ÖZET: Bu Danıştay kararı, başvuranın pasaportuna konulan “FETÖ Şüphelisi” ibaresinin kaldırılması talebine ilişkin bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Başvuran, ceza davasından beraat ettiğini ve iki yıldır sonuçlandırılmayan bir idari soruşturma nedeniyle pasaportuna bu ibarenin eklendiğini iddia etmektedir. 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi ve 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun 22. maddesi uyarınca, idari işlemler ve pasaport iptalleri, ilgili soruşturmaların varlığına bağlı olarak yürütülmektedir.

Danıştay, başvuranın talebinin reddedilmesine karar vermiştir. İdarenin, başvuran hakkında devam eden bir idari soruşturma bulunduğu gerekçesiyle pasaport başvurusunu reddetme yetkisini kullandığı ve bu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilmiştir. İdareye tanınan takdir yetkisi çerçevesinde, başvuranın durumunun mevzuat hükümlerine uygun olarak değerlendirildiği sonucuna varılmıştır. Bu karar, idarelerin takdir yetkisi ve kamu yararı gözeterek hareket etme yükümlülüğünü vurgulamaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/7381-S.22.11327

BAŞVURU NO : 2021/22225

KARAR TARİHİ : 08/06/2022

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : NÜFUS VE VATANDAŞLIK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Pasaportuna konulan idari karar kaydının kaldırılması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 12/12/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikayetçi dilekçesinde kayıtlı hususlarda özetle, hakkındaki ceza davasından beraat ettiğini, yaş haddinden emekli olduğunu, hakkında açılan idari soruşturmanın iki yıl içinde sonuçlandırılmayarak zamanaşımına uğradığını, mahkeme kararı olmadan ve hiç bir cezası olmadan pasaportuna ‘FETÖ

Şüphelisi’ veri girişinin yapıldığını, kişisel seyahat ve diğer özgürlüklerinin haksız olarak kısıtlandığını iddia ve ifade ederek, pasaportuna konulan “FETÖ Şüphelisi” ibaresinin silinmesi talebinde bulunmaktadır.

1.1. Kurumumuzca yapılan ön incelemede, şikayetçi tarafından Kurumumuza yapılan 20/10/2021 tarihli başvurusu hakkında; Kurumumuzca İçişleri Bakanlığı’na 08/11/2021 tarih ve sayılı Gönderme Kararı verildiği, şikayetçinin Kurumumuzun Gönderme Kararına istinaden İçişleri

Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nden aldığı 24/11/2021 tarihli cevabi yazıya istinaden, tarihinde Kurumumuza yeniden başvuruda bulunduğu ve söz konusu başvurusunda üç talebinin bulunduğu, başvuranın birinci talebinde özetle; Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından hakkında başlatılan ve 2 yıldır sonuçlandırılmayan idari soruşturmanın zamanaşımına uğradığını iddia ederek işlemden kaldırılmasını, ikinci talebinde el konulan silahının ve ruhsatının tarafına verilmesini, üçüncü talebinde ise pasaportuna konulan “FETÖ Şüphelisi” ibaresinin silinmesini talep ettiği anlaşılmış olup,

1.1.2. Kamu Başdenetçiliği Makamının 28.03.2017 tarih ve sayılı “Kamu Denetçilerinin İş

Bölümüne İlişkin Yönerge” hükümleri uyarınca söz konusu taleplerin iki farklı Denetçiliğin görev alanına girmesi nedeniyle, başvuruyla ilgili 11/01/2022 tarihli “Ayırma Kararı” verilmesine ve başvuranın pasaportuna konulan “FETÖ Şüphelisi” ibaresinin silinmesi talebine ilişkin şikayetinin iş bu dosya üzerinden incelenmesine karar verilmiştir.

II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzca, 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumumuzca şikâyet başvurusundaki iddiaların incelenmesi amacıyla Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden 20.01.2022 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi-belge talebinde bulunulmuş olup,

2.1. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden alınan 01.02.2022 tarih ve sayılı yazıda özetle; “ Genel Müdürlüğümüzde T.C. kimlik numaralı hakkında 31.01.2022 tarihi saat 15:07 itibari ile sistem üzerinden yapılan incelemede; başvuruya konu idari karar kaydının Bakanlığımız tarafından sisteme girildiği anlaşılmıştır.

Buna göre, adı geçenin başvurusuna ilişkin,

Olağanüstü hal kapsamında kabul edilen kanunlarda yer alan ilave tedbirlere karşı hakkında tedbir uygulanan kişilerin başvurularına yönelik, 7075 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi; ”… tedbiri uygulayan veya tedbirle ilgili olan kamu kurum ve kuruluşlarına bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde başvurulur. Kamu kurum ve kuruluşları, başvuru üzerine yapacağı inceleme sonucuna göre en geç altı ay içinde başvurunun reddine veya tedbirin kaldırılmasına karar verir. 15/7/1950 tarihli ve 5682 sayılı Pasaport Kanununun ek 7 nci maddesi hükmü saklıdır. (2) Başvuruların incelenmesi ve sonuçlandırılması için kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde komisyon kurulabilir (…) (7) Kamu kurum ve kuruluşlarının kararlarına karşı Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenecek Ankara idare mahkemelerinde iptal davası açılabilir.” hükmü yer almaktadır.

5682 sayılı Pasaport Kanununun Ek-7 nci maddesi; “…haklarında aynı nedenlerden dolayı; devam etmekte

olan herhangi bir idari veya adli soruşturma veya kovuşturma bulunmayanlara, kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine, ceza verilmesine yer olmadığına, davanın reddine veya düşmesine karar verilenlere, mahkumiyet kararı bulunanlardan cezası tümüyle infaz edilenlere veya ertelenlere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilenlere, başvurmaları halinde kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucuna göre İçişleri Bakanlığınca pasaport verilebilir. ” hükmüne amir olup, anılan kanun hükmü gereğince ilgilinin başvurusu üzerine kolluk birimlerince araştırma yapılması için Bakanlığımızın

04.12.2019 tarih ve 2019/14 sayılı genelgesine istinaden İl Emniyet Müdürlükleri bünyesinde kurulan

komisyonlara görüşleri sorulmaktadır.

MERNİS sistemi üzerinde yapılan incelemede; davacının idari karar kaydının kaldırılması talebiyle

CİMER sistemi üzerinden 20.11.2021 tarihinde Samsun İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğüne başvuruda bulunduğu, başvurusu üzerine Samsun İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünce 01.12.2021 tarihli yazı ile

Samsun İl Emniyet Müdürlüğünden araştırma yapılmasının istenildiği, ayrıca 01.12.2021 tarihli yazı ile devam eden idari soruşturmasının olup olmadığı hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü’nden bilgi talep edildiği anlaşılmıştır.

Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Komisyonunun 14.12.2021 tarihli cevabi yazısı ile “.. .adı geçenin idari karar kaydının devam etmesi…” yönünde görüş bildirdiği, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 12.01.2022 tarihli cevabi yazısı ile adı geçen hakkında ”Müf: sayısına kayden idari soruşturmasının devam ettiğinin ” bildirildiği, adı geçenin 14.01.2022 tarihli dilekçesi ile itirazda bulunması üzerine

Bakanlığımızın sayılı Genelgesi kapsamında başvurusunun Bakanlığımız Pasaport İdari Karar

Komisyonuna sevk edildiği anlaşılmıştır.

Bu kapsamda Bakanlığımız Pasaport İdari Karar Komisyonunun 20.01.2022 tarih ve sayılı kararı ile adı geçen hakkında “Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 12.01.2022 tarih ve Müf: sayılı yazısı ile idari soruşturmasının bulunduğu” gerekçesiyle başvurusunun 5682 sayılı Pasaport Kanununun Ek- 7 inci maddesi kapsamında reddedildiği” yönünde açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Kurumun görevi başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “ Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” ,

4.1. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğinin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”,

5. 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun

Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un Geçici 4’üncü maddesinde; “(1) Bu Kanunun 2 nci maddesinde belirtilen işlemlere bağlı olarak olağanüstü hal kapsamında kabul edilen kanunlarda yer alan ilave tedbirlere karşı hakkında tedbir uygulanan kişi, kanuni temsilcisi ya da mirasçıları tarafından tedbiri uygulayan veya tedbirle ilgili olan kamu kurum ve kuruluşlarına bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde başvurulur. Kamu kurum ve kuruluşları, başvuru üzerine yapacağı inceleme sonucuna göre en geç altı ay içinde başvurunun reddine veya tedbirin kaldırılmasına karar verir. 15/7/1950 tarihli ve 5682 sayılı Pasaport Kanununun ek 7 nci maddesi hükmü saklıdır. …”

6. 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun;

6.1. “Pasaport veya vesika verilmesi yasak olan haller” başlıklı 22’nci maddesinde, “ Yurt dışına çıkmaları; mahkemelerce yasaklananlara, memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere ve terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen yurtdışındaki her türlü eğitim, öğretim ve sağlık kuruluşları ile vakıf, dernek veya şirketlerin kurucu ve yöneticisi olduğu veya bu yerlerde çalıştığı İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere (…) pasaport veya seyahat vesikası verilmez. Ancak, yabancı memleketlere gitmeleri mahkemelerce yasaklananlar dışında kalanlara, zaruri hallerde Cumhurbaşkanının onayı ile pasaport veya pasaport yerine geçen seyahat vesikası verilebilir. Bu durumda olanların açık kimlikleri (adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, ana ve baba adı ile nüfusa kayıtlı olduğu yer) ve tahdit sebebi, ilgili daireler tarafından mahallin polis makamlarına bildirilir. İlgili polis makamları da bu bilgileri alır almaz bağlı bulunduğu il emniyet müdürlüğü kanalıyla en seri haberleşme aracıyla yazılı olarak hudut kapısı bulunan emniyet müdürlüklerine, şahsın nüfusa kayıtlı olduğu il emniyet müdürlüğüne ve Emniyet Genel Müdürlüğüne bildirir. Bunların yurt dışına çıkışları engellenir ve kendilerine pasaport veya vesika verilmez, verilmişse geri alınır. …”

6.2. Ek 7’nci maddesinde, “Millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle; A) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ilan edilen olağanüstü hal kapsamında kabul edilen kanunlar uyarınca kamu görevinden çıkarılmaları veya rütbelerinin alınması nedeniyle pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan, B) 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin

Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 5 inci maddesi ve 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun

Hükmünde Kararnamenin geçici 35 inci maddesi uyarınca pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan, C) Mahkemelerce yurt dışına çıkmaları yasaklananlar hariç olmak üzere bu Kanunun 22 nci maddesi uyarınca pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan, haklarında aynı nedenlerden dolayı; devam etmekte olan herhangi bir idari veya adli soruşturma veya kovuşturma bulunmayanlara, kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine, ceza verilmesine yer olmadığına, davanın reddine veya düşmesine karar verilenlere, mahkûmiyet kararı bulunanlardan cezası tümüyle infaz edilenlere veya ertelenenlere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilenlere, başvurmaları hâlinde kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucuna göre İçişleri Bakanlığınca pasaport verilebilir.”

7. 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde

Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun;

7.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde “ Bu Kanunun amacı, 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında, darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler ile bunlara ilişkin usul ve esasları belirlemektir.”,

7.2. “Yürütülen soruşturmalarda alınacak tedbirler” başlıklı 5’inci maddesinde, “ (1) Millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında idari işlem tesis edilenler ile aynı gerekçeyle haklarında suç soruşturması veya kovuşturması yürütülenler, işlemi yapan kurum ve kuruluşlarca ilgili pasaport birimine derhal bildirilir. Bu bildirim üzerine ilgili pasaport birimlerince pasaportlar iptal edilir. …” 8. 2019/14 sayılı İçişleri Bakanlığı Genelgesinde, “24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7188 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile 5682 sayılı Pasaport Kanununa Ek 7 nci madde olarak; “Millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle; A) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu

Kararıyla ilan edilen olağanüstü hal kapsamında kabul edilen kanunlar uyarınca kamu görevinden çıkarılmaları veya rütbelerinin alınması nedeniyle pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan, B) 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Olağanüstü

Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul

Edilmesine Dair Kanunun 5 inci maddesi ve 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde

Kararnamenin geçici 35 inci maddesi uyarınca pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan, C) Mahkemelerce yurt dışına çıkmaları yasaklananlar hariç olmak üzere bu Kanunun 22 nci maddesi uyarınca pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan, haklarında aynı nedenlerden dolayı; devam etmekte olan herhangi bir idari veya adli soruşturma veya kovuşturma bulunmayanlara, kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine, ceza verilmesine yer olmadığına, davanın reddine veya düşmesine karar verilenlere, mahkûmiyet kararı bulunanlardan cezası tümüyle infaz

edilenlere veya ertelenenlere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilenlere, başvurmaları hâlinde kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucuna göre İçişleri Bakanlığınca pasaport verilebilir.” hükmü eklenmiştir.

8.1. Bakanlığımızca, idari karar uygulamalarına ilişkin ilke ve prensipleri belirlemek, uygulamaları takip etmek, karar almak ve verilen kararları değerlendirmek üzere Bakan Yardımcısı başkanlığında “Pasaport

İdari Karar Komisyonu”, Komisyon çalışmalarına esas teşkil eden dosyaları incelemek, değerlendirmek ve komisyona sevk işlemlerini yürütmek üzere Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde

Mülkiye Müfettişi başkanlığında Alt (teknik) Komisyon kurulmuştur.

8.2. İllerimizdeki idari karar uygulamalarına ilişkin iş ve işlemler aşağıda belirtilen şekilde yürütülecektir.

1) İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlükleri tarafından; – Kurumlarının bildirimi üzerine sistemde idari karar

kaydı bulunanlardan; milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle, devam eden idari soruşturması bulunup bulunmadığı hususu bildirim yapılan kurumdan, – İlgili kişiler hakkında devam eden adli soruşturma veya kovuşturma olup/olmadığı ile idari karar kayıtlarının kaldırılmasında genel güvenlik açısından mahzur bulunup/bulunmadığı hususu İl Emniyet Müdürlüklerinden, sorulacaktır.

8.3. 2) İl Emniyet Müdürlükleri tarafından; – İl Emniyet Müdür Yardımcısı (TEM Şube Müdürlüğünden sorumlu) başkanlığında, TEM, KOM ve İstihbarat Şube Müdürlerinin katılımı ile 10 gün içerisinde komisyon oluşturulacaktır. Bu komisyonca; milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle, devam eden adli soruşturma veya kovuşturma olup/olmadığı ve neticelenen adli işlemlere ilişkin bilgiler ile idari karar kaydının kaldırılmasında genel güvenlik açısından mahzur bulunup/bulunmadığına ilişkin ilgili kişiler hakkında yapılacak değerlendirme sonucunda; a) İdari karar kaydının kaldırılması, b) İdari karar kaydının devam etmesi, c) İdari karar kaydının kaldırılmasına/devam etmesine ilişkin kanaat belirtilememiştir, şeklinde oluşturulacak görüşler gerekçeleriyle birlikte 15 gün içerisinde İl Nüfus ve Vatandaşlık

Müdürlüklerine bildirilecektir.

8.4. Emniyet Müdürlüğünde oluşturulan komisyon tarafından; idari karar kaydına dair işlem yapılan kişilerin ikameti Jandarma sorumluluk sahasında bulunması durumunda, Jandarma Komutanlığının görüşü alınarak değerlendirmesi yapılacaktır.

8.5. 3) Haklarında; – Adli işlem tesis edilmemiş kişilerden, – Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen kişilerden, ¬ Beraat kararı verilen kişilerden, – Ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilen kişilerden, – Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilen kişilerden, – Davanın reddine veya düşmesine karar verilen kişilerden, İl Emniyet Müdürlüğünde oluşturulan komisyon tarafından yapılacak araştırma sonucuna göre, İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüklerince; a) İdari karar kayıtlarından kaldırılması şeklinde görüş verilenlerin idari karar kayıtları kaldırılarak pasaportları geçerli hale getirilecektir. Tüm işlem tesis edilen idari karar dosyaları MERNİS uygulama yazılımı üzerinden Genel

Müdürlüğe (Pasaport İdari Karar Komisyonuna) gönderilecektir. b) İdari karar kayıtlarının devam etmesi şeklinde görüş verilenlerin idari karar kayıtları kaldırılmayacak ve pasaportları geçerli hale getirilmeyecektir. Bu kişilerin itirazı halinde dosyalar MERNİS uygulama yazılımı üzerinden Genel

Müdürlüğe gönderilecektir. c) İdari karar kayıtlarının kaldırılıp kaldırılmamasına dair kanaat

belirtilmeyen durumlarda gerekçeler ile birlikte dosyalar MERNİS uygulama yazılımı üzerinden Genel

Müdürlüğe gönderilecektir. 4) Haklarında; – Devam eden soruşturma ve/veya kovuşturma bulunan kişilerin, – Mahkûmiyet kararı bulunanlardan cezası tümüyle infaz edilen veya ertelenen kişilerin, İdari karar dosyaları İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü görüşü belirtilerek İl Emniyet Müdürlüğünde oluşturulan komisyon tarafından yapılacak araştırma sonuçları ile birlikte MERNİS uygulama yazılımı üzerinden Genel Müdürlüğe gönderilecektir.” hüküm ve açıklamalarına yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ Av. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. Kamu Denetçisi tarafından dosya kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10. Şikayetçi, iş bu Kararın 1. Nolu paragrafında, “I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ” başlıklı bölümünde yer verilen gerekçelere istinaden özetle açılan ceza davasından beraat ettiği ve 2 yıldır sonuçlandırılmayan idari soruşturma nedeniyle pasaportuna konulan “FETÖ Şüphelisi” ibaresinin silinmesini talep etmektedir.

11. 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde

Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un “Yürütülen soruşturmalarda alınacak tedbirler” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında idari işlem tesis edilenler ile aynı gerekçeyle haklarında suç soruşturması veya kovuşturması yürütülenlerin, işlemi yapan kurum ve kuruluşlarca ilgili pasaport birimine derhal bildirileceği, bu bildirim üzerine ilgili pasaport birimlerince pasaportların iptal edilebileceği, 5682 sayılı

Pasaport Kanunu’nun “Pasaport veya vesika verilmesi yasak olan haller” başlıklı 22’nci maddesinde, yurt dışına çıkmaları; mahkemelerce yasaklananlara, memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere ve terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen yurtdışındaki her türlü eğitim, öğretim ve sağlık kuruluşları ile vakıf, dernek veya şirketlerin kurucu ve yöneticisi olduğu veya bu yerlerde çalıştığı İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere pasaport veya seyahat vesikası verilmeyeceği, Ek 7’nci maddesinde; haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan, haklarında aynı nedenlerden dolayı; devam etmekte olan herhangi bir idari veya adli soruşturma veya kovuşturma bulunmayanlara, kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine, ceza verilmesine yer olmadığına, davanın reddine veya düşmesine karar verilenlere, mahkûmiyet kararı bulunanlardan cezası tümüyle infaz edilenlere veya ertelenenlere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilenlere, başvurmaları hâlinde kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucuna göre İçişleri Bakanlığınca pasaport verilebileceği hüküm altına alınmıştır.

12. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün 04.12.2019 tarihinde yayımlanan 2019/14 no.lu Genelgesi kapsamında; 24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7188 sayılı Kanunun 2’nci maddesi ile 5682 sayılı Pasaport Kanununa Ek 7’nci hükümleri çerçevesinde, İçişleri Bakanlığınca idari karar uygulamalarına ilişkin ilke ve prensipleri belirlemek, uygulamaları takip etmek, karar almak ve verilen kararları değerlendirmek üzere, “Pasaport İdari Karar Komisyonu” kurulmuştur.

13. Uyuşmazlık konusu ve buna bağlı talep hakkında, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel

Müdürlüğü’nden alınan cevabi yazıda özetle, ‘Bu kapsamda Bakanlığımız Pasaport İdari Karar

Komisyonunun 20.01.2022 tarih ve sayılı kararı ile adı geçen hakkında “Emniyet Genel

Müdürlüğü’nün 12.01.2022 tarih ve Müf: sayılı yazısı ile idari soruşturmasının bulunduğu” gerekçesiyle başvurusunun 5682 sayılı Pasaport Kanununun Ek- 7 inci maddesi kapsamında reddedildiği.” yönünde açıklamada bulunulduğu tespit edilmiştir.

14. İdareye tanınan yetkiler bağlı yetki ve takdir yetkisi olmak üzere iki grupta toplanır. İdareye belli bir davranışta bulunurken ya da belli bir görevi yerine getirirken az ya da çok bir hareket serbestisi tanınmış ise “takdir yetkisi”nden söz edilir.

15. İdarenin kamu hizmetlerini nasıl yerine getireceğini, alacağı kararların içeriğini yasalarla önceden saptama olanağı yoktur. İdareye belli konularda takdir yetkisi tanımak, görevlerinin niteliği yönünden zorunludur. Yasa koyucu, idarenin görev ve yetkilerini belirlerken idareyi, bazı yetkileri kullanıp kullanmamada, bu yetkilerin kullanılmasının gereklerini saptamada az ya da çok serbest bırakabilir. Bu gibi durumlarda takdir yetkisinden söz edilir. İdare kendisine tanınan bu yetkiyi, yasaların gösterdiği sınırlar içinde ve kamu yararı için kullanmak zorundadır. İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması, idarenin “keyfi” olarak hareket edebileceği anlamına gelmez. İdare takdir yetkisini kullanırken; yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, eşitlik ilkesine önem vermeli, kamu yararını gözetmeli, hizmetin gereklerini göz önüne almalı, gerekçe göstermeli ve eğer yasalar özel koşullar öngörmüş ise bunlara da uymalıdır.

16. Bu noktada yürüttüğü hizmetler nedeniyle idareye tanınmış olan bir takım yasal ayrıcalık ve üstünlükler, keyfi bir idari yönetimi amaçlamamakta, idari hizmetlerin çeşitliliğine bağlı olarak, idareye belirli sınırlar içinde hareket etme özgürlüğü tanıyarak, hizmetin en etkin biçimde yapılması, kamu yararının en üst düzeyde gerçekleştirilmesini amaçlamaktadır. İdareye yasalarla tanınan bu ayrıcalık ve üstünlükler, yine aynı yasalar tarafından hukuka uygun olup olmamaları açısından denetlemeye tabi tutulmak zorundadırlar. Bir yandan bireysel hak ve özgürlüklerin korunması diğer yandan kamu hizmetinin yürütülmesi gerekliliği, her iki amaç arasında dengeli bir uyumun sağlanması zorunluluğunu ortaya koymaktadır. (Kadir KORKMAZ, “Takdir Yetkisinin Disiplin Hukukunda

Kullanımı ve Yargısal Denetimi”, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.XIII,S.1-2,s.241243,2009)

17. Nitekim Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin 11/05/1980 tarihinde kabul edilen İdari Takdir

Yetkisinin Kullanılmasına İlişkin R(80)2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek Takdir Yetkisinin Kullanılmasında

Uygulanacak Temel İlkeler bölümünde, “Takdir yetkisini kullanan bir idari makam; (1) Yetkinin veriliş amacından başka amaç güdemez. (2) Yalnızca olaya ilişkin öğeleri hesaba katarak nesnelliğe ve tarafsızlığa uyar. (3) Hakkaniyete uymayan ayırımcılığı önleyerek yasa önünde eşitlik ilkesini gözetir. (4)

İşlemin amacıyla, kişilerin hakları, özgürlükleri veya menfaatleri üzerindeki olumsuz etkileri arasında uygun bir denge sağlar.” ifadelerine yer verilmiştir.

18. Yargı kararlarında da takdir yetkisi ve kamu yararı birlikte ele alınmış ve mutlak olmadığı vurgulanmıştır. Danıştay 8’inci Dairesinin 27/01/2010 tarihli ve E.2010/2, K.2010/2 sayılı Kararında; “İdarelerin idari işlemi tesis ederken, eylemde bulunurken yararlandığı serbestiye takdir yetkisi denilir.

Takdir yetkisi idareye bırakılan belli ölçüde karar alma özgürlüğüdür. Hukuken kabul edilebilir koşulların oluşumu halinde tanınmış bir serbestidir. Keyfi bir hareket olmayıp ancak hukuka uygun olarak kullanılabilir. Hukuk Devleti olmanın gereği, idarenin takdir yetkisine dayalı olarak tesis ettikleri bireysel ya da düzenleyici işlemlerin hukuken geçerli ve objektif bir sebebe dayanmasıdır. Takdir yetkisine dayanan işlemlerin hukukun belirlediği sınırların ve eşitlik kuralı gözetilerek kamu yararına ve hizmetin

gereklerine uygun şekilde, objektif makul ve geçerli gerekçelere dayalı olarak tesis edilmesi gerekir.” şeklinde belirtilmiştir.

19. Benzer bir şekilde Danıştay 8’inci Dairesinin 11/07/2017 tarihli ve E.2016/12742, K.2017/6223 sayılı Kararında; “İdarelere takdir yetkisi tanınan hallerde idarenin bu konuda yargı kararı ile zorlanamayacağı, diğer bir ifadeyle idari işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği, ancak bu takdir yetkisinin de mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, takdire dayanan işlemlerin sebep ve maksat bakımından yargı denetimine bağlı bulunduğu hususu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.” şeklinde belirtilmiştir.

20. Dolayısıyla idari işlemler yetkili idari mercilerin tek taraflı olarak kamu yararı amacıyla tesis ettikleri icrai iş ve işlemler olup, hukuka uygunluğu yetki, şekil, sebep, konu maksat yönlerinden incelenir. Bu unsurlardan en az birine ilişkin tespit edilen bir eksiklik idari işlemin iptalini gerektirir.

21. Tüm bu açıklamalar ve mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, 5682 sayılı Kanun’un Ek 7’nci maddesinde yer verilen koşulların gerçekleşmesi durumunda, anılan madde kapsamda yer alan kişilere pasaport verilmesi konusunda İçişleri Bakanlığına takdir yetkisi tanındığı, Pasaport İdari Karar

Komisyonu’nun 20.01.2022 tarih ve / sayılı kararı ile hakkında idari soruşturmanın bulunduğu gerekçesiyle şikayetçinin başvurusunun reddedildiği, bu kapsamda yapılması gereken işlemlerin ve ilkelerin ilgili mevzuatta belirtildiği, başvuran tarafından hakkında açılan ceza davasından beraat ettiği ve

2 yıldır sonuçlandırılmayan idari soruşturma nedeniyle pasaport kaydına konan FETÖ Şüphelisi ifadesinin

silinmesine yönelik şikayete konu işlemlerin mevzuatta belirtilen usul ve prosedüre göre tesis edildiği, Kurumumuz tarafından somut olayın durumuna göre bir değerlendirme yapılması hususunda takdir yetkisine dayanan işlemin hukukun belirlediği sınırların aşıldığına, kamu yararına ve hizmetin gereklerine uygun şekilde tesis edilmediğine ilişkin bir tespitin yapılamaması durumunda, hukuka uygunluğu yetki, şekil, sebep, konu maksat yönlerinden inceleme ile sınırlanan idareye takdir yetkisi tanınan hallerde idareyi bir işlem tesis etme hususunda zorlama, idare yerine geçerek işlem tesis etme ve idari işlem niteliğinde karar verme görev ve yetkisinin bulunmadığı hususları birlikte dikkate alındığında, idarenin pasaportuna konulan “FETÖ Şüphelisi” ibaresine ilişkin işlem tesis ederken meri mevzuat kapsamında şikayet konusu talep hakkında tesis ettiği işlemde hukuka aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

22. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idarelerden istenilen bilgi ve belgelerin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun şekilde Kurumumuza gönderildiği tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

23. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın şikayetçiye tebliğ tarihinden itibaren, ilgili İdarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, idarenin işlem veya eylemine karşı Ankara İdare

Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın BAŞVURANA ve NÜFUS VE VATANDAŞLIK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi