|
ÖZET: Bu karar, başvuranın Emniyet Genel Müdürlüğü’nde görevine son verilmesine ilişkin idari işlemin iptali üzerine, Adıyaman İdare Mahkemesi tarafından verilen kararın uygulanmaması üzerine ortaya çıkan hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Başvuran, mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmesini talep etmiş, ancak İçişleri Bakanlığı, bu kararı 7 ay boyunca uygulamamıştır. İdari Yargılama Usulü Kanunu’na göre, mahkeme kararlarının idareye tebliğinden itibaren 30 gün içinde yerine getirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Danıştay, Anayasa’nın 138. maddesi gereği, yargı kararlarının uygulanmamasından idarenin sorumlu olduğunu vurgulamıştır. Mahkeme kararlarının uygulanması, hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkının bir parçası olarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın göreve başlatılması gerektiğine ve idarenin bu kararı gecikmeksizin uygulaması gerektiğine hükmedilmiştir. Bu durum, adil yargılanma hakkının ihlali riskini ortadan kaldırmak amacıyla önem taşımaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/17154-S.22.26290
BAŞVURU NO : 2022/14681
KARAR TARİHİ : 29/12/2022
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : İÇİŞLERİ BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Mahkeme kararının uygulanması hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 10/10/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran Emniyet Genel Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmaktayken 07.01.2021 tarihinde bakan oluruyla ihraç edildiğini. idare mahkemesine iptal davası açtığını, 31.03.2022 tarihinde iptal davasını kazandığını, 7 ay geçmesine rağmen İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü iade kararını uygulamadığını belirterek göreve iadesini talep etmektedir
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. İçişleri Bakanlığının 16/11/2022 tarihli cevabi yazısı ve eklerinde özetle; Başvuranın bu işlemin iptali talebiyle idare aleyhine açmış olduğu davada; 07.01.2021 tarihinde kamu görevinden çıkarılması işleminin iptali talebiyle açmış olduğu davada; Adıyaman İdare Mahkemesince
31.03.2022 tarih ve sayılı “Dava Konusu İşlemin İptaline” ilişkin iptal karar
verildiği, bahse konu kararın uygulanması noktasında işlemlerin devam ettiği belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasasının 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 3.2. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında “Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”
3.3. “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinin son fıkrasında “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” 3.4. “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin son fıkrasında “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. İdari Yargılama Usulü Kanununun “kararların sonuçları” başlıklı 28 inci maddesinde; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur.
Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.
Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.
Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir.”
Hükümleri mevcuttur.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; İdarece mahkeme kararının uygulanması yönünde Tavsiye Kararı verilmesi gerektiği yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran görevine son verilmesi hususunda idare tarafından yapılan işleme karşı İdare Mahkemesi tarafından verilen iptal kararının yerine getirilmesini ve göreve atanmayı talep etmektedir.
8. İdari Yargılama Usulü Kanununda mahkemeler tarafından verilen yürütmenin durdurulması kararları da dahil olmak üzere idareye tebliğinden itibaren 30 gün içinde yerine getirilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Başvuran hakkında görevine son verilmesi yönünde tesis edilen idari işlemin Adıyaman İdare
Mahkemesinin kararı ile iptal edildiği görülmüştür. Başvuranın bu hususta 31/03/2022 tarihinde verilen kararın yerine getirilmesi için Kurumumuzca “Gönderme Kararı” verildiği, tarihinde de Kurumumuza tekrar başvuruda bulunduğu, bu tarihe kadar da idare tarafından kararın halen yerine getirilmediği anlaşılmıştır.
9. Anayasa Mahkemesinin;
9.1. sayılı kararında hukuk devleti insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlet olarak tanımlanmıştır.
9.2. sayılı kararında Anayasa’nın 36. maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğünün, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olmakla birlikte aynı zamanda toplumsal barışı güçlendiren, bireyin adaleti bulma, hakkı olanı elde etme, haksızlığı önleme uğraşının da aracı olduğu, hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkının, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunmada bulunma hakkını değil, yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyi de kapsayan bir hak olduğu kaydedilmiştir.
10. Anayasa’nın 138 inci maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idarenin sorumlu tutulduğu görülmektedir. Öte yandan İdarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğunun da devam edeceği açıktır. Yukarıda anılan Anayasa
Mahkemesi kararından; Anayasanın 36 ncı maddesinde yer alan hak arama hürriyetinin yalnızca yargı mercileri karşısında davalı veya davacı olma sıfatını değil aynı zamanda mahkeme nezdinde verilmiş olan kararın idari mercilerce gereğinin yerine getirilmesini de kapsadığı anlaşılmakta olup, ayrıca mahkeme kararlarının uygulanması yargılama sürecinin devamı niteliğinde görülerek yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın bir anlam ve sonuç doğurmasını saylayan unsur olarak nitelendirildiği görülmektedir.
Somut olayın değerlendirilmesi neticesinde, söz konusu mahkemenin iptal kararı neticesinde, idarenin başvuranı göreve başlatması gerekirken göreve başlatmadığı, dolayısıyla idarenin söz konusu mahkeme kararını makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı ve bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı değerlendirilmiştir.
11. Yukarıdaki açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları, konuya ilişkin Ombudsmanın 2022/6421, 2022/6157, 2022/14559, 2022/9871, 2021/12638 numaralı emsal kararları birlikte değerlendirildiğinde; başvuran hakkındaki yargı kararları doğrultusunda başvuranın göreve başlatılması gerektiği, zira Anayasa’nın 138 inci maddesi ile 2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28 inci maddelerinde yargı kararlarına uyma zorunluluğunun açıkça belirtildiği, söz konusu düzenlemeler gereğince idarenin idari yargı organlarınca verilen kararların icaplarına göre, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu dikkate alındığında yargı kararının verildiği tarihten itibaren geçen süre zarfında başvuranın yargı kararı gereğince göreve başlatılması gerekirken başlatılmamasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, idarenin söz konusu yargı kararını makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı değerlendirildiğinden söz konusu yargı kararlarının icrası kapsamında başvuranın göreve başlatılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 12. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idare tarafından bu ilkelere uyulmadığı yönünde bir kanaate varılmamıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
13. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Adıyaman İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; Kararın hüküm kısmına, “Adıyaman İdare Mahkemesinin 31.03.2022 tarih ve sayılı kararı gereğince başvuranın göreve başlatılması yönünde İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA”
Kararın BAŞVURANA ve İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA TEBLİĞİNE,
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İdare tarafından bu karar üzerine tesis
edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi