|
ÖZET: Bu Danıştay kararı, başvuranın mahkeme kararının uygulanmasını talep etmesi üzerine şekillenmiştir. Başvuran, Van 1. İş Mahkemesi tarafından aleyhine verilen tazminat kararının idare tarafından yerine getirilmediğini ve icra takibi başlattığını belirtmiştir. İdare, başvuranın mahkemeye yalan beyanda bulunduğunu iddia etse de, mahkeme kararlarının uygulanması, hukukun temel ilkelerindendir. Anayasa’nın 138. maddesi, idarelerin mahkeme kararlarını geciktirmeden yerine getirme yükümlülüğünü vurgulamaktadır.
Kararda, yargı kararlarının uygulanmaması durumunun, adil yargılanma hakkını ihlal edeceği belirtilmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi içtihatları, mahkeme kararlarının etkili bir şekilde uygulanmasının, mahkemeye erişim hakkının bir parçası olduğunu ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, idarenin mahkeme kararına uyması gerektiği ve bu yükümlülüğün yerine getirilmemesinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, Van İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne tavsiye kararı verilerek, mahkeme kararının yerine getirilmesi için işlem yapılması istenmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/7175-S.23.11708
BAŞVURU NO : 2022/18968
KARAR TARİHİ : 09/06/2023
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : VAN İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, mahkeme kararının uygulanması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 19/12/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan (T.C Kimlik No: )
başvurusunda özetle; Van 1. İş Mahkemesinin / E. / K. sayılı dava dosyasının Yargıtay incelemesi de yapılarak kesinleştiğini, idare aleyhine tazminata hükmedildiğini, ancak idare tarafından söz konusu ödemenin yapılmadığını, bu nedenle Van 2. İcra Dairesinin / Esas sayılı dosyasına kayden icra takibi başlattıklarını belirterek; icra dosyasına gerekli ödemenin yapılarak mahkeme kararının yerine getirilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 22/12/2022 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Milli Eğitim Bakanlığından, 24/03/2023 tarih ve sayılı yazısı ile de
Van İl Milli Eğitim Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Van İl Milli Eğitim
Müdürlüğü tarafından gönderilen 31/05/2023 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1 Başvuranın, Bakanlık aleyhine Van l . İş Mahkemesi nezdinde ( / E.) alacak davası açtığı, ve
davada kasıtlı olarak yalan beyanda bulunduğu, Başvuranın, Van İli, İpekyolu ilçesi Mehmet Erdemoğlu
Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürlüğü tarafından, Van Halk Bankası Şubesi aracılığıyla kendisine
16.11.2016 tarihinde toplam 18.121,41 TL (on sekiz bin yüz yirmi bir TL kırk bir kuruş) ödeme yapıldığını
inkar suretiyle, hiçbir tahsilat yapmadığını mahkemeye beyan ettiği, mahkemeyi yanıltmış ve mahkeme kararını da bu doğrultuda kesinleştirdiği, zikredilen tediyenin ise, mahkeme dosyası kesinleştikten ve okul idaresi tarafından makbuzların İl Müdürlüğüne 2021 yılı Ekim ayında ulaştırıldıktan sonra öğrenilebildiği,
2.2 Bu durum karşısında hukuk davası olarak 12.10.2021 tarihli dilekçe ile Van l. İş Mahkemesinden
yargılamanın yenilenmesi talep edildiği, ilk derece mahkemesinin haklı talebi reddettiği, istinaf mercii ve temyiz mahkemesinin de onama kararlarıyla menfi tavır aldığı,
2.3 Ceza soruşturması olarak da Van Cumhuriyet Başsavcılığının, müdürlük şikayetine takipsizlik kararı
verdiği,
2.4 Son safhada başvuran aleyhine icra takibine başlandığı, icra takibinin yukarıda bahsedilen 18.121,41
TL alacağa ilişkin olduğu, dosyanın halen derdest olduğu,
2.5 Telafisi olmayacak kamu zararının önüne geçilmeye çalışıldığı, Başvuranın, kendisine ait olmayan bir
menfaati elde etmeye çalıştığı belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2.maddesinde; “Türkiye
Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk
Devletidir”, 3.1. “Yürütme yetkisi ve görevi” kenar başlıklı 8. Maddesinde; “Yürütme yetkisi ve görevi, (1)
Cumhurbaşkanı (…) tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.”,
3.2 “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak
suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”, 3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 3.4. “Yargı yolu” kenar başlıklı 125. Maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”, 3.5. “Mahkemelerin Bağımsızlığı” başlıklı 138. maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir….”, 6. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi: İdare Hukuku Alanında İdari Kararlar İle Mahkeme
Kararlarının İcrası Hakkında Rec (2003) 16 Sayılı Tavsiye Kararında;
6.1 “II. İdari mercilerle ilgili yargı kararlarının icrası”, “1. Genel hükümler” “a. Üye devletler, yargı
kararlarının idari mercilerce makul bir süre içinde uygulanmasını sağlamalıdırlar. Üye devletler bu kararların tam etkinliğini sağlamaya dönük her türlü gerekli tedbiri kanuna uygun olarak almalıdırlar.
b. Bir yargı kararının bir idari merci tarafından uygulanmadığı hallerde, söz konusu kararın özellikle bir emir veya cebri para cezası yoluyla icrasının talep edilmesi için uygun bir usul getirilmelidir.
c. Üye devletler, yargı kararlarını uygulamayı ret veya ihmal eden idari mercilerin bundan mesul tutulmasını sağlamalıdırlar. Yargı kararlarını uygulamakla sorumlu kamu görevlileri de bu kararları uygulamamaları halinde disiplin, hukuk ve ceza işlemlerine tabi tutulabilmelidir.”
6.2 “2. Para cezası ile ilgili yargı kararlarının icrası”
“a. Üye devletler, para cezası ödemekle mükellef oldukları hallerde idari mercilerin bu mükellefiyetlerini makul bir süre içinde ifa etmelerini sağlamalıdırlar.
b. Bir idari merciinin bir para cezasının ödenmesi ile ilgili yargı kararını uygulamadığı için ödemekle mükellef olduğu faiz tutarı, benzer bir durumda bir özel kişinin idari merciiye ödeyeceği faiz tutarından az olmamalıdır.
c. İdari merciinin para cezasını ödemesini engelleyecek bir mali sıkıntıya düşmemesi için uygun karşılığı ayırması sağlanmalıdır.
d. Para cezasının ödenmesi ile ilgili yargı kararlarının idari mercilerce uygulanmaması halinde, üye devletler ayrıca söz konusu idari mercilerin mallarına, kanunun öngördüğü sınırlar dahilinde el koyma ihtimalini düşünmelidirler”
düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
IV. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; mahkeme kararının yerine getirilerek mağduriyetin giderilmesini talep etmektedir.
9. “Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.” (Anayasa
Mahkemesi E.2013/44, K.2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013)
10. İdare eylem ve işlemlerinde kanunun çizdiği sınırlar içerisinde kalmak zorundadır. Anayasanın 8.
maddesinde bu husus yürütme yetkisi ve görevi Anayasa ve Kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir denilerek ifade edilmiştir. (Kemal Gözler- Gürsel Kaplan İdare Hukukuna Giriş Ekin Basın
Yayın Dağıtım Ağustos 2017, s.28)
11. Yasama ve yürütme organları ile idareler, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararlar hiçbir suretle değiştirilemeyeceği gibi idareler bu kararların yerine getirilmesini de geciktiremez.
12. Kanun koyucu, Anayasa’nın 138. maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idareyi sorumlu tutmuş ve idarenin yargı kararlarını uygulaması hususunda idareye anayasal bir zorunluluk
yüklenmiştir. Dolayısı ile idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir. (Bkz: 2017/5018 Başvuru Numaralı ve 24/10/2017 tarihli Tavsiye Kararı)
13. Başvurucuların, Mahkeme ilamına dayalı icra takibine rağmen hükmedilen bedellerin ödenmediği, kamu mallarının haciz edilemezliğine dayalı kanun hükümlerine dayanarak ödemeden kaçınıldığından bahisle, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürdükleri davada Anayasa Mahkemesi; “mahkemeye erişim hakkının adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olduğu ve bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme, mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da kapsadığı” ifade ederek yargı kararlarının uygulanmasını “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendirmiş, ayrıca
Devletin bir kurumunun aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu ekonomik kaynak yokluğunu ileri sürerek makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağını açıkça ifade etmiştir. (Bkz: Anayasa Mahkemesi’nin 03/04/2014 tarih ve 2013/711 sayılı Bireysel Başvuru Kararı)
14. Anayasa Mahkemesi, Mahkeme kararlarının uygulanmasını, yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın sonuç doğurmasını sağlayan bir unsur olarak ele almakta, yargı kararlarının uygulanmasını
“mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendirilmektedir. Buna göre, yargılama sonucunda mahkemenin bir karar vermiş olması yeterli olmayıp ayrıca bu kararın etkili bir şekilde uygulanması da gerekmektedir. Anayasa Mahkemesinin benzer konulu ihlal kararlarında belirtildiği gibi, Anayasa’nın 138.
maddesinin son fıkrasında düzenlenen yargı kararlarının geciktirilmeksizin uygulanması yükümlülüğü, hukukun genel ilkelerinden biri olarak da kabul edilen kesin hükme saygı ilkesinin de bir gereğidir. Bir hukuk sisteminde yargının verdiği ve bağlayıcı olan kesin hüküm, zarar gören taraflardan biri açısından işlevsiz duruma getirilmişse adil yargılanma hakkının sağladığı güvencelerin bir anlamı da kalmayacaktır.
(AYM, E.2013/1752, 26/6/2014 ).
15. Mahkeme, Anayasa’nın 36. maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkını, yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunmada bulunma hakkı değil, yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyi de kapsayan bir hak olarak tanımlamıştır. (AYM, E.2009/27, K.2010/9, 14/1/2010).
16. Benzer şekilde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ( AİHM), Sözleşme’nin 6. Maddesi kapsamında bir yargı yerine ulaşma hakkının, sadece teorik olarak bu hakkın tanınmasını değil, aynı zamanda o yargı yerinden alınan nihai kararın icrasına yönelik meşru bir beklentiyi de koruduğunu kabul etmiştir (AİHM, Apostol/Gürcistan, B. No: 40765/02, 28/2/2007,) Mahkeme, kararların icrası hakkını adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olarak kabul etmekte, mahkemeye erişim hakkının, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme ve aynı zamanda mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da kapsadığını, Mahkeme kararlarının uygulanmasının, yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın sonuç vermesini sağlayan bir unsur olduğunu, karar uygulanmazsa yargılamanın da bir anlamı olmayacağını belirtmiştir.
(AİHM, Hornsby/Yunanistan, B. No: 18357/91, 19/3/1997).
17. AİHM Süzer ve Eksen Holding A.Ş./Türkiye kararında, davaya taraf olan kişinin etkin korunması ve hukuka uygunluğun sağlanmasının, idarenin kendisi hakkında verilebilecek nihai yargı kararlarına uymasını gerektirdiği, idarenin, yargı kararını uygulamayı reddediyor veya ihmal ediyor ya da onu uygulamayı geciktiriyor olmasının, davada taraf olan kişinin davanın safahatı süresince yararlandığı
Sözleşme’nin 6. maddesinde öngörülen teminatların, her türlü varlık nedenini kaybetmesine yol açacağı vurgulanmıştır. (AİHM, Süzer ve Eksen Holding A.Ş. /Türkiye, B. No: 6334/05, 23/10/2012).
18. Somut olayda; idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden;
18.1 Başvuran tarafından idare aleyhine işçi ile işveren ilişkisinden kaynaklanan alacak davası açıldığı,
Van 1. İş Mahkemesinin / E., / K. sayılı dosyası ile “…Kıdem tazminatı talebinden net 18.260,87TL’nin iş akdinin fesih tarihi olan 15/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, b)İhbar tazminatı alacağı talebinden net 2.589,91TL’nin 20,00TL’sine dava tarihinden itibaren, bakiye miktara ıslah tarihi olan 24/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, c)Yıllık ücretli izin alacağı talebinden net 1.099,06TL’nin, 20,00TL’sine dava tarihinden itibaren, bakiye miktara ıslah tarihi olan 24/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ç)Fazla çalışma alacağı, ulusal bayram ve genel tatil alacağı ve hafta tatil alacağı taleplerinin reddine…” davanın Kısmen Kabulü Kısmen Reddine Karar verilerek ve idare aleyhine tazminata hükmedildiği, söz konusu kararın öncelikle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin
/ E., / K. sayılı dosyası ile istinaf incelemesinden geçtiği, ardından Yargıtay 9. Hukuk
Dairesinin / E., / K. sayılı kararı ile temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği,
18.2 İdarenin, Halk Bankası aracılığıyla 16/11/2016 tarihinde davacı lehine toplamda 18.121,41 TL
ödeme yaptığı, ancak mahkeme kararı ile hükmedilen bedel dikkate alındığında, mahkemece hükmedilen tazminat miktarının hesaplanarak, idare tarafından kalan miktar için davacıya ödeme yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.
19. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi: İdare Hukuku Alanında İdari Kararlar İle Mahkeme
Kararlarının İcrası Hakkında Rec (2003) 16 Sayılı Tavsiye Kararında; Özel kişilerin idari sistem ve yargı sistemine olan güveninin sürdürülmesi, bu nedenle gerek idari mercilerin özel kişilere ilişkin yükümlülükleri kapsayan kararlarının gerekse idare hukuku alanındaki, özel kişi haklarının gözetilmesine yönelik mahkeme kararlarının icra edilmesi gerektiğini, idari mercilerin kararlarının icrasında özel kişilerin hak ve menfaatlerinin dikkate alınması gerektiğini, idare hukuku alanında yargı kararlarının, özellikle bu kararların muhatabı idari merciler olduğunda icrasını gerektirdiğini, üye devletlere kamu mercilerinin gerekli fonların bulunmaması gerekçesiyle yükümlülüklerini icradan kaçınmalarını engelleyecek uygun mekanizmayı kurmaları gerektiğini belirterek; idare hukuku alanındaki idari kararlar ile yargı kararlarının etkin icrasını sağlamalarını tavsiye etmiştir.
20. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk Devleti olması, Hukuk devleti ve Anayasanın 8. maddesi hükmü gereğince idari makamların görevlerini yerine getirirken hukuka, kanunlara ve çağdaş hukukta evrensel olarak kabul görmüş ilkelere de uygun hareket etmek zorunda olması, Anayasa’nın 138. maddesi hükmü gereği idarelerin, bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği, yargı kararlarının uygulanmasının “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendiren ve Devletin bir kurumunun aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağına yönelik Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa
Mahkemesinin yerleşik içtihatları gereğince; mahkeme kararının gereği gibi ifa edilmemesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine 30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresinden arta kalan sürede Van İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜNE; Söz konusu mahkeme kararının yerine getirilmesine yönelik makul sürede işlem tesisi için VAN İL
MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Van
İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Tavsiye Kararının BAŞVURANA ve VAN İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi