ÖZET: Bu Sayıştay kararında, sağanak yağmur sonrası meydana gelen sel nedeniyle araçları zarar gören vatandaşların zararlarının idare tarafından karşılanması hususu incelenmiştir. İdarenin, 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri gereğince yağış sularını zararsız bir şekilde yerleşim yerlerinden uzaklaştırma yükümlülüğü bulunmaktadır. Ancak, meydana gelen taşkın olayının mücbir sebep olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Mücbir sebep, idarenin iradesi dışında oluşan ve öngörülmesi mümkün olmayan olaylar olarak tanımlanmakta, bu durumda zarar ile idare arasındaki nedensellik bağı ortadan kalkmaktadır.

Kararda, ani ve şiddetli yağışın mücbir sebep olarak nitelendirilemeyeceği, çünkü ilgili valilik ve bakanlık tarafından herhangi bir afet kararı verilmediği belirtilmiştir. Ayrıca, idarenin gerekli önlemleri almış olmasına rağmen, taşkın olayının öngörülebilir olduğu ve bu nedenle idarenin kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince zararları tazmin etme yükümlülüğü bulunduğu ifade edilmiştir. Sonuç olarak, zarar gören vatandaşların zararlarının karşılanmasında idarenin sorumluluğu olduğu ve yersiz ödenen tutarın sorumlularına ödettirilmesi gerektiği karara bağlanmıştır.

Kamu İdaresi Türü Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı 2014
Dairesi 6
Karar No 284
İlam No
Tutanak Tarihi 12.1.2016
Kararın Konusu Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

Yağan sağanak yağmur sonrası derelerin taşması sonucu meydana gelen sel nedeniyle araçları zarar gören vatandaşların bu zararlarının idare tarafından karşılanması.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; Denetçi tarafından ….ilinde yağan sağanak yağmur sonrası derelerin taşması sonucu meydana gelen sel nedeniyle araçları zarar gören vatandaşların bu zararlarının …..Yönetim Kurulu kararlarına istinaden karşılanması sonucu kamu zararına neden olunduğu iddia edilmişse de;

2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un Ek 5’inci maddesinde bu Kanun’un diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

Aynı Kanun’un “Görev ve Yetkiler” başlıklı 2’nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde “Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek,” denilmek suretiyle yağış sonrası oluşan suların zararsız bir şekilde yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması görevi su ve kanalizasyon idarelerine verilmiştir.

… tarihinde … ili, …. havzasında, ani ve şiddetli yağış sonucu meydana gelen taşkın olayı nedeniyle araçları zarar gören vatandaşların bu zararları idarenin “kusursuz sorumluluk” ilkesi gereğince …. Yönetim Kurulu kararına istinaden karşılanmıştır.

Kusursuz sorumluluk, idarenin hukuka uygun eylem ve işlemleri sonucu meydana gelen zararları bazı durumlarda tazmin etmesi yükümlülüğüdür. Bu sorumluluk halinde idarenin eylem ve işlemlerinden kaynaklanan zararlar, kusur olup olmadığına bakılmaksızın idare tarafından karşılanacaktır. Ancak bazı durumların varlığı halinde idarenin sorumluluğu da ortadan kalkacaktır. İşte bu durumlardan birisi de mücbir sebep halidir.

Mücbir sebep idarenin iradesi dışında oluşan, öngörülmesi ve önlenmesi dikkat ve özenle dahi mümkün olmayan olaylardır. Kural olarak mücbir sebebin varlığı halinde zarar ile idare arasındaki nedensellik bağı ortadan kalkar.

Bir olayın mücbir sebep olarak değerlendirilebilmesi için öngörülemezlik ve karşı konulamazlık koşullarının bir arada bulunması gerekmektedir. Olay ne kadar büyük ne kadar ağır olursa olsun öngörülebilir nitelikteyse alınacak önlemler ile sonuçlarını ortadan kaldırmak ya da azaltma imkanı varsa, mücbir sebepten söz etmek mümkün değildir.

Mücbir sebep kavramının tanımı gereği bir olayın mücbir sebep olarak nitelendirilebilmesi için zarara neden olan etkenin olağanüstü ve sonuçlarına hiçbir şekilde engel olunamayacak bir doğa olayı olması gerekmektedir.

…. tarihinde meydana gelen kısa süreli, ani ve şiddetli yağış olayı her ne kadar doğa olayı olarak nitelendirilse de idare ile zarar arasındaki illiyet bağını kesen mücbir sebep hallerinden sayılamaz. Zira meydana gelen taşkın olayı nedeniyle …Valiliğince herhangi bir afet kararı ilan edilmemiş, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca da meydana gelen taşkın olayı nedeniyle “genel hayata etkililik kararı” da verilmemiştir. Bu nedenle, söz konusu ani, kısa süreli ve sağanak yağış nedeniyle taşkın olayının meydana gelmesinde idare ile zarar arasında illiyet bağını kesen mücbir sebep hali bulunmamaktadır.

Zira Kent planlamasının çağdaş ve bilimsel veriler ışığında yapılıp dere yataklarının ve taşkın havzalarının yerleşim alanları dışında bırakıldığının bölgenin altyapısının olası su taşkınları da düşünülerek gerekli kapasitede tam ve eksiksiz olarak tamamlandığı halde öngörülebilir tüm ölçüleri aşan bir yağışın neden olduğu zarar ve ziyanın ispatı mücbir sebep tespiti için gerekirken bunu söylemek mümkün değildir. Bu nedenle de idarenin mevcut zararı kusursuz sorumluluk kapsamında tazmin yükümlülüğü bulunmaktadır.

Bu itibarla, … havzasında yağış sonucu meydana gelen taşkın olayı nedeniyle araçları zarara uğrayan kişilerin bu zararlarının Yönetim Kurulu kararı doğrultusunda karşılanmasında ilişilecek husus bulunmadığına,

(…. ile ….. “Kamu Gideri 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 4’üncü maddesinde; “Kanunlarına dayanılarak yaptırılan iş, alınan mal ve hizmet bedelleri ……” şeklinde tanımlanmıştır. Dolayısıyla kamu kurumlarının bir gider yapabilmeleri için bu giderin Kanunda sayılan, izin verilen bir husus için olması gerekir.

….. Genel Müdürlüğünün Kuruluş Kanunu’ndan kaynaklanan idarenin kusuru olmadan vatandaşların uğradığı zararları gidermeye yönelik herhangi bir görevi ve yetkisi bulunmamaktadır.

Nitekim, sorumlular da savunmalarında İdare olarak bütün tedbirleri aldıklarını belirtmişlerdir.

Buna rağmen ani ve aşırı yağış nedeniyle oluşan sel nedeniyle zarar gören vatandaşların zararlarını herhangi bir mahkeme kararına da dayanmadan, kurum bütçesinden karşılanmasında kanuni bir dayanak bulunmamaktadır.

Bu nedenle yersiz ödenen …. TL’nin sorumlularına ödettirilmesine karar verilmesi gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı)

oy çokluğuyla karar verildi.