|
ÖZET: Bu karar, başvuranın Romanya vatandaşlık başvuruları için gerekli olan göç kayıtlarına ilişkin belgelerin temin edilmesi talebinin reddedilmesi üzerine yapılmıştır. Başvuran, dedesi ve babaannesinin Türk vatandaşlığına geçiş tarihleriyle ilgili belgeleri talep etmiş, ancak Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, bu belgelerin 1 Ocak 1929 tarihinden önce tutulmadığını ve dolayısıyla arşivde bulunmadığını belirtmiştir. Başvuranın itirazı da Bilgi Edinme Kanunu gereğince reddedilmiştir.
Danıştay, başvuranın talebinin reddinin hukuka uygun olduğunu, çünkü idarenin sahip olmadığı bilgiyi verme yükümlülüğünün bulunmadığını vurgulamıştır. Ayrıca, başvuranın talebinin fiili bir imkansızlık durumu oluşturduğunu ve bu nedenle idarenin herhangi bir işlem tesis edemediğini belirtmiştir. İlgili mevzuat çerçevesinde, bilgi edinme hakkının da mutlak bir hak olmadığını ifade eden Danıştay, başvuranın talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olmadığını sonucuna varmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/12007-S.21.19295
BAŞVURU NO : 2021/6623
KARAR TARİHİ : 17/08/2021
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
EDİRNE
BAŞVURUYA KONU İDARE : DEVLET ARŞİVLERİ BAŞKANLIĞI
NÜFUS VE VATANDAŞLIK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Göç kayıtlarına ilişkin belgelerin verilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 24/03/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan başvuran özetle, Romanya vatandaşlık başvurularını yürütebilmek amacıyla babasının babası 1908 Romanya doğumlu ve babasının annesi 1910 Romanya doğumlu hangi tarihte ve ne şekilde vatandaşlık elde ettiklerine ve göç kayıtlarına ilişkin bilgi ve belgelere ihtiyaç duyduğunu, İçişleri
Bakanlığı Yeniden Vatandaşlığa Alınma ve Göçmen İşlemleri Şube Müdürlüğünün 04/02/2020 tarihli cevabi yazısında, “Türk vatandaşlığının sonradan kazanılmasına ilişkin dosyalar ve gerekli belgeler 1
Ocak 1929 tarihinden sonra tutulmaya başlandığından bahisle bu tarihten önce tescil olan kişilerin dosyalarının Genel Müdürlükleri arşivinde bulunmadığı” ifadelerine yer verildiğini, 05/02/2020 tarihinde
Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kuruluna itirazda bulunduğunu, ancak itirazının Bilgi Edinme
Kanununun 7. maddesi gereğince reddedildiğini, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü internet sitesinde “mevcut nüfus kayıtlarının 1904-1905 yıllarından itibaren oluşturulduğu, Osmanlıcadan
Türkçeye tercüme edildiği ve bilgi işlem ortamına aktarıldığı” nın ifade edildiğini, dedesinin ve babaannesinin Türk vatandaşlığı nüfus kayıt tarihinin 1919 olması nedeniyle yukarıda bahsi geçen tercümeler kapsamında ilgili belgelerin bulunması gerektiğini, ayrıca talep ettiği belgelerin nüfus kayıtlarının oluşturulmasına esas teşkil eden belgeler olduğunu, bu nedenle Kurumun görevi gereği de arşivde bulunmasının zaruri olduğunu, isim denklik belgesi düzenlenmesine ilişkin taleplerinin de aynı gerekçelerle reddedildiğini belirterek babasının babası ve babasının annesinin hangi tarihte ve ne şekilde vatandaşlık elde ettiklerine ve göç kayıtlarına ilişkin bilgi ve belgelerin temin edilerek tarafına gönderilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuz 09/04/2021 tarihli ve S. sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden
Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığının 13/04/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Verilen bilgilere göre yapılan araştırmada adı geçen şahıslara ait herhangi bir kayda ulaşılmadığını, 2.2. Başkanlığın vatandaşlık-göç başvuruları ile ilgili olarak Kurumlardan devraldığı belgeler üzerinden tarama yaparak başvuru sahibine tespit ettiği belgeleri gönderdiği, belge taraması elektronik ortamda olduğu kadar fiziki ortamda da yapıldığından tek bir arama kriteri ile sadece isim belirterek tarama yapmanın mümkün olmadığı, tarama işleminin doğru ve zamanında yapılabilmesi için Devlet Arşivleri
Kurum Web sitesinde bulunan formların kullanılmasının kayıt tarama işleminde net sonuç alınmasını sağlayacağı ve başka ara yazışmaya gerek kalmayacağı belirtilmiştir.
3. Kurumumuz 09/04/2021 tarihli ve S. sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün 27/05/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 3.1. Başvuranın 06/05/2020 tarihinde Uzunköprü İlçe Nüfus Müdürlüğüne müracaat ederek üst soyları adına isim denklik belgesi talep etmesi üzerine, ilgililerin nüfus kayıtlarına 13/01/1919 tarihinde tescil edildiklerinin tespit edildiği, 3.2. İlk Türk vatandaşlığına alınma Kanunu olan 1312 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 28/05/1928 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe girdiği, 3.3. Göçmen olarak ilk Türk Vatandaşlığına alınma Kanunu olan 2510 sayılı İskân Kanununun 14/06/1934 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe girdiği, 3.4. Herhangi bir kişinin Türk vatandaşlığını kazanabilmesi için mülga İcra Vekilleri Heyeti (Bakanlar
Kurulu Kararı) tarih ve sayısının gerekmekte olduğu, adı geçenlerin nüfus kayıtlarına tescillerinin 13/01/1919 tarihinde yapılması nedeniyle herhangi bir Vatandaşlık Kanununa istinaden aldıklarına ilişkin bir Bakanlar Kurulu Kararı ve Genel Müdürlükte işlem gören bir vatandaşlık dosyası bulunmadığı, 3.5. İlgililer hakkında Genel Müdürlük Arşiv Daire Başkanlığınca yapılan araştırma neticesinde ulaşılan yeniden vukuat kayıt örneklerinin yazı ekinde gönderildiği ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın,
4.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”,
4.2. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40 ıncı maddesinde; “Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız
işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”,
4.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…
Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.
…”,
5. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. Mülga 2510 sayılı İskân Kanununun 6 ncı maddesinde; “A: Muhacirler sınırlardan girdikleri veya nakil vasıtalarından çıktıkları yerin en büyük mülkiye memuruna kendilerini ve ailesi fertlerini yazdırıp bir “muhacir kağıdı” almağa ve bir vatandaşlığa girme beyannamesi imzalamağa mecburdurlar.
Muhacir kağıdı muvakkat doğum kağıdı yerine geçer ve bir yıl muteber tutulur.
B: Muhacir olarak alınanlar, İcra Vekilleri Heyeti karariyle, hemen vatandaşlığa alınırlar. Küçükler baba ve analarına veya hısımlarına bağlı tutulurlar. Kimsesiz gelen küçükler, yaşına bakılmaksızın, vatandaşlığımıza geçirilirler.”, 7. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun, 7.1. Tanımlar başlıklı 3 üncü maddesinde; “Bu Kanunda geçen; c) Bilgi: Kurum ve kuruluşların sahip oldukları kayıtlarda yer alan bu Kanun kapsamındaki her türlü veriyi, d) Belge: Kurum ve kuruluşların sahip oldukları bu Kanun kapsamındaki yazılı, basılı veya çoğaltılmış dosya, evrak, kitap, dergi, broşür, etüt, mektup, program, talimat, kroki, plân, film, fotoğraf, teyp ve video kaseti, harita, elektronik ortamda kaydedilen her türlü bilgi, haber ve veri taşıyıcılarını, … ifade eder.”, 7.2. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir. …”, 7.3. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.
Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”, 7.4. “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7 nci maddesinde; “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır.
Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler. …”, 8. 06/04/2010 tarihli ve 27544 sayılı Resmi Gazate’de yayımlanan Türk Vatandaşlığı Kanununun
Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in “Denklik belgesi” başlıklı 75 inci maddesinde; “Türk vatandaşlığını sonradan kazanmış kişilerin Türkçe ad ve soyadı seçmeleri halinde önceki ad ve soyadları nüfus kayıtlarına işlenir.
Türk vatandaşlığını sonradan kazanan kişilere talepleri halinde; nüfus kayıtlarına dayanılarak önceki ad ve soyadlarını gösteren denklik belgesi Genel Müdürlükçe veya nüfus müdürlüklerince düzenlenir.
Türk vatandaşlığını kazananların önceki ad ve soyadlarının nüfus kayıtlarında bulunmaması halinde; varsa kişinin Genel Müdürlükte bulunan dosyasındaki belgeler esas alınarak Türk vatandaşlığını kazanmadan önceki ad ve soyadının nüfus kaydına işlenmesi sağlanır ve buna dayanılarak denklik belgesi
Genel Müdürlükçe veya nüfus müdürlüklerince düzenlenir.
Dosyasındaki belgelerin yeterli olmaması halinde mevcut pasaport, doğum belgesi gibi kişinin Türk vatandaşlığını kazanmadan önceki ad ve soyadını gösterir belge ile dosyasındaki bilgilerin karşılaştırılması sonucu, aynı kişi olduğuna kanaat getirilmesi halinde Türk vatandaşlığını kazanmadan önceki ad ve soyadının nüfus kaydına işlenmesi sağlanır ve buna dayanılarak denklik belgesi Genel
Müdürlükçe veya nüfus müdürlüklerince düzenlenir.
Denklik belgesi için başvuran kişinin Genel Müdürlükteki dosyasına ulaşılamaması ya da kişinin ibraz ettiği belgelerle dosyasındaki bilgilerin karşılaştırılması sonucu aynı kişi olduğuna kanaat getirilememesi halinde talep reddedilir.”, 9. Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik’in
“İstenecek bilgi veya belgelerin niteliği” başlıklı 12 nci maddesinde; “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar; ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurular ile tekemmül etmemiş bir işleme ilişkin bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler. Belli bir tarihte açıklanacağı, duyurulacağı önceden belirtilmiş olup, zamanından önce açıklanması halinde kamu yararını zedeleyecek veya kişisel menfaat temin etmek için kullanılabilecek bilgi veya belgeler, belirtilen tarihten önce açıklanamaz, erişimi sağlanamaz.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret
Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan 1 no.lu paragrafta açıklandığı üzere, Romanya vatandaşlık başvurularını yürütebilmek amacıyla babasının babası 1908 Romanya doğumlu ve babasının annesi 1910 Romanya doğumlu hangi tarihte ve ne şekilde vatandaşlık elde ettiklerine ve göç kayıtlarına ilişkin bilgi ve belgelere ihtiyaç duyduğunu, İçişleri Bakanlığı Yeniden Vatandaşlığa Alınma ve Göçmen İşlemleri Şube
Müdürlüğünün 04/02/2020 tarihli cevabi yazısında, “Türk vatandaşlığının sonradan kazanılmasına ilişkin dosyalar ve gerekli belgeler 1 Ocak 1929 tarihinden sonra tutulmaya başlandığından bahisle bu tarihten önce tescil olan kişilerin dosyalarının Genel Müdürlükleri arşivinde bulunmadığı” ifadelerine yer
verildiğini, 05/02/2020 tarihinde Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kuruluna itirazda bulunduğunu, ancak itirazının Bilgi Edinme Kanununun 7. maddesi gereğince reddedildiğini, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri
Genel Müdürlüğü internet sitesinde “mevcut nüfus kayıtlarının 1904-1905 yıllarından itibaren oluşturulduğu, Osmanlıcadan Türkçeye tercüme edildiği ve bilgi işlem ortamına aktarıldığı” nın ifade edildiğini, dedesinin ve babaannesinin Türk vatandaşlığı nüfus kayıt tarihinin 1919 olması nedeniyle yukarıda bahsi geçen tercümeler kapsamında ilgili belgelerin bulunması gerektiğini, ayrıca talep ettiği belgelerin nüfus kayıtlarının oluşturulmasına esas teşkil eden belgeler olduğunu, bu nedenle Kurumun görevi gereği de arşivde bulunmasının zaruri olduğunu, isim denklik belgesi düzenlenmesine ilişkin taleplerinin de aynı gerekçelerle reddedildiğini belirterek babasının babası ve babasının annesinin hangi tarihte ve ne şekilde vatandaşlık elde ettiklerine ve göç kayıtlarına ilişkin bilgi ve belgelerin temin edilerek tarafına gönderilmesini talep etmektedir.
12. Somut olayda, başvuranın babasının babası 01/07/1908 Romanya doğduğu, Eskişehir Tepebaşı nüfusuna kaydedildiği, babasının annesi 01/07/1910 Romanya doğduğu, Eskişehir Tepebaşı nüfusuna kaydedildiği görülmüştür.
13. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünce, adı geçenlerin nüfus kayıtlarına 13/01/1919 tarihinde tescil edildikleri, ilk Türk vatandaşlığına alınma Kanunu olan 1312 sayılı Türk Vatandaşlığı
Kanununun 28/05/1928 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe girdiği, göçmen olarak ilk Türk
Vatandaşlığına alınma Kanunu olan 2510 sayılı İskân Kanununun 14/06/1934 tarihli Bakanlar Kurulu
Kararı ile yürürlüğe girdiği, herhangi bir kişinin Türk vatandaşlığını kazanabilmesi için mülga İcra
Vekilleri Heyeti (Bakanlar Kurulu Kararı) tarih ve sayısının gerekmekte olduğu, nüfus kayıtlarına tescillerinin 13/01/1919 tarihinde yapılması nedeniyle herhangi bir Vatandaşlık Kanununa istinaden aldıklarına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı ve Genel Müdürlükte işlem gören bir vatandaşlık dosyası bulunmadığı belirtilmiştir. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı tarafından ise, verilen bilgilere göre yapılan araştırmada adı geçen şahıslara ait herhangi bir kayda ulaşılmadığını belirtilmiştir.
14. Mülga 2510 sayılı İskan Kanununun 6’ncı maddesinde, muhacirlerin sınırlardan girdikleri veya nakil vasıtalarından çıktıkları yerin en büyük mülkiye memuruna kendilerini ve ailesi fertlerini yazdırıp bir
“muhacir kağıdı” almaya ve bir vatandaşlığa girme beyannamesi imzalamaya mecbur tutuldukları, muhacir kağıdının geçici doğum kağıdı yerine geçtiği, muhacir olarak alınanların, İcra Vekilleri Heyeti kararıyla, hemen vatandaşlığa alınacağı ifade edilmiştir.
15. Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in 75’inci maddesinde, Türk vatandaşlığını sonradan kazanmış kişilerin Türkçe ad ve soyadı seçmeleri halinde önceki ad ve soyadlarının nüfus kayıtlarına işleneceği, talepleri halinde nüfus kayıtlarına dayanılarak önceki ad ve soyadlarını gösteren denklik belgesinin Genel Müdürlükçe veya nüfus müdürlüklerince düzenleneceği, Türk vatandaşlığını kazananların önceki ad ve soyadlarının nüfus kayıtlarında bulunmaması halinde varsa kişinin Genel Müdürlükte bulunan dosyasındaki belgeler esas alınarak Türk vatandaşlığını kazanmadan önceki ad ve soyadının nüfus kaydına işlenmesinin sağlanacağı, dosyasındaki belgelerin yeterli olmaması halinde mevcut pasaport, doğum belgesi gibi kişinin Türk vatandaşlığını kazanmadan önceki ad ve soyadını gösterir belge ile dosyasındaki bilgilerin karşılaştırılması sonucu, aynı kişi olduğuna kanaat getirilmesi halinde Türk vatandaşlığını kazanmadan önceki ad ve soyadının nüfus kaydına işlenmesinin sağlanacağı, denklik belgesi için başvuran kişinin Genel Müdürlükteki dosyasına ulaşılamaması ya da kişinin ibraz ettiği belgelerle dosyasındaki bilgilerin karşılaştırılması sonucu aynı kişi olduğuna kanaat getirilememesi halinde talebin reddedileceği hükme bağlanmıştır.
16. Anayasanın 74 üncü maddesinde; herkesin, bilgi edinme hakkına sahip olduğu belirtilerek bilgi
edinme hakkı ayrıca ve açıkça güvence altına almıştır. Söz konusu madde genel bir düzenleme olup hakkın sınırı konusunda ayrıca bir düzenleme içermemektedir. Ancak elbette ki, söz konusu hak da mutlak bir hak değildir. Dolayısı ile hakkın Anayasa’nın 13 üncü maddesi kapsamında belli bazı kısıtlamalara tabi tutulması hayatın olağan akışına aykırı olmayacaktır. Nitekim yasa koyucu da demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemek amacıyla 4982 sayılı Bilgi
Edinme Hakkı Kanununu çıkarmıştır.
17. 4982 Sayılı Kanun Bilgi’yi Kurum ve kuruluşların sahip oldukları kayıtlarda yer alan her türlü veri olarak; Belge’yi ise Kurum ve kuruluşların sahip oldukları yazılı, basılı veya çoğaltılmış dosya, evrak ve diğer olarak tanımlamaktadır. Diğer bir ifade ile, idarelerin sahip olmadıkları bilgiyi başvurucuya verme, bulma, ulaştırma gibi bir yükümlülüğü bulunmamaktadır.
18. Yrd. Doç. Dr. Ahmet Yayla, Fiili veya Hukuki İmkânsızlığın İdari İşleme Etkisi Üzerine Bir Deneme isimli makalesinde, hukuki imkânsızlığı, pozitif hukuk kurallarının bir idari işlemin tesisini ya da uygulanmasını olanaksız hale getirmesi olarak fiili imkansızlığı ise, hukuk kuralları cevaz vermekle birlikte maddi alemde meydana gelen olaylar nedeniyle idari işlemin tesis edilememesi ya da uygulanamaması biçiminde tanımlamıştır.
19. Yayla, aynı makalesinde; “Fiili imkansızlıktan bahsedebilmek için idari işlemin gerektirdiği maddi alemdeki değişikliğin olanaksız olması veya ortadan kaldırılmasının ya da eski hale getirilmesinin mümkün olamaması gerekir. Bir Danıştay içtihadı bu konuda örnek teşkil edebilir. Konut tahsisi kurasına katılması hukuka aykırı bir idari işlemle yasaklanan bir kişi bu karar aleyhine yargı yoluna başvurmuştur. Yargı yeri tarafından işlemin hukuka aykırı olduğuna hükmedilmiş ise de bu arada çekiliş sonuçlanmış ve tahsis tamamlanmış olduğu için yargı kararının idare tarafından uygulanması fiilen imkansız hale gelmiştir. Çünkü, kararın uygulanması için “çekiliş”in buna katılan diğer kişiler için doğurduğu sonuç aynı kalmakla beraber davacının da katılımıyla tekrar gerçekleştirilmesi gerekir. Oysa bu mümkün değildir.” diyerek Danıştay içtihadı çerçevesinde fiili imkânsızlık durumunu örneklendirmiştir. (Yayla, Ahmet, Fiili veya Hukuki İmkânsızlığın İdari İşleme Etkisi Üzerine Bir
Deneme https://hukuk.deu.edu.tr/wp-content/uploads/2016/05/ahmet_yayla.pdf)
20. Ayrıca konuya ilişkin olarak Kurumumuza yapılan 2020/99643 başvuru numaralı başvuranın atalarına ait nüfus kayıtlarının tarafına verilmesi talepli benzer bir başvuru için Kurumumuz tarafından 28/04/2021 tarihinde, “Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, başvuranın ilgili idareye yaptığı geçmişe dönük nüfus kayıt örneklerinin çıkarılması talepli başvurularda bulunduğu, başvurularına ilgili idare tarafından cevap verildiği, başvuranın cevabi yazılardan tatmin olmadığı, başvuranın doğrudan veya dolaylı olarak talep ettiği nüfus kayıtları ile sayım bilgilerinin oldukça eski tarihli olduğu, ilgili idare tarafından ilgili idari birimin arşiv devir teslim listesinde Diyarbakır ili Silvan İlçesine ait 1320 (1904)
yılı genel nüfus yazımı kayıtları ve 1320 (1904) yılı ve öncesine ait atik kayıtları olmadığından geriye dönük inceleme yapılamadığının belirtildiği, bu noktada ilgili idarenin yürüttüğü arşiv faaliyetlerine güvenilmesi gerektiği, … idari yargı kararlarının uygulanması aşamasında imkânsızlık durumlarının idari işlem tesis edilmesi talepli bu başvuruda da uygulanabileceği, başvuranın talebinin fiili güçlük seviyesini geçtiği ve mutlak surette imkânsız olduğu, imkânsızlık hallerinde ortaya çıkan zararın kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde giderilmesi adil bir çözüm olarak görülmekle birlikte, bu durumda idarenin kusursuz sorumluluğuna gidilmesinin söz konusu olamayacağı, … kaldı ki olası bir yargılamada mahkemelerce doğrudan ilgili idarelerden bilgi ve belge talep edebileceğinin açık olduğu hususları, yukarıda yer verilen düzenlemeler ve açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde başvuranın talebinin reddi işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olmadığı sonuç ve kanaatine” varılarak Ret Kararı verildiği tespit
edilmiştir.
21. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya birlikte değerlendirilerek somut olaya bakıldığında; idareler tarafından yapılan araştırmada adı geçen şahıslara ait herhangi bir kayda sahip olmadığı görülmektedir, yani idarenin hukuk kuralları cevaz vermekle birlikte maddi alemde kayıtlara sahip olmaması nedeniyle idari işlemi tesis edemediği fiili bir imkansızlık durumu söz konusudur. Bununla birlikte, 4982 sayılı Kanun “Bilgi’yi ve
Belge’yi” kurum ve kuruluşların sahip oldukları her türlü veri yazılı, basılı veya çoğaltılmış evrak olarak tanımlayarak idareye sahip olmadığı bir bilgi için sorumluluk yüklemediğinden başvuranın talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin
“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak İdarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
23. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan süre içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA, DEVLET ARŞİVLERİ BAŞKANLIĞI’NA ve NÜFUS VE VATANDAŞLIK
İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi