ÖZET: Başvuran, İstanbul Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi’nde sağlık memuru olarak çalışmakta olup, başhekimlik tarafından başlatılan bir disiplin incelemesinin sonucunu öğrenmek istemektedir. 13 Eylül 2023 tarihinde yaptığı başvuruda, inceleme sonucuna dair bilgi verilmediğini ifade ederek, bu konuda bilgi talep etmiştir. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, başvuranın daha önceki şikayetinin benzer bir içerikte olduğunu ve hastane tarafından bu konuda gerekli bilgilendirmenin yapıldığını belirtmiştir.

Hastane yönetimi, başvuranla yapılan toplantıda, daha önceki dilekçelerine yanıt verildiğini, ancak başvuranın disiplin cezalarının kendi beklentilerine uygun sonuçlanmaması nedeniyle uzlaşmak istemediğini ifade etmiştir. Ayrıca, başvuranın talep ettiği yer değişikliklerinin mevzuat gereği mümkün olmadığını belirtmiştir. İnceleme sonucunda, başvuran hakkında disiplin işlemi yapılmasına gerek görülmemiş, ancak ilgili birimlerin yer değişikliğinin uygun olabileceği değerlendirilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın bilgi edinme talebinin, özel hayatın gizliliği kapsamında değerlendirilebileceğini, ancak başvuranın konuya olan ilgisi nedeniyle belirli bilgilerin kendisine sunulması gerektiğini vurgulamıştır. Bu bağlamda, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’ne, başvuranın talebi doğrultusunda gerekli işlemlerin yapılması için tavsiyede bulunulmuştur.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/15871-S.23.24972

BAŞVURU NO : 2023/14716

KARAR TARİHİ : 12.12.2023

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : İSTANBUL GÖZTEPE PROF. DR. SÜLEYMAN YALÇIN ŞEHİR

HASTANESİ BAŞHEKİMLİĞİ

Başvuranın bilgi edinme talebine ilişkindir.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 13.09.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1.Başvuran, tarafından iletilen şikâyet başvurusunda özetle; Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir

Hastanesinin 2. kat Kan Alma Biriminde Sağlık Memuru olarak görev yaptığını, şikâyetine istinaden

Başhekimlik – sayılı dosya ile başlatılan inceleme sonucunda herhangi bir yaptırım kararı çıkıp çıkmadığını başvurularına rağmen öğrenemediğini belirterek inceleme sonucundan tarafına bilgi verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzca başvuru konusuna ilişkin 25.09.2023 tarih ve sayılı bilgi ve belge talebi yazısına cevaben İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nden alınan 16.10.2023 tarih ve – – sayılı yazıda özetle; Müdürlük tarafından yapılan araştırma/değerlendirme neticesinde;

08.08.2023 tarihli dilekçesinde yer alan şikâyetinin 22.06.2023 tarihli ve sayılı

Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) başvurusuyla benzer içerikte olduğundan ve bu konu ile ilgili

Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi tarafından 21.06.2023 tarihli ve sayılı yazı ile cevap verildiği ve adı geçenin 07.09.2023 tarihinde söz konusu yazıyı tebliğ aldığının anlaşıldığı, söz konusu yazıdaki bilgiler dışında hastane idaresince adı geçene sunulacak başkada bilgi/belge olmadığı anlaşıldığı, konu ile ilgili başvuru sahibine bilgi verildiği ifade edilmiştir.

3. Başvuru konusuna ilişkin 18.10.2023 tarih ve sayılı bilgi ve belge talebi yazısına cevaben

İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi’nden alınan

22.11.2023 tarih ve – – sayılı yazı ve ekinde özetle;

3.1 Başvuran ile dostane çözüm yoluna gidilmesi amacıyla 20.10.2023 tarihinde, Sağlık Bakım Hizmetleri

Müdürü, Müdür Yardımcısı ve Hukuk ve Disiplin Birim Sorumlusu eşliğinde konu hakkında görüşülmek

için toplanıldığı, adı geçenin daha evvel verdiği dilekçelerin hepsine cevap verildiği konusunda mutabık kalındığı,

3.2 Ancak başvuranın disiplin cezalarının kendi istediği minvalde sonuçlanmaması nedeniyle cevapları

kabul etmediğini, hakkında inceleme yapılan kişilerin yerlerinin değiştirilmesi gerektiği yönünde Sağlık

Bakım Hizmetleri Müdürü’nden beklentisi olduğunu belirtmesi akabinde, çalışanların yer değişikliklerinin 3.kişilerin talebi ile veya mevzuat dışındaki uygulamalar ile yapılamayacağının belirtilerek çözüm önerilerinin kendi beklentisi yönünde olmaması nedeniyle başvuranın uzlaşmak istemediği ve toplantının sonlandırıldığı,

3.3 İnceleme sonucu hakkında şikayetçiye, Bilgi Edinme Kanunu’nun 21. maddesinde yer alan hususlar

dikkate alınarak bilgi verildiği ve şikayete konu incelemenin başvuranın talebiyle başlatıldığı,

3.4 Sağlık Memuru Başvuran ile Hemşire . . tarafından, 23/05/2022 tarihinde karşılıklı olarak

idarelerine sunulan dilekçelere ilişkin olarak 10/06/2022 Tarih- – – sayılı yazı ile inceleme başlatıldığı, Hemşire . . hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesi a fıkrası e bendi gereğince uyarma cezası verilmesi önerildiği, başvuran hakkında ise disiplin işlemi yapılmasına gerek görülmediği, kişinin aynı birim içinde alan değişikliğinin uygun olacağı kanaatinin bildirildiği,

3.5 İnceleme akabinde başvuranın kendisine iftira atıldığı konusunda dilekçe verdiği, dilekçede kendisine

iftira atan kişilere kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilmesi ve “ihtiyaca binaen görev yerlerinin değiştirilmesini” talep ettiği, Başhekimlik Makamınca yapılan inceleme sonucu adı geçene tebliğ edilmişse de dilekçesinde belirttiği isteklerinin karşılanmamış olması sebebiyle cevabı yeterli bulmadığını, ancak 657

Sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre, memur hakkında disiplin soruşturması yapılmadan ceza verilemediğini, bu minvalde konu hakkında inceleme yapılmış ve disiplin işlemleri tesis edildiğini,

3.6 İncelemeci/soruşturmacının yapılan değerlendirme ile disiplin işlemlerine karar vermekte olduğu,

şikâyetçinin talep ettiği cezalara göre hareket edilemediği, ayrıca hakkında 23/05/2022 tarihinde tutulan tutanakta yer alan “taciz” kelimesinin fiziksel taciz olmadığı, psikolojik tacizin kastedildiği, söylemlerin iletişim kazasından kaynaklandığı kanaatinin bildirildiği,

3.7 ” ‘ın başka bir birimde görevlendirilmesinin uygun olacağı düşünüldüğünü ancak, bu

kararın dilekçede yer alan taciz iddiası nedeniyle sosyal ortamda yanlış anlaşılmalara mahal verebileceği söz konusu olduğundan, personelin talebi halinde eski görev yeri olan Kan Alma Birimi’nde görevlendirilmesi hususunun değerlendirilmesi…..” sonucuna ilişkin olarak Sağlık Bakım Hizmetleri

Müdürü tarafından yapılan bildirimde Başvuranın öneriyi kabul etmediği,

3.8 Hakkında inceleme yapılanlara uygulanan işlemlere ait detaylı bilgi talebi değerlendirildiği, üçüncü

kişilere ilişkin verilerin Bilgi Edinme Kanunu’nun Özel Hayatın Gizliliği başlıklı 21. maddesi “Kişinin izin verdiği haller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması halinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, mesleki ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır” gereğince paylaşılamayacağı bilgisinin adı geçene tebliğ edildiği, İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 1982 Anayasasının;

4.1 “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20’nci maddesi: “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı

gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. … Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel

veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.”

4.2 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesi: “Herkes,

bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun;

6.1 “Amaç” başlıklı 1’inci maddesi: “Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan

eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.”,

6.2 “Gizli bilgileri ayırarak bilgi veya belge verme” başlıklı 9’uncu maddesi: “İstenen bilgi veya

belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur. Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir.”,

6.3 “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19’uncu maddesi: “Kurum ve kuruluşların

yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek, Bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.”,

6.4 “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 21 inci maddesi: “Kişinin izin verdiği haller saklı kalmak üzere, özel

hayatın gizliliği kapsamında açıklanması halinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref haysiyetine, mesleki ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.

Kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.”, hükümlerini ihtiva etmektedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye

Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Bir numaralı paragrafta yer verildiği üzere başvuran; Sağlık Memuru olarak görev yaparken şikâyetine istinaden Başhekimlik tarafından başlatılan inceleme sonucundan herhangi bir yaptırım kararı çıkıp çıkmadığı konusunda tarafına bilgi verilmesini talep etmektedir.

9. Somut olayda başvuran, sorun yaşadığı personel tarafından kendisi hakkında daha önce verilen şikâyet dilekçesinde yer alan ifadelerin gerçekleri yansıtmadığını belirterek usulsüz evrak düzenledikleri iddiasıyla disiplin soruşturması yapılması için 17.11.2022 tarihinde İdareye başvuru yapmıştır. Bunun üzerine idare tarafından 09.01.2023 tarihinde başlatılan incelemenin akıbeti hakkında bilgi edinmek için yaptığı

20.03.2023 tarihli müracaatına idare tarafından 3.04.2023 tarihli yazısında “inceleme sürecin devam ettiği”

şeklinde cevap verilmiştir.

10. Başvuran, 23.05.2023 tarihinde tamamlandığı anlaşılan incelemenin sonucu hakkında bilgi almak amacıyla 19.06.2023 tarihinde tekrar başvurmuştur. İdare 21.06.2023 tarihli cevabında Bilgi Edinme Hakkı

Kanunu’nun “Özel Hayatın Gizliliği” başlıklı 21 nci maddesi; “Kişinin izin verdiği haller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması halinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, mesleki ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır” hükmü gereğince başvuranın talebini reddetmiştir.

11. Yönetimde şeffaflığın, demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün gereklerinden olan bilgi edinme hakkı; bireylere daha yakın bir yönetimi ve halkın denetimine açıklığı sağlamada önemli bir rol oynamaktadır.

Anayasa ile güvence altına alınan bilgi edinme hakkının kullanımının zorlaştırılması veya imkânsız hale getirilmesinin önüne geçmek amacı ile 4982 sayılı Kanunun 5’inci maddesi ile kamu kurum ve kuruluşları, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlü kılınmıştır.

12. Bütün haklarda olduğu gibi bu hak da sınırsız değildir. Esasında temel hak ve özgürlüklerin daha verimli ve etkin kullanılabilmeleri amacıyla, özlerine dokunulmaksızın sınırlandırılmaları, bu şekilde kamusal çıkarlarla aralarında bir denge oluşturulması zorunludur. Bilgi Edinme Hakkı Kanununda (BEHK), bilgi edinme hakkının istisnaları yani sınırları düzenlenmiştir. BEHK’nın 15 ve 28’inci maddeler arasında geniş bir çerçevede sayılan bu sınırlama sebeplerinden bir kısmı ise; istihbarata ilişkin bilgi ve belgeler, özel hayatın ve haberleşmenin gizliliği, kurum içi düzenlemeler, kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyeler olduğu görülmektedir.

13. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu (BEDK) söz konusu hususu 22/06/2005 tarihli ve 2005/476 Karar sayılı kararında; “…4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 4’üncü maddesinin 1’inci fıkrası “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir” hükmünü amirdir. Bu hükme göre bilgi edinme hakkının başvuru yoluyla kullanılabilmesi için ilgililik şartı aranmamaktadır. 4982 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin 1’inci fıkrası ise “Kurum ve kurulular, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.” hükmünü amirdir.

Dolayısıyla 4982 sayılı Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu ancak yine bu Kanun’un getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilir.” şeklinde belirtmiştir.

14. Bir kimsenin hak ve özgürlüklerinin bir başka kimsenin hak ve özgürlüklerinin başladığı noktada biteceği hukukun bilinen ilkelerindendir. Herkes bilgi edinme hakkına sahip olduğu gibi özel hayatının gizliliği ve korunması hakkına da sahiptir. Her ikisi de demokratik hukuk devletinin vazgeçilmezi olan bu iki hak arasında kabul edilebilir hassas bir dengenin kurulması zorunludur. Bilgi edinme hakkını düzenleyen 4982 sayılı Kanunda özel hayatın gizliliği, bilgi edinme hakkının sınırlarından biri olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle bilgi edinme hakkı başvuruları bir başka kimsenin özel hayatının gizliliğini

ihlal ettiğinde kural olarak reddedilecektir (GÖK Hasan, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu Kararlarında

Özel Hayatın Gizliliği İstisnası, TBB Dergisi 2012 (99), s.153-154 ).

15. Kişilerin bilgi edinme haklarının yanında, kamunun ve diğer kişilerin hak ve özgürlükleri de hukuk tarafından korunma altına alınmıştır. Dolayısıyla bilgi edinme hakkının kullanılması, kamunun ortak yararını ve kişilerin bireysel yararlarını dikkate alan adil bir dengeye dayanmalıdır. Kanunun ilgili bölümünde bilgi edinme hakkının sınırları tek tek sayılmak suretiyle belirlenmiş olmakla birlikte, yasal sınırlama nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlenmesi noktasında idare takdir yetkisini kullanmaktadır. Bu bağlamda bilgi verme yükümlülüğü istisnasında idare, bilginin paylaşılmasının sağlayacağı kamu yararıyla/bireysel yararla bilginin saklanmasının sağlayacağı kamu yararının/bireysel yararın hangisinin daha üstün ve ağırlıklı olduğuna karar vererek bilgi edinme talebini yanıtlayacaktır (http://www.ilkercolak.com.tr/bilgi-edinme-hakkinin-sinirlari-ve-sinirlama-olcutleri/).

16. Konu ile ilgili Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu kararlarında;

16.1 Üçüncü kişiler hakkındaki soruşturma dosyaları ve müfettiş raporları özel hayat istisnası kapsamında

değerlendirildiği ve başvuruların reddedildiği görülmekle, soruşturma raporu üçüncü kişi hakkında olmakla birlikte, bilgi edinme başvurusu yapan kişiyi ilgilendiren bilgiler de içeriyorsa bu durumda raporda üçüncü kişinin özel hayatının gizliliğini ihlal eden bilgiler olsa bile bilgi edinme başvurusu reddedilemez. Ancak, burada 9. madde hükmü doğrultusunda üçüncü kişilerin kimlik bilgileri kapatılarak belge başvuranın erişimine sunulmalıdır (BEDK, 2005/299 K, 27.04.2005).

16.2 Üçüncü kişi ile ilgili olan soruşturma dosyasına ulaşmanın mümkün olduğu bir diğer hal de bilgi

edinme talebinde bulunan kişinin bu soruşturmanın açılmasına neden olan şikayetçi olmasıdır.

BEDK’ye göre; “…soruşturmanın açılmasına neden olmuş olan şikayetçi ile soruşturma neticesinde mağduriyeti söz konusu olan diğer kişilere, genel olarak Kanunda bilgi edinme hakkının kullanılabilme şartı olarak aranmayan ancak istisnai olarak burada aranması zorunlu olan “ilgililik” şartını gerçekleştirmiş oldukları kabul edildiğinden, talep etmiş oldukları 3.kişilerle ilgili soruşturma raporlarının

Kanun’un 19. ve 9. maddeleri çerçevesinde değerlendirilerek verilmesi mümkün olacaktır.” (BEDK, 2005/664 K- 2005/665 K 21.09.2005 Aynı Yönde 2006/83 K, 15.02.2006) Böylece şikayetçi ve/veya mağdur soruşturmanın gidişatı hakkında bilgi sahibi olabilecek ve soruşturma sonuçlarından memnun kalmazsa diğer yasal haklarını kullanabilecektir. (GÖK, s. 158)

16.3 Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun bir kararında; “…talep ettiği soruşturma raporunun bir

suretinin, söz konusu Müdürlükçe varsa üçüncü kişilere ait bilgiler çıkarıldıktan sonra adı geçene verilmesine oy birliği ile karar verildi.” (BEDK, 05/04/2004 tarihli ve 2004/16 sayılı kararı); bir başka kararında “Başvuru sahibinin talep ettiği bilgi ve belgelerden (1), (2), (3), (6), (7), (8), (9), (10), (11), (12), (13), (14), (15), (16) ve (17) numaralı maddelerde istenen soruşturma dosyaları ile yazıların içeriklerinin incelenerek, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 18 ve 19 ve 21 inci maddeleri kapsamına giren bilgi ve belgeler ile üçüncü şahıslarla ilgili bilgi ve belgeler çıkarıldıktan sonra kalan açık bilgi ve belgelerin başvuru sahibinin erişimine sunulmasının gerektiği,..” (31/08/2004 tarihli ve 2004/57 sayılı kararı); yine bir diğer kararında, “…4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19. maddesinin (a) ve (d) bentleri gereğince başvuru sahibince bilgi edinme başvurusuna konu edilen soruşturmaya ilişkin Soruşturma Raporunda yer alan “Sonuç-Kanaat-Teklif” bölümünün kendisi ve şikayet ettiği kişi hakkındaki kısımların- üçüncü şahıslara ait kimlik bilgileri ile kimliklerin tespitine imkan veren her türlü bilgi ve ifade, aynı Kanunun 9 uncu maddesi çerçevesinde çıkarılmak/karartılmak suretiyle- başvuru sahibinin erişimine sunulması gerektiğinin….karar verilmiştir.” (21/12/2017 tarihli ve 2017/2173 sayılı kararı) hususları vurgulanmıştır.

17. Kurumumuza benzer konuda yapılan 2021/16549 şikayet numaralı başvuruda; Gelir İdaresi

Başkanlığına muhatap CİMER üzerinden yapılan başvuru ile daha önce başvuranın şikayeti sonucunda

ilgili personel hakkında başlatılan idari soruşturmanın sonucunun tarafına bildirilmesi istediği, ancak anılan idare tarafından 4982 sayılı Kanunun 19’uncu maddesi gerekçe göstererek talebine olumsuz cevap verildiği, Kurumumuzca yapılan inceleme sonucunda adı geçen idarenin 4982 sayılı Kanunun 19’uncu maddesi gerekçe göstererek reddedilmesinin hukuka uyarlı olmadığı kanaat ve sonucuna varıldığı belirtilerek 14/03/2022 tarihinde başvuranın bilgi edinme talebinin karşılanması yönünde tavsiye kararı verildiği ve tavsiye kararımıza uyulduğu görülmüştür.

18. Yukarıda da açıklandığı üzere bilgi edinme hakkının sınırları yasa ile çizilmiştir. Yasa koyucu hangi durumlarda bunun sınırlandırılacağını maddeler halinde açıklamıştır. İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgelerin hangi durumlarda kişilerle paylaşılmayacağı 4982 sayılı Kanunun 19’uncu maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Ayrıca uygulamaya ilişkin karşılaşılan sorunlarla ilgili nasıl hareket edileceği hususunda

Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun kararları yol gösterici olmuştur. BEDK, idari soruşturmaya ilişkin bilgi taleplerinde; başvuruyu yapan kişileri ilgilendiren bilgilerin bulunması (15.1. numaralı paragraf) ya da bilgi edinme başvurusunda bulunan kişinin başvurusu üzerine inceleme başlatılması (15.2. numaralı paragraf) gibi hususların bulunduğu durumlarda gizliliğe riayet edilerek bilgilerin paylaşılabileceği yönünde kararlar vermiştir. Bu çerçevede, başvuranın şikayeti üzerine soruşturma başlatılması ve ifadesine başvurulması hususları ile bilgi edinme hakkı düzenlemesinin amacı dikkate alındığında, başvuranın soruşturma konusundan tamamen bağımsız olmadığı, konunun ilgilisi olduğu, dolayısıyla sonuç hakkında bilgi sahibi olması gerektiği açıktır.

19. Bu kapsamda başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın başvurusu sonrası başlatılan idari soruşturmanın sonucuyla ilgili bilgi talebinin üçüncü şahıslara ait kimlik bilgileri ile kimliklerin tespitine imkân veren her türlü bilgi ve ifade, 4982 sayılı Kanunun 9’uncu maddesi çerçevesinde çıkarılmak/karartılmak suretiyle, özel hayatın ihlaline mahal vermeyecek bilgilerin, başvuru sahibinin erişimine sunulması gerektiği değerlendirilmektedir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

21. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İstanbul İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuranın, 17.11.2022 tarihli dilekçesi üzerine başlatılan idari soruşturma raporuyla ilgili bilgi edinme talebinin, söz konusu raporun “sonuç” kısmının özel hayatın ihlaline mahal vermeyecek şekilde ilgili kısımlarının çıkartılması/karartılması suretiyle karşılanması amacıyla makul sürede işlem tesisi için

İSTANBUL İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ GÖZTEPE PROF. DR. SÜLEYMAN YALÇIN ŞEHİR

HASTANESİ’NE TAVSİYEDE bulunulmasına,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca

İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Tavsiye Kararının BAŞVURANA ve İSTANBUL İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ GÖZTEPE PROF.

DR. SÜLEYMAN YALÇIN ŞEHİR HASTANESİ’NE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi