|
ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndaki görev değişikliği ile ilgili yaptığı karar düzeltme talebini incelemiştir. Davacı, görevden alınmasının hukuka aykırı olduğunu ve idarenin takdir yetkisinin sınırsız olmadığını savunarak, bu durumun hukuka uygunluk denetimine tabi olduğunu ileri sürmüştür. Ancak Danıştay, düzeltme isteminin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun ilgili maddelerinde belirtilen nedenlere uymadığını belirterek, talebin reddine karar vermiştir.
Bu karar, idarenin takdir yetkisini kullanırken kamu yararı ve hizmet gereklerini gözetmesi gerektiğini vurgulamakta, ancak davacının iddialarının hukuki dayanağının yetersiz olduğunu ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, Danıştay, davacının talebini reddederek, idare mahkemesinin kararının hukuka uygun olduğunu tespit etmiştir. Bu durum, idari işlemlerin denetimi açısından önemli bir içtihat oluşturmakta ve idarenin takdir yetkisi çerçevesinde yapılan işlemlerin hukuka uygunluğunu sorgulama yetkisini sınırlamaktadır. |
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/15127 E. , 2021/1001 K.
“İçtihat Metni”
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/15127
Karar No : 2021/1001
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. …
İSTEMİN KONUSU : Dava, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nde … olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, aile ve sosyal politikalar … atanmasına ilişkin … günlü, … sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
… İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı hakkında yürütülen herhangi bir inceleme ve soruşturma bulunmadığı, dava konusu işlemin davalı idarece takdir yetkisi kapsamında tesis edildiğinin ileri sürüldüğü ancak takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmetin gerekleri doğrultusunda kullanıldığının ortaya konulamadığı, davacının görevinin değiştirilmesi gerektiğine ilişkin hukuken geçerli somut bir sebep de gösterilmediği, görevi ile ilgili olarak herhangi bir yetersizliği bulunmayan, herhangi bir inceleme ve soruşturma geçirmeyen ve disiplin cezası da almayan davacının görev yapma niteliğini kaybettiğine ilişkin herhangi bir tespit ve teklifin de bulunmadığı hususları dikkate alındığında, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nde Daire Başkanı olarak görev yapmakta olan davacının, Aile ve Sosyal Politikalar uzmanlığı’na atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, davacının parasal ve özlük haklarının dava açma tarihinden tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.
Davalı idarenin temyiz başvurusu üzerine Danıştay İkinci Dairesi’nin 12/12/2019 günlü, E:2016/8494, K:2019/7152 sayılı kararıyla; davacının takdir yetkisi kapsamında daire başkanı olarak atandığı ve belli bir süreyle bu görevi ifa ettiği; yine aynı takdir yetkisi kapsamında dava konusu işlem ile de anılan görevden alınarak aile ve sosyal politikalar uzmanı kadrosuna atandığı, 657 sayılı Kanunun 76. maddesi kapsamında, memurların naklen atanmaları hususunda idareye, takdir yetkisi tanındığı, idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi, belge bulunmadığı, daire başkanı olarak görev yapan davacının, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek aile ve sosyal politikalar uzmanı olarak atanmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık, anılan işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kalınan mali hakların tazmini yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Danıştay İkinci Dairesinin 12/12/2019 günlü, E:2016/8494, K:2019/7152 sayılı bozma kararının 05/03/2020 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafından sunulan karar düzeltme istemli dilekçenin ise 30/06/2020 tarihinde İdare Mahkemesi kayıtlarına girdiği, ancak davacının karar düzeltme istemi hakkında bir karar verilmeksizin … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla bozma kararına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından; 30/06/2020 tarihli dilekçe ile Danıştay İkinci Dairesi’nin 12/12/2019 günlü, E:2016/8494, K:2019/7152 sayılı bozma kararına karşı karar düzeltme isteminde bulunduğu halde, bu istemi hakkında bir karar verilmeksizin, Mahkemece bozma kararına uyularak davanın reddine karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülerek … İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın temyiz edilmesi üzerine; Danıştay İkinci Dairesinin 22/10/2020 günlü, E:2020/1895, K:2020/3099 sayılı kararıyla; Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle yargı alanında hak kayıplarının önlenmesi amacıyla bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm sürelerin, 15/06/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar duracağı, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlayacağı, durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılacağı düzenlemesi dikkate alındığında; süresi içerisinde verilen karar düzeltme istemi hakkında karar verilmek üzere dosyanın Danıştaya gönderilmesi gerekmekte iken, İdare Mahkemesince bozma kararına uyulmak suretiyle verilen ret kararında hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle anılan karar bozulmuştur.
Gelinen bu aşamada; dava konusu işlemin iptali ile davacının yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi yolunda … İdare Mahkemesi’nce verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın bozulmasına ilişkin Danıştay İkinci Dairesi’nin 12/12/2019 günlü, E:2016/8494, K:2019/7152 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
KARAR DÜZELTME TALEBİNDE
BULUNANIN İDDİALARI : Davacı tarafından; hiçbir gerekçe gösterilmeden görevden alınarak uzman olarak atandığı, görev yerinin değiştirilmesi konusunda idareye takdir yetkisi tanınmış ise de; bu yetkinin mutlak ve sınırsız olmadığı, sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka uygunluk denetimine tabi olacağı ileri sürülerek, Danıştay İkinci Dairesi’nce verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Düzeltilmesi istenen kararın yöntem ve yasaya uygun olduğu, bu nedenle istemin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesi’nce, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava daireleri ile idari veya vergi dava daireleri kurulları tarafından verilen kararların düzeltme yolu ile yeniden incelenebilmelerini gerektiren nedenler, 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesinin 1. fıkrasında gösterilmiş, aynı maddenin 2. fıkrasında ise, anılan daire ve kurulların kararın düzeltilmesi isteminde ileri sürülen nedenlerle bağlı oldukları belirtilmiş bulunmaktadır.
Dilekçede ileri sürülen düzeltme nedenlerinin anılan maddede sayılan nedenlere uymadığı anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU :
1. Karar düzeltme isteminin REDDİNE,
2. Karar düzeltme giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 01/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
| İÇERİĞE İLİŞKİN KISA SORU VE CEVAPLAR: |
|
Sorular: 1- Karar düzeltme isteminin ne anlama geldiği? Cevap: Karar düzeltme istemi, bir kararın hukuka veya mevzuata aykırı olduğu iddiasıyla ilk derece mahkemesince verilecek olan bir karardır. 2- Düzeltilmesi istenilen karar hangi mahkemeden gelmiştir? 3- Kararın hangi tarih ve numara ile verildiği? 4- Düzeltilmesi istenilen kararda hukuka veya mevzuata aykırılık hangi nedenle olduğu? 5- Düzeltilmesi istenen kararda davacı tarafından ne gibi bir iddia ileri sürülmektedir? 6- Düzeltilmesi istenen kararın reddi yolunda Danıştay İkinci Dairesince verilen kararda ne gibi bir hüküm bulunmuştur? 7- Türk Milletinin adının ne olduğu? |