ÖZET: Kamu İhale Kurulu, başvuru sahibinin itirazen şikâyet başvurusunun süre aşımından reddedilmesine ilişkin kararı incelemiştir. Yapılan değerlendirmede, başvuru sahibinin, idarenin kararını bildirmesinden sonra on gün içinde Kuruma başvurması gerektiği, ancak bu sürenin geçtikten sonra itirazen şikâyet başvurusunda bulunduğu tespit edilmiştir. İdarenin, başvuru sahibine kararın hangi kanun yollarına ve mercilere başvurabileceğini belirtmemesi, Anayasa’nın 40. maddesi gereğince hak arama özgürlüğünün ihlaline yol açmıştır. Bu nedenle, Kamu İhale Kurulu, başvurunun süre yönünden reddine dair kararın hukuka aykırı olduğuna ve işin esasının incelenmesi gerektiğine hükmetmiştir. Sonuç olarak, daha önceki karar iptal edilerek, başvurunun esasına geçilmesine karar verilmiştir. Bu durum, kamu kurumlarının doğru bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde, başvuru sürelerinin geçerliliği konusunda önemli bir hukuki tespit oluşturmuştur.

Karar no 2017/MK-345
Karar tarihi 09.08.2017
Toplantı No 2017/039
Gündem No 50
Gündem Konusu 2010/25432 İhale Kayıt Numaralı “Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Özel Güvenlik” İhalesi

Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığı tarafından 19.04.2010 tarihinde açık ihale usulü ile yapılan 2010/25432 ihale kayıt numaralı “Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Özel Güvenlik” ihalesine ilişkin olarak Nokta Özel Güvenlik Savunma Sistemleri Eğitim ve Danışmanlık Hizm. Ltd. Şti.nin 05.07.2010 tarihinde yaptığı şikâyet başvurusunun, idarenin 07.07.2010 tarihli yazısı ile reddi üzerine, başvuru sahibi 14.09.2010 tarih ve 27774 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan 13.09.2010 tarihli dilekçe ile itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 11.10.2010 tarihli ve 2010/UH.II-3042 sayılı karar ile “Başvurunun reddine“karar verilmiştir.

Davacı Nokta Özel Güvenlik Savunma Sistemleri Eğitim ve Danışmanlık Hizm. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada Ankara 11. İdare Mahkemesince “davanın reddine” karar verilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesinde Danıştay Onüçüncü Dairesi tarafından verilen 30.06.2017 tarihli ve E:2011/4402, K:2017/2175 sayılı kararda, “Dosyanın incelenmesinden, davacının Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığı tarafından 19.04.2010 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Özel Güvenlik” ihalesine ilişkin olarak 02.07.2010 tarihinde Kuruma başvuruda bulunduğu, yapılan inceleme sonucunda isteklinin “idarenin on günlük karar alma süresi beklenilmeden Kuruma başvuruda bulunduğunun” tespit edilmesi üzerine başvuru dilekçesinin bir örneğinin İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmeliğin 15’inci maddesinin ikinci fıkrasına göre işlem yapılarak idareye gönderildiği, ayrıca idarenin 27.07.2010 tarih, 226624 sayılı yazısı ile 17.09.2010 tarih, 269152 sayılı yazısı ve ekleri incelendiğinde; davacının 05.07.2010 tarihinde idareye şikâyet başvurusunda bulunduğu, başvuru üzerine alınan kararın 07.07.2010 tarih ve 207529 sayılı yazı ile iadeli taahhütlü olarak 13.07.2010 tarihinde şikâyetçiye bildirildiği, idarenin kararına karşı kararın bildiriminden sonraki on gün içinde Kuruma itirazen şikâyet başvurusunda bulunması gerekirken, bu süre geçtikten sonra 14.09.2010 tarihinde itirazen şikâyet başvurusunda bulunduğu, ayrıca, idareye yapılan şikâyet üzerine idarece verilen cevabın bir örneğinin, şikâyet dilekçesi ekinde yer alması gerekirken olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onuncu fıkrasının (c) bendi gereğince başvurunun süre yönünden reddine karar verildiği, bu kararın iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, kamu kurum ve kuruluşlarının işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğunu kurala bağlayan Anayasa’nın 40. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemeye rağmen, ihaleyi yapan idarenin davacının şikâyet dilekçesi üzerine verilen kararın bildirimine ilişkin işlemde davacının hangi kanun yolları ve mercilere başvurabileceği ve süreleri belirtilmediğinden, idarenin doğru bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve hak arama özgürlüğünün ihlal edilmiş olması karşısında, bakılan davada süre aşımından söz edilemeyecek olup, Kamu İhale Kurulu’nca işin esasının incelenmesi gerekirken başvurunun süre yönünden reddine ilişkin dava konusu kararda hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle;

1- Kamu İhale Kurulunun 11.10.2010 tarihli ve 2010/UH.II-3042 sayılı kararının iptaline,

2- Anılan Danıştay kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, işin esasının incelenmesine geçilmesine,


Oybirliği ile karar verildi.

Hamdi GÜLEÇ

Başkan

Osman DURU

Kurul Üyesi

Dr. Ahmet İhsan ŞATIR

Kurul Üyesi

Hasan KOCAGÖZ

Kurul Üyesi

Mehmet ATASEVER

Kurul Üyesi

Oğuzhan YILDIZ

Kurul Üyesi