|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın, Muğla Valiliği tarafından uygulanan 1/8 oranında aylıktan kesme cezasının mahkeme kararıyla iptal edilmesine rağmen, kendisine yapılan ödemelerde yasal faizin ödenmediği iddiası ele alınmıştır. İdare, mahkeme kararında yasal faiz ödenmesine dair bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle, sadece kesintinin anaparasını ödemiştir. Ancak, başvuranın yasal faiz talebi, idarenin hatalı işleminden kaynaklanan maddi kayıpların tazmini açısından önem taşımaktadır.
Mahkeme, başvuranın kazancından yoksun kalmasının, hukukun gereği olarak yasal faizle birlikte tazmin edilmesi gerektiğine hükmetmiştir. İdarenin, başvuranın mülkiyet hakkını ihlal eden bu durum karşısında, yasal faiz ödememesi hukuka aykırı bulunmuştur. Bu bağlamda, başvuranın talebinin kabulü ile Muğla Valiliği’ne, geriye dönük ödemelerin yasal faiz hesaplanarak ödenmesi konusunda tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, idarenin hukuka uygun hareket etmesi ve kişilerin haklarını koruma yükümlülüğünü vurgulamaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/12004-S.21.19292
BAŞVURU NO : 2021/5804
KARAR TARİHİ : 17/08/2021
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : MUĞLA VALİLİĞİ
Geriye yönelik yapılan ödemelerin yasal faiz hesaplanarak ödenmesi
BAŞVURUNUN KONUSU :
talebine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 10/03/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; hakkında verilen 1/8 oranında Aylıktan Kesme cezasının
Muğla 2. İdare Mahkemesinin 28/02/2018 tarih ve sayılı kararıyla iptal edildiğini ve kararın kesinleştiğini, Aylıktan Kesme cezası işleminin iptali üzerine maaşından yapılan kesintinin yasal faizi ile birlikte iadesini talep ettiğini, maaşından yapılan kesintinin iade edildiğini; ancak yasal faizin ödenmediğini; yasal faizin ödenmesi talebine karşılık Muğla Valiliği İl Yazı İşleri Müdürlüğünün 26/02/2021 tarihli ve sayılı yazısında mahkeme kararı doğrultusunda tarafına gerekli ödemenin yapıldığı yönünde cevap verildiğini; ancak kendisine yasal faize dair ödeme yapılmadığını belirterek maaşından yapılan kesintinin yasal faizinin tarafına ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talebi içeren yazımıza istinaden Muğla Valiliği İl
Yazı İşleri Müdürlüğü tarafından gönderilen 07/05/2021 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle; 2.1. Adı geçenin Valilikçe 11/04/2017 tarihinde sayı ile verilen 1/8 oranında aylıktan kesme cezasının, Muğla 2. İdare Mahkemesinin 2017/742 Esas ve 2017/763 sayılı kararı ile kaldırıldığı ve buna istinaden yapılan maaş kesintisinin 01/04/2019 tarihinde kişiye ödendiği, “yasal faiz” talebi ile ilgili söz konusu mahkeme kararında herhangi bir hüküm bulunmadığından sadece karar gereği işlem yapıldığı, 2.2. Adı geçene 1/8 oranında maaş kesme cezası verildiği, Muğla 2.İdare Mahkemesine 28/02/2018 tarihli ve 2017/742 Esas Karar no ile dava açıldığını, açılan dava ile verilen disiplin cezasının
/
kaldırılması kararı verildiği ve buna karşılık Valilikçe istinafa gidildiği, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2.
Dava Dairesince 04/10/2018 tarihli ve 2018/3029 Esas no, Karar no ile itirazın reddine karar verildiği, buna istinaden adı geçene uygulanmış olan disiplin cezasının kaldırıldığı ve kişiye gerekli ödemelerin yapıldığı, 2.3. Adı geçenin görevden uzaklaştırma veya açığa alınma gibi bir durumda olmaması sebebiyle Bakanlık görüşü doğrultusunda işlem yapılmadığı, 2.4. Başvuru konusu talebe ilişkin aynı durumda olan başka personel bulunmadığı ve başvuru konusu talebe ilişkin herhangi bir yargı kararı bulunmadığı, Hususları ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 3.2. “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesi; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”, 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrası;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
Hükümlerini amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
5. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebine ilişkin tavsiye karar önerisi, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 6. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; tarafına verilen aylıktan kesme cezasının mahkeme kararı ile iptal edildiğini ve kararın kesinleştiğini, mahrum kaldığı ödemelerin tarafına yapılmasına rağmen yasal faizin ödenmediğini belirterek maaşından yapılan kesintinin yasal faizinin tarafına ödenmesini talep etmektedir.
7. İdare tarafından gönderilen cevabi yazıda ise özetle; başvurana mahkeme kararı doğrultusunda ödeme yapıldığı, kararda yasal faiz ödenmesine dair bir ifade yer almadığından yapılan kesintinin faizsiz olarak ödendiği, Bakanlık makamının konuyla ilgili görüş yazısında görevden uzaklaştırılan veya açığa alınan
personellerin disiplin cezalarının kaldırılması halinde yasal faiz ile ödeme yapılacağının belirtildiği, başvuran hakkında belirtilen iki disiplin cezası da uygulanmadığı gerekçesiyle yasal faiz ödenmediğini ifade etmektedir.
8. Başvuranın iddiaları ve idarenin cevabi yazısı incelendiğinde; başvuran hakkında uygulanan 1/8 aylıktan kesme cezası ile ilgili ihtilafın yargı organlarında çözüldüğü ve kararın kesinleştiği, mahkeme kararı doğrultusunda Muğla Valiliği tarafından başvurana ödeme yapıldığı; ancak ödeme yapılırken yasal faiz uygulanmadığı ve uyuşmazlığın yasal faiz ödenmesi noktasında toplandığı görülmektedir.
9. Somut olayda idare, Muğla 2.İdare Mahkemesince verilen 2017/742 Esas ve 2017/763 sayılı kararda yasal faiz talebine ilişkin herhangi bir hüküm ve ifade bulunmadığından geriye yönelik başvurana yaptığı ödemede yasal faize dair ödeme yapmamıştır. Söz konusu mahkeme kararı incelendiğinde ise dava konusunun, başvurana verilen 1/8 aylıktan kesme cezası ile ilgili olduğu, disiplin cezasının uygulanması işleminde cezanın gerekçe gösterilmeden verildiğinden bahisle anılan işlemin iptali ile ilgili olduğu anlaşılmaktadır. Mahkeme, disiplin cezasının iptal edilmesi yönünde bir hüküm kurmuş, başvuranın maddi kayıplarının ne şekilde ödeneceğine dair bir tespite yer vermemiştir.
10. İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşavirliğinin, Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilen personelin İdare Mahkemesinin iptal kararı neticesinde göreve başlaması sonucunda, kamu görevine devam etmediği süreler içerisinde geriye dönük maaşlarının ödenmesi hususuyla ilgili 25/05/2015 tarihli görüş yazısında “Anayasa, 2577 sayılı Kanun ve Danıştay kararları doğrultusunda; haklarında tesis edilen göreve son verme, görevden çekilmiş sayılma ya da benzeri işlemlerin yargısal kararla iptali üzerine göreve döndürülenlere, dava dilekçelerinde istemde bulunmuş olup olmadıklarına bakılmaksızın, işlemin tesis tarihinden sonraki bütün maddi haklarının ödenmesi gerektiği açıktır.
Bakanlığımız Yüksek Disiplin Kurulunun kararı ile Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmiş olan
…’ın, bu işleme karşı açtığı dava sonucu … … İdare Mahkemesince iptal kararı verildiğinden; başkaca bir hükme gerek olmaksızın görevden ayrı kaldığı … – … tarihleri arasında görev yapmış gibi düşünülerek, kademe, derece terfii gibi bütün özlük haklarının verilmesi ve ödenmeyen maaşlarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiği değerlendirilmektedir.” ifadelerine yer verilmiştir. Bakanlık, personelin kamu görevine devam etmediği süreler için mahrum kaldığı parasal haklarının ödenmesine ve ödenirken de yasal faiz uygulanması gerektiği yönünde bir görüş ortaya koymuştur.
11. Faiz, hukukumuzda 6098 sayılı Borçlar Kanunu ve 3095 sayılı Kanuni Faiz Ve Temerrüt Faizine İlişkin
Kanunda düzenlenmekle birlikte Kanunda tanımına yer verilmemiştir. Ancak öğreti ve yargı kararları ışığında faiz; “alacaklının nakdinden bir süre için yoksun kalması nedeni ile nakdin kullanılması olanağını borçluya bırakması karşılığında elde ettiği, miktarı kanun ya da hukuki işlem ile belirlenmiş, para borçları bakımından özel olarak düzenlenen, tahsili için zararın ve kusurun varlığı şart olmayan bir tür tazminat, bir medeni semeredir.” (HELVACI Mehmet, Borçlar ve Ticaret Kanunu
Bakımından Para Borçlarında Faiz Kavramı, Beta Basım Yayım Dağıtım, İstanbul 2000, s. 65).
12. Her ne kadar Muğla 2.İdare Mahkemesince verilen 2017/742 Esas ve 2017/763 sayılı kararda yasal faiz talebine ilişkin bir hüküm bulunmadığı anlaşılmış ise de Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru üzerine vermiş olduğu, 07/02/2017 tarih ve 2015/4812 sayılı kararında “…Sonuç olarak başvurucunun maaşından kesintilerin yapıldığı tarihlerden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süredeki enflasyon oranlan dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen söz konusu alacakların enflasyon oranları karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği anlaşılmaktadır. Buna karşın başvurucuya herhangi bir faiz ödemesi ise yapılmamış, faiz ödenmesi yönündeki başvurucunun talebi de idari ve yargısal makamlarca reddedilmiştir. Söz konusu değer kaybının oranı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu
/
sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu kanaatine varılmıştır.” yönünde değerlendirme yapılmıştır.
13. Benzer nitelikli bir yargı kararında; “Ekonomilerde bir değişim vasıtası olan para, çeşitli ticari, sınai, zirai vs. faaliyetlerde kullanılmakla, sahibine, kazanç, kira, nema vs. adları altında kimi yararlar sağlayan ekonomik bir değerdir. Paranın, sahibi dışındaki kişi ve kuruluşlarca kullanılması, sahibinin bu ekonomik değerden mahrum bırakılması sonucunu yaratması yanında, enflasyon etkisinde olan ekonomilerde, paranın değerini, yani alım gücünü enflasyon oranına bağlı olarak yitirmesine neden olur. Hukuk sistemlerinde paranın sahibinden başkası tarafından kullanılmasının neden olduğu bu zarar, “faiz” adı altında yapılan ek ödemelerle karşılanmaktadır. Faiz, konusu para olan borçlarda alacaklının bu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılmamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığıdır. Bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunması kural olarak gerekmez. Bu veriler ışığında; asıl alacağın varlığına ve doğumuna bağlı feri nitelikteki faiz alacağının, 697 sayılı
KHK’da belirtilen mali ve sosyal haklar haklar kapsamında kaldığı açık olduğundan, davacıya görevden uzakta kaldığı süre için ödenen mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.” tespitlerine yer verilmiştir. (Zonguldak İdare Mhk. 22.11.2018 tarih ve 2018/360 e. 2018/1013 k.-Ankara BİM 7.İdari Dava Dairesi 08.11.2019 tarih ve 2019/506 e. 2019/921 k.)
14. Yukarıda yer verilen yargı içtihatlarında da belirtildiği üzere, faizin, konusu para olan borçlarda, alacaklının bu paradan mahrum kaldığı sürelerde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olduğu; bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunmasının kural olarak gerekmediği ve söz konusu kaybın veya yoksun kalınan kazancın faiz ya da başka bir ad altında ödenecek tazminatla karşılanabilmesi için açık yasa hükmü aranmasının gerekmediği, söz konusu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idarece tazmin edilmesi Anayasanın
125 inci maddesi ve hukuk devleti ilkesi gereği olduğu açıktır.
15. Muğla Valiliği tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda, Bakanlık makamının yasal faiz ödenmesi yönündeki görüşünün görevden uzaklaştırılma ve açığa alınma durumlarını kapsadığı, başvuran hakkında uygulanan disiplin cezasının ise aylıktan kesme cezası olduğu için görüş uyarınca işlem tesis edilemediği bildirilmiştir. Ancak her iki durumda da idari işlem yargı organlarınca iptal edilmiş ve idarenin bir anlamda hatalı işleminden dolayı personel mali haklarından mahrum kalmıştır. Kurumumuzca bu noktada yapılan değerlendirmede, verilen disiplin cezasının çeşidinden ziyade personelin mülkiyet hakkı kapsamında belirli bir süreliğine idari işlem sebebiyle kazancından yoksun kalıp kalmadığı yönünde bir tespit yapılması gerekmektedir. Bu noktada da aylıktan kesme cezası verilen personelin de geçici bir süreliğine de olsa kazancından yoksun kaldığı değerlendirilmektedir.
16. Hukuk devletinin gereklerinden biri de idarenin hukukla bağlı olması ve hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı kişilere verdiği zararların tazmini olup, Anayasanın 125 inci maddesinde de idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır.
Kanuni idare ilkesi gereğince, ilgili idarenin bu yasa hükmüne ve hukuk devleti ilkesine uygun hareket etme yükümlülüğü bulunmakta olup, yapılan işleme dair idarenin belirttiği gerekçelerin, haklı ve kabul edilebilir bir yönü de bulunmamaktadır.
17. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; başvurana verilen disiplin cezasının mahkeme tarafından
iptal edilmesi sonucunda idarenin başvuranın kazancından yoksun kaldığı sürelere ilişkin ödenen mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerekirken, bunun aksi yönünde tezahür eden idari işlemin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği; ancak idarenin başvurana karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idarenin bundan böyle bu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Muğla İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvurana yapılan geriye dönük ödemelerin yasal faiz hesaplanarak ödenmesi konusunda MUĞLA
VALİLİĞİNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, MUĞLA
VALİLİĞİ tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın başvurana ve gereği için MUĞLA VALİLİĞİNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi