ÖZET: Başvuru, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından müvekkili aleyhine uygulanan idari para cezası ve yaptırım kararlarının iptali talebiyle yapılmıştır. Başvuran vekili, müvekkilinin e-tebligat adresinin olmasına rağmen tebligatların usulsüz bir şekilde şirket yetkilisi adına yapıldığını, itiraz dilekçelerinin işleme alınmadığını ve bu durumun hak arama özgürlüğünü engellediğini belirtmiştir. Ayrıca, müvekkilinin aleyhine düzenlenen yaptırımların gerekçesinin, müvekkilinin çalışanı olmayan bir kişi ile ilgili olduğunu ifade etmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu ise, yapılan denetimlerin bir ihbar üzerine başlatıldığını ve denetim raporunun, müvekkilinin işyerinde sigortasız çalıştığını tespit ettiğini açıklamıştır. Kurum, başvuranın itirazlarının yasal süre içinde yapılmadığını ve dolayısıyla geçerli sayılmadığını belirtmiştir. Ayrıca, tebligatların usulsüz olduğu iddiasının da geçersiz olduğunu, zira tebligatların ilgili kişiye ulaştığını ifade etmiştir.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerinin reddine karar vermiştir. İlgili idarenin işlemlerinde hukuka aykırılık tespit edilmediği ve başvuranın hak arama özgürlüğünün engellenmediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu karar, başvuran vekiline ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğ edilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/13569-S.23.21466

BAŞVURU NO : 2023/7356

KARAR TARİHİ : 24/10/2023

RET KARARI

Adres:

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : İdari para cezası ve idari yaptırım kararı hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 27/05/2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran vekili özetle; müvekkili aleyhine Osmangazi Sosyal Güvenlik Merkezinin 21/3/2023

tarihli yazısı ile 19/12/2022 tarihli ve / / sayılı Denetim Raporu’na istinaden şirket çalışanı olmayan . ile ilgili olarak idari yaptırım kararlarının ve idari para cezalarının düzenlendiğini, söz konusu idari işlemlere ilişkin tebligatların müvekkili şirketin e-tebligat adresi bulunmasına rağmen şirket yetkilisi

. adına yapılmasının usulsüz olduğunu, idari para cezalarına karşı ayrı ayrı 7/4/2023 tarihinde Sosyal

Güvenlik Kurumu elektronik posta adresi üzerinden, 8-9-10/4/2023 tarihlerinde de Cumhurbaşkanlığı

İletişim Merkezi üzerinden yasal süre içerisinde yapılan itiraz başvurularına Bursa Sosyal Güvenlik İl

Müdürlüğü tarafından 17/5/2023 tarihli yazı ile itiraz dilekçesi bulunmadığı yönünde cevap verildiğini, bu kapsamda söz konusu itiraz dilekçelerinin işleme alınmaması nedeniyle hak arama hürriyetinin engellendiğini, öte yandan idari yaptırım kararlarının ve idari para cezalarının gerekçesinin . isimli kişinin müvekkili şirketin çalışanı olarak değerlendirilmesi olduğunu, buna karşılık adı geçenin şirket çalışanı olmadığını, müvekkili şirketin borçlusu olduğunu ve Bursa 11. İcra Dairesinin / takip numarası ile icra takibi başlatıldığını, adı geçenin vefatı sonrasında alacağın tahsilinden vazgeçildiğini, söz

konusu idari yaptırım kararları ve idari para cezaları nedeniyle altmış kişinin üzerinde çalışanı bulunan müvekkili şirketin prim desteklerinden yararlanamadığını belirterek

Şirketi aleyhine uygulanan idari yaptırım kararlarının ve idari para cezalarının iptal edilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü İşverenler Daire

Başkanlığının 19/7/2023 tarihli ve sayılı yazısında özetle;

2.1) İşveren hakkında uygulanan idari para cezası ve idari yaptırım kararlarının . ’nin söz konusu

işyerinde sigortasız çalıştığı yönündeki 16/12/2020 tarihli ihbarına istinaden işyerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen denetim raporu uyarınca gerçekleştirildiği, başvuran vekilinin, söz konusu idari işlemlere ilişkin tebligatların müvekkili şirketin e-tebligat adresi bulunmasına rağmen şirket yetkilisi .

adına yapılması nedeniyle usulsüz olduğu iddiası bakımından ise bahsi geçen tebligatın denetmen tarafından gönderilen işyeri kayıt belge isteme tebligatı olduğu, denetim raporunun 3.3. maddesinde tebligatların e-tebligat yoluyla yapıldığının incelemeyi yapan denetmen tarafından kayıt altına alındığı,

2.2) İşverenin 8-9-10/4/2023 tarihlerinde CİMER üzerinden yapmış olduğu başvuruların idari para

cezalarına itiraz niteliği taşımadığı, CİMER üzerinden yapılan itirazlara yasal süre içinde cevap verildiği, bu kapsamda itirazın yasal süresi dışında yapılmış olduğundan ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel

Sağlık Sigortası Kanunu’nun 59. maddesi uyarınca Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğundan uygulanan idari para cezasında usulsüzlük bulunmadığı, itiraz yasal süresi içinde yapılmış olsa dahi ilgili Müdürlük tarafından denetim sonucunun değiştirilmesi mümkün bulunmadığından hak arama hürriyetinin engellendiği iddiasının kabul edilemeyeceği,

2.3) Öte yandan 5510 sayılı Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrası, 59. maddesinin ikinci fıkrası ile

102. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin iki numaralı alt bendi, birinci fıkrasının (c) bendinin dört numaralı alt bendi, birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca; sicil sayılı dosyada . Şti. ünvanı ile işlem gören işyeri ile ilgili olarak düzenlenen 19/12/2022 tarihli ve sayılı Denetim Raporu’nda açık şekilde şikâyet sahibinin söz konusu işyerinde 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olarak çalıştığı işyeri kayıtları incelenmek suretiyle tespit edildiğinden, ayrıca 5510 sayılı

Kanun’un 59. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğundan işverenin talebinin kabulüne imkân bulunmadığı açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma

hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

/

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5.

maddesinin birinci fıkrasında;

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun;

5.1) “Kurumun denetleme ve kontrol yetkisi” başlıklı 59. maddesinin ikinci fıkrasında;

“Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir. İşverenler ve sigortalılar ile işyeri sahipleri, tasfiye ve iflâs idaresinin memurları, işle ilgili gerçek ve tüzel kişiler, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarına bilgi verilmek üzere çağrıldıkları zaman gelmek, gerekli olan defter, belge ve delilleri getirip göstermek ve vermek, görevlerini yapmak için her türlü kolaylığı sağlamak ve bu yoldaki isteklerini geciktirmeksizin yerine getirmekle yükümlüdürler. Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları görevlerini yaparken, tüm kamu görevlileri gerekli kolaylığı gösterir ve yardımcı olurlar.”

5.2) “Kurumca verilecek idari para cezaları” başlıklı 102. maddesinin birinci fıkrasının;

5.2.1) (a) bendinin iki numaralı alt bendinde;

“Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun;

…

8 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen bildirgenin verilmediğinin, mahkeme kararından veya

Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden ya da diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarının kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden anlaşılması halinde bildirgeyi vermekle yükümlü olanlar hakkında her bir sigortalı için asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır.”

5.2.2) (c) bendinin dört numaralı alt bendinde;

“86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilmesi gereken belgeleri, Kurumca belirlenen şekilde ve usȗlde vermeyenler ya da Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler veya belirlenen süre içinde vermeyenlere her bir fiil için;

…

Belgenin mahkeme kararı, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya da bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden, hizmetleri veya kazançları Kuruma bildirilmediği veya eksik bildirildiği anlaşılan sigortalılarla ilgili olması halinde, belgenin asıl veya ek nitelikte olup olmadığı, işverence düzenlenip düzenlenmediği dikkate alınmaksızın, aylık asgari ücretin iki katı tutarında, idari para cezası uygulanır.”

5.2.3) (e) bendinde;

“86 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki yükümlülüğü Kurumca yapılan yazılı ihtara rağmen onbeş gün içinde mücbir sebep olmaksızın tam olarak yerine getirmeyenlere;

1) Bilânço esasına göre defter tutmakla yükümlü olanlar için, aylık asgari ücretin oniki katı tutarında,

2) Diğer defterleri tutmakla yükümlü olanlar için, aylık asgari ücretin altı katı tutarında,

3) Defter tutmakla yükümlü değil iseler, asgari ücretin üç katı tutarında,

4) Tutmakla yükümlü bulunulan defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza

tutarını aşmamak kaydıyla; defter ve belgelerin tümünü verilen süre içinde ibraz etmekle birlikte; kanunî tasdik süresi geçtikten sonra tasdik ettirilmiş olan defterlerin tasdik tarihinden önceki kısmı, işçilikle ilgili giderlerin işlenmemiş olduğu tespit edilen defterler, sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançların kesin olarak tespitine imkân vermeyecek şekilde usulsüz veya noksan tutulmuş defterler, herhangi bir ay için sigorta primleri hesabına esas tutulması gereken kazançların ve kazançlarla ilgili ödemelerin (sigorta primine esas kazancın ödemeye bağlı olduğu durumlar dahil) o ayın dahil bulunduğu hesap dönemine ait defterlere işlenmemiş olması halinde, o aya ait defter kayıtları geçerli sayılmaz ve bu geçersizlik hallerinin gerçekleştiği her bir takvim ayı için, aylık asgari ücretin yarısı tutarında; kullanılmaya başlanmadan önce tasdik ettirilmesi zorunlu olduğu halde tasdiksiz tutulmuş olan defterler geçerli sayılmaz ve tutmakla yükümlü bulunulan defter türü dikkate alınarak bu bendin (1) ve (2) numaralı alt bentlerine göre; Vergi

Usûl Kanunu gereğince bilanço esasına göre defter tutulması gerekirken işletme hesabı esasına göre tutulmuş defterler geçerli sayılmaz ve bu bendin (1) numaralı alt bendine göre,

5) İşverenler tarafından ibraz edilen aylık ücret tediye bordrosunda; işyerinin sicil numarası, bordronun

ilişkin olduğu ay, sigortalının adı, soyadı, sigortalının sosyal güvenlik sicil numarası, ücret ödenen gün sayısı, sigortalının ücreti, ödenen ücret tutarı ve ücretin alındığına dair sigortalının imzasının bulunması

zorunludur. Belirtilen unsurlardan herhangi birini ihtiva etmeyen (imza şartı yönünden makbuz mukabilinde veya banka kanalıyla yapılan ödemeler hariç) ücret tediye bordroları geçerli sayılmaz ve her bir geçersiz ücret tediye bordrosu için aylık asgari ücretin yarısı tutarında,

idari para cezası uygulanır. İbraz süresi geçirildikten sonra incelemeye sunulan ve tümünün veya bir bölümünün geçersiz olduğu tespit edilen defter ve belgeler yönünden, ayrıca geçersizlik fiilleri için idari para cezası uygulanmaz, sadece tutulan defter türü dikkate alınarak bu bendin (1), (2) ve (3) numaralı alt bentlerine göre idari para cezası uygulanır.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

6) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı

birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

7) Başvuran vekili bir numaralı paragrafta da ifade edildiği üzere, müvekkili olduğu şirket aleyhine

uygulanan idari yaptırım kararlarının ve idari para cezalarının iptal edilmesini talep etmektedir.

8) Bilindiği üzere 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hizmet akdi ile bir veya

birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların sigortalı sayılacağı düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun’un 92.

maddesi uyarınca hizmet akdi ile çalışan kişilerin sigortalılığı, Kanun’da sayılan sigortalı olma şartlarının kazanılması veya kaybedilmesi ile başlamakta veya sona ermektedir. Öte yandan 5510 sayılı Kanun’un 59.

maddesinde, mezkûr Kanun’un uygulanmasına ilişkin denetimlerin Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eliyle yürütüleceği, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemlerin, yemin hariç her türlü delile dayandırılabileceği, bunlar tarafından düzenlenen tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda, sigortalılık niteliğini doğuran bir çalışmanın bulunup bulunmadığı hususu da Kurumca denetime konu edilebilmekte, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının yemin hariç her türlü delile bağlı olarak yapacakları tespitlere göre de denetim sonuç raporu ortaya çıkmaktadır. Ayrıca 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinde de, Kuruma ibrazı veya bildirilmesi öngörülen bildirge, belge vb. kayıtların yasal süresi içerisinde ibraz edilmemesi veya bildirilmemesi halinde Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle idari para cezası verileceği düzenlenmiştir.

9) Bu noktada somut olayda, işveren

Şirketine ait işyerinde .

sigortasız çalıştırıldığı yönündeki şikâyeti üzerine Kurumca denetim başlatıldığı, yapılan denetim sonucunda . söz konusu işyerinde fiili çalışmasının bulunduğu ve söz konusu çalışma sürelerine

/

sigortalılık niteliği verilmesi gerektiği kanaatine ulaşıldığı görülmektedir. Bunun üzerine, denetim raporu esas alınarak işveren aleyhine başvuruya konu Kurum işlemlerin tesis edildiği anlaşılmaktadır. Bu aşamada, Kurum işlemlerine dayanak alınan söz konusu denetim raporunun; Kurum kayıtları üzerinden yapılan araştırmalar, işyerinde yapılan yerel denetim, işveren şirket yetkilisinin yazılı beyanı, inceleme dönemi itibarıyla bordro tanığının beyanı ve . yapılan ödemelere ait banka hesap bilgileri dikkate alınarak oluşturulduğu görülmektedir. Dolayısıyla somut olayda, Kurumca yapılan denetim sonucunda 5510 sayılı

Kanun’un 102. maddesinde yer alan fiillerin gerçekleştiği tespiti üzerine idari para cezasının uygulandığı anlaşılmaktadır. Bu noktada, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden 5510 sayılı Kanun’un uygulanmasına ilişkin denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlar eliyle oluşturulan raporda ve bu rapor esas alınarak tesis edilen Kurum işlemlerinde hukuka aykırılık tespit edilememiştir.

10) Öte yandan başvuran vekilinin idari yaptırım kararlarının ve idari para cezalarının tebliğ işlemlerinin

usulsüz olduğu iddiası ele alındığında; 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin dördüncü fıkrasında idari para cezalarının ilgilisine tebliğinin öngörüldüğü, somut olayda da Kurum işlemlerinin şirket yetkilisine tebliğ edildiğinin beyan edildiği anlaşıldığından söz konusu tebligatların usulsüz olduğundan bahsedilmeyeceği değerlendirilmektedir. Ayrıca 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca tebliğin usulüne aykırı yapılmış olması durumunda muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılacağı düzenlemesi bulunduğundan, bu aşamada usule aykırı tebliğin varlığı kabul edilse bile başvuru konusu edilen Kurum işlemlerini hukuka aykırı kılmayacağı açıktır. Yine başvuran vekilinin hak arama hürriyetinin engellendiği iddiasının ise Osmangazi Sosyal Güvenlik Merkezinin; 16/6/2023 tarihli ve sayılı, 16/6/2023 tarihli ve sayılı, 16/6/2023 tarihli ve sayılı yazıları ile itiraz dilekçelerine cevap verildiği görüldüğünden yerinde olmadığı kanaatine ulaşılmıştır.

11) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; işveren tarafından çalıştırılan sigortalıya ait

gerekli bildirim işlemlerinin yapılmadığı gerekçesiyle tesis edilen Sosyal Güvenlik Kurumu işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

12) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin

“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece

“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

13) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının tebliğ tarihinden

itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, idari para cezaları yönünden Bursa İdare Mahkemelerinde diğer Kurum işlemleri yönünden ise Bursa İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle başvuran vekilinin taleplerinin reddine;

Kararın başvuran vekiline ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/