ÖZET: Bu karar, başvuran Vakfın, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’nden kadına yönelik şiddete ilişkin istatistiksel veriler talep etmesi üzerine ortaya çıkan hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Vakıf, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde talep ettiği bilgilerin, kamu kurumlarının elinde mevcut olması gereken veriler olduğunu ve bu bilgilerin verilmemesinin 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Kanunu ile Anayasa’ya aykırı olduğunu savunmuştur. İdare, talebi, özel bir çalışma gerektirdiği gerekçesiyle reddetmiştir.

Danıştay, bilgi edinme hakkının, demokratik yönetim ve hesap verebilirlik açısından vazgeçilmez bir hak olduğunu vurgulayarak, talep edilen bilgilerin idarenin yürütmekle yükümlü olduğu bir faaliyete ilişkin olduğunu belirtmiştir. İdarenin, elinde mevcut olan bilgileri paylaşma yükümlülüğü bulunduğu ve bu bilgilerin paylaşılmasının kamu yararına olacağı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, talep edilen bilgilerin bir kısmının paylaşılması, diğerlerinin ise ciddi külfet getireceği gerekçesiyle reddedilmesi gerektiği yönünde bir karar verilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/6009-S.21.9695

BAŞVURU NO : 2020/99518

KARAR TARİHİ : 13/04/2021

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran Vakıf, 6284 sayılı Kanunun uygulanmasını izlemek amacıyla kadına yönelik şiddete ilişkin bazı sayısal verilerin talep edildiği bilgi edinme başvurusunun yanıtlandırılmasını talep etmektedir.

BAŞVURU TARİHİ : 02/11/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran tarafından, Vakfın çalışmalarına katkı sağlamak, hazırladığı raporlarda kullanabilmek amacıyla 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında 22/09/2020 İstanbul Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü’nden kadına yönelik şiddete yönelik bazı istatistiki bilgiler talep edildiği, yapılan başvuruya verilen 05/10/2020 tarihli cevapta istenilen bilgilerin 4982 sayılı

Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 7 nci maddesinde yer alan “özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulan bilgilerden” olması gerekçe gösterilerek olumsuz cevap verildiği, ancak talep edilen bilgilerin 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Kanunu’nun uygulanması ve etkinliğine dair verilerden olduğu, bu kapsamda kurumların olağan işleyişleri sırasında tutulması ve düzenli olarak kamuya açıklanması gereken bilgiler olduğu, Türkiye’nin taraf olduğu Kadına

Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi

Sözleşmesi’nin (İstanbul Sözleşmesi) 11 nci maddesinde yer alan devletin veri toplama yükümlülüğüne ilişkin hükmün ve Anayasanın 74 ncü Maddesinde düzenlenen bilgi edinme hakkının ihlal edildiği, hak

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

karışıklığa meydan vermemek ve yeknesaklığı sağlamak amacıyla, merkez teşkilatı birimlerinden talep edilen olay istatistiklerinin ilgili birim tarafından hazırlanarak, talep eden kişi, kurum veya kuruluşlara paylaşılmak üzere Koordinasyon Daire Başkanlığı’na gönderilmesini, tüm paylaşımların Koordinasyon

Dairesi Başkanlığı bilgisi dahilinde yerine getirilmesi, paylaşılacak verilerin genelge hükümleri doğrultusunda paylaşılması ve merkezden paylaşılacak nitelikteki verilerin ise kesinlikle paylaşmamalarının bildirildiği” belirtilmiş, aynı hususları içeren iç yazışmaların örnekleri gönderilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesi; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir” 3.2. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesi “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”, 3.3. “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” başlıklı 26 ncı maddesinde “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet Resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir. Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir…” 3.4. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40 ıncı maddesinin ilk iki fıkrası “Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. (Ek fıkra: 3/10/2001-4709/16 md.) Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.” 3.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “(1)

Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. (2) Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. (3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”, 4. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 19 uncu maddesinde; “Herkes, görüş ve ifade özgürlüğü hakkına sahiptir: Bu hak, müdahale söz konusu olmaksızın … bilgi ve düşünceleri her türlü medya yoluyla aramak, almak ve yaymak özgürlüğünü içerir.” hükmüne, 5. Birleşmiş Milletler Kişisel, Siyasal Medeni Haklar Uluslararası Sözleşmesinin 19 uncu maddesi; “Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir; bu hak…iletişim vasıtasıyla her türlü bilgi ve düşünceyi arama,

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

edinme ve ulaştırma özgürlüğünü de içerir. Bu…haklar…sadece hukuken öngörülen ve aşağıdaki sebeplerle gerekli olan sınırlamalara tabi tutulabilir: a) Başkalarının haklarına ve itibarına saygı; b)

Ulusal güvenliği veya kamu düzenini veya sağlık ve ahlakı koruma.” hükmüne, 6. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 10 uncu maddesi; “Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak,…haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü de kapsar.…Görev ve sorumluluklar da yükleyen bu özgürlüklerin kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda…başkalarının şöhret ve haklarının korunması, gizli bilgilerin yayılmasının önlenmesi…için gerekli olan bazı formaliteler, koşullar, sınırlamalar veya yaptırımlara tabi tutulabilir.” 7. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu; 7.1. “Amaç, Kapsam ve Tanımlar” başlıklı birinci bölümünde yer alan “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi; “Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.”, 7.2. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesi; “… Bilgi: Kurum ve kuruluşların sahip oldukları kayıtlarda yer alan bu Kanun kapsamındaki her türlü veriyi, … ifade eder.” 7.3. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4 üncü maddesi; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir. Türkiye’de ikamet eden yabancılar ile Türkiye’de faaliyette bulunan yabancı tüzel kişiler, isteyecekleri bilgi kendileriyle veya faaliyet alanlarıyla ilgili olmak kaydıyla ve karşılıklılık ilkesi çerçevesinde, bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar…” 7.4. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 inci maddesi; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”, 7.5. “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7 nci maddesi “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler…” 8. 6284 Sayılı Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun; 8.1. “Amaç, kapsam ve temel ilkeler” başlıklı 1 inci maddesi “Bu Kanunun amacı; şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” 8.2. “Kurumlararası koordinasyon ve eğitim” başlıklı 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası “Kamu kurum ve kuruluşları ile diğer gerçek ve tüzel kişiler, bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak kendi görev alanına giren konularda işbirliği ve yardımda bulunmak ve alınan tedbir kararlarını ivedilikle yerine getirmekle yükümlüdür. Gerçek ve tüzel kişiler, bu Kanun kapsamında Bakanlık çalışmalarını desteklemek ve ortak çalışmalar yapmak üzere teşvik edilir.”

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

9. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesi; “(1)

Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 10. Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında

Yönetmeliğin; 10.1. “Bilgi verme yükümlülüğü kapsamında alınacak tedbirler” başlıklı 6 ncı maddesi; “Kurum ve kuruluşlar, Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi, Kanunda ve bu Yönetmelikte belirlenen esas ve usullere göre başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere gerekli idari ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdür. Kurum ve kuruluşlar, ellerinde mevcut olan ve bilgi edinme başvurusuna konu olabilecek bütün bilgi veya belgeleri, bilgi edinme hakkının kullanımını kolaylaştıracak şekilde tasnif ederler. Bu amaçla kurum ve kuruluşların belge kayıt, dosyalama ve arşiv düzeniyle ilgili gerekli idari ve teknik tedbirler alınır…” 10.2. “İstenecek bilgi veya belgelerin niteliği” başlıklı 12 nci maddesinin ilk iki fıkrası “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar; ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurular ile tekemmül etmemiş bir işleme ilişkin bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler…”

Hükümlerini amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

11. İlgili mevzuat, içtihat, idarenin cevabı ve tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, başvuran Vakıf tarafından idareden talep edilen sayısal verilerin idarenin kayıtlarında bulunan ve 4982 sayılı Kanun kapsamında paylaşıma açık bilgilerden olduğu tespit edilmiş olup; söz konusu bilgi edinme başvurusunun süratli ve doğru bir şekilde sonuçlandırılması amacıyla Emniyet Genel Müdürlüğü’ne tavsiyede bulunulmasına ilişkin hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Açısından Değerlendirme 12. Başvuran Vakıf (1) numaralı paragrafta yer verildiği üzere, 4982 sayılı Kanun çerçevesinde Vakfın çalışmalarında kullanılmak üzere İstanbul İl Emniyet Müdürlüğüne yapılan kadına yönelik şiddete ilişkin bazı istatistiklerin talep edildiği bilgi edinme başvurusuna verilen cevabın başta 4982 ve 6284 sayılı kanunlar olmak üzere ilgili diğer ulusal ve uluslararası mevzuata aykırı olduğunu ifade ederek, bilgi edinme başvurusuna konu bilgilerin verilmesini talep etmektedir.

13. Cumhuriyetin nitelikleri arasında yer alan ve Anayasanın 2 nci maddesinde anlamını bulan hukuk devleti, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, devletin tüm eylem ve işlemlerinin var olan hukuk kurallarına uygun yapıldığı ve vatandaşların hukuki güvenliğe sahip olduğu bir yönetim modelidir.

Hukuk devletinin doğal ve zorunlu sonucu, idari faaliyetler yürütülürken temel hak ve özgürlüklerin

Anayasa, kanunlar ve ilgili mevzuatta öngörüldüğü şekli ile kullanımının sağlanmasıdır.

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

14. Anayasanın 26 ncı maddesinde; herkesin, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahip olduğu, bu hürriyetin resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestisini de kapsayacağı belirtilmiş, bu suretle bilgi edinme hakkının düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin ayrılmaz bir parçası olduğu kabul edilmiştir.

15. Anayasanın 74 üncü maddesinde ise herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu belirtilerek, bilgi edinme hakkı ayrıca ve açıkça güvence altına alınmıştır. Söz konusu madde genel bir düzenleme olup, hakkın sınırı konusunda ayrıca bir düzenleme içermemektedir. Ancak elbette ki, söz konusu hak da mutlak bir hak olmayıp, ilgili mevzuatı kapsamında belli bazı kısıtlamalara tabi tutulabilecektir.

16. Anayasa Mahkemesinin 4.12.2014 tarihli ve E:2013/114 ve K:2014/184 sayılı kararında “Bilgi edinme hakkı, yönetilenlerin yönetenleri denetleyebilmesinin, dolayısıyla hukukun üstünlüğünün sağlanabilmesinin önemli bir aracı olarak işlev görmektedir. Bilgi edinme hakkı, devletin demokratik niteliğinin geliştirilmesi ve bireyin temel hak ve özgürlüklerinin korunması hususlarında önemli bir rol oynadığından, demokratik hukuk devletinde vazgeçilmez bir hak niteliğine sahip bulunmaktadır. Bu hakkın sınırlanmasını öngören düzenlemelerin de Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen güvencelere ve bu bağlamda ölçülülük ilkesine uygun olması gerektiği açıktır.” denmek suretiyle, bilgi edinme hakkına getirilecek sınırlamanın çerçevesi çizilmiştir.

17. Ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde de herkesin ifade özgürlüğü hakkına sahip olduğu, bu hakkın kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin haber ve görüş alma ve verme özgürlüğünü de kapsayacağı, bu özgürlüklerin kullanılmasının bazı sınırlamalar içerebileceği yönünde düzenlemelere yer verildiği görülmektedir.

18. Yasa koyucu, bilgi edinme hakkının demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kullanımını güvence altına almak amacıyla, hakkın kullanımına ilişkin esas ve usulleri düzenleyen 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununu çıkarmıştır. Anılan Kanunun 3 üncü maddesinde bilgi edinme hakkının konusunu oluşturan “bilgi” kamu kurum ve kuruluşlarının sahip olduğu kayıtlarda yer alan her türlü veri olarak tanımlanmış; Kanunun 4 üncü maddesinde ise herkesin bilgi edinme hakkı olduğu belirtilmiştir.

19. Anayasa ile güvence altına alınan bilgi edinme hakkının kullanımının zorlaştırılması veya imkânsız hale getirilmesinin önüne geçmek amacı ile 4982 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca, kamu kurum ve kuruluşları, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlü kılınmıştır. Kurum ve kuruluşların yükümlülüklerinin kapsamının ne olduğu ve bilgi verme yükümlülüğünün sınırlarının neler olduğu Kanunda belirlenmiştir.

Dolayısıyla, Kanunun temel amacı açısından serbesti kural olmakla birlikte, 4982 sayılı Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu bu Kanunun getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilecektir.

20. Bilgi edinme hakkının istisnaları 4982 sayılı Kanunun 15 ile 27 nci maddeleri arasında sayılmıştır.

Kanunda yer alan bu istisnaların, yargı denetimi kapsamındaki işlemler, devlet sırrına, ülkenin ekonomik çıkarlarına, istihbarata, idari ve adli soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi ve belgeler, özel hayatın ve haberleşmenin gizliliği, ticari sır, fikir ve sanat eserleri, kurum içi düzenlemeler, kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyelerden oluştuğu görülmektedir. Bilgi edinme hakkının istisnalarının somut olarak belirlenmesi,

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

bilgi edinme hakkının kullanımının temel amaç ve gayesinin belirlendiği aynı Kanunun 1 inci maddesinde vücut bulan demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine işlerlik kazandırmaktadır.

21. Kanunda bilgi edinme sınırlarının belirtildiği bölümde yer almamakla birlikte, istenecek bilgi veya belgenin niteliğinin açıklandığı Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrasında, bilgi edinme başvurularının başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olması gerektiği, ikinci fıkrasında kurum ve kuruluşların ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilecekleri düzenlenmiştir. Benzer bir düzenlemenin yer aldığı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmeliğin 12 nci maddesinin ikinci fıkrasında da “Kurum ve kuruluşlar; ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurular ile tekemmül etmemiş bir işleme ilişkin bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler.” denmektedir.

22. Söz konusu düzenlemeyle Kanunun 5 inci maddesi ile bilgi verme yükümlülüğü altına sokulmuş olan kurum ve kuruluşlara, bu yükümlülüğü yerine getirip getirmeme konusunda bir takdir hakkı verilmiştir.

Kurumlar, bu tür başvurulara olumlu cevap verebileceği gibi olumsuz cevap da verebilirler. Ancak, Kanun metninin tamamı incelendiğinde, hakkın kullanılmasında asıl olanın idarenin, görevi gereği sahip olduğu ya da olmak zorunda bulunduğu bilgi ve belgeleri talepte bulunan kişilerle paylaşmasının zorunlu olduğu, yani bilgi verme yükümlülüğünün kural, vermemenin istisna olduğu açıktır. Hakkın kullanımının ancak Kanunda belirtilen hallerde sınırlanabileceği dikkate alındığında; bilgi edinme hakkının kötüye kullanılmasının önüne geçilebilecek bir önlem olarak değerlendirilmesi gereken bu takdir yetkisinin, idarece Kanunun genel amacına ve ilkelerine uygun bir şekilde kullanılması beklenmektedir.

23. Yukarıda da belirtildiği üzere, bilgi edinme hakkı, temel hak ve özgürlüklerin kullanılması bağlamında vazgeçilmez haklardan biri olup, kamu hizmetlerinde şeffaflığın sağlanmasının ve kişilerin idarenin faaliyetlerinden haberdar olarak, gerekirse sürece katılmalarının ve böylece idarenin hukuk sınırları içerisinde hareket etmesinin, bir diğer ifadeyle idarenin hesap verebilirliğinin sağlanması açısından önemli bir hukuki araçtır. İdare, bireylerin bilgi edinme hakkını engellememe yükümlülüğünün yanında, Kanundaki istisnalar dışında, başvuranların etkin, süratli ve doğru bilgilenmesi için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.

24. Bu bağlamda, 4982 sayılı Kanun kapsamında talep edilen bilgi ve belgelere ilişkin özel araştırma, çalışma veya analiz yapılması gerektiği hallerde; yapılacak bu çalışmaların idareye getireceği külfet ile bilgiye erişimin sağlanması halinde sağlanacak fayda arasında makul bir denge gözetilerek madde hükmünün uygulanması doğru olacaktır. Zira erişime açık olan hemen her bilgi ve belge için ilgili kurum veya kuruluşların kayıtlarında bir çalışma, araştırma ve/veya inceleme yapılacağı, bilgi veya belgelerin bulundukları yerlerden bu suretle çıkartılarak başvuru sahiplerinin erişimine sunulacağı açıktır ve bu nitelikteki taleplerin salt bu gerekçeyle reddedilmemesi gerekir.

25. Kurumumuzca verilen 2016/2118 sayılı Tavsiye Kararında “… idarelerin yasal yükümlülükleri gereği ellerinde kayıtlı olan ve bilgi edinme hakkının kullanımını kolaylaştıracak şekilde tasnif etmeleri gereken veri niteliğindeki bilgiyi veya belgeyi başvurucuyla paylaşmak zorunda oldukları, bu bilgilerin özel olarak düzenlenmemiş olmasının idarenin sorumluluğunda olduğu, bu maddeye dayalı olarak başvuruların

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

reddinin mümkün olabilmesi için idarenin bu konuda elinde hiç kayıtlı veri veya belge olmaması gerektiği” belirtilmiştir.

26. Bu konudaki yargı içtihatları incelendiğinde de; Danıştay Onuncu Dairesinin 2009/7460 E. ve 2010/176 K. sayılı Kararında; davacı bir sendikanın, 26 ilde Milli Eğitim Bakanlığı’na ait okul ve kurumlarda vekâleten, tedviren ve geçici olarak görevlendirilen idarecilerin ayrı ayrı sayısal sonuçlarının

4982 sayılı Kanun uyarınca tarafına verilmesi için Milli Eğitim Bakanlığı’na başvuruda bulunduğu; ilgili

idarenin ise, istenilen bilgilerin özel bir çalışmayı gerektirdiğini öne sürerek sendikanın bilgi edinme talebini reddettiği; bunun üzerine sendikanın idarenin ret işleminin iptali istemiyle dava açtığı; dava sonucunda, Ankara 1. İdare Mahkemesinin, davacı sendika tarafından istenilen verilerin, Milli Eğitim

Bakanlığı’nın, görevi gereği kayıtlarında hazır halde bulundurması gereken veriler olduğuna ve idarece herhangi bir araştırma ve incelemeyi gerektirecek nitelikte olmadığına, davacı sendika isteminin 4982 sayılı Yasa uyarınca yerine getirilmesi gerektiğine, aksi yönde tesis edilen işlemde ise hukuka uyarlık bulunmadığına; bu nedenle dava konusu işlemin iptaline karar verdiği; kararın Danıştay 10. Dairesi tarafından usul ve hukuka uygun bulunarak onanmasına karar verildiği görülmektedir.

27. Somut dosyada, başvuran Vakıf 22/09/2020 tarihli bilgi edinme başvurusu ile 6284 Sayılı Ailenin

Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un uygulanmasını izleyebilmek amacıyla

İstanbul Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü’nden kadına yönelik şiddete ilişkin bazı istatistiki bilgiler talep ettiğini, söz konusu bilgilerin verilmemesinin Vakfın faaliyetlerinin yürütülmesini engellediğini ifade etmektedir.

28. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü tarafından söz konusu başvuru, 4982 sayılı Kanunun 7/2 nci maddesinde yer alan “özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulan bilgilerden” olması gerekçesiyle reddedilmiştir.

29. İdare tarafından Kurumumuza gönderilen yazıda, anılan Kanun maddesinin yanı sıra 16.05.2017 tarihli ve 2017/19 nolu Genelge uyarınca, bu türlü bilgi edinme taleplerine ilişkin tüm paylaşımların Koordinasyon

Dairesi Başkanlığı bilgisi dâhilinde yerine getirilmesi, istenen verilerin genelge hükümleri doğrultusunda paylaşılması ve merkezden paylaşılacak nitelikteki verilerin kesinlikle paylaşılmaması yönündeki zorunluluktan kaynaklandığı belirtilmiştir.

30. Söz konusu Genelge kapsamında, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünce 30/11/2020 ve 01/12/2020 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliği, Asayiş Daire Başkanlığı ve Belge Yönetimi ve

Koordinasyon Daire Başkanlığı ile gerekli yazışmalar yapılarak, Vakfa olumsuz yanıt verildiği hususunun bildirildiği görülmüştür. Anılan Genelge uyarınca, talep edilen verilerin İl Emniyet Müdürlüğünce verilmesinin mümkün olmadığı, Genel Müdürlük adına Koordinasyon Dairesi Başkanlığı tarafından cevap verilebileceği; ancak söz konusu birim tarafından sessiz kalındığı ve herhangi bir yanıt verilmediği tespit edilmiştir.

31. Şüphesiz talep edilen istatistiki bilgilerin hazırlanması idareye belli bir külfet getirecektir. Ancak, 24 üncü paragrafta belirtildiği üzere, bu külfetin söz konusu bilginin paylaşılmamasına gerekçe olabilmesi için idareye yüklenen külfet ile bilgiye erişimin sağlanması halinde sağlanacak fayda arasında makul bir denge gözetilmesi gerekir.

32. Bu noktada Vakfın yaptığı çalışmalara kısaca bakmak ve talebin karşılanmasında kamu yararı olup olmadığını incelemek yerinde olacaktır. Vakfına ait internet sitesinde, kadına

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

yönelik şiddetle mücadele etmek amacıyla 1990 yılında kurulan Vakfın, kadınları güçlendirici sosyal çalışmalar yaptığı, ayrıca ulusal ve uluslararası sözleşme, kanun ve yönetmeliklerin uygulamalarını izlediği, raporladığı ve karar vericilere politika önerileri sunduğu belirtilmektedir. Bu kapsamda, Türkiye’nin her yerinden şiddet gören kadınların Vakfa ulaştığı, maruz kaldıkları şiddetten uzaklaşmak için sosyal, hukuki ve psikolojik destekler aldıkları ifade edilmiştir. Şu halde, başvuranın yaptığı bilgi edinme başvurusunun, Vakfın faaliyet alanını oluşturan kadına yönelik şiddetle mücadeleye yönelik olduğu ve çalışmalarını destekler mahiyette bulunduğu hususunda şüphe bulunmamaktadır.

33. Söz konusu bilgi edinme başvurusu, Vakfın faaliyet alanı içinde kendi çalışmalarına katkı sağlayacak bir başvuru olmanın ötesinde, 6284 sayılı Kanun uyarınca Vakfa verilen bir yükümlülük olarak da görülmelidir. Zira anılan Kanunun 16 ncı maddesinde “Kamu kurum ve kuruluşları ile diğer gerçek ve tüzel kişilerin, bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak kendi görev alanına giren konularda işbirliği ve yardımda bulunmakla… yükümlü oldukları” düzenlenmiştir. Aynı Kanun maddesinde, Kanun kapsamında gerçek ve tüzel kişilerin, Bakanlık çalışmalarını desteklemek ve ortak çalışmalar yapmak üzere teşvik edileceği de hüküm altına alınmıştır.

34. Bu kapsamda, 6284 sayılı Kanun uyarınca şikâyete konu bilgi edinme başvurusunun temel aldığı araştırmanın desteklenmesi, teşvik edilmesi ve bu alanda yapılacak çalışmalarda etkili bir işbirliği sağlanması gerektiği açıktır.

35. Kadına yönelik şiddetle ilgili konuların toplumu doğrudan ilgilendiren ve toplumun bu konuda sorumluluk üstlenmesi gereken temel insan haklarına dair konular olduğu, 6284 sayılı Kanunun uygulanmasını izlemek amacıyla idareden talep edilen bilgilerin kamuoyu ile paylaşılmasının toplumsal farkındalığı artıracağı ve alanda yapılan hukuki, idari, akademik tüm çalışmaların geliştirilmesine katkı sağlayacağı dikkate alındığında, talebe konu bilgilerin paylaşılmasında özel olarak kadınların genel olaraksa kamunun yararının bulunduğu değerlendirilmektedir.

36. Bilgi edinme başvurusuna konu sorular (bkz. prg.1.1) ile idarenin açıklamaları bu kapsamda değerlendirildiğinde, talebe konu verilerin idarenin görevi gereği elinde bulunan bilgilere ilişkin olduğu ve

Kanunda yer alan istisna hükümleri arasında sayılmayan erişime açık bilgilerden olduğu; bunlardan bir kısmı özel bir çalışma ya da analiz gerektirebilecek ise de bir kısmının böyle bir çalışma ya da analize muhtaç olmadığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte, idare tarafından sorular arasında herhangi bir ayrım yapılmaksızın, toptancı bir yaklaşımla talebin tümden reddedildiği görülmüştür.

37. Bu kapsamda, şikâyete konu bilgi edinme başvurusunun yanıtlandırılması suretiyle sağlanacak toplumsal fayda dikkate alınarak, talep edilen istatistiklerden ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz gerektirmeyenlerinin idarece hazırlanarak başvuran Vakıfla paylaşılması gerektiği; bu kapsamda yer almayan ve hazırlanması idareye ciddi külfet getirecek bilgi taleplerinin ise reddi gerektiği değerlendirilmiştir.

38. Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar kapsamında sonuç olarak; bilgi edinme hakkının temel hak ve özgürlüklerin kullanılması bağlamında vazgeçilmez haklardan biri olduğu, hakkın kullanımının demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olduğu, başvuran Vakıf tarafından kadına yönelik şiddetle ilgili olarak yapılan bilgi edinme başvurusunda talep edilen bilgilerin idarenin yürütmekle yükümlü olduğu bir faaliyete ilişkin olması sebebiyle yasal olarak elinde bulunan ve 4982 sayılı Kanun gereğince bilgi edinme hakkının kullanımını kolaylaştıracak şekilde tasnif ederek sistematik kullanıma sokulması gereken bilgilerden olduğu, talebin 4982 sayılı Kanunun 7/2 maddesine dayalı olarak reddinin mümkün olabilmesi

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

için idarenin bu konuda elinde hiç kayıtlı veri veya belge olmaması gerektiği, mevcut bilgi ve belgelerden faydalanılarak istatistik hazırlanması için ayrı bir çalışma yapılmasının söz konusu olduğu hallerde bu bilgilerin açıklanması ile sağlanacak şeffaflığının getireceği kamu yararının, bu bilgilerin derlenmesinin gerektireceği kamu külfetine üstün tutulması gerektiği, 4982 sayılı Kanunun 7/2 nci maddesinde yer alan ve idarelere takdir yetkisi tanıyan hükmün Kanunun amacı olan yönetimde “şeffaflığın” ve “hesap verebilirliğin” sağlanması amacına uygun olarak kullanılması ve bu tür talepler değerlendirilirken toptancı yaklaşımda bulunulmaması gerektiği, kadına yönelik şiddetle mücadelede önemli bir yeri olan kolluk tarafından gerçekleştirilen faaliyetlerin izlenmesi amacıyla Vakıf tarafından yürütülen çalışmanın 6284 sayılı Kanun uyarınca Vakfa verilen bir yükümlülük olarak görülerek, idare tarafından desteklenmesi ve teşvik edilmesi gerektiği, belirtilen gerekçeyle talep edilen bilgilerden ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz gerektirmeyenlerinin idarece hazırlanarak başvuran Vakıfla paylaşılması amacıyla

Emniyet Genel Müdürlüğüne tavsiyede bulunulması, bu kapsamda yer almayan ve hazırlanması idareye ciddi külfet getirecek taleplerin ise reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 39. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazıları incelendiğinde, “nezaket”, “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği görülmüştür.

40. Ancak idare tarafından başvuranın dilekçesine verilen cevabi yazıda, 12-38 uncu paragraflarda açıklanan sebeplerle “şeffaflık”, “hesap verebilirlik” ve “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uygun hareket edilmediği değerlendirilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uygun hareket etmesi beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

41. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili

İdarenin işlemine karşı Ankara İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; Başvuran Vakıf tarafından talep edilen bilgilerden ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz gerektirmeyenlerinin idarece hazırlanarak başvuran Vakıfla paylaşılması amacıyla EMNİYET

GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Talep edilen bilgilerden ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz gerektiren ve hazırlanması idareye ciddi külfet getirecek taleplerin REDDİNE,

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından bu

karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana ve Emniyet Genel Müdürlüğü’ne tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr