|
ÖZET: Başvuran, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü’nde polis memuru olarak görev yapmakta olup, Misyon Koruma Sınavı’na katılmak için muvafakatname talep etmiştir. Ancak, idare tarafından muvafakat verilmemesi işlemi gerekçelendirilmeden gerçekleştirilmiştir. Danıştay, idarenin takdir yetkisinin belirli ilkelere uygun olarak kullanılması gerektiğini vurgulayarak, bu işlemin “nesnellik”, “tarafsızlık”, “şeffaflık” ve “hesap verilebilirlik” ilkelerine aykırı olduğunu belirtmiştir.
İdarenin, başvuranın sınava katılımını engelleyen muvafakat verilmemesi işlemini gerekçesiz olarak tesis etmesi, hukukun temel ilkelerine ve kamu yararına aykırıdır. Bu nedenle, muvafakat verilmemesi işleminin kaldırılması gerektiğine karar verilmiştir. İdarenin, takdir yetkisini kullanırken, kamu yararını gözetmesi ve işlemlerini somut gerekçelere dayandırması gerektiği vurgulanmıştır. Bu bağlamda, başvuranın sınav hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/5788-S.23.9542
BAŞVURU NO : 2023/4527
KARAR TARİHİ : 09/05/2023
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
Muvafakat Verilmemesi İşleminin Kaldırılması Talebi
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 01/04/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran , Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Osmangazi
İlçe Emniyet Müdürlüğü Devriye Ekipler Amirliğinde sicil sayılı Polis Memuru olarak çalıştığını,
2023 yılı içerisinde yapılacak olan Misyon Koruma Sınavı ile ilgili Emniyet Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler
Daire Başkanlığı POL-NET sayfasında duyurusu yapılan isim listesini 20.03.2023 tarihinde kontrol ettiğinde; bahse konu sınavın giriş şartlarında sınava girmesine engel bir durumunun bulunmadığı halde tarafına muvafakatname verilmediğini öğrendiğini, ilgili işlemin geri alınarak tarafına 2023 yılında yapılacak olan Misyon Koruma Sınavı ile ilgili muvafakatname verilmesini aksi halde neden verilmediğinin somut sebeplerinin ayrıntılı bir şekilde tarafına bildirilmesi hususunda Bursa İl Emniyet Müdürlüğüne
22.03.2022 tarihinde dilekçe ile başvuru yaptığını ancak ilgili kurum tarafından 24.03.2022 tarihli ve
– – sayılı yazı ile taleplerinin ret edildiğine dair cevap verilmiş olup başvuru dilekçesinde belirtmiş olduğu diğer bir husus olan muvafakat verilmeme sebeplerinin somut gerekçelerinin belirtilmediğini, Türkiye’nin dış temsilciliklerinde koruma görevlisi olarak Dışişleri
Bakanlığı kadrosunda geçici süreli görevlendirilecek Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin seçim, eğitim, atama, görev, yetki, sorumluluk, disiplin ve performans değerlendirme işlemlerine ilişkin usul ve esasları düzenleyen Dış Temsilciliklerin Korunmasında Geçici Süreli Görevlendirilecek Emniyet Genel
Müdürlüğü Personeli Hakkında Yönetmelik’te, başvuracak olan personelin biriminin en üst dereceli amiri tarafından muvafakat verilmiş olması, aranılan şartlar arasında bulunduğunu, burada, personelin dış temsilciliklerde görevlendirilmesi için yapacağı başvurularda, İdareye başvuruyu uygun bulma veya bulmama hususunda seçim imkânı sunularak takdir hakkı tanındığını, idarenin söz konusu takdir yetkisini dilediği gibi keyfi bir şekilde kullanmasının hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacağından, anılan yetkinin kamu yararı ve kamu hizmeti gereklerine uygun olarak kullanması gerektiğini belirtmiştir. İlgili sınav ile ilgili tarafına muvafakat verilmesi aksi halde idare tarafından neden verilmediğinin somut gerekçelerle delillendirilerek tarafına Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde bilgi verilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkındaki bilgi ve belge talep yazımıza istinaden İçişleri Bakanlığı
Emniyet Genel Müdürlüğünün 17/04/2023 tarih ve – – sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. Ülkemizin dış temsilciliklerinde koruma görevlisi olarak Dışişleri Bakanlığı kadrosunda geçici süreli görevlendirilecek Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin seçim, atama, görev, yetki, sorumluluk disiplin ve performans değerlendirme işlemleri 15.01.2015 tarih ve 29237 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ”Dış
Temsilciliklerin Korunmasında Geçici Süreli Görevlendirilecek Emniyet Genel Müdürlüğü Personeli
Hakkında Yönetmelik” ile belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde yürütüldüğü, 2.2. sicil sayılı Polis Memuru ’in ilgi Misyon Koruma Yazılı Sınavına katılma talebine muvafakat verilmemesine ilişkin işlemin geri alınmasını ve muvafakat verilmesini istediğine dair başvuru yaptığını, kendisine yönetmeliğin I.Adaylarda Aranacak Şartlar başlıklı bölümünün (b)
maddesinde geçen “Birimin en üst dereceli amiri (İl Emniyet Müdürü, Daire başkanı, Polis Okulu Müdürü)
tarafından muvafakat verilmiş olmak” şartını taşımadığından ilgili sınava ilişkin “KATILAMAZ” kararı verildiğinin bildirildiği
2.3 Konuyla ilgili olarak Bursa İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görevli bir (1) personel ile ilgili olarak
Bursa 3. İdare Mahkemesi’nin / esas nolu yürütmeyi durdurma kararı bulunmakta olup yargı sürecinin devam ettiği 2.4. İl Emniyet Müdürü tarafından muvafakat verilmeyenlerin listelenerek olura bağlandığı ve buna ilişkin liste ile başvuranın talebinin reddine ilişkin komisyon kararına dair bilgi ve belgelerin ekte gönderildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı
74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine
başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu
Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek 8 inci maddesinde; “Memurlar, geçici görevlendirme yapmak isteyen kurumun talebi ve çalıştıkları kurumun izni ile diğer kamu kurum ve
kuruluşlarında aşağıda belirtilen şartlarla geçici süreli olarak görevlendirilebilir:
a) Yurtdışında görevlendirilen güvenlik görevlileri hariç olmak üzere, memurun görevlendirileceği kurumda göreve ilişkin 4 üncü ve daha yukarı bir dereceden boş bir kadronun bulunması şarttır.
b) Geçici süreli görevlendirilen memurlar, geçici süreli olarak görevlendirildikleri kurumların mevzuatına uymakla yükümlüdür.
c) Geçici süreli olarak görevlendirilen memurlar, yurtdışında görevlendirilen güvenlik görevlileri hariç olmak üzere, aylıkları ile diğer malî ve sosyal haklarını kurumlarından alır. Bu memurların kadroları ile ilişkileri, kendi sınıf ve derecelerindeki terfi ve emeklilik hakları devam eder.
d) Geçici süreli görevlendirme süresi bir yılda altı ayı geçemez. Yurtdışında görevlendirilen güvenlik görevlileri için geçici görevlendirme süresi en çok iki yıldır; gerekli görülmesi hâlinde bu süre bir katına kadar uzatılabilir.
e) Geçici süreli görevlendirmenin, memurların göreviyle ilgili olması şarttır.
f) Geçici süreli görevlendirmede memurun muvafakati aranır. Birinci fıkrada belirtilen hâller dışında memurlar, kamu yararı ve hizmet gerekleri sebebiyle ihtiyaç duyulması hâlinde kurumlarınca, Devlet
Personel Başkanlığının uygun görüşü alınarak diğer kamu kurum ve kuruluşlarında altı aya kadar geçici süreli olarak görevlendirilebilir.” 6. 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı
Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 160 ıncı maddesi’nin 8. Fıkrasında: “(8) Koruma görevlileri, 657 sayılı Kanunun ek 8 inci ve ek 9 uncu maddelerine göre görevlendirildikleri yurtdışı teşkilatına ait bina ve konutların güvenliğinin sağlanması ile diplomatik misyon veya konsolosluk şefinin ve onun talimatı çerçevesinde diğer diplomatik misyon veya konsolosluk mensuplarının şahsi korunmalarından sorumludur.” 7. 15.01.2015 tarih ve 29237 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ”Dış Temsilciliklerin Korunmasında
Geçici Süreli Görevlendirilecek Emniyet Genel Müdürlüğü Personeli Hakkında Yönetmeliğin
“Aranılacak şartlar” başlıklı 5 inci maddesinde; (1) Dış temsilciliklerde görevlendirilecek koruma görevlilerinde, sınav için öngörülen müracaat tarihi itibariyle; a) Emniyet hizmetleri sınıfında fiilen en az beş yıl görev yapmış olmak, b) Birimin en üst dereceli amiri tarafından muvafakat verilmiş olmak, c) On sekiz yaşını tamamladıktan sonra yaptırılan yaş tashihlerinde, tashihten önceki yaş esas alınmak kaydıyla, sınavın yapıldığı yılın otuzbir aralık tarihi itibariyle otuz beş yaşından gün almamış olmak, ç) Taksirli suçlar hariç olmak üzere ertelenmiş olsa dahi hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı verilmemiş olmak, d) Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ya da son üç yıl içerisinde aylıktan kesme cezası almamış olmak, e) Son iki performans değerlendirme döneminde iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanı almış olmak, f) Yurt dışı eğitimi dâhil, herhangi bir sebeple altı aydan fazla yurt dışında bulunmuş personel için; kadrolarının tahsisli olduğu birimde göreve başlama tarihinden itibaren, son yurt dışı görevi kapsamında yurt dışında kaldığı süre kadar emniyet teşkilatında fiilen görev yapmış olmak, g) Aylıksız izinli olmamak, ğ) Misyon koruma görevi için atanıp, sağlık sebepleri haricindeki nedenlerle atandığı göreve gitmemiş, görev süresi tamamlanmadan kendi isteğiyle merkeze dönmüş veya merkeze geri çağrılmış olmamak, h) Daha önce misyon koruma görevi yapmamış olmak, ı) Süresi altı ayın üzerinde olan yurt dışı görevinde bulunmuyor veya yurt dışı eğitimi görmüyor olmak, i) Sınava başvuru tarihi itibariyle başkomiser, komiser, komiser yardımcısı, başpolis veya polis memuru rütbesinde bulunmak, j) Beden kitle indeksinin en az 18 (dahil), en fazla 28 (dahil) arasında olduğunu resmi bir sağlık kuruluşundan belgelemek, k) Komiser Yardımcılığı Kursunda eğitim görmüyor olmak, l) Bu Yönetmeliğin 8 inci maddesinde belirtilen sınavda başarılı olmak, m) PBS kayıtlarında son dört dönem performans atışlarında ayrı ayrı 80 ve üzeri puan almış olmak, şartları aranır.
Hükümleri düzenlenmiş bulunmaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuruya konu idari işlemin
“nesnellik”, “tarafsızlık”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ve “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun olarak gerçekleştirilmediği, dolayısıyla başvurana muvafakat verilmemesi işleminin kaldırılması hususunda tavsiyede bulunulması yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Osmangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü Devriye Ekipler Amirliğinde sicil sayılı Polis Memuru olarak çalışan başvuranın 2023 yılı içerisinde yapılacak olan Misyon Koruma
Sınavına tarafına muvafakatname verilmediğinden dolayı giremediği anlaşılmıştır.
10. İdare gönderdiği cevabi yazısından ”Dış Temsilciliklerin Korunmasında Geçici Süreli
Görevlendirilecek Emniyet Genel Müdürlüğü Personeli Hakkında Yönetmeliğin “Aranılacak şartlar” başlıklı 5 inci maddesinin b bendinde sınava girebilmek için ön şart olarak birimin en üst dereceli amiri tarafından muvafakat verilmiş olmak şartının yer aldığını birimin en üst amiri olan İl Emniyet Müdürü tarafından muvafakat verilmediğini bu nedenle sınava alınmadığı bildirilmiştir.
11. İdare tarafından gönderilen belgelerin incelenmesinde; başvuran 95 kişinin bilgilerinin sıralanarak olura bağlandığı ve olur muvafakatin uygun olmadığı şeklinde sonuçlandırıldığı, olurda muvafakat verilmemesine dair herhangi bir gerekçeye yer verilmediği anlaşılmıştır 12. Dış Temsilciliklerin Korunmasında Geçici Süreli Görevlendirilecek Emniyet Genel Müdürlüğü
Personeli Hakkında Yönetmeliğin 5’inci madde hükmü metninde yer alan “Birimin en üst dereceli amiri tarafından muvafakat verilmiş olmak,” ibaresinden de anlaşılacağı üzere, ilgililerin sınava alınmaları hususunda ilgili idareye takdir yetkisi tanınmaktadır.
13. Takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır. İdari işlemler tesis edilirken, İdareler, bağlı yetki veya takdir yetkisi çerçevesinde karar alırlar. Bu doğrultuda, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli bir yönde hareket etme hususunda bir tercih tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetkiden, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir. (Halil Kalabalık, İdare
Hukukunda Takdir Yetkisi Kavramı ve Benzer Kurumlarla Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi Hukuk
Fakültesi Dergisi Cilt 1, Sayı 2, Aralık 1997)
14. Bu itibarla, İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunludur. Ancak, idareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına da gelmez. Bu doğrultuda idare takdir yetkisini kullanırken yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, eşitlik ilkesine önem vermeli, bu yetkiyi kamu yararı için kullanmalı, yasanın öngördüğü amaçtan başka ya da kamu yararı dışında bir amaç için kullanamamalı ve bu yetkiyi gerekçeli olarak kullanmalıdır.(Prof. Dr. Şeref GÖZÜBÜYÜK, “Yönetim Hukuku”, Eylül/1991 s.204) Ayrıca öğretide de, idarenin takdir yetkisini kullanırken yasaların koyduğu sınırlar içerisinde hareket etmesi, eşitlik ilkesine riayet etmesi, kamu yararı için kullanılması ve gerekçeli olması gibi ilkelere uygun şekilde işlem tesisinin hukuk devleti açısından zorunlu olduğu belirtilmektedir. Bir başka deyişle, idareye yasalarla tanınan takdir
yetkisinin mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğunu da belirtmek gerekmektedir.
(Danıştay 2. Dairesinin, 17/09/2015 tarihli E. 2015/2662, K. 2015/7471 sayılı kararı).
15. Bu kapsamda, idarenin iş ve işlemlerinde kamu yararına ve hizmet gereklerine riayet etmesi, yasal ve makul gerekçeye dayanması, nesnel ve adil olması, eşitlik ve hakkaniyet ölçütlerini gözetmesi hukuk devleti olmanın gereği olup, idarenin yasalarla kendisine tanınan takdir yetkisini bu ilke ve ölçütleri göz önünde tutarak kullanması gerekmektedir.
16. Uyuşmazlığa konu olayın başvurana sınava girmek üzere muvafakat verilmemesinden ve muvafakat verilmemesi işleminin gerekçelerinin belirtilmemesinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Bahsedildiği üzere idarenin takdir yetkisi belirli ilkeler çerçevesinde kullanılmalıdır. İdarenin başvuruya ilişkin olarak ilettiği bilgi ve belgelerde muvafakat verilmeme işleminin gerekçelendirilmediği, muvafakat verilmemesi işleminin dayanaklarının belirtilmediği, muvafakat verilmeme işleminin sadece kimlik bilgilerinin belirtildiği listeye muvafakatin verilmediği şeklinde ibarenin birim en üst amiri tarafından imzalanması suretiyle yapıldığı bu halde ilgili işlemin idarenin takdir yetkisini kullanırken uyması gereken, nesnel ve adil olması, eşitlik ve hakkaniyet ölçütlerini gözetmesi ve bunu gerekçelendirmesi ilkesine aykırı düştüğü değerlendirilmiştir.
17. Bununla birlikte başvuruya konu olayda idarenin takdir yetkisi ilgililerin yeterlilikleri için sınava girip girmemesi hususunda olup, ilgililerin yeterliliklerini belirleme noktasında bir yetki de değildir. Hal böyle iken muvafakat verilmeme işleminde daha titiz davranılması gerektiği gibi, muvafakat verilmemesi işleminin, gerekçesi şahıstan öte idarenin iş ve işlemlerinin devamlılığına etkisi hususunda olmalıdır.
Başvuruya konu olayda muvafakat verilememesi işlemi herhangi bir gerekçeye dayandırılmamıştır.
İdarenin tüm işlemlerinin gerekçeli olması gerektiği gibi başvuruya konu olaydaki gibi kişinin yeterliliğinin belirleneceği sınava girmesinin engellenmesi hususunda tahsis edilecek işlemin mutlaka, eşitlik ilkesi, tarafsızlık, kamu yararı, nesnel ve adil ve hakkaniyetli olduğuna dair somut ve nesnel gerekçelere dayandırılarak hesap verilebilirliği sağlayacak nitelikte olması gerekmektedir.
18. Tüm bu açıklamalar, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde; muvafakat verilmemesi, işleminin “nesnellik”, “tarafsızlık”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ve “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun olarak gerçekleştirilmediği, dolayısıyla başvurana muvafakat verilememesi işleminin kaldırılması gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği; ancak başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan nedenlerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvurana muvafakat verilmemesi işleminin kaldırılması; takdir yetkisi kullanılırken yetkinin “nesnellik”, “tarafsızlık”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ve “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun olarak kullanılmasını teminen, işlemin gerekçelerinin somut ve nesnel bir şekilde belirlenip işlemin bunlara dayandırılarak yapılması hususunda EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Emniyet
Genel Müdürlüğünce bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TEBLİĞİNE, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi