|
ÖZET: Bu karar, başvuranın ilişiğinin kesilmesinden işe iade edildiği tarihe kadar olan mali haklarının ödenmesi talebini incelemektedir. Anayasanın 125. maddesi gereğince, idarelerin hukuka aykırı işlemlerine karşı yargı yolu açıktır ve mahkeme kararlarının idarelerce yerine getirilmesi zorunludur. İdarenin mahkeme kararlarını etkin bir şekilde uygulamaması, vatandaşların idareye olan güvenini zedelerken, kamu zararına da yol açmaktadır.
İptal davaları, idarenin hukuka uygunluğunu denetler ve hukuka aykırı işlemlerin sonuçlarını ortadan kaldırmak idarenin sorumluluğundadır. Somut olayda, başvuranın davası sonucunda idari işlem iptal edilmesine rağmen, idare hukuka aykırı işlemin sonuçlarını gidermemiştir. Bu durum, başvuranın tekrar yargı yoluna başvurmasına ve idarenin daha fazla kamu zararı ile karşılaşmasına neden olmaktadır. Sonuç olarak, idareye düşen görev, iptal edilen işlemin sonuçlarını ortadan kaldırarak hukuka uygun duruma dönmektir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/967-S.23.1680
BAŞVURU NO : 2022/11190
KARAR TARİHİ : 23/01/2023
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : GAZİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : İlişiğinin kesilmesinden işe iade edildiği tarihe kadar olan mali haklarının tarafına ödenmesi talebi hk.
BAŞVURU TARİHİ : 05/08/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, başvurusunda özetle; Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Teknoloji Anabilim
Dalında olarak çalışmakta iken, Anabilim Dalının 15.10.2020 tarihinde aldığı karar ve 23.11.2020 tarihli sayılı Rektör Oluru ile görev süresinin uzatılmayarak
02.12.2020 tarihinde Kurum ile ilişiğinin kesildiğini, İdare mahkemesine açtığı davanın aleyhine
sonuçlandığını, bir üst mahkemeye taşıdığı davada 2021/2086 Esas, Karar numarası ile Ankara 4. İdari Dava Dairesi istinaf başvurusunu kabul ederek, İdare Mahkemesinin kararının bozulduğunu ve görevine iade edildiğini, 13.01.2022 tarihinde göreve başladığını ve aynı gün mali hakları saklı kalarak istifa ettiğini, ilişiğinin kesildiği tarih olan 21.10.2020 tarihinden itibaren kaybettiği mali haklarını İdareden talep ettiğini ancak tarafına cevap verilmediğini, Hazine ve Maliye Bakanlığından görüş beklendiğini belirterek, mağduriyetinin giderilmesini ve ilişiğinin kesilmesinden işe iade edildiği tarihe kadar olan mali haklarının tarafına ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddia hakkında istenen bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Gazi Üniversitesi
Rektörlüğü tarafından gönderilen cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Başvuranın Üniversitenin Eczacılık Fakültesi Eczacılık Teknolojisi Bölümü Farmasötik Teknoloji
Anabilim Dalı kadrosundaki görevinden ilişiğinin kesilmesi nedeniyle Ankara 9. İdare Mahkemesinde 2020/2240 sayılı esas ile açtığı davada 13.07.2021 tarih ve sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiş ise de Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 04.11.2021 tarih ve
/
sayılı kararı ile başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına dava konusu işlemin iptaline karar verildiği ve yargılamanın temyiz inceleme aşamasında olduğundan kesinleşmediği,
2.2. Ankara Bölge İdare Mahkemesinin kararına istinaden Eczacılık Teknolojisi Bölümü Farmasötik
Teknoloji Anabilim Dalı kadrosuna atanan başvuranın 13.01.2022 tarihinde görevine başladığı ve aynı tarihte mesai sonu itibariyle istifa ederek görevinden ayrıldığı,
2.3. Başvuranın görev süresinin uzatılmayarak görevinden ilişiğinin kesildiği 02.12.2020 tarihinden itibaren tüm mali haklarının ödenmesini talep ettiği 13.01.2022 tarihli dilekçesinin ilgilinin söz konusu talebine ilişkin anılan mahkeme kararında yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesine ilişkin bir ibare bulunmaması sebebiyle, ödeme yapılıp yapılamayacağı, ödeme yapılacak olması durumunda hangi tarihler arasında ödeme yapılacağı konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığından görüş sorulduğu,
2.4. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın görüş vermediği bu nedenle Üniversitenin Hukuk Müşavirliğinden görüş alınmasının uygun olacağının değerlendirildiği, Hukuk Müşavirliği’nden alınan 01.06.2022 tarihli ve
374624 sayılı yazının ikinci paragrafında “Davacının açtığı dava ilişik kesme işleminin iptaline ilişkin olup
yerel mahkeme tarafından reddine karar verilen dava Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava
Dairesinin sayılı kararı ile kabul edilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Davacı açtığı davada yoksun kalınan parasal haklarının iadesine yönelik olarak bir talepte bulunmamıştır. Bu nedenle mahkeme kararı uyarınca ödeme yapma zorunluluğu bulunmamaktadır.” yönünde görüş verildiği ve bu görüşe istinaden başvuranın dilekçesine işlem yapılmadığı, ifade edilmektedir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.”,
3.2. “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesi; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
düzenlemeleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
5. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan
Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 6. Başvuran özetle, ilişiğinin kesilmesinden işe iade edildiği tarihe kadar olan mali haklarının tarafına ödenmesini talep etmektedir.
7. Anayasanın 125. Maddesinde yer alan, “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır’’ hükmü ile idarelerin hukuka aykırı iradesi karşısında bireyler yargısal yolla korunmaktadır. Bu kapsamda, hukuk devleti ilkesinin zorunlu bir sonucu olarak mahkeme kararlarının idarelerce yerine getirilmesi gerekmektedir. Ancak hukuk devleti ilkesi ile İdarenin yargı denetimine tabi olmasının bir anlam ifade edebilmesi için idarenin mahkemelerin idare aleyhine verdiği kararların gereklerini tam anlamıyla yerine getirmesi büyük önem arz etmektedir. Mahkeme kararlarının yerine getirilmesi, her şeyden önce vatandaşın idareye olan güvenini sağlamlaştıracak yani devletin itibarını güçlendirecektir. Özetle bir hukuk devletinde yargının düzgün işlemesi kadar mahkemelerce verilen kararların gecikmeksizin ve etkin bir şekilde uygulanması da zorunludur.
8. İdarenin hukuka uygun davranmasını sağlamak amacıyla kullanılan iptal davaları ile idarenin işleminin hukuka uygunluğu denetlenmekte ve eğer hukuka aykırılık saptanırsa işlem ortadan kaldırılmaktadır. İdari işlem hakkında verilen iptal kararı ile işlemin varlığı son bulup, o işlem hukuk âleminden silinmektedir.
Burada iptal kararının hukuksal etkisi ile iptal kararının gereklerinin yerine getirilmesi birbirine karıştırılmamalıdır. İptal kararının hukuksal etkisi, hukuka aykırı olduğu saptanan işlemin ortadan 1 kalkması, varlığının sona ermesidir. Bu kararın gereklerinin yerine getirilmesi için ise idareye birtakım sorumluluklar düşmektedir. Yani İdare iptal olan işlem sonrası bu işlem nedeniyle ortaya çıkmış olan sonuçları ortadan kaldırmalıdır ki, iptal edilen işlem nedeniyle oluşmuş olan durumlar ortadan kalkmış olsun. İdare bunun için gerekli olan işlemleri yaparak üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir.
9. Somut olayda da başvuranın açtığı dava sonucu idari işlemin hukuka aykırı olduğunun saptanması ile işlem iptal edilmiştir. İdare mahkeme kararına uyarak başvuranı işe tekrar başlatmış olsa da hukuka aykırı olan işlemin uygulandığı zaman aralığı içinde ortaya çıkardığı diğer etkileri giderecek işlemleri mahkeme kararında yer almadığı gerekçesiyle yapmayarak kişinin tekrar yargı yoluna başvurması ve tam yargı davası ile parasal haklarını talep etmesini istemiştir. Bu durumun, tekrar bir yargı sürecine neden olacağı, yargının yükünün artacağı ayrıca uzayan süre sonucunda İdarenin daha fazla asıl alacağa yasal faiz ödeyeceği dolayısıyla kamu zararına yol açacağı açıktır. Hâlbuki İdareler mahkemelerce verilen iptal kararları doğrultusunda hukuka aykırı olan işlemin bütün sonuçlarını, sanki o işlem hiç yapılmamışçasına ortadan kaldırdıkları durumda hem vatandaşların idareye olan güvenleri artacak hem de kamu zararı oluşmayacaktır.
10. Özetle, iptal kararı karşısında idareye düşen ödev, iptal edilen idari işlem neticesinde meydana gelmiş sonuçları gidermek, hukuka aykırı durumdan hukuka uygun hale dönülmesini sağlamaktır. Kaldı ki başvuran Danıştay aşamasında davayı kaybederse İdare zaten ödediği parayı geri alabilecek güce sahiptir.
1
Yıldırım Uler, İdari Yargıda İptal Kararlarının Sonuçları, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, Ankara, 1970, s. 15.
/
11. Tüm bu açıklamalar ve mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; İptal kararını yerine getiren idarenin, iptal edilen işlemin hiç yapılmamış sayılacağı hususunu göz önünde tutarak, başvuranın ilişiğinin kesilmesinden işe iade edildiği tarihe kadar olan mali haklarının hesaplanarak ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 12. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
13. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Başvuranın ilişiğinin kesilmesinden işe iade edildiği tarihe kadar olan mali haklarının yasal faiziyle birlikte hesaplanarak ödenmesi yönünde TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; İdare
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Bu kararın BAŞVURANA ve GAZİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/