|
ÖZET: Bu karar, başvuranın idare tarafından görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptaline dair mahkeme kararının uygulanmaması üzerine yapılmıştır. Başvuran, Van 1. İdare Mahkemesi tarafından verilen iptal kararının yerine getirilmesini talep etmiş, ancak idare bu kararı uygulamamıştır. İdari Yargılama Usulü Kanunu gereğince, mahkeme kararlarının idareye tebliğinden itibaren 30 gün içinde yerine getirilmesi zorunludur.
Danıştay, idarelerin mahkeme kararlarına uymakla yükümlü olduğunu ve bu yükümlülüğün ihlalinin hukuka aykırılık oluşturduğunu vurgulamıştır. İdare, mahkeme kararını geciktiremez ve bu durum, başvuranın göreve iadesini gerektirmektedir. Sonuç olarak, başvuranın göreve iadesinin yapılması gerektiğine karar verilmiştir. Bu durum, idarenin yargı kararlarını uygulama yükümlülüğünün önemini ortaya koymaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/13437-S.21.21582
BAŞVURU NO : 2021/12638
KARAR TARİHİ : 20/09/2021
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : İÇİŞLERİ BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Mahkeme kararına uyulması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 22/07/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran Muş İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmakta iken 26/04/2017 tarihinde açığa alındığını, Van 1. İdare Mahkemesinin 22/04/2021 tarih esas, karar nolu ilamı ile kamu görevinden çıkarılmasına dair işlemin iptal edildiğini, ancak idare tarafından kararın yerine getirilmediğini belirterek, mahkeme kararının uygulanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. İçişleri Bakanlığının 30/03/2021 tarihli cevabi yazısı ve eklerinde özetle; Başvuranın bu işlemin iptali talebiyle idare aleyhine açmış olduğu davada; Van 1.İdare Mahkemesince 07.05.2021 tarih ve sayılı “Dava Konusu İşlemin İptaline” karar verildiği, bahse konu kararın uygulanması noktasında işlemlerin devam ettiği belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. İdari Yargılama Usulü Kanununun “kararların sonuçları” başlıklı 28 inci maddesinde; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin
kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur.
Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.
Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.
Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir.”
Hükümleri mevcuttur.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; İdarece mahkeme kararının uygulanması yönünde Tavsiye Kararı verilmesi gerektiği yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran görevine son verilmesi hususunda idare tarafından yapılan işleme karşı İdare Mahkemesi tarafından verilen iptal kararının yerine getirilmesini talep etmektedir.
8. İdari Yargılama Usulü Kanununda mahkemeler tarafından verilen yürütmenin durdurulması kararları da dahil olmak üzere idareye tebliğinden itibaren 30 gün içinde yerine getirilmesi gerektiği düzenlenmiş, başvuran hakkında görevine son verilmesi yönünde tesis edilen idari işlemin Van 1.İdare Mahkemesinin Karar numaralı ilamı ile iptal edildiği görülmüştür. Başvuranın bu hususta 07/05/2021 tarihinde verilen kararın yerine getirilmesi için idareye başvuruda bulunduğu, tarihinde de Kurumumuza başvuruda bulunduğu, konuya ilişkin olarak ilgili idarece Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgelerde ise bahse konu kararın uygulanması noktasında işlemlerin devam ettiği belirtilmiştir.
9. Bilindiği üzere “Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.” (Anayasa Mahkemesi
E.2013/44, K.2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013)
10. İdare eylem ve işlemlerinde kanunun çizdiği sınırlar içerisinde kalmak zorundadır. Anayasanın 8.
maddesinde bu husus yürütme yetkisi ve görevi Anayasa ve Kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir denilerek ifade edilmiştir. (Kemal Gözler Gürsel Kaplan İdare Hukukuna Giriş Ekin Basın Yayın Dağıtım
Ağustos 2017, s.28)
11. Yasama ve yürütme organları ile idareler, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararlar hiçbir suretle değiştirilemeyeceği gibi idareler bu kararların yerine getirilmesini de geciktiremez.
12. Nitekim Danıştay 6. Dairesinin numaralı ilamında; sayılı idari Yargılama
Usulü Kanunu’nun “Kararların sonuçları” başlıklı 28. maddesinde; esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararların icaplarına göre idarenin, gecikmeksizin işlem tesis etmeye ve eylemde bulunmaya mecbur olduğu ve bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden itibaren otuz günü geçemeyeceği; kararların gereklerine göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabileceği; mahkeme kararlarının otuz gün içinde kamu
Belge Doğrulama Kodu: 66dd-a5a8-0acc Belge Doğrulama Adresi: https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/
görevlilerince kasten yerine getirilmemesi halinde ilgilinin, idare aleyhine dava açabileceği gibi, kararı yerine getirmeyen kamu görevlisi aleyhine de tazminat davası açabileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
12.1 Diğer taraftan 2577 sayılı Yasa’nın 28. maddesinde yer alan ve idarenin yargı kararlarının icaplarına göre
en geç otuz gün içinde işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu yolundaki hükmün, otuz günlük sürenin geçirilmesi ve ilgililerin bu sürenin geçirilmesi üzerine hemen tekrar yargı yoluna başvurmaması durumunda idareleri kararı uygulama zorunluluğundan kurtarmayacağı belirtilmektedir.
13. Anayasa Mahkemesinin 14/01/2010 tarihli ve E.2009/27, K.2010/9 sayılı kararında ise; “Anayasa’nın 36.
maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğü, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olmakla birlikte aynı zamanda toplumsal barışı güçlendiren, bireyin adaleti bulma, hakkı olanı elde etme, haksızlığı önleme uğraşının da aracıdır. Hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunmada bulunma hakkını değil, yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyi de kapsayan bir haktır.
” ifadeleri kullanılmıştır.
14. Kanun koyucu, Anayasa’nın 138. ve İdari Yargılama Usulü Kanunun 28. maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idareyi sorumlu tutmuş ve idarenin yargı kararlarını uygulaması hususunda idareye anayasal ve kanuni bir zorunluluk yüklemiştir. Dolayısı ile idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir. (Bkz: 2017/5018
Başvuru Numaralı ve 24/10/2017 tarihli Tavsiye Kararı)
15. Bunun yanı sıra idarenin yürüttüğü bir hizmetin kurulmasında, düzenlenmesinde ve işleyişindeki bozukluk ve aksaklık hizmet kusuru olup, asli ve birinci derecede bir sorumluluk nedenidir. Hizmet kusurunun bulunması durumunda idareyi sorumlu tutmak için başkaca bir neden aramaya gerek yoktur. Hizmet kusuru uygulamada 3 şekilde karşımıza çıkmaktadır. Bunlardan hizmetin kötü işlemesi; hizmetin beklenen özen, dikkat ve kalitede yapılmaması, hizmetin gereği gibi yürütülmemesidir. Dolayısı ile idarenin konuyla ilgili hukuk kurallarına, oturmuş makul uygulamalara uymaması veya hizmetin gereklerini nesnel ölçüler içinde gözetmemesi, hizmeti beklenen dikkat ve özeni göstermeden yapması, hizmet personeli üzerinde nezaret ve denetlemenin gereğince yapılmamış olması durumlarında hizmetin kötü işlediği ve hizmet kusuru esasına göre de idarenin sorumlu olduğu kabul edilmektedir. (Zehra Odyakmaz, Ümit Kaymak, İsmail Ercan, “Anayasa Hukuku- İdare Hukuku”, On İki Levha Yayıncılık, 15. Baskı, İstanbul, Ağustos 2012, s. 412- 417)
16. Yukarıda anlatılan hususlar neticesinde; idareden istenen bilgi ve belge cevabı da dikkate alınarak idare tarafından başvuran hakkında mahkemece verilen kararın 2577 sayılı Yasa’nın 28. maddesinde yer alan düzenleme çerçevesinde yerine getirilmemiş olmasının açıkça hukuka aykırılık oluşturduğu bu sebeple mahkeme kararı gereği başvuranın göreve iadesinin yapılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idare tarafından bu ilkelere uyulmadığı yönünde bir kanaate varılmamıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Van İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; Mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmesi yönünde İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA;
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İÇİŞLERİ
BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURAN’A ve gereği için İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi