ÖZET: İdari yargıda davayı kabul müessesinin, iptal kararı gibi bir işlem olarak değerlendirileceği belirtilmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu çerçevesinde sözleşmeli personelin feshedilen sözleşmesine karşı açtığı davada, davanın kabul edilmesi durumunda, ilgili personelin göreve iade edilmesi talep edilmiştir. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesi, idarenin yürütme kararlarına uygun olarak gecikmeksizin işlem yapma yükümlülüğünü ortaya koymaktadır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda da davanın kabulü, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği durumlarda geçerlilik kazanır. Bu bağlamda, davayı kabul müessesinin hukuki sonuçları, idari işlem için verilen iptal kararlarıyla benzerlik göstermektedir. İdari yargı kararları, iptal ve yürütmenin durdurulması durumlarında, önceki hukuki durumu geri getirmektedir.

Örneğin, Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun kararında, iptal edilen bir nakil işleminin geçersiz sayılacağı ve ilgili kadronun önceki durumuna döneceği ifade edilmiştir. Bu nedenle, ilgili mahkeme kararının bir iptal kararı olarak değerlendirilip, belirtilen süre içinde uygulanması gerektiği vurgulanmaktadır.

NOT: İdari yargıda davayı kabul müessesinin iptal kararı gibi işlem göreceği hakkında

T.C.

ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI

Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü

Sayı: E-53773008-622.02-9435483 09/05/2024

Konu: Görüş (İdari Yargıda Davayı Kabul Müessesinin

İptal Kararı Gibi İşlem Göreceği)

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA

İlgi: tarihli ve sayılı yazı.

Başkanlığınızda 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesi çerçevesinde sözleşmeli personel olarak istihdam edilmekte iken sözleşmesi feshedilen personelin, bu fesih işlemine karşı açtığı dava devam ederken Başkanlığınızca davanın kabulü yapıldığı ve tekrar göreve başlatılmasının talep edildiği ilgi yazı incelenmiştir.

Bilindiği üzere, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararların icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye ve eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez…” hükmü ile 31 inci maddesinde, “Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır ” hükmü yer almaktadır.

Diğer taraftan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 308 inci maddesinde, “(1) Kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir.

(2) Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur.” hükmü ile 311 inci maddesinde, “(1) Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.” hükmü yer almaktadır.

Görüleceği üzere, davayı kabül müessesinin hukuki sonuçları idari işlem için verilen iptal kararları ile aynı hükmü doğuracaktır. Bir idari işleme karşı açılan davalarda verilen iptal ve/veya yürütmenin durdurulması kararlarının yapılan işlemi ortadan kaldırdığı ve önceki hukuki durumun geri geleceği idari yargı kararları ile yerleşik hale gelmiştir. Örneğin Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 9/7/1966 tarihli ve E:1966/21, K:1966/7 sayılı Kararında bu husus “Bu durumda başka göreve nakli idari yargı kararıyla iptal olunan memur hakkındaki nakil işlemi, bu karar dolayısıyla idarece tesis edildiği tarihten itibaren kalkmış olacağına göre o kadronun inhilal etmemiş sayılacağının kabulü zorunludur. Bu suretle aynı kadroyu iki kişinin işgal etmesi hali ortaya çıkmakta olup bunlardan yukarıda belirtilen sebeple münhal sayılmayacak olan kadroya yapılmış atamanın kaldırılarak eskiden beri o kadroyu işgal etmekte olan memurun mezkûr kadrodaki görevinin devam etmesi gerektiğine karar verildi.” şeklinde izah edilmiştir.

Bu itibarla, ilgi yazı ekinde yer alan mahkeme kararının bir iptal kararı şeklinde süresi içinde Başkanlığınızca uygulanması gerektiği değerlendirilmektedir.

Bilgilerini rica ederim.

Bakan a.

Yerel Yönetimler Genel Müdürü