|
ÖZET: Bu Danıştay kararı, Şanlıurfa ili Hilvan ilçesi Kırbaşı mahallesi sınırları içinde bulunan bazı parsellerin Karaköprü ilçesi Gölgen mahallesine bağlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararının hukuka uygunluğunu incelemektedir. Başvurucu, bu kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu iddia ederek, sınır değişikliğinin adil olmayan bir işlem olduğunu savunmuştur. Ancak, yapılan inceleme sonucunda, ilgili parsellerin Karaköprü ilçesi sınırlarında yer aldığı ve bu değişikliğin idari bütünlük sağlamak amacıyla gerçekleştirildiği tespit edilmiştir.
İlgili mevzuat çerçevesinde, 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu hükümleri doğrultusunda, idari sınır değişikliğinin Cumhurbaşkanlığı onayı ile yapılabileceği ve bu süreçte gerekli olan halk oylamasının da gerçekleştirildiği belirlenmiştir. Oylama sonucunda, katılımcıların oylarının çoğunluğunun olumlu olması gerektiği vurgulanmış, ancak oylamaya katılanların sayısının yetersizliği nedeniyle bu şartın sağlanamadığı ifade edilmiştir. Sonuç olarak, Cumhurbaşkanlığının kararının hukuka uygun olduğu, gerekli prosedürlerin yerine getirildiği ve idari işlemin amacının kamu yararına olduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenle başvurunun reddine karar verilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/705-S.1055
BAŞVURU NO : 2018/16166
KARAR TARİHİ : 11/04/2019
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : İÇİŞLERİ BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Hilvan ilçesine 15 km uzaklıkta bulunan Şanlıurfa Cezaevi
Kampüsünün bağlı bulunduğu yerleşim yerinin, 40 km uzaklıktaki Karaköprü ilçesi olarak belirlenmesine yönelik
Cumhurbaşkanlığının 10 Ekim 2018 tarih ve 169 sayılı kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunun tespiti ve bu aykırılığın giderilmesi iddia ve talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 05/12/2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
(1) Başvurucu tarafından, Cumhurbaşkanlığının 10 Ekim 2018 tarih ve 169 sayılı kararı ile
Hilvan ilçesine 15 km uzaklıkta bulunan Şanlıurfa Cezaevi Kampüsünün bağlı bulunduğu yerleşim yerinin, 40 km uzaklıktaki Karaköprü ilçesi olarak belirlendiği; hali hazırda Kurumun adresinin Adalet Bakanlığının resmi internet sayfasında Hilvan olarak gösterildiği, 24 Haziran
2018 tarihinde gerçekleştirilen seçim sonuçları göz önünde bulundurulduğunda, bahse konu
sınır değişikliğinin, Hilvan ilçesinde gerçekleştirilecek mahalli seçim sonuçlarını etkilemeye yönelik adil olmayan bir işlem niteliğinde olduğu, iddia ve şikâyet edilerek, (2) İsmi geçen Cezaevinin hangi ilçeye daha yakın olduğunun bilirkişi marifeti veya harita üzerinden tespitinin yapılması sureti ile Cumhurbaşkanlığının mezkûr 169 sayılı kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunun tespiti ve bu aykırılığın giderilmesi talep edilmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
(3) Kurumumuzca, verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan iddiaların doğruluğunun tespiti amacı ile 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca İçişleri Bakanlığı nezdinde inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiş ve Karayolları
Genel Müdürlüğünden bilgi ve belge talep edilmiştir.
(4) İçişleri Bakanlığından alınan 8.2.2019 tarih ve sayılı yazıda, Şanlıurfa ili Hilvan ilçesi Kırbaşı mahallesi sınırları içerisinde bulunan 214, 215 ve 216 numaralı parsellerin, aynı ilin Karaköprü ilçesi Gölgen mahallesine bağlanmasına ilişkin 10.10.2018 tarih ve 169 sayılı
Cumhurbaşkanlığı kararına esas teşkil eden ilgili belediye meclis kararları, Valilik görüş ve talep yazıları, tebliğ-tebellüğ belgelerinden müteşekkil dosyanın bir örneği Kurumumuza iletilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
(5) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü” başlıklı 11 inci maddesi birinci fıkrasında, “Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.” amir hükmüne yer verilmiş; “VII. Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi, Ek fıkra 1’de, herkesin kamu denetçisine başvurma hakkının olduğu hüküm altına alınmış ve “1. Merkezi idare” başlıklı 126 ncı maddesi birinci fıkrasında, “Türkiye, merkezi idare kuruluşu bakımından, coğrafya durumuna, ekonomik şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre, illere; iller de diğer kademeli bölümlere ayırılır.” hükmü düzenlenmiştir.
(6) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, Kamu Denetçiliği Kurumunun, şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevli olduğu hüküm altına alınmıştır.
(7) 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 2 nci maddesi (B) bendinde, “Bucak kurulması, kaldırılması, merkezinin belirtilmesi, il ilçe ve bucak sınırlarının ve bucak adlarının değiştirilmesi bir köyün veya kasabanın veya bucağın başka bir il ve ilçeye bağlanması, mühim mevki ve tabii arazi adlarının değiştirilmesi Cumhurbaşkanı onayı ile” hükmü; aynı maddenin (Ç) bendinde, “Köy ve kasabaların aynı ilçe içinde bir bucaktan başka bir bucağa bağlanması, köy adlarının değiştirilmesi, köylerin birleştirilmesi ve ayrılması, bir köy, mahalle veya semtin o köyden ayrılıp başka bir köy ile birleştirilmesi İçişleri Bakanlığının tasvibiyle yapılır.” hükmü ve (D) bendinde de “Kaza kurulmasında ve kaldırılmasında, bir kazanın başka bir vilayete bağlanmasında ve merkezinin belirtilmesinde, sınırlarının değiştirilmesinde ve (B, C, Ç) fıkralarında yazılı hallerde ilgili vilayetler idare heyetleriyle umumi meclislerinin mütalaaları alınır.” hükmü düzenlenmiştir.
(8) 5393 sayılı Belediye Kanununun “Kuruluş” başlıklı 4 üncü maddesi hükmü aşağıdaki
gibidir:
“Nüfusu 5.000 ve üzerinde olan yerleşim birimlerinde belediye kurulabilir. İl ve ilçe merkezlerinde belediye kurulması zorunludur
İçme ve kullanma suyu havzaları ile sit ve diğer koruma alanlarında ve meskûn sahası kurulu bir belediyenin sınırlarına 5.000 metreden daha yakın olan yerleşim yerlerinde belediye kurulamaz.
Köylerin veya muhtelif köy kısımlarının birleşerek belediye kurabilmeleri için meskûn sahalarının, merkez kabul edilecek yerleşim yerinin meskûn sahasına azami 5.000 metre mesafede bulunması ve nüfusları toplamının 5.000 ve üzerinde olması gerekir.
Bir veya birden fazla köyün köy ihtiyar meclisinin kararı veya seçmenlerinin en az yarısından bir fazlasının mahallin en büyük mülkî idare amirine yazılı başvurusu ya da valinin kendiliğinden buna gerek görmesi durumunda, valinin bildirimi üzerine, mahallî seçim kurulları, onbeş gün içinde köyde veya köy kısımlarında kayıtlı seçmenlerin oylarını alır ve sonucu bir tutanakla valiliğe bildirir.
İşlem dosyası valinin görüşüyle birlikte Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gönderilir.
Cumhurbaşkanı kararı ile o yerde belediye kurulur.
Yeni iskân nedeniyle oluşturulan ve nüfusu 5.000 ve üzerinde olan herhangi bir yerleşim yerinde, Cumhurbaşkanı kararı ile belediye kurulabilir.”
(9) 5393 sayılı aynı Kanunun “Birleşme ve katılma” başlıklı 8 inci maddesi aşağıdaki gibidir:
“Belde, köy veya bunların bazı kısımlarının bir başka beldeye katılabilmesi için bu yerlerin meskûn sahalarının katılınacak beldenin meskûn sahasına uzaklığı 5.000 metreden fazla olamaz.
Bir belde veya köyün veya bunların bazı kısımlarının meskûn sahasının, komşu bir beldenin meskûn sahası ile birleşmesi veya bu sahalar arasındaki mesafenin 5.000 metrenin altına düşmesi ve buralarda oturan seçmenlerin yarısından bir fazlasının komşu beldeye katılmak için başvurması hâlinde, katılınacak belde sakinlerinin oylarına başvurulmaksızın, katılmak isteyen köy veya belde veya bunların kısımlarında başvuruya ilişkin oylama yapılır.
Oylama sonucunun olumlu olması hâlinde başvuruya ait evrak, valilik tarafından katılınacak belediyeye gönderilir. Belediye meclisi evrakın gelişinden itibaren otuz gün içinde başvuru hakkındaki kararını verir. Belediye meclisinin uygun görmesi hâlinde katılım gerçekleşir.
Büyükşehirlerde birleşme ve katılma işlemleri, katılınacak ilçe veya ilk kademe belediye meclisinin görüşü üzerine, büyükşehir belediye meclisinde karara bağlanır. Katılma sonrası oluşacak yeni sınır hakkında, 6 ncı maddeye göre işlem yapılır ve sonuç Çevre ve Şehircilik
Bakanlığına bildirilir.
Bir beldenin bazı kısımlarının komşu bir beldeye katılmasında veya yeni bir belde ya da köy kurulmasında, beldenin nüfusunun 5.000’den aşağı düşmemesi gerekir. Büyükşehir belediyesi bulunan yerlerde ayrılma yoluyla yeni bir belde kurulması için belde nüfusunun 100.000’den aşağı düşmemesi ve yeni kurulacak beldenin nüfusunun 20.000’den az olmaması şarttır. Bu madde uyarınca gerçekleşen katılmalarda, katılınan belde ile bazı kısımları veya tümü katılan köy veya belde arasında; taşınır ve taşınmaz mal, hak, alacak ve borçların devri ve paylaşımı, aralarında düzenlenecek protokolle belirlenir. Birleşme ve katılma işlemlerinde bu maddede düzenlenmeyen hususlarda 4 üncü madde hükmüne göre işlem yapılır.” (10) 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı
Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun
“Büyükşehir belediyesi kurulması ve sınırlarının belirlenmesi” başlıklı 1 inci maddesi
aşağıdaki gibidir:
“Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Ordu, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa ve Van illerinde, sınırları il mülki sınırları olmak üzere aynı adla büyükşehir belediyesi kurulmuş ve bu illerin il belediyeleri büyükşehir belediyesine dönüştürülmüştür.
Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Erzurum, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Konya, Mersin, Sakarya ve Samsun büyükşehir belediyelerinin sınırları il mülki sınırlarıdır.
Birinci ve ikinci fıkrada sayılan illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılmış, köyler mahalle olarak, belediyeler ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmıştır.
İstanbul ve Kocaeli il mülki sınırları içerisinde bulunan köylerin tüzel kişiliği kaldırılarak bağlı bulundukları ilçe belediyesine mahalle olarak katılmıştır.
Birinci, ikinci ve dördüncü fıkrada sayılan illerdeki il özel idarelerinin tüzel kişiliği kaldırılmıştır.
Birinci ve ikinci fıkrada sayılan illerin bucakları ve bucak teşkilatları kaldırılmıştır.” (11) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun genel hükümleri.
(12) 11 Ekim 2018 tarih ve 30562 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren
Cumhurbaşkanlığı Makamının 10 Ekim 2018 tarih ve 169 sayılı kararında, “Şanlıurfa İli,
Hilvan İlçesi, Kırbaşı Mahallesi sınırları içerisinde bulunan 214, 215 ve 216 numaralı parsellerin aynı İlin Karaköprü İlçesi, Gölgen Mahallesine bağlanması; İçişleri Bakanlığının 11/09/2018 tarihli ve 6778 sayılı yazısı üzerine, 5393 sayılı Belediye Kanununun 8 inci maddesi ile 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 2 nci maddesi (B) bendi gereğince uygun görülmüştür.” şeklinde karar verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
(13) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi”
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, İnsan Haklarına ve Hakkaniyete Uygunluk Açısından Değerlendirme (14) Cumhurbaşkanlığının şikâyete konu 11 Ekim 2018 tarih ve 30562 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 10 Ekim 2018 tarih ve 169 sayılı kararında, Şanlıurfa ili Hilvan ilçesi Kırbaşı mahallesi sınırları içerisinde bulunan 214, 215 ve 216 numaralı parsellerin, aynı ilin Karaköprü ilçesi Gölgen mahallesi sınırlarına dâhil edildiği anlaşılmaktadır.
(15) İçişleri Bakanlığından temin edilen dosyada yer alan belgelerin tetkiki neticesinde; – 214 ve 216 parsel numaralı taşınmazların Şanlıurfa GAP Havalimanına, 215 numaralı taşınmazın da Şanlıurfa 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna ait taşınmaz olduğu ve söz konusu taşınmazların mevzi ve nazım imar planlarında Karaköprü ilçesi Gölgen mahallesi sınırlarında kaldığı, – Bu parsellerin idari bağlılık bakımından bütünlük sağlanması açısından Hilvan Belediye
Meclisinin almış olduğu 20.01.2017 tarih ve 2017/03 sayılı kararı ile Karaköprü ilçesi Gölgen mahallesi sınırlarına dâhil edilerek katılmasının kararlaştırıldığı, – Hilvan Belediye Meclisinin söz konusu kararının, Karaköprü Belediye Meclisince alınan
06.02.2017 tarih ve 2017/25 sayılı kararı ile de uygun görüldüğü,
– Söz konusu parsellerin 5393 sayılı Belediye Kanununun 8 inci maddesine göre ayrılma ve birleşme yoluyla katılması sonucu oluşan sınır değişikliğinin, Şanlıurfa Valiliğince de uygun görüldüğü, – Hilvan Belediye Meclisinin almış olduğu 20.01.2017 tarih ve 2017/03 sayılı meclis kararı ile
Karaköprü Belediye Meclisinin almış olduğu 06.02.2017 tarih ve 2017/25 sayılı meclis kararının, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Meclisinin almış olduğu 20.04.2017 tarih ve 150 sayılı karar ile onaylandığı, – Bu parseller üzerinde yerleşim alanı olmadığından konuya ilişkin olarak halk oylaması yapılamadığı, – Bunun üzerine İçişleri Bakanlığınca, büyükşehir statüsü olan bir ildeki bir mahallenin bir kısmının aynı il içerisindeki başka bir ilçeye bağlanması söz konusu olduğunda, işlem dosyasının 5393 sayılı Belediye Kanununun 8 inci maddesine göre düzenlenmesi, katılmaya ilişkin Karaköprü İlçe Belediye Meclisi ve Büyükşehir Belediye Meclisi kararları ile katılmaya uygun olarak alınacak Vali görüşünün gönderilmesi halinde mülki sınır değişikliğinin 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu hükümleri uyarınca müşterek kararname ile tamamlanmasının mümkün olacağı gerekçesi ile dosyanın Şanlıurfa Valiliğine iade edildiği, – Ardından Karaköprü Belediye Meclisinin 3.7.2017 tarih ve 69 sayılı oybirliği kararı, Hilvan
İlçe Meclisinin 5.7.2018 tarih ve 23 sayılı oyçokluğu kararı ve Şanlıurfa Büyükşehir Belediye
Meclisinin 12.7.2017 tarih ve 296 sayılı oybirliği kararı ile bahse konu parsellerin birleşme yolu ile Hilvan ilçesinden alınıp Karaköprü ilçesine katılımının kabul edildiği, – Dosya hakkında İçişleri Bakanlığınca, “5393 sayılı Belediye Kanununun 8 inci maddesine göre ‘ …katılınacak belde sakinlerinin oylarına başvurulmaksızın, katılmak isteyen köy veya belde veya bunların kısımlarında başvuruya ilişkin oylama yapılır. Oylama sonucunun olumlu olması halinde başvuruya ait evrak, valilik tarafından katılınacak belediyeye gönderilir.’
Denilmektedir. İşlem dosyasının incelenmesi sonucunda; söz konusu parseller üzerinde yerleşim alanı olmadığından halk oylamasının yapılamadığı anlaşılmıştır. Oysa, mevzuatta öngörülen halk oylamasının adı geçen taşınmazların ait olduğu Kırbaşı Mahallesinin tamamında yapılması gerekmektedir.” değerlendirmelerine yer verilerek işlem dosyasının yeniden Şanlıurfa Valiliğine iade edildiği, halk oylamasının olumlu olması ve buna göre düzenlenecek işlem dosyasının gönderilmesi halinde İçişleri Bakanlığınca meselenin değerlendirileceğinin bildirildiği, – Bunun üzerine Şanlıurfa Valiliğinin Hilvan İlçe Seçim Kuruluna muhatap 25.10.2017 tarih ve
20675 sayılı yazısı ile Hilvan ilçesi Kırbaşı mahallesinde bulunan söz konusu taşınmazların
idari bağlılık ve sınır değişikliği yapılarak, Karaköprü ilçesi Gölgen mahallesine katılma ve birleşme yoluyla katılmasının Valiliklerince uygun mütalaa edilmekte olduğu ifade edilerek,
5393 sayılı Belediye Kanununun 4 ve 8 inci maddelerine göre Hilvan ilçesi Kırbaşı
mahallesinde halk oylamasının yapılarak sonucunun Valiliklerine bildirilmesinin talep edildiği, – Hilvan İlçe Seçim Kurulunun nezaretinde 19 Kasım 2017 tarihinde ismi geçen yerleşim yerinde yapılan halkoylaması (plebisit) seçimlerinde, sandık seçmen listesine kayıtlı 369 seçmenin bulunduğu, bunun 117 sinin oy kullandığı ve tamamının geçerli oy pusulası kullandığı, evet oy pusulası sayısının 79, hayır pusulası sayısının ise 38 şeklinde oluştuğu, – Ardından Şanlıurfa Valiliğinin 22.01.2018 tarih ve 1710 sayılı yazısı ile dosyanın (03.07.2017 tarih ve 69 sayılı Karaköprü Belediye Meclisi kararı, 05.07.2017 tarih ve 23 sayılı Hilvan İlçe
Meclis kararı, 12.07.2017 tarih ve 296 sayılı Büyükşehir Belediye Meclis kararı ve Hilvan
Seçim Kurulu Başkanlığınca 19.11.2017 tarihinde yapılan halk oylaması sonucunda düzenlenen birleştirme sonuç tutanağı ile Valilik uygun görüşü) İçişleri Bakanlığına yeniden iletildiği, – İçişleri Bakanlığının Şanlıurfa Valiliğine muhatap 16.2.2018 tarih ve 1245 sayılı yazısında, “İşlem dosyasının incelenmesi sonucunda; sandık seçmen listesinde kayıtlı 369 seçmenden 117 si oylamaya katılmış ve 79 u olumlu oy kullanmıştır. Oylama sonucunda seçmen listesinde kayıtlı seçmenlerin yandan bir fazlasının olumlu oy kullanmadığı anlaşıldığından…” gerekçesi ile dosyanın Valiliğe iade edildiği; İçişleri Bakanlığının Cumhurbaşkanlığına muhatap
11.9.2018 tarih ve 6778 sayılı yazısında ise “Şanlıurfa İli Hilvan İlçesi Kırbaşı Mahallesi
sınırları içerisinde bulunan 214, 215 ve 216 numaralı parsellerin aynı İlin Karaköprü İlçe
Belediyesi Gölgen Mahallesine bağlanması ile ilgili işlemler tamamlanmış olup, 5393 sayılı
Belediye Kanununun 8 inci maddesi ve 5442 sayılı II İdaresi Kanununun 2 nci maddesinin (B)
bendine göre hazırlanan karar taslağı ve ekleri Cumhurbaşkanı Onayının alınması” talep edildiği, tespit edilmiştir.
(16) Şikâyet başvurusuna konu Cumhurbaşkanlığının 10 Ekim 2018 tarih ve 169 sayılı kararı, aynı ile bağlı iki ilçenin sınırlarının değiştirilmesi niteliğinde idari bir işlemdir. Bu işlemin hukuka ve hakkaniyete aykırı olup olmadığı, varsa hukuka aykırılığın giderilmesi meselesi,
bahse konu işlemin, idari işlemin unsurları açısında “mer’i mevzuata uygun” şekilde tesis edilip edilmediğinin tespiti ile mümkün olacaktır.
(17) 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 2 nci maddesinin (B) bendinde, bucak kurulması, kaldırılması, merkezinin belirtilmesi, il ilçe ve bucak sınırlarının ve bucak adlarının değiştirilmesi, bir köyün veya kasabanın veya bucağın başka bir il ve ilçeye bağlanması, mühim mevki ve tabii arazi adlarının değiştirilmesinin Cumhurbaşkanı onayı ile gerçekleştirileceği; mezkûr maddenin (D) bendinde ise B, C, Ç fıkralarında yazılı hallerde ilgili vilayetler idare heyetleriyle umumi meclislerinin mütalaalarının alınacağı düzenlenmiştir.
(18) Bununla birlikte 5393 sayılı Belediye Kanununun 8 inci maddesinde belde, köy veya bunların bazı kısımlarının bir başka beldeye katılabilmesi için bu yerlerin meskûn sahalarının katılınacak beldenin meskûn sahasına uzaklığının 5.000 metreden fazla olamayacağı, bir belde veya köyün veya bunların bazı kısımlarının meskûn sahasının, komşu bir beldenin meskûn sahası ile birleşmesi veya bu sahalar arasındaki mesafenin 5.000 metrenin altına düşmesi ve buralarda oturan seçmenlerin yarısından bir fazlasının komşu beldeye katılmak için başvurması hâlinde, katılınacak belde sakinlerinin oylarına başvurulmaksızın, katılmak isteyen köy veya belde veya bunların kısımlarında başvuruya ilişkin oylama yapılacağı, oylama sonucunun olumlu olması hâlinde başvuruya ait evrakın, valilik tarafından katılınacak belediyeye gönderileceği, belediye meclisinin uygun görmesi hâlinde katılımın gerçekleşeceği, büyükşehirlerde birleşme ve katılma işlemlerinin, katılınacak ilçe veya ilk kademe belediye meclisinin görüşü üzerine, büyükşehir belediye meclisinde karara bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.
(19) Bu itibarla ilgili düzenlemelerden; büyükşehirlerde bir mahallenin bir ilçeden başka bir ilçeye bağlanma taleplerinde öncelikle 5393 sayılı Belediye Kanununun 8 inci maddesine göre katılma işleminin gerçekleştirileceği, katılma işlemi neticesinde iki ilçe arasında sınır değişikliği meydana geleceğinden, idari bağlılıkta meydana gelen değişikliğe uygun olarak
5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ve Sınır Anlaşmazlığı, Mülki Ayrılma ve Birleşme ile Köy
Kurulması ve Kaldırılması Hakkında Yönetmeliğin ilgili hükümleri doğrultusunda mülki sınır değişikliğinin gerçekleştirileceği anlaşılmaktadır.
(20) Bu kapsamda 5393 sayılı Belediye Kanununun 8 inci maddesine göre katılma istenmesi durumunda, katılmak isteyen yerde yapılacak oylamada sonucun olumlu çıkması şartı aranmaktadır. Bu oylamanın niteliğine ilişkin olarak benzer bir dosyada Danıştay 1. Dairesinin 10/12/1984 tarihli ve E:1984/296, K:1984/285 sayılı Kararında; 1580 sayılı Belediye
Kanununun 7 nci maddesinde aranan oylama şartına ilişkin olarak “…köy halkının belediye kurulmasını istemekte bulunduğunu ortaya koyduğu, aksinin kabul edilmesinin oylamaya katılmamış olanların bu konuda olumsuz yönde düşünmekte olduklarının kabulü anlamına geleceği, bunun savunulmasının mümkün bulunmadığı, bu kabil oylamalarda katılanların oylarına göre işlem yapılmasının temel ilke ve işin gereği olduğu, Yasada da buna ilişkin bir hüküm yer almadığı…” gerekçesiyle oylamaya katılanların oylarına göre işlem tesis edilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
(21) Yine Danıştay 8. Dairesinin 26/12/1995 tarihli ve E:1994/6603, K:1995/4620 sayılı kararında ise köy kurulmasında halkoylaması sonucu ile ilgili şartın gerçekleşmemiş olmasının tek başına idari işlemi sakatlayıcı bir husus olmadığı, idare mahkemesince dava konusu işlemin ekonomik durum, coğrafi şartlar ve kamu hizmetlerinin gereklerine uygun olup olmadığının incelenmesi gerektiği belirtilmiştir.
(22) Bir diğer açıdan bir ildeki belde, köy veya köy bağlılarının 5442 sayılı İl İdaresi Kanununa göre idari bağlılık değişikliğinde arazi bağlantısının bulunması yeterli olup herhangi bir mesafe kriteri aranmazken, 5393 sayılı Kanunun 8 inci maddesine göre belde, köy veya bunların bazı kısımlarının bir başka beldeye katılabilmesi için bu yerlerin meskûn sahalarının katılınacak beldenin meskûn sahasına uzaklığı 5.000 metreden fazla olamayacaktır. Bununla birlikte 6360 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde büyükşehir belediyelerinin sınırları o ilin mülki sınırları
olarak belirlenmiştir. Bu nedenle büyükşehir statüsüne dönüşen illerde bağlı belde ve köylerin mahalleye dönüştüğü de göz önüne alındığında, ilgili hükümlerin birlikte yorumlanması gerektiği, Anayasanın 126 ncı maddesi uyarınca, ilçelerin kurulması ve sınırlarının belirlenmesinde “coğrafya durumu, iktisadi koşullar ve kamu hizmetlerinin gerekleri” ölçütlerine göre işlem tesis edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
(23) Şikâyete konu Cumhurbaşkanlığının 10 Ekim 2018 tarih ve 169 sayılı kararı, 2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Kanunun 2 nci maddesi birinci fıkrası (a) bendinde gösterilen ve “yetki”, “şekil”, “sebep”, “konu” ve “maksat” şeklinde sıralanan “idari işlemin unsurları” açısından tetkik edildiğinde; yetki açısından, 5442 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ve 5393 sayılı Kanunun
4 ve 8 inci maddeleri hükümlerinin, Cumhurbaşkanlığına, iki ilçenin idari sınırlarının
değiştirilmesi şeklinde kamusal bir güç kullanma yetkisini açıkça tanıdığı değerlendirilmektedir. [5442 sayılı Kanun madde 2, (B) bendi ve 5393 sayılı Kanun madde 4 ve 8] (24) Mesele “şekil” açısından incelendiğinde, ilgili işlemin tesisi sürecinde uyulması gereken usul ve esaslardan kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirildiği görülmektedir. Zira 5442 sayılı ve 5393 sayılı Kanunlarda öngörülen İçişleri Bakanlığının tasvibi ve ilgili vilayetler idare heyetleriyle umumi meclislerinin mütalaaları alınmış [Hilvan, Karaköprü ilçe Belediye Meclis kararları ve Şanlıurfa Büyükşehir Meclis Kararı] ve halkoylaması yapılmıştır. Ayrıca Şanlıurfa
Valiliğinin olumlu görüşü sağlanmıştır. [5442 sayılı Kanun madde 2, (Ç) ve (D) bentleri ve 5393 sayılı
Kanun madde 4 ve 8] (25) Söz konusu işlemin “sebep”, “konu” ve “maksat” unsurları açısından tetkikinde, diğer tüm idari işlemlerde olduğu gibi, bahse konu işlemin de belirli bir sebebinin olduğu, bu sebebin ise söz konusu 214, 215 ve 216 numaralı parsellerdeki taşınmazların Karaköprü ilçesi Gölgen mahallesi sınırlarında kalması nedeni ile idari bağlılık açısından bütünlük sağlanması şeklinde belirtildiği görülmektedir. “Konu” açısından meseleye yaklaşıldığında ise idari işlemin tesisi aşamasında elde edilen verinin somut olgulara dayandığı, meşru ve öngörülebilen sonucun hukuken geçerli ve yetkinin amacına uygun bir sonucu hedeflediği anlaşılmaktadır. Son olarak
“maksat” unsuru noktasında ise bahse konu işlemin Hilvan ve Karaköprü ilçeleri arasında idari bütünlüğün tesisi şeklinde bir kamu yararına matuf tesis edildiği görülmektedir.
(26) Netice olarak, Cumhurbaşkanlığının şikâyete konu 10 Ekim 2018 tarih ve 169 sayılı kararının, 5442 ve 5393 sayılı Kanunların öngördüğü usule ilişkin yükümlülüklere riayet edilerek Hilvan Belediyesi, Karaköprü Belediyesi, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi yetkili meclislerinin kararı, halkoylaması, Şanlıurfa Valiliği ve İçişleri Bakanlığının uygun görüşüne istinaden Cumhurbaşkanı onayı ile tesis edildiği ve hukuka aykırılığının bulunmadığı tespit edilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme (27) İyi yönetim ilkelerine 28.3.2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin
Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İçişleri Bakanlığı tarafından Kurumumuzca talep edilen bilgi, belge ve değerlendirme talep yazımıza, gereken hassasiyet ile süresinde cevap verilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
(28) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca, bu Ret
Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma
süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Danıştay nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Bu Kararın, BAŞVURANA ve İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi