ÖZET: Bu karar, başvuranın Erzurum 3. İdare Mahkemesi tarafından verilen 10.11.2021 tarihli kararın gereğinin yerine getirilmesini talep etmesi üzerine şekillenmiştir. İlgili idare, mahkeme kararının uygulanması sürecinin devam ettiğini belirtmesine rağmen, Anayasa’nın 138. ve İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesi gereğince, yargı kararlarının uygulanmaması durumunda idarenin sorumlu tutulacağı vurgulanmıştır. Bu bağlamda, idarenin mahkeme kararlarını geciktirmeden uygulama yükümlülüğü olduğu ifade edilmiştir.

Ayrıca, Anayasa Mahkemesi’nin kararları doğrultusunda, hak arama özgürlüğünün yalnızca yargı mercilerinde davacı veya davalı olma hakkını değil, aynı zamanda mahkeme kararlarının uygulanmasını da kapsadığı belirtilmiştir. Bu durum, yargı kararlarının uygulanmasının, adil yargılanma hakkının bir parçası olduğu anlamına gelmektedir.

Sonuç olarak, başvuranın talebi doğrultusunda, ilgili idarenin mahkeme kararını süresi içinde uygulamaması hukuka aykırı bulunmuş ve bu nedenle başvurunun kabul edilerek, mahkeme kararının ivedilikle uygulanması yönünde tavsiyede bulunulmuştur.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/7849-S.22.12047

BAŞVURU NO : 2022/6440

KARAR TARİHİ : 16/06/2022

TAVSİYE KARARI

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Mahkeme kararının uygulanması talebi hk.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 30/04/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran, Emniyet Genel Müdürlüğünce hakkında “Kamu Görevinden

Çıkarılma/Memuriyetten Çıkarma” kararı verildiğini, söz konusu işleme karşı Erzurum 3. İdare Mahkemesinde dava açtığını, anılan mahkemenin 10/11/2021 tarihli, sayılı kararı ile işlemin iptal edildiğini, 30 gün içerisinde görevine başlatılması gerekirken, 6 aylık bir süre geçmesine rağmen görevine başlatılmadığını iddia ederek, ivedilikle söz konusu mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkındaki bilgi ve belge talep yazımıza istinaden İçişleri Bakanlığı Emniyet

Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 31/05/2022 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle;

2.1. Başvuranın, Erzurum Emniyet Müdürlüğü kadrosunda Polis Memuru olarak görev yapmakta iken hakkında Polis Başmüfettişlerince FETÖ/PDY ile irtibatlı/iltisaklı olması sebebiyle düzenlenen araştırma raporu sonucunda 7145 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi ile 375 sayılı KHK’ya eklenen geçici 35 inci madde kapsamında 12.04.2021 tarihinde kamu görevinden çıkarılarak 13.04.2021 tarihinde Emniyet Teşkilatından ilişiğinin kesildiği, bu işlemin iptali talebiyle idare aleyhine açılan davada; Erzurum 3. İdare Mahkemesinin

10.11.2021 tarih ve sayılı kararı ile “Dava Konusu İşlemin İptali” yönünde hüküm

kurulduğu, bahse konu kararın uygulanması noktasında işlemlerin devam ettiği,

ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın,

3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”,

3.2. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.

Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.”,

3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

3.4. “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”,

4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesinde: “(1)Danıştay, Bölge İdare

Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz (30) günü geçemez.

… .”,

düzenlemeleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü ve tavsiyede bulunulması yönünde öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

7. Başvuran Erzurum 3. İdare Mahkemesinin 10.11.2021 tarih ve sayılı kararının gereğinin yerine getirilmesini talep etmektedir.

8. İlgili idareden temin edilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde, başvuru konusu mahkeme kararının uygulanması noktasında işlemlerin devam ettiğinin ifade edildiği görülmektedir.

9. “Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.” (Anayasa Mahkemesi

E.2013/44, K. 2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013). Kanun koyucu, Anayasa’nın 138. ve İdari

Yargılama Usulü Kanunun 28. maddesi ile yargı kararlarının her ne gerekçe ile olursa olsun uygulanmamasından idareyi sorumlu tutmuş ve idarenin yargı kararlarını uygulaması hususunda idareye anayasal ve kanuni bir zorunluluk yüklenmiş olup, idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğun da devam edeceği vurgulanmıştır (Bkz: 2017/5018 başvuru numaralı ve 24/10/2017 tarihli Tavsiye Kararı). Dolayısıyla idareler, mahkeme kararlarına uymak zorunda oldukları gibi bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararların yerine getirilmesini de geciktiremeyeceklerdir.

10. Anayasa Mahkemesinin 14/01/2010 tarihli ve E. 2009/27, K. 2010/9 sayılı kararında; “Anayasa’nın 36. maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğü, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olmakla birlikte aynı zamanda toplumsal barışı güçlendiren, bireyin adaleti bulma, hakkı olanı elde etme, haksızlığı önleme uğraşının da aracıdır. Hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunmada bulunma hakkını değil, yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyi de kapsayan bir haktır.” ifadeleri kullanılmıştır.

11. Başvurucuların, Mahkeme ilamına dayalı icra takibine rağmen hükmedilen bedellerin ödenmediği, kamu mallarının haciz edilemezliğine dayalı kanun hükümlerine dayanarak ödemeden kaçınıldığından bahisle, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürdükleri davada Anayasa Mahkemesi; “mahkemeye erişim hakkının adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olduğu ve bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme, mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da kapsadığı” ifade ederek yargı kararlarının uygulanmasını “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendirmiştir. (Bkz: Anayasa

Mahkemesi’nin 03/04/2014 tarih ve 2013/711 sayılı Bireysel Başvuru Kararı).

12. Nitekim, yargılama sonunda verilen kesin hükmün, hüküm tarihinin üzerinden beş yıl geçmesine rağmen yetkili makamlarca yerine getirilmemesini konu alan Hornsby/Yunanistan kararında, Yunanistan’da yabancı dil okulu açmak isteyen, ancak talepleri okul açmanın sadece Yunan vatandaşlarına münhasır bir yetki olduğu gerekçesiyle reddedilen başvurucular, taleplerinin reddine ilişkin kararın iptali istemiyle Yüksek İdare

Mahkemesinde dava açmışlar ve söz konusu karar iptal edilmiştir. 6. maddenin 1. fıkrasının uygulama alanı bulup bulamayacağının irdelendiği mevcut olayda, AİHM, ulusal hukuk sistemince nihai ve bağlayıcı bir yargı kararın davanın zarar gören tarafı açısından işlevsiz hale getirilmesi halinde mahkemeye başvurma hakkının hayali bir haktan öteye geçemeyeceğini ifade ederek mahkemeye başvurma hakkının ihlal edildiğine hükmetmiştir. (Hornsby/Yunanistan, 19/03/1997, No: 18357/91, p. 40, http://hudoc.echr.coe.int/eng?i=001-58020, Erişim Tarihi, 17.03.2017.)

13. Somut olayda, her ne kadar ilgili idarece Erzurum 3. İdare Mahkemesinin 10.11.2021 tarih ve sayılı kararının uygulanması noktasında işlemlerin devam ettiği ifade edilmiş ise de, gerek

Anayasanın 138’inci maddesinde ve gerekse de İdari Yargılama Usulü Kanununun 28’inci maddesinde yer alan yargı kararlarının yerine getirilmesinin geciktirilemeyeceği yönündeki emredici hükümlere rağmen ilgili idarece söz konusu mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmesi hususunda İdari Yargılama Usulü

Kanununun 28’inci maddesinde öngörülen azami sürenin aşıldığı görülmektedir. Anayasa’nın 138 inci maddesi ve İdari Yargılama Usulü Kanununun 28’inci maddesi ile yargı kararlarının hangi gerekçe ile olursa olsun uygulanmamasından idare sorumlu tutulmuştur. Dolayısıyla, İdarenin mahkeme kararlarını uygulanması Anayasal ve kanuni bir zorunluluktur. İdarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir. Yukarıda anılan Anayasa

Mahkemesi kararlarına bakıldığında Anayasamızın 36 ncı maddesinde yer alan “hak arama hürriyeti”nin yalnızca yargı mercileri karşısında davalı veya davacı olma sıfatını değil aynı zamanda mahkeme nezdinde verilmiş olan kararın idari mercilerce gereğinin yerine getirilmesini de kapsadığı belirtilmekte, ayrıca mahkeme kararlarının uygulanmasını yargılama sürecinin devamı niteliğinde görerek yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın bir anlam ve sonuç doğurmasını sağlayan unsur olarak nitelendirmektedir.

14. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak; başvuran lehine verilen Erzurum 3. İdare

Mahkemesinin 10.11.2021 tarih ve sayılı kararının 2577 sayılı Kanunun 28’inci maddesinde öngörülen sürede yerine getirilmediği anlaşıldığından, ilgili idarenin Kanun tarafından öngörülen sürede mahkeme kararını yerine getirmemesi yönünde tezahür eden işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

15. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

/

16. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Erzurum İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan nedenlerle BAŞVURUNUN KABULÜNE,

Başvuranın mağduriyetinin giderilmesi kapsamında, Erzurum 3. İdare Mahkemesinin 10.11.2021 tarih ve sayılı kararının ivedilikle uygulanması yönünde EMNİYET GENEL

MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNCE bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın başvurana ve gereği için EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi