ÖZET: Başvuran, müvekkilinin annesinin 27 Haziran 2022 tarihinde iş yerinde fenalaşması üzerine, gerekli müdahalelerin yapılmadığını ve bu durumun sonucunda vefat ettiğini iddia etmektedir. Başvuru, olayın yaşandığı gün kurum çalışanlarının zamanında aksiyon almadığını, hastaneye yönlendirme yapılmadığını ve bu durumun kamera kayıtları ile tanık ifadeleriyle kanıtlanabileceğini belirtmektedir. Başvuran, idarenin kusurundan kaynaklanan zararın tazmin edilmesi için Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvuruda bulunmuştur.

İlgili idare, yapılan incelemede müvekkilin vertigo hastalığı nedeniyle rahatsızlandığını, hastaneye gitmesi için uyarıldığını ancak kendisinin bunu kabul etmediğini ifade etmiştir. Adli Tıp Kurumu raporunda ise, yeniden canlandırma işleminin mümkün olduğu, ancak ölümün kalp hastalığına bağlı olarak gerçekleştiği belirtilmiştir. Bu bağlamda, müteveffanın sağlık durumu ve olayın gelişimi üzerine yapılan değerlendirmelerde, idarenin herhangi bir kusurunun bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvurunun reddedilmesi yönündeki karar, hukuka ve hakkaniyete uygun bulunmuş, başvuranın dava açma süresi ise tebliğ tarihinden itibaren işlemeye devam edecektir. Bu karar, Kamu Başdenetçisi tarafından onaylanmıştır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/437-S.24.681

BAŞVURU NO : 2023/19318

KARAR TARİHİ : 15.01.2024

RET KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : İdarenin kusurundan doğan zararın tazmin edilmesi talebi hk

BAŞVURU TARİHİ : 23.11.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yaptığı başvuruda başvuran, müvekkilinin annesinin 27/06/2022 tarihinde fenalaştığını, durumunu çalıştığı yerdeki amirinin görmesine ve hastanenin yakınlığına rağmen izin almasına kadar geçen sürede kurumda çalışanlarca herhangi bir aksiyon alınmadığını belirtmektedir.

Başvuran, müvekkilinin annesinin aynı tarihte hayatını kaybettiğini, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen raporda yeniden canlandırmanın mümkün olabilecekken gerekli işlemlerin yapılmadığına yer verildiğini belirtmektedir. Başvuran, vefat eden kişinin fenalaştığı an ile ölüm saati arasında önemli bir zaman bulunduğunu, Kurumda zamanında müdahale edilmediğini, hastaneye yönlendirilmediğini, bu durumun kurum kamera kayıtları ve tanık beyanlarından tespit edileceğini açıklamaktadır. Başvuran olay gününe ilişkin soruşturma açılarak kamera kayıtlarının incelenmesini, olayla ilgisi olanların ifadesinin alınmasını, idarenin kusurundan kaynaklı bu durum için tazminat ödenmesini Kurumumuzdan talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Sağlık Bakanlığının 30/11/2023 tarihli ve – – sayılı yazısında; 2.1. Başvuranın talebi doğrultusunda Ankara Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından inceleme başlatıldığı, çalışma arkadaşlarının ve şube müdürünün ifadelerine başvurularak müteveffanın o günkü rahatsızlık durumu ve gün içindeki gelişmeler hakkında tahkikat yapıldığı,

2.2. İncelemede müteveffanın vertigo hastalığının olduğu, daha önce de bu hastalık nedeniyle ataklar geçirdiği, bu duruma İl Müdürlüğü çalışanlarının da şahit olduğu, rahatsızlığı anında yine aynı şekilde bir vertigo atağı geçirdiğinin düşünüldüğü, hastaneye gitmesi için uyarıldığı ancak kendisinin kabul etmediği, dinlenmesi halinde geçeceğini söylediği, eşini arayarak kendisini almasını istediği, izin almak için şube müdürünün odasına gittiğinde odada bulunan kişi tarafından eşinin arabasına kadar refakat edildiği, eşine müteveffayı hastaneye götürmesi için uyarıda bulunulduğu, buna karşın müteveffanın eve götürüldüğü, İl

Müdürlüğünün herhangi bir kusurunun olmadığı, açıklamalarına yer verilmektedir.

3. Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 30/11/2023 tarihli ve – sayılı yazısında; 3.1. Otopsisinde tespit edilen sternum kırığı ve karaciğer yırtığının lokalizasyonu ve özellikleri dikkate alındığında yeniden canlandırma işlemi sırasında husüllerinin mümkün olduğu, 3.2. Otopsisinde dış muayenede tespit edilen lezyonların lokalizasyonu, özellikleri ve ağırlıkları itibari ile ölüm meydana getirebilecek nitelikte olmadığı, iç muayenede kafatasında kırık, kafa içi kanama, beyin kanaması, beyin doku harabiyeti, iç organ ve büyük damar yaralanması tarif edilmediği dikkate alındığında kişinin travmatik tesirle öldüğünün tıbbi delilleri bulunmadığı, 3.3. Otopsi sırasında alınan doku örneklerinin incelemesinde aranan toksik maddelerin bulunmadığı dikkate alındığında kişinin zehirlenerek öldüğünün tıbbi delilleri bulunmadığı, 3.4. Adli dosyada kayıtlı bilgilerde, işyerinde rahatsızlanarak evine gittiği, evde hareketsiz bulununca l 12 vasıtasıyla yeniden canlandırma işlemi uygulanarak hastaneye götürüldüğü ve burada öldüğü, otopsisinde ölümüne neden olabilecek travmatik değişim ve toksik madde bulunmadığı, iç organlarda tespit edilen makroskopik bulgular ile iç organların histopatolojik tetkikinden elde edilen bulgular ve ölümün meydana geliş şekli birlikte değerlendirildiğinde kişinin ölümünün kalp hastalığı sonucu meydana gelmiş olduğunun kabulü gerektiği oy birliği ile kabul edildiği, açıklamalarına yer verilmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 5. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde “Bu Kanunun amacı; işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemektir.”, “Kapsam ve istisnalar” başlıklı 2 nci maddesinin birinci fıkrasında “Bu Kanun; kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanlarına faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.”,, “İşverenin genel yükümlülüğü” başlıklı 4 üncü maddesinde “İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede; a) Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik

tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar. b) İşyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar. c) Risk değerlendirmesi yapar veya yaptırır. ç) Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu göz önüne alır. d) Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışındaki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır.

(2) İşyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınması, işverenin sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. (3) Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yükümlülükleri, işverenin sorumluluklarını etkilemez. (4) İşveren, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin maliyetini çalışanlara yansıtamaz.”, “Sağlık gözetimi” başlıklı 15 inci maddesinde “(1) İşveren; a) Çalışanların işyerinde maruz kalacakları sağlık ve güvenlik risklerini dikkate alarak sağlık gözetimine tabi tutulmalarını sağlar. b) Aşağıdaki hallerde çalışanların sağlık muayenelerinin yapılmasını sağlamak zorundadır: 1) İşe girişlerinde. 2) İş değişikliğinde. 3) İş kazası, meslek hastalığı veya sağlık nedeniyle tekrarlanan işten uzaklaşmalarından sonra işe dönüşlerinde talep etmeleri hâlinde. 4) İşin devamı süresince, çalışanın ve işin niteliği ile işyerinin tehlike sınıfına göre Bakanlıkça belirlenen düzenli aralıklarla. (2) Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışacaklar, yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu olmadan işe başlatılamaz.5 (3)

(Değişik birinci cümle: 10/9/2014-6552/17 md.) Bu Kanun kapsamında alınması gereken sağlık raporları işyeri hekiminden alınır. 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli işyerleri için ise kamu hizmet sunucuları veya aile hekimlerinden de alınabilir. Raporlara itirazlar Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen hakem hastanelere yapılır, verilen kararlar kesindir.6 (4) Sağlık gözetiminden doğan maliyet ve bu gözetimden kaynaklı her türlü ek maliyet işverence karşılanır, çalışana yansıtılamaz. (5) Sağlık muayenesi yaptırılan çalışanın özel hayatı ve itibarının korunması açısından sağlık bilgileri gizli tutulur.” düzenlemelerine yer verilmiştir

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

6. Kamu Denetçisi tarafından, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan Ret Karar Önerisi

Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran müvekkilinin annesinin 27/06/2022 tarihinde fenalaştığını, durumunu çalıştığı yerdeki amirinin görmesine ve hastanenin yakınlığına rağmen izin almasına kadar geçen sürede kurumda çalışanlarca herhangi bir aksiyon alınmadığını müvekkilinin annesinin aynı tarihte hayatını kaybettiğini, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen raporda yeniden canlandırmanın mümkün olabilecekken gerekli işlemlerin yapılmadığına yer verildiğini belirtmektedir. Başvuran, vefat eden kişinin fenalaştığı an ile ölüm saati arasında önemli bir zaman bulunduğunu, Kurumda zamanında müdahale edilmediğini, hastaneye yönlendirilmediğini, bu durumun kurum kamera kayıtları ve tanık beyanlarından tespit edileceğini açıklamaktadır. Başvuran olay gününe ilişkin soruşturma açılarak kamera kayıtlarının incelenmesini, olayla ilgisi olanların ifadesinin alınmasını, idarenin kusurundan kaynaklı bu durum için tazminat ödenmesini

Kurumumuzdan talep etmektedir.

8. İşyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenleyen ve kamu sektörüne ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanlarına faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre işveren işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Bu çerçevede işveren mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar. İşyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar. Risk değerlendirmesi yapar veya yaptırır. Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu göz önüne alır. Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışındaki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır. Ayrıca işveren çalışanların işyerinde maruz kalacakları sağlık ve güvenlik risklerini dikkate alarak sağlık gözetimine tabi tutulmalarını sağlar.

İşveren çalışanların işe girişlerinde, iş değişikliğinde, iş kazası, meslek hastalığı veya sağlık nedeniyle tekrarlanan işten uzaklaşmalarından sonra işe dönüşlerinde talep etmeleri hâlinde, işin devamı süresince, çalışanın ve işin niteliği ile işyerinin tehlike sınıfına göre Bakanlıkça belirlenen düzenli aralıklarla sağlık muayenelerinin yapılmasını sağlamak zorundadır. Bu açıklamalardan işverenin çalışanların iş sağlığı ve güvenliği dışındaki rahatsızlıklarında herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmaktadır.

9. Kurumumuza sunulan bilgi ve belgelerden müteveffanın bir sağlık kuruluşuna başvurması için çalışma arkadaşlarınca uyarılmasına rağmen kabul etmediği, eşinin kendisini almasını talep ettiği, eşi geldiğinde aracına kadar kendisine eşlik edildiği, yine bir sağlık kuruluşuna gitmesi yönünde uyarıldığı görülmektedir.

Ancak eşinin de müteveffayı sağlık kuruluşu yerine eve götürdüğü, müteveffanın bu sırada fenalaştığı ve acil yardım ekiplerine haber verildiği belirlenmiştir 10. Müteveffanın 27/06/2022 tarihinde iş yerinde rahatsızlandığı, izin alarak evine gittiği, evinde hareketsiz bulunması üzerine I12 vasıtasıyla hastaneye kaldırıldığı, yapılan yeniden canlandırma işlemine yanıt vermeyerek aynı gün vefat ettiğinin saptandığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığının raporu incelendiğinde raporda otopsisinde tespit edilen sternum kırığı ve karaciğer yırtığının lokalizasyonu ve özellikleri dikkate alındığında yeniden canlandırma işlemi sırasında husüllerinin mümkün olduğuna, başka bir anlatımla müteveffanın bedeninde meydana gelen kırık ve yırtıklarının acil yardım ekiplerince yapılan yeniden canlandırma işlemi sırasında meydana gelmesinin olası olduğuna yer verildiği görülmektedir. Ölümün ne şekilde meydana geldiğinin açıklandığı raporda ölümün oluşmasında herhangi bir kişi veya kurumun kusur/hata/eksikliğin bulunduğu yönünde bir değerlendirme tespit edilmemiştir.

11. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın talebinin İdare tarafından reddedilmesi işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

12. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın başvurana ve GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi