ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın Çarşı ve Mahalle Bekçiliği sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin mahkeme kararının iptal edilmesi ve yeniden sınava alınması talebi ele alınmıştır. Başvuran, Ankara 1. İdare Mahkemesi tarafından verilen kararın derhal uygulanmasını istemiştir. İlgili idare, mahkeme kararının gereğini yerine getirmekte gecikmiş ve bu durum başvuranın adil yargılanma hakkını ihlal etmiştir.

Kararda, idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu yükümlülüğün Anayasa ve İdari Yargılama Usulü Kanunu ile güvence altına alındığı vurgulanmıştır. İdarenin, mahkeme kararlarını uygulamaması durumunda sorumluluğunun devam edeceği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın yeniden sözlü sınava alınması hususunda Emniyet Genel Müdürlüğü’ne tavsiyede bulunulmuş ve bu kararın uygulanması için idareye 30 gün süre verilmiştir. Bu durum, mahkeme kararlarının uygulanmasının hukukun üstünlüğü açısından ne denli önemli olduğunu göstermektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/79506-S.20.86536

BAŞVURU NO : 2020/91984

KARAR TARİHİ : 06/10/2020

TAVSİYE KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Mahkeme kararının uygulanması talebi hk.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 04/08/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran vekili, müvekkili ’in Çarşı ve Mahalle Bekçiliği sözlü sınavında başarısız sayılması işleminin Ankara 1. İdare Mahkemesinin 26/12/2019 tarih, ve sayılı kararı ile iptal edildiğini, bu kararın 13/04/2020 tarihinde davalı kuruma tebliğ edildiğini, mahkeme kararının uygulanması talebine ilişkin olarak davalı idare tarafından; “…Davacı ’in mahkeme kararı gereğince; aynı şartlarda açılacak Çarşı ve

Mahalle Bekçiliği sınavına alınması…” şeklinde cevap verildiğini, bu ifadeden mahkeme kararının yanlış uygulandığı ve dolaysıyla mahkeme kararının hukuka aykırı bir şekilde uygulanmadığının anlaşıldığı, davalı idarece açık mahkeme kararı uyarınca müvekkilinin usulüne uygun bir şekilde yeniden “sözlü mülakata” alınması gerektiğini iddia ederek, müvekkilinin daha fazla mağduriyet yaşamaması adına mahkeme kararının İdari Yargılama

Usulü Kanununun 28. maddesi uyarınca derhal uygulanmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkındaki bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Emniyet

Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 24/09/2020 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle;

2.1. Müşavirlik aracılığı ile 20.04.2020 tarihinde Ankara 1.İdare Mahkemesinin 26.12.2019 tarihli sayılı “… davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına dair işlemin iptaline, çarşı ve mahalle bekçisi olarak atanmamasına dair işlem hakkında karar verilmesine yer olmadığına… ” kararının taraflarına gönderildiği, bahsi geçen mahkeme kararının gereği yerine getirilmek üzere 21.04.2020 tarihinde davacı ‘in mahkeme kararı gereğince aynı şartlarda açılacak olan çarşı mahalle bekçiliği sınavına alınacağının ’e tebliğ edilmek üzere Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğüne yazıldığı,

2.2. Çarşı ve Mahalle Bekçiliği Giriş Sınavı yapılabilmesi için söz konusu yönetmelik hükümleri çerçevesinde İçişleri Bakanlığı ve Başkanlık Makamı olurlarıyla; a) Merkezi Sınav Komisyonu, b) Müracaat Kabul Komisyonu, c) Ön Sağlık Kontrolü Komisyonu, ç) Fiziki Yeterlilik Sınav Komisyonu, d) Soru Hazırlama Komisyonu, e) Soru Denetleme Komisyonu, f) Mülakat Sınav Komisyonunun kurulduğu, bu komisyonlarda sadece Polis Akademisi Başkanlığı personelinin görev almadığı, diğer kurumlardan vali yardımcısı, kaymakam, doktor ve beden eğitimi öğretmenlerinin de görev aldığı, Polis Akademisi Başkanlığınca sadece 2019 yılı içerisinde yapılan 24. Dönem

POMEM (33.442 kişi), Çarşı ve Mahalle Bekçiliği (219.628 kişi), 2019 PMYO (8.916 kişi), 25. Dönem POMEM (17.299 kişi), 26. Dönem POMEM (105.127 kişi), 2019 PAEM (34.309 kişi) sınavlarına toplam 418.721 kişinin başvurduğu, 23.742 kişinin başarılı olduğu, 394.979 kişinin ise başarısız olduğu, yapılan bu sınavların farklı aşamalarından elenip de yargı yoluna gitme hakkı bulunan 394.979 kişiden yürütme durdurma kararı alan her bir aday için farklı zamanlarda yukarıda sayılan komisyonların kurulup sınav yapılmasına fiilen imkanın bulunmadığı, dolayısıyla şimdiye kadar olduğu gibi hakkında yürütme durdurma kararı verilen adayların yapılacak olan bir sonraki sınavda kaldığı aşamadan devam ederek sınavlarının tamamlandığı ve mahkeme kararlarının yerine getirildiği,

ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın,

3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”,

3.2. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.

Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.”,

3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

3.4. “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”,

4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesinde: “(1)Danıştay, Bölge

İdare Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz (30)

günü geçemez.

… .”,

hükümleri düzenlenmiş bulunmaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü ve tavsiyede bulunulması yönünde öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

7. Başvuran vekili, Ankara 1. İdare Mahkemesinin 26/12/2019 tarih, sayılı kararının derhal uygulanmak suretiyle müvekkilinin yeniden sözlü sınava alınmasını talep etmektedir.

8. İlgili idare tarafından temin edilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde, Çarşı ve Mahalle

Bekçiliği Giriş Sınavı yapılabilmesi için söz konusu yönetmelik hükümleri çerçevesinde İçişleri

Bakanlığı ve Başkanlık Makamı olurlarıyla; yedi adet komisyon kurulduğu, bu komisyonlarda sadece Polis Akademisi Başkanlığı personelinin görev almadığı, diğer kurumlardan personellerin de görev aldığı, Polis Akademisi Başkanlığınca sadece 2019 yılı içerisinde yapılan çeşitli sınavlarda 394.979 kişinin başarısız olduğu, yapılan bu sınavların farklı aşamalarından elenip de yargı yoluna gitme hakkı bulunan bu başarısız adaylardan yürütme durdurma kararı alan her bir aday için farklı zamanlarda yedi farklı komisyonun kurulup sınav yapılmasına fiilen imkan bulunmadığı gerekçesiyle başvuranın yapılacak olan bir sonraki sınavda kaldığı aşamadan sınavının tamamlanacağı ve mahkeme kararının yerine getirileceği anlaşılmaktadır.

9. “Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.” (Anayasa Mahkemesi E.2013/44, K. 2013/59, Resmi Gazete

Tarihi: 02/05/2013). Kanun koyucu, Anayasa’nın 138. ve İdari Yargılama Usulü Kanunun 28.

maddesi ile yargı kararlarının her ne gerekçe ile olursa olsun uygulanmamasından idareyi sorumlu tutmuş ve idarenin yargı kararlarını uygulaması hususunda idareye anayasal ve kanuni bir zorunluluk yüklenmiş olup, idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı

kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğun da devam edeceği vurgulanmıştır (Bkz:

2017/5018 başvuru numaralı ve 24/10/2017 tarihli Tavsiye Kararı). Dolayısıyla idareler, mahkeme kararlarına uymak zorunda oldukları gibi bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararların yerine getirilmesini de geciktiremeyeceklerdir.

10. Anayasa Mahkemesinin 14/01/2010 tarihli ve E. 2009/27, K. 2010/9 sayılı kararında; “Anayasa’nın 36. maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğü, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olmakla birlikte aynı zamanda toplumsal barışı güçlendiren, bireyin adaleti bulma, hakkı olanı elde etme, haksızlığı önleme uğraşının da aracıdır. Hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunmada bulunma hakkını değil, yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyi de kapsayan bir haktır.” ifadeleri kullanılmıştır.

11. Başvurucuların, Mahkeme ilamına dayalı icra takibine rağmen hükmedilen bedellerin ödenmediği, kamu mallarının haciz edilemezliğine dayalı kanun hükümlerine dayanarak ödemeden kaçınıldığından bahisle, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürdükleri davada Anayasa Mahkemesi; “mahkemeye erişim hakkının adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olduğu ve bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme, mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da kapsadığı” ifade ederek yargı kararlarının uygulanmasını “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendirmiştir. (Bkz: Anayasa

Mahkemesi’nin 03/04/2014 tarih ve 2013/711 sayılı Bireysel Başvuru Kararı).

12. Nitekim, yargılama sonunda verilen kesin hükmün, hüküm tarihinin üzerinden beş yıl geçmesine rağmen yetkili makamlarca yerine getirilmemesini konu alan Hornsby/Yunanistan kararında, Yunanistan’da yabancı dil okulu açmak isteyen, ancak talepleri okul açmanın sadece

Yunan vatandaşlarına münhasır bir yetki olduğu gerekçesiyle reddedilen başvurucular, taleplerinin reddine ilişkin kararın iptali istemiyle Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmışlar ve söz konusu karar iptal edilmiştir. 6. maddenin 1. fıkrasının uygulama alanı bulup bulamayacağının irdelendiği mevcut olayda, AİHM, ulusal hukuk sistemince nihai ve bağlayıcı bir yargı kararın davanın zarar gören tarafı açısından işlevsiz hale getirilmesi halinde mahkemeye başvurma hakkının hayali bir haktan öteye geçemeyeceğini ifade ederek mahkemeye başvurma hakkının ihlal edildiğine hükmetmiştir. (Hornsby/Yunanistan, 19/03/1997, No: 18357/91, p. 40, http://hudoc.echr.coe.int/eng?i=001-58020, Erişim

Tarihi, 17.03.2017.)

13. Somut olayda, her ne kadar ilgili idarece yapılan sınavların farklı aşamalarından elenip de yargı yoluna gitme hakkı bulunan başarısız adaylardan iptal veya yürütme durdurma kararı alan her bir aday için farklı zamanlarda yedi farklı komisyonun kurularak sınav yapılmasına fiilen imkan bulunmadığı iddia edilmişse de, Anayasa’nın 138 inci maddesi ve İdari Yargılama Usulü

Kanununun 28’inci maddesi ile yargı kararlarının hangi gerekçe ile olursa olsun uygulanmamasından idare sorumlu tutulmuştur. Dolayısıyla, İdarenin mahkeme kararlarını uygulaması Anayasal ve kanuni bir zorunluluktur. İdarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir.

Yukarıda anılan Anayasa Mahkemesi kararlarına bakıldığında Anayasamızın 36 ncı maddesinde yer alan “hak arama hürriyeti”nin yalnızca yargı mercileri karşısında davalı veya davacı olma sıfatını değil aynı zamanda mahkeme nezdinde verilmiş olan kararın idari mercilerce gereğinin yerine getirilmesini de kapsadığı belirtilmekte, ayrıca mahkeme kararlarının uygulanmasını yargılama sürecinin devamı niteliğinde görerek yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın bir anlam ve sonuç doğurmasını saylayan unsur olarak nitelendirmektedir.

14. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak; başvuran lehine verilen Ankara 1. İdare Mahkemesinin 26/12/2019 tarih, sayılı kararının 2577 sayılı Kanunun 28’inci maddesinde öngörülen sürede yerine getirilmediği, bir başka deyişle başvuranın anılan Kanunda emredilen süre içerisinde sözlü sınava alınmadığı, bu itibarla başvuranın adil yargılanma hakkının ve dolayısıyla mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği değerlendirildiğinden, ilgili idarenin Kanun tarafından öngörülen sürede mahkeme kararını yerine getirmemesi yönünde tezahür eden işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

15. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

16. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara

İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan nedenlerle BAŞVURUNUN KABULÜNE,

Başvuranın mağduriyetinin giderilmesi kapsamında, Ankara 1. İdare Mahkemesinin 26/12/2019 tarih, sayılı kararının ivedilikle uygulanması suretiyle başvuranın yeniden sözlü sınava alınması hususunda EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası

uyarınca, EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNCE bu karar üzerine tesis edilecek işlemlerin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın başvurana ve gereği için EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi