|
ÖZET: Kamu İhale Kurulu, bir ihale sürecinde başvuru sahibinin iddialarını değerlendirirken, ihale dokümanını satın alarak istekli statüsü kazanan davacı şirketin, teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasının, başvuru yollarını kullanma hakkını ortadan kaldırmayacağına hükmetmiştir. Bu bağlamda, davacının iddialarının esas yönünden incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Kurul, davacının teklifinin değerlendirilmemesi durumunda, yeni ihalelere katılma ihtimalinin bulunduğunu ve bu durumun davacı açısından telafisi güç zararlar doğurabileceğini dikkate almıştır. Ayrıca, mahkeme kararlarının idare tarafından gecikmeksizin yerine getirilmesi gerektiği vurgulanarak, yürütmenin durdurulması kararı doğrultusunda işlem tesis edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Sonuç olarak, Kamu İhale Kurulu, başvuru sahibinin iddialarının esas yönünden incelenmesi gerektiğine ve önceki kararın hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Bu durum, ihale süreçlerinde başvuru sahiplerinin haklarının korunması açısından önemli bir tespit olarak öne çıkmaktadır. |
| Karar no | 2019/MK-308 |
|---|---|
| Karar tarihi | 06.11.2019 |
| Toplantı No | 2019/050 |
| Gündem No | 15 |
| Gündem Konusu | 2019/152961 İhale Kayıt Numaralı “Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü Ve Bünyesinde Bulunan Havalimanları İle Havalimanlarına Bağlı Seyrüsefer Yardımcı İstasyonlarına 01/07/2019-30/06/2021 Tarihleri Arasında Toplam 3634 Personelle Özel Güvenlik” İhalesi |
Davacı Pars Koruma ve Güvenlik Hizm. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle açılan davada, Ankara 6. İdare Mahkemesinin 14.10.2019 tarih ve E:2019/1623 sayılı kararında “…Söz konusu ihalede, başvuru sahibi açısından ihale dokümanı satın alınmak ve ihaleye teklif verilmek suretiyle anılan Kanun ve Yönetmelik hükümleri uyarınca istekli statüsü kazanıldığından, itirazen şikayet başvurusundaki iddiaların ihalenin başvuru sahibi üzerinde kalıp kalmayacak olmasından bağımsız olarak incelenmesi gerekmekle, işin esasına girilerek yapılan inceleme sonucunda ihalenin iptaline karar verilmesi ihtimali göz önüne alınarak yeni yapılacak olan ihaleye davacı şirketin de katılma ihtimali bulunduğu açıktır.
Bu durumda, davacı şirketin teklifinin değerlendirme dışı tutulması halinin, ihaleye yönelik başvuru yollarının kullanılması hakkını ortadan kaldırmayacağı dikkate alındığında, davacının iddialarının davalı idarece esas yönünden incelenmesi gerektiğinden, dava konusu Kurul kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Öte yandan, dava konusu işlemin uygulanması halinde ihale kararına göre sözleşme imzalanabileceği, bu sebeple davacı açısından telafisi güç veya imkansız zararlar doğabileceği de açıktır.” gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1- Kamu İhale Kurulunun 24.07.2019 tarihli ve 2019/UH.IV-841 sayılı kararının iptaline,
2- Anılan mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda başvuru sahibinin iddialarının esasının incelenmesine geçilmesine,
Oybirliği ile karar verildi.