|
ÖZET: Başvuran, Batman Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından kendisine tebliğ edilen 25/07/2019 tarihli idari para cezasına itiraz etmiştir. İtirazında, 2016 yılına ait yasal defterlerinin terör olayları nedeniyle zayi olduğunu ve bu durumu destekleyen belgeleri sunduğunu belirtmiştir. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu müfettişi tarafından yapılan incelemede, başvuranın yasal kayıt ve belgeleri ibraz etmemesi nedeniyle 5510 sayılı Kanunun 102. maddesi uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Başvuranın itirazı, 22/08/2019 tarihli komisyon kararı ile reddedilmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın sunduğu belgelerin yetersiz olduğunu ve zayi olduğuna dair resmi bir tutanak bulunmadığını ifade etmiştir. Yapılan değerlendirmelerde, başvuranın 2016 yılına ait yasal defterlerinin zayi olduğuna dair herhangi bir resmi belge sunmadığı için uygulanan idari para cezasında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Bu nedenle, başvurunun reddine karar verilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın itirazının reddedilmesine yönelik gerekçeleri açıklamış ve başvuranın yasal hak arama özgürlüğüne ilişkin bilgilendirme yapılmadığını da belirtmiştir. İlgili idare, başvuranın işlemlerine ilişkin yasal süreçleri daha iyi yönetmek adına bu ilkelere uymak zorundadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/52653-S.20.57615
BAŞVURU NO : 2020/543
KARAR TARİHİ : 18/06/2020
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : İdari para cezasına itiraz hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 09/01/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Batman Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce tebliğ edilen 25/07/2019 tarih ve sayı idari para cezası konulu yazının tarafınca 30/07/2019 tarihinde tebellüğ edildiğini, söz konusu yazıda 24/05/2019 tarih ve sayılı Müfettiş Raporuna istinaden kayıt ve belge ibraz edilmemesi fiili nedeniyle fiil tarihindeki asgari ücretin 12 katı tutarında idari para cezası uygulandığının ve 15 gün içerisinde ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini, sayılı ile kayda geçen dilekçe ile duruma itiraz ettiğini, 22/08/2019 tarih ve sayılı İdari Para Cezasına itiraz Komisyonu Kararı ile itirazının reddedildiğini, redde ilişkin yazıyı 27/08/2019 tarihinde tebellüğ ettiğini, SGK Müfettişine de ibraz ettiği üzere 2016 yılına ait bilanço usulü olarak tuttuğu yasal defterlerinin zayi olduğunu, Şırnak İl Sınırları içerisinde işyeri işletmekte iken gerçekleşen şiddet olayları ve sonrasında ilan edilen sokağa çıkma yasağı uygulamaları nedeniyle uğradığı maddi zararların tutanak altına alınarak kamuca tespit ve tanzim edildiğini, konu ile ilgili olarak Şırnak Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığının 30/05/2017 tarih, 73/01/2017/11296 sayılı Komisyon Kararı ile karara ekli keşif tutanağına başvurusunda yer verdiğini, dayanak belgelere rağmen Müfettiş Raporunda idari para cezası önerilmesi ve tahakkuk ettirilmiş olmasının hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek müfettiş raporuyla önerilen idari para cezasının iptal edilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 12/02/2019 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 28/02/2019 tarihli ve sayılı yazıda ilgili mevzuat hükümlerine yer verilmek suretiyle özetle; 2.1. Başvuran adına işlem gören sicil numaralı işyeri dosyasının tetkikinde, anılan işyeri hakkında Sosyal Güvenlik Başmüfettişi tarafından yapılan inceleme işyerinde çalıştığı sırada 23/01/2017 tarihinde maruz kaldığı iş kazası yönünden) sonucunda düzenlenen 24/05/2019 tarihli ve sayılı
İnceleme Raporunda, işveren tarafından 2016 yılına ait işyeri yasal kayıt ve belgelerinin incelemeye çıkarılmaması nedeniyle 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesinin (e/1) bendi gereğince idari para cezası uygulanması gerektiğinin belirtilmesi üzerine kayıt ibraz etmemekten dolayı asgari ücretin 12 katı tutarında idari para cezası uygulandığı, uygulanan idari para cezasına işverenin 07/08/2019 tarihli dilekçe ile yasal süresi içerisinde yapmış olduğu itirazın 22/08/2019 tarihli ve sayılı komisyon kararı ile reddedildiği, 2.2. Batman İl Müdürlüğünden alınan söz konusu yazının ekinde yer alan bahse konu müfettiş raporunun “4.9-İdari Para Cezası Yönünden Değerlendirme” başlıklı bölümünde, işveren Fahri
Çelik tarafından 2016 yılına ait işyeri kayıt ve belgelerinin 1/10/206-31/12/2016 dönemine ilişkin kısmının incelemeye çıkarılmaması nedeniyle işveren adına 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesinin (e-1) fıkrası gereğince idari para cezasının uygulandığı, 2.3. İşverene gönderilen 21/11/2018 tarih ve sayılı tebliğ yazısının işveren adına 27/11/2018 tarihinde isimli şahıs tarafından tebellüğ edildiği, 2.4. İşveren tarafından müfettişliğe ibraz edilen ve rapor ekine alınan belgelerde işveren ait yasal kayıt ve belgelerin toplumsal olaylar nedeniyle zayi olduğuna dair bir tespitin olmadığı, bahse konu raporun “5-Sonuç ve Kanaat” başlıklı bölümünün 5.8 inci maddesinde ise işveren tarafından 2016 yılına ait işyeri kayıt ve belgelerinin incelemeye çıkarılmaması nedeniyle işveren adına 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesinin (e-1) fıkrası gereğince idari para cezası uygulanması gerektiğinin belirtildiği, 2.5. 5510 sayılı Kanunun 59 uncu ve 102 nci maddeleri çerçevesinde, adına işlem gören sicil numaralı işyeri hakkında Kurumları müfettişlerince yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporda işveren tarafında müfettişliklerine ibraz edilen ve rapor ekine alınan belgelerde işverene ait 2016 yılına ait yasal kayıt ve belgelerin toplumsal olaylar nedeniyle zayi olduğuna dair bir tespitin olmadığından
2016 yılına ait işyeri kayıt ve belgelerinin incelemeye çıkarılmaması nedeniyle işverene 102
nci maddesinin (e-1) fırkası gereğince idari para cezası uygulanması gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı, 5510 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi uyarında Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğundan söz konusu rapor uyarınca işverene uygulanan bahse konu idari para cezası ile ilgili birimlerince yürütülen işlemlerde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;
“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…”,
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran tarafından özetle, işyeriyle ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu müfettişleri tarafından yapılan inceleme sırasında 2016 yılına ait yasal defterlerinin istendiğini, ancak 2016 yılına ait bilanço usulü olarak tuttuğu yasal defterlerinin terör olayları nedeniyle zayi olduğunu, işyerinin uğramış olduğu maddi zararın Şırnak Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan
Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı keşif tutanağı ile tespit edildiğini, söz konusu tutanağı müfettişe ibraz ettiğini, ancak kabul görmediğini belirterek müfettiş raporunda idari para cezası önerilmesi ve tahakkuk ettirilmiş olmasının hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek müfettiş raporuyla önerilen idari para cezasının iptal edilmesini talep etmektedir.
8. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; Sosyal Güvenlik Kurumu Başmüfettişi tarafından düzenlen ve başvuranın işyeri hakkında yapılan inceleme (Cebrail Arpa’nın işyerinde çalıştığı sırada 23/01/2017 tarihinde maruz kaldığı iş kazası yönünden) sonucunda düzenlenen 24/05/2019 tarihli ve sayılı İnceleme Raporunda, başvuran tarafından 2016 yılına ait işyeri yasal kayıt ve belgelerinin incelemeye çıkarılmaması nedeniyle
5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesinin (e/1) bendi gereğince idari para cezası uygulanması
gerektiğinin belirtildiği, bunun üzerine kayıt ibraz etmemekten dolayı asgari ücretin 12 katı tutarında idari para cezası uygulandığı, uygulanan idari para cezasına karşı başvuranın ilgili dönem yasal defterlerinin terör olayları sırasında zayi olduğundan bahisle 07/08/2019 tarihli dilekçesi ile itiraz ettiği, itiraz başvurusunun 22/08/2019 tarihli ve sayılı komisyon kararı ile reddedildiği görülmüştür.
9. Bilindiği üzere, 5510 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinin 2 nci fıkrasına göre “işveren, işyeri sahipleri; işyeri defter, kayıt ve belgelerini ilgili olduğu yılı takip eden yıl başından başlamak üzere on yıl süreyle, kamu idareleri otuz yıl süreyle, tasfiye ve iflas idaresi memurları ise görevleri süresince, saklamak ve Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilen memurlarınca istenilmesi halinde onbeş gün içinde ibraz etmek zorundadır”. Kanun metninden de anlaşıldığı üzere, işveren ve/veya işyeri sahipleri, Kurumun denetim ve kontrol ile görevli memurlarının yazılı ihtarına istinaden yazlı ihtarın tebliğ edildiği tarihi takip eden günden itibaren 15 gün içinde defter ve belgelerini eksiksiz olarak denetim elemanın tebligatında belirttiği adrese getirerek ibraz etmekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğe uyulmamasının müeyyidesi ise 102 nci maddenin 1 inci fıkrasının (e) bendinin (1) ila (3) üncü bentlerinde düzenlenmiş ve uygulanacak idari para cezası miktarında tutulan defter türüne göre idari para cezası uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Şöyle ki, bilanço esasına göre defter tutmakla yükümlü olanlara aylık asgari ücretin oniki katı tutarında idari para cezası uygulanırken, diğer defterleri tutmakla yükümlü olanlara aylık asgari ücretin altı katı tutarında, defter tutma yükümlülüğü olmayanlara ise aylık asgari ücretin üç katı tutarında idari para cezası uygulanacaktır.
10. Somut olayda, başvuran 2016 yılı yasal defterlerinin zayi olduğuna dair ilgili idareye 24/06/2016 tarihli Zarar Tespit Komisyonu Kefiş Tutanağı sunmuştur. Bahsi geçen keşif tutanağı incelendiğinde, başvurana ait işyerindeki kepenklerin tahrif olduğu, bir kısım dolaplar ile büro malzemelerinin kullanılamaz durumda olduğu, idari kısmın asma tavanının tahrip olduğu, sol ön kapı camının kırıldığı, kepenkte kurşun izi olduğu, yine klimanın da tahrip olduğu, 3 adet evrak dolabının, 1 adet tezgahın ve 1 adet monitörün hasarlı olduğunun tutanak altına alındığı tespit edilmiştir. Ancak söz konusu tutanakta herhangi bir yasal defter veya kaydın zayi olduğuna dair herhangi bir tespit yapılmadığı da görülmüştür.
11. Bu itibarla, Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuran tarafından,
2016 yılı yasal defterlerinin zayi olduğuna dair resmi bir tutanak ve/veya ticari işletmenin
bulunduğu yer yetkili mahkemesinden alınmış zayi belgesi sunulmadığından bahsi geçen yasal defterin incelemeye ibraz edilmemesi nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu müfettişi tarafından
5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesinin (e/1) bendi gereğince idari para cezası önerilmesinde
hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir. Bu nedenle söz konusu başvurunun reddi yönünde karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 12. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, hesap verilebilirlik, şeffaflık, kararların gerekçeli olması ve ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
13. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Batman İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Bu kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi