ÖZET: Bu karar, başvuranın mahkeme kararına dayalı alacaklarının ödenmesi talebine ilişkindir. Başvuran, Kocaeli İcra Müdürlüğü’nde yürütülen icra dosyalarına ilişkin ödemelerin yapılmadığını belirterek, mağduriyetinin giderilmesini istemiştir. İdare, ödenek taleplerinin yapıldığını ancak sürecin devam ettiğini ifade etmiştir. Anayasa ve yargı kararları gereğince, idarenin mahkeme kararlarını geciktirmeden uygulama yükümlülüğü bulunmaktadır.

Mahkeme, Anayasa’nın 138. maddesi uyarınca, idarelerin bağımsız mahkemeler tarafından verilen kararları uygulamak zorunda olduğunu vurgulamıştır. Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi içtihatları, mahkeme kararlarının uygulanmasının adil yargılanma hakkının bir parçası olduğunu belirtmektedir. Dolayısıyla, idarenin mahkeme kararını zamanında uygulamaması, hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum olarak değerlendirilmiştir.

Sonuç olarak, başvurunun kabulü ile Karayolları Genel Müdürlüğü’ne, mahkeme kararının gereği olan işlemlerin makul sürede yapılması için tavsiyede bulunulmuştur. İdarenin bu tavsiyeye uyması ve işlemi 30 gün içinde bildirmesi gerekmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/14925-S.22.22854

BAŞVURU NO : 2022/8122

KARAR TARİHİ : 18/11/2022

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

BAŞVURUYA KONU İDARE : KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, mahkeme kararının uygulanması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 06/06/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan (T.C Kimlik No:

başvurusunda özetle; Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün

E. Esas sayılı dosyalarında avukatlık vekalet ücreti alacağı bulunduğunu, dosyaların kesinleştiğini ancak idare tarafından bugüne kadar herhangi bir ödemenin yapılmadığını belirterek; ödemelerin yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 06/07/2022 tarih ve S. sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Karayolları Genel Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.

Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 03/08/2022 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1 / Esas sayılı dosya için 02/06/2022 tarih ve sayılı yazı ile Muhasebe Şube

Müdürlüğü’nden ödenek talep edildiği,

2.2 / Esas sayılı dosya için 01/04/2022 tarih ve sayılı yazı ile Muhasebe Şube

Müdürlüğü’nden ödenek talep edildiği,

2.3 / Esas sayılı dosya için 08/02/2022 tarih ve sayılı yazı ile Muhasebe Şube

Müdürlüğü’nden ödenek talep edildiği belirtilmiştir.

3. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü Taşınmazlar Dairesi Başkanlığı tarafından

Kurumumuza gönderilen 20/04/2022 tarihli ve sayılı yazıda; “… Şikayet başvurularında belirtilen esas numaralarına ilişkin yapılan incelemede; · esas sayılı icra dosyalarına ödeme yapılmıştır. · esas sayılı icra dosyalarının ödeme işlemlerine ilişkin süreç devam etmektedir. ve esas sayılı icra dosyalarına

İdaremizce itiraz edilmiş olup, itiraz sonucuna göre işlem yapılacaktır…” hususlarına yer verildiği anlaşılmıştır.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

3.1 “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2.maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî

dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”

3.2 “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”,

3.3 “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinde; “ Anayasa ile tanınmış hak ve

hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”,

3.4 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4.

fıkralarında; “(3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. (4) Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

3.5 “Yargı yolu” kenar başlıklı 125. maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı

ödemekle yükümlüdür.”,

3.6 “Mahkemelerin Bağımsızlığı” başlıklı 138. maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme

organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. …”, 5. Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı’nın “Mülkiyet Hakkı” başlıklı 17. maddesinde; “mülkten yoksun

bırakılma sonucunda, zamanında ödenecek adil tazminat” koşuluna yer verildiği, 6. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683. maddesinde; “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.”, 7. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Avukatlık Ücreti” başlıklı 164. maddesinde; “Avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder… Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; mahkeme alacağına ilişkin icra dosyalarına ödemenin yapılarak mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

10. Somut olayda; idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde;

10.1 Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2022/ E. sayılı dosyasına ilişkin 25/04/2022 tarihli icra

emrinin incelenmesinde; ilamlı takibin dayanağı ilamın Kuzey Marmara Otoyolu (3.Boğaz Köprüsü

Dahil) Projesi kapsamında Kocaeli 6.Asliye Hukuk Mahkemesinde / Esas sayı ile açılan “Bedel

Tespit ve Tescil” Davası olduğu,

10.2 Kocaeli İcra Müdürlüğünün / E. sayılı dosyasına ilişkin 04/03/2022 tarihli icra

emrinin incelenmesinde; ilamlı takibin dayanağı ilamın Kuzey Marmara Otoyolu (3.Boğaz Köprüsü

Dahil) Projesi kapsamında Kocaeli 6.Asliye Hukuk Mahkemesinde / Esas sayı ile açılan “Bedel

Tespit ve Tescil” Davası olduğu,

10.3 Kocaeli İcra Müdürlüğünün / E. sayılı dosyasına ilişkin 24/01/2022 tarihli icra emrinin

incelenmesinde; ilamlı takibin dayanağı ilamın Kuzey Marmara Otoyolu (3.Boğaz Köprüsü Dahil) Projesi kapsamında Kocaeli 6.Asliye Hukuk Mahkemesinde / Esas sayı ile açılan “Bedel Tespit ve Tescil”

Davası olduğu,

10.4 Kocaeli İcra Müdürlüğünün / E. sayılı dosyasına ilişkin 24/01/2022 tarihli icra

emrinin incelenmesinde; ilamlı takibin dayanağı ilamın Kuzey Marmara Otoyolu (3.Boğaz Köprüsü

Dahil) Projesi kapsamında Kocaeli 6.Asliye Hukuk Mahkemesinde 2019/511 Esas sayı ile açılan “Bedel

Tespit ve Tescil” Davası olduğu, ödeme işlemlerine ilişkin sürecin devam ettiği,

10.5 Kocaeli İcra Müdürlüğünün / E. sayılı dosyasına ilişkin olarak; ilamlı takibin dayanağı

ilamın Kuzey Marmara Otoyolu (3.Boğaz Köprüsü Dahil) Projesi kapsamında Kocaeli 4.Asliye Hukuk

Mahkemesinde / Esas sayılı ile açılan “Bedel Tespit ve Tescil” Davası olduğu, ödeme işlemlerine ilişkin sürecin devam ettiği anlaşılmıştır.

11. “Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.” (Anayasa

Mahkemesi E.2013/44, K.2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013)

12. İdare eylem ve işlemlerinde kanunun çizdiği sınırlar içerisinde kalmak zorundadır. Anayasanın 8.

maddesinde bu husus yürütme yetkisi ve görevi Anayasa ve Kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir denilerek ifade edilmiştir. (Kemal Gözler- Gürsel Kaplan İdare Hukukuna Giriş Ekin Basın Yayın

Dağıtım Ağustos 2017, s.28)

13. Yasama ve yürütme organları ile idareler, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararlar hiçbir suretle değiştirilemeyeceği gibi idareler bu kararların yerine getirilmesini de geciktiremez.

14. Kanun koyucu, Anayasa’nın 138. maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idareyi sorumlu tutmuş ve idarenin yargı kararlarını uygulaması hususunda idareye anayasal bir zorunluluk yüklenmiştir. Dolayısı ile idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir. (Bkz: 2017/5018 Başvuru Numaralı ve 24/10/2017 tarihli Tavsiye Kararı)

15. Başvurucuların, Mahkeme ilamına dayalı icra takibine rağmen hükmedilen bedellerin ödenmediği, kamu mallarının haciz edilemezliğine dayalı kanun hükümlerine dayanarak ödemeden kaçınıldığından bahisle, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürdükleri davada Anayasa Mahkemesi; “mahkemeye erişim hakkının adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olduğu ve bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme, mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da kapsadığı” ifade ederek yargı kararlarının uygulanmasını “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendirmiş, ayrıca

Devletin bir kurumunun aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu ekonomik kaynak yokluğunu ileri sürerek makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağını açıkça ifade etmiştir. (Bkz: Anayasa Mahkemesi’nin 03/04/2014 tarih ve 2013/711 sayılı Bireysel Başvuru Kararı)

16. Anayasa Mahkemesi, Mahkeme kararlarının uygulanmasını, yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın sonuç doğurmasını sağlayan bir unsur olarak ele almakta, yargı kararlarının uygulanmasını

“mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendirilmektedir. Buna göre, yargılama sonucunda mahkemenin bir karar vermiş olması yeterli olmayıp ayrıca bu kararın etkili bir şekilde uygulanması da gerekmektedir. Anayasa Mahkemesinin benzer konulu ihlal kararlarında belirtildiği gibi, Anayasa’nın 138.

maddesinin son fıkrasında düzenlenen yargı kararlarının geciktirilmeksizin uygulanması yükümlülüğü, hukukun genel ilkelerinden biri olarak da kabul edilen kesin hükme saygı ilkesinin de bir gereğidir. Bir hukuk sisteminde yargının verdiği ve bağlayıcı olan kesin hüküm, zarar gören taraflardan biri açısından işlevsiz duruma getirilmişse adil yargılanma hakkının sağladığı güvencelerin bir anlamı da kalmayacaktır

(AYM, E.2013/1752, 26/6/2014 ).

17. Mahkeme, Anayasa’nın 36. maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkını, yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunmada bulunma hakkı değil, yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyi de kapsayan bir hak olarak tanımlamıştır (AYM, E.2009/27, K.2010/9, 14/1/2010).

18. Benzer şekilde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ( AİHM), Sözleşme’nin 6. Maddesi kapsamında bir yargı yerine ulaşma hakkının, sadece teorik olarak bu hakkın tanınmasını değil, aynı zamanda o yargı yerinden alınan nihai kararın icrasına yönelik meşru bir beklentiyi de koruduğunu kabul etmiştir (AİHM, Apostol/Gürcistan, B. No: 40765/02, 28/2/2007,) Mahkeme, kararların icrası hakkını adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olarak kabul etmekte, mahkemeye erişim hakkının, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme ve aynı zamanda mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da kapsadığını, Mahkeme kararlarının uygulanmasının, yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın sonuç vermesini sağlayan bir unsur olduğunu, karar uygulanmazsa yargılamanın da bir anlamı olmayacağını belirtmiştir (AİHM, Hornsby/Yunanistan, B. No: 18357/91, 19/3/1997).

19. AİHM Süzer ve Eksen Holding A.Ş./Türkiye kararında, davaya taraf olan kişinin etkin korunması ve hukuka uygunluğun sağlanmasının, idarenin kendisi hakkında verilebilecek nihai yargı kararlarına uymasını gerektirdiği, idarenin, yargı kararını uygulamayı reddediyor veya ihmal ediyor ya da onu uygulamayı geciktiriyor olmasının, davada taraf olan kişinin davanın safahatı süresince yararlandığı

Sözleşme’nin 6. maddesinde öngörülen teminatların, her türlü varlık nedenini kaybetmesine yol açacağı vurgulanmıştır (AİHM, Süzer ve Eksen Holding A.Ş. /Türkiye, B. No: 6334/05, 23/10/2012).

20. Somut olayda; idare tarafından ödenek temin edinilmesini müteakiben mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirileceği belirtilmiştir.

21. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk Devleti olması, Hukuk devleti ve Anayasanın 8. maddesi hükmü gereğince idari makamların görevlerini yerine getirirken hukuka, kanunlara ve çağdaş hukukta evrensel olarak kabul görmüş ilkelere de uygun hareket etmek zorunda olması, Anayasa’nın 138. maddesi hükmü gereği idarelerin, bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği, yargı kararlarının uygulanmasının “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendiren ve Devletin bir kurumunun aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağına yönelik Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa

Mahkemesinin yerleşik içtihatları gereğince; mahkeme kararının gereği gibi ifa edilmemesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde idare tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

23. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine

30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma

süresinden arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜ ile;

Söz konusu mahkeme kararının yerine getirilmesine yönelik makul sürede işlem tesisi için

KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Tavsiye Kararının BAŞVURANA ve KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi