ÖZET: Bu karar, başvuranın İçişleri Bakanlığı tarafından kamu görevinden çıkarılmasının iptali talebiyle açtığı davada mahkeme kararlarının uygulanmaması üzerine ortaya çıkan hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Başvuran, mahkeme kararlarının gereğinin yerine getirilmediğini, bu durumun kendisine maddi ve manevi zararlar verdiğini iddia etmektedir. Danıştay, Anayasa’nın 138. maddesi ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesi uyarınca, idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğunu ve bu kararların gecikmeksizin uygulanması gerektiğini vurgulamıştır.

Kararda, idarenin mahkeme kararlarını uygulamaması durumunda hukuka aykırılık tespit edilmiştir. İdarenin, başvuranın özlük ve parasal haklarını ödememesi nedeniyle mağduriyet yaşadığı belirtilmiş ve bu nedenle İçişleri Bakanlığı’na tavsiyede bulunulmuştur. Sonuç olarak, başvuranın görevine başlatılması ve yoksun kaldığı haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi yönünde işlem tesis edilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu durum, hukuk devletinin gereklilikleri ve bireylerin haklarının korunması açısından büyük önem taşımaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/13436-S.22.20577

BAŞVURU NO : 2022/6157

KARAR TARİHİ : 17/10/2022

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : İÇİŞLERİ BAKANLIĞI

Mahkeme kararının uygulanarak görevine başlatılması ve yoksun

BAŞVURUNUN KONUSU :

kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebi

BAŞVURU TARİHİ : 25/04/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza başvuruda bulunan özetle; İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görevli iken 375 sayılı KHK’nin Geçici 35/B maddesi uyarınca İçişleri Bakanlığının 04/02/2021 tarih, 2021/4 sayılı onayı ile kamu görevinden çıkarıldığını, işlemin iptali talebiyle açmış olduğu davada

Ankara 13. İdare Mahkemesinin 24/06/2021 tarih, sayılı kararıyla iptaline karar verildiğini, kararın ivedi olarak yerine getirilmesi, göreve başlatılması ve yoksun kaldığı parasal hakların verilmesi için talepte bulunduğunu, başvurusunun üzerinden 1 ay geçerek zımmen reddedildiğini, idarenin istinaf isteminin ise Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Dava Dairesinin 23/09/2021 tarih, sayılı kararıyla esastan reddedildiğini, mahkeme kararının gereğinin idareye tebliğinden başlayarak 30 günü geçmeden yerine getirilmesi gerektiğini, ayrıca hemşire olan eşinin Ankara iline eş durumu mazereti nedeniyle atandığını ve ilgili mevzuat gereği her yıl Ocak ayında mazeretin devam ettiğini bildirmesi gerektiğini, ancak henüz kendisi göreve başlatılmadığı için eşinin başka bir ile atamasının yapılacağını, bunun da ailesi için telafisi güç zararlar vereceğini belirterek, Ankara 13. İdare Mahkemesi ve Ankara Bölge

İdare Mahkemesi 2. Dava Dairesinin kararları uyarınca göreve başlatılmasını, yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgelere cevaben İçişleri Bakanlığının 01/08/2022 tarih, sayılı yazı ve eklerinde özetle;

2.1. Başvuran lehine verilen kararların uygulanması noktasında işlemlerin devam ettiği,

Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir…”,

5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Kararların sonuçları” başlıklı 28 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.”,

düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

6. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilgili idare tarafından başvurana yönelik uygulanan idari işlemde hukuka aykırılık bulunduğu tespit edildiğinden, idareye tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi”

Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

7. Ankara 13. İdare Mahkemesi ve Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Dava Dairesinin kararları uyarınca göreve başlatılmasını, yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep etmektedir.

8. Anayasamızın 138 inci maddesinde yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hüküm altına alınmıştır. Aynı şekilde 2577 sayılı İdari

Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesinde Danıştay, bölge idare ve idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin, gecikmeksizin işlem tesis etmeye ve eylemde bulunmaya mecbur olduğu ve bu sürenin hiçbir şekilde tebliğden itibaren otuz günü geçemeyeceği düzenlenmiştir.

9. Anayasa Mahkemesinin 27/09/2012 tarihli, sayılı kararında; “Anayasa’nın 138. maddesinin dördüncü fıkrasında, ‘Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına

/

uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir surette değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.’ denilmektedir. Bu hükme göre, kamu görevlileri de mahkeme kararlarını yerine getirmek zorunda olup, bu konuda seçim hakları bulunmamaktadır. Kaldı ki, mahkeme kararlarını kasten yerine getirmeyen memur ve diğer kamu görevlilerinin eylemleri suç oluşturmaktadır.” hükmü doğrultusunda idarelerin mahkemelerin ilk derece, istinaf, temyiz gibi seviyelerdeki kararları arasında herhangi bir fark gözetmeden, tüm mahkeme kararlarının hukuk devleti ve yargı bağımsızlığı ilkeleri gereği uygulanması gereği vurgulanmaktadır.

10. Anayasa Mahkemesinin 02/10/2014 tarihli ve sayılı kararında da; “Türk hukuk doktrininde, hukuk devleti tanımlarının ortak noktasını, üstün devlet kudretinin zorlayıcılığına karşı bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin korunması, kamu kudretinin sınırlandırılması ve denetlenmesi oluşturmaktadır. Ayrıca, hukuk devleti ilkesini gerçekleştirmenin en etkili araçlarından birisi, idarenin işlemlerine karşı açılan iptal davaları olduğu kabul edilmekte olup; gerçek bir hukuk devletinde yargı kararlarının uygulanmamasından söz edilebilmesi mümkün olmadığı gibi, yargı kararlarının uygulanmasının zorunlu olduğunun belirtilmesine de gerek bulunmamaktadır. Mahkeme kararlarının uygulanması, “hukuk devleti” ilkesinin doğal bir sonucudur.” değerlendirmeleriyle idarelerin mahkeme kararlarının herhangi bir gerekçeyle uygulamamalarının hukuk devletine duyulan güveni zedeleyeceği belirtilmiştir.

11. Bireylerin, Devlete güven duymaları, maddi ve manevi varlıklarını geliştirebilmeleri, temel hak ve özgürlüklerden yararlanabilmelerinin ön koşulu, hukuk güvenliği ve üstünlüğünün sağlandığı bir düzenin varlığıdır. Hukuk güvenliğinin ve hukukun üstünlüğünün sağlanması için idarenin işlem ve eylemlerine karşı yargı yolunun açık tutulması yeterli olmayıp yargı mercileri tarafından verilen kararların gecikmeksizin uygulanması da gerekir. Hukuk güvenliği ve hukukun üstünlüğü sadece hukuka aykırılıkların tespit edilmesiyle değil, bunların tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasıyla sağlanabilir.

Mahkeme kararlarının bağlayıcılığını ve gecikmeksizin uygulanmasını sağlayacak tedbirlerin alınması hukuk devletinin gereklerindendir.

12. Başvuru konusu olayda, başvuranın Ankara Emniyet Müdürlüğü kadrosunda polis memuru olarak görev yapmakta iken hakkında Polis Başmüfettişlerinde FETÖ/PDY ile irtibatlı/iltisaklı olması sebebiyle düzenlenen araştırma raporu sonucunda 04.02.2021 tarihinde kamu görevinden çıkarılarak 08.02.2021 tarihinde ilişiğinin kesildiği, bu işlemin iptaliyle açmış olduğu davada Ankara 13. İdare Mahkemesinin 24/06/2021 tarih, sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, idarenin istinaf istemiyle açmış olduğu davada ise Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 23/09/2021 tarih, sayılı kararında istinaf isteminin reddedildiği,

13. Başvuranın kurumumuza yapmış olduğu ilk başvuru üzerine verilen Gönderme Kararına cevaben

İçişleri Bakanlığının 15/04/2022 tarih, sayılı yazı ve eklerinde yukarıda anılan kararların uygulanmasına ilişkin işlemlerin devam ettiğinin bildirildiği,

14. Aradan geçen süre zarfında başvuranın yapmış olduğu yeni başvuru üzerine istenilen bilgi-belgeler doğrultusunda İçişleri Bakanlığının 01/08/2022 tarih, sayılı yazı ve eklerinden başvuran hakkında işlemlerin halen devam ettiğinin ifade edildiği,

15. Buna göre, idarenin mahkeme kararlarını uygulaması yanında, bu kararları uygularken geciktiremeyeceği Anayasal ve kanuni bir zorunluluk olup, İçişleri Bakanlığının bugüne kadar başvuran hakkında lehte verilen mahkeme kararlarını uygulamadığı, işlemlerin neden bitmediği hususunda da

herhangi bir gerekçe belirtilmediği, mahkeme kararının gereğinin yapılmaması nedeniyle görevine başlayamayan başvuranın özlük ve parasal haklarını alamaması nedeniyle de mağduriyet yaşadığı,

Anlaşılmış olup,

16. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın hakkında mahkeme kararlarının uygulanmaması işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

17. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ancak idarenin; başvuranla ilgili işlemlerinde

“şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması”, “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uygun davranmadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkelere uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvuranın, Ankara 13. İdare Mahkemesinin 24/06/2021 tarih, sayılı kararı ve

Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 23/09/2021 sayılı kararı doğrultusunda görevine başlatılması ve yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi yönünde makul sürede işlem tesisi için İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İçişleri Bakanlığınca bu karar

üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın BAŞVURANA ve İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi