| ÖZET: Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın Sivil Savunma Amirliği görevine atanması ve Karabük Tapu ve Kadastro Müdürlüğü Hizmet Binası İşindeki “Yapı Denetim Görevlisi” görevine iadesi talebini değerlendirmiştir. İdare, başvuranın talebini reddederken, personel ihtiyacını ve başvuranın hizmetine duyulan ihtiyacı gerekçe göstermiştir. Kurum, idarenin bu takdir yetkisini kullanmasının hukuka uygun olduğunu belirterek, başvuranın talebinin reddinin hukuka aykırı olmadığı sonucuna ulaşmıştır. Bu durum, kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde sunulabilmesi için idarenin personel ihtiyaçlarını dikkate alarak karar verme yetkisine sahip olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla, başvuranın talebinin reddi, kamu hizmetinin sürekliliği açısından gerekli bir adım olarak değerlendirilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/7607-S.20.11980
BAŞVURU NO : 2019/22855
KARAR TARİHİ : 20/05/2020
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Sivil Savunma Amiri olarak yapılan görevlendirmenin iptali talebi hk.
BAŞVURU TARİHİ : 25/12/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran; Karabük Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünde elektrik-elektronik mühendisi olarak çalıştığını, 05.01.2018 tarihinde Sivil Savunma Amiri olarak görevlendirildiğini,
08.11.2019 tarihli dilekçe ile Sivil Savunma Amirliği görevinden alınmasını istemesine rağmen
idarenin olumsuz cevap verdiğini, “Karabük Tapu ve Kadastro Hizmet Binası Yapım İşi”ndeki
“Yapı Denetim Görevlisi” görevine son verildiğini, Karabük Tapu ve Kadastro Hizmet Binası
Yapım işinin proje aşamasından beri içinde olduğu ve her noktasına vakıf olduğu bir iş olduğunu, bir mühendisin fenni mesuliyetine son verildiğini ifade ederek bu görevlendirmenin kaldırılmasını ve Sivil Savunma Amirliği görevinin başka bir personele verilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Karabük Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 10/02/2020 tarihli ve sayılı yazısı ve eklerinde; 2.1. Daha önce “Sivil Savunma Amiri” olarak görevlendirilen Jeofizik Mühendisinin Çevre
Yönetimi ve Denetimi Şubesinde hizmetine duyulan ihtiyaç nedeniyle görevlendirilmesi sonucu Müdürlük Makam Oluru ile başvuranın esas görevini üzerinde kalmak kaydıyla “Sivil
Savunma Amiri” olarak görevlendirildiği, 2.2. Başvuranın Proje ve Yapım Şube Müdürlüğündeki iş yoğunluğu gerekçe göstererek bu görevin başka personele verilmesi talebi de dikkate alınarak ve de bahsettiği iş yoğunluğunu azaltma amaçlı olarak “Karabük Tapu ve Kadastro Müdürlüğü Hizmet Binası İşi”ndcki “Yapı
Denetim Görevlisi” görevinin başka personele verildiği, 2.3. Başvuranın Mühendis olarak bulunduğu derece/kademenin özlük haklarından ve ek ödemelerinden istifade edeceği, 2.4. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen “Devlet Memurları, kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymak ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar” hükmü uyarınca görevlendirme olurunda da belirtildiği üzere “esas görevi üzerinde kalmak kaydıyla
Sivil Savunma Amiri” olarak görevinin devam ettiği, 2.5. Ayrıca başvuranın teknik personele ödenen ek ödemelerden mağdur olmamasını teminen
İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve diğer kamu kurumlarına ait ödenek teminine esas keşif özeti, yaklaşık maliyet ve İhale edilen işlerin yapı denetim hizmetlerinde de görevlendirme yapıldığı, açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın
3.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.” 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 5.1.“Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 11 inci maddesinde “Devlet
Memurları, kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymak ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar” 5.2. “Memurun başka sınıfta ve derecesinin altında bir görevde çalıştırılmıyacağı” başlıklı
45 nci maddesinde “Hiç bir memur sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında
bir derecenin görevinde çalıştırılamaz.” 6. 02/08/2010 tarihli ve 27663 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sivil Savunma
Uzmanlarının İdari Statüleri, Görevleri, Çalışma Usul Ve Esasları İle Eğitimleri
Hakkında Yönetmeliğin “Sivil savunma amiri” başlıklı 8 inci maddesinde “Sivil savunma uzmanı kadrosu bulunmayan kamu kurum ve kuruluşlarında kurumun üst yöneticisi tarafından bir personel 5/6/1964 tarihli ve 6/3150 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan
Sivil Savunma ile İlgili Şahsi Mükellefiyet, Tahliye ve Seyrekleştirme, Planlama ve Diğer
Hizmetler Tüzüğünün 67 nci maddesi gereğince sivil savunma amiri olarak görevlendirilir. Bu
Yönetmelik hükümlerince sivil savunma, seferberlik ve savaş hali hizmetleri ile afet ve acil durum hizmetlerinin koordinasyonu sivil savunma amirince yürütülür.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
7. Başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu
Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran, Sivil Savunma Amirliği görevinin başka bir personele verilmesini ve Karabük
Tapu ve Kadastro Müdürlüğü Hizmet Binası İşindeki “Yapı Denetim Görevlisi” görevine iadesini talep etmektedir.
9. İdareler kamu hizmetini etkin ve verimli olarak sunmak için kamu personeline ihtiyaç duymaktadır. Bu açıdan kamu kurumları ihtiyaç duydukları personeli temin etmek için sınav ilan etmekte ve yeterli şartları taşıyan personeli istihdam etmektedir. Kamuda çalışan her personel kamu hizmetine bir statü ile girmekte ve bu statünün tabi olduğu şartları kabul etmiş sayılmaktadır. Hukuki istikrar ve hukuk güvenliği için kamu görevlisinin tabi olduğu şartların ve yükümlülüklerin önceden belirlenmesi çok önemlidir. İdareler ihtiyaç duydukları personeli bu şartlar altında istihdam etmekte, kamu hizmetinin aksamaması için keyfiyetin önüne bu yolla geçilmiş olmaktadır. Aksi durumda yani statünün gereklerinin göz ardı edilmesi durumunda; kamu hizmetlerini yürütmek amacıyla kurulmuş olan kamu kurumlarının görevlerini yerine getirmekte zorlanmalarına, giderek görevlerini aksatmalarına neden olabileceği ve personelin istihdamı konusunda genel kabul görmüş belirli ilkelerin uygulanmasının engelleneceği açıktır.
(Danıştay 5. Dairesinin 10/11/1998 tarihli, ve E.1996/311, K. 1998/2618 sayılı kararı) 12)
10. Bu bağlamda, kamu görevlisi olarak istihdam edilme, kişiye bir takım ayrıcalıklar ve avantajlar sağlamakla birlikte, bir takım külfet ve sorumluluklara katlanmayı ve diğer kişilerin tabi olmadığı bir takım sınırlamalara tabi olmayı gerektirmektedir. Kamu personeli olmak, bu statünün gerektirdiği ayrıcalıklardan yararlanmayı ve külfetlere katlanmayı gerektirmekte ve kamu hizmetinin kendine has özellikleri, bu avantaj ve sınırlamaları zorunlu kılmaktadır.
(Anayasa Mahkemesinin 20/02/2014 tarihli ve 2012/606 başvuru numaralı kararı)
11. Devlet memurlarının bir takım mazeretler çerçevesinde başka yerde görevlendirilme konusunda talep hakları var ise de buna ilişkin mazeretlerini değerlendirip karara bağlayacak olan idarenin, kendi mevzuatı çerçevesinde, ifa edilen kamu hizmetinin gerekleri, kamu hizmetinin sürekliliğinin sağlanması, insan kaynaklarının etkili ve verimli kullanılması, teşkilat yapısının elverişliliği ve benzeri faktörleri dikkate alması kaçınılmazdır. Zira kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak, ilgili idarenin öncelikli görevi ve sorumluluğudur. Bu bağlamda, kamu hizmetini etkin ve verimli olarak sunmak isteyen idareler, kurum içi yer değişikliği taleplerinde, mevzuatta öngörülen zorunlu durumlar dışında, hizmet gereklerini ve personel ihtiyacını ön plana çıkararak kendilerine iletilen talepleri takdir yetkileri çerçevesinde reddedebilmektedir.
12. İdari işlemler tesis edilirken idarenin kullandığı yetki bağlı yetki ve takdir yetkisi şeklindedir. İdari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli yönde hareket etme hususunda bir terc ih hakkı tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetki, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisi söz konusu olmaktadır.
13. Bu bağlamda takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkanına sahip olması olarak tanımlanabilir.
14. İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunludur. Ancak, idareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına da gelmez. Bu doğrultuda, idare, takdir yetkisini kullanırken yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, eşitlik ilkesine önem vermeli, bu yetkiyi kamu yararı için kullanmalı, yasanın öngördüğü amaçtan başka ya da kamu yararı dışında bir amaç için kullanamamalı ve bu yetkiyi gerekçeli olarak kullanmalıdır (Bkz. Prof. Dr. Şeref
GÖZÜBÜYÜK, “Yönetim Hukuku”, Eylül/1991 s.204). Ayrıca, öğretide de, idarenin takdir yetkisini kullanırken yasaların koyduğu sınırlar içerisinde hareket etmesi, eşitlik ilkesine riayet etmesi ve takdir yetkisi çerçevesinde verdiği kararların kamu yararı gerekçeli olması gibi ilkelere uygun şekilde işlem tesisinin hukuk devleti açısından zorunlu olduğu belirtilmektedir.
15. Nitekim, Danıştay 11. Dairesinin 08/04/2003 tarihli ve E:200/8963, K:2003/1623 sayılı kararında; “…idareye takdir yetkisi tanınmış ise de, bu yetki mutlak ve sınırsız bir yetki olmayıp, anılan yetkinin objektif olarak eşit bir şekilde, aynı durumda olan personel arasında ayrım gözetilmeyecek şekilde kullanılması gerekmektedir.” hükmü verilerek takdir hakkının ayrımsız ve eşitlik ilkesine uygun kullanılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. (Benzer yönde
Anayasa Mahkemesinin 13/11/2014 tarih ve E:2013/95, K:2014/176 sayılı kararı, Danıştay
İdari Dava Daireleri Kurulunun 17/04/2008 tarih ve E:2005/270, K:2008/1286 sayılı kararı)
16. Öte yandan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda memurların geçici olarak kurum içinde başka bir yerde görevlendirilmeleri hususunda açık bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Bununla birlikte, asli görevleri ile ilgili olarak, memurların kurum içinde geçici olarak görevlendirilmelerini engelleyen bir düzenleme de bulunmamaktadır.
17. Somut olayda, sahip olduğu takdir yetkisini kullanırken personel ihtiyacını ve başvuranın hizmetine duyulan ihtiyacı gerekçe göstermiş olması nedeniyle, Kurumuzun idareye belli bir yönde davranması şeklinde karar vermesi mümkün olmadığından, idarenin başvuranın görevlendirme talebini reddetmesi işleminin hukuka aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır.
18. Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; idarenin başvuranın talebini reddetmesine yönelik işleminde herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmediğinden başvuranın talebinin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın başvurana tebliğ tarihinden itibaren, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Kastamonu İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi