|
ÖZET: Başvuran, 25.06.2020 tarihinden itibaren maaşından kesilen yakıt ve kira bedellerinin ardından, idarenin kendisine borç çıkardığını ve bu borcun hukuki bir dayanağı olmadığını iddia ederek iptalini ve kesilen tutarların iadesini talep etmiştir. İlgili idare, yakıt bedelinin tahsilinin yasal çerçevede yapıldığını savunsa da, yapılan kesintilerin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir.
Danıştay kararında, başvuranın borç olarak tahakkuk ettirilen tutarın, rızaen ödenmemesi durumunda adli yargıda alacak davası açılması gerektiği belirtilmiş, doğrudan maaşından kesinti yapılmasının hukuka uygun olmadığı vurgulanmıştır. Bu bağlamda, idarenin uygulamalarının mevzuata aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvurunun kabul edilerek, Giresun Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’ne tavsiyede bulunulmuş ve başvuranın mağduriyetinin giderilmesi için gerekli işlemlerin yapılması istenmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/8789-S.23.14259
BAŞVURU NO : 2023/1973
KARAR TARİHİ : 17/07/2023
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
GİRESUN SOSYAL GÜVENLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın tarafına çıkarılan borcun iptali ve maaşından kesilen tutarların iadesi talebi hk.
BAŞVURU TARİHİ : 04/02/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran, 25.06.2020 tarihinden beri maaşından düzenli olarak yakıt ve kira bedelleri kesilmesine rağmen daha sonradan idarece yakıt ücretinin yanlış hesaplandığı ileri sürülerek tarafına borç çıkarıldığını ve maaşından kesinti yapıldığını, bu konuda idareye yapmış olduğu itirazının reddedildiğini, itirazının reddine ilişkin yazıda, gerekçe olarak “yakıtın oturanlar tarafından karşılanacağı, oturanların kendi aralarında yönetici seçeceği, ihtiyaçların yöneticiler aracılığıyla giderileceği” açıklamasına yer verildiğini, ancak, Kamu Konutları Yönetmeliği uyarınca, yakıtın temininin (fuel oil yakıt) zor olması nedeniyle yakıtın idare aracılığıyla Kamu İhale Kanunu hükümleri doğrultusunda temin edildiğini, lojmanda oturanların fuel oil yakıt temin edemeyeceğini, bu kapsamda, idarenin lojmanda oturanlara dilekçe imzalattığı, aksi halde, yakıt alınamayacağının dile getirdiğini, Kurum tarafından yakıtın tankerler vasıtasıyla Trabzon’dan getirildiğini, 31.05.2019 tarihinde ortak kullanım kalkmış olmasına rağmen, bu bilgilendirmenin lojmanda ikamet edenlere 11.11.2022 tarihinde yapıldığını, dolayısıyla, bu tarihler arasında, yönetim oluşturulmasının mümkün bulunmadığını, Anayasanın 125. maddesi uyarınca, eksik tahsilat varsa bunun idarenin kusurundan kaynaklandığını, zararın idare tarafından karşılanıp sorumlularına rücu etmesi gerektiğini, ayrıca, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22/12/1973 tarihli ve E. 1968/8, K.No.1973/14 sayılı kararında, yapılmış hatalı ödemelerin 60 gün içinde istenmesi gerektiğinin öngörüldüğünü, bu nedenle, Kurumunun, dava açma süre geçtikten sonra geri ödemeyi istemesinin mümkün olmadığını, SGK Konut Giriş Tutanağı ile tarafına yüklenen yükümlülükleri eksiksiz olarak yerine getirmiş bulunduğunu, bu tutanakta, belirtilen şartların dışında daha ağır şartları kabul ettiğine dair hiçbir kabul beyanının da bulunmadığını, bu nedenle, Konut Giriş Tutanağı kapsamı dışında tarafına borç çıkarılmasının hukuka aykırı olduğunu, Kurumun 28.11.2022 tarih ve sayılı yazısının en alt
kısmında “Bu belge ile yukarıda tarihi, mahiyeti ve miktarı yazılı olan borç tebliğ edilmiş olup, ‘Fazla veya
Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik/Kamu Zararlarının Tahsiline
İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’ hükümlerine göre ödenmesi”nin talep edildiğinin ifade edildiğini, ancak tarafından talep edilen alacağın lojman yakıt bedeline ilişkin olduğu, Fazla veya Yersiz
Ödemelerin Tahsiline İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 2 nci maddesinden de anlaşılacağı üzere, anılan Yönetmelik hükmünün “5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında yapılan” fazla veya yersiz ödemeye ilişkin olduğunu, Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 2 nci maddesinde, bu Yönetmeliğin, düzenleyici ve denetleyici kurumlar hariç olmak üzere, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinde tespit edilen kamu zararlarından doğan alacakları kapsadığının öngörüldüğü ancak, Kurum tarafından gönderilen belgede kamu zararının oluşup oluşmadığının, kamu zararı oluşmuş ise ne şekilde tespit edildiğinin (kontrol, denetim, inceleme, Sayıştay tarafından tespit, yargılama suretiyle tespit) belirtilmediğini, dolayısıyla mevcut olup olmadığı belli olmayan bir kamu zararı tespit edilmeden yukarıdaki mevzuat kapsamında tahsilat işlemlerinin gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki bahsi geçen mevzuat kapsamında oluşan zarardan “kamu zararının oluşmasına sebep olan kamu görevlisi”nin sorumlu olduğunu iddia ederek, söz konusu borcun iptalini ve kesilen tutarların tarafına iadesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talebi içeren yazımıza istinaden Giresun Sosyal
Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından gönderilen 28.03.2023 tarih ve sayılı cevabi yazıda;
2.1. İl Müdürlüğünün ve lojmanların ısınması için, 31/05/2019 tarihine kadar, ortak (fuel-oil) yakıt kullanıldığı, İl Müdürlüğünün hizmet binasının doğalgaz dönüşüm işinin bitirilerek 31.05.2019 tarihinden sonra idari binanın doğalgaz kullanımına geçtiği, lojman konutlarının bağımsız bölüm olarak fuel-oil kullanımına devam ettiği, bu tarihten sonra ortak yakıt kullanımının ortadan kalktığı, tahsil edilen ve tahsil edilmeye devam eden yakıt bedelinin de bu tarihten sonra tamamı lojmanlarda kalan personellerin kullandığı fuel-oil yakıt bedeli olduğu, bunun dışındaki tüm beyanların gerçeğe aykırı olduğu,
2.2. Sosyal Güvenlik Kurumu Konut Tahsis İşlemleri ile İlgili Usul ve Esasların Konutların Müşterek
Hizmet ve İhtiyaçlarının Karşılanması başlıklı 6. Bölüm 26. Maddesinin 1. fıkrası ve 31 inci maddesinde; “Tamamı Kurum mülkiyetinde bulunan konut blok veya gruplarının yakıt ihtiyacının temini ile müşterek hizmet ve ihtiyaçları, konutlarda oturanların kendi aralarından birer yıl süre ile seçecekleri yönetici veya yöneticiler aracılığıyla karşılanır’’ hükmünün yer aldığı, yine usul ve esasların altıncı bölüm 26.
Maddesinde, “Yönetim oluşturulamaması halinde tamamı Kuruma ait özel durumları nedeniyle yakıt temininin güç olduğu bazı illerdeki kaloriferli konutlarda kullanılan yakıt. Kurumun tabi olduğu satın alma mevzuatı hükümlerine göre görevli birim tarafından sağlanır,” hükmüne yer verildiği, buna istinaden lojmanlarda kalan personel tarafından verilmiş olan yakıt alınması ile ilgili talep dilekçelerinin yazı ekinde yer aldığı,
2.3. Sosyal Güvenlik Kurumu Konut Tahsis Usul ve Esasların 26. Maddesine istinaden ve Seçilen
Yöneticinin Görevi başlıklı 32.nci maddesinin a fıkrasında da; “Konutlarda istihdam edilen kapıcı, kaloriferci, bahçıvan gibi personel ile konutlar için ihtiyaç duyulan yakıtın; konutlarda oturanlar tarafından temini ile bedellerinin konutlarda oturanlarca karşılanması esas olduğundan, bu amaçla yapılan her türlü ödeme ve harcamaları konut brüt yüzölçümleri oranına göre konutta oturanlardan tahsil etmek,” hükümlerine yer verildiği, buna göre 31.05.2019 tarihinden sonra alınan fuel-oilin lojmanlarda oturan personellerden ay ay kesildiği, ihale dönemi sonunda veya doğrudan temin dönemi sonunda kesin tespit edilen vakit bedelinin de personellerden talep dilekçelerine istinaden 12 ay eşit taksit yapılarak tahsil
edilmeye devam olunduğu, hiçbir personelin mağdur edilmediği,
2.4. Yakıt aşım ücretinin tahsilinde yasal faiz uygulanmadığı, 15 Şubat 2023 tarihi itibariyle ilgili personellerin maaşlarından 4 eşit taksit kesinti yapıldığı ve 8 eşit taksit borç kaldığı, tüm bu uygulanan idari süreçlerin ilgili personellerle toplantı yapılarak, tebligat yapılarak, artan yakıt bedelinin hesaplanması için 5 kişilik idari komisyon kurularak eksiksiz yasal faiz uygulanmadan hesapladığı, borç tebligatlarının ilgili personellere tebliği edildiği, ayrıca borca itiraz edenlerle ilgili değerlendirme yapılarak, ilgili personellere süresinde tebliği edildiği, ayrıca 2023 yılı için personeller tarafından yakıt alımı için talepte bulunulmadığından, idare tarafından yakıt alım ihalesine çıkılmadığı, Kurum Başkanlığından alınan görüşler doğrultusunda yakıtın lojmanlarda oturan personellerin, yönetim oluşturarak, yakıtı karşılaması gerektiğinin talimatlandırıldığı,
2.5. Isı pay ölçer ve kalorimetre olmaması nedeniyle ortak kullanım alanları ibaresinin her yıl yayınlanan
Milli Emlak tebliğine göre 31.05.2019 tarihinden önceki dönemler için uygulandığı, 31.05.2019 tarihinden sonra ise yakıtın tamamı (fucl-oil) lojmanlarda oturanlar tarafından kullanıldığı, Kamu zararı olmaması için, yakıtın tamamının ilgililerden tahsil edilmesinin esas olduğu, sonuç itibari ile kullanılan yakıtın lojmanda kalan personeller tarafından kullanıldığı ve personellerin mağdur olmaması için yeteri kadar yakıt temin edildiği gibi Kurumun yakıt almaması gibi bir durumun mevcut olmadığı,
2.6. Konu ile ilgili Müdürlüğün 03/11/2022 tarih ve sayılı yazıları ile Kurum
Başkanlığı Destek Hizmetleri Daire Başkanlığına ve İnşaat ve Emlak Daire Başkanlıklarına görüş sorulduğu, gelen 09/11/2022 tarih ve sayılı görüş yazısında da lojmanlarda oturanların yakıt giderlerinin oturanlar tarafından karşılanacağının esas olduğunun ifade edildiği, yakıt giderinin tahsili için bağımsız bölüm olduktan sonra yakılan fuel oil yakıt ücretinin 2019-2022 yılları arası oturan personellerden kalma sürelerine göre, boş olan dairelerinin yakıt bedelinin ise Kurum tarafından yasal faizi alınmadan karşılandığı, yakıt bedeli ile ilgili başvuran dışındaki personeller tarafından Giresun İdari Mahkemesinde numarasına kayden Kurum aleyhine açılan davanın devam ettiği, bu nedenle yapılan iş ve işlemler doğrudan temin ve ihale dönemi sonunda hesaplanarak tespit edilen bedelin yakıt karşılığı olduğu için her hangi bir kamu zararı oluşmadığı gibi kamu zararı oluşmaması için hesaplanan ısınma giderlerinin alınması için yapılan iş ve işlemlerin tamamının mevzuata uygun olduğu,
ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi Ve Kontrol Kanununun,
5.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı, kalkınma planları ve programlarda yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve malî saydamlığı sağlamak üzere, kamu malî yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm malî işlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve malî kontrolü düzenlemektir.”
5.2. “Kamu zararı” başlıklı 71 inci maddesinde; “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde; …
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, esas alınır.
(Değişik üçüncü fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edilir.
…
Kamu zararının, bu zarara neden olan kamu görevlisinden veya diğer gerçek ve tüzel kişilerden tahsiline ilişkin usûl ve esaslar, Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.”
6. 19.10.2006 tarihli ve 26324 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin
Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin,
6.1. “Kamu zararının tespiti ve bildirilmesi” başlıklı 7 nci maddesinde; “(1) Kamu zararı 6 ncı maddede belirtilen hususlar göz önünde bulundurulmak suretiyle; a) Kontrol, denetim veya inceleme, b) Sayıştayca kesin hükme bağlama, c) Yargılama, sonucunda tespit edilir.
(2) Tespit edilen kamu zararına ilişkin yazı, tutanak, rapor, ilâm ve benzeri belgeler ilgili kamu idaresine gönderilir.”
6.2. “Alacak takip dosyası ” başlıklı 8 inci maddesinde; “(1) Tespit edilerek kamu idarelerine bildirilen kamu zararından doğan alacakların her biri için takibe yetkili birimce alacak takip dosyası açılır. …”
6.3. “Kamu zararından doğan alacakların tahsil şekilleri ” başlıklı 12 nci maddesinde; “(1) Kamu zararından doğan alacaklar, sorumlulardan ve/veya ilgililerden, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte tahsil edilir.
(2) Tespit edilen kamu zararları; a) Rızaen ve sulh yolu ile ödenmek, b) (Değişik:RG-15/6/2019-30802-C.K.-1147/7 md.) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre takas yapılmak, c) 2004 sayılı Kanun hükümleri uygulanmak, suretiyle tahsil edilir. ”
hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
/
7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü ile tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi, Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8. 25.06.2020 tarihinden beri maaşından düzenli olarak yakıt ve kira bedelleri kesilmesine rağmen, daha sonradan idarece yakıt ücretinin yanlış hesaplandığı ileri sürülerek tarafına borç çıkarılan ve maaşından kesinti yapılan başvuran, söz konusu borcun hukuki dayanağı olmadığını iddia ederek, söz konusu borcun iptalini ve kesilen tutarların tarafına iadesini talep etmektedir.
9. İlgili idarece gönderilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde, İl Müdürlüğünün ve lojmanların ısınması için, 31/05/2019 tarihine kadar, ortak (fuel-oil) yakıt kullanıldığı, İl Müdürlüğünün hizmet binasının
31.05.2019 tarihinden sonra doğalgaz kullanımına geçtiği, lojman konutlarının bağımsız bölüm olarak fuel-
oil kullanımına devam ettiği, personellerin mağdur olmaması için yeteri kadar yakıt temin edildiği ve bedelinin Kurum tarafından ödendiği, Kamu zararı oluşmaması adına, yakıtın tamamının lojmanda oturan personeller tarafından karşılanmasının esas olması sebebiyle yakılan fuel oil yakıt ücretinin, 2019-2022 yılları arası lojmanda oturan personellerden kalma sürelerine göre 5 kişilik idari komisyon kurularak eksiksiz yasal faiz uygulanmadan hesapladığı, personellerin talep dilekçelerine istinaden 12 ay eşit taksit yapılarak tahsil edilmeye başlandığı, 15 Şubat 2023 tarihi itibariyle ilgili personellerin maaşlarından 4 eşit taksit kesinti yapıldığı ve 8 eşit taksit borç kaldığı, başvuran dışındaki personellerin bir kısmı tarafından söz konusu işleme karşı numarasına kayden Giresun İdare Mahkemesinde dava açıldığı, anılan
Mahkemece 16/03/2023 tarihinde dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulması yönünde karar verildiği anlaşılmaktadır.
10. 5018 sayılı Kanununun 1 inci maddesinde, Kanunun amacının, kalkınma planları ve programlarda yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve malî saydamlığı sağlamak üzere, kamu malî yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm malî işlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve malî kontrolünü düzenlemek olduğu öngörülmekte, 71 inci maddesinin birinci fıkrasında; Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması olarak tanımlanmakta, aynı maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde, mevzuatında öngörülmediği hâlde ödeme yapılması, kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak durumlardan biri olarak düzenlenmekte, üçüncü fıkrasında, kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararının, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edileceği hükme bağlanmakta, son fıkrasında ise, Kamu zararının, bu zarara neden olan kamu görevlisinden veya diğer gerçek ve tüzel kişilerden tahsiline ilişkin usûl ve esasların, Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenleneceği hükmüne yer verilmektedir. Anılan Kanun hükmüne dayanılarak yürürlüğe konulan Kamu
Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 7 nci maddesinde, Kamu zararının 6 ncı maddede belirtilen hususlar göz önünde bulundurulmak suretiyle;a) Kontrol, denetim veya inceleme, b) Sayıştayca kesin hükme bağlama, c) Yargılama, sonucunda tespit edileceği hüküm altına alınmakta, 8 inci maddesinde; tespit edilerek kamu idarelerine bildirilen kamu zararından doğan alacakların her biri için takibe yetkili birimce alacak takip dosyası açılacağı öngörülmekte, 12 nci maddesinin birinci fıkrasında, Kamu zararından doğan alacakların, sorumlulardan ve/veya ilgililerden, zararın oluştuğu tarihten itibaren
ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte tahsil edileceği hükmü yer almakta, ikinci fıkrasında ise, tespit edilen kamu zararlarının a) Rızaen ve sulh yolu ile ödenmek, b) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı
Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre takas yapılmak, c) 2004 sayılı Kanun hükümleri uygulanmak, suretiyle tahsil edileceği hükme bağlanmaktadır.
11. Somut olayda, kurum zararı olarak belirlenen tutarın başvuranın adına tahakkuk ettirilen kısmının, başvuran tarafından yukarıda yer verilen Yönetmeliğin 12 nci maddesi uyarınca rızaen ve sulh yoluyla ödenmediği, rızaen ödeme olmaması halinde yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca ilgili idarece adli yargıda alacak davası açılması, adli yargı yerinde açılacak alacak davası sonucuna göre verilecek ilam dayanak alınarak başvuru konusu tutarın tahsili yoluna gidilmesi gerekmekte iken, kurum zararı olarak belirlenen tutarın başvuran adına tahakkuk ettirilen kısmının başvuranın maaşından kesinti yapılmak suretiyle doğrudan tahsili yoluna gidilmesine ilişkin işlemin hukuka uygun olmadığı değerlendirilmektedir.
12. Davacı sendikanın tarafı olduğu sosyal denge tazminatı sözleşmeleri kapsamında ilgili personelden 229.872,29-TL tutarında kesilen dayanışma aidatının, Danıştay 11. Dairesi’nin 19/12/2017 tarih ve sayılı kararı uyarınca iade edilmesi gerektiğinden bahisle belirlenen tutarın davalı idarece ilgili personele ödenmesi akabinde, söz konusu tutarın davacı sendika adına kişi borcu çıkarılarak ödenmesine, ödenmemesi halinde ise davacı sendikanın üye aidat alacaklarından mahsup edilmesine ilişkin olarak İlkadım Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğü’nce tesis edilen 03/03/2021 tarih ve sayılı işlemin iptali ile yapılan kesintilerin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesince verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Samsun Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdari Dava
Dairesi tarafından, 30.12.2022 tarih ve sayılı kararında, “…Bu durumda, davalı idarece davacı sendikanın tarafı olduğu sosyal denge tazminatı sözleşmesi kapsamında ilgili personelden kesilen ve davacı sendikanın hesabına yatırılan 229.872,29-TL tutarında dayanışma aidatının davalı belediyenin kendi bütçesinden ilgili personele geri ödendiği ve davacı sendikanın anılan tutarı davalı belediyeye iade etmediğinin anlaşılması karşısında, kurum zararı olarak belirlenen tutarın davacı sendika tarafından rızaen ödenmemesi üzerine yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca davalı idarece adli yargıda alacak davası açılması, adli yargı yerinde açılacak alacak davası sonucuna göre davacıdan anılan tutarın tahsili yoluna gidilmesi gerekmekte iken, kurum zararı olarak belirlenen tutarın davacı sendikanın üye aidat alacaklarından mahsubu suretiyle doğrudan tahsili yoluna gidilmesine ilişkin dava konusu işlemde bu gerekçeyle hukuka uyarlık, İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptaline, tazmin isteminin kabulüne karar verilmesinde sonuç itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.” İfadelerine yer verilerek istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verildiği görülmektedir.
13. Ayrıca, başvuran dışındaki personellerce başvuru konusu işlemin iptali istemiyle açılan davada, Giresun İdare mahkemesinin 21/06/2023 tarih sayılı kararının da bir önceki paragrafta yer yer alan Bölge İdare Mahkemesi kararı ile aynı mahiyette olduğunu belirtmek gerekmektedir.
14. Yukarı anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı içtihatları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilgili idarenin kurum zararı olarak belirlenen tutarın başvuran adına tahakkuk ettirilen kısmının başvuranın maaşından kesinti yapılmak suretiyle doğrudan tahsili yoluna gidilmesi yönünde tezahür eden işleminin hukuka uygun olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
15. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
16. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Giresun İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Başvuru konusu işlemin ivedilikle geri alınarak başvuranın mağduriyetinin giderilmesi yönünde
GİRESUN SOSYAL GÜVENLİK İL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA;
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; GİRESUN
SOSYAL GÜVENLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın başvurana ve GİRESUN SOSYAL GÜVENLİK İL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi