|
ÖZET: Bu karar, başvuranın Kocaeli Emniyet Müdürlüğü’nde polis memuru olarak görev yaparken, FETÖ/PDY ile irtibatlı olduğu iddiasıyla kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin mahkeme kararının uygulanmaması üzerine yapılmıştır. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi, başvuranın beraat ettiğini ve idarenin yaptığı değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kamu görevinden çıkarılma kararını iptal etmiştir. Başvuran, mahkeme kararının uygulanarak göreve iade edilmesini talep etmiştir.
Danıştay, Anayasa’nın 138. maddesi gereği, idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğunu vurgulamış ve başvuranın göreve başlatılmaması durumunun adil yargılanma hakkını ihlal edeceğini belirtmiştir. İdarenin, mahkeme kararını makul sürede yerine getirmesi gerektiği, aksi takdirde hukuki güvenliğin zedeleneceği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın göreve iade edilmesi gerektiği yönünde tavsiye kararı verilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/9173-S.22.14146
BAŞVURU NO : 2022/6421
KARAR TARİHİ : 25/07/2022
TAVSİYE KARARI
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Mahkeme kararının uygulanması talebi hk.
BAŞVURU TARİHİ : 29/04/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda, özetle; Kocaeli Emniyet Müdürlüğünde Polis
Memuru olarak görev yapmakta iken hakkında 03.05.2017 tarihinde yapılan idari soruşturma gerekçe gösterilerek görevden uzaklaştırıldığını, hakkında Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.02.2019 tarihli ve E: / ve K: sayılı kararı ile beraat kararı verildiğini, İçişleri Bakanlığının
23.06.2020 tarihli ve sayılı onayları ile başvuran hakkında kamu görevinden çıkarma kararı
verildiğini, bu karara karşı Kocaeli 2. İdare Mahkemesince davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunduğunu ve İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin
28.12.2021 tarihli ve E: / ve K: / sayılı kararı ile istinaf talebinin kabulü ile Kocaeli
2. İdare Mahkemesinin / esas / sayılı kararının kaldırılmasına dava konusu işlemin de iptaline karar verildiğini, bu kararın uygulanması amacıyla İçişleri Bakanlığına 14.03.2022 tarihinde göreve dönmek için başvuru yaptığını, 05.04.2022 tarihinde verilen cevabı yazıda ise, İstanbul Bölge
İdare Mahkemesince verilen karara istinaden işlemlerin devam ettiği hususunun yer aldığını belirterek
Bölge İdare Mahkemesi kararının uygulanarak göreve iade edilmeyi talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) İçişleri Bakanlığının 06/06/2022 tarihli ve sayılı yazısı ve eklerinde, özetle, Emniyet Genel
Müdürlüğünün 31/5/2022 tarihli ve sayılı yazısı eklerinde, başvuranın Kocaeli Emniyet
Müdürlüğü kadrosunda sicil sayılı Polis Memuru olarak görev yapmakta iken hakkında Polis
Başmüfettişlerince FETÖ/PDY ile irtibatlı/iltisaklı olması sebebiyle düzenlenen araştırma raporu sonucunda 7145 sayılı Kanunun 26’ncı maddesi ile 375 sayılı KHK’ya eklenen Geçici 35’inci madde
kapsamında 23.06.2020 tarihinde kamu görevinden çıkarılarak 26.06.2020 tarihinde ilişiğinin kesildiği, Adı geçenin bu işlemin iptali talebiyle idare aleyhine açmış olduğu davada; İstanbul Bölge İdare
Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince 28.12.2021 tarih ve E: / , K: / sayılı “İstinaf
Talebinin Kabulüne, Dava Konusu İşlemin İptaline” kararı verildiği, bahse konu kararların uygulanması noktasında işlemlerin devam ettiği hususunun ve buna ilişkin belgelerin sunulduğu ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;
3.1) “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında, “Herkes meşru vasıta ve
yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”
3.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü
ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
3.3) “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinin son fıkrasında, “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden
doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”
3.4) “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin son fıkrasında, “Yasama ve yürütme
organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin
birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararların sonuçları” başlıklı 28 inci
maddesinin birinci ve üçüncü fıkrasında, “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (…) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.”
Hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
6) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü
yönünde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
7) Başvuran, bir numaralı paragrafta belirtildiği üzere İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava
Dairesinin 28.12.2021 tarih ve E: / , K: / sayılı “İstinaf Talebinin Kabulüne, Dava
Konusu İşlemin İptali” Kararına göre göreve başlatılmayı talep etmektedir.
8) Başvuru konusu incelendiğinde, başvuranın Kocaeli Emniyet Müdürlüğü kadrosunda polis Memuru
olarak görev yapmakta iken 7145 sayılı Kanunun 26’ncı maddesi ile 375 sayılı KHK’ya eklenen Geçici 35’inci madde kapsamında 23/6/2020 tarihinde kamu görevinden çıkarıldığı, 26/6/2020 tarihinde ilişiğinin kesildiği, söz konusu işlemin iptali talebiyle idare aleyhine açılan davada, İstanbul Bölge İdare
Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 28.12.2021 tarihli ve E: / -K: / sayılı kararı ile istinaf talebinin kabulü ile Kocaeli 2. İdare Mahkemesinin E: / -K: / sayılı kararının kaldırılmasına dava konusu işlemin de iptaline karar verildiği, söz konusu mahkeme kararlarına rağmen başvuranın göreve başlatılmaması nedeniyle başvurunun yapıldığı anlaşılmaktadır.
9) Başvuran hakkında verilen İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 28.12.2021
tarihli ve E: / -K: / sayılı kararında; “Bu durumda, davacının 2013 yılı ve öncesinde örgüt mensuplarının sohbetlerine iştirak ettiği, 2009 yılında evlerinde kurum içi amirlik sınavına hazırlanmak için kaldığı, bu sınava ilişkin soruların sınavdan önce kendisine verildiği anlaşılmakta ise de, amacının yalnızca ders çalışmak olduğunu belirten davacının vicdanen rahatsız olarak amirlik eğitimi sınavında yanlış cevapları işaretleyerek sınavı kazanmamayı tercih ettiği, 17-25
Aralık 2013 tarihi itibariyle de söz konusu örgüt ile irtibatını kopardığını ifade ettiğinin görülmesi ve anılan tarihlerden sonra örgüt ile irtibat ve iltisakını ortaya koyacak herhangi bir bilgi ve belgenin de dosyada bulunmadığının anlaşılması karşısında: davalı idare tarafından yapılan değerlendirmenin yerinde olmadığı sonucuna varılmış olup, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık, aksi yöndeki ilk derece mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; istinaf talebinin kabulü ile Kocaeli 2. İdare Mahkemesinin 25/06/2021 tarih ve
E: / , K: / sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline (…) 28/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.” denilmektedir.
10) Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve
işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir (Anayasa Mahkemesi E.2013/44, K. 2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013).
11) Anayasa Mahkemesinin 14/01/2010 tarihli ve E.2009/27, K.2010/9 sayılı kararında; “Anayasa’nın
36. maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğü, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olmakla birlikte aynı zamanda toplumsal barışı güçlendiren, bireyin adaleti bulma, hakkı olanı elde etme, haksızlığı önleme uğraşının da aracıdır. Hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunmada bulunma hakkını değil, yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyi de kapsayan bir haktır.” ifadeleri kullanılmıştır.
12) Anayasa’nın 138 inci maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idarenin
sorumlu tutulduğu görülmektedir. Öte yandan İdarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğunun da devam edeceği bir gerçektir. Yukarıda anılan Anayasa Mahkemesi kararından; Anayasanın 36 ncı maddesinde yer alan ‘hak arama hürriyeti’nin yalnızca yargı mercileri karşısında davalı veya davacı olma sıfatını değil aynı zamanda
mahkeme nezdinde verilmiş olan kararın idari mercilerce gereğinin yerine getirilmesini de kapsadığı anlaşılmakta olup, ayrıca mahkeme kararlarının uygulanması yargılama sürecinin devamı niteliğinde görülerek yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın bir anlam ve sonuç doğurmasını saylayan unsur olarak nitelendirildiği görülmektedir.
13) Somut olayın değerlendirilmesi neticesinde, söz konusu Mahkemenin iptal kararı neticesinde, İdarenin
başvuranı göreve başlatması gerekirken göreve başlatmadığı, İdarenin söz konusu mahkeme kararını makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı değerlendirilmiştir.
14) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; İstanbul Bölge İdare Mahkemesinin 2. İdari
Dava Dairesinin 28.12.2021 tarihli ve E: / , K: / sayılı kararı neticesinde başvuranın göreve başlatılması gerektiği, zira Anayasa’nın 138 inci maddesi ile 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanunu’nun 28 inci maddelerinde yargı kararlarına uyma zorunluluğunun açıkça belirtildiği, söz konusu düzenlemeler gereğince İdarenin idari yargı organlarınca verilen kararların icaplarına göre, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu dikkate alındığında mahkeme kararının verildiği 28/12/2021 tarihinden bu zamana kadar mahkeme kararı gereğince göreve başlatılması gerekirken başlatılmamasının makul olmadığı, İdarenin söz konusu mahkeme kararını makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı değerlendirildiğinden söz konusu mahkeme kararı gereğince başvuranın göreve başlatılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
15) 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; idare tarafından, başvuran hakkında verilen iptal kararının uygulanmadığı ve başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de “kanunlara uygunluk” ve “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uymadığı tespit edildiğinden, idareden bundan böyle bu ilkelere uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
16) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci
fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Kocaeli İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, İstanbul Bölge İdare Mahkemesinin 2. İdari Dava Dairesinin 28.12.2021 tarihli ve E: / , K: / sayılı kararı gereğince başvuranın göreve başlatılması yönünde İÇİŞLERİ BAKANLIĞI
EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
İÇİŞLERİ BAKANLIĞINCA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde başvurana ve Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna
Kararın Başvurana ve İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA tebliğine
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi