ÖZET: Bu karar, başvuranın Kocaeli 1. İdare Mahkemesi’nin 31/12/2021 tarihli kararına dayanarak, Kocaeli Anadolu Lisesi’nde okul müdürü olarak göreve iade edilmesi talebini incelemektedir. İdare, başvuranı başka bir okulda müdür olarak görevlendirmiş, ancak mahkeme kararının gereğini yerine getirmemiştir. Anayasa’nın 138. maddesi ve İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesi gereğince, idarelerin mahkeme kararlarını uygulama yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu yükümlülüğün ihlali, başvuranın adil yargılanma hakkını ve mahkemeye erişim hakkını ihlal etmektedir.

Sonuç olarak, Kocaeli 1. İdare Mahkemesi’nin kararının süresinde uygulanmaması, hukuka ve hakkaniyete aykırı bulunmuş ve ilgili idareye mahkeme kararını tam olarak yerine getirmesi hususunda tavsiyede bulunulmuştur. Bu durum, idarenin yargı kararlarına uyması gerektiğini ve hukukun üstünlüğünü vurgulamaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/924-S.23.1621

BAŞVURU NO : 2022/10853

KARAR TARİHİ : 23/01/2023

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : KOCAELİ İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

Mahkeme Kararının tam olarak uygulanması talebi hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 01/08/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran Kocaeli 1.İdare Mahkemesinin 31/12/2021 tarih ve , sayılı kararı gereği yöneticilik görevinden alındığı Kocaeli Çayırova

Anadolu Lisesine okul müdürü olarak göreve iade edilmesi gerekirken Gebze

Anadolu Lisesine okul müdürü olarak isteği dışında atama işlemi gerçekleştirildiği, yeni görevlendirmeyi şerh düşerek tebliğ aldığı ve göreve başlamak durumunda kaldığı, göreve başladıktan sonra 18/02/2022 ve 17/05/2022 tarihlerinde Mahkeme kararlarının tam ve eksiksiz uygulanmasını talep ettiği, ancak Mahkeme kararı doğrultusunda Anadolu Lisesine atamasının yapılmadığı, ikametgâh adresinden farklı bir ilçeye okul müdürü olarak isteği dışında gerek uzaklık gerekse ek ders kayıpları oluşturacak şekilde farklı bir okula görevlendirilmesi uygulanmasının telafisi güç ve imkansız kayıplar oluşturmakta olduğunu ifade ederek Kocaeli 1.İdare Mahkemesinin 31/12/2021 tarih ve sayılı kararı gereği yöneticilik görevinden alındığı Kocaeli

Anadolu Lisesine okul müdürü olarak görevi iade edilmeyi ve mahkeme kararının tam ve eksiksiz uygulanmasını talep etmektedir.

1.1. “Çayırova müdür olarak görev yapan başvuran tarafından; görev yaptığı liseye müdür olarak görevlendirilmesi işleminin”nin iptaline hükmeden Kocaeli 2. İdare Mahkemesi’nin 25/12/2019 gün ve sayılı kararının, “esas bakımından hukuka ve ilgili mevzuat hükümleri ile hizmetin gereklerine ve kamu yararına uygun olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun kabulüyle mahkeme kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi” talepli başvuruya istinaden verilen 26.11.2021 tarihli İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7.

İdare Dava Dairesi’nin sayılı Kararında: “Kocaeli 2. İdare Mahkemesi’nin 25/12/2019 gün ve sayılı kararının dava konusu 12.09.2018 tarih ve

/

sayılı isleme ilişkin kısmı hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından bu hususa yönelik istinaf başvurusunun reddine” hükmedildiği,

1.2. “Kocaeli İli, İlçesi, Anadolu Lisesi’nde müdür olarak görev yapmakta iken, İlçesi, Anadolu Lisesi’ne öğretmen olarak atanmasına ilişkin Kocaeli Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 10/12/2019 tarih ve sayılı işleminin; atamaya esas 30/09/2019 tarih ve sayılı disiplin soruşturma raporunun somut gerekçelere dayanmadığı, atama işleminin bir cezalandırma niteliğinde olduğu, aile birliğinin bozulmasına sebebiyet verdiği, hukuka ve mevzuata aykırı olduğu iddia edilerek iptali” talebiyle başvuran tarafından açılan davada Kocaeli 1. İdare Mahkemesi’nin sayılı Kararında:“ Kocaeli İli, İlçesi, Anadolu Lisesi’nde müdür olarak görev yaptığı dönemde hakkında yürütülen soruşturma sonucunda, soruşturmacı tarafından disiplin yönünden davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturmasına konu fiilleri ile ilgili olarak tesis edilen 6 ayrı kınama ve 1 aylıktan kesme cezası ile bu işlemlere karşı yapılan itirazın reddine dair işlemlere karşı açılan davalar sonucunda, anılan işlemlerin yargı kararı ile iptaline karar verildiği ve davacının, aynı soruşturma sırasında daha önce görev yerinin değiştirildiği dikkate alındığında, gerek verilen disiplin cezalarının yapılan yargılamalar neticesinde” iptaline karar verilmiş olması ve gerekse soruşturma sırasında daha önce görev yeri değiştirilen ve başka bir okula ataması yapılan davacının, soruşturmanın tamamlanmasını müteakiben müdürlük görevinden alınarak başka bir okula öğretmen olarak atanmış olmasının, aynı soruşturmaya konu fiiller nedeniyle birden fazla işleme muhatap olması anlamına geleceği ve hakkaniyete aykırılık teşkil edeceği, memurların atanmasında aranan kamu yararı ve hizmet gereklerinin de işlemin sebebi olarak gösterilen fiil ve bu fiiller nedeniyle verilmiş bulunan cezaların ağırlık ve niteliği de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesinin gerektiği, buna göre de dava konusu işlemin sebebi olarak gösterilen ve yukarıda aktarılan fiillerin, bu nitelik ve ağırlıkta bulunmadığı kanaatine ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı”sonucuna varıldığı hükmedilmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Milli Eğitim Bakanlığı’nın 12.09.2022 tarihli cevabi yazısında: Başvuran hakkında yapılan İdari soruşturma neticesinde görevden alındığı, yöneticilik görevinden alınma işleminin mahkeme konusu olduğu, mezkur dava neticesinde verilen Kocaeli 1. İdare Mahkemesi’nin sayılı

Kararına istinaden branşına uygun ve ikemetgahına yakın bir okulda müdür olarak görevlendirildiği, diğer taraftan, başvuranın görevinden alındığı Kurumun müdür kadrosunun dolu olduğu ve yöneticilik görevlendirme takvimine denk geldiği, Kurumuna görevlendirildiği takdirde görevlendirmede silsile yoluyla büyük sıkıntılara yol açacağı” ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. “18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;

3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”,

3.2. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.”,

3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

3.4. “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesinde: “(1)Danıştay, Bölge İdare

Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz (30) günü geçemez. … .”,

Hükümleri düzenlenmektedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebine ilişkin tavsiye karar önerisi, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

IV. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran; Kocaeli 1.İdare Mahkemesinin 31/12/2021 tarih ve sayılı kararı gereği yöneticilik görevinden alındığı Kocaeli

Anadolu Lisesine okul müdürü olarak görevi iade edilmeyi ve mahkeme kararının tam ve eksiksiz uygulanmasını talep etmektedir.

8. İlgili idare tarafından gönderilen cevabi yazıda; Başvuranın branşına uygun ve ikametgâhına yakın bir okulda müdür olarak görevlendirildiği, diğer taraftan, başvuranın görevinden alındığı Kurumun müdür kadrosunun dolu olduğu ve yöneticilik görevlendirme takvimine denk geldiği, Kurumuna görevlendirildiği takdirde görevlendirmede silsile yoluyla büyük sıkıntılara yol açacağı, ifade edildiği, diğer taraftan, Kocaeli 1.İdare Mahkemesinin 31/12/2021 tarih ve sayılı kararında Kocaeli İli, İlçesi, Anadolu Lisesi’nde müdür olarak görev yapmakta iken, İlçesi, Anadolu Lisesi’ne öğretmen olarak atanmasına ilişkin Kocaeli Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 10/12/2019 tarih ve sayılı işleminin iptaline hükmedildiği, anlaşılmıştır.

9. “Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.” (Anayasa Mahkemesi

E.2013/44, K. 2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013). Kanun koyucu, Anayasa’nın 138. ve İdari

Yargılama Usulü Kanunun 28. maddesi ile yargı kararlarının her ne gerekçe ile olursa olsun uygulanmamasından idareyi sorumlu tutmuş ve idarenin yargı kararlarını uygulaması hususunda idareye anayasal ve kanuni bir zorunluluk yüklenmiş olup, idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe,

yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğun da devam edeceği vurgulanmıştır (Bkz:

2017/5018 başvuru numaralı ve 24/10/2017 tarihli Tavsiye Kararı). Dolayısıyla idareler, mahkeme kararlarına uymak zorunda oldukları gibi bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararların yerine getirilmesini de geciktiremeyeceklerdir.

10. Anayasa Mahkemesinin 14/01/2010 tarihli ve E. 2009/27, K. 2010/9 sayılı kararında; “Anayasa’nın 36.

maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğü, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olmakla birlikte aynı zamanda toplumsal barışı güçlendiren, bireyin adaleti bulma, hakkı olanı elde etme, haksızlığı önleme uğraşının da aracıdır. Hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunmada bulunma hakkını değil, yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyi de kapsayan bir haktır.” ifadeleri kullanılmıştır.

11. Başvurucuların, Mahkeme ilamına dayalı icra takibine rağmen hükmedilen bedellerin ödenmediği, kamu mallarının haciz edilemezliğine dayalı kanun hükümlerine dayanarak ödemeden kaçınıldığından bahisle, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürdükleri davada Anayasa Mahkemesi; “mahkemeye erişim hakkının adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olduğu ve bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme, mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da kapsadığı” ifade

ederek yargı kararlarının uygulanmasını “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendirmiştir. (Bkz:

Anayasa Mahkemesi’nin 03/04/2014 tarih ve 2013/711 sayılı Bireysel Başvuru Kararı).

12. Nitekim, yargılama sonunda verilen kesin hükmün, hüküm tarihinin üzerinden beş yıl geçmesine rağmen yetkili makamlarca yerine getirilmemesini konu alan Hornsby/Yunanistan kararında, Yunanistan’da yabancı dil okulu açmak isteyen, ancak talepleri okul açmanın sadece Yunan vatandaşlarına münhasır bir yetki olduğu gerekçesiyle reddedilen başvurucular, taleplerinin reddine ilişkin kararın iptali istemiyle Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmışlar ve söz konusu karar iptal edilmiştir. 6. maddenin 1.

fıkrasının uygulama alanı bulup bulamayacağının irdelendiği mevcut olayda, AİHM, ulusal hukuk sistemince nihai ve bağlayıcı bir yargı kararın davanın zarar gören tarafı açısından işlevsiz hale getirilmesi halinde mahkemeye başvurma hakkının hayali bir haktan öteye geçemeyeceğini ifade ederek mahkemeye başvurma hakkının ihlal edildiğine hükmetmiştir. (Hornsby/Yunanistan, 19/03/1997, No: 18357/91, p. 40, http://hudoc.echr.coe.int/eng?i=001-58020, Erişim Tarihi, 17.03.2017.)

13. Somut olayda, her ne kadar ilgili kadronun dolu olduğu, başvuranın başka bir okulda müdür olarak görevlendirmesinin yapıldığı, başvuranın Kocaeli

Anadolu Lisesine okul müdürü olarak görevlendirmesinin silsile yoluyla sorunlara yol açacağı ifade edilmişse de, Anayasa’nın 138 inci maddesi ve İdari Yargılama Usulü Kanununun 28’inci maddesi ile yargı kararlarının hangi gerekçe ile olursa olsun uygulanmamasından idare sorumlu tutulmuştur. Dolayısıyla, İdarenin mahkeme kararlarını uygulaması Anayasal ve kanuni bir zorunluluktur. İdarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir.

Yukarıda anılan Anayasa Mahkemesi kararlarına bakıldığında Anayasamızın 36 ncı maddesinde yer alan

“hak arama hürriyeti”nin yalnızca yargı mercileri karşısında davalı veya davacı olma sıfatını değil aynı zamanda mahkeme nezdinde verilmiş olan kararın idari mercilerce gereğinin yerine getirilmesini de kapsadığı belirtilmekte, ayrıca mahkeme kararlarının uygulanmasını yargılama sürecinin devamı

niteliğinde görerek yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın bir anlam ve sonuç doğurmasını sağlayan unsur olarak nitelendirmektedir.

14. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak; Kocaeli 1.İdare Mahkemesinin 31/12/2021 tarih ve sayılı Kararı gereğinin, 2577 sayılı Kanunun 28’inci maddesinde öngörülen sürede yerine getirilmediği, bir başka deyişle başvuranın anılan Kanunda emredilen süre içerisinde ilgili okulda müdür olarak görevlendirilmediği, bu itibarla başvuranın adil yargılanma hakkının ve dolayısıyla mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği değerlendirildiğinden, ilgili idarenin

Kanun tarafından öngörülen sürede mahkeme kararını yerine getirmemesi yönünde tezahür eden işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

15. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde, tam ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ancak idarenin, başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

16. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının İdareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde İdare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse, (varsa)

dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Kocaeli İdare

Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE,

Başvuranın “Kocaeli 1.İdare Mahkemesinin 31/12/2021 tarih ve sayılı kararının tam olarak uygulanması” hususunda MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE

BULUNULMASI,

Bu kararın, BAŞVURANA ve MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NA tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/