarelerin mahkeme kararlarını geciktirmeden uygulama yükümlülüğü bulunmaktadır.

Hukuk devleti ilkesinin gereği olarak, idarelerin mahkeme kararlarına uyması ve bu kararların uygulanmaması durumunda sorumluluk taşıması gerektiği vurgulanmıştır. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları, yargı kararlarının uygulanmasının mahkemeye erişim hakkı kapsamında değerlendirileceğini belirtmektedir. Sonuç olarak, mahkeme kararının gecikmeksizin yerine getirilmesi için Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne tavsiyede bulunulmuş ve bu işlemin 30 gün içinde bildirilmesi zorunlu kılınmıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/12415-S.21.19915 –

BAŞVURU NO : 2021/11268

KARAR TARİHİ : 26/08/2021

TAVSİYE KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, mahkeme kararının uygulanması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 23/06/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza başvuruda bulunan başvuran başvurusunda özetle; Tapu ve Kadastro Genel

Müdürlüğü aleyhine açtıkları davanın Sakarya 2.İdare Mahkemesi tarafından 18/01/2021 tarih ve /

Esas / Karar sayılı kararı ile sonuçlandığını ve kesinleştiğini, ancak idare tarafından söz konusu kararın gereklerinin yerine getirilmediğini belirterek; mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 02/07/2021 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.

Sapanca Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü tarafından gönderilen 13/07/2021 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1 Söz konusu kararların Müdürlüğe Sakarya Valiliği Defterdarlık Muhakemat Müdürlüğünden

25/01/2021 tarihinde 20/01/2021 tarih sayılı yazı ile geldiği, müdürlüğe tebliğ edildiğine dair tebliğ zarfı bulunmadığı ve yine Sakarya 2. İdare Mahkemesi’nin 18/01/2021 tarih / Esas- / Karar sayılı mahkeme kararının yazı ekinde gönderildiği,

2.2 Anayasa hükümleri gereği söz konusu mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmesi için 27/01/2021

tarihinde sayılı yazı ile Sapanca Mal Müdürlüğüne ve Sapanca Halk Bankası Şubesine yazı yazılarak işlemler başlatıldığı, gelen cevabi yazılara istinaden Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Hukuk

Müşavirliği’ne ve Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı’na 03/02/2021 tarih sayılı yazı ile gönderildiği,

2.3 Strateji Geliştirme Daire Başkanlığından gelen 08/03/2021 tarih sayılı cevabi yazı 09/03/2021

tarih sayılı yazı ile cevaplandırıldığı ve yine belirtilen mahkeme kararı gereği ’na

Müdürlük bünyesinde ödenek olmadığı için herhangi bir ödeme yapılamadığı,

2.4 Bahse konu şikayet ile ilgili yapılan işlemler hakkında başvurucunun 19/01/2021 tarihli dilekçesinde

bilgi verilmesi ile ilgili bir talebi olmadığından herhangi bir cevap verilmediği ancak evrakların gecikmeye mahal bırakılmaksızın işleme alındığı, başvurucunun hak kaybına sebebiyet vermemek için Müdürlük tarafından sürecin derhal başlatıldığı,

2.5 Ayrıca başvurucunun müdürlüğün aktif personeli olup süreç hakkında yakinen de bilgi sahibi olduğu

ve yine ilama bağlı borçların prensip olarak borcun kaynağı bütçe tertibinden ödenmesi esas olmakla birlikte herhangi bir bütçe tertibi ile ilişkilendirilmeyen ilama bağlı borçlara yönelik uygulama 2021 Yılı

Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa ekli E cetvelinde (2021 yılı e cetveli 52. madde) düzenlenmekte olup bu kapsamdaki taleplere istinaden Strateji ve Bütçe Başkanlığınca ödenek tahsisi çerçevesinde ilama bağlı borçların ödenebildiği,

2.6 Bilindiği üzere kamu kaynaklarından personele promosyon adı altında ödeme yapılmadığından buna

yönelik bütçe tertibi ve ödenek tahsisi bulunmadığı,

2.7 Sakarya 2. İdare Mahkemesi’nin 18/01/2021 tarih / Esas- / Karar sayılı kararında idare

aleyhine hükmedilen tutarların idarenin ilama bağlı borçlarının ödenmesine yönelik ekli 13/04/2021 tarih sayılı yazıya ilişik ödenek talep listesine dahil edilmiş olup ödenek tahsis edildiğinde gerekli ödemenin yapılacağı belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

3.1 “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2.maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî

dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”

3.2 “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”,

3.3 “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinde; “ Anayasa ile tanınmış hak ve

hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”,

3.4 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4.

fıkralarında; “(3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. (4) Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

3.5 “Yargı yolu” kenar başlıklı 125. maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı

ödemekle yükümlüdür.”,

3.6 “Mahkemelerin Bağımsızlığı” başlıklı 138. maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme

organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. …”, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28. maddesinde: “(1)Danıştay, Bölge İdare

Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz (30) günü geçemez. Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır.

Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.”, Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

6. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; ilam borcunun ödenerek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

8. “Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan,

Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.” (Anayasa Mahkemesi

E.2013/44, K.2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013)

9. İdare eylem ve işlemlerinde kanunun çizdiği sınırlar içerisinde kalmak zorundadır. Anayasanın 8.

maddesinde bu husus yürütme yetkisi ve görevi Anayasa ve Kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir denilerek ifade edilmiştir. (Kemal Gözler- Gürsel Kaplan İdare Hukukuna Giriş Ekin Basın Yayın

Dağıtım Ağustos 2017, s.28)

10. Yasama ve yürütme organları ile idareler, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararlar hiçbir suretle değiştirilemeyeceği gibi idareler bu kararların yerine getirilmesini de geciktiremez.

11. Kanun koyucu, Anayasa’nın 138. ve İdari Yargılama Usulü Kanunun 28. maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idareyi sorumlu tutmuş ve idarenin yargı kararlarını uygulaması hususunda idareye anayasal ve kanuni bir zorunluluk yüklenmiştir. Dolayısı ile idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir.

(Bkz: 2017/5018 Başvuru Numaralı ve 24/10/2017 tarihli Tavsiye Kararı)

12. Başvurucuların, Mahkeme ilamına dayalı icra takibine rağmen hükmedilen bedellerin ödenmediği, kamu mallarının haciz edilemezliğine dayalı kanun hükümlerine dayanarak ödemeden kaçınıldığından bahisle, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürdükleri davada Anayasa Mahkemesi; “mahkemeye erişim hakkının adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olduğu ve bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme, mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da kapsadığı” ifade ederek yargı kararlarının uygulanmasını “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendirmiş, ayrıca

Devletin bir kurumunun aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu ekonomik kaynak yokluğunu ileri sürerek makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağını açıkça ifade etmiştir. (Bkz: Anayasa Mahkemesi’nin 03/04/2014 tarih ve 2013/711 sayılı Bireysel Başvuru Kararı)

13. Hizmet kusuru; idarenin yürüttüğü bir hizmetin kurulmasında, düzenlenmesinde ve işleyişindeki bozukluk ve aksaklık olup, asli ve birinci derecede bir sorumluluk nedenidir. Hizmet kusurunun bulunması durumunda idareyi sorumlu tutmak için başkaca bir neden aramaya gerek yoktur. Hizmet kusuru uygulamada 3 şekilde karşımıza çıkmaktadır. Bunlardan hizmetin kötü işlemesi; hizmetin beklenen özen, dikkat ve kalitede yapılmaması, hizmetin gereği gibi yürütülmemesidir. Dolayısı ile idarenin konuyla ilgili hukuk kurallarına, oturmuş makul uygulamalara uymaması veya hizmetin gereklerini nesnel ölçüler içinde gözetmemesi, hizmeti beklenen dikkat ve özeni göstermeden yapması, hizmet personeli üzerinde nezaret ve denetlemenin gereğince yapılmamış olması durumlarında hizmetin kötü işlediği ve hizmet kusuru esasına göre de idarenin sorumlu olduğu kabul edilmektedir. (Zehra Odyakmaz, Ümit Kaymak, İsmail

Ercan, “Anayasa Hukuku- İdare Hukuku”, On İki Levha Yayıncılık, 15. Baskı, İstanbul, Ağustos 2012, s.

412- 417)

14. Somut olayda; Sakarya 2. İdare Mahkemesi’nin / Esas ve / Karar sayılı 18/01/2021Karar tarihli ilamı ile şikayete konu idare aleyhine tazminata hükmedildiği ve borcun ilama bağlı borçlarının ödenmesine yönelik ödenek talep listesine dahil edildiği, ödenek tahsis edildiğinde mahkeme kararının gereklerinin gecikmeksizin yerine getirileceği belirtilmiştir.

15. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk Devleti olması, Hukuk

devleti ve Anayasanın 8. maddesi hükmü gereğince idari makamların görevlerini yerine getirirken hukuka, kanunlara ve çağdaş hukukta evrensel olarak kabul görmüş ilkelere de uygun hareket etmek zorunda olması, Anayasa’nın 138. maddesi hükmü gereği idarelerin, bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği, yargı kararlarının uygulanmasının “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendiren ve Devletin bir kurumunun aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu ekonomik kaynak yokluğunu ileri sürerek makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağına yönelik Avrupa İnsan

Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatları, söz konusu yargı kararının gecikmeli yapılmasının hizmet kusuru olduğu ve Anayasa’nın 125. maddesinde belirtilen “İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı da ödemekle yükümlüdür.” hükmü gereğince; mahkeme kararının gecikmeli ifa edilmemesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde idare tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine

30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma

süresinden arta kalan sürede Sakarya İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜ ile;

Söz konusu mahkeme kararının yerine getirilmesine yönelik makul sürede işlem tesisi için TAPU VE

KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Tapu

Ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Tavsiye Kararının BAŞVURAN VEKİLİNE ve TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi