|
ÖZET: Başvuru, Iğdır Belediyesi’nin Erzurum 2. İdare Mahkemesi’nin kararını uygulamaması ve eski tapunun verilmesi talebi üzerine yapılmıştır. Şikayetçi, Karaağaç Mahallesi’ndeki tapusunun 962 metrekareden 674 metrekareye düşürüldüğünü, bu durumun mahkeme kararıyla iptal edilmesine rağmen belediyenin gerekli adımları atmadığını belirtmektedir. İlgili mahkeme kararı kesinleşmiş olmasına rağmen, belediyenin çeşitli bahanelerle uygulamayı geciktirdiği iddia edilmektedir.
Iğdır Belediyesi, yapılan incelemelerde şikayetçiye gerekli bilgilendirmelerin yapıldığını ve mahkeme kararının gereğinin yerine getirildiğini savunmuştur. Belediye, 2007 yılında gerçekleştirilen imar uygulamasının geçerliliğini koruduğunu ve şikayetçinin talep ettiği kesintinin geri verilmesine yönelik bir mahkeme kararının bulunmadığını ifade etmiştir. Ayrıca, kesilen kısmın başka birine satıldığı iddialarının gerçeği yansıtmadığı belirtilmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddine karar vermiştir. İlgili idarenin işlemlerinin hukuka uygun olduğu ve şikayetçinin taleplerinin karşılanmadığına dair yeterli delil bulunmadığı değerlendirilmiştir. Başvuranın, bu karara karşı yargı yoluna başvurma hakkı saklıdır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/13199-S.22.20209
BAŞVURU NO : 2022/5736
KARAR TARİHİ : 11/10/2022
RET KARARI
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : IĞDIR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Erzurum 2. İdare Mahkemesinin no.lu kararının uygulanması ve eski tapusunun verilerek mağduriyetinin giderilmesini talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 15/04/2022
2 1. Şikayetçi dilekçesinde özetle, “Iğdır Merkez Karaağaç Mahallesinde bulunan tapusunun 962 m iken
2
Iğdır Belediyesinin 18. madde uygulaması yaptığını, 18. madde uygulaması sonrasında tapusunun 288 m kesilerek 674 metreye düşürüldüğünü, Iğdır Belediyesinin 18. madde uygulamasının iptali için dava açtığını, Erzurum 2. İdare Mahkemesinin no.lu kararı ile 18. madde imar uygulamasını iptal edildiğini ve kararın kesinleştiğini,
1.1. Iğdır Belediyesine de tebliğ edilen mahkeme kararının uygulanması için defalarca başvurduğunu,
2 2 2
ancak belediyenin mahkeme kararını yerine getirmediğini, 962 m olan tapusunu 288 m keserek 674 m ye düşüren her iki encümen kararının iptal edilmesine rağmen mahkeme kararını uygulamamak için sürekli bahaneler üretildiğini, kendisinden kesilen kısmın belediye tarafından bir başkasına satıldığını, 1.2. Israrla mahkeme kararının uygulanması için belediyeye gittiğinde bu kez ‘mahkeme kararının 2 uygulandığını ve eski tapusu olan 962 m ’yi alması için Iğdır Tapu Müdürlüğüne gitmesi gerektiğini ve kendilerinin de kuruma yazı yazdığının’ söylendiğini, Iğdır Tapu Müdürlüğüne giderek ‘Belediyenin mahkeme kararının uyguladığını ve eski tapusunu verilmesi için yazı yazdığını’ belirttiğinde, Iğdır Tapu
Müdürlüğü’nce “Belediyenin yazı yazmadığının” söylendiğini, 1.3. Mahkeme kararı olmasına rağmen Iğdır Belediyesi’nin mahkeme kararını uygulamayarak Anayasal suç işlediğini ifade ve iddia ederek, Erzurum 2. İdare Mahkemesinin no.lu kararının uygulanması ve eski tapusunun verilerek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kamu Denetçiliği Kurumumuzca şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla 29/04/2022 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi-belge talebinde bulunulmuş olup,
2.1. Iğdır Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nden alınan 27/05/2022 tarih ve sayılı yazıda özetle; “İlgi sayılı yazınıza istinaden yapılan inceleme neticesinde konu ile ilgili isimli vatandaşa gerekli bilgilendirme defalarca kez hem yazılı hem de sözlü olarak yapılmıştır. Ancak ilgili vatandaş ikna olmamaktadır. Bahse konu mahkeme kararında iptal edilen işlem Iğdır Belediyesi Encümeninin 18/07/2016 tarih sayılı ve 25/07/2016 tarih sayılı kararlarına istinaden yapılan Geri Dönüşüm ve 18. madde imar uygulaması işlemidir. Söz konusu iptal kararından sonra Belediye Encümenince 19/04/2018 tarih 111 sayılı kararı ile Erzurum 2. İdare Mahkemesinin Esas
No: Karar No: no.lu kararına da atıfta bulunarak Belediyesi Encümeninin 18/07/2016 tarih sayılı ve 25/07/2016 tarih sayılı kararları iptal edilmiştir. Encümen kararı ekte gönderilmiştir. İdare yeni bir idari işlem ile Erzurum 2. İdare Mahkemesinin kararını yerine getirmiş ve kararda iptal edilen encümen kararları yeni bir encümen kararı ile iptal edilmiştir. Böylelikle bahse konu işlem gerçekleşmemiştir. Ancak isimli vatandaş bu konuda işlem yapılmadığı iddiası ile idaremize ve birçok kamu kurumuna başvuru yapmıştır. Gerek kurumumuza gerekse başka kurumlara yaptığı başvurulara ilişkin yapılan yazışmalar ekte gönderilmiştir. Söz konusu taşınmazda daha evvel 2007 yılında yapılan 3194 sayılı İmar Kanununun 18. madde İmar Uygulaması sonucu düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmış olup, vatandaş bu kesintinin geri verilmesini talep etmektedir. Ancak bu işlemin iptaline yönelik ilgili vatandaş tarafından açılan ve kazanılan herhangi bir dava bulunmamaktadır. Bu nedenle konu ile ilgili başka yapılması gereken bir işlem bulunmamaktadır.
Daha evvel yapılan imar uygulaması sonucu düzenleme ortaklık payı olarak kesilen kısmın başkasına satıldığı yönündeki iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. İmar uygulaması sonucu parselden kesinti yapıldıktan sonra sınırlarında daralma olması ve daralma sonucu oluşan boşluğa aynı uygulama içinde bulunan başka vatandaşların kaydırılması işlemini satış olarak yorumlamaktadır. Ancak bu tür kesinti yapılması ve sınırlarda değişiklik yapılarak imara uygun parsel üretilmesi imar uygulamasının amacı ve doğal sonucudur.
Sonuç olarak idare mahkemesinin kararı uygulanmış olup, kararda iptal edilen imar uygulaması yürürlüğe girmemiş ve tapuya tescil edilmemiştir. Söz konusu taşınmazın tapu kaydı ekte gönderilmiş olup tapuda tescil tarihi 2007 yılı olup bu yıldan sonra tapu da herhangi bir işlem yapılmadığı görülmektedir. Şahsın mahkeme kararının uygulanmadığı, başka kuruma yönlendirilmesi veya kurum personellerine yönelik diğer iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. Yapılan işlemlere ait yazışma örnekleri ve diğer tüm bilgi ve belgeler yazı ekinde dosya olarak sunulmuştur.” açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. … Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, /
5. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğinin “Karar verme süresi” başlıklı 36. maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”,
6. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun,
6.1. “Parselasyon planlarının hazırlanması” başlıklı 18’inci maddesinde; “ İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.
Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında “düzenleme ortaklık payı” olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez.
…
(Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Düzenleme sonucu taşınmaz maliklerine verilecek parseller; öncelikle düzenlemeye alınan taşınmazın bulunduğu yerden, mümkün olmuyor ise en yakınındaki eşdeğer alandan verilir.
(Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Düzenleme alanında bulunan imar adalarında, asgari parsel büyüklüğünü karşılamak kaydıyla, imar uygulama alanında kalan hisseli arsa ve araziler; hisse sahiplerinin muvafakati hâlinde veya fiilî kullanım esasına göre müstakil hâle getirilebilir. …”
6.2. “Parselasyon planlarının hazırlanması ve tescili” başlıklı 19’uncu maddesinde, “ İmar planlarına göre parselasyon planları yapılıp, belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, dışında ise il idare kurulunun onayından sonra yürürlüğe girer. Bu planlar bir ay müddetle ilgili idarede asılır. Ayrıca mutat vasıtalarla duyurulur. Bu sürenin sonunda kesinleşir. Tashih edilecek planlar hakkında da bu hüküm uygulanır. Kesinleşen parselasyon planları tescil edilmek üzere tapu dairesine gönderilir. Bu daireler ilgililerin muvafakatı aranmaksızın, sicilleri planlara göre re’sen tanzim ve tesis ederler. …”
7. 5393 sayılı Belediye Kanununun “Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18 inci maddesinin (c)
bendinde; “Belediyenin imar plânlarını görüşmek ve onaylamak, büyükşehir ve il belediyelerinde il çevre düzeni plânını kabul etmek. …”,
8. İmar Kanununun 18 inci Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlenmesi ile İlgili
Esaslar Hakkında Yönetmeliğin (Mülga), “İmar Parsellerinin Oluşturulması ve Dağıtımındaki
Esaslar” başlıklı 10’uncu maddesinde, “ İmar parsellerinin oluşturulması ve dağıtımında aşağıdaki esaslar dikkate alınır: a) Düzenlemeyle oluşacak imar parsellerinin mümkün mertebe aynı yerdeki veya yakınındaki eski parsellere tahsisi sağlanır, b) Plân ve mevzuata göre korunması mümkün olan yapıların tam ve hissesiz bir imar parseline intibak ettirilmesi sağlanır, c) Mal sahibine tahsis edilen miktarın bir imar parselinden küçük olması veya diğer teknik ve hukuki nedenlerle müstakil imar parseli verilmemesi
/
halinde, İmar parselasyon plânları ve imar durumu belirlenmiş düzenleme alanlarında yapılacak binaların toplam inşaat alanı veya bağımsız bölüm adetleri belirtilen imar adaları veya parselleri, kat mülkiyetine esas olmak üzere hisselendirilebilir. ….”
hüküm ve açıklamalara yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ Av. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından dosya kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10. Şikayetçi, iş bu Kararın 1. Nolu paragrafında, “I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ” başlıklı bölümünde yer verilen gerekçelere istinaden özetle; mahkeme kararı olmasına rağmen Iğdır Belediyesi’nin mahkeme kararını uygulamadığını, kendisine cevap verilmediğini, 18. madde uygulaması ile arsasının 288 metrekare düşürülerek 674 metrekare haline getirildiğini ifade ve iddia ederek, Erzurum 2. İdare
Mahkemesinin no.lu kararının uygulanması ve eski tapusunun verilerek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
11. İdarenin cevabi yazısında yer verilen “İlgi sayılı yazınıza istinaden yapılan inceleme neticesinde konu ile ilgili isimli vatandaşa gerekli bilgilendirme defalarca kez hem yazılı hem de sözlü olarak yapılmıştır.” açıklaması kapsamında cevabi yazı ekinde sunulan belgelerden şikayetçinin; Iğdır Valiliği, Iğdır Belediye Başkanlığı ve CİMER yoluyla farklı tarihlerde yapmış olduğu başvuruların idare tarafından cevaplandırıldığı, 2018,2019,2020 ve tarihinde verilen cevaplardan bazılarının aşağıda özetlendiği şekilde olduğu görülmüştür.
11.1. Başvuranın 20/07/2018 tarih ve kayıt nolu dilekçesi hakkında Iğdır Belediye Başkanlığı
İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından verilen 30/07/2018 tarihli cevabi yazıda; “İlgi sayılı dilekçeye istinaden yapılan incelemeler neticesinde ada, nolu parsel 2007 yılında yapılan 3194 sayılı
İmar Kanununun 18. Madde İmar Uygulaması sonucu ada, no.lu parselde olarak imara uygun parsel üretilmiştir. 18.07.2016 tarih ve sayı ve 25.07.2016 tarih ve sayılı Belediye Encümen kararı ile geri dönüşüm ve yeniden 18. madde imar uygulaması çalışmaları yapılmıştır. Yapılan çalışmalar
Erzurum İdare Mahkemesinin Esas sayılı kararı ile iptal edildiğinden dolayı ilgili bölgede geri dönüşüm ve yeniden imar uygulaması iptal edilmiştir. 2007 yılında yapılan uygulama geçerli olup, mevcut elinizdeki tapu geçerlidir.”
11.2. Başvuranın 20/02/2019 tarih ve kayıt nolu dilekçesi hakkında Iğdır Belediye Başkanlığı
İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından verilen 28/03/2019 tarihli cevabi yazıda; “ İlgi sayılı dilekçeye istinaden yapılan incelemeler neticesinde Iğdır ili Mahallesi ada, nolu parsel daha evvel 02.09.2005 tarih ve 53 sayılı Belediye Encümen kararı ile 3194 sayılı İmar Kanununun 18.
Madde İmar Uygulaması görmüştür. 2007 yılında tescil işlemi görmesi sonucu ada, nolu parsel olmuştur. Ancak parselinizin kapsadığı alanda 18.07.2016 tarih ve sayı ve 25.07.2016 tarih ve sayılı Belediye Encümen kararı ile geri dönüşüm ve yeniden 18. madde imar uygulaması çalışmaları yapılmıştır. Söz konusu geri dönüşüm ve yeniden 18. Madde İmar Uygulama çalışmaları Erzurum 2. İdare
Mahkemesinin Esas sayılı kararı ile iptal edildiğinden dolayı ilgili bölgede geri
/
dönüşüm ve yeniden imar uygulaması iptal edilmiştir. Söz konusu kararda daha evvel 2007 yılında tescil gören uygulamanın iptali olmadığından dolayı ada, nolu parsele dönülememektedir.”
11.3. Başvuranın 13/04/2020 tarihli ve sayılı dilekçe dilekçesi hakkında Iğdır Belediye
Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından verilen 20/04/2020 tarihli cevabi yazıda; “ İlgi sayılı dilekçenize istinaden yapılan incelemeler neticesinde Iğdır ili Mahallesi Ada. nolu
Parsel daha evvel 02.09.2005 tarih ve 53 sayılı Belediye Encümen kararı ile 3194 sayılı İmar Kanununun 18. Madde İmar Uygulaması görmüştür. 2007 yılında tescil işlemi görmesi sonucu Ada, nolu
Parsel olmuştur. Ancak parselin kapsadığı alanda 18.07.2016 tarih ve sayı ve 25.07.2016 tarih ve sayılı Belediye Encümen kararları ile geri dönüşüm ve yeniden 18. Madde İmar uygulaması çalışmaları yapılmıştır. Söz konusu Geri dönüşüm ve yeniden 18. Madde İmar Uygulama çalışmaları Erzurum 2. İdare
Mahkemesinin Esas sayılı kararı ile iptal edildiğinden dolayı ilgili bölgede
18.07.2016 tarih ve sayı ve 25.07.2016 tarih ve sayılı Belediye Encümen kararları ile yapılan geri
dönüşüm ve yeniden imar uygulaması tescil işlemi görmeden iptal edilmiştir. Böylece Mahkeme kararı yerine getirilmiştir. Taşınmazınıza ait tapu bilgisi ve imar durum krokisi yazımız ekinde sunulmuştur.”
11.4. Başvuranın 06/04/2021 tarihli ve sayılı dilekçesi hakkında Iğdır Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından verilen 08/04/2021 tarihli cevabi yazıda; “İlgi sayılı dilekçeye istinaden yapılan incelemeler neticesinde Mülkiyeti ait Iğdır ili Mahallesi ada, nolu parsel daha evvel 02.09.2005 tarih ve 53 sayılı Belediye Encümen kararı ile 3194 sayılı İmar
Kanununun 18. Madde İmar Uygulaması görmüştür. 2007 yılında tescil işlemi görmesi sonucu ada, nolu parsel olmuştur. Ancak parselinizin kapsadığı alanda 18.07.2016 tarih ve sayı ve 25.07.2016 tarih ve sayılı Belediye Encümen kararı ile Geri dönüşüm ve yeniden 18. Madde İmar Uygulaması çalışmaları yapılmıştır. Söz konusu geri dönüşüm ve yeniden 18. Madde İmar Uygulama çalışmaları tarafınızca açılan Erzurum 2. İdare Mahkemesinin Esas sayılı kararı ile iptal edildiğinden dolayı ilgili bölgede 18.07.2016 tarih ve sayı ve 25.07.2016 tarih ve sayılı Belediye
Encümen kararları ile yapılan geri dönüşüm ve yeniden 18. Madde imar uygulaması çalışması işlemi iptal edilmiştir. Böylece Mahkeme kararı yerine getirilmiştir. Söz konusu Mahkeme kararı 2007 yılında yapılan işlemle ilgili olmadığından dolayı talebiniz karşılanamamaktadır. Aynı konu ile ilgili daha evvel yapmış olduğunuz başvurulara verilen cevap yazısı örnekleri yazı ekinde sunulmuştur.”
açıklamalarının yapıldığı tespit edilmiştir.
12. Ayrıca İdarenin 27.05.2022 tarihli cevabi yazısında: “Daha evvel yapılan imar uygulaması sonucu düzenleme ortaklık payı olarak kesilen kısmın başkasına satıldığı yönündeki iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. İmar uygulaması sonucu parselden kesinti yapıldıktan sonra sınırlarında daralma olması ve daralma sonucu oluşan boşluğa aynı uygulama içinde bulunan başka vatandaşların kaydırılması işlemini satış olarak yorumlamaktadır. Ancak bu tür kesinti yapılması ve sınırlarda değişiklik yapılarak imara uygun parsel üretilmesi imar uygulamasının amacı ve doğal sonucudur.” ifadelerine yer verilmiştir.
13. Bununla birlikte, şikayetçi tarafından, maliki olduğu Iğdır İli İlçesi ada, nolu parsel üzerinde yapılan imar uygulaması yapıldığı, bu imar uygulaması sonucunda parselin küçüldüğünü bu uygulamaya karşı açmış olduğu dava soncunda Erzurum 2.İdare Mahkemesinin sayılı kararıyla iptal edildiği bu kararın 03.02.2020 tarihinde kesinleştiği, iptal edilen imar uygulaması ile zarara uğradığından bahisle 8.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 13.000,00 TL tazminatın 25.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi istemiyle açtığı davada Erzurum 3.İdare Mahkemesince verilen 19/01/2021 tarih, sayılı kararda (özetle), “ Olayda, uyuşmazlık konusu tazminat talebinin davalı idarece davacının taşınmazının
/
da bulunduğu alanda yapılan imar uygulamasından kaynaklandığı, anılan imar uygulamasının iptali istemiyle Erzurum 2.İdare Mahkemesi nezdinde açılan davada Mahkemenin 25.10.2017 tarih ve sayılı kararı ile imar uygulamasının iptaline karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu sonucunda Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 11.07.2019 tarih ve sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, bu kararın davacıya 27.09.2019 tarihinde tebliğe çıkarıldığı, Erzurum 2.İdare Mahkemesinin anılan kararının
03.11.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme tarihinden sonra 60 günlük dava açma süresi içerisinde
davacı tarafından davalı idareye 2577 Sayılı Kanunun 11.maddesi kapsamında herhangi bir başvurunun yapılmadığı, imar uygulaması uyarınca davacının bahçesine zararın tarihi ise davacı tarafından yapılan
17.08.2017 tarihli suç duyurusundan da anlaşıldığı üzere 2017 yılında olduğu, görülmektedir.
Bu durumda, Mahkeme Kararının kesinleştiği 03.11.2019 tarihinden itibaren 2577 sayılı Yasanın 12.
maddesi uyarınca 60 gün içinde en son 02.01.2020 tarihinde dava açılması gerekirken, 18.02.2020 tarihinde açılan iş bu davanın esasının inceleme olanağı bulunmamaktadır.” şeklinde karar verildiği tespit edilmiştir.
14. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18’nci maddesinin 1. fıkrasında; belediye veya valiliklerin; imar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya yetkili olduğu ifade edilmektedir. Aynı maddenin 2. fıkrasında; belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında “düzenleme ortaklık payı” (DOP) olarak düşülebilir hükmüyle, DOP uygulaması hakkında, belediye veya valiliklerin yetkili olduğu belirtilmiştir. Yasaya göre düzenleme ortaklık payı önceki yüzölçümlerinin %45’ini geçemez. 18. madde uygulaması ile genel olarak yol, okul, hastane, park gibi kamu ihtiyaçlarını karşılamak için pay kesilmekte ancak İmar Kanunu’nun 18. madde uygulanarak parselasyon işlemi yapıldığında, arsa imarlı hale geldiği için değeri yükselmektedir.
15. Uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte olan ‘İmar Kanununun 18 inci Maddesi Uyarınca Yapılacak
Arazi ve Arsa Düzenlenmesi ile İlgili Esaslar Hakkında Yönetmelik’, 22 Şubat 2020 tarihli ve 31047 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanan Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik’le yürürlükten kaldırılmıştır. Mülga Yönetmeliğin “İmar Parsellerinin Oluşturulması ve Dağıtımındaki Esaslar” başlıklı 10’uncu maddesinde; imar parsellerinin oluşturulması ve dağıtımında; düzenlemeyle oluşacak imar parsellerinin mümkün mertebe aynı yerdeki veya yakınındaki eski parsellere tahsisinin sağlanması ile plân ve mevzuata göre korunması mümkün olan yapıların tam ve hissesiz bir imar parseline intibak ettirilmesinin sağlanması yönündeki esasların dikkate alınacağı düzenlenmiştir.
16. Uyuşmazlık konusu somut olayda şikayetçinin özetle, Erzurum 2. İdare Mahkemesinin no.lu kararının uygulanması ve eski tapusunun verilerek mağduriyetinin giderilmesi talebi karşısında, uyuşmazlık konusu hakkında İdareden alınan cevabi yazıda (özetle); bahse konu mahkeme kararında iptal edilen işlemin Iğdır Belediyesi Encümeninin 18/07/2016 tarih sayılı ve 25/07/2016 tarih sayılı kararlarına istinaden yapılan geri dönüşüm ve 18. madde imar uygulaması işlemi olduğu, söz konusu iptal kararından sonra Belediye Encümenince 19/04/2018 tarih sayılı kararı ile Erzurum 2.
İdare Mahkemesinin Esas No: Karar No: nolu kararına da atıfta bulunarak
Belediyesi Encümeninin 18/07/2016 tarih sayılı ve 25/07/2016 tarih sayılı kararlarının iptal
/
edildiği, mahkeme kararının yerine getirildiği, ayrıca, söz konusu taşınmazda 2007 yılında yapılan
3194 sayılı İmar Kanununun 18. madde imar uygulaması sonucu düzenleme ortaklık payı kesintisi
yapıldığı, şikayetçinin bu kesintinin geri verilmesini talep ettiği, ancak 2007 yılında yapılan bu işlemin iptaline yönelik ilgili vatandaş tarafından açılan ve kazanılan herhangi bir davanın bulunmadığı, sonuç olarak idare mahkemesinin no.lu kararının uygulandığı ve kararda iptal edilen imar uygulamasının yürürlüğe girmediği, tapuya tescil edilmediği, başvuranın söz konusu taşınmazın tapuda tescil tarihinin 2007 yılı olduğu bu yıldan sonra da tapuda herhangi bir işlem yapılmadığı, yönünde açıklamalara yer verildiği anlaşılmıştır.
17. Başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, konuya ilişkin mevzuat hükümleri ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 19’uncu maddesinde imar planlarına göre yapılan parselasyon planlarının onaydan sonra bir ay müddetle asılacağının ve mutat vasıtalarla duyurulacağının, bu sürenin sonunda kesinleşeceğinin ve kesinleşen parselasyon planlarının tescil edilmek üzere tapu dairesine gönderileceğinin belirtildiği, bu kapsamda şikâyete konu yerde 02.09.2005 tarih ve sayılı Belediye Encümen kararı ile 3194 sayılı İmar Kanununun 18. Madde İmar Uygulaması ve 2007 yılında tescil işlemi yapıldığı, 18.07.2016 tarih ve sayı ve
25.07.2016 tarih ve sayılı Belediye Encümen kararı ile yapılan geri dönüşüm ve yeniden 18. Madde
İmar Uygulaması çalışmalarının ise Erzurum 2. İdare Mahkemesinin Esas sayılı kararı ile iptal edildiği ve söz konusu kararın gereği yerine getirilerek yapılan geri dönüşüm ve yeniden 18.
madde imar uygulaması çalışmasının iptal edildiği, bahse konu kararın 2007 yılında yapılan tescil işlemine ilişkin olmadığı, taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde 2007 yılında yapılan tescil işleminden sonra tapu da herhangi bir işlem yapılmadığının anlaşıldığı, açıklanan gerekçelerle uyuşmazlık konusu hakkında ilgili idare tarafından tesis edilen idari işlemde hukuka aykırılık tespiti yapılamamıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
18. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun şekilde Kurumumuza gönderildiği tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
19. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu “Ret
Kararının başvurana tebliği tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlem ya da eylemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ağrı İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN REDDİNE,
Kararın BAŞVURANA ve IĞDIR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi